Katılım Emeklilik’ten Çifte Güvence: Emeklilik Gelir Planı Katılımcılarına Özel Sağlık Sigortası Hediye

Sektörün öncü ve yenilikçi şirketi Katılım Emeklilik, bir ilke daha imza attı. Bireysel emeklilik sisteminde emeklilik gelir dönemine geçen katılımcılarına yönelik yeni bir ek faydasağlayan ürünü hayata geçirdi; Sağlıklı BES. Kampanya kapsamında, belirli şartları sağlayan Emeklilik Gelir Planı katılımcılarına ücretsiz sağlık sigortası sunuluyor.

Emeklilikte finansal birikime sağlık güvencesi eklendi

Katılım Emeklilik, mevcut bireysel emeklilik sözleşmesine sahip katılımcıları ile diğer emeklilik şirketlerinden aktarım yoluyla sisteme dâhil olan katılımcılarına yönelik önemli bir ek fayda sunuyor. Katılım Emeklilik’e ait emeklilik gelir planına katılan ve ilgili koşulları sağlayan katılımcılar için, yalnızca kendilerini kapsayacak şekilde sağlık sigortası poliçesi oluşturuluyor. Kampanya kapsamında sunulan sağlık sigortasının prim ödemesini tamamen Katılım Emeklilik karşılıyor. Sigorta kapsamı, katılımcının emeklilik gelir planına giriş tarihindeki toplam fon büyüklüğüne göre belirleniyor. Fon büyüklüğü hesaplamasında devlet katkısı da dahil olmak üzere toplam birikim esas alınıyor. Katılımcılar, bireysel sağlık sigortalarında geçerli olan kazanılmış haklar ile ömür boyu yenileme garantisi gibi haklardan, genel ve özel sigorta şartları çerçevesinde yararlanmaya devam ederken, kampanya kapsamında herhangi bir prim katkısı veya ek ödeme talep edilmiyor.

“Emeklilikte çifte güvence sunarak sektörde bir ilke imza attık”

Kampanyaya ilişkin değerlendirmede bulunan Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, şunları söyledi: “Emeklilik, yalnızca birikimlerin devreye girdiği bir dönem değil; aynı zamanda yaşam kalitesinin korunmasının da büyük önem taşıdığı bir süreç. Sektörde bir ilke imza attığımız Sağlık Sigortası hediyeli Faizsiz Emeklilik Gelir Planı kampanyamızla, katılımcılarımıza emeklilik dönemlerinde finansal güvenceye ek olarak sağlık alanında da destek sunmayı amaçlıyoruz. Bireysel emeklilik sistemini, hayatın farklı ihtiyaçlarına cevap veren bütüncül bir yapı olarak ele alıyoruz.”

Kampanyadan; Katılım Emeklilik’te bireysel emeklilik sözleşmesi bulunan ya da başka bir emeklilik şirketinden aktarım yoluyla gelen ve Katılım Emeklilik’e ait Emeklilik Gelir Planı’na geçen katılımcılar yararlanabiliyor. Emeklilik gelir planına en fazla 64 yaşında katılan katılımcılar için sağlık sigortası, gerekli şartların sağlanması hâlinde 75 yaşına kadar her yıl yenilenebiliyor. Kampanya, 31 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek. Emeklilik gelir planının sona ermesi veya başka bir emeklilik şirketine aktarılması durumunda, kampanya kapsamında sunulan sağlık sigortası da sonlandırılıyor. Katılım Emeklilik, bu uygulamayla emeklilik dönemine giren katılımcılarına yalnızca finansal birikim değil, sağlık güvencesiyle desteklenen bütüncül bir emeklilik deneyimi sunmayı hedefliyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kocaeli Uluslararası Fuar Merkezi’nin ihalesi 30 Mart’ta

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kartepe’de inşa edeceği Kocaeli Uluslararası Fuar Merkezi için 30 Mart’ta ihaleye çıkıyor. Marmara bölgesindeki fuarcılık faaliyetlerini yeniden şekillendirmesi hedeflenen merkezde, ilk etapta her biri 10 bin metrekare büyüklüğünde 3 fuar holü inşa edilecek.

TEKLİFLER EKAP ÜZERİNDEN ALINACAK

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Cengiz Topel Havalimanı’nın yanında bulunan 320 dönümlük alanda inşa edeceği Kocaeli Uluslararası Fuar Merkezi için ihale süreci başlatıldı. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Üst Yapı İşleri Şube Müdürlüğü tarafından 30 Mart Pazartesi günü saat 11.00’de gerçekleştirilecek ihale açık usulle yapılacak ve teklifler EKAP üzerinden alınacak.

İLK ETAPTA 3 HOL YAPILACAK

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın, “Sadece fuar değil, sosyal yaşam merkezi inşa edeceğiz” mesajıyla duyurduğu proje kapsamında altyapı ve hafriyat çalışmaları tamamlandı. Marmara bölgesindeki fuarcılık faaliyetlerini yeniden şekillendirmesi hedeflenen merkezde, ilk etapta her biri 10 bin metrekare büyüklüğünde 3 fuar holü inşa edilecek. Ön bölümde ise kongre merkezi, konferans salonları ve geniş giriş hollerinden oluşan yapılar yer alacak.

6 HOLDEN OLUŞAN SOSYAL YAŞAM MERKEZİ

Uzun vadede fuar merkezinin toplam 6 hole ulaşması planlanıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte otel, ticari alanlar ve merkezin parklanma ihtiyacını karşılayacak ek yapılar da alana kazandırılacak. Bu yatırımla birlikte Kocaeli’nin, ulusal ve uluslararası fuarcılığın önemli merkezlerinden biri haline gelmesi hedefleniyor.

181 BİN 900 METREKARE ALANDA İNŞA EDİLECEK

Toplam 181 bin 900 metrekarelik alan üzerinde projelendirilen fuar merkezinin 65 bin 445,6 metrekarelik inşaat alanı bulunuyor. Proje kapsamında ayrıca peyzaj düzenlemeleri ile 706 araç kapasiteli açık otopark da yapılacak. Fuar merkezinin yapım süresi ise 540 gün olarak belirlendi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

‘Koçlukla Güçlenen Düşünce ve Liderlik’ etkinliği Antalya’da gerçekleştirildi!

Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği (ICF) Türkiye ile Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) iş birliğinde düzenlenen ‘Koçlukla Güçlenen Düşünce ve Liderlik’ etkinliği, Antalya’da geniş katılımla başarıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte, koçluk yaklaşımının liderlik yetkinliklerine, öz farkındalığa, etkili iletişime ve sağlıklı karar alma süreçlerine katkısı kapsamlı oturumlarla ele alındı.

ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği programa; Antalya Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) İl Müdürü İlhan Çolakoğlu, ATSO Yönetim Kurulu ve Meclis üyeleri, sektör temsilcileri, eğitimciler ve öğrenciler katıldı.

“Koçluk Temelli Düşünce Liderliği: Yön Vermekten Yolu Açmaya”

Programın birinci oturumunda konuşan ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Erdem Balcı, “Koçluk Temelli Düşünce Liderliği: Yön Vermekten Yolu Açmaya” başlıklı sunumunda modern liderlik anlayışının dönüşümüne dikkat çekti.

Balcı, günümüz liderliğinin artık yalnızca karar alan ve yön gösteren bir modelden ibaret olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:

“Gerçek liderlik, insanların potansiyelini ortaya çıkarabilecek alanı açabilmektir. Koçluk yaklaşımı; öz farkındalık, güçlü soru sorma, etkin dinleme ve sorumluluk bilinciyle bireyin kendi çözümünü üretmesini destekler. Bu da sürdürülebilir başarıyı mümkün kılar.

Koçluk yaklaşımı iş dünyasında; hedef belirleme süreçlerini netleştirir, karar alma kalitesini artırır, iletişim kültürünü güçlendirir, kurumlarda güven ve sorumluluk bilincini yaygınlaştırır. Liderliğin geleceği ‘farkındalık temelli’ bir anlayışla şekillenecek.”

Farkındalık, kurumsal gelişim ve deneyim paylaşımları ele alındı! 

Etkinlikte Dr. Murat Kaplan, farkındalık temalı sunumuyla katılımcılara yeni ve derinlikli perspektifler kazandırdı. Antalya OSB Eğitim Müdürü Sehel Türk ise gelişim süreçlerinde koçluğun rolü ve kurumlara sağladığı katkılar üzerine değerlendirmelerde bulundu. Genç Liderler ve Girişimciler Derneği (JCI) Antalya Şubesi üyeleri de koçluğun profesyonel yaşamlarına etkisini deneyimsel paylaşımlarla aktararak programa uygulama odaklı bir boyut kazandırdı.

Meslek Liselerinde Koçluk ve Mentorluk Modeli

Etkinliğin ikinci bölümünde ise “Rol Modelden Yol Arkadaşlığına – ATSO Meslek Liseleri Koçluk & Mentorluk Projesi” ele alındı. Oturumun moderatörlüğünü Anda Eğitim ve Koçluk Kurucusu, ICF Üyesi Profesyonel Koç Melike Yayla üstlendi.

Sektör temsilcileri, mentorlar, öğretmenler ve öğrenciler; meslek liselerinde yürütülen koçluk ve mentorluk çalışmalarının gençlerin kariyer farkındalığı, özgüveni ve gelecek vizyonu üzerindeki etkilerini paylaştı. Program, koçluğun yalnızca iş dünyasında değil, eğitim alanında da güçlü bir gelişim aracı olduğunu ortaya koydu.

“Koçlukla Güçlenen Düşünce ve Liderlik” etkinliği, ICF Türkiye’nin koçluk kültürünü farklı paydaşlarla buluşturma ve liderlik anlayışını dönüştürme vizyonunun güçlü bir yansıması oldu.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kafka Kitap’tan Türk Edebiyatının Üç Büyük Romanı Serisi

Kafka Kitap’tan Türk Edebiyatı klasikleri serisi başlıyor. Mai ve Siyah, Eylül ve Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç günümüz Türkçesiyle yeniden okurla buluşuyor. 

Kafka Kitap, Türk edebiyatının modernleşme sürecine yön veren üç büyük romanı, Halid Ziya Uşaklıgil’in “Mai ve Siyah”ı, Mehmet Rauf’un “Eylül”ü ve Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın “Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç”ı ile edebiyat tarihinin en güçlü metinlerini günümüz okuruyla yeniden buluşturuyor. 

Titiz bir editoryal çalışmayla Mustafa Çevikdoğan tarafından yayına hazırlanan ve günümüz Türkçesine uyarlanan bu üç eser, yalnızca geçmişin edebiyat mirasını değil, bugün hâlâ güncelliğini koruyan meseleleri de hatırlatıyor. 

Bir Kuşağın Hayalleri ve Hüsranları: Mai ve Siyah 

Türk edebiyatının ilk büyük romanlarından biri olan Mai ve Siyah, aradan geçen yüz yılı aşkın zamana rağmen “ilk” olmanın çok ötesine geçmiş bir başyapıt. Halid Ziya’nın ifadesiyle, “onda hemen bütün ben varım” dediği bu eser, bireysel bir hikâyenin ötesine geçerek “memleketin bedbaht gençliğini” anlatır. 

Osmanlı’nın son yıllarında, edebiyat ve basın dünyası çevresinde geçen roman; hayaller, hülyalar ve kaçınılmaz hüsranlarla çevrili bir gençliğin hikâyesine odaklanır. Bu eser, bireysel bir anlatının ötesine geçerek bir kuşağın ruh hâlini temsil eder.

Seriyi yayına hazırlayan Mustafa Çevikdoğan, romanın edebiyat tarihindeki yerine şu sözlerle dikkat çekiyor: “Halid Ziya Uşaklıgil, Mai ve Siyah’ı yazarken sadece bir roman yazmakla kalmamış, sonrasında yazılacak yüzlerce romanın da çatısını kurmuş, Türk edebiyatına yeni bir yön vermiştir.”

Halid Ziya Uşaklıgil’in 1898’de yayımlanan ve Türk romanının seyrini değiştiren başyapıtı yazarın 1938’de gözden geçirdiği son metin esas alınarak, önceki baskılarla karşılaştırılarak en olgun hâliyle okura sunuldu. Mai ve Siyah, aradan geçen yüz yılı aşkın zamana rağmen hâlâ tüm gençlere ve tüm zamanlara seslenen bir roman olmayı sürdürüyor.

Türk Romanında Ruhun Derinlikleri: Eylül 

Mehmet Rauf’un edebiyat tarihimize armağan ettiği Eylül, “psikolojik roman” tanımının ötesine geçen, insan ruhunun en kırılgan noktalarına dokunan bir başyapıt. 

1900 yılında yayımlanan eser; insan ilişkilerini, belli bir toplumsal çevreyi ve en çok da İstanbul’u —özellikle Boğaziçi’ni— benzersiz bir ayrıntı zenginliğiyle anlatır. Yasak aşk ekseninde şekillenen romanda, üç ana karakterin ruh çözümlemelerindeki ustalık, edebiyatımızda bir dönüm noktasını işaret eder. Eylül, yalnızca bir karasevda romanı değil; duyguların, bastırılmış arzuların ve iç çatışmaların romanıdır.

Mustafa Çevikdoğan, Eylül’ün gücünü şöyle özetliyor: “Türk edebiyatında ‘psikolojik roman’ denince akla gelen ilk eser olan Eylül, bu basit sınıflandırmaya sığmayacak kadar büyük ve derinlikli bir romandır.”

Kafka Kitap, bu büyük eseri ilk baskılarıyla karşılaştırıp notlandırarak, metnin derinliğini ve atmosferini koruyan bir yaklaşımla günümüz Türkçesine uyarlıyor. Böylece Eylül, hem döneminin ruhunu hem de evrensel insan hâllerini bugünün okuruna yeniden taşıyor.

Kıyamet Korkusu, Aşk ve Cesur Bir Kadın Sesi: Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın en çok konuşulan ve en çok okunan romanlarından biri olan Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç, 1910 yılında Halley Kuyrukluyıldızı’nın dünyaya yaklaşmasıyla İstanbul’da oluşan büyük paniği merkezine alır. Gazetelerin körüklediği korku atmosferi içinde Hüseyin Rahmi, her zamanki gibi insanların cehaletini, hurafelerini ve boş inanışlarını hicvin keskin diliyle anlatır. 

Roman çoğu zaman eğitimsizlik ve batıl inançlar etrafında örülmüş bir aşk hikâyesi olarak bilinse de, onu asıl güçlü ve güncel kılan yönü, kadın meselesine yaklaşımıdır. Genç kadın karakterin dönemin “bilgili” erkek figürlerine verdiği dersler ve kadın-erkek eşitsizliğine dair cesur tespitler, bugün bile etkisini korur.

Mustafa Çevikdoğan, romanın arka planını şöyle anlatıyor: “1910 yılında Halley bir kez daha Dünya ufkunda göründüğünde insanları büyük bir telaş alır. Gazetelerin de bolca köpürttüğü bu korku atmosferinde Hüseyin Rahmi, insanların cehaletlerini alaya alan bu romanı yazar.” 

Edebiyatımızın ilk “dünyanın sonu” anlatılarından biri olarak kabul edilen bu roman, Kafka Kitap’ın titiz editoryal çalışmasıyla günümüz Türkçesine uyarlanarak okurla buluşuyor.

Editoryal Yaklaşım: Metne Sadakat, Okura Yakınlık 

Kafka Kitap’ın Türk Edebiyatı Klasikleri serisi, bu üç romanı yalnızca yeniden yayımlamakla kalmıyor; onları bugünün okuruyla yeniden konuşturmayı hedefliyor.

Seriyi yayına hazırlayan Mustafa Çevikdoğan, bu üç romanın yalnızca edebi değil, düşünsel ve toplumsal açıdan da hâlâ canlı olduğunu vurguluyor. Çevikdoğan, tüm eserlerin ilk baskılarıyla karşılaştırıldığını, notlandırıldığını ve metne sadık kalınarak günümüz okurunun rahatlıkla takip edebileceği bir dilde yeniden hazırlandığını belirtiyor. 

Bu yaklaşım, edebiyat tarihimizin yapıtaşlarını hem akademik titizlikle hem de okur dostu bir anlayışla yeniden düşünmeye davet ediyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İznikli Minikler Ramazan Akşamlarında Buluşuyor

İznik Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan ayı etkinliklerinde çocuklar eski ramazanları yaşarken aynı zamanda da eğlenerek öğreniyorlar.

Özlenen eski Ramazanların manevi ortamı ve sıcaklığı düzenlenen etkinlikler ile bu yılda İznik’e taşındı. “Eski Ramazanlarda yaşanan manevi ortamın sıcaklığı ve coşkusunu bugünde çocuklarımızın yaşamalarını istiyoruz” diyen İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, “On bir ayın sultanı Ramazan Ayı’nın manevi atmosferini yaşatmak, ‘Nerede o eski Ramazanlar’ diyenlerin nostalji özlemini gidermek amacıyla, Ramazan Ayı geleneklerinin yaşatıldığı etkinliklerimize bu yılda devam ediyoruz. Bu Ramazan’ı yeniden yan yana eski geleneklerimizle yaşıyor olmanın huzurunu hissediyoruz. Hepimizin özlediği eski Ramazanların coşkusunu etkinliklerimizle hep birlikte yaşıyoruz. Tüm hemşerilerimi etkinliklerimize katılarak bu manevi atmosferi yaşamaya davet ediyorum. Ramazan Ayı’nın ülkemiz ve tüm İslam alemi için barış ve huzur getirmesini temenni ediyorum. Tüm hemşerilerimizi etkinliklerimizde buluşmaya davet ediyorum” dedi.

Etkinliklerde miniklere müzikli drama oyunları, sihirbaz gösterisi, keloğlan çocuk tiyatrosu, Hacivat karagöz gölge oyunu, orta oyunları gibi gösteriler sunulurken çocuklar hem eğleniyor, hem de öğreniyor.

İznik Belediyesi’nin Ramazan Ayı süresince gerçekleştireceği programlar Pazartesi akşamları saat 20.30’da İznik Milli İrade Meydanında devam ediyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İBB Şehir Tiyatroları’nda Bu Hafta (25 Şubat-2 Mart 2026)

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni haftasında 15 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.

Şehir Tiyatroları’nda bu hafta sanatseverleri Yaşar Kemal’den Musahipzade Celal’e, Tolstoy’dan Lyudmila Razumovskaya’ya klasik ve modern yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor. 

Ramazan ayına özel sahnelediğimiz, Nihat Alpteki’nin yönettiği geleneksel Türk tiyatrosu formlarından “Ödüllü” isimli ortaoyunu Müze Gazhane’de İstanbul seyircisiyle buluşuyor.

Bu hafta Ödüllü (Ortaoyunu), Lüküs Hayat (Konuk Oyun), Ağrı Dağı Efsanesi, Haramiler, Savaş ve Barış, Sevgili Yelena Sergeyevna, Cadı Kazanı, Sivrisinekler, Maviydi Bisikletim, Merhaba Çocuk, Benim Küçük Yıldızım, Çöpsüz Dünya, Bekçi ile Postacı, Sevdalı Bulut, Elma Kurdu Kırtık adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

Oyun biletleri, gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

Bu Haftanın Programı (25 Şubat-2 Mart 2026) 

ÖDÜLLÜ (ORTAOYUNU)

“Kavuklu bekârdır ve yine işsizdir. Pişekârla yıllar sonra karşılarlar, hal hatır sorulduktan sonra Kavuklu Pişekâr’dan kendisine bir iş bulmasını ister. Pişekâr da varlıklı bir aile dostunun yakın zamanda vefat ettiğini, bekar bir kızı olduğunu ve o kızın bileğini büken erkekle evleneceğini vaat ettiğini söyler. Hikâye bu ya kızın kolunda efsunlu bir pazuband vardır. Kavuklu hemen niyetini ortaya koyar. Kız ile buluşturulur, kız ile kavuklu birbirine vurulur, hemen bilek güreşine tutuşurlar derken herkesin bileğini büken kız kavukluya yenilir. Anne bu durumdan pek hoşnut olmaz. Kız da kavuklunun kendisi için mücadele edip etmeyeceğini ölçmek için pehlivanlarla güreş yapmasını ister. Bu güreş için bir para ödülü konulur. Pişekâr ünlü pehlivanlara mektup yazar ve sırayla pehlivanlar gelmeye başlar; kavuklu sevdiği kıza, pehlivanlar da para ödülüne kavuşmak için güreşe tutuşurlar. Arnavut, Yahudi, Acem, Laz, Kayserili, Matiz gelir ve bizim Kavuklu hepsini tesadüfen! tuşa getirerek yener. Peki, âşıklar kavuşur mu, pehlivanlar para ödülünü nasıl alır?

Oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burhan Yeşilyurt, Cihan Kurtaran, Çağlar Ozan Aksu, Gülsüm Alkan, Murat Üzen, Özgür Dağ, Seda Yılmaz, Serkan Bacak, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 2 Mart 2026 Pazartesi günü Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

LÜKÜS HAYAT (7+Yaş) (Konuk Oyun)

 Bundan yaklaşık bir asır önce, Cumhuriyetin 10. yıl dönümü kutlamalarına bir süre kala,1933. “Lüküs Hayat”ın bir operet olarak yaratıldığı tarihe seyahat ediyoruz. Söz konusu lüks hayatı bizzat yaşayan toplum panoramasına.

İş bu Mûsikili Temâşa; muasır medeniyetler seviyesine erişme arzusunda süratli adımlarla çağa ayak uydurması icab eden bir ulusun hülyasını gözler önüne serer. 

Şark ile garbın adeta tokalaştığı Boğaziçi’nde, bir nispet merkezi olan lüks bir köşk içindeki züğürt topluluk; 1930’lar kent yaşamının alegorisidir. Haliyle “bugün” dediğimiz zaman diliminin arsız ruhunun izdüşümüdür.

Yabancı kültür furyasına ve lüks yaşam cereyanına kendini kaptırmış onlarca farklı sosyal banttan fani kişiliklerinin gülünç koşuşturmasının peşinde; insanı birbirinden çalmaya zorlayan bu toplum konjonktürünü röntgenler, çuvaldızı kendimize batırmaya doyamayız.

NKT iftihar ile takdim eder;“Hasreti Çekilen Eski Bir Dost Gibi;  Lüküs Hayat”

Cemal Reşit Rey, Ekrem Reşit Rey’in yazdığı, Oğuz Utku Güneş, Arzu Daştan Mutlu, Gökçe Işıl Tuna’nın temaşa metnini yazdığı, Oğuz Utku Güneş’in yönettiği oyunda Ayşe Gülerman, Adem Mülazim, Ayşe Güreşci, Batuhan Pamukçu, Barış Ayas, Duygu Yakasız, Ayşe Elif Kesoğlu, Hande Ağaoğlu, İbrahim Ersoylu, Mehmet Yıldırım, Mesut Özsoy, Mert Çifci, Peker Sabuncu, Sibel Curciali, Sultan Ahmet Çakır, Zeynep Çelik Küreş rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

 AĞRI DAĞI EFSANESİ (13+ Yaş)

Kapısına kadar gelen bir atı geri vermeyerek geleneğine sahip çıkma sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalan Ahmet’le, hem atın hem de bölgenin yönetiminde sözün sahibi olan Mahmut Han’ın kızı Gülbahar’ın hikâyesi, Yaşar Kemal’in usta kaleminde hem kültürün rengi, hem tarihin izi, hem halkın yükünü taşıyan Ağrı Dağı Efsanesi’ne dönüşmüştür.

Büyük ustanın anlatısına sahne üzerinde soluk vermek için çıktığımız yolculukta, seyircilerimizi Ağrı Dağı Efsanesi’ni birlikte hayal etmeye davet ediyoruz.

Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Arda Alpkıray, Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Can Tarakçı, Cihan Kurtaran, Emrah Can Yaylı, Emre Yılmaz, Ertan Kılıç, Hakan Örge, Murat Üzen, Özge Midilli, Serkan Bacak, Uğur Dilbaz, Yeliz Şatıroğlu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

HARAMİLER (16+ Yaş)

 Musahipzade Celal’in üç farklı oyunundan oluşturulan bir uyarlamayla, halkın başına musallat olan harami yöneticiler ekseninde gelişen olayları, modern bir bakış açısı ve hicivle sahneye taşıyor.

 Musahipzade Celal’in yazdığı, Engin Alkan’ın uyarlayıp yönettiği oyunda Aslı Nimet Altaylar, Damla Cangül Yiğit, Elçin Atamgüç, Enes Mazak, Eyşan Dönmez, Göksel Arslan, Melih Tuma, Müslüm Tamer, Pelin Budak, Reyhan Karasu, Yusuf Akçay, Zafer Kırşan rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

SAVAŞ VE BARIŞ (16+ Yaş)

1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir. Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikâyeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur. Lev Tolstoy’un yazdığı,  Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda Ahmet Kahvecioğlu, Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Boran Bağcı, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İpek Uğuz, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Ümit Bülent Dinçer, Ümit Can Kaya, Yağmur Topçu rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

SEVGİLİ YELENA SERGEYEVNA (16+Yaş)

İdealist ve ilkeli matematik öğretmeni Yelena Sergeyevna mütevazı evinde annesiyle birlikte yaşamaktadır Okul dışında uzun süredir hasta olan annesiyle de ilgilendiği rutin bir günün sonunda evinin kapısı çalınır. Öğrencileri o gün doğum günü olan öğretmenlerini kutlamak için ellerinde çiçekler ve hediyelerle kapıda durmaktadır. İlk bakışta oldukça sıradan bir kutlama olarak başlayan gece ilerleyen saatlerde bambaşka bir boyut alır. Etekteki taşların dökülmesi ile bu sürpriz ziyaretin masum bir kutlamadan fazlası olduğu ortaya çıkar.

Sovyetler Birliğinde geçen ve Perestroyka’nın ilk yıllarında kaleme alınan oyun, etik çöküşün eşiğindeki bir toplumu mercek altına alıyor. Değerler çatışması ve bireysel çıkarlar uğruna neler yapılabileceği başta olmak üzere bugün hala varlığını koruyan pek çok soruna da ışık tutmayı ihmal etmiyor.

Lyudmila Razumovskaya’nın yazdığı, Belgi Paksoy’un çevirdiği, Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Ayşecan Tatari, Cihat Faruk Sevindik, Direnç Dedeoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Hazal Uprak rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

CADI KAZANI (13+ Yaş)

Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.

Arthur Miller‘ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Seda Yılmaz, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Engin Akpınar, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

SİVRİSİNEKLER (16+ Yaş)

Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara Tutumluer, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

MAVİYDİ BİSİKLETİM (13+ Yaş)

İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor. Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 28 Şubat 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

MERHABA ÇOCUK (7-77 Yaş)

Mustafa Kemal’in mücadeleci ruhu ve bağımsız karakteri çocukluk dönemindeki sosyokültürel olaylarla, okuduğu kitaplar ve etkilendiği kişilerle karakterize olmuştur. Atatürk’ün askerlik, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemine dair her günü ve neredeyse her saati belge ve kitaplarla kayıt altındadır.

Ancak ne yazık ki, onun karakterini, dehasını, iradesini ve daha pek çok niteliğini belirleyen “çocukluk dönemi”ne dair pek az çözümleme yapılmıştır.

Şehir Tiyatroları, sadece “Yetim Mustafa”nın “Ulu Önder”e dönüşme sürecini değil, özellikle günümüzde, bir insanın yaşamında “çocukluk evresi”nin ne kadar önemli olduğunu, klasikleşmiş “anma etkinliği”yle değil bir oyunla aktarmayı amaçlıyor.

Gökhan Aktemur’un yazdığı, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Can Alibeyoğlu, Can Tarakçı, Emrecan Karakurum, Emre Yılmaz, Gülsüm Alkan, Mert Aykul, Özgür Dereli, Şenay Bağ, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 1 Mart 2026 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 1 Mart 2026 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

ÇÖPSÜZ DÜNYA (4+ Yaş)

İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgârın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları’’ gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 1 Mart 2026 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda  Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Melisa Demirhan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun 1 Mart 2026 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

SEVDALI BULUT (5+ Yaş)

Dünyanın bir yerinde, Ayşe Kız’ın bahçesi dışında kalan her yere ve her şeye sahip olan Kara Seyfi, Ayşe Kız’ın büyük emek ve sevgiyle kurduğu bahçesini de ele geçirmeye çalışmaktadır. Oyun, Sevdalı Bulut, Ayşe Kız ve arkadaşlarının bahçelerini Kara Seyfi’ye karşı koruma çabalarını anlatmaktadır.

Nazım Hikmet’in yazdığı, Eftal Gülbudak’ın yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Berk Samur, Canan Kübra Birinci, Emre Çağrı Akbaba, Enes Mazak, Erkan Akkoyunlu, Şeyda Arslan, Yasemin Güvenç rol alıyor. Oyun, 1 Mart 2026 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)

Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır. Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır. Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir. B. Çağatay Çakıroğlu ve Ö. Barış Bakova’nın yazıp B. Çağatay Çakıroğlu’nun yönettiği oyunda; Elyesa Çağlar Evkaya ve Seda Çavdar rol alıyor. Oyun, 1 Mart 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

İyi seyirler…

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Akra Kitap Günleri başladı

Kemer Kaymakamlığı ve Kemer Belediyesi’nin destekleriyle Akra Kemer Otel tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Akra Kitap Günleri, kapılarını kitapseverlere açtı. 

Organizasyonun açılış etkinliğine, Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Kemer Cumhuriyet Başsavcısı Gamze Almalı, Kemer Jandarma Komutanı Ömer Seyhan, Kemer Emniyet Müdürü Cengiz Usta, Kemer İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen, Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Semih Top, Kemer Belediye Meclis Üyeleri Mehmet Akın, Cansın Efir, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, öğretmen ve öğrenciler katıldı. 

Yazar imza buluşmaları, söyleşiler ve çocuk etkinliklerinin de yapıldığı organizasyonda, Coşkun Aral, Yekta Kopan, Talat Parman, Oğuz Benlioğlu, Hakan Günday, Serkan Karaismailoğlu gibi yazarların yanı sıra Akra Kitap Günleri’nde Kemer’de yaşayan yazarlar Saffet Yenigün, Ramazan Kar ve Antalya’dan Mustafa Aydemir’in de içinde bulunduğu 57 yerli ve yabancı yazar yer alıyor. 

Kaymakam Solmaz, Başkan Topaloğlu ve beraberindekiler, fuar alanını gezerek stantlardaki kitapları inceledi. 

Fuar alanına belediye araçlarıyla taşınan öğrenciler Başkan Topaloğlu ile selamlaşarak sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi. 

Protokol üyeleri ve öğrenciler daha sonra Mustafa Aydemir’in “1. Dünya Savaşı’nda Mustafa Ertuğrul Bataryasının Kazandığı Antalya Deniz Zaferleri” konulu söyleşisine katıldı. 

Yazar Mustafa Aydemir, Mustafa Ertuğrul ve askerlerinin kahramanlıklarının belge ve fotoğraflarıyla anlatıldığı söyleşi sonrasında öğrencilerin merak ettikleri soruları cevapladı. 

Kaymakam Ahmet Solmaz, yaptığı açıklamada, geçen sene düzenlenen kitap fuarının güzel bir katılımla gerçekleştiğini hatırlatarak, “Geçen seneki yoğun katılım bu yıl da devam ediyor. Bu organizasyonun önemli kısmı, bizim lokomotifimiz olan turizmi, kültür turizmi ile birleştirmek. Özellikle önemli yazarları buluşturmak adına önemli bir etkinlik. Etkinliğin yapılmasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” diye konuştu. 

Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu ise kitap fuarını düzenleyen Akra Otel’e teşekkür ettiğini belirterek, “Bir atasözümüz var. ‘Boş çuval dik durmaz.’ Bol bol kitap okuyup bilgi ve birikimimiz olursa herkese faydalı oluruz ve ülkemiz daha ileriye gider. Tüm öğrencilerimize bol bol kitap okumalarını tavsiye ediyorum ve hepsinin gözlerinden öpüyorum.” dedi. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Topaloğlu, öğrencilerin kitap etkinliğine katıldı

Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Uğur Okulları Kemer Şubesi’nde düzenlenen kitap okuma etkinliğine katılarak öğrencilerle birlikte kitap okudu.

Okul ziyaretinde öğretmenlerle selamlaşan Başkan Topaloğlu, program kapsamında ilk olarak ana sınıfı öğrencilerini ziyaret etti. Miniklerle sohbet eden Başkan Topaloğlu, onların heyecanına ortak oldu.

Ardından okul kütüphanesinde gerçekleştirilen etkinlikte; Okul Müdürü İdris Bayram, 2/A Sınıfı Öğretmeni Semra Akçağlayan ve öğrencilerle bir araya gelen Başkan Topaloğlu, öğrencilerle birlikte kitap okudu. Samimi bir atmosferde geçen etkinlikte çocukların okuma alışkanlığına dikkat çekildi.

Etkinlik sonunda öğrencilerle sohbet eden Başkan Topaloğlu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk eserini çocuklara hediye etti.

Başkan Topaloğlu ayrıca, ilerleyen günlerde öğrencilerin Kemer Belediyesi Şehit Ömer Halisdemir Toplantı Salonu’nda temsili bir meclis toplantısı gerçekleştireceğini belirtti.

Etkinlik, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bergama’da Yıllar Sonra Bir İlk: Cumhuriyet Meydanı’nda Ramazan Boyunca İftar Sofrası

Bergama Belediyesi, uzun yılların ardından ilk kez Ramazan ayı boyunca her gün Cumhuriyet Meydanı’nda iftar sofrası kuruyor.

Bergama’da Ramazan ayı bu yıl farklı bir heyecanla karşılanıyor. Bergama Belediyesi, uzun bir aradan sonra ilk kez Ramazan ayı boyunca her gün Cumhuriyet Meydanı’nda iftar sofrası kurarak vatandaşları aynı sofrada buluşturuyor.

Ramazan ayının son gününe kadar kurulacak olan İftar Çadırı, yalnızca bir yemek organizasyonu değil; birlikteliğin, dayanışmanın ve kardeşliğin yeniden meydanda hayat bulduğu bir buluşma noktası olacak.

Cumhuriyet Meydanı’nda her akşam kurulacak sofralarla yüzlerce vatandaş aynı duaya ‘amin’ diyecek, aynı ekmeği bölüşecek, Ramazan’ın manevi atmosferini birlikte yaşayacak.

Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik yaptığı açıklamada, bu organizasyonun Bergama için anlamının büyük olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Ramazan ayı; paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği müstesna bir zaman dilimidir. Cumhuriyet Meydanı’nda her gün iftar soframızı kuruyor olmanın heyecanını yaşıyoruz. Ramazan ayı boyunca gün tüm hemşehrilerimizi iftar soframıza davet ediyorum. Gelin, aynı sofrada buluşalım; Ramazan’ın bereketini birlikte paylaşalım.”

Bergama Belediyesi tarafından ayrıca Hicri 1447 – Miladi 2026 yılına ait Bergama İmsakiyesi de kamuoyuyla paylaşıldı. Ramazan ayı boyunca sahur, iftar ve namaz vakitlerine ilişkin bilgiler vatandaşların kullanımına sunuldu. Bergama’da Ramazan bu yıl sadece evlerde değil, meydanda; sadece sofralarda değil, gönüllerde de yaşanacak.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bosch Türkiye tarihinde bir ilk

Dünyanın önde gelen teknoloji ve servis tedarikçisi Bosch Grubu’nun bir parçası olan Bosch Car Service, Türkiye’deki gelişim stratejisinde tarihi bir başarıya imza attı. Kars’ta kapılarını açan Akhanlar Otomotiv Bosch Car Service, markanın 81 ilin tamamında 385 şubesiyle hizmet verme vizyonunu gerçeğe dönüştürerek Türkiye genelindeki kapsayıcılığı üst seviyeye taşıdı. 

Korioth: “Türkiye’nin her şehrinde hizmet verebilmekten gurur duyuyoruz.”

Bosch Car Service’in ulaştığı bu önemli dönüm noktasının Bosch’un Türkiye’deki yüz yılı aşkın köklü geçmişi için çok kıymetli olduğunu ifade eden Bosch Türkiye ve Orta Doğu Başkanı şöyle dedi: “Bu önemli başarının mimarları Bosch Car Service’lerde çalışanlar ve Bosch ekipleridir. Türkiye’nin her bir şehrinde aynı standart ve özveriyle çalışılması neticesinde 81 ilde markamız temsil edilebiliyor. Türkiye’nin her yerinde hizmet verebilmekten gurur duyuyoruz. Herkese çalışmaları için teşekkür ediyorum”.

Arslan: “Hedefimiz, Türkiye’nin her noktasında araç sahiplerine küresel standartlarda hizmet verebilmek.”

2002 yılından bu yana Türkiye’nin önde gelen otomotiv tamir servis zincirlerinden biri olan Bosch Car Service, üç yıl önce 81 il vizyonuyla hareket ederek servis sayısını artırırken mevcut ağın kurumsal dönüşümü çalışmalarını da yoğunlaştırdı. Türkiye & Orta Doğu Bölge Direktörü Arda Arslan, bu gelişim süreciyle ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Bosch Car Service olarak hedefimiz, Türkiye’nin neresinde olursa olsun her bir araç sahibine dünya standartlarında, güvenilir ve kaliteli hizmet sunmak. Son olarak Kars’ta Akhanlar Otomotiv ile 81 ilin tamamına ulaşmış olmamız, bu vizyonumuzun ve Türkiye pazarına verdiğimiz önemin en somut göstergesi.” Türkiye genelindeki servis noktaları, her marka ve model araca üretici garantisini bozmadan Bosch’un küresel kalite standartlarıyla bakım ve onarım hizmeti sunuyor. 

Türkiye’nin en yaygın bağımsız servis organizasyonlarından biri olan Bosch Car Service, genişleyen ağıyla birlikte teknolojik dönüşümü de ülkenin her köşesine taşıyor. Uzman ekiplerini küresel eğitimlerle destekleyen marka, Kars’taki yeni merkez de dahil olmak üzere tüm hizmet noktalarını Bosch’un dijital ekosistemi ve yüksek kalite standartlarıyla donatıyor. Bu sayede araç sahipleri, Türkiye’nin neresinde olurlarsa olsunlar, araç üreticisi garantisi bozulmadan profesyonel servis hizmeti alabiliyor.

81 il vizyonu kapsamında, servislerin araç kabul alanlarından müşteri bekleme salonları ve atölyelerinin yenilenmesine kadar her aşamada iş ortaklarına destek veriyor. Arslan, servis standartlarını nasıl koruduklarını şu sözlerle detaylandırdı: “Tüm servislerimizin ihtiyacı olan teknik ve teknik dışı eğitimlere katılmasını sağlıyoruz. Ekiplerimizle saha ziyaretleri yaparak açık denetimler gerçekleştirirken gizli müşteri denetimlerimizin de sayısını artırdık. Dijital ekosistem projelerimizi hayata geçirerek servislerimizin operasyonel verimliliğini yükseltirken, bu projelerle Bosch Car Service’lerde ağırladığımız müşterilerimize ‘Yaşam için teknoloji’ felsefemizle daha farklı hizmetler sunabiliyoruz”.

 

Bosch Mobilite ekosistemi ile dijital ve operasyonel güç 

Bosch, 81 ile yayılan bu büyüme yolculuğunda mobilite ekosistemindeki küresel birikimini ve teknolojik gücünü tüm iş ortaklarının kullanımına açıyor. Hizmet kalitesini standartlaştırmak adına; Bosch Mobilite Eğitim Akademisi’nin uzmanlık eğitimleri, yüksek kaliteli yedek parça çözümleri ve modern servis ekipmanları ağ genelinde bir bütün olarak sunuluyor. Dijitalleşmeyi odağına alan Bosch Car Service, Google entegrasyonuna sahip ‘Benim Servisim Bosch Car Service’ online randevu sistemiyle müşteri deneyimini kolaylaştırırken, B2B platformları üzerinden işleyen entegre sipariş sistemleriyle de operasyonel süreçleri çok daha verimli bir yapıya kavuşturuyor. Bu güçlü altyapı sayesinde araç sahipleri, Türkiye’nin her noktasında araç üreticisi garantisi korunarak dünya standartlarında profesyonel servis hizmetine ulaşabiliyor. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı