Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 2.500 Yıllık Deprem Senaryosunda Hizmet Sürekliliği Sağlayacak Şekilde İnşa Edildi

Türkiye’nin öncü otoyol işletmecilerinden IC Altyapı Grubu bünyesinde yer alan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu, uluslararası standartlarda özel olarak tasarlandığı için deprem gibi doğal afetlerde önemli bir rol üstlenmek üzere inşa edildi. Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 59 metreyle dünyanın en geniş, 322 metrelik kule yüksekliğiyle ise en yüksek köprülerinden biridir. Bu devasa proje hem büyüklüğü hem de doğal afetlerin getirdiği risklere karşı dayanıklığı ile dünyada öncü yapılardan biri olarak dikkat çekiyor.Yapılan rüzgâr tüneli testleri, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün aerodinamik davranışının, tasarım rüzgâr hızının oldukça üzerinde yer alan hızlara kadar dayanıklı olduğunu analiz ve testlerle ortaya koyuyor.   

Olası Depremde Güvenli Çıkış Sağlanabilecek

Kuzey Marmara Otoyolu’nun Marmara Fay Hattı’ndan uzak bir konumda bulunması, yapının deprem risklerinden daha az etkilenme potansiyeline sahip olmasını sağlıyor. Olası bir afet sonrasında otoyolun operasyonel kalması; acil durum ulaşımı, yol açma ve temizleme çalışmaları, lojistik destek, ikincil etkilerin azaltılması, hızlı erişim, iletişim altyapısının korunması ile ekonomik avantajların devamlılığı açısından kritik önem taşıyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu ise güvenilir mühendislik anlayışıyla inşa edilmesinin yanı sıra, son 9 yılda sağladığı önemli tasarruflarla da dikkat çekerek bölge için stratejik bir başarı örneği oluşturuyor.

2016 yılında açılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü, yaklaşık 2 bin 500 yılda bir meydana gelebilecek çok büyük şiddetli bir depremde bile ayakta kalarak servis verebilecek şekilde inşa edildi. Bu köprü inşa edilirken Kuzey Marmara ve Karadeniz’deki fay hatları tetkik edildi. Çok şiddetli bir depremde bile ayakta kalarak hizmet sunabilecek şekilde tasarlanan köprüde olası büyük bir depremde İstanbul, Kocaeli ve Sakarya’ya her türlü ulaşım Kuzey Marmara Otoyolu’ndan aksamadan yapılabilecek. Kuzey Marmara Otoyolu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü İstanbul’dan güvenli çıkış sağlanmasında stratejik bir görev üstlenecek.

Deprem Performans Kriterleri

Yavuz Sultan Selim Köprüsü, uluslararası köprü tasarım standartlarına uygun şekilde ULS (Ultimate Limit State) ve SLS (Serviceability Limit State) performans kriterleri doğrultusunda tasarlandı. Teknik gerekliliklere göre ULS ve SLS hizmet ömürleri için iki dönüş periyodu tanımlanmış olup; ULS için 2.475 yıl, SLS için ise 475 yıllık dönüş periyotları esas alınmıştır. Köprünün güvenilirliğini artıran en önemli unsurlardan biri; eğik askı kabloları ile askı halatlarının birlikte oluşturduğu hibrit kablo sistemidir. Bu sistem, köprü tabliyesinin deprem yükleri altında daha dengeli ve kontrollü bir yapısal davranış sergilemesini sağlıyor. Kule, tabliye, kablo ankraj bölgeleri ve bağlantı elemanlarında sismik zorlanmalara karşı yüksek dayanımlı çelik malzemeler ve özel performans betonları kullanılmıştır. Ayrıca köprüde uygulanan mesnet sistemi, deprem sırasında tabliyenin kontrollü hareketine imkan tanıyarak sismik izolasyon etkisi oluşturuyor. Jeoteknik tasarım kapsamında, taşıma gücü ve oturma analizleri detaylı çalışmalarla doğrulanmış; köprü ayakları kararlı zemin kütleleri üzerine konumlandırılmıştır. Bu sayede köprünün deprem performansı hem yapısal hem de zemin etkileşimi açısından güvence altına alınmıştır.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Çerçioğlu Koçarlı’da Minikleri Tiyatroyla Buluşturdu

Aydın Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından kentin dört bir yanında düzenlenen kültür ve sanat etkinlikleri her yaştan vatandaş ile bir araya gelmeye devam ediyor.
Aydın Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, sevilen çocuk oyunu Müzisyenler Çetesi’ni ilçelerde sahnelemeyi sürdürüyor. Renkli ve eğlenceli anlatımıyla öne çıkan oyun, Aydın’ın farklı ilçelerinde minik izleyiciler ile buluşuyor.
Sevilen oyun, Koçarlı’da miniklerle buluştu. Mevlüt Şahinci Konferans Salonu’nda sahnelenen oyuna çocuklar ve aileleri yoğun ilgi gösterdi. Tiyatro gösteriminde neşeli anlar yaşandı, çocuklar eğlenirken öğrendi.
Veliler ise çocukların kültür ve sanatla buluşmasından duydukları memnuiyeti dile getirerek Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.

“Müzisyenler Çetesi” oyunu; 5 Mart Perşembe günü İncirliova’da, 6 Mart Cuma günü Köşk’te, 12 Mart Perşembe günü Sultanhisar’ın Atça Mahallesi’nde, 13 Mart Cuma günü Buharkent’te, 3 Nisan Cuma günü Nazilli’de ve 10 Nisan Cuma günü Didim’de sahnelenecek.
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, tüm çocukları ve aileleri tiyatro gösterimlerine davet etti.
 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nihat Hatipoğlu Bayrampaşa’da Ramazan’ı anlattı

İlahiyatçı yazar Nihat Hatipoğlu, Bayrampaşa Belediyesi’nin düzenlediği Ramazan etkinlikleri kapsamında vatandaşlarla bir araya geldi. Yoğun ilgi gören Hatipoğlu, Ramazan ayının manevi değerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bayrampaşa Belediyesi’nin Muratpaşa Mahallesi Sinema Sokak’ta düzenlediği “Kardeşlik Ramazanı” etkinlikleri her akşam coşkuyla devam ediyor.

Bayrampaşa Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın’ın ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğin özel konuğu olan ilahiyatçı yazar Nihat Hatipoğlu, düzenlenen söyleşide vatandaşlara hitap etti.

Konuşmasında birlik ve beraberliğin önemine dikkat çeken Hatipoğlu, Ramazan ayının kırgınlıkların geride bırakıldığı, paylaşmanın ve dayanışmanın güçlendiği bir zaman dilimi olduğunu söyledi. Toplumun temelini oluşturan aile yapısına vurgu yapan Hatipoğlu, manevi değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine değindi. Program boyunca vatandaşlardan gelen soruları yanıtlayan Hatipoğlu, özellikle gençlere yönelik tavsiyelerde bulundu.

Programın sonunda Hatipoğlu’na çiçek takdim eden İbrahim Akın ise yaptığı konuşmada, Bayrampaşa’da Ramazan ayının birlik ve beraberlik içinde yaşandığını belirtti. İlçe sakinlerinin etkinliklere gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduklarını ifade eden Akın, “Ramazan’ın ruhunu hemşehrilerimizle birlikte paylaşmaya devam edeceğiz” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Şehir Tiyatroları 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde İki Etkinlikle Sahnede

Sanatçılarımız Tarafından Okuma Tiyatrosu Olarak Sahnelenecek “Şiddete Karşı Güçlenme Anlatıları”nın Yanı Sıra “Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin” Oyunu da 8 Mart Günü Seyirciyle Buluşacak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’na bağlı Çağdaş Gösteri Sanatları Merkezi (ÇGSM), bir okuma tiyatrosu gerçekleştiriyor.

“Şiddete Karşı Güçlenme Anlatıları” adlı okuma tiyatrosu 8 Mart 2026 Pazar günü saat 20.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de ücretsiz olarak seyirciyle buluşuyor.

Etkinlikte, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın “Kadına Yönelik Şiddet Deneyimleri” ile “Şiddete Karşı Anlatılar” kitaplarında yer alan anlatılardan Emre Koyuncuoğlu’nun derlediği metinler okunacak.

Aslı İçözü’nün yönettiği, kostüm tasarımını Duygu Ateş’in yaptığı okuma tiyatrosunda dayanışma adına sanatçılarımız Aslı İçözü, Aslı Öngören, Berna Adıgüzel, Hazal Uprak, Şirin Asutay, Yeşim Koçak ve Emre Koyuncuoğlu bir arada yer alıyor.

“SEN İSTANBUL’DAN DAHA GÜZELSİN” 8 MART’TA ÜCRETSİZ SAHNELENİYOR

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, “Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin” oyununu 8 Mart Kadınlar Günü’ne özel ücretsiz olarak Üsküdar seyircisiyle buluşturuyor.

Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazıp yönettiği oyun 8 Mart Pazar günü 20.00’de Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde sahneleniyor.

Oyunların biletleri 3 Mart 2026 Salı günü 11.00’de gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

SEN İSTANBUL’DAN DAHA GÜZELSİN

Bir ailenin üç kadını; anneanne, kız ve torun… Üçünün ortak yazgısı, aynı mekanda, dile gelenlerden daha çok içlerinden sessiz sedasız geçen cümlelerde gizli… Erkeklerin yalnız ve eksik bıraktığı yaşamlarında, birbirlerine tutunurken ve giderek birbirine benzerken, geçmiş, şimdi ve gelecek içiçe geçiyor. Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, İstanbul fonunda Ayfer, Başak ve Melis’in hikâyesini anlatıyor. Kadının değişmeyen hikâyesini…

“Kucağıma almışım seni… yürümüşüz beraber, çelik tellere bakmışım, çimentoya, karşıdan yeni yeni çıkan uzun binalara… yerdeki asfalta bakmışım… yolun yarısında yorulanların sigara dumanları arasından geçmişiz, ter kokusu her yer Allah kahretsin, “boğaz havasının içine ettiniz” diye bağırdım. ‘gel kız eve gidiyoruz, sen İstanbul’dan daha güzelsin’ O gün hayatımın en güzel günüymüş, meğerse…”

Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, anlatı geleneğiyle tiyatronun çağdaş araçlarını buluşturan oyun, “üç anlatıcı’lı bir kurguyla ilerliyor. Mekânın birliğine hikâyenin parçalanmışlığı ekleniyor ve farklı bir kurgu ortaya çıkıyor. Bu kurgu, geçmiş, gelecek ve şimdide çakılı kalmış üç hikâyeyi birleştiriyor. Zamanla üç hikâye de tekleşiyor ve ‘kadın’ın hikâyesine dönüşüyor…

Oyunda Esin Umulu, Şebnem Köstem, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Büyükşehir Belediyesi’nin Geleneksel Ramazan Etkinlikleri sürüyor

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Cam Piramit’te düzenlenen Geleneksel Ramazan Etkinlikleri kapsamında hafta sonu gerçekleştirilen Şanlıurfalılar ve Elazığlılar gecelerinde, Türk Halk Müziği’nin sevilen isimleri Mahmut Tuncer, Güler Işık ve Emrah Güllü sahne aldı. Sanatçılar, seslendirdikleri türkülerle vatandaşlara unutulmaz bir gece yaşatarak etkinliklere coşku kattı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen Geleneksel Ramazan Etkinlikleri dolu dolu geçiyor. Her gün farklı şehirlerin kültürlerinin yaşatıldığı etkinliklerde Cumartesi akşamı Şanlıurfalılar Gecesi düzenlendi. Etkinliğe Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Akkoyun, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar ve Antalya Şanlıurfalılar Derneği Başkanı Mehmet Uymaz da katıldı. Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi alanında gerçekleştirilen etkinliklerde ilk olarak Şanlıurfa’dan gelen Sıra gecesi ekibi sahne aldı. Uzun havalar ve türkülerle alanı dolduran vatandaşlar keyifli anlar yaşadı.

HEMŞEHRİ GECELERİNE YOĞUN İLGİ

Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Akkoyun, Ramazan etkinliklerinin çok güzel geçtiğini söyleyerek “Muhittin Böcek Başkanımız, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu güçlendiren tüm hemşehri buluşmalarına büyük önem veriyor. Bu mübarek ayın bereketini böyle güzel bir gecede hep birlikte yaşıyoruz. Bizimle birlikte olan tüm sanatçılarımıza teşekkür ediyorum. Ramazan ayımız mübarek olsun, birlik ve beraberliğimiz daim olsun” dedi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar ise “Böylesine güzel bir Ramazan akşamında hemşehrilerimizle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduk. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İnşallah görevde olduğumuz sürece bu tür kültürel ve sosyal etkinliklere destek vermeye devam edeceğiz” diye konuştu.

MAHMUT TUNCER VE GÜLER IŞIK TÜRKÜ ZİYAFETİ

Şanlıurfalılar gecesinde sahne alan Türk Halk Müziği’nin güçlü sesi Mahmut Tuncer, sevilen türkülerini seslendirirken şarkı aralarında yaptığı esprilerle programa renk kattı. Geleneksel Ramazan etkinliklerinin ilerleyen bölümünde ise Türk Halk Müziği’nin usta isimlerinden Güler Işık sahne aldı. Işık, yorumladığı türkülerle dinleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Programın sonunda Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Akkoyun, Mahmut Tuncer ve Sıra Gecesi ekibine gecenin anısına plaket ve çiçek takdim ederek teşekkür etti.

ANTALYA’DA ELAZIĞLILAR GECESİ COŞKUSU

Geleneksel Ramazan etkinlikleri kapsamında Pazar akşamı ise Elazığlılar Gecesi programında ise Emrah Güllü sahne aldı. Güllü, seslendirdiği türkülerle Elazığlılar Gecesi’ne renk kattı. Hemşehri ezgilerinin yankılandığı gecede vatandaşlar türkülere hep bir ağızdan eşlik ederken, memleket hasretlerini giderdi.

VATANDAŞLARDAN ETKİNLİKLERDEN MEMNUN

Ramazan etkinliklerinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Ümmü Sıthı Kırmızı,  “Etkinlikler gerçekten çok güzel, Ramazan ayı çok keyifli geçiyor. İftardan sonra komşularımızla birlikte toplanıp buraya geliyoruz. Ulaşım bizim için kolay olduğu için özellikle burayı tercih ediyoruz. Hep birlikte eğleniyor, oynuyor ve güzel vakit geçiriyoruz. Böylece Ramazan’ı dolu dolu yaşıyoruz. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim” dedi.

Ayfer Dikilitaş ise etkinliğe ilk kez katıldığını belirterek, daha önce Karaalioğlu Parkı’nda düzenlenen programların kendisine uzak olduğu için gidemediğini söyledi. Cam Piramit’in  evine daha yakın olması nedeniyle bundan sonra sık sık gelmeyi planladığını ifade eden Dikilitaş, organizasyonu düzenleyen Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Küresel Oyun Pazarı 2025’te 188.8 Milyar Doları Buldu

Dijital oyun sektörü yalnızca eğlence üretmiyor; veri odaklı tasarım, yapay zekâ entegrasyonu ve küresel yayın stratejileriyle çok katmanlı bir yaratıcı teknoloji ekosistemi inşa ediyor. İstinye Üniversitesi Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi İsmail Ergen, oyun tasarımcısını “deneyim mimarı” olarak tanımlıyor. Ona göre tasarımcı; oyun mekaniğinden ekonomi modeline, kullanıcı deneyiminden live operasyonlara kadar tüm sistemi kurgulayan, test eden ve veriye dayalı olarak geliştiren bir yaratıcı teknoloji mühendisi. Yapay zekâ destekli adaptif mekaniklerden oyuncu analitiğine uzanan bu yeni yaklaşım hem eğitim modelini dönüştürüyor hem de Türkiye’yi küresel rekabette daha görünür bir konuma taşıyor.

“Sadece fikir üretmez; sistemi tasarlar, test eder ve veriye dayalı olarak iterasyon yapar”

Dr. Öğr. Üyesi İsmail Ergen, dijital oyun tasarımcısının neler yaptığını şöyle özetledi:

“Dijital oyun tasarımı yalnızca eğlence ürünü üretmek değildir; insan deneyimini, etkileşimini ve hikâyesini kapsayan disiplinlerarası bir sistem tasarımı sürecidir. Oyun, kullanıcıya hissettirdiği deneyimle anlam kazanır. Bu nedenle tasarımcı yalnızca mekanik kurmaz; psikoloji, ekonomi, hikâye anlatımı ve teknoloji bileşenlerini aynı anda kurgular. Dijital oyun tasarımcısı, oyunun ‘deneyim mimarisini’ inşa eden kişidir. Sadece fikir üretmez; sistemi tasarlar, test eder ve veriye dayalı olarak iterasyon yapar. Temel sorumluluklar şunlardır:

  • Core loop & progression: Oyuncunun tekrar ettiği döngü, ilerleme ve ödül sistemi
  • Sistem tasarımı & dengeleme: Karakter, combat, ekonomi, kaynaklar, difficulty curve
  • Level & quest tasarımı: Görev akışları, seviye ritmi, onboarding süreçleri
  • UX ve oyuncu yolculuğu: Menü akışı, kullanıcı testleri, erişilebilirlik
  • Prototipleme: Unity/Unreal ile hızlı prototip ve playtest
  • Live Ops & metrik okuma: Retention, ARPDAU, churn, A/B test
  • Platform & yayın stratejisi: Steam, konsol ve mobil için optimizasyon

Ben oyun tasarımını bir sanat alanından öte yaratıcı teknoloji mühendisliği olarak görüyorum. Tasarım, veri ve teknoloji eş zamanlı çalışır.”

“Disiplinlerarası eğitim modeli gerekli”

Dijital oyun tasarımcısı olmak için nasıl bir eğitim gerektiğiyle ilgili de bilgi veren Ergen, şunları söyledi:

“Tek bir doğru yol yoktur; ancak güçlü bir portfolyo, teknik altyapı ve sistem düşünme becerisi şarttır. Günümüzde oyunlar yalnızca eğlence değil; eğitim, sağlık, simülasyon, XR ve yapay zekâ uygulamalarında da kullanılmaktadır. Bu nedenle disiplinlerarası eğitim modeli gereklidir. Amerika’dan Türkiye’ye döndüğümde sıklıkla vurguladığım bir tespit vardı: Türkiye, oyun ve yaratıcı teknolojiler alanında Avrupa ve Amerika’nın yaklaşık 5 yıl gerisinden gelmektedir. Bunu bir yakınma değil, bir çalışma çerçevesi olarak ele aldık. Bu doğrultuda: Müfredatı yeniden yapılandırdık. Ders içeriklerini teknik derinlik kazandıracak şekilde güncelledik. Yapay zekâ ve makine öğrenmesini entegre ettik. Sektörle sürekli etkileşimli bir model kurduk. Bugün lisans düzeyinde yapay zekâ ve makine öğrenmesini sistematik biçimde oyun tasarımı eğitimine entegre eden tek bölüm konumundayız. Öğrencilerimiz teknik olarak şu alanlarda eğitim almaktadır: Data-driven design, oyuncu analitiği, oyun ekonomisi modelleme, prosedürel içerik üretimi, AI destekli adaptif mekanikler, monetizasyon mimarisi, platform bazlı yayın stratejileri.”

“Sektör 2030’a doğru 500 milyar dolara yaklaşabilir”

Dijital oyun tasarımının geleceğinin ve istihdamının olduğunu belirten Ergen, pazarla ilgili şu bilgiler verdi:

“Küresel oyun pazarı büyümeye devam ediyor. Newzoo verilerine göre, 2024’te 187.7 milyar dolar, 2025’te 188.8 milyar dolar, 2028 projeksiyonu ise 206.5 milyar dolar. Oyuncu sayısının 2028’de 3.9 milyara yaklaşması bekleniyor. Daha geniş tanımlı araştırmalarda sektörün 2030’a doğru 500 milyar dolara yaklaşabileceği öngörülüyor. Bu büyüme yalnızca eğlence ekonomisi değildir. Oyun teknolojileri: Eğitim teknolojileri, XR ve metaverse, sağlık simülasyonları, savunma sistemleri, otomotiv arayüzleri gibi alanlara da entegre olmaktadır. Maaş skalası ülke, deneyim ve uzmanlık alanına göre değişir. Özellikle sistem tasarımcıları, oyun ekonomisi uzmanları, live ops yöneticileri ve AI destekli tasarım uzmanları küresel ölçekte yüksek talep görmektedir.”

“Türkiye, mobil oyun üretiminde EMEA bölgesinin en görünür merkezlerinden biri”

Dr. Öğr. Üyesi İsmail Ergen, küresel oyun ve Türkiye pazarı ile ilgili ise şunları söyledi:

“Newzoo’nun 2025 raporuna göre küresel oyun pazarı 2025’te 188.8 milyar dolar seviyesindedir. Daha geniş tanımlı pazar analizlerinde 2024’te yaklaşık 298 milyar dolarlık hacim ve 2030’da 505 milyar dolara ulaşma projeksiyonu bulunmaktadır. Bu, oyun sektörünü yaratıcı endüstriler içinde en büyük ve en hızlı büyüyen alanlardan biri haline getirmektedir. Türkiye için 2025 projeksiyonları yaklaşık 3.33 milyar dolar seviyesindedir. Ancak önemli olan yalnızca iç pazar büyüklüğü değil; Türkiye’nin mobil oyun üretiminde küresel ölçekte görünürlük kazanmış olmasıdır. Türkiye, mobil oyun alanında global başarılar elde etti. Peak’in 2020’deki exit’i ekosistem için dönüm noktası oldu. Dream Games gibi şirketler milyar dolarlık değerlemelere ulaştı. Resmi bir ‘dünya sıralaması’ yoktur; ancak Türkiye, mobil oyun üretiminde EMEA bölgesinin en görünür merkezlerinden biridir.”

Uluslararası çalışma fırsatları da sunuyor

Bu alanın uluslararası çalışma fırsatları da sunduğunu belirten Ergen, “Oyun sektörü doğası gereği küreseldir. Remote ve hybrid çalışma yaygındır. Üretim pipeline’ları uluslararasıdır. Portfolyo güçlü olduğunda ülke bariyeri azalır. Tasarımcılar publisher’larda, AAA stüdyolarda, outsource ekiplerde veya bağımsız yapımcı olarak çalışabilir” dedi.

“Öğrencilerimizi ürün düşünebilen yaratıcı teknoloji girişimcileri olarak yetiştiriyoruz”

İstinye Üniversitesi’ndeki başarı hikâyelerinden de bahseden Ergen, şöyle devam etti:

“Başarıyı üç ana kanalda görüyoruz: Üretim kültürü: Game Design Club ve düzenli Game Jam’ler. Başarı örnekleri: Üniversite içi ve dışı yarışmalarda dereceler. Mezun görünürlüğü: LinkedIn ve sektör yerleşimleri. Bölüm olarak yılda ortalama: 20’den fazla sektör etkinliği, 5 büyük Game Jam (200+ katılımcı), yüzlerce prototip üretim süreci, uluslararası konuşmacı ve yatırımcı buluşmaları gerçekleştiriyoruz. Game Jam’lerimiz yalnızca yarışma değil; ürünleştirme ve girişim kültürü kazandırma platformlarıdır. Öğrencilerimizi yalnızca tasarımcı değil; ürün düşünebilen yaratıcı teknoloji girişimcileri olarak yetiştiriyoruz.”

“AI yalnızca bir ders değil; tasarım metodolojisinin parçası”

Oyun tasarımında yapay zekânın rolüne de değinen Dr. Öğr. Üyesi Ergen, “Yapay zekâ: Oyun deneyimini kişiselleştirme, adaptif zorluk üretme, prosedürel içerik üretimi, oyuncu davranış tahmini, ekonomi optimizasyonu gibi alanlarda kritik rol oynamaktadır. Akademik çalışmalar da AI entegrasyonunun oyuncu deneyimini derinleştirdiğini göstermektedir. Bu nedenle bölümümüzde AI yalnızca bir ders değil; tasarım metodolojisinin parçasıdır” diye konuştu.

Oyunun artık yalnızca bir yazılım ürünü olmadığını belirten Ergen, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir ekonomi modeli, veri sistemi, dağıtım stratejisidir. Bir küresel rekabet alanıdır. Gelecek beklenen bir zaman dilimi değil; bugünden yapılan hazırlıkların doğal sonucudur. Biz bölüm olarak yalnızca mevcut açığı kapatmayı değil; Türkiye’nin yaratıcı teknoloji üretiminde öncü bir konuma gelmesini hedefliyoruz.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Karabağlar ’da Ramazan Geleneği 58 Mahallede Yaşatılıyor

Karabağlar Belediyesi, Ramazan ayı boyunca teravih namazı sonrası vatandaşlara şerbet ikramında bulunarak geleneksel Ramazan kültürünü yaşatıyor. İlçenin farklı mahallelerinde gerçekleştirilen etkinliklere Belediye Başkanı Helil Kınay da katılarak vatandaşlarla bir araya geliyor.

Belediye, Ramazan ayının manevi huzurunu geleneksel bir lezzetle pekiştirirken, paylaşma ve dayanışma kültürünü de mahallelerde yaşatıyor. Bu kapsamda her gün farklı camilerde teravih namazına gelen vatandaşlara geçmişten günümüze uzanan Ramazan şerbeti ikram ediliyor.

Gelenek 58 Mahallede Yaşıyor

Unutulmaya yüz tutmuş geleneksel bir lezzeti yeniden vatandaşlarla buluşturan Karabağlar Belediyesi, belediye ekipleri tarafından titizlikle hazırlanan şerbetleri Ramazan ayı boyunca ilçedeki 58 mahallede ikram ederek Ramazan’ın huzur ve bereketini tüm ilçeye yaymayı hedefliyor.

Başkan Kınay’dan Ev ve Dernek Ziyaretleri

Belediye Başkanı Helil Kınay, şerbet dağıtım noktalarında vatandaşları yalnız bırakmıyor. Teravih sonrası cami önlerinde vatandaşlarla bir araya gelen Kınay, mahalle sakinleriyle sohbet ediyor, çocuklarla yakından ilgileniyor. Başkan Kınay’ın ziyaretleri bununla da sınırlı kalmıyor. Kınay ayrıca farklı mahallelerde vatandaşların evlerine ve derneklere iftar sonrası çay içmeye konuk oluyor.

Ramazan ayının huzur, mutluluk ve bereket içerisinde geçmesini dileyen Başkan Kınay, “Ramazan, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneklerinin yaşandığı müstesna bir ay. Karabağlar’da bu güzel geleneği mahallelerimizde hep birlikte yaşatmaya devam edeceğiz. Tüm Karabağlar Aileme hayırlı Ramazanlar diliyorum” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bergama Belediyesi Kültür Merkezi’nde Mart Ayı Dopdolu Geçecek

Bergama Kültür Merkezi’nde tiyatrodan konsere, sergiden seminere uzanan zengin program sanatseverlerle buluşuyor. Ay boyunca sürecek etkinlikler, Bergama’nın kültürel yaşamına dinamizm katarken her yaştan vatandaşa hitap eden içerikleriyle ön plana çıkıyor.

TİYATRO VE SAHNE SANATLARI ÖN PLANDA

Mart ayı programları, 4 Mart Çarşamba günü saat 20:30’da sahnelenecek “Sevgili Arsız Ölüm Dirmit” tiyatro oyunuyla başlıyor. Bergama Tiyatro Festivali’nin yıl boyu sürecek etkinlikleriyle programa dahil olan oyun, edebiyat ve tiyatroyu bir araya getirerek izleyicilere güçlü bir sahne deneyimi sunacak.

9 Mart Pazartesi günü ise minik sanatseverler için “Karagöz ve Hacıvat” oyunu iki ayrı seansta sahnelenecek. Ay sonunda 30 Mart Pazartesi günü 5 yaş üstüne yönelik “Enerji Avcıları” Çocuk Oyunu sahne alacak. Tiyatro, Yüz Boyama ve Dans etkinliklerinin de olacağı oyunda çocuklara enerjinin verimli kullanılarak kıt kaynakların daha sürdürülebilir bir şekilde değerlendirilmesi aktarılacak.

23 – 29 Mart tarihleri arasında düzenlenecek BerkSAV Tiyatro Günleri kapsamında bir hafta boyunca tiyatro oyunları, atölyeler, söyleşiler ve performanslar sanatseverlerle buluşacak.

MART AYINDA MÜZİĞİN RİTMİ YÜKSELECEK

5 Mart Perşembe akşamı Bergama Türk Sanat Müziği Korosu, Ayça Gönlügür İDUĞ’un şefliğinde “Pikaptan Yükselen Nağmeler” konseriyle sahne alacak. 6 Mart Cuma günü Eğitim-SEN Bergama Temsilciliği’nin katkılarıyla Türk Halk Müziği’nin unutulmaz ismi Neşet ERTAŞ, anısına düzenlenecek anma gecesi, duygu dolu anlara sahne olacak.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Eğitim-İŞ Sendikası Bergama Temsilciliği katkılarıyla gerçekleştirilecek “Kadınlar Söylüyor” konserinde kadın sanatçıların sesiyle özel bir gece yaşanacak. Ayın son etkinliği olan 31 Mart Salı günü ise Bergama İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün katkılarıyla “Ömürlük Şarkılarla Nağmeden Gönüllere” konseri müzikseverlerle buluşacak.

SERGİ VE SEMİNERLERLE FARKINDALIK

8 – 15 Mart tarihleri arasında Bergama Amatör Fotoğraf Sanatı Derneği’nin katkılarıyla ziyarete açık olacak “Kadın ve Emek” Fotoğraf Sergisi, kadın emeğinin görünürlüğüne dikkat çekmeyi amaçlıyor.

28 Mart Cumartesi günü Butik Eğitim Kurumları katkısıyla gerçekleştirilecek seminer programında ise Prof. Dr. Seval ERDEN ÇINAR iki ayrı oturumla katılımcılarla bir araya gelecek. Velilere yönelik “Güçlü Aile Dayanıklı Çocuk” ve öğrencilere yönelik “Kendini Anlamak, Geleceğini Güçlendirmek” başlıklarıyla aile ve gençlik temaları ele alınacak.

Etkinlikler hakkında detaylı bilgi ve bilet işlemleri BerKM gişelerinden temin edilebiliyor. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Muşlu hemşehriler Nilüfer’de buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin Ramazan ayı boyunca dayanışma ve paylaşma ruhunu yaşatmak amacıyla Cumhuriyet Meydanı’nda kurduğu Nilüfer Ramazan Sokağı, Muşlular Gecesi’ne ev sahipliği yaptı.

Program, geleneksel Hacivat ve Karagöz gösterisiyle başladı. Özellikle çocukların büyük ilgi gösterdiği gösteri, Ramazan Sokağı’na neşeli anlar yaşattı. Miniklerin kahkahaları meydanı doldururken, aileler de keyifli anlara ortak oldu.

Gösterinin ardından Bursa Muşlular Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği tarafından düzenlenen “Muşlular Gecesi” başladı. Muşlu hemşehrilerin bir araya geldiği gecede, sahne alan sanatçıların seslendirdiği eserler eşliğinde katılımcılar doyasıya eğlendi. Türk Halk Müziği’nin sevilen eserleri ve Muş yöresine ait türküler meydanda yankılanırken, memleket ezgileri geceye damgasını vurdu.

Ailelerin ve gençlerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, Muşlu hemşerilerin dayanışmasının güzel bir örneği sergilendi.

Nilüfer Ramazan Sokağı, farklı yörelerin kültürlerini buluşturan etkinlikler ve sevilen sanatçıların konserleriyle Ramazan ayı boyunca vatandaşları bir araya getirmeye devam edecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Çerçioğlu Karpuzlu’da Her Yaştan Vatandaşı Ramazan Etkinlikleri ile Bir Araya Getirdi

Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Ramazan ayı boyunca kentin farklı noktalarında düzenlenen etkinlikler devam ediyor.
Etkinlikler, Karpuzlu ilçesinde vatandaşlarla buluştu. Büyükşehir Belediyesi’nin iftar programının hemen yanında gerçekleştirilen etkinlikler, yüzlerce vatandaşın katılımıyla Ramazan akşamına renk kattı.
Karpuzlu’da kurulan etkinlik alanında özellikle çocuklar için hazırlanan gösteriler ve oyun alanları yoğun ilgi gördü. Geleneksel Ramazan kültürünü yaşatan programlarda Hacivat-Karagöz gösterileri, meddah anlatıları, Aşuk ile Maşuk gösterileri, jonglör ve illüzyonist performansları vatandaşlardan beğeni topladı.
Aileler meydanda bir araya gelerek Ramazan ayının birlik ve beraberlik atmosferini paylaşırken, çocuklar sahne etkinlikleri ve aktivitelerle eğlenceli vakit geçirdi. Vatandaşlara Ramazan şerbeti ve Osmanlı macunu da ikram edildi.
Etkinliklerden duydukları memnuniyeti dile getiren çocuklar ve aileleri, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.
Ramazan etkinlikleri, ay boyunca Aydınlılarla buluşmayı sürdürecek. Köşk ilçesinde 2 Mart Pazartesi günü Çarşı Mahallesi Eski Nazilli Caddesi, Sultanhisar ilçesinde 3 Mart Salı günü Belediye Meydanı, İncirliova ilçesinde 4 Mart Çarşamba günü Cumhuriyet Meydanı etkinliklerin adresi olacak. İlçelerde etkinlikler 18.00 saatinde başlayacak, 20.15 saatinde sona erecek.
5-15 Mart tarihleri arasında eğlencenin adresi bir kez daha Fuar Aydın olacak, 4 Mart’a kadar ise Efeler ilçesi Mimar Sinan Parkı’nda eğlenceli ahşap oyun alanları, şişme oyuncaklar ve eğlenceli aktiviteler vatandaşlarla buluşacak.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı