Serkan Duman ve Gökhan Duman moda sektöründe imzalarını attı

İzmir’de geçtiğimiz hafta düzenlenen İF Wedding Fashion Show’da bir çok defilenin altında Duman Ajans imzası vardı. Moda sektörüne verdikleriyle katkıyla bu alanda önemli bir isme sahip olan Serkan Duman ve Gökhan Duman ünlü modellerin podyuma çıktığı defilelerle kendi tarzlarını yansıttı

Her biri birbirinden farklı konseptlerde gelinlik ve abiye defileleri düzenleyen Serkan Duman ve Gökhan Duman, Türkiye’nin ünlü markaların defilelerini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını söylerken yeni dönemde amaçlarının yurtdışı organizasyonlarına ağırlık vermek olduğunu dile getirdiler. 

İzmir podyumlarında Ivana Sert, Özge Ulusoy, Güzide Duran, Demet Şener, Wilma Elles, Ece Gürsel, Ceren Arslan, Hande Deniz Uluğ gibi isimlerle çalışmanın keyfini de yaşayan Serkan Duman ve Gökhan Duman Türk moda sektörüne katma değer sunmanın hazzını yaşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Wedding Style Show İzmir’de görkemli buluşma

Wedding Style Dergisi’nin 9 yıldır geleneksel olarak düzenlediği Wedding Style Show, gelinlik, damatlık ve abiye modasının seçkin markalarını İzmir’de muhteşem bir şovla bir araya getirdi.

Nalan Oğuz’un ev sahipliğinde gerçekleşen karma defile, dünya devi markaları aynı podyumda buluşturarak moda dünyasına unutulmaz bir gece yaşattı. Defilenin koreografisi, moda dünyasının ünlü koreografları Gökhan Duman ve Serkan Duman imzası taşıdı. Wedding Style Show’da Türk gelinlik, damatlık ve abiye sektörünün öncü markaları Bianco Vita, White House, Maxra Govana, Jamila, Gültekin Ataseven ve Dormen, uluslararası devler Modeca ve Walone Fashion Group ile aynı sahneyi paylaştı.

Görkemli defile, zarafet ve tasarım gücünü podyuma taşıyan koleksiyonlarıyla izleyenlerden tam not aldı. Kosova’nın dev gelinlik ve abiye markası Walone ile Türkiye’nin en önemli butiklerinden Yeşim Gelinlik aracılığıyla Türkiye pazarına sunulan Modeca, defilenin en çok ilgi gören markaları arasında yer aldı.

Wedding Style Show, yalnızca moda tutkunlarını değil, uluslararası moda ve fuar dünyasının önemli isimlerini de İzmir’de buluşturdu. Dünyaca ünlü organizasyonların temsilcileri geceyi yakından takip ederken; Barcelona Fuarı Direktörü Jose Suarez, 1946 yılında kurulan dünyanın önde gelen gelinlik markalarından Modeca’nın sahibi Dick Van Zupten ve Kayseri Yeşim Gelinlik’in kurucusu Muzaffer Büyükşekerci defilenin dikkat çeken konukları arasında yer aldı.

Wedding Style Show, yerli ve yabancı markaları aynı podyumda buluşturarak İzmir’i bir kez daha gelinlik ve abiye modasının merkezlerinden biri haline getirdi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çaba, ‘Mecnun’ ile modern aşka başkaldırıyor

Alternatif Pop’un yükselen ismi ÇABA, uzun süredir merakla beklenen yeni teklisi “Mecnun” ile aşk algısına meydan okuyor. 30 Ocak 2026 tarihinde müzikseverlerle buluşacak olan şarkı, tek taraflı çabaya, bitmeyen nazlara ve ilişkilerdeki güç savaşlarına karşı net bir duruş sergiliyor.

Sözü ve müziği Çaba’ya ait olan “Mecnun”, geleneksel aşk hikâyelerini modern dünyanın gerçekleriyle harmanlayarak, “Leyla çok, artık kimse aşkın kölesi değil” diyen yeni neslin manifestosu niteliğinde.

DOĞU VE BATI AYNI ŞARKIDA BULUŞUYOR

Şarkının aranjesinde Özkan Meydan ve Alican Özbuğutu imzası bulunuyor.

Emrah Koçak‘ın gitarlarıyla modern Pop altyapısı güçlenirken, Enis Çekin‘in kaval dokunuşları parçaya mistik bir derinlik katıyor. Tüm kayıt ve prodüksiyon süreci ise Dijital Meydan çatısı altında tamamlandı.

KLİPTE İSYAN, DANS VE GÖRSEL GÜÇ

“Mecnun”un klibi, kısa film estetiğiyle dikkat çekiyor. Yönetmenliğini Metin Boyraz‘ın üstlendiği klip, Plus–Minus Studios‘ta çekildi.

Çaba’ya klipte; İrem Ak, Asya Akkaya, İlayda Uzun ve Ece Alpay danslarıyla eşlik ederken, koreografiler şarkının isyankâr ruhunu güçlü bir şekilde yansıtıyor. Görsel dünyanın son dokunuşları ise Nuri Demircan‘ın hair styling çalışmalarıyla tamamlanıyor.

“MECNUN”UN MESAJI NET

Çaba, şarkının dikkat çeken sözleriyle günümüz ilişkilerine ayna tutuyor:

“Kölen olurum sanma

Mecnun bıktı tavırla

Her yerde Leyla çok güzelim

Say say say say bitmez!”

“Mecnun”, aşkı yücelten değil; kendini yok saymadan sevebilenlerin şarkısı olarak 30 Ocak’ta tüm dijital platformlarda yerini alıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Genç gazeteci Almina Besra Babar, babasının hayatını yazdı

Başarılı gazeteci ve TV program sunucusu Almina Besra Babar, medya dünyasının sevilen ismi olan gazeteci babası Habib Babar’ın hayatını anlattığı ‘İşte Benim Babam’adlı kitabını okurlarla buluşturmaya hazırlanıyor.

Bu kitabın gazetecilik mesleğine hevesli gençlere ışık tutacağını belirten Almina Babar, eserinde babasının meslek hayatındaki mücadelesini, ilham veren başarı hikâyesini ve insani yönünü samimi bir dille ele aldı. Babar, kitabın yalnızca bir biyografi değil, aynı zamanda gazetecilik mesleğinin etik değerlerine ve zorluklarına dair önemli mesajlar içerdiğini vurguladı.

‘İşte Benim Babam’ kitabı, hem medya dünyasına ilgi duyan gençler hem de gerçek yaşam öykülerinden ilham almak isteyen okurlar için dikkat çekici bir eser olarak raflardaki yerini alacak.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yasemin Sakallıoğlu, İzmirlileri kahkahaya boğdu

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) gerçekleşen Yasemin Sakallıoğlu’nun stand-up gösterisi, izleyenleri kahkahaya boğdu.

Sosyal medyada paylaştığı komik videolarla fenomen haline gelen Yasemin Sakallıoğlu, 2015 yılından bu yana oyunculuğu ve stand-up gösterileri ile beğeni topluyor. Başarılı stand-up sanatçısı, Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) ilk kez sahne aldı ve mekânı çok beğendiğini ifade etti. Sahnenin bazı bölümlerinde dans ekibiyle de performans sergileyen Sakallıoğlu, stand-up gösterisinde çocukluk yıllarını, aile yaşantısını, akraba ilişkilerini ve Rizeli olması nedeniyle Karadeniz Bölgesi’nin geleneklerini mizahi bir dille anlatarak izleyenlere keyifli anlar yaşattı. Hayat hikâyesini ve yıllar içinde tanık olduğu olayları eğlenceli bir üslupla aktaran Sakallıoğlu, zaman zaman izleyicileri de gösteriye dahil ederek interaktif bir performans sergiledi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Maşa ile Koca Ayı: Mucize Parkı Çocuklardan Tam Not Aldı

Animaccord yapımcılığında hazırlanan, Türkiye ithalat ve dağıtımı FilmMedya tarafından gerçekleştirilen Maşa ile Koca Ayı: Mucize Parkı filmi, sömestr tatilinde yoğun ilgi görüyor.

Türkiye’de olduğu kadar tüm dünyada büyük hayran kitlelerine ulaşan Maşa ve Koca Ayı’nın yeni sinema filmi Maşa ile Koca Ayı: Mucize Parkı filmi, 16 Ocak’ta vizyona girdi. Sömestr döneminde büyük ilgi gören film, bugüne kadar 75 bin gişe yaparak minik hayranlarından tam not aldı.

Yeni macerada Maşa, Daşa ve Koca Ayı; eğlencelerle dolu “Mucize Parkı”na doğru yola çıkıyor. Daşa parkta yer alan tüm görevleri tamamlayarak büyük gösteriye katılmak isterken, Maşa her zamanki gibi eğlencenin peşinden gidiyor. Koca Ayı ise parkta akıllı fotoğraf makinesini denemeyi planlıyor. Ancak bu planlar, sürpriz gelişmelerle bambaşka bir maceraya dönüşüyor.

Renkli karakterleri ve fantastik dünyasıyla dikkat çeken film; dostluk, paylaşma ve yardımlaşma gibi evrensel değerleri eğlenceli bir anlatımla izleyiciye aktarıyor.

Yepyeni maceraların yer aldığı Maşa ile Koca Ayı: Mucize Parkı sinemalarda!

Yapımcı: Animaccord
İthalatçı / Dağıtımcı: FilmMedya
Süre: 77 dakika
Yapım Yılı: 2024
Tür: Animasyon
Yönetmen: Vasiliy Bedoshvili, Elena Chernova, Ekaterina Grosheva, Jalil Rizvanov, Vasily Volkov
Senaryo: Mariya Bolshakova, Dmitry Gordinsky, Mariya Koneva, Jalil Rizvanov, Roman Tramvay

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

‘Whistle – Ölümün Sesi’ tüm dünya ile aynı anda Türkiye’de!

Korku ve gerilim sinemasının merakla beklenen yapımlarından “Whistle – Ölümün Sesi”, 6 Şubat 2026’da dünya ile aynı anda Türkiye’de sinemaseverlerle buluşuyor.

Film, CJ ENM Türkiye dağıtımı ve FilmMedya ithalatıyla ülkemizde vizyona girecek. Karanlık atmosferi ve sürükleyici hikâyesiyle korku türü hayranlarına unutulmaz bir deneyim vadediyor.

Yapımcılığını The Pope’s Exorcist ve Evil Dead Rise gibi ses getiren filmlerin arkasındaki Wild Atlantic Pictures ile No Trace Camping’in üstlendiği filmin yönetmen koltuğunda, The Nun ile korku sinemasına damga vuran Corin Hardy oturuyor. Senaryosu ise Owen Egerton imzası taşıyor.

Game of Thrones ve Marvel evreni korkuda birleşti

“Whistle – Ölümün Sesi”, yıldızlarla dolu oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor. Filmin başrolünde, Logan filmindeki X-23 performansıyla dünya çapında tanınan ve son olarak Deadpool & Wolverine ile Marvel evrenine geri dönen Dafne Keen yer alıyor. Keen’e, The Book Thief ve Yellowjackets ile tanınan Sophie Nélisse eşlik ediyor.

Kadrodaki diğer isimler arasında Netflix’in fenomen dizisi Wednesday ile geniş bir hayran kitlesine ulaşan Percy Hynes White, Game of Thrones’ta Catelyn Stark karakteriyle hafızalara kazınan Michelle Fairley ve Shaun of the Dead ile Hot Fuzz gibi yapımlarla bilinen İngiliz sinemasının deneyimli oyuncusu Nick Frost bulunuyor.

Lanetli Bir Ses, Kaçınılmaz Bir Son

Film, bir grup lise öğrencisinin tesadüfen bulduğu eski bir Aztek Ölüm Düdüğü ile başlıyor. Düdüğün çıkardığı korkunç sesin, onları gelecekteki ölümleriyle yüz yüze getirdiğini fark eden gençler, art arda gelen kayıplar sonrası bu lanetli nesnenin kökenini araştırmaya başlıyor. Ancak başlattıkları olaylar zinciri, sandıklarından çok daha karanlık bir gerçeği ortaya çıkarıyor.

“Whistle – Ölümün Sesi” 6 Şubat’ta sinemalarda!

 

Künye

Yapım Yılı: 2026

Yapımcı: Wild Atlantic Pictures, No Trace Camping

Yönetmen: Corin Hardy

Senaryo: Owen Egerton

Dağıtım: CJ ENM Türkiye

Türkiye İthalatçısı: FilmMedya

Tür: Korku

Süre: 97 dakika

Oyuncular: Dafne Keen, Sophie Nélisse, Sky Yang, Percy Hynes White, Nick Frost, Ali Skovbye, Michelle Fairley

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hamide Bozkurt İstanbul’da: Ünlü Televizyoncu Adil Palta ile Yeni Projeler Masada

Viyana’da doğup büyüyen, farklı kültürlerin içinde şekillenen yaşamı boyunca çok yönlü bir birikim edinen hamide bozkurt, kariyerinde yeni bir döneme giriyor. Almanya’nın memmingen kentinde, evli ve iki çocuk annesi olarak yaşamını sürdüren bozkurt, hayatın sorumluluklarını erken yaşta deneyimlemiş olmanın kattığı derinliği mesleki yolculuğuna yansıtıyor.

Çocukluk yıllarından bu yana kamera önü ve sahne dünyasına ilgi duyan hamide bozkurt, bu alanı bir heves olarak bırakmak yerine profesyonel bir zemine taşıdı. 2021 yılında türkiye’de aldığı 48 saatlik hızlandırılmış temel oyunculuk eğitimi ve tamamladığı sertifika programı, oyunculuğa bilinçli ve kararlı bir adım attığının göstergesi oldu. Bu süreçte ailesinin ve özellikle eşinin verdiği güçlü destek, yolculuğunu daha sağlam adımlarla sürdürmesini sağladı.

İlk bakışta ciddi ve mesafeli bir duruş sergileyebilen hamide bozkurt’un, yakından tanındığında esprili, hızlı düşünen ve doğal komedi yeteneğine sahip olduğu ifade ediliyor. Dram, güçlü kadın hikâyeleri ve gerektiğinde mizah barındıran karakterler, kendini en yakın hissettiği alanlar arasında yer alıyor. Hamide bozkurt, görünürlükten çok; duruşunu taşıyan, hikâyesi olan doğru projelerde yer almayı önceliklendiriyor.

Oyunculuk çalışmalarının yanı sıra sağlık turizmi alanında da uluslararası bir projeye hazırlanan hamide bozkurt, avrupa’da yaşayan bireylerin türkiye’deki sağlık süreçlerini daha şeffaf, doğru ve sakin şekilde yönetebilmelerine destek olmayı hedefleyen bir koordinatörlük projesi üzerinde çalışıyor.

Bu kapsamda hamide bozkurt, geçtiğimiz günlerde istanbul’da ünlü televizyoncu adil palta ile bir araya geldi. Gerçekleşen görüşmede yeni projeler ve olası iş birlikleri masaya yatırıldı. Hamide bozkurt’un hem oyunculuk hem de farklı alanları kapsayan yeni adımlarının, önümüzdeki dönemde daha görünür hale gelmesi bekleniyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Haldun Dormen son yolculuğuna uğurlandı

Türk tiyatrosunun duayen sanatçılarından, Devlet Sanatçısı, oyuncu, yazar, çevirmen ve yönetmen Haldun Dormen, vasiyeti üzerine Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen bir törenle son yolculuğuna uğurlandı. 

Halit Ergenç’in sunduğu tören, usta tiyatrocunun 72 yıllık sanat hayatından kesitler ve sanatçı dostlarının onu anlattığı özel bir videonun gösterilmesiyle başladı.

Video gösteriminden sonra Haldun Dormen dakikalarca alkışlandı.

Cenaze töreninde sırasıyla Göksel Kortay, Nevra Serezli, Erol Evgin, Murat Ovalı, Kerem Atabeyoğlu, Ali Gökmen Altuğ, Mustafa Alabora, sanatçının oğlu Ömer Dormen söz aldılar.

Sanatçının dostları Haldun Dormen ile nasıl tanıştıklarını, onun çok yönlü biri olduğunu ve yeri doldurulamaz bir sanatçı olduğunu anlattılar. Meslektaşları, Dormen’in tiyatro için neden çok önemli biri olduğunun altını çizdiler.

Tören, kürsüde söz alan dostlarının yanı sıra Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu, Vali Yardımcısı Mehmet Sülün, İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2. Başkan Vekili Gökhan Gümüşdağ, İBB Kültür Daire Başkanı Tolga Volkan Aslan, Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, Beyoğlu Belediye Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu, Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, Şehir Tiyatroları Müdürü Oytun Askeroğlu, Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Emrah Özertem’in de aralarında olduğu bürokrasi ve sanat camiasının yoğun katılımıyla gerçekleşti.

Haldun Dormen

Sahneye ilk defa Galatasaray Lisesi’nde ortaokul öğrencisi iken çıktı. Lise öğrenimini Robert Kolej’de tamamladı. Tiyatro eğitimini ABD’de Yale Üniversitesi’nde aldı. İstanbul’a döndüğünde önce Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne’ye girdi ve Cinayet Var adlı oyundaki dedektif rolüyle ilk kez seyirci karşısına çıktı. Bir buçuk yıl Muhsin Ertuğrul ile çalıştıktan sonra Cep Tiyatrosu’nu kurdu. 1957’de Papaz Kaçtı komedisi ile İstanbul’un Feriköy semtinde Dormen Tiyatrosu’nu kurdu. Cep Tiyatrosu’ndaki Erol Günaydın, Nisa Serezli, Metin Serezli, Erol Keskin gibi isimler Dormen Tiyatrosu’nun kadrosunu oluşturdu. Topluluk en parlak dönemini 1957-1972 yılları arasında yaşadı. 1961’de Türkiye’de sahnelenen ilk müzikal olarak bilinen Sokak Kızı İrma’yı sahneledi.

1966’da sinemacılık yapan Dormen, bu dönemde iki film yönetti: Ekrem Bora ile Belgin Doruk’un rol aldığı Bozuk Düzen (1966) ve Müşfik Kenter, Nedret Güvenç, Belgin Doruk’un rol aldığı Güzel Bir Gün İçin (1967). Bozuk Düzen, 3. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi film birincilik ödülünü, Güzel Bir Gün İçin ise 4. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Komedi Filmi ödülü aldı. Ödüllere rağmen filmler gişe başarısı sağlamayınca sinemadan vazgeçip yeniden tiyatroya döndü.

Dormen Tiyatrosu, 1972’de Ses Tiyatrosu’nda Ayı Masalı adlı oyunla perdelerini açtı. Bit Yeniği, Şahane Züğürtler gibi oyunlar sahneledi. 1977’de televizyonun yaygınlaşması sonucu artan ekonomik sıkıntılar yüzünden tiyatroyu kapatmak zorunda kaldı. Dormen, 1977’den sonra televizyonculuk ve radyoculuk yaptı. Milliyet Gazetesi’nde 8 yıl boyunca gazetecilik yaptı. 1980’lerde yeniden tiyatroya döndü. 1984’te Dormen Tiyatrosu yeniden perdelerini açtı.

Haldun Dormen, 11 oyun yazdı. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde ders verdi, Hacettepe Üniversitesi tarafından Onursal Bilim Doktoru olarak ödüllendirildi. Televizyon için de çok sayıda program hazırlayan Dormen, çeşitli televizyon dizilerinde rol alarak ününü arttırdı. Yapı Kredi Sigorta adlı sigorta şirketine sanat danışmanlığını sürdüren Haldun Dormen, 1997’den beri verilmekte olan Afife Jale Ödülleri’nin gerçekleştirilmesine ön ayak olmuştur.

Dormen, 1959’da halkla ilişkiler alanında dünyaca tanınan bir isim olan Betül Mardin ile evlenmiş, sekiz yıl süren bu evliliğinden Ömer adlı bir oğlu dünyaya gelmiştir. Haldun Dormen, anılarını “Sürç-ü Lisan Ettikse”, “Antrakt”, “İkinci Perde” adlı kitaplarında toplamıştır. Bulvar komedisi ve vodvil türünde uzmanlaşmış bir tiyatro yönetmenidir. 1998 yılında Kültür Bakanlığı’nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.

Dormen, Aydınlık gazetesinde köşe yazarlığının yanı sıra Medyapım Akademi’nin yöneticiliğini yapmış ve oyunculuk dersleri vermiştir. Bu akademide hem yetişkinlere hem de çocuklara yönelik oyunculuk, tv yapımcılığı ve diğer kişisel gelişim dersleri verilmektedir.

Çeşitli kuruluşlarda ve projelerde oyuncu, yönetmen, dramaturg, metin yazarı, koreograf, editör, şarkıcı ve dansçı olarak yer aldı. Yurt içi ve yurt dışında çeşitli edebiyat dergilerinde ve gazetelerde şiir, öykü, makale, kitap&film tanıtımı yazıları yayımlandı. Şiir, öykü ve makale dallarında ödüller kazandı. Çocuk, gençlik ve yetişkin oyunları yurt içi ve yurt dışında çeşitli tiyatroların repertuarlarına alındı; Almanya, Yunanistan, İspanya, İtalya ve Macaristan’daki festivallerde okuma prodüksiyonları yapıldı, Kupa Kızı isimli performans metni 18. İstanbul Uluslararası Tiyatro Festivali bünyesinde sahnelendi. Alyoşa isimli oyunu 2011 yılında İmge Kitabevi Yayınları’ndan yayımlandı.

Şehir Tiyatroları’nda Yönettiği Oyunlar:

Unutulanlar: Afife – Peruz

Yukarıda biri mi var ?

Kuşlar

Kaç baba kaç

Lüküs Hayat

Kantocu

Onlar Ermiş Muradına

Sokak Kızı İrma

Kış Masalı

Gençliğin Tatlı Sesi

Şahane Züğürtler

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Özge Ulusoy: Giydiğim Gelinlik 1 Milyonuncu Olabilir

İzmirli ünlü modacı Ayla Ölçer, moda dünyasında iz bırakan tasarım vizyonunu IF Wedding Fashion İzmir’in 3. ve son günün de gerçekleştirdiği solo defile ile bir kez daha gözler önüne serdi. Ölçer’in, moda tasarım öğrencisi kızı Melisa Ölçer ile birlikte imza attığı bu özel defile; gelinlik ve abiye tasarımında zarafet, cesaret ve haute couture estetiğini aynı potada buluşturdu.

Dubai’den özel olarak getirilen seçkin kumaşlarla hazırlanan koleksiyon; lüks dokular, incelikli el işçiligi ve modern tasarım anlayışının kusursuz bir yansıması oldu. Transparan detaylarla zarafet kazanan gelinlikler, özel taş işlemeleriyle ışığı yakalarken; tül katmanlar ve inci dokunuşları tasarımlara masalsı bir ihtişam kattı. Abiyelerde ise güçlü siluetler, zarif parıltılar ve couture detaylar koleksiyonun sofistike çizgisini tamamladı.

Ayla Ölçer’in gelinlik ve abiye tasarımları podyumda adeta birer sanat eserine dönüştü. Solo defile formatında sunulan koleksiyon, izleyicilere baştan sona bütüncül ve etkileyici bir moda deneyimi yaşattı.

Defilenin yıldız isimleri arasında yer alan Özge Ulusoy ve Wilma Elles, podyuma zarafetleriyle damga vurdu. Profesyonel duruşları ve kusursuz podyum yürüyüşleri ile diğer modeller de tasarımların ihtişamını en üst seviyeye taşıdı. Duman Ajans organizasyonuyla hayata geçirilen defilede, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından gelen 30 yerli ve yabancı model podyuma çıkarak defileye uluslararası bir kimlik kazandırdı.

Defile sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özge Ulusoy, dikkat çeken açıklamalarda bulundu: “2003 yılından beri podyumlardayım. O kadar çok gelinlik giydim ki üzerimdeki gelinlik bir milyonuncu gelinliğim olabilir. Gerçekten evlenince giyeceğim gelinliğin bile hayalini kurmuyorum.”

Wilma Elles ise podyumda duygusal anlar yaşadığını dile getirdi. Elles, “10 sene önce kaybettiğim opera sanatçısı annemin de seslendirdiği bir şarkıyla koreografi gerçekleştirdim. Annem gibi bir opera sanatçısı olmak isterdim. Gösteri sırasında gözlerim doldu.” sözleriyle yaşadığı duyguyu paylaştı.

Defilenin sahne dili ve kusursuz koreografisi, moda dünyasının ünlü koreografları Gökhan Duman ve Serkan Duman imzası taşıdı. Duman Ajans’ın yaratıcı sahne kurgusu ve profesyonel organizasyon gücü, Ayla Ölçer defilesini IF Wedding Fashion İzmir’in en iddialı ve en çok konuşulan defileleri arasına taşıdı.

Zarafet, ışıltı ve uluslararası moda anlayışının buluştuğu bu özel defile, Ayla Ölçer’in gelinlik ve abiye modasındaki güçlü konumunu bir kez daha perçinledi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı