Roman kahramanları İzmit sokaklarında

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Roman Kahramanları İzmit’te” etkinliği, edebiyatı sokağa taşıyarak her yaştan vatandaşa unutulmaz bir gün yaşattı. İzmit Cumhuriyet Bulvarı’nda gerçekleşen etkinlikte kitapların sevilen karakterleri adeta sayfalardan çıkarak şehirle buluştu.

EDEBİYAT KAHRAMANLARIYLA RENKLİ ANLAR

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı “Kütüphanem Kocaeli Ekipleri” bu yıl da Kütüphane Haftası için eğlenceli bir etkinlik takvimi oluşturdu. Motivasyon yemeğiyle başlayan program akışı roman kahramanlarının İzmit sokaklarında vatandaşlarla buluşmasıyla devam etti. Etkinlik kapsamında “Nasreddin Hoca”, “Keloğlan”, “Pinokyo”, “Küçük Prens”, “Feride” ve “Don Kişot” gibi unutulmaz karakterler kostümleriyle İzmit Cumhuriyet Bulvarı’nda dolaştı. Vatandaşlarla sohbet eden kahramanlar, fotoğraf çekimleri ve kısa performanslarla etkinliğe renk kattı.

MİNİ GÖSTERİLER VE TİRATLAR İLGİ GÖRDÜ

Roman kahramanları yalnızca Cumhuriyet Bulvarı’nı güzelleştirmekle kalmadı, karakterlerine özgü tiratları canlandırarak mini drama gösterileri sundu. İzleyiciler, edebiyatın büyülü dünyasını canlı performanslarla deneyimleme fırsatı buldu. Ayrıca kahramanların bizzat vatandaşlarla gerçekleştirdiği anlarda keyifli karelere dönüştü.

“KOCA BİLGE” İLE ANLAMLI YÜRÜYÜŞ

Etkinlik, Kütüphanem Kocaeli’nin yeni maskotu “Koca Bilge” eşliğinde gerçekleştirilen kortej ile başladı. Çocuklar, kitap okumanın önemini anlatan pankartlar taşıyarak keyifli anlar yaşadı. Mini kortejin ardından çocuklar, Cumhuriyet Bulvarı’nı süsleyen dev ağaçların etrafında toplanarak kitap okudu. Doğayla iç içe gerçekleşen bu anlar, etkinliğin en sakin ve anlamlı bölümlerinden biri oldu.

OYUNLAR VE YARIŞMALARLA DOLU BİR GÜN

Etkinlik alanında kurulan “Kütüphanem Kocaeli” standı çevresinde çocuklar çeşitli oyunlar oynadı, roman kahramanlarıyla tanıştı ve soru-cevap yarışmalarına katıldı. Cumhuriyet Bulvarı’ndaki ziyaretçiler de etkinliğe dahil olarak keyifli vakit geçirdi. Gün boyunca süren etkinliklerde eğlence ve edebiyat bir araya gelirken, katılımcılar hem öğrendi hem de eğlenceli anılar biriktirdi

MOBİL KÜTÜPHANE STANDI KURULDU

Kentin en değerli hazinelerinden biri olan kütüphaneler, kurulan mobil kütüphane standıyla vatandaşlara anlatıldı. Tanıtım standı sayesinde görevli personeller, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi kütüphaneleri hakkında vatandaşların merak ettiği soruları yanıtladı. Etkinlik, kütüphanelerin sadece kitap alınan yerler değil, aynı zamanda yaşayan kültür merkezleri olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

TotalEnergies İstasyonları’ndan ParafPara hediye kampanyası başlıyor

Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) bünyesinde faaliyet gösteren TotalEnergies İstasyonları, 1 Nisan-15 Mayıs 2026 tarihleri arasında Halkbank iş birliğiyle yeni bir kampanya başlatıyor. Kampanya kapsamında Paraf anlaşmalı TotalEnergies İstasyonlarında Paraf POS’tan farklı günlerde ve tek seferde yapılacak 1250 TL ve üzeri dördüncü akaryakıt alışverişine 400 TL ParafPara hediye edilecek.

Kazanılan ParafPara’lar, alışverişin ertesi günü, ödeme yapılan karta yüklenecek. Kampanyaya katılanlar ParafPara’larını, 25 Haziran 2026’ya kadar Paraf üyesi TotalEnergies İstasyonlarında akaryakıt alışverişlerinde kullanabilecekler.  

Kampanyaya katılmak isteyenlerin ilk alışveriş öncesinde Paraf Mobil’den “Hemen Katıl” seçeneğini tıklamaları ya da bankada kayıtlı cep telefonundan, TE2026 yazıp 3404’e (KKTC için 3444’e) SMS gönderilmeleri gerekmektedir.

Kampanya ile ilgili detaylı bilgiye www.totalenergiesistasyonlari.com.tr ve TotalEnergies mobil uygulaması üzerinden ulaşılabilir.  

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzmir’in kütüphaneleri gençlere “iyi geldi”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kentin farklı noktalarına yayılan kütüphaneleri her yaş grubundan ziyaretçiyle dolup taşıyor. Özellikle sınav dönemlerinde kütüphaneleri mesken tutan gençler; kendi görüşleri alınarak şekillenen kütüphaneleri hem bilgi hazinesi hem de sosyalleşme alanı olarak kullanıyor. İzmir’in kütüphanelerinin özelliği, bu yıl Kütüphaneler Haftası’nda “İyileştiren kütüphaneler” temasıyla kutlanacak.

İzmirli yurttaşlar, kentin dört bir yanındaki kütüphanelerle hem bilgiye erişiyor hem de sosyalleşiyor. Ücretsiz internetin de olduğu kütüphaneler, özellikle gençlerin uğrak noktası haline geldi. Kütüphaneler, gençlerin anketler yoluyla belirttiği talepler üzerinden şekilleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ikisi gezici olmak üzere 11 kütüphanenin yanı sıra yakın zamanda yeni bir kütüphane daha Kültürpark’ta açılacak. İzmirlilerin kütüphanelere olan sevgisi, 30 Mart-5 Nisan tarihleri arasında düzenlenen 62’nci Kütüphaneler Haftası’nda da kendini gösteriyor. Bu yılın teması ise “İyileştiren Kütüphaneler” olarak belirlendi. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kütüphaneler Şube Müdürü Burcu Önenç, “İyileştiren Kütüphaneler temasıyla bireysel ve toplumsal iyilik hali için tüm vatandaşlarımızı kütüphanelerimize davet ediyoruz” dedi.

“Güvenli, kapsayıcı ve erişilebilir bir alan”

Kütüphanelerin son zamanlarda daha popüler olmasının sebeplerinden birinin değişen çağın şartlarıyla ilgili olduğunu belirten Önenç, “Dijital bir dönemdeyiz, bilgiye çok kolay ulaşabiliyoruz ancak doğru ve nitelikli bilgiye ulaşmakla ilgili sıkıntı yaşanıyor. O yüzden kütüphanelerin çok kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü kütüphanelerimizde hem dijital hem de yazılı kaynaklarımız var. Kütüphanelerde sürdürdüğümüz tüm çalışmalarda güvenli, kapsayıcı ve erişilebilir bir alan sağlıyoruz” diye konuştu.

Ortak paylaşım alanı kütüphaneler

Kültürpark’ta yer alan Prof. Dr. İlber Ortaylı Kütüphanesi’nde öğle saatlerinde çorba servisinin yapıldığını kaydeden Önenç, “Tüm olanakları özellikle gençlerin ihtiyaçları doğrultusunda tekrar şekillendiriyoruz. Düzenli olarak kütüphanelerden faydalanan gençlerin ihtiyaçlarına yönelik anket çalışması yürütüyoruz. Onlardan aldığımız geri bildirimlere göre koşullarımızı yeniliyoruz. Şehir oldukça kalabalık, ekonomik sıkıntılar var; kütüphanelerde sunulan ücretsiz, kapsayıcı, erişilebilir ve güvenli alanlar tüm yurttaşlar için çok önemli. Kütüphaneler aynı zamanda ortak paylaşım alanı. Özellikle gençler birbirini görerek motive oluyor. Kütüphanelerimizde ayrıca yer aldıkları bölgelerin ihtiyaçlarına yönelik sosyal projeler de yürütüyoruz” bilgisini verdi.

“Bizim için en büyük iyilik”

Kütüphanelerin müdavimleri olan gençler de verilen hizmetten dolayı memnuniyetlerini dile getirdi. Üniversite sınavına hazırlanan Ömer Baltacı, “Ben genelde Şato Kütüphanesi ya da Prof. Dr. İlber Ortaylı Kütüphanesi’ni tercih ediyorum. Sessiz bir ortam olduğu için denemeleri çözerken çok verim alıyorum. Aynı zamanda arkadaşlarımla ortak bir buluşma noktası olarak kütüphaneleri kullanıyorum. Bu benim sosyalleşmemi de sağlıyor. Şato Kütüphanesi’nin ulaşılabilir olması oldukça önemli. Burası derse odaklanmak için çok uygun. Evde çalışınca odağımız dağılıyor. Belediyemiz kütüphanelerin artması için zaten çaba sarf ediyor. Kütüphane sayılarının artması bizim için en büyük iyilik olur” sözlerine yer verdi.

“Geç saatlere kadar açık, çorba servisi var, tablet sağlanıyor”

Üniversite sınavına hazırlanan Ayşe Ceyda Öztürk de “Prof. Dr. İlber Ortaylı Kütüphanesi, 08.00-23.00 saatleri arasında açık olduğundan ders çalışmak için bu kütüphaneyi tercih ediyorum. Çünkü ben akşam saatlerinde daha verimli çalışıyorum. Hepimiz için en önemli hizmet, interneti ücretsiz kullanabilmek. Benim tabletim var ama tableti olmayan öğrencilere tablet de buradan sağlanıyor. Öğle saatinde çorba ikram ediliyor. Personel çok ilgili. Kendimizi evimizde gibi hissediyoruz. Evlerde çalışmaktansa kütüphanelerde daha iyi çalışabiliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Ücretsiz internetle her şey daha ulaşılabilir”

Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Bölümü öğrencisi Hayriye Acar, “Hem manzarası hem de düzenli ve sessiz olması nedeniyle genelde Şato Kütüphanesi’ni tercih ediyorum. Aşağıda yer alan İzmirli Kahve’de hem kahvemizi içip hem sosyalleşiyoruz. Bu bizim için çok daha güzel oluyor. Burada sadece ders çalışmıyorum, roman da okuyorum. Ücretsiz internetin sağlanmasıyla her şey daha ulaşılabilir oldu. Evde bazen internetimiz olmuyor, buraya geliyoruz. Benim küçük bir kız kardeşim var ve evde rahat ders çalışamadığım için kütüphaneyi tercih ediyorum” derken, üniversite sınavına hazırlanan Furkan Korkmaz da “Prof. Dr. İlber Ortaylı Kütüphanesi’ne sık sık geliyorum. Buradaki samimi ortam hoşumuza gidiyor. İnternet var, arkadaşlarımızla birlikte ders çalışıyoruz. Bence İzmir’deki en iyi kütüphane burası” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bu sefer sahne Bergama Vapuru olacak

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin denizcilik iştiraki İZDENİZ, Sıcakken Tiyatrosu iş birliğiyle çocuklara yönelik çevre temalı özel bir etkinlik düzenliyor. “Körfez Dedektifleri” adlı müzikli ve interaktif çocuk oyunu, nisan ayında tarihi Bergama Vapuru’nda minik izleyicilerle buluşacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin denizcilik iştiraki İZDENİZ, çocuklara deniz, doğa ve İzmir Körfezi’ni koruma bilinci aşılamak için özel bir etkinlik düzenledi. Sıcakken Tiyatrosu iş birliğiyle çevre temalı “Körfez Dedektifleri” oyunu nisan ayında tarihi Bergama Vapuru’nda sahnelenecek.

Hem eğlenecekler, hem öğrenecekler

İzmir Körfezi’nde geçen oyunda çocuklar; kaptan, dedektif ve körfez canlılarıyla birlikte bir gizemin peşine düşüyor. Körfeze atılan bir çöpün sorumlusunu bulmak için ipuçlarını takip eden çocuklar, hem eğleniyor hem de çevre bilinci kazanıyor. Oyun, küçük bir dikkatsizliğin bile doğaya büyük zararlar verebileceğini vurguluyor. Bu etkinlik ile çocuklara Körfez’in korunmasının önemini eğlenceli ve öğretici bir dille anlatılması hedefleniyor. Müzikli ve interaktif olarak gerçekleşecek oyunda çocuklar oyunun keyfini çıkarırken, veliler ise tarihi Bergama Vapuru’nun atmosferinde kendilerine ayrılan alanda vakit geçirebilecek. Gizemin çözülmesinin ardından gemi hareket edecek ve kısa bir Körfez turu ile etkinlik son bulacak.

Nisan ayı boyunca devam edecek

Etkinlik, ilk kez 4 Nisan 2026 Cumartesi günü saat 14.00’te Konak İskelesi’nden hareket edecek. Etkinlik, nisan ayı boyunca 4, 11, 19 ve 25 Nisan tarihlerinde sahnelenecek. 5-10 yaş arası çocuklara yönelik olan oyun, 100 kişiyle sınırlı kontenjanla gerçekleştirilecek ve çocuklar etkinliğe ebeveynleriyle birlikte katılabilecek. Biletler kişi başı 400 TL olarak  bilet.izdeniz.com.tr adresi üzerinden satışa sunulurken, etkinlik kapsamında gemi içerisinde büfe hizmeti de bulunacak.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

D-ESIGN Arena ile Marble İzmir’de deneyim dönemi başlıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 14-17 Nisan tarihlerinde yapılacak Marble İzmir’de bu yıl D Holü, “D-ESIGN Arena” konseptiyle tasarım, inovasyon ve ticari iş birliklerinin buluştuğu dinamik bir deneyim alanına dönüşüyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından 14-17 Nisan tarihlerinde düzenlenen Marble İzmir – Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nda bu yıl önemli bir yeniliğe imza atılacak. D Holü, “D-ESIGN Arena” konseptiyle yeniden düzenlenerek fuarda etkileşim ve sektörel buluşmaların yoğunlaşacağı yeni bir çekim noktası haline geliyor. D-ESIGN Arena ile tasarımın üretilebilirliğe ve ticari değere dönüşen yönü öne çıkarılırken, inovasyonu sektörle buluşturacak bütüncül bir etkileşim alanı oluşturulması hedefleniyor.

İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, fuarda yeniden planlanan D Holü’ne ilişkin, “Marble İzmir’in büyüyen ticaret hacmi ve ulaştığı doluluk seviyesi, fuar kurgusunda daha güçlü bir adım atılmasını gerekli kıldı. D-ESIGN Arena ile tasarımın ve sanatın görünür olduğu, sektörel bilginin ve deneyimlerin paylaşıldığı, uluslararası ticari temasların yoğunlaştığı dinamik bir buluşma alanı oluşturuyoruz. Fuarlarımızı sadece ürünlerin sergilendiği ticari platformlar olarak görmüyor, sektörün bir araya geldiği, etkileşimin güçlendiği ve yeni iş birliklerinin geliştiği iletişim alanları olarak ele alıyoruz. Bu anlayış doğrultusunda kurguladığımız D-ESIGN Arena; doğal taş tasarım yarışmasından söyleşi programlarına, Heykel Çalıştayı sergisinden uluslararası B2B buluşmalarına kadar pek çok organizasyona ev sahipliği yapacak. Bu yeni kurgunun fuar deneyimini zenginleştirirken sektör içi etkileşimi ve iş bağlantılarını daha da güçlendireceğine inanıyoruz” dedi.

8. Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması

D-ESIGN Arena’nın önemli içeriklerinden birini, Marble İzmir kapsamında bu yıl 8’inci kez düzenlenen Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması oluşturacak. Yarışma; mermer ve doğal taşın katma değeri yüksek ve inovatif ürünlere dönüşmesini teşvik etmeyi, sektörün uluslararası rekabet gücünü artırmayı ve genç tasarımcıları üretim odaklı fikirler geliştirmeye yönlendirmeyi amaçlıyor. 8 ülkeden 67 üniversitenin katılımıyla toplam 724 projenin başvurduğu yarışmada; doğal taş ve doğal taş artıkları kullanılarak dekoratif ürünlerden tekil mobilyalara, ev ve ofis kullanımına yönelik fonksiyonel tasarımlardan lavabo ve küvet gibi ürünlere kadar geniş bir yelpazede projeler değerlendirildi. Üretilebilirlik, malzemenin yenilikçi kullanımı ve ticarileşme potansiyeli jüri değerlendirmesinde temel kriterler arasında yer alırken, finale kalan 19 proje üretim sürecine geçirilerek fuar süresince D-ESIGN Arena’da sergilenecek. Ödüller ise açılış günü düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.

Heykel Çalıştayı eserleri sergilenecek

Marble İzmir Heykel Çalıştayı kapsamında altı heykeltıraşın 16 Mart – 8 Nisan 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir’de canlı üretim modeliyle hazırladığı eserler, Fuar ile eş zamanlı olarak 14–17 Nisan tarihlerinde D-ESIGN Arena’da ziyaretçilerle buluşacak. Küratörlüğünü heykeltıraş Ekin Erman’ın yürüttüğü çalıştayda Bahadır Hızol, Çağdaş Erçelik, Dilşad Akçayöz, Orhan Gazi Keskin, Özkan Arslan ve Tonguç Sercan tarafından üretilen eserler, doğal taşın sanatsal forma dönüşüm sürecini yerinde deneyimleme imkanı sunacak. Heykeller, fuarın ardından ise İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kalıcı olarak yerlerini alacak.

Marble Talks ile tasarım ve mimarlık odağında söyleşiler

D-ESIGN Arena’da ayrıca, doğal taş sektörü profesyonelleri, mimarlar, akademisyenler ve tasarımcılardan oluşan yerli ve yabancı konuşmacıların katılımıyla Marble Talks söyleşileri ve oturumları düzenlenecek. Alanlarında uzman isimlerin yer alacağı programda, sektördeki güncel yaklaşımlar, tasarım eğilimleri ve uygulama örnekleri ele alınacak. Profesyonel ziyaretçilerin yanı sıra mimarlık ve tasarım öğrencileri de bu programa katılarak bilgi edinme fırsatı bulacak.

İş bağlantıları için özel alan

D-ESIGN Arena’da, fuarın uluslararası ticaret hacmini destekleyen önemli buluşma noktalarından biri olarak planlanan Marble B2B Lounge’da dünyanın farklı ülkelerinden fuara gelen sektör profesyonelleri, alıcılar ve katılımcı firmalar planlı ikili iş görüşmeleri gerçekleştirme imkanı bulacak. Aynı alanda yer alacak Marble VIP Lounge ise sektör temsilcilerinin bir araya gelerek temas kurabilecekleri networking alanı olarak hizmet verecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Engelli gençler, iş hayatına hazırlanıyor

Türkiye’de ilk kez İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan Destekli İstihdam Ofisi, engelli bireyleri İŞ-İN Programı ile iş hayatına hazırlıyor. İletişimden özgeçmiş hazırlamaya uzanan eğitimlerle desteklenen katılımcılar, çalışma yaşamına sağlam adımlarla giriyor.

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında, otizmli ve farklı engel gruplarından bireylerin toplumsal hayata katılımını destekleyen çalışmalar önem kazanırken, İzmir’de hayata geçirilen örnek bir proje dikkat çekiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Destekli İstihdam Ofisi, başta nöroçeşitli ve zihinsel engelliler olmak üzere tüm engel gruplarından iş arayan kişilerin farklı sektörlerde istihdam edilmesini sağlamak ve süreç içinde onlara iş koçu desteği sunmak üzere çalışıyor. Bu kapsamda yürütülen İŞ-İN Programı ile engelli gençlere iş bulma süreci öncesinde işe hazırlık eğitimleri de veriliyor. Engelli bireylerin sosyal, iletişim ve işe uyum becerilerini geliştirmeyi amaçlayan program, yaklaşık üç aylık bir eğitim sürecini kapsıyor. Eğitimlerde katılımcılara özgeçmiş hazırlama, iş arama, iş hayatında davranış biçimleri, e-posta yazımı ve iş yeri kuralları gibi konularda kapsamlı içerikler sunuluyor. Bugüne dek yaklaşık 25 engelli birey eğitimlere katılarak mezun oldu. Bu kişilerin yüzde 80’i ise iş gücüne katıldı. Programın üçüncü grubunda ise 11 genç yer alıyor. Eğitimleri tamamlayan gençler, mezuniyetlerinin ardından Destekli İstihdam Ofisi aracılığıyla iş bulma sürecine dahil olacak.

İletişim becerileri geliştiriliyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nde görevli Özel Eğitim Uzmanı ve İş Koçu Büşra Alpayım, “Destekli İstihdam Ofisi’nde uygulanan İŞ-İN programımıza üçüncü grupla devam ediyoruz. 11 engelli vatandaşımız, iş öncesi becerilerini geliştirmek için bizden destek alıyor. İlk ilki eğitimimizde yaklaşık 25 engelli vatandaşı mezun ettik ve yüzde 80’i iş gücünde katıldı. Yüzde 20’lik kısım için iş arayışımız ve iş eşleşme sürecimiz devam ediyor. Eğitimlerimiz, iletişimle başlıyor. İletişim becerilerini ilerlettikten sonra kişiler arası beceriler, iletişim nasıl kurulur, dokunma türleri, güvenli alan ve sınırlarımız nelerdir, resmi ya da gayri resmi yazılar nasıl yazılır gibi konuları öğretiyoruz. Bu süreçte rol oyunları ve canlandırmalar ile burada bir iş ortamı kurmamız, onlar için çok faydalı oluyor. Hem yöneticilerle hem de iş arkadaşlarıyla nasıl diyalog kuracaklarını, ayrıca bir sorunla karşılaştıklarında kime gideceklerini, iş koçu hizmetinin neler olduğunu öğreniyorlar” dedi.

“Çocuklarımızın özgüvenleri arttı”

Eğitimlere katılan 31 yaşındaki Doruk Güngör’ün annesi Semra Güngör, “Doruk çok heyecanlı ve buraya geldiği için çok mutlu. Çalışmayı çok istiyor. Burada aldığı eğitimlerin faydası olmaya başladı. Böyle bir sistemin kurulması biz aileleri psikolojik açıdan rahatlattı. Çocuklarımızın da özgüvenleri arttı. Bu eğitimlerle çalışabileceklerinin kanaatine vardılar” diye konuştu. Üniversitede grafik tasarımı bölümünden mezun olan Doruk Güngör de “Burada özgeçmiş hazırlamak, patronla görüşmek, tokalaşmak gibi konuları öğreniyorum. Çok mutluyum. Teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

“Kendimizi daha rahat hissedeceğiz”

Eğitime katılan 20 yaşındaki Şevval Şahin, “Selamlaşmayı, tokalaşmayı, özgeçmiş hazırlamayı, yöneticilerle konuşmayı öğreniyoruz. Burası sayesinde insanlarla daha güzel iletişim kurabileceğiz. Kendimizi daha rahat, daha profesyonel hissedeceğiz” sözlerine yer verdi. 22 yaşındaki Ali Tezcan, 21 yaşındaki Kemal Erkeş ve 23 yaşındaki Binali Ozan Rençber de iş arkadaşları ve yöneticilerle iletişim kurmayı, mülakatta dikkat edilmesi gerekenleri, özgeçmiş hazırlamayı ve e-posta atmayı öğrendiklerini belirtti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

PepsiCo Türkiye CMO’su Seren Çankırı

PepsiCo Türkiye CMO’su olarak görev yapan Seren Çankırı, 1 Mayıs itibarıyla PepsiCo Birleşik Krallık ve İrlanda CMO’su olarak atandı. Çankırı, yeni görevinde şirketin Birleşik Krallık ve İrlanda’daki yiyecek kategorisi pazarlama stratejilerine liderlik edecek.

PepsiCo bünyesine 2006 yılında katılan Seren Çankırı, Türkiye organizasyonunda yiyecek ve içecek kategorilerinde artan sorumluluklarla üstlendiği farklı pazarlama rolleri boyunca güçlü bir liderlik performansı sergiledi. Veri odaklı yaklaşımı, stratejik bakış açısı ve tüketici içgörüsüne dayalı pazarlama yetkinliğiyle şirketin büyüme yolculuğuna önemli katkılar sağladı.

Yeni görevinde Seren Çankırı; PepsiCo’nun Birleşik Krallık ve İrlanda yiyecek kategorisindeki marka stratejisi, portföy büyümesi, inovasyon, içgörü yönetimi ve yetkinlik gelişimi alanlarından sorumlu olacak. Birleşik Krallık ve İrlanda Liderlik Ekibi’nin bir parçası olarak markaların gücünü artırmaya, talep odaklı büyümeyi hızlandırmaya ve dünya standartlarında bir pazarlama organizasyonu inşa etmeye liderlik edecek.

Kariyeri boyunca birçok yüksek etkili kampanyaya liderlik eden Seren Çankırı, markaların değerini güçlendiren ve büyümeyi hızlandıran çalışmalarıyla öne çıktı. 

Seren Çankırı kimdir?

Seren Çankırı lisans eğitimini 2006 yılında Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde tamamladı. Profesyonel kariyerine 2004’te Vepa’da (Estée Lauder Türkiye) marka müdür yardımcısı olarak başladı ve Clinique markasına destek verdi. 2005 yılında Alarko Turizm’de ürün yönetim süpervizörü olarak görev aldıktan sonra Mayıs 2006’da ticari pazarlama uzmanı olarak PepsiCo’da işe başladı. Çankırı, İçecek Pazarlama fonksiyonunda Meyveli Gazlı İçecekler ajandasını yönetti. 2014 yılında Doğu Avrupa Yiyecek Pazarlama Ekibine katıldı. Bu süreçte PepsiCo portföyündeki tüm küresel ve yerel markalarla geniş bir yiyecek kategorisi deneyimi kazanan Seren Çankırı Türkiye iş birimine kıdemli pazarlama direktörü olarak katılmadan önce Doğu Avrupa’da Doritos&Family Fun Platformuna liderlik yapıyordu.  

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türk Demir Çelik Sektöründen CBAM Uyarısı: Varsayılan Emisyon Değerleri Üretim Gerçekleriyle Uyuşmuyor

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) kapsamında açıkladığı varsayılan emisyon değerleri, Türkiye’nin düşük karbonlu üretim yapısını yeterince yansıtmıyor.

Türk demir çelik sektörü, mevcut yaklaşımın rekabet gücünü zedelediğine dikkat çekerek, varsayılan değerlerin ülkelerin üretim yöntemlerini esas alacak şekilde yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, Avrupa Birliği tarafından hayata geçirilen CBAM’in, küresel ticaretin karbon temelli yeniden şekillendiği yeni dönemin en önemli politika araçlarından biri olarak öne çıktığını vurguladı.

“Özellikle ihracat odaklı yapısıyla Avrupa pazarına güçlü entegrasyona sahip olan çelik sektörümüz açısından CBAM, yalnızca çevresel bir düzenleme değil, aynı zamanda rekabet koşullarını doğrudan etkileyen stratejik bir unsur haline gelmiştir. CBAM’in temel amacı, karbon kaçağını önlemek ve üretimin daha düşük çevresel standartlara sahip ülkelere kaymasını engelleyerek küresel ölçekte daha sürdürülebilir bir üretim yapısını teşvik etmek olarak özetlenebilir. Bu yönüyle mekanizma, Avrupa Birliği pazarına ihracat yapan üreticiler ile bu ürünleri ithal eden firmaları doğrudan etkileyen bir çerçeve sunuyor. Bu nedenle, uygulamada kullanılan yöntemlerin ve hesaplama yaklaşımlarının, farklı ülkelerin üretim yapısını doğru şekilde yansıtması kritik önem taşıdığını söyleyebiliriz.”

Hesaplama üreticilerden alınan ve CBAM metodolojisine uygun şekilde doğrulanmış gerçek veriler üzerinden yapılmalı 

Başkan Ertan, Türkiye çelik sektörünün üretim yapısı itibarıyla dünyada farklı bir konumda yer aldığının altını çizerek sözlerine şöyle devam etti:

“Sektörümüzde üretimin yaklaşık %70’i elektrik ark ocağı (EAF) yöntemiyle, yani büyük ölçüde hurda bazlı olarak gerçekleştiriliyor. Bu durum, Türkiye’yi daha düşük karbon yoğunluklu üretim yapan ülkeler arasında öne çıkaran önemli bir avantajdır. Ancak bu avantajın CBAM kapsamında nasıl yansıtıldığı ayrı bir konu çünkü ürünün içerdiği karbon emisyonu, doğrudan mali yükümlülüğü etkilemekte. Bu nedenle emisyonların nasıl hesaplandığı ve değerlerin doğrulanması kritik hale gelmektedir. Bu verilerin tam ve uygun biçimde temin edilemediği ya da akredite kuruluşlarca doğrulanmadığı durumda ise varsayılan emisyon değerleri (default values) devreye giriyor. Dolayısıyla bu değerlerin nasıl belirlendiği, ne kadar temsil gücüne sahip olduğu ve gerçek üretim yapısını ne ölçüde yansıttığı, ihracatçılar açısından son derece belirleyici bir rol oynuyor.”

Akredite kuruluşların açıklanması ihracatçının önündeki belirsizliğin aşılması ve ihracatın devamlılığı için çok önemli ve ivedi 

“Bilindiği üzere esas olan, emisyon hesaplamasının üretici tesislerden alınan ve CBAM metodolojisine uygun şekilde doğrulanmış gerçek veriler üzerinden yapılması ve akredite kuruluşlarca doğrulanmasıdır. AB tarafından akreditasyon mekanizma kapsamında zorunlu olarak belirtilse de hangi kuruluşların akredite edilerek doğrulama yetkisi alacağı halen belirlenmemiştir. Doğrulayıcı kuruluşların yetkilendirilmesi ve uluslararası düzeyde kabul görmesine ilişkin bu belirsizlik, firmalarımızın doğrulama hizmetlerine zamanında erişimini zorlaştırabilecek; uygulamada ilave maliyetler ve operasyonel aksaklıklar doğurabilecektir.”

Üretim gerçeklikleriyle örtüşmeyen bu yaklaşımın kabul edilmesi mümkün değil

Yalçın Ertan, “Diğer taraftan; Türkiye’nin EAF ağırlıklı üretim yapısına rağmen, varsayılan emisyon değerlerinin bu yapıyı yeterince yansıtmadığı ve daha yüksek emisyonlu üretim yöntemlerinin esas alındığı bir yaklaşımın benimsendiğini ve Türkiye’nin fiili emisyon performansının üzerinde bir karbon yoğunluğu ile temsil edildiğini görüyoruz. Özellikle bazı ürün grupları için Türkiye adına belirlenen değerlerin Çin gibi üretiminin %90’ı yüksek emisyonlu BOF yöntemiyle gerçekleşen bölgelerin bile üzerinde olması mevcut yaklaşımın üretim gerçeklikleriyle açıkça çeliştiğini göstermekte. Üretim gerçeklikleriyle örtüşmeyen ve sektörümüz açısından ciddi bir rekabet dezavantajı yaratan bu yaklaşımın kabul edilmesi bizim açımızdan mümkün değildir.” dedi.

İhracat artışı için Bakanlıklarımızın desteğini bekliyoruz

Başkan Ertan, “Mevcut yaklaşımın üretim gerçekliklerini tam olarak yansıtmadığı yönünde değerlendirmeler yapıldığını görüyoruz. Türkiye’nin EAF ağırlıklı üretim yapısının dikkate alınması ve varsayılan değerlerin buna göre değerlendirilmesi, ihracatçılarımızın fiyat rekabetinden olumsuz etkilenmemesi açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca doğrulayıcı kuruluşların yetkilendirilmesi ve uluslararası düzeyde kabul görmesine ilişkin bu belirsizlik, firmalarımızın doğrulama hizmetlerine zamanında erişimini zorlaştırabilecek; uygulamada ilave maliyetler ve operasyonel aksaklıklar doğurabilecektir. Bu sebeple bu süreçte, ilgili kurum ve kuruluşlarımızın ortak bir yaklaşım ortaya koyması ve gerekli girişimlerin hem uluslararası platformlarda hem de kamuoyu nezdinde daha güçlü şekilde gündeme getirilmesi adına Bakanlıklarımızdan destek bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

  

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Alaçatı Ot Festivali, Çeșme ekonomisine yine can suyu olacak: Hedef 750 milyon TL’lik hacim

İlk kez “uluslararası” ünvanıyla gerçekleştirilecek ve bu yıl ilk kez 6 gün sürecek olan festivalin, süresinin uzaması ve yabancı ziyaretçi sayısında yaşanması öngörülen artışla birlikte, Çeşme ekonomisine 700–750 milyon TL civarında bir katkı sağlaması öngörülüyor

Çeşme Belediyesi ev sahipliğinde bu yıl 15’incisi düzenlenecek Uluslararası Alaçatı Ot Festivali’nin İstanbul lansmanında konuşan Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, festivalin yalnızca bir gastronomi etkinliği olmadığını, aynı zamanda kent ekonomisi için güçlü bir kaldıraç görevi gördüğünü vurguladı.

Geçtiğimiz yıl yaklaşık 1,2 milyon ziyaretçiyi ağırlayan festivalin 500–560 milyon TL’lik bir ekonomik hacim oluşturduğunu belirten Denizli, “Kadın üreticilerden küçük esnafa, otellerden restoranlara kadar geniş bir ekosistemi harekete geçiren bu festival, Çeşme için sezon dışı dönemde büyük bir ekonomik güç yaratıyor” dedi.

Festivalin yarattığı bu ekonomik hareketliliğin yalnızca sayısal verilerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda yerel üretimi ve dayanışmayı güçlendiren bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Denizli, Alaçatı Ot Festivali’nin yıllar içinde büyüyerek hem üreticiyi hem de esnafı destekleyen güçlü bir modele dönüştüğüne dikkat çekti.

Alaçatı’da esnaf ve üreticilerin ise festival hazırlıklarına kış aylarından itibaren başladığı belirtilirken; yöresel ürünlerin hazırlanması, stant planlamaları ve üretim süreçlerinin aylar öncesinden organize edildiği ifade ediliyor. Bu yönüyle festival, yalnızca etkinlik günlerinde değil, öncesindeki hazırlık süreciyle de yerel ekonomiye canlılık kazandırıyor.

Bu yıl ise festivalin ekonomik etkisinin daha da artması bekleniyor. İlk kez “uluslararası” ünvanıyla gerçekleştirilecek ve bu yıl ilk kez 6 gün sürecek olan festivalin, süresinin uzaması ve yabancı ziyaretçi sayısında yaşanması öngörülen artışla birlikte, Çeşme ekonomisine 700–750 milyon TL civarında bir katkı sağlaması öngörülüyor.

Festival kapsamında kurulacak stantlar, gastronomi etkinlikleri, atölyeler ve söyleşilerle birlikte ilçede geniş bir ekonomik hareketlilik yaşanması beklenirken; restoranlar, konaklama işletmeleri ve küçük esnafın da bu süreçten doğrudan fayda sağlaması öngörülüyor. Özellikle sezon dışı bir dönemde düzenlenmesiyle öne çıkan festivalin, turizmi yıl geneline yayma hedefi açısından da önemli bir rol üstlendiği ifade ediliyor.

Uluslararası kimliğiyle bu yıl daha geniş bir kitleye ulaşması beklenen festivalin, Çeşme’nin gastronomi turizmindeki konumunu güçlendirmesi ve kenti küresel ölçekte daha görünür hale getirmesi bekleniyor.

“Köklerden Dünyaya” temasıyla gerçekleştirilecek 15. Uluslararası Alaçatı Ot Festivali; doğa, gastronomi ve kültürü bir araya getirirken, yerel üretimi destekleyen yapısı ve ekonomik katkısıyla Çeşme’nin dört mevsim yaşayan turizm vizyonunun önemli bir parçası olmayı sürdürüyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Aydın Kültür ve Sanat Şenliği Başladı

Çerçioğlu’nun öncülüğünde kent genelinde gerçekleştirilen kültür ve sanat etkinlikleri hız kesmeden devam ediyor.

Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Aydın Kültür ve Sanat Şenliği başladı. Etkinliklerin ilk adresi Yenipazar ilçesi oldu.

Mine Artu’nun kaleme aldığı, sevilen oyuncular Necmi Yapıcı ve Nihan Durukan’ın sahnelediği tek perdelik komedi oyunu ‘İyi Delirdik’, Yenipazar’da vatandaşlarla buluştu. İzleyiciler, oyun boyunca keyifli anlar yaşadı. Etkinliğe katılan vatandaşlar, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin kültür ve sanat etkinliklerinden duydukları memnuniyeti dile getirerek Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.

Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Kültür ve Sanat Şenliği, kentin dört bir yanında vatandaşlarla buluşmayı sürdürecek. ‘İyi Delirdik’ oyunu 31 Mart Salı günü Efeler’de, 1 Nisan Çarşamba günü Karacasu’da, 2 Nisan Perşembe günü İncirliova’da, 3 Nisan Cuma günü Koçarlı’da, 4 Nisan Cumartesi günü Didim’de ve 5 Nisan Pazar günü Nazilli’de sahnelenecek.

Aydın Kültür ve Sanat Şenliği etkinlikleri kapsamında 31 Mart Salı günü Yenipazar’da ‘Klasik Müzik Dinletisi’ konseri, 1 Nisan Çarşamba günü İncirliova’da ‘Anadolu’dan Türküler’ konseri, 2 Nisan Perşembe günü Yenipazar’da ‘Kader Böyleymiş’ tiyatrosu, 6 Nisan Pazartesi günü Yenipazar’da ‘Çalıkuşu’ tiyatrosu, 7 Nisan Salı günü Efeler’de ‘Çalıkuşu’ tiyatrosu, 8 Nisan Çarşamba günü İncirliova’da ‘Çalıkuşu’ tiyatrosu, 9 Nisan Perşembe günü İncirliova’da ‘Çalıkuşu’ tiyatrosu ve Karacasu’da ‘Kader Böyleymiş’ tiyatrosu sahnelenecek.

Etkinlikler; Yenipazar’da Atatürk Kültür Merkezi’nde, Efeler’de Şükran Güngör – Yıldız Kenter Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu’nda, Karacasu’da Karacasu Kültür Merkezi’nde, İncirliova’da İncirliova Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu’nda, Koçarlı’da Mevlüt Şahinci Konferans Salonu’nda, Didim’de Atatürk Kültür Merkezi’nde ve Nazilli’de Yeşilyurt Kültür Merkezi’nde düzenlenecek.

Etkinlikler için ücretsiz biletler; Yenipazar’da Yenipazar Belediyesi’nden, Efeler’de Vali Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nden, Karacasu’da Karacasu Kültür Merkezi AYBA biriminden, İncirliova’da İncirliova Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nden, Koçarlı’da Aydın Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası AYBA biriminden, Didim’de Atatürk Kültür Merkezi’nden ve Nazilli’de 23 Nisan Parkı Öğrenci Çalışma Salonu’ndan temin edilebilecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı