‘Portekiz Aşkı’ 6 Mayıs’ta Avrupa’da izleyiciyle buluşuyor

Cansu Dere’den sınırları aşan bir aşk hikâyesi

Oyuncu kadrosu ve etkileyici hikâyesiyle dikkat çeken, Portekiz’de çekilen ilk Türk yapımı olma özelliğini taşıyan yılın merakla beklenen filmi ‘Portekiz Aşkı’ (Portuguese Love), 6 Mayıs’ta Portekiz ve Avrupa’da izleyiciyle buluşuyor.

Yurt dışında da ciddi bir hayran kitlesine sahip başarılı oyuncu Cansu Dere, Portekizli yıldız Diogo Morgado ve İsmail Demirci’nin başrollerini paylaştığı film, Türkiye ile Portekiz arasında uzanan büyüleyici bir aşk hikâyesini beyazperdeye taşıyor. “Aşkın dili yoktur” fikrinden yola çıkan yapım, iki farklı kültürü ortak bir duyguda buluşturuyor.

Gişe rekortmeni Dayı 2 filminin yapımcısı Diopter Film ve G-NR Film iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Portekiz Aşkı’, güçlü prodüksiyonu ve uluslararası yapısıyla öne çıkıyor. Yönetmen koltuğunda İsmail Şahin’in oturduğu yapım, 6 Mayıs’ta Portekiz ve Avrupa’da vizyona girecek.

Türkiye ile Portekiz arasında bir ilk

Senaryosu Murat Boyacıoğlu ve Rana Denizer imzası taşıyan ‘Portekiz Aşkı’, aynı zamanda Türkiye ile Portekiz arasında gerçekleştirilen ilk ortak yapım sinema filmi olma özelliğini taşıyor. Film, yaşadığı hayal kırıklıklarına rağmen aşka olan inancını kaybetmeyen ve geçmişini geride bırakarak yeni bir başlangıç yapmak isteyen Yasemin’in hikâyesini konu alıyor.

Başrollerde Cansu Dere (Yasemin), Diogo Morgado (Jose) ve İsmail Demirci (Yaman) yer alırken; Marta Faial, Rodrigo Soares, Ines Heredia, Başak Daşman, Çağla Demir, Şerif Sezer ve Hamdi Üstünol da güçlü oyuncu kadrosunda yer alıyor.

Sımsıcak ve etkileyici bir yolculuk

Romantik atmosferi, yer yer mizahi dokunuşları ve duygusal derinliğiyle öne çıkan film, hayatını yeniden kurmaya çalışan bir kadının içsel yolculuğunu anlatıyor.

Kurumsal iletişim uzmanı Yasemin, uzun süredir birlikte olduğu Yaman’ın ihanetini öğrendiğinde hayatını değiştirecek radikal bir karar alır. Sahte bir konforun içinde sürdürdüğü yaşamı geride bırakarak, kendisini takip eden takıntılı nişanlısından kaçarken plansız bir şekilde Lizbon’a giden uçağa biner. Ancak bu kaçış, onu beklenmedik bir yolculuğun içine sürükler.

Valizini kaybeden, maddi imkânlarını yitiren ve kalacak yeri olmayan Yasemin, Portekiz’de bir sahil kasabasında mahsur kalır. Arkadaşı Gönül’ün yardımıyla eski bir taş eve yerleşir; ancak bu evi Jose adında bir yabancıyla paylaşmak zorunda kalması, hayatının yönünü tamamen değiştirir. İstanbul’daki kontrolcü ve kusursuz düzeninden uzaklaşan Yasemin, Jose ile kurduğu bağ sayesinde hem geçmişiyle yüzleşir hem de kendini yeniden keşfeder.

Portekiz Aşkı, ana sponsor Türk Telekom ve Tivibu’nun katkılarıyla çok yakında izleyiciyle buluşacak.

Künye
Yapım: Diopter Film – G-NR Film
Yapımcı: Murat Şener, Mustafa Şirin, Emrah Güner
Yönetmen: İsmail Şahin
Hikâye: Murat Boyacıoğlu
Senaryo: Murat Boyacıoğlu, Rana Denizer
Tür: Romantik, Drama

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İbrahim Tatlıses ameliyat oldu

Sanatçı İbrahim Tatlıses’in tedavi süreci hakkında 11 Nisan 2026, (bugün) Acıbadem Altunizade Hastanesi Başhekimi Dr. Engin Çakmakçı ve ameliyatı gerçekleştiren Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bilgi Baca ortak bir açıklama yaptı. 

Başhekim Dr. Engin Çakmakçı, sanatçının tedavi sürecine yönelik şu bilgileri verdi: 

“7 Nisan Salı günü yüksek ateş ve tansiyon düşüklüğü nedeniyle acil servisimize başvuran hastamız İbrahim Tatlıses’in tedavisi, yoğun bakım servisimizde devam etmekteydi. Enfeksiyon kaynağı olarak safra kesesi iltihabı tanısı konulmuştu. Tedavi süreci içerisinde iyiye gidiş gözlenildi ve Profesör Doktor Bilgi Baca ve cerrahi ekibi tarafından ameliyat edilmeye karar verildi.”

Ameliyatı gerçekleştiren Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bilgi Baca da, bu sabah gerçekleştirdikleri ameliyata yönelik şöyle konuştu: 

“İbrahim Bey geldiği zaman çok şiddetli bir enfeksiyonu vardı. Bunun safra kesesi kaynaklı olduğu tanısını koyduktan sonra -tabi kullandığı birtakım kan sulandırıcı ilaçlar da olduğu için- bir süre antibiyotikle tedavi edip, bu enfeksiyonun da biraz düzelmesini bekledik. Hastamızı bu sabah 9 gibi ameliyata aldık. Tabi komplike bir safra kesesiydi. Yani ciddi bir enfeksiyonu vardı. O nedenle yoğun bakım şartlarında takip ediyorduk. Ameliyatta her şey çok iyi geçti. Herhangi bir komplikasyon görmedik. Ama tabii ki bu basit bir safra kesisi ameliyatı değil. Komplike bir ameliyat olduğu için yoğun bakımda takip edilecek. Önümüzdeki hafta da her şey yolunda giderse taburcu etmeyi planlıyoruz.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çizdiğim karakterlerin dünya markaları olması en büyük hedefim

Milyonları peşinden sürükleyen Süper 1 Takım çizgi dizisi 22 Mayıs’ta ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’ filmi olarak sinema salonlarında gösterime girecek. Kendi filminde Varol Abi’yi canlandıran yapımcı ve ünlü karikatürist Varol Yaşaroğlu yıllarca çizdiği karakterlerin arasında olmanın heyecanını yaşadığını belirtti. Varol Yaşaroğlu “Bir gün ben de var oldum diyebilmek gerçekten muhteşem bir şey! Seyircinin nefesini tuttuğu, kahkaha attığı o anları hissetmek için sabırsızlanıyorum” dedi.

Çok büyük bir Grafi2000 evreni kurmak için çalışıyoruz

En büyük hayalinin, daha büyük evrenler, daha derin hikâyeler ve daha cesur anlatımlara imza atmak olduğunu belirten ünlü karikatürist “Tıpkı Kral Şakir’in bir “lovemark” haline gelmesi gibi, Süper 1 Takım’ın da kendi evrenini küresel bir marka yapmasını hedefliyoruz. İlerleyen dönemlerde tüm bu kahramanları bir arada barındıran, takım ruhunu hep yaşatan kocaman bir Grafi2000 evreni kurmak ve karakterlerimizin Mickey Mouse gibi 100 yılı devirecek kalıcı dünya markaları olmasını sağlamak en büyük amacım” dedi.

Çocuk oyuncu Gece Işık Demirel de heyecana ortak oluyor

Grafi2000 Prodüksiyon tarafından gerçekleştirilen, Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin yönetmen koltuğunda Haluk Can Dizdaroğlu ve Berk Tokay oturuyor. Senaryosu Haluk Can Dizdaroğlu tarafından kaleme alınan çizgi filmde izleyiciler Süper 1 Takım karakterleri Birce, Birol, Ayı Dede, Yapay Zekai’nin yanı sıra fenomen Kral Şakir ve Fil Necati’nin maceralarını izleyecek. Varol Yaşaroğlu ve çocuk oyuncu Gece Işık Demirel de sinema makinesiyle eğlencenin startını verecek.

Birol’un yaz tatili maceraya dönüşür

İcat ettiği çizgi film makinesiyle küçük bir kızın hayalindeki hikâyeyi gerçeğe dönüştüren Varol Abi’nin de yer aldığı 22 Mayıs’ta vizyona girecek ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’ filminin kısaca konusu şöyle: Bu hikâyede Birol, yaz tatili için bir çiftliğe gönderilir ve başta köy hayatını sıkıcı bulur. Ancak kısa sürede Ayı Dede, Birce ve Yapay Zekai’nin gizli süper kahramanlar olduğunu keşfeder. Gerçeğin ortaya çıkmasıyla Birol da ekibe katılır ve tatili beklenmedik bir maceraya dönüşür. İbret liderliğindeki kötü karakterler dünyayı tehdit ederken, Süper 1 Takımı onları durdurmak için mücadele eder. Birol, bu süreçte cesaret ve dostluğun değerini öğrenir.

Künye
Yapım: Grafi2000 Prodüksiyon Reklamcılık Yayıncılık ve Tic. A.Ş.
Yapımcı: Varol Yaşaroğlu
Yönetmen: Haluk Can Dizdaroğlu – Berk Tokay
Senarist: Haluk Can Dizdaroğlu
Dağıtımcı: CJ Entertainment
Türü: Animasyon

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İbrahim Tatlıses’in tedavisi devam ediyor

Sanatçı İbrahim Tatlıses’in Acıbadem Altunizade Hastanesi Acil Servisine başvurmasıyla başlayan tedavi süreci hakkında 9 Nisan 2026, (bugün) bir açıklama yapan Başhekim Dr. Engin Çakmakçı şunları söyledi: 

“7 Nisan 2026, Salı günü hastanemiz acil servisine başvuran hastamız İbrahim Tatlıses’in bilinci açık ve genel durumu iyidir. Tedavisi, tedbir amaçlı olarak yoğun bakım servisinde devam etmektedir. Safra kesesi kaynaklı bakteriyel bir enfeksiyon olan kolesistit (safra kesesi iltihabı) tanısı ile antibiyotik tedavisine başlanmış olup, tedaviye olumlu yanıt alınmaktadır. Tedavi yanıtının klinik olarak aynı şekilde sürmesi durumunda önümüzdeki hafta safra kesesi ameliyatı (kolesistektomi) yapılması planlanmaktadır.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Engin Benli, Gonca’ya hayran kaldı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde birçok başarı hikâyesine imza atan Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, “Sanatta Ben de Varım Projesi” kapsamında sinema, tiyatro ve dizi oyuncusu Engin Benli’yi ağırladı. Sanatın kapsayıcı gücünü merkeze alan proje doğrultusunda gerçekleşen ziyarette Benli, merkezde yürütülen çalışmalara hayran kaldı.

ATÖLYELERİ İNCELEDİ, YETKİLİLERDEN BİLGİ ALDI

Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi bünyesindeki atölyeleri tek tek gezen sinema, tiyatro ve dizi oyuncusu Engin Benli, özel gereksinimli bireyler için yürütülen eğitim faaliyetlerini yakından gözlemledi. Sanatın farklı alanlarında sürdürülen çalışmalar hakkında bilgi alan Benli, sunulan imkânların ve oluşturulan üretim ortamının dikkat çekici olduğunu ifade etti.

ÖĞRENCİLERLE SAMİMİ BULUŞMA

Ziyaret programı kapsamında konferans salonunda öğrencilerle bir araya gelen Benli, soru-cevap etkinliğine katıldı. Sanat yaşamına dair deneyimlerini paylaşan oyuncu, öğrencilerin sorularını içtenlikle yanıtladı. Etkinlik, sıcak ve samimi bir atmosferde gerçekleşti.

“HER AYRINTISI DÜŞÜNÜLMÜŞ”

Ziyaretin ardından değerlendirmelerde bulunan Benli, merkezdeki ortamdan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Gerçekten çok güzel bir enerji var, her şey çok ince düşünülmüş. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz. Şehrimizde böyle bir yerin olması gurur verici” ifadelerini kullandı.

“SANATTA BEN DE VARIM PROJESİ” NEDİR?

Ziyaretin bir parçası olan “Sanatta Ben de Varım Projesi”, özel gereksinimli bireylerin hem sanatsal yeteneklerini keşfetmelerine ve geliştirmelerine olanak tanıyor hem de kendilerini ifade etme becerilerini ve özgüvenlerini desteklemeyi amaçlıyor. Proje kapsamında halk oyunları, tiyatro, müzik, ritim, el sanatları, koro ve dijital medya gibi farklı alanlarda yürütülen çalışmalarla bireylerin aktif katılımı sağlanıyor. Grup çalışmaları sayesinde iş birliği, iletişim ve sosyal etkileşim becerileri güçlenirken, aynı zamanda dikkat, odaklanma, motor beceriler ve bilişsel gelişim destekleniyor. Günlük yaşam becerilerinin geliştirilmesine de katkı sunan proje, bireylerin bağımsızlık düzeylerini artırmayı hedefliyor. Ortaya çıkan eserlerin sergilenmesiyle katılımcıların görünürlüğü artarken, kültürel ve sanatsal farkındalık da güçlendiriliyor. Böylece her bireyin “ben de varım” diyebildiği kapsayıcı bir sanat ortamı oluşturuluyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Lösemi Tedavisi Gören Cansever’e Moral ve Dayanışma Konseri

Türk müziğinin güçlü yorumcularından Cansever, bir süredir sürdürdüğü lösemi tedavi sürecinde önemli bir eşiği geride bıraktı. Sanatçıya 26 Mart tarihinde ilik nakli başarıyla gerçekleştirildi. Tedavi süreci hastanede devam eden Cansever için sanat dünyası anlamlı bir organizasyonda bir araya geliyor.

Cansever’e moral vermek ve bu zorlu süreçte yanında olduklarını göstermek amacıyla düzenlenen “Moral ve Dayanışma Gecesi”, 13 Nisan Pazartesi günü İstanbul Şişli’de bulunan Günay Restaurant’ta gerçekleştirilecek.

Geceye Türk müziğinin efsane isimlerinden İbrahim TatlısesYıldız TilbeZerrin Özer ve Mustafa Topaloğlu başta olmak üzere; LaraHüsnü ŞenlendiriciLatif DoğanBurak Bulut, Siyam, Murat Kurşun, Selçuk Balcı ve DJ Mahmut Görgen gibi isimler sahne alarak destek verecek.

Gecenin sunuculuğunu Sinem Yıldız üstlenirken, sahnede Murat Sakaryalı Orkestrası yer alacak. Sanatçılar, Cansever için sahneye çıkarak hem moral verecek hem de dayanışmanın güçlü bir örneğini sergileyecek.

Geceden elde edilecek tüm gelir, Cansever’in tedavi sürecine destek olmak amacıyla kendisine bağışlanacaktır.

Sanat dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren bu gece, yalnızca bir konser değil; aynı zamanda birlik, vefa ve dayanışmanın en güçlü yansımalarından biri olacak. Çok sayıda sanatçının ve davetlinin katılımıyla gerçekleşecek organizasyon, Cansever’e moral olmayı amaçlıyor.

Cansever’e destek olmak ve bu anlamlı gecede yer almak isteyenler, rezervasyon ve bilgi hattı üzerinden katılım sağlayabiliyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

NR1 Türk’te Yeni Magazin Dönemi Başlıyor: Ünlü Model ve Sunucu Tuğçe Aral Ekranlara Dönüyor

NR1 Türk ekranlarında izleyiciyle buluşmaya hazırlanan yeni magazin programının sunucusu ünlü model ve sunucu Tuğçe Aral oldu. Magazin dünyasına iddialı bir giriş yapmaya hazırlanan program, güçlü kadrosu ve dikkat çeken içeriğiyle şimdiden merak uyandırıyor.

Yapımcılığını Suat Yanç’ın üstlendiği program, ilk bölümüyle 17 Nisan saat 20:00’de NR1 Türk ekranlarında izleyiciyle buluşacak.Haftanın en çok konuşulan olaylarını sadece aktaran değil,yorumlayan ve farklı bir bakış açısıyla ele alan yapım, magazin dünyasına yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor.

Tuğçe Aral,projeyle ilgili şu ifadeleri kullandı: “Magazin sadece gördüğümüzden ibaret değil.Biz, konuşulanların arkasındaki hikâyeyi de izleyiciyle buluşturmak istiyoruz.Hem saygılı hem de güçlü bir içerik hazırlıyoruz.”

Müzikten modaya, özel davetlerden kırmızı halıya uzanan geniş içeriğiyle program;her hafta stüdyoda ağırlayacağı ünlü konuklarla dikkat çekecek.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İstanbul’da Spiritüel Bir Yolculuk: ‘Ocean in the Desert Show’ Sahnede

İstanbul’da sanat ve ruhu bir araya getiren özel bir etkinlik kapıda.’Ocean in the Desert Show’, izleyicilere sadece bir konser değil, çok katmanlı bir deneyim vadediyor.

Azerbaycanlı müzisyen Seyran İsmayılkhanov’un imzasını taşıyan bu etkileyici proje, müzikle görsel sanatları harmanlayarak izleyiciyi adeta farklı bir boyuta taşıyor. Sanatçının, köklerinden aldığı ilhamı modern bir anlayışla sahneye taşıması, projeyi uluslararası arenada dikkat çekici kılan en önemli unsurlardan biri.

Programın repertuvarı oldukça zengin. Geleneksel Azerbaycan ezgilerinin modern yorumlarının yanı sıra, dünyaca ünlü tenor Luciano Pavarotti’nin hafızalara kazınan eserleri de performansın önemli bir parçasını oluşturuyor. Bunun yanında İsmayılkhanov’un kendi besteleri, izleyiciye spiritüel ve pozitif bir atmosfer sunmayı amaçlıyor.

Sahne performansı yalnızca müzikle sınırlı değil. Gösteride kullanılan video projeksiyonlar, özel efektler ve dans koreografileri, etkinliği görsel bir şölene dönüştürüyor. Bu yönüyle “Ocean in the Desert Show”, klasik konser anlayışının ötesine geçerek bütüncül bir sanat deneyimi sunuyor.

Sanatçıya sahnede, keman virtüözü Anar Yusub, güçlü vokaliyle Vüsale Askerova ve dans-koreografi performanslarıyla Derya Kaptan eşlik edecek. Etkinlik, Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde 9 Nisan saat 19:30’da gerçekleşecek. Organizasyon ise Hari Bülbül Azerbaycan Medeniyet Derneği tarafından düzenleniyor. Sanat, müzik ve ruhsal bir yolculuğu aynı sahnede deneyimlemek isteyenler için kaçırılmayacak bir gece olacak.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Zorba Taverna’da Sirtaki Coşkusu! George Klontzas İstanbul’u Salladı

Yunanistan’ın genç ve enerjik sanatçısı George Klontzas, İstanbul gecelerine damga vurdu. Ünlü mekan Zorba Taverna’da üst üste iki gece sahne alan genç sanatçı, performansıyla izleyenleri adeta büyüledi.

Konser boyunca sadece şarkılar değil, tam anlamıyla bir eğlence şöleni yaşandı. Klontzas’ın hareketli parçalarına eşlik eden konuklar, sirtaki yapıp tabak kırarak gecenin ritmini zirveye taşıdı. Mekanda oluşan enerji, İstanbul gecelerinde uzun süre konuşulacak türdendi.

Gecenin ev sahibi Teo Kalyoncu ise Yunan sanatçıyı Türkiye’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu tür buluşmaların iki ülke arasındaki dostluğu güçlendirdiğini vurguladı.

Sahnedeki performansının yanı sıra samimi tavırlarıyla da beğeni toplayan George Klontzas, duygularını şu sözlerle ifade etti:

“Başka bir ülkede böyle sıcak karşılanmak beni derinden etkiledi. Türk-Yunan dostluğunu burada hissetmek çok kıymetli. En kısa sürede tekrar buluşmak için sabırsızlanıyorum.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Özge Ulusoy Boynunda Servet Taşıdı! Genola’dan Düğün Hediyesi Sürprizi

Mücevher dünyasının dikkat çeken markalarından Genola, 58. İstanbul Jewellery Show’da adeta yıldızlar geçidine sahne oldu. Markanın kurucusu ve kreatif direktörü Mehmet Güler ile marka yüzü Özge Ulusoy, iş birliklerinin ikinci yılını fuar kapsamında birlikte kutladı.

İki yıldır süren başarılı iş birlikleriyle adlarından söz ettiren ikili, fuar boyunca yoğun ilgi gördü. Genola’nın zamansız tasarım anlayışı ve güçlü marka kimliği, Özge Ulusoy’un zarafetiyle birleşince ortaya yine çok konuşulan bir tablo çıktı.

Gecenin en çok konuşulan detayı ise Özge Ulusoy’un boynundaki mücevher oldu. Göz kamaştıran tasarımın değerinin yaklaşık 1 milyon TL olduğu öğrenilirken, Ulusoy adeta “boynunda servet taşıdı.” Şıklığı ve duruşuyla fuarın en dikkat çeken isimlerinden biri olan ünlü model, takılarıyla da sosyal medyada gündem olmayı başardı.

Röportajda konuşan Mehmet Güler, Özge Ulusoy ile iki yıl önce başlayan sürecin tasarım gücünü daha da ileri taşıdığını belirterek, “Minimal ve zamansız çizgilerle ilerledik, bugün geldiğimiz noktada ürünlerimiz büyük beğeni görüyor” dedi.

Özge Ulusoy ise mücevherin sadece bir aksesuar değil aynı zamanda yatırım aracı olduğuna dikkat çekerek, “Altın almak için doğru bir dönemdeyiz. Hem yatırım yapıyorsunuz hem de sanat eseri taşıyorsunuz. Külçe altın almak yerine takı olarak kullanmak çok daha keyifli” ifadelerini kullandı.

Öte yandan fuarda dikkat çeken bir diğer sürpriz açıklama da Genola’dan geldi. Marka, Özge Ulusoy evlendiğinde, onun için özel olarak tasarlanmış bir mücevheri düğün hediyesi olarak sunacaklarını açıkladı. Bu jest, iş birliğinin ne kadar güçlü ve samimi bir noktaya ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Genola’nın fuarda tanıttığı “Signature” koleksiyonu da büyük ilgi gördü. İnce işçilik, modern tasarım ve zamansız şıklığı bir araya getiren koleksiyon, ziyaretçilerden tam not aldı.

Başarılı iş birliği ve güçlü tasarım diliyle Genola, uluslararası mücevher sahnesinde yükselişini sürdürürken; Özge Ulusoy’un ışıltısı da markanın vitrininde parlamaya devam ediyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı