Disney Adventure World, İlk Misafirlerini Karlar Ülkesi ve Sayısız Yeni Deneyimle Ağırladı

Disneyland® Paris’in tamamen yeniden hayal edilen ve dönüştürülen ikinci parkı Disney Adventure World, World of Frozen (Karlar Ülkesi) ve daha pek çok heyecan verici yeni deneyimi keşfetmeye hevesli ilk misafirlerini ağırladı. 

Parkın resmi açılışından önce konuklar, “Earffel Kulesi”nin zirvesinde yerini almış Örümcek Adam tarafından karşılandı. Marvel Süper Kahramanı, esprili ve muhteşem şovuyla herkesi şaşırtırken, parkın yeni adı Disney Adventure World‘ü de duyurdu. 

Make-A-Wish (Bir Dilek Tut) Derneği’nden çocuklar ve aileleri, Disney karakterleri ve Disneyland Paris ekibinin eşliğinde Adventure Way’in Arnavut kaldırımlarına ilk adımlarını attı. Disney Bando Takımı’nın neşeli melodileriyle, parkın görkemli gölü Adventure Bay’in kıyıları boyunca yürüyerek yepyeni World of Frozen’daki Arendelle köyünü keşfetti. İkonik Disney filminin hayranı olan çocuklar için Karlar Ülkesi‘ni ilk keşfedenler arasında yer almak, hayallerinin gerçeğe dönüştüğü bir an oldu. 

Çok sayıda ziyaretçi, Disney Adventure World‘deki tüm yeni deneyimleri keşfetmek üzere parka akın etti. Karlar Ülkesi’nin merkezinde, Frozen Ever After macerasının tadını çıkardılar, yeni nesil robotik teknolojisiyle hayata geçirilen Olaf‘ı izleyebildikleri “A Celebration in Arendelle” gösterisini deneyimlediler ve ikonik karakterlerle buluştular. Konuklar ayrıca 15 yeni yeme-içme noktasından birini deneme fırsatı buldular ve “Raiponce Tangled Spin” gezisiyle özel tasarımlı gondollarında keyifli bir yolculuk yaptılar.  

Pazar akşamından itibaren ise konuklar, parkın ilk günlük gece gösterisi olan “Disney Cascade of Lights” ile hayranlık dolu anlar yaşamaya başladılar. Drone’lar, alevler, su perdeleri, projeksiyon animasyonları, fıskiyeler ve havai fişekler ile nefes kesici gösteriler, misafirleri aksiyonun tam kalbine taşımaya devam edecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Şekerbank’a kalkınma odaklı Avrupa Fonu EFSE’den 50 milyon euroluk yeni kaynak

Şekerbank, Avrupa Birliği ve dünya genelindeki birçok önde gelen Kalkınma Finans Kuruluşunun yatırımcısı olduğu Güneydoğu Avrupa Fonu (European Fund for Southeast Europe – EFSE) ile Türkiye’de sosyal ve çevresel kalkınmaya yönelik yatırımları desteklemek üzere farklı dilimler halinde kullanılacak, toplamda 50 milyon euro tutarında, 7 yıla kadar vadeli yeni bir kredi anlaşması imzaladı. Şekerbank, EFSE’nin “Yeşil Liste” kriterleriyle uyumlu olarak Türkiye’de kullandırılan ilk sürdürülebilir tarım kredisi olma özelliği taşıyan kaynağın 20 milyon euro tutarındaki ilk dilimi ile sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaşmasına katkı sağlayacak ve kırsal bölgelerde faaliyet gösteren KOBİ ve küçük işletmeler de dahil olmak üzere finansmana erişimi sınırlı kesimlere desteğini artırarak sürdürecek.

Aybala Şimşek Galpin: “Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kuruluşlarının Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına verdiği destek aralıksız sürüyor.” 

Şekerbank Genel Müdürü Aybala Şimşek Galpin anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde: “EFSE ile gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı kredi anlaşması, Şekerbank’ın tarım bankacılığında ve kapsayıcı finansmanda Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kuruluşları nezdindeki Türkiye’nin anahtar bankası algısını bir kez daha teyit etmiştir. Avrupa Birliği ve birçok ülkenin kalkınma finans kuruluşunun yatırımcısı olduğu EFSE fonu ile Şekerbank’a sağlanan bu kaynak, içinden geçtiğimiz global dalgalanma döneminde de uluslararası yatırımcıların Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına verdiği desteğin aralıksız sürdüğünü gösteren değerli bir işlem olmuştur.” dedi.

Jasminka Begert: “EFSE’nin Türkiye’de sürdürülebilir tarımı desteklemeye yönelik gerçekleştirdiği ilk yatırım.”

EFSE Portföy Direktörü Jasminka Begert ise konuşmasında: “Şekerbank ile imzaladığımız kredi anlaşması, EFSE’nin Türkiye’de sürdürülebilir tarımı desteklemeye yönelik gerçekleştirdiği ilk yatırımdır. Bu finansmanın temel amacı; modern, dayanıklı ve sürdürülebilir tarımsal yatırımları desteklemek ve aynı zamanda çiftçilerin, küçük tarım işletmelerinin ve kırsal KOBİ’lerin finansmana erişimini genişletmektir.” dedi. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Form Endüstri Ürünleri, Mostra Convegno Expocomfort Fuarı’nda Yenilikçi İklimlendirme Çözümlerini Tanıttı

İklimlendirme sektörünün köklü markalarından Form Şirketler Grubu bünyesinde yer alan Form Endüstri Ürünleri, 24 – 27 Mart tarihleri arasında İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen Mostra Convegno Expocomfort (MCE) Fuarı’na katılarak yenilikçi ürün ve çözümlerini uluslararası ziyaretçilerle buluşturdu. Sektörün en prestijli buluşmalarından biri olan fuarda Form Endüstri Ürünleri, yüksek verimlilik, sürdürülebilirlik ve kullanıcı konforunu odağına alan ürün gamıyla dikkat çekti.

Form Endüstri Ürünleri, 24 – 27 Mart 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Milano şehrinde düzenlenen Mostra Convegno Expocomfort Fuarı’na katıldı. Dünyanın her yerinden binlerce ziyaretçinin yer aldığı ısıtma, havalandırma, iklimlendirme ve soğutma sektörü için dünyanın önde gelen organizasyonlarından biri olan ve iki yılda bir düzenlenen fuar, bu yıl da büyük ilgi gördü.  Form Endüstri Ürünleri, fuar kapsamında sergilediği geniş ürün yelpazesiyle farklı ihtiyaçlara yönelik çözümlerini tanıtma fırsatı buldu. Mostra Convegno Expocomfort Fuarı boyunca sektör profesyonelleriyle bir araya gelen Form Endüstri Ürünleri, global pazardaki iş birliklerini güçlendirmeyi ve yenilikçi çözümlerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.
Form Endüstri Ürünleri Yenilikçi Çözümleriyle Dikkat Çekti

Form Endüstri Ürünleri, enerji verimliliği ile kullanıcı konforunu odağına alan iklimlendirme çözümlerini fuar kapsamında ziyaretçilerle buluşturdu. Ziyaretçiler, Form FKS klima santrali, Form Freva soğutma kulesi, Form dört yöne üflemeli kaset tipi fancoil, Form gizli tavan tipi fancoil ve Form WSHP ürünlerini inceleme fırsatı buldu. Böylece ziyaretçiler, Form Endüstri Ürünleri’nin yenilikçi çözümlerini yakından deneyimleme şansı elde etti.

“Global Pazarda Yenilikçi Çözümlerle Varlığımızı Güçlendirmeyi Hedefliyoruz”

İklimlendirme sektörünün dünya çapındaki en büyük organizasyonlarından birinde yer aldıkları için memnuniyet duyduklarını ifade eden Form Endüstri Ürünleri Genel Müdürü Toni Timirci, “Mostra Convegno Expocomfort (MCE) Fuarı, global pazardaki gelişmeleri yakından takip etmek ve yenilikçi çözümlerimizi uluslararası paydaşlarla buluşturmak adına son derece değerli bir platform. Bu yıl fuarda sergilediğimiz yenilikçi ürünlerimize gösterilen yoğun ilgi, doğru teknolojilere odaklandığımızın güçlü bir göstergesi. Ziyaretçilerle bir araya gelerek çözümlerimizi doğrudan paylaşma fırsatı bulduk. Önümüzdeki dönemde de yenilikçi, verimli ve yüksek performanslı çözümlerimizle global pazardaki varlığımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Neova Sigorta, Türkiye’yi ICISA’da temsil eden ilk şirket oldu

Sigorta sektörünün önde gelen şirketlerinden Neova Sigorta, kredi sigortası ve kefalet alanında küresel ölçekte 100 yıldır faaliyet gösteren ICISA’ya (International Credit Insurance & Surety Association) üye olarak Türkiye’den bu platformda yer alan ilk şirket oldu. Üyelik, şirketin uluslararası sigorta ekosistemindeki konumunu güçlendiren önemli bir adım olarak öne çıkıyor. 

Kredi sigortası ve kefalet alanında faaliyet gösteren uluslararası şirketleri bir araya getiren International Credit Insurance & Surety Association (ICISA) bünyesine Neova Sigorta da katıldı. Bu gelişmeyle birlikte Neova Sigorta, ICISA bünyesinde Türkiye’yi temsil eden ilk kurum olarak konumlandı.

Bünyesinde Swiss Re ve Munich Re gibi sektörün önde gelen oyuncularını barındıran Hollanda merkezli ICISA, kredi sigortası ve kefalet alanında faaliyet gösteren uluslararası şirketleri aynı çatı altında buluşturuyor. Faaliyet alanında 100. Yılını kutlayacak olan ICISA, sektörde küresel ölçekte referans kabul edilen önemli bir platform niteliği taşıyor. Neova Sigorta’nın üyeliği, şirketin uluslararası sigorta ve reasürans ekosistemiyle daha yakın temas kurmasını sağlayacak.

Uluslararası ekosisteme doğrudan erişim

ICISA üyeliği, Neova Sigorta’ya küresel regülasyonları ve sektörel gelişmeleri doğrudan takip etme imkânı sunarken; teknik bilgi paylaşımı, veri erişimi ve uluslararası iş birlikleri açısından da yeni bir alan açıyor. Şirket, bu platform aracılığıyla uluslararası gelişmeleri daha yakından izleyerek sektörel bakış açısını derinleştirmeyi hedefliyor. 

“Global ölçekte daha görünür olmayı hedefliyoruz”

Neova Sigorta Genel Müdürü Neslihan Neciboğlu, üyeliğe ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“ICISA üyeliğimizi, şirketimizin uluslararası ölçekte konumunu güçlendiren stratejik bir adım olarak görüyoruz. Türkiye’yi bu platformda temsil eden ilk şirket olarak önemli bir sorumluluk üstleniyoruz. Bu üyelik sayesinde kredi sigortası ve kefalet alanındaki küresel gelişmeleri ve regülasyonları doğrudan takip ederken, teknik bilgi paylaşımı ve iş birlikleri açısından güçlü bir ekosistemin parçası haline geliyoruz. Aynı zamanda bu platformda aktif rol alarak Türkiye’nin potansiyelini uluslararası arenada daha görünür kılmayı hedefliyoruz.”

Süreç aday üyelikle başladı

Neova Sigorta, ICISA üyelik süreci kapsamında ilk olarak 2024 yılında Atina’da düzenlenen toplantıya aday üye olarak katıldı. Bu toplantıda Türkiye ekonomisi ve şirketin faaliyetlerine ilişkin bir sunum gerçekleştirildi.

Şirket, resmi üyeliğin ardından 20-23 Nisan’da Barselona’da düzenlenecek ICISA toplantısına da üye sıfatıyla katılım sağlayarak uluslararası platformdaki temsilini sürdürecek.

Finansal yapı ve pazar konumu etkili oldu

Neova Sigorta’nın ICISA üyeliğine kabulünde; finansal yapı, sermaye yeterliliği, kredi notu ve pazardaki konumu belirleyici unsurlar arasında yer aldı. Üyelikle birlikte şirketin, özellikle reasürans ilişkilerini güçlendirmesi ve uluslararası iş birliklerini derinleştirmesi bekleniyor.

Neova Sigorta, bu adımla birlikte yurt dışı açılım stratejisini daha sağlam bir zemine taşımayı ve katılım sigortacılığı alanındaki uzmanlığını küresel kefalet ve ticari alacak sigortası ekosistemiyle entegre etmeyi hedefliyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Menemenli oyuncular sahnede yıldızlaştı

Menemen Belediye Tiyatrosu, Dünya Tiyatrolar Günü’nü sahnede kutladı. “Yaşadığım Kadarı da Güzeldi” isimli oyunu sergileyen oyuncular, başarılı performanslarıyla büyük alkış aldı. Oyunun sonunda oyuncularla birlikte pasta kesen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, “Aylarca verilen emeği, sahnede taçlandıran ekibimizle gurur duyuyorum. Sanatı yaşatan ve büyüten bir Menemen için çalışıyoruz.” dedi.

28 Mart Dünya Tiyatrolar Günü, Menemen’de sanat dolu bir geceyle kutlandı. Menemen Kültür Merkezi’nde Menemen Belediye Tiyatrosu oyuncuları tarafından “Yaşadığım Kadarı da Güzeldi” isimli tek perdelik oyun sergilendi. Haydar Can Öksüz’ün yazıp yönettiği ve oynadığı oyunda Alptuğ Ercan, Tuncay Çetin, Sude Selyan, Zeliha Lena Batur, Simay Ay, Efe Uysal, Zeynep Aydemir, Eylül İklim Yalçıntaş ve Mehmet Baran Akgül de oyuncu kadrosunda yer aldı. Ses, ışık ve teknikte Şevket Töre ile Gamze İnciler’in görev aldığı oyunun reji asistanlarıysa Ayşegül Çelik ve İrem Ülker oldu. Yer yer kahkahaların yükseldiği oyunun sonunda, ekip üyeleri salonu dolduran Menemenlilerden büyük alkış aldı.

“Sanatın ve sanatçının yanında olmaktan onur duyarız.”

Oyunu eşi Filiz Pehlivan ile birlikte izleyen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, “Sanata destek verirken Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” sözünü kendimize rehber ediniyoruz. Bu bakımdan sanatın ve sanatçının yanında olmaktan onur duyarız.Tiyatrodan müziğe kadar tüm kurslarımızı tamamen ücretsiz olarak hemşehrilerimize sunuyoruz. Sanatın en özel dallarından olan Tiyatro, insanın kendini bulduğu, hayatı yeniden anlamlandırdığı çok güçlü bir alandır. Bu güzel çalışmanın ortaya çıkmasında emeği olan tüm çalışma arkadaşlarıma, yönetmenimize, oyuncularımıza, rejimize özellikle teşekkür etmek istiyorum. Aylarca süren hazırlık, özveri, disiplin ve inanç… İşte bütün bunlar bu akşamı anlamlı kılan en büyük değerdir. Sizler, Menemen’de sanatın yaşadığını, üretildiğini ve büyüdüğünü gösteriyorsunuz. Hepinizle gurur duyuyoruz. Sanatı yaşatan ve büyüten bir Menemen için çalışıyoruz. Bu vesileyle Dünya Tiyatrolar Günü’nü kutluyorum.” dedi.

Oyunun sonundaysa Dünya Tiyatrolar Günü, sahnede kutlandı. Başkan Aydın Pehlivan, eşi Filiz Pehlivan ve oyuncularla birlikte hazırlanan pastayı kesti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sanayide Bakım Yönetimi Verimliliğin Merkezine Yerleşiyor

Türkiye otomotiv tedarik sanayinin çatı kuruluşu Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD), 9 Nisan’da 11’incisini düzenleyeceği Bakım Konferansı ile sanayide hızla değişen bakım anlayışını sektör gündemine taşımaya hazırlanıyor. “Bakım: Maliyet değil, kazanç merkezi” yaklaşımının ele alınacağı konferansta; dijitalleşme, enerji yönetimi ve robotik otomasyonun bakım süreçlerine etkisi tartışılacak. Sektörden başarılı uygulama örneklerinin de paylaşılacağı etkinlikte, bakımın üretim verimliliğini artıran ve işletmelere doğrudan değer yaratan stratejik bir alan haline nasıl geldiği farklı bakış açılarıyla değerlendirilecek.

Sanayi üretiminde süreklilik, verimlilik ve rekabet gücü açısından bakım süreçleri her zamankinden daha kritik bir rol üstleniyor. Günümüzde bakım, üretim performansını doğrudan etkileyen ve işletmelere değer yaratan stratejik bir alan olarak ele alınıyor. Bu dönüşümün sektörde yarattığı yeni yaklaşım ise 9 Nisan’da TAYSAD tarafından bu yıl 11’incisi düzenlenecek Bakım Konferansı’nın ana temasını oluşturuyor.

Sanayide bakım anlayışı değişiyor

Crowne Plaza İstanbul-Asia’da düzenlenecek 11. Bakım Konferansı, bakım süreçlerinin işletmeler için nasıl bir değer yaratma alanına dönüşebileceğini sektörün farklı paydaşlarının katılımıyla ele alacak. Konferans kapsamında dijitalleşme, enerji yönetimi ve robotik otomasyon süreçleri sektörden başarılı uygulama örnekleriyle bakım yönetiminin geleceğini şekillendiren başlıklar olarak gündeme taşınacak. Otomotiv tedarik sanayinde faaliyet gösteren üreticiler, mühendisler ve sektör profesyonelleri konferans boyunca bakım süreçlerinin üretim verimliliğine, operasyonel sürdürülebilirliğe ve rekabet gücüne nasıl katkı sağladığını farklı bakış açılarıyla değerlendirme fırsatı bulacak. Konferansta özellikle dijital teknolojilerin bakım yönetimine kazandırdığı yeni olanaklar ve robotik otomasyonun üretim hatlarında yarattığı dönüşümün yanı sıra enerji verimliliğini merkeze alan bakım yaklaşımları da ele alınacak. 

Bakım süreçleri üretim performansını doğrudan etkiliyor

Bakımın sanayide giderek daha stratejik bir rol üstlendiğine dikkat çeken TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci, “Sanayide üretim verimliliğini ve rekabet gücünü belirleyen en önemli unsurlardan biri bakım süreçlerinin ne kadar doğru yönetildiğidir. Geçmişte bakım daha çok arızalar ortaya çıktığında devreye giren bir faaliyet olarak görülüyordu. Bugün ise dijitalleşme, veri analitiği ve otomasyon teknolojileri sayesinde bakım üretim süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline geldi” dedi. 

Konferansa ilişkin değerlendirmede bulunan Birinci, şu ifadeleri kullandı: “Üretim hatlarının kesintisiz çalışmasını sağlamak, enerji verimliliğini artırmak ve kaynak kullanımını optimize etmek için bakım süreçlerini stratejik bir bakış açısıyla ele almak gerekiyor. Otomotiv tedarik sanayi gibi yüksek rekabetin yaşandığı bir sektörde bu yaklaşım firmalar için önemli bir fark yaratıyor. 11’inci TAYSAD Bakım Konferansı’nı da bu bakış açısıyla kurguladık. Dijitalleşme, enerji yönetimi ve robotik otomasyon başlıklarının yanı sıra sektörde başarıyla uygulanmış örnekleri de paylaşarak bakımın işletmeler için nasıl gerçek bir değer yaratma alanına dönüşebileceğini birlikte tartışacağız. Amacımız sektörümüzde bakım kültürünü daha ileriye taşımak ve bakım süreçlerinin üretim verimliliğini destekleyen bir yönetim alanı olarak ele alınmasına katkı sunmak.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ekonomik Güven Endeksi, Mart 2026

Ekonomik güven endeksi 97,9 oldu

Ekonomik güven endeksi Şubat ayında 100,7 iken, Mart ayında %2,8 oranında azalarak 97,9 değerini aldı.

Bir önceki aya göre Mart ayında tüketici güven endeksi %0,8 oranında azalarak 85,0 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi %3,9 oranında azalarak 100,0 değerini, hizmet sektörü güven endeksi %0,5 oranında azalarak 113,2 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi %2,0 oranında azalarak 113,6 değerini, inşaat sektörü güven endeksi %3,9 oranında azalarak 80,6 değerini aldı.

Ekonomik güven endeksi, Mart 2026

Ekonomik güven endeksi, güven endeksleri ve değişim oranları, Mart 2026

  Endeks Bir önceki aya göre
değişim oranı (%)
  Şubat Mart Şubat Mart
Ekonomik güven endeksi 100,7 97,9 1,4 -2,8
Tüketici güven endeksi 85,7 85,0 2,3 -0,8
Reel kesim güven endeksi 104,1 100,0 1,1 -3,9
Hizmet sektörü güven endeksi 113,8 113,2 0,0 -0,5
Perakende ticaret sektörü güven endeksi 115,9 113,6 2,9 -2,0
İnşaat sektörü güven endeksi 83,9 80,6 -2,1 -3,9

Endeks değerleri mevsim etkilerinden arındırılmış değerlerdir. Tüketici güven endeksinde mevsim etkisi bulunmamaktadır.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yapay Zekada Türkiye-Almanya İş Birliği

Yeditepe Üniversitesi, Teknopark İstanbul bünyesinde “Girişim Stüdyosu (Venture Studio)”, “Bilişim ve Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezi” ile “Karbon Çözümleri Laboratuvarı” olmak üzere üç ayrı birimi hayata geçirdi. Merkezde, Avrupa’nın en büyük uygulamalı araştırma kuruluşlarından biri olan Fraunhofer Enstitüsü ve IIB ile yapay zekâ alanında iş birliği başta olmak üzere ulusal ve uluslararası çok sayıda teknoloji projesinin yürütülmesi hedefleniyor. 

Merkezin açılışına Yeditepe Üniversitesi Kurucu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan, Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, Yeditepe Üniversitesi Ar-Ge ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, Fraunhofer Enstitüsü IOSB Almanya Müdürü Dr. Olaf Sauer, IIB International Institute of Business Enterprises Kurucusu Recep Tanrıkulu, IIB Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. Faik Tanrıkulu ve Teknopark İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Dr. Burak Keskik ile çok sayıda yerli ve yabancı konuk ve öğrenci katıldı.

Teknopark İstanbul’daki Yeditepe Üniversitesi Teknoloji Merkez Üssü uluslararası iş birlikleri ve endüstriyel Ar-Ge faaliyetlerinin merkezde yer aldığı bütüncül bir ekosistem olarak kurgulandı. Fikirden pazara uzanan yeni nesil girişimcilik modeli olan Girişim Stüdyosu ile öğrenciler, akademisyenler ve şirketlerin bir araya geldiği ortak bir üretim havuzu oluşturulması hedefleniyor. Bu ekosistemde yeni teknolojilerin geliştirilmesi, startup’ların kurulması, fon sağlayıcı kurumların sürece dahil olması ve fikirden ürüne giden tüm süreçlerin desteklenmesi amaçlanıyor. Bu yapısıyla merkez, sadece araştırma değil, aynı zamanda ticarileşme odaklı bir inovasyon platformu olmayı hedefliyor.

Dalan: Yapılan İş Birliği Türkiye için Önemli 

Yeditepe Üniversitesi Kurucu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan, “Yapılan iş birliği sadece Yeditepe Üniversitesi için değil, Türkiye için de önemlidir. Fraunhofer Enstitüsü, Almanya’da ve dünyada yeni teknolojiler konusunda önde gelen bir kurumdur. Bu kurumdan alınan sertifikalar da dünyanın her yerinde kabul görmektedir. Fraunhofer Enstitüsü ile iş birliğini yapay zekâ alanında başlatıyoruz; ancak ileride diğer tüm teknoloji alanlarında da birlikte çalışma imkânımız olacak. Bu nedenle bunu Türkiye’nin teknolojik gelişimi açısından değerli bir adım olarak görüyorum. Yeditepe Üniversitesi günümüzde Ar-Ge’de uluslararası alanda tanınır bir konumdadır. Bugün de Fraunhofer Enstitüsü ile iş birliğine imza attık. Bu iş birliğiyle çok daha önemli çalışmalar gerçekleştirilecektir” dedi. 

Prof. Dr. Durman: Fikirlerin Ürünlere Dönüştüğü Çalışmalar Yapılıyor

Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman da, “Teknopark İstanbul ile Yeditepe Üniversitesi arasında son zamanlarda güzel iş birlikleri gerçekleşiyor. Teknopark içerisinde üniversitemizin de büyük bir teknoloji üssü bulunuyor. Araştırmalarımızı geleceğe ve girişimciliğe yönelik olarak, öğrenci ve akademisyenlerin bir araya geldiği bir alanda yürütüyoruz. Merkezde, fikirlerin ürünlere dönüştüğü çalışmalar yapıyoruz. Bu süreçte Teknopark yöneticilerinin de değerli desteklerini alıyoruz” diye konuştu.

Sauer: Türkiye Bizim için Stratejik Bir Ortak 

“Türkiye bizim için stratejik bir ortak” diyen Dr. Olaf Sauer ise sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Fraunhofer, Yeditepe Üniversitesi ve IIB çok değerli, uluslararası bir iş birliği başlattı. Yeditepe Üniversitesi, Fraunhofer Enstitüsü’yle iyi bir şekilde birbirini tamamlayan modern altyapıya, Ar-Ge kapasitesine ve fikri mülkiyet (IP) birikimine sahiptir. İş birliği kapsamında başlangıçta Türkiye’deki üretim sanayi ya da Türkiye’de faaliyet gösteren Alman şirketleri için Endüstri 4.0, Veri Yönetimi, Endüstriyel Yapay Zekâ ve dijital ikizler alanlarına odaklanacağız. Elbette iş birliği zamanla diğer alanlara da genişleyebilir. Türkiye, Asya ile Avrupa arasındaki tedarik zincirlerinde stratejik bir konuma sahiptir. Bu nedenle, dayanıklı tedarik zincirleri, üretim ve montaj kapasitelerinin yakın coğrafyalara taşınması ile robotik ve yeşil dönüşüm/döngüsel ekonomi gibi alanlarda çözümler geliştirileceğini ve uygulanacağını öngörüyoruz. Aynı zamanda üretim, montaj, malzeme akışı, lojistik ve ilgili bilişim uygulamaları alanlarında yetkinlik kazanan genç uzmanlar yetişecektir. Gelecekte ihtiyaç duyulan da tam olarak bu yetkinliklerin birleşimidir. Yeditepe Üniversitesi, bu gelişmeler doğrultusunda uluslararası bir Ar-Ge ortağı olarak konumlanabilir ve kendini daha görünür kılabilir. Profesörlerin ve araştırmacıların, örneğin üretim ve otomasyon teknolojileri alanında CIRP, IFAK, IEEE gibi bilimsel topluluklara entegre olması sayesinde Yeditepe Üniversitesi, güçlü ve ilgili yetkinliklere sahip, saygın bir Ar-Ge ortağı olarak konumunu pekiştirebilir.”

Prof. Dr. Bayat: Hedefimiz Yapay Zeka ile Küresel Açılım

Yeditepe Üniversitesi Ar-Ge ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat ise şunları söyledi:

“YZ UAM (Yapay Zeka Uygulama ve Araştırma Merkezi) ve Girişim Stüdyosu, uluslararası iş birlikleri ve endüstriyel Ar-Ge faaliyetlerinin merkezde yer aldığı bütüncül bir ekosistem olarak kurgulanmıştır. Bu yapı kapsamında, özellikle TÜBİTAK ve Avrupa Birliği projeleri yürüterek yapay zekâ alanında küresel açılım hedefliyoruz. Aynı zamanda teknoloji ve eğitim transferi odaklı çalışmalar yapılacaktır. Yeni nesil Girişim Stüdyosu modeliyle; öğrenciler, akademisyenler ve KOBİ’lerin bir araya geldiği ortak bir üretim havuzu oluşturulacaktır. Bu ekosistemde; yeni teknolojiler geliştirilecek, startup’lar kurulacak, fon sağlayıcı kurumlar sürece dahil olacak ve fikirden ürüne giden tüm süreçler desteklenecektir. Bu yönüyle merkez, sadece araştırma değil, aynı zamanda ticarileşme odaklı bir inovasyon platformu olacaktır. Merkezde öğrenciler, akademisyenler ve sektör temsilcileri; etkinliklerde, girişimcilik derslerinde, ortak proje geliştirme süreçlerinde aktif olarak bir araya getirilecektir. Ayrıca TÜBİTAK 1812 Programı ve girişim sermayesi (venture capital) şirketleri ile iş birliği yapılarak, projeler finansal kaynaklarla desteklenecektir.”

Öncelik Sağlık, Robotik ve Otomotivde

Prof. Dr. Bayat, “Yeditepe Üniversitesi, başta Fraunhofer Enstitüsü olmak üzere uluslararası partnerlerle birlikte Endüstri 4.0 ve dijitalleşme projeleri yürütmektedir. Bu kapsamda, üretim ve sanayi tesislerinde yapay zeka tabanlı otomasyon çözümlerinin yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Avrupa Birliği projeleri ve uluslararası konsorsiyumlar aracılığıyla; sağlık, robotik, otomotiv, çelik ve alüminyum gibi farklı alanlarda çalışmalar yapılmaktadır. Ayrıca Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Avrupalı partnerlerle birlikte, sanayiye yönelik yapay zeka eğitim programları planlanmaktadır. Yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik tarafında ise İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle geliştirilen “Karbon Chatbot” projesi ile karbon yakalama ve yeşil dönüşüm teknolojilerine katkı sağlanmaktadır. Türkiye’nin Avrupa Birliği üretim ekosistemine (Made in EU) entegrasyon sürecinin de bu alanlarda önemli bir ivme yaratması beklenmektedir” diye konuştu. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

‘Veli’nin Oğlu Orhan’ Küçükçekmece’de Seyirciyle Buluştu

Oyuncu Hakkı Ergök’ün, şair Orhan Veli Kanık’ın şiirlerinden ve hayatından yola çıkarak sahneye taşıdığı ‘Veli’nin Oğlu Orhan’ adlı tiyatro oyunu, Atakent ve Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezlerinde iki ayrı gösterimle seyirciyle buluştu. 

Türk edebiyatının önemli şairlerinden Orhan Veli Kanık’ın hayatından izler taşıyan oyunda, Hakkı Ergök’e tanbur Sanatçısı Hakan Dedeler müzikleriyle birlikte eşlik etti. 

Hakkı Ergök: Küçükçekmece seyircisi Türkiye’nin yetişmiş en iyi seyircilerinden

Küçükçekmece seyircisine teşekkür eden Oyuncu Hakkı Ergök, ‘’Küçükçekmece seyircisi bence Türkiye’nin en iyi yetişmiş seyircilerinden, bir oran vermem gerekirse ilk beşte diyebilirim. Bu özellikle de son altı, yedi yılda oldu. Oyun seçimindeki titizlik, sloganist tiyatro yerine birleştirici ve toplumun her kesimini kucaklayıcı oyunlar seçildi. Ortak paydalar üzerinden hareketle yapılan repertuarlar zamanla meyvesini verdi. Ayrıca Küçükçekmece seyircisi çok dürüst, tepkisini olumlu ya da olumsuz çok güzel ortaya koyar. Eğer beğenmediği bir oyunsa yarısında çıkar gider, beğendiği bir oyunsa da ayakta alkışlar. Dolayısıyla ben burada olmaktan çok mutluyum. Küçükçekmece benim hayatımda çok önemli bir yer almıştır ve almaya da devam ediyor’’ dedi.

Oyunun geçiş müziklerini ve Orhan Veli’nin şiirlerini besteleyen Hakan Dedeler ise’’ Altı buçuk senedir bu oyun üzerine Hakkı Ergök ile çalışıyoruz. Oyunda müzisyen Hakan rolüyle yer alıyorum ve canlı icra yapıyorum. İki Orhan Veli hayranı buluşup böyle bir projeye imza atmak bizim için çok keyifli, umarım izleyicilerimiz de keyif alıyordur’’ dedi.

Mustafa Kanmaz: Küçükçekmece Belediyesi’nin kültür ve sanat etkinlikleri çok güzel

Oyuna eşiyle birlikte gelen seyircilerden Mustafa Kanmaz, “ Hem sahne tasarımı hem müzik hem de üstadımızın oyunu çok güzeldi. Orhan Veli’nin şiirlerini çok severek okuyorum. Dolayısıyla benim için oyunda hem Orhan Veli’nin olması hem de Hakkı Ergök’ün gösterimi çok heyecan vericiydi. Küçükçekmece Belediyesi’nin kültür sanat etkinlikleri çok güzel. Bu sebeple başta Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum’’ dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Yerle Gök Arasında” sergisi Fotoğraf Müzesi’nde kapılarını açtı

Fotoğraf sanatçısı Aydın Berk Bilgin’in pandemi döneminde doğayla kurduğu içsel bağı yansıtan “Yer Gök Arasında” isimli fotoğraf sergisi, Nilüfer Belediyesi Fotoğraf Müzesi’nde sanatseverlerle buluştu. Siyah-beyaz 28 eserin yer aldığı sergi, 21 Haziran tarihine kadar ziyarete açık olacak.

Nilüfer Belediyesi Fotoğraf Müzesi, küratörlüğünü Türk fotoğraf sanatının duayen isimlerinden Engin Özendes’in üstlendiği ve fotoğraf sanatçısı Aydın Berk Bilgin’in “Yer Gök Arasında” isimli sergisine ev sahipliği yapıyor. Tarihi Misi köyündeki müzede gerçekleşen açılış törenine; Nilüfer Belediye Başkan Vekili Özlem Akbaş Önsoy, sanatçı Aydın Berk Bilgin, küratör Engin Özendes, Bursa Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (BUFSAD) Başkanı Tarık Akkurt ve çok sayıda sanatsever katıldı.

PANDEMİNİN ARDINDAN ANADOLU’NUN ZİRVELERİNE

Sergi, 2021-2023 yılları arasında Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun izole coğrafyalarında çekilmiş 28 siyah-beyaz eserden oluşuyor. Piktoryal bir dille üretilen fotoğraflar, klasik bir doğa manzarasından ziyade sanatçının iç dünyasını yansıtmayı hedefliyor.

Serginin açılışında konuşan sanatçı Aydın Berk Bilgin, serginin ortaya çıkışını şu sözlerle anlattı:

“Bu fotoğraflar, pandeminin o sıkıcı günlerinde, betonlaşmış kentlerin içine hapsolduğumuz dönemin peşi sıra ortaya çıktı. Kendimle yalnız kalmak ve huzur bulmak için doğaya yöneldim. Kars ve Karadeniz’in çoğunlukla kış, zaman zaman da bahar ve yaz aylarına ait olan bu fotoğraflar; doğayla bütünleşme, yalnız kalırken arınma duygusuna odaklanıyor. Analog ve dijital teknikleri bir arada kullanarak resimsel bir tat oluşturmaya çalıştım.”

“YARATILIŞ, YERLE GÖK ARASINDA BAŞLAR”

Serginin küratörü Engin Özendes ise eski Türk inanışlarındaki doğa algısına dikkat çekerek, eserlerin barındırdığı derinliğe vurgu yaptı. Özendes, “Eski Türklerin inanışında gök en yüce varlık, dağlar ise dünyanın merkezidir. Yine aynı inanışa göre yaratılış da işte burada, yerle gök arasında başlar. Aydın Berk Bilgin, bu fotoğraflarda içtenlik ve doğallıktan uzaklaşmadan ruhunu yansıtıyor. Bu eserler sadece gerçeklik bilgisini değil, hayal gücünü de tetikleyerek içsel bir manzarayı resmetmenin yollarını açıyor” ifadelerini kullandı.

“SANAT TOPLUMUN NEFES ALDIĞI YERDİR”

Nilüfer Belediye Başkan Vekili Özlem Akbaş Önsoy da, Misi’nin kültür köyü olma yolculuğundaki kararlılıklarının altını çizerek, “Nilüfer Belediyesi Fotoğraf Müzesi, 2017’den bu yana sanatı ve üretimi toplumla buluşturuyor. Bu çabalarımız Tarihi Kentler Birliği Arşiv ve Koleksiyon Ödülü, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Müze Statüsü ve fotoğraf sanatına katkı ödülleriyle taçlandı. Aydın Berk Bilgin gibi eski baskı tekniklerinde uzman, özgün ve ödüllü bir sanatçıyı müzemizde ağırlamaktan gurur duyuyoruz. Sanat bir toplumun nefes aldığı yerdir ve biz sanata yatırım yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Konuşmaların ardından sanatçı Aydın Berk Bilgin ve küratör Engin Özendes’e günün anısına hediye verildi.

“Yerle Gök Arasında” fotoğraf sergisi 21 Haziran tarihine kadar Nilüfer Belediyesi Fotoğraf Müzesi’nde ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı