Osmangazi Belediyesi Sanatseverleri Tiyatroyla Buluşturdu

Kültürel yaşamı güçlendiren çalışmalarıyla sanatı toplumla bütünleştiren Osmangazi Belediyesi, ‘Hangisi Gerçek’ adlı tiyatro oyununu sanatseverler ile buluşturdu.

Sanata verdiği destek ile birlikte ilçedeki yaşam kalitesini artırarak, tiyatroyu geniş kitlelerin beğenisine sunan Osmangazi Belediyesi, ünlü oyuncular Çetin Altay ve Özlem Karaaytu’nun sahnelediği ‘Hangisi Gerçek’ adlı tiyatro oyununa perde açtı. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde sanatseverlerin yoğun ilgisiyle gerçekleşen etkinlikte modern şehir insanının günlük hayatına mizah aynası tutan komedi türündeki oyun, izleyicilere keyif dolu anlar yaşattı.

İlişkilerin, tüketim kültürü ve sosyal medyanın yarattığı sahte gerçeklik içerisinde kaleme alındığı oyun, bol kahkaha dolu sahneleriyle Bursalıları gülmekten kırıp geçirirken, diğer yandan gerçekliğin hangisine yönelik olduğuna dair düşündürdü. Temponun düşmediği yaklaşık 2 saat süren oyunun ardından Çetin Altay ve Özlem Karaaytu, sanatseverler tarafından ayakta alkışlandı.

“Seyirci Çok Coşkuluydu”

Çok güzel bir oyun sergilediklerini belirten Özlem Karaaytu, “Bursa halkı çok güzeldi, seyircilerimiz çok coşkuluydu. Biz de sahnede çok eğlendik ve çok coşkulu anlar yaşadık. Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.

Oyundan ve seyircinin ilgisinden dolayı oldukça çok keyif aldığını belirten Çetin Altay ise, “Seyirci çok iyiydi, çok güzel geçti. Osmangazi Belediyesi’ne ve Osmangazi halkına çok teşekkür ediyoruz. 2 saate yakın çok keyifli bir vakit geçirdik, ben çok mutluydum. Seyirciyi mutlu gördüğüm zaman daha da mutlu oluyorum” diye konuştu.

Etkinliğin sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Çetin Altay ve Özlem Karaaytu’ya emeklerinden dolayı teşekkür plaketi takdiminde bulundu.

Osmangazi Belediyesi’nin ‘Osmangazi’de Tiyatro Zamanı’ mottosuyla gerçekleştirdiği tiyatro etkinlikleri; 16 Şubat Pazartesi günü ‘Deli Ayten’ ve 22 Şubat Pazar günü ‘Toprak Ana’ adlı çocuk oyununun gösterimiyle devam edecek. Sanatseverler, oyunlara ücretsiz olarak katılım sağlayabilecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Finikeli kadınlara ‘Çevre Dostu Çiftçi Kart’ tanıtıldı

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından, Finike ilçesinde yeni oluşum sürecinde olan kadın kooperatiflerine yönelik Çevre Dostu Çiftçi Kart Projesi’ni tanıtmak amacıyla bir toplantı düzenlendi. Toplantıda, projenin kapsamı, hedefleri ve kadın çiftçilere sağlayacağı katkılar detaylı biçimde ele alındı. 

Antalya Büyükşehir Belediyesi, kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi ve çevre dostu tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması amacıyla bilgilendirme toplantılarına devam ediyor. Bu kapsamda Finike ilçesinde yeni oluşum sürecinde olan kadın kooperatifi üyelerine Çevre Dostu Çiftçi Kart Projesi tanıtıldı. Toplantı sürecinde kadın çiftçiler, proje hakkında görüş ve önerilerini paylaşırken, kartın yaygınlaştırılması ve geliştirilmesine yönelik karşılıklı bilgi alışverişinde bulundu. 

TÜRKİYE’YE ÖNCÜ PROJE

Çiftçi Kart Projesi hakkında bilgi veren Antalya Büyükşehir Belediyesi Sıfır Atık Çevre Eğitim Şube Müdürü Fulya Koral, projenin Türkiye’de öncü niteliğinde olduğunu vurguladı. “Projemiz Antalya’da 7 ilçemizde devam etmekte. Finike de bunlardan biri. Zirai ilaç ambalaj atıklarının ayrı toplanması konusunda katılımcılarımızı bilgilendirdik. Her attıkları atık karşılığında puan kazandıklarını ve bunun karşılığında da ödül olarak tarımsal destekli ürünler kazanabileceklerini de anlattık. Destek verecekleri konusunda sözlerini de aldık.” diyerek Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak kadın çiftçileri her zaman destekleyeceklerini iletti. 

“ARTIK ÇEVREMİZİ KİRLETMEYECEĞİZ”

Çiftçilikle uğraştığını ileten Ayşegül Ulusoy “Toprağın kalitesini arttırmak için mecburen ilaç ve ya gübre kullanıyoruz. Bu çıkan atıkları da çöpe atıyoruz. Büyükşehir Belediyesi’nin başlatmış olduğu bu projeyle hem çevreyi kurtaracağız hem puanları toplayacağız hem de ödülleri almaya gayret göstereceğiz” dedi. Toplantıya katılım sağlayan bir diğer kadın üretici Emine Akyürek ise “Buraya geldiğimiz için çok memnunum. Gerçekten çok şey öğrendik. Bilmiyorduk, rastgele kullanıyorduk her şeyi. Buraya geldik de öğrendik. Kartlarımızı da aldık. Artık çevremizi kirletmeyeceğiz” dedi. 

SIFIR ATIK UYGULAMALARI ELE ALINDI

Çevre Dostu Çiftçi Kart tanıtımının ardından, Finike ilçesinde yürütülen sıfır atık uygulamaları hakkında da kısa bir bilgilendirme yapıldı. Geri dönüştürülebilir atıkların çevre ve tarım açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kâmil Koç, 100. Yılını Dev Bir Kampanyayla Karşılıyor: 2026 boyunca her ay 100 şanslı yolcuya ücretsiz bilet

Türkiye’nin ilk seyahat firması olarak 1926 yılında yola çıkan Kâmil Koç, halkın güveniyle 100 yılı geride bırakmanın gururunu yaşıyor. Köklü mirasını global iş ortağı Flix’in küresel vizyonuyla buluşturan firma, asırlık yolculuğunu kapsamlı bir kampanyayla kutluyor. 

“100 Yıldır Yol Arkadaşınız” mottosuyla 100. yıl coşkusunu tüm Türkiye’ye yaymayı hedefleyen Kâmil Koç, yeni kampanyayla 2026 yılı boyunca her ay 100 yolcusuna ücretsiz seyahat imkânı sunuyor. Bir asırdır seyahat sektöründe Türk halkının ilk tercihi olan Kâmil Koç, bu anlamlı kampanyayla yol arkadaşlarına teşekkür ediyor. 

Türkiye karayolu taşımacılığının lider ve öncü markası Kâmil Koç, 100. kuruluş yıl dönümünü yolcularına bir teşekkür niteliği taşıyan özel bir projeyle karşılıyor. Yüz yıldır müşteri memnuniyetine verdiği değer sayesinde Türkiye’nin en başarılı karayolu seyahat şirketi olan Kamil Koç 1926’dan bu yana seyahat sektöründe kesintisiz devam eden köklü mirasını, bugün global iş ortağı Flix ile uluslararası hizmet standartlarına taşıyor. Firma 100 yaşını yolcuları ile birlikte kutlamak amacıyla 2026 yılı boyunca her ay düzenlenecek çekilişlerle yol arkadaşlarını ücretsiz biletlerle buluşturuyor. 

Kâmil Koç, 100. yıl iletişim projeleri kapsamında hayata geçirdiği bu kampanyayı yıl boyunca her ay düzenli olarak gerçekleştirmeyi planlıyor. Kullanıcı dostu dijitalleşme vizyonunu ön plana çıkaran marka, bir önceki ay içerisinde mobil uygulaması veya web sitesi üzerinden bilet alan tüm yolcularını otomatik olarak çekiliş havuzuna dahil ediyor.

Yıl içinde diledikleri zaman ve güzergahta kullanabilecekler

100 yıllık köklü tecrübesini modern teknoloji ile birleştiren Kamil Koç her ayın başında gerçekleştirileceği çekilişleri dijital kanallar üzerinden duyuracak. Buna ek olarak Kazanan talihlilere e posta ve sms bildirimleri ile bilgilendirme yapılacak. Çekilişle belirlenen her ayın 100 kazananı, 1.000 TL tutarına kadar olan ücretsiz bilet haklarını 2026 yılı sonuna kadar, diledikleri tarihte ve Kâmil Koç’un Türkiye genelindeki geniş hizmet ağında kullanabilecek. Kazanan yolcuların biletleme işlemleri için yapmaları gereken tek şey, Kâmil Koç müşteri temsilcileriyle iletişime geçerek seyahat planlarını paylaşmak olacak. 

“Kampanya, yol arkadaşlarımıza 100. yıl teşekkürümüz”

Kâmil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, 100. yıla yeniliklerle başladıklarını belirterek, kampanyaya ilişkin şunları söyledi:

“1926 yılında Cumhuriyetimizin ilk adımlarıyla başlayan yolculuğumuzda, bugün 100 yıllık köklü bir çınara dönüşmenin gururunu yaşıyoruz. Bizim için 2026 sadece bir takvim yılı değil; halkımızın güveniyle büyüyen bir başarı hikâyesinin de yeni yüzyılıdır.

Kâmil Koç olarak, ‘100 Yıldır Yol Arkadaşınız’ diyerek başladığımız bu özel yılı yolcularımızla birlikte kutlamak istedik. İlk günden bugüne markamıza duydukları güvenle bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayan, bizi ülkemizin en çok tercih edilen seyahat markası haline getiren tüm yol arkadaşlarımıza teşekkür etmek amacıyla bu kampanyayı hayata geçirdik.

Her ay hediye edeceğimiz 100 biletle bu güven bağını pekiştirmeyi; yol arkadaşlığımızı yeni hikâyelerle daha da büyütmeyi hedefliyoruz. 2025 yılında milyonlarca kişinin yol arkadaşı olabilmemizin nedeni her zaman güven ve konforu önceliklendiren anlayışımızdı. 100. yılımızda hizmet anlayışımızı geliştirirken yol arkadaşlarımızın gösterdiği bu teveccühe ücretsiz biletlerimizle teşekkür ederek, Kamil Koç’u birlikte daha güçlü bir geleceğe taşımayı amaçlıyoruz.” 

Bir asırlık güven, yeni yüzyıla taşınıyor

Kâmil Koç’un, “100 Yıldır Yol Arkadaşınız” mottosuyla hayata geçirdiği bu kampanya, markanın nesilden nesile aktarılan güven anlayışını, yenilenen hizmet vizyonunu ve güçlü dijital altyapısını geleceğe taşıma hedefinin de ilk adımını oluşturuyor. Yıl boyunca hayata geçirilecek iletişim projeleri, kampanyalar ve özel uygulamalarla Kâmil Koç; geçmişten aldığı güçle yolcularıyla birlikte yeni bir yüzyıla ilerlemeyi hedefliyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kimya Sanayisinin Avrasya’daki Stratejik Buluşması

İlk kez 2006 yılında düzenlenen Turkchem Eurasia Fuarı, geçen yıllar içinde kimya endüstrisinin bölgedeki en köklü ve güvenilir buluşma noktalarından biri haline geldi. Kurulduğu dönemde Türkiye kimya sektörünün ekonomik hacmi yaklaşık 8,7 milyar dolar seviyesindeyken, sektör son 18 yılda önemli bir dönüşüm geçirerek 2022 yılı itibarıyla 33,6 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı ve Türkiye’nin en yüksek ihracat payına sahip sektörlerinden biri konumuna geldi.

Kimya sanayisinin büyümesiyle paralel olarak Turkchem de ölçeğini ve uluslararası etki alanını genişletti. Yıllardır “Kimya ile İlgili Her Şey” mottosuyla düzenlenen fuar; yeni iş bağlantılarının kurulması, mevcut iş birliklerinin geliştirilmesi ve sektöre dair güncel gelişmelerin paylaşılması açısından katılımcılar ve ziyaretçiler için güçlü bir etkileşim alanı sunuyor. 

RAKAMLARLA TURKCHEM’İN ULUSLARARASI GÜCÜ

Turkchem Eurasia 2024, üç gün boyunca 95 ülkeden 13.897 profesyonel ziyaretçiyi ağırlayarak organizasyonun uluslararası erişimini bir kez daha ortaya koydu. En yoğun ziyaretçi katılımı İran, Çin, Rusya, Pakistan, Mısır, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, İtalya, Rusya ve Hindistan’dan gerçekleşti. Bu tablo, Turkchem’in yalnızca Türkiye için değil, Avrasya ve çevre bölgeler için de önemli bir ticaret ve iş birliği platformu haline geldiğini gösterdi.

KİMYA SANAYİSİNİN GELECEĞİ İÇİN ORTAK ZEMİN

Turkchem Eurasia 2026’ya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, kimya sanayisinin küresel ölçekte önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkat çekti. Güler, “Artan rekabet, sürdürülebilir üretim zorunluluğu ve yeni pazarlara erişim ihtiyacı, sektör paydaşlarını aynı platformda buluşturan uluslararası organizasyonların önemini her geçen gün artırıyor. Geçmiş yıllarda yerli ve yabancı çok sayıda firmayı ve sektör profesyonelini aynı çatı altında buluşturmamız, Turkchem Eurasia’nın sektör nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu açıkça gösteriyor. 2026 edisyonuna yönelik lansman sürecinde gözlemlediğimiz yoğun ilgi ise fuarın yalnızca Türkiye’de değil, Avrasya genelinde de yakından takip edilen bir organizasyon haline geldiğini ortaya koyuyor. Devlet destekleriyle güçlenen yapımız ve artan uluslararası katılımla birlikte, 2026 edisyonunda katılımcılarımıza daha nitelikli iş birlikleri, sürdürülebilir ticari ilişkiler ve yeni pazar bağlantıları sunmayı hedefliyoruz. Turkchem Eurasia, sektörün bugünkü ihtiyaçlarının yanı sıra geleceğe yönelik dönüşüm başlıklarını da gündeminde tutmaya devam edecek.” dedi.

PRESTİJLİ FUAR STATÜSÜYLE GÜÇLENEN 2026 EDİSYONU

Turkchem Eurasia 2026, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından Prestijli Fuar Statüsü kapsamında değerlendirilerek, güncellenen Yurt İçi Fuar Destekleri Tebliği çerçevesinde desteklenen organizasyonlar arasında yer alıyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenleme kapsamında katılımcı firmalar, metrekare bazlı devlet desteklerinden faydalanabilecek. Buna göre fuarda m² başına 5.307 TL destek sağlanırken, firma başına uygulanabilecek üst destek limiti 1.292.800 TL olarak belirlendi. Bu destek modeli, firmaların fuar yatırımlarını daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapı içinde planlamalarına olanak tanıyor.

KİMYA SANAYİSİNİN DÖNÜŞÜM NOKTASI

Turkchem Eurasia 2026; yalnızca ürün ve çözümlerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde, sürdürülebilir üretim, yüksek katma değerli kimyasal çözümler, ihracat odaklı büyüme ve uluslararası iş birliklerini destekleyen yapısıyla kimya sanayisinin dönüşen dinamiklerine yön veren stratejik bir buluşma noktası olarak konumlanıyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ücretli Çalışan İstatistikleri, Aralık 2025

 

Ücretli çalışan sayısı yıllık %1,2 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2025 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,2 arttı. Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 15 milyon 583 bin 773 kişi iken, 2025 yılı Aralık ayında 15 milyon 763 bin 671 kişi oldu.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2025 Aralık ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe %3,6 azaldı, inşaat sektöründe %7,0 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe %2,6 arttı.

Ücretli çalışanlar, Aralık 2025
(Bin kişi)

Ücretli çalışanların sektörlere göre dağılımı, Aralık 2025

Sektör Ücretli çalışan sayısı Yıllık
fark
Yıllık
değişim
(%)
Aralık 2025 Aralık 2024
B-N Toplam (Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmetler) 15 763 671 15 583 773 179 898 1,2
B-E-Sanayi 4 804 861 4 984 271 – 179 410 -3,6
B-Madencilik ve taş ocakçılığı 139 489 140 647 -1 158 -0,8
C-İmalat 4 453 557 4 634 190 – 180 633 -3,9
D-Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı 147 458 142 769 4 689 3,3
E-Su temini; kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetleri 64 357 66 665 -2 308 -3,5
F-İnşaat 1 983 945 1 853 840 130 105 7,0
G-N-Ticaret ve hizmetler 8 974 865 8 745 662 229 203 2,6
G-Ticaret 3 472 493 3 409 380 63 113 1,9
H-Ulaştırma ve depolama 1 310 653 1 264 000 46 653 3,7
I-Konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri 1 243 057 1 179 077 63 980 5,4
J-Bilgi ve iletişim 298 815 295 414 3 401 1,2
K-Finans ve sigorta faaliyetleri 363 274 351 673 11 601 3,3
L-Gayrimenkul faaliyetleri 134 248 119 975 14 273 11,9
M-Mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler 692 373 668 963 23 410 3,5
N-İdari ve destek hizmet faaliyetleri 1 459 952 1 457 180 2 772 0,2

Ücretli çalışan sayısı aylık %0,1 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2025 Aralık ayında bir önceki aya göre %0,1 arttı.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2025 Aralık ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe %0,1 azaldı, inşaat sektöründe %0,6 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe %0,2 arttı.

Ücretli çalışanların aylık değişim oranları (%), Aralık 2025

Ücretli çalışanların sektörlere göre aylık değişim oranları (%), Aralık 2025

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Süt ve Süt Ürünleri Üretimi, Aralık 2025

Ticari süt işletmelerince 930 bin 898 ton inek sütü toplandı

Ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı, Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,7 azaldı, Ocak-Aralık döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %0,5 azaldı.

Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, inek peyniri üretimi %0,5 azaldı, ayran ve kefir üretimi %14,9 arttı, yoğurt üretimi %10,0 arttı, içme sütü üretimi %3,6 azaldı, tereyağı ve sadeyağ üretimi %0,3 azaldı. Ocak-Aralık döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre, inek peyniri üretimi %1,3 arttı, ayran ve kefir üretimi %9,3 arttı, yoğurt üretimi %5,5 arttı, içme sütü üretimi %3,9 arttı, tereyağı ve sadeyağ üretimi %5,5 arttı.

Toplanan inek sütü ve üretilen süt ürünleri miktarı, Aralık 2025

(Ton)

  Aralık Ocak-Aralık
  2024 2025 Değişim
(%)
2024 2025 Değişim
(%)
Toplanan inek sütü 947 109 930 898 -1,7 11 287 414 11 233 112 -0,5
İçme sütü 144 891 139 645 -3,6 1 577 557 1 639 757 3,9
Yoğurt 106 046 116 677 10,0 1 329 587 1 402 485 5,5
Ayran ve kefir 77 714 89 296 14,9 960 065 1 049 074 9,3
İnek peyniri 73 257 72 921 -0,5 826 961 837 560 1,3
Tereyağı ve sadeyağ 9 250 9 221 -0,3 102 619 108 282 5,5

Tablodaki oranlar yuvarlanmış rakamlar üzerinden hesaplanmıştır.

Bir önceki ay 863 bin 651 ton olan ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı Aralık ayında %7,8 oranında artarak 930 bin 898 ton oldu.

Toplanan inek sütü miktarı, Aralık 2025
(Bin ton)

Bir önceki ay 135 bin 49 ton olan içme sütü üretimi Aralık ayında %3,4 oranında artarak 139 bin 645 ton olarak gerçekleşti.

İçme sütü üretim miktarı, Aralık 2025
(Bin ton)

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kümes Hayvancılığı Üretimi, Aralık 2025

Tavuk eti üretimi 253 bin 993 ton, tavuk yumurtası üretimi 1,86 milyar adet olarak gerçekleşti

Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, tavuk yumurtası üretimi %10,2 arttı, kesilen tavuk sayısı %9,1 arttı, tavuk eti üretimi %7,1 arttı. Ocak-Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre, tavuk yumurtası üretimi %6,0 azaldı, kesilen tavuk sayısı %9,8 arttı, tavuk eti üretimi %11,3 arttı.

Kümes hayvancılığı üretim miktarı, Aralık 2025

  Aralık Ocak-Aralık
  2024 2025 Değişim
(%)
2024 2025 Değişim
(%)
Tavuk eti (Ton) 237 263 253 993 7,1 2 512 131 2 797 007 11,3
Kesilen tavuk (Bin adet) 125 106 136 487 9,1 1 367 772 1 502 494 9,8
Tavuk yumurtası (Bin adet) 1 687 940 1 860 594 10,2 21 155 089 19 892 694 -6,0

Tablodaki oranlar yuvarlanmış rakamlar üzerinden hesaplanmıştır.

Bir önceki ay 233 bin 887 ton olan tavuk eti üretimi Aralık ayında %8,6 oranında artarak 253 bin 993 ton oldu.

Tavuk eti üretim miktarı, Aralık 2025
(Bin ton)

Bir önceki ay 1 milyar 767 milyon 68 bin adet olan tavuk yumurtası üretimi Aralık ayında %5,3 oranında artarak 1 milyar 860 milyon 594 bin adet oldu.

Tavuk yumurtası üretim miktarı, Aralık 2025
(Milyar adet)

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kadınların İşgücüne Katılımında Alarm: Artış Var Ama İvme Kayboluyor

Kadınların işgücüne katılım oranı, bir ülkenin yalnızca ekonomik performansını değil, aynı zamanda toplumsal eşitlik düzeyini ve sosyal politikalarının etkinliğini de yansıtan temel göstergelerden biri. Küresel ölçekte kadın istihdamında artış eğilimi sürse de son yıllarda bu ivmenin yavaşladığı görülüyor. İstinye Üniversitesi iktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Figen Yıldırım’ın verdiği bilgilere göre, Türkiye’de kadınların işgücüne katılımı artmakla birlikte hem dünya hem de Avrupa Birliği ortalamalarının gerisinde kalıyor. Uzmanlara göre tablo, kadınların istihdama erişiminde ve kariyer ilerlemesinde süregelen yapısal sorunlara işaret ediyor.

“Kadınların iş gücüne katılım artışı yavaşladı”

Kadınların işgücüne katılım oranı artışının son yıllarda yavaşladığını belirten Prof. Dr. Figen Yıldırım, şunları söyledi:

“Kadınların işgücüne katılım oranı, çalışma çağındaki kadın nüfusun ne kadarının istihdamda ya da aktif olarak iş aradığını gösteren temel bir göstergedir. Bu oran, yalnızca ekonomik büyümeyi değil, aynı zamanda toplumsal eşitlik, eğitim düzeyi ve sosyal politika etkinliğini de yansıtır. Dünya genelinde, kadınların işgücüne katılım oranı uzun vadede artış eğiliminde olmakla birlikte son yıllarda bu artışın belirgin biçimde yavaşladığı görülmektedir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Dünya Bankası verilerine göre, küresel kadın işgücüne katılım oranı bugün yaklaşık yüzde 50 düzeyindedir. 2014 sonrası dönemde özellikle gelişmekte olan ülkelerde artış sürmüş, ancak pandemi sonrası toparlanma süreci bu ivmeyi sınırlamıştır. Küresel ölçekte hâlâ erkeklerle kadınlar arasında yaklaşık 18–20 puanlık bir katılım farkı bulunmaktadır.”

Türkiye’de kadınların işgücüne katılımı artış gösteriyor

“Türkiye’de kadınların işgücüne katılımı, 2000’li yılların başına kıyasla artmış olsa da bu artış yavaş ve kırılgan bir seyir izlemektedir” diyen Yıldırım, şöyle devam etti:

“Dünya Bankası ve TÜİK verilerine göre Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı 2002’de yaklaşık yüzde 27,9 iken 2023’te yüzde 35,8’e, 2024 itibarıyla ise yaklaşık yüzde 36 düzeyine yükselmiştir. Bu durum uzun vadede bir ilerlemeye işaret etse de, son beş yılda artış hızının belirgin biçimde düştüğü görülmektedir. Pandemi dönemi kadın istihdamını olumsuz etkilemiş, toparlanma ise sınırlı kalmıştır. Dolayısıyla Türkiye’de eğilim yön olarak yukarı, ancak hız açısından zayıflamış durumdadır. Ancak bu oranları yalnızca toplam katılım üzerinden okumak yeterli değildir. Alt kırılımlara bakıldığında tablo daha çarpıcıdır. Türkiye’de kadın istihdam oranı yaklaşık yüzde 31–35 bandında seyrederken, kadınların yönetici pozisyonlarındaki payı yüzde 20’ler düzeyindedir. Bu oran, Avrupa Birliği ülkelerinin belirgin biçimde gerisindedir. Başka bir ifadeyle, Türkiye’de kadınlar istihdama girmekte zorlandıkları gibi, girdiklerinde de yukarı doğru ilerlemede ciddi bir ‘cam tavan’ ile karşılaşmaktadır.”

“AB’de kadınların istihdam oranı yüzde 70,8 düzeyine ulaşmış durumda”

Avrupa Birliği ülkelerinde farklı bir tablo olduğuna dikkat çeken Profesör, “Avrupa Birliği ülkelerinde ise tablo farklıdır. Eurostat verilerine göre AB’de kadınların istihdam oranı yüzde 70,8 düzeyine ulaşmış durumdadır. Kadınların işgücüne katılımı yüksek ve istikrarlıdır. Ayrıca son on yılda beyaz yaka kadın istihdamı düzenli biçimde artarken, mavi yaka kadın istihdamının payı azalmaktadır. Bu durum, Avrupa’da mesleki dönüşümün ve nitelikli istihdama geçişin kadınlar açısından daha sistematik biçimde yönetildiğini göstermektedir. Buna karşın AB ülkelerinde de kadınların üst ve karar verici pozisyonlarda temsili, toplam istihdam içindeki paylarına kıyasla daha düşüktür. Yani Avrupa’da temel sorun istihdama katılım değil, yüksek düzeyli görevlerde eşit temsil meselesidir. Türkiye ile Avrupa arasındaki fark tam da bu noktada belirginleşmektedir. Avrupa’da sorun daha çok ‘yükseliş’, Türkiye’de ise hem ‘katılım’ hem ‘yükseliş’tir. Türkiye’de kadınlar istihdamda nicel olarak sınırlı temsil edilirken, nitel olarak da yönetim kademelerinde yoğun bir ayrışma yaşamaktadır. 2014–2023 döneminde beyaz yaka kadın istihdamı artmış olsa da bu artış yönetici pozisyonlarına aynı oranda yansımamıştır” dedi.

“Kadın yönetici oranının yüzde 20’lerde”

Kadınlar iş dünyasında karşılaştığı en büyük zorluklarla ilgili de bilgi veren Prof. Dr. Yıldırım, şöyle konuştu:

“Kadınların iş dünyasında karşılaştığı sorunlar tek bir başlık altında toplanamaz; yapısal, kültürel ve kurumsal engeller iç içedir. Türkiye’de kadınların işgücüne katılımı artış eğiliminde olsa da hâlâ AB ve dünya ortalamalarının oldukça altındadır; bu da sorunun yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını göstermektedir. En temel sorunlardan biri bakım yükünün büyük ölçüde kadınların üzerinde olmasıdır. Çocuk, yaşlı ve hasta bakımına yönelik kamusal hizmetlerin yetersizliği ile esnek çalışma modellerinin yaygın olmaması, kadınların istihdama katılımını ve işte kalıcılığını olumsuz etkilemektedir. Bir diğer önemli alan kariyer ilerlemesidir. Kadınlar istihdama girseler bile yönetici pozisyonlara yükselmede ciddi bir cam tavanla karşılaşmakta; kadın yönetici oranının yüzde 20’lerde kalması bu durumu ortaya koymaktadır. Toplumsal cinsiyet rolleri, görünmez önyargılar ve ücret eşitsizliği de bu tabloyu pekiştirmektedir. AB ve küresel örnekler, kalıcı ilerlemenin eğitim, bakım altyapısı, esnek çalışma ve eşitlikçi politikaların birlikte uygulanmasıyla mümkün olduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda kadın istihdamını destekleyen ekosistemler ve buna özgü üretim alanları geliştirilmelidir.”

“Ücret eşitsizliği kader değildir”

“Türkiye’de cinsiyete dayalı ücret farkı, bireysel bir adaletsizlikten çok yapısal bir eşitsizliktir” diyen Yıldırım, şöyle devam etti:

“TÜİK ve OECD verilerine göre kadınların ortalama kazancı erkeklere kıyasla yaklaşık yüzde 15–20 daha düşüktür. Eğitim düzeyi yükseldikçe fark azalsa da tamamen ortadan kalkmamaktadır. Bu durum, sorunun doğrudan ‘aynı iş–aynı ücret’ ihlalinden ziyade dolaylı ve yapısal mekanizmalarla ortaya çıktığını göstermektedir. Ücret farkının temel nedenlerinden biri kadınların daha düşük ücretli sektör ve pozisyonlarda yoğunlaşmasıdır. Kadınlar daha çok hizmet sektöründe, kayıt dışı ya da yarı zamanlı işlerde yer alırken; erkekler ücret ve terfi imkânı daha yüksek alanlarda çalışmaktadır. Dolayısıyla fark çoğu zaman aynı unvandan değil, farklı kariyer yollarından kaynaklanmaktadır. Bir diğer önemli neden kariyer kesintileridir. Çocuk ve bakım sorumlulukları nedeniyle kadınlar iş yaşamına ara verebilmekte, daha yavaş terfi etmekte ya da daha düşük ücretli esnek işleri tercih etmek zorunda kalmaktadır. Buna ek olarak, yönetici pozisyonlarda kadınların düşük temsili, görünmez önyargılar, ücret pazarlığında dezavantaj ve şeffaf olmayan ücret politikaları da farkı derinleştirmektedir. Uluslararası örnekler bu sorunun çözülebilir olduğunu göstermektedir. İzlanda’da eşit ücret belgelendirme zorunluluğu, AB’de ise 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek ücret şeffaflığı düzenlemeleri ücret farkının azaltılmasında etkili araçlardır. İskandinav ülkelerinde babalık izninin zorunlu ve devredilemez olması da kadınların kariyer kesintilerini azaltarak uzun vadede ücret eşitsizliğini düşürmüştür. Türkiye’de ücret eşitsizliğinin azaltılması için ücret şeffaflığının artırılması, objektif ücret ve terfi sistemlerinin kurulması, düzenli ücret eşitliği analizlerinin yapılması ve kadınların yönetici pozisyonlara yükselmesini destekleyen politikaların güçlendirilmesi kritik önem taşımaktadır. Sonuç olarak, ücret eşitsizliği kader değildir; kamu ve özel sektörün eş zamanlı ve kararlı adımlarıyla kalıcı biçimde azaltılabilir.”

“Bütüncül ve kararlı bir dönüşüm iradesi gerekli”

Prof. Dr. Figen Yıldırım, daha fazla kadının iş gücüne katılımı alınabilecek önlemlerle ilgili ise şunları söylüyor:

“Türkiye’nin kadın istihdamında gerçek bir sıçrama yapabilmesi için parça parça çözümler yerine bütüncül ve kararlı bir dönüşüm iradesi gerekmektedir. Yalnızca istihdam yaratmak yeterli değildir; kadınların işgücüne katılımını sınırlayan yapısal engeller eş zamanlı ele alınmalıdır. Bu noktada bakım yükünü hafifletecek kamusal mekanizmaların güçlendirilmesi, özellikle yaygın kreşler ve yaşlı bakım hizmetleri, kadın istihdamında en hızlı ve kalıcı etkiyi yaratmaktadır. İkinci kritik alan, esnek ama güvenceli çalışma modellerinin yaygınlaştırılmasıdır. Uzaktan çalışma, esnek saatler ve sosyal güvenceden kopmayan yarı zamanlı istihdam, özellikle eğitimli kadınların işgücünde kalıcılığını artırmaktadır. Avrupa Birliği deneyimleri, bu modellerin kadın istihdamını istikrarlı biçimde yükselttiğini göstermektedir. Ancak kalıcı dönüşüm, kadınların yönetici ve karar alma pozisyonlarına erişimiyle mümkündür. Şeffaf terfi sistemleri, mentorluk programları ve üst yönetimde cinsiyet dengesi hedefleri; ücret eşitsizliği ve cam tavan sorununu azaltan en etkili araçlardır. Bu çerçevede USİKAD ve İstinye Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen Kadın Organize Sanayi Bölgesi projesi, kamu, özel sektör ve akademiyi bir araya getiren bütüncül bir model sunmaktadır. Kadın OSB; bakım altyapısı, nitelikli istihdam ve liderlik programlarıyla kadınların üretimden yönetime uzanan değer zincirine katılımını hedefleyen ölçeklenebilir bir iş birliği örneğidir. Kadın odaklı kamu ve özel sektör projelerinin yaygınlaşması, yalnızca farkındalık değil, kalıcı çözüm üretir. Gerçek eşitlik ise kız çocuklarını ailede söz sahibi bireyler ve iş yaşamında güçlü aktörler olarak yetiştirmekle başlar.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İstanbul Halk Ekmek Pide Fiyatlarını Açıkladı: Susamlı Pide 22,5 TL

İstanbul Halk Ekmek, 2026 yılı Ramazan ayında da İstanbulluları sağlıklı, taze ve ekonomik pide ile buluşturuyor. Bu yıl, 350 gramlık susamlı pide 22,5 TL’den satışa sunulacak.

İstanbul Halk Ekmek (İHE), 19 Şubat Perşembe günü başlayacak olan Ramazan ayı öncesinde tüm hazırlıklarını tamamladı. Uzun yıllardır gelenekselleşen Ramazan pidesi satışı, bu yıl da tüm İHE büfelerinde devam edecek.

GÜNLÜK TAZE PİDELER 

Taze üretim ve aynı gün satış prensibiyle hareket eden İHE, İstanbulluların iftar sofralarındaki en güvenilir adresi olmaya devam ediyor. Ramazan pideleri, İstanbul’un 39 ilçesinde hizmet veren 698 Halk Ekmek büfesi aracılığıyla günlük olarak satışa sunulacak. 

PİYASA FİYATLARININ ALTINDA SATIŞ 

İstanbul Halk Ekmek, Ramazan pidesi fiyatlandırmasında kamu yararı ve erişilebilirlik yaklaşımını esas alıyor. Piyasada 350 gramlık Ramazan pidelerinin 35–45 TL aralığında satışa sunulması beklenirken; İHE, aynı gramajdaki susamlı pidede fiyatı 22,5 TL olarak belirledi. Bu fiyat politikasıyla İHE, kaliteli ve doyurucu ürünleri piyasa ortalamasının çok altında bir bedelle İstanbullulara sunmuş olacak.

Ayrıca, Ramazan ayının köklü geleneklerinden biri olan imsakiyeler, bu yıl da İHE büfelerinde ücretsiz olarak dağıtılacak.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kadınların iş hayatına dönüşüne güçlü bir destek: “Harekete Geç, Gücünü Keşfet”

Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği (ICF) Türkiye ile YenidenBiz Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Harekete Geç, Gücünü Keşfet’ projesi, 12 Ocak 2026 tarihinde düzenlenen kapanış toplantısıyla tamamlandı. Proje, 6 aydan uzun süredir iş hayatına ara vermiş kadınların, profesyonel koçluk desteğiyle iş yaşamına dönüşlerini güçlendirmeyi hedefledi.

Kadınların iş hayatına dönüşü için sürdürülebilir bir model!

Aralık 2024’te iş birliği kararı alınan proje, 9 Mayıs 2025’te hayata geçirildi. Türkiye genelinde yürütülen proje kapsamında 50 kadın katılımcı programa dahil edildi.

Projede görev alan 50 profesyonel koç, 50 kadın katılımcı ile eşleştirildi. Her eşleşmede altı görüşme olmak üzere, toplamda 300 saatin üzerinde bire bir koçluk görüşmesi gerçekleştirildi. Böylece proje, kadınların kariyerlerine yeniden yön verebilmeleri için yapılandırılmış ve sürdürülebilir bir iş birliği modeli sundu.

Balcı: “Proje, kadınların kendilerine yeniden güvenmeyi hatırladıkları güçlü bir dönüşüm alanı oldu”

ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Erdem Balcı, projenin yarattığı etkiye dikkat çekerek şunları söyledi:

“Harekete Geç, Gücünü Keşfet; yalnızca bir koçluk projesi değil, kadınların kendilerine yeniden güvenmeyi hatırladıkları güçlü bir dönüşüm alanı oldu. 300 saatin üzerinde gerçekleşen koçluk görüşmesi, bu dönüşümün ne kadar somut ve derinlikli olduğunu gösteriyor.”

YenidenBiz Derneği adına değerlendirme yapan Genel Müdür Tülay Cerit Tiryaki ise iş birliğinin anlamını şu sözlerle ifade etti:

“Kadınların iş hayatına dönüş yolculuğunda en kritik ihtiyaç, yalnız olmadıklarını hissetmeleri. Bu projede kurulan güvenli alan ve profesyonel destek, başvuran 60 kadından 50’sinin süreci kararlılıkla tamamlamasını sağladı.”

Kadınlardan dönüşüm mesajları…

Projeye katılan kadınlar, sürecin hayatlarında yarattığı değişimi şu ifadelerle dile getirdi:

“Bazı günlük rutinlerimi değiştirdim. Özgüvenimi aşağı çektiğini fark ettiğim konularda adımlar attım. Her şeyin mükemmel ve eksiksiz olmasını beklemeden yaptığım kadarını ortaya çıkarmayı, sunmayı, gerekli yerlere iletmeyi ve ‘ben buradayım’ demeyi tecrübe ediyorum. Olmayanlara değil, olacaklara odaklandım… Bu benim motivasyonumu çok artırdı.”

“Daha planlı, kendine saygılı ve hedeflerini belirleyip uygulamaya koyan biri oldum. Uzun süredir kendimi ihmal ediyordum.”

“Düşünce yapımda değişiklikler oldu. İçimdeki gücün farkına varmamı ve farklı bakış açıları kazanmamı sağladı.”

“Koçluk süreci boyunca biriyle birlikte düşünmek, sorgulamak ve hesap verebilir olmak benim için çok fark yarattı. Artık durumlara daha bilinçli, kararlı ve proaktif bir şekilde yaklaştığımı fark ediyorum.”

“Konsantrasyonum arttı. Yarım kalan her şeyi tamamlamaya çalışıyorum.”

‘Harekete Geç, Gücünü Keşfet’ projesi, uluslararası ölçekte güçlü bir sosyal etki örneği oldu!

‘Harekete Geç, Gücünü Keşfet’ projesi, ICF Global Ignite programı kapsamında dünya genelinde 35 projeden birisi olarak yer aldı.. Ignite projesi, toplamda 1.710 koçluk görüşmesi ile yüzde 93 memnuniyet oranına ulaştı. Proje, bu küresel çerçeve içinde Türkiye’den güçlü bir sosyal etki örneği olarak yer aldı.

Süreç boyunca anketlerle ölçülen geri bildirimler raporlanırken; süpervizyon çalışmaları ve sürekli iletişim sayesinde profesyonel koçlar ve katılımcılar için yüksek standartlarda bir deneyim sunuldu.

Kapanış toplantısında emeği geçen tüm profesyonel koçlara, katılımcılara ve paydaşlara teşekkür edilirken; kadınların iş hayatına dönüşünü destekleyen benzer projelerin önümüzdeki dönemde artarak devam edeceği vurgulandı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı