Ölümün Sesi Sinemalarda

Korku sinemasına mitolojik bir damar açan Ölümün Sesi, Wild Atlantic Pictures ve No Trace Camping ortak yapımcılığında hayata geçirildi. Yönetmen koltuğunda Dehşetin Yüzü filminin yönetmeni Corin Hardy’nin oturduğu film, karanlık atmosferiyle korku sinemasını yeniden şekillendiriyor. Binlerce yıllık bir efsaneyi modern bir lise kabusuna dönüştüren film, kadim bir laneti günümüz gençliğiyle buluşturuyor.

Başrolde yer alan Dafne Keen, babasının ölümüyle sarsılmış, yas ve suçluluk duygusuyla mücadele eden Chrys karakteriyle hikâyenin duygusal merkezini oluşturuyor. Chrys ve arkadaşları, Aztek kökenli olduğu ortaya çıkan gizemli bir “Ölüm Düdüğü”nü çaldıklarında, geri dönüşü olmayan bir laneti de serbest bırakıyorlar.

BİNLERCE YILLIK BİR NESNE, MODERN BİR KABUS

Aztek medeniyetine dayanan ve savaş alanlarında psikolojik korku yaratmak için kullanıldığı düşünülen ölüm düdükleri, tarih boyunca sesin bir silah olarak kullanılabileceğini gösteren çarpıcı örneklerden biri.

Film, bu kadim nesneyi bir Amerikan lisesinin ortasına yerleştirerek kültürel ve zamansal bir çarpışma yaratıyor.

TARİH BOYUNCA SESİN GÜCÜ

Azteklerin Ölüm Düdüğü varsa, Anadolu’nun da ruhları çağıran davulları, savaş başlatan boruları vardı. Orta Asya’dan Osmanlı’ya uzanan tarihsel çizgide ses; yalnızca müzik değil, bir çağrı, bir uyarı, bir güç sembolüydü. Şaman davulları ritüellerde ruhlarla iletişim kurarken, savaş boruları ordulara hücum emri verirdi.

Ölümün Sesi, tam da bu tarihsel bağlamı hatırlatıyor: Ses, bazen bir inançtır, bazen bir korku, bazen de kaderi başlatan ilk nefes. Film, kadim kültürlerdeki “sesin kudreti” temasını modern korku anlatısıyla birleştirerek evrensel bir ürperti yaratıyor.

EKSİ 15 DERECEDE ÇEKİLEN KABUS

Filmdeki havuz sahnesi ve açık hava sekansları, Kanada’nın Toronto kentinde, eksi 15 derecede çekildi. Kasım ayında gerçekleştirilen çekimlerde ekip ve oyuncular fiziksel olarak zorlayıcı koşullarla mücadele etti. Yönetmen Hardy, sahnelerin doğal görünmesi için gerçek atmosferden ödün vermemeyi tercih etti. Bu karar, filme hem görsel gerçekçilik hem de karakterlerin savunmasızlığını artıran bir etki kattı.

KORKU, MİTOLOJİ VE GENÇLİĞİN ÇARPIŞMASI

Ölümün Sesi, bir lise korku filmi gibi başlayıp mitolojik bir kabusa dönüşen yapısıyla hem nostaljik hem çağdaş bir deneyim sunuyor. Kadim bir sesin yankısı, modern gençliğin korkularıyla birleştiğinde ortaya çıkan şey yalnızca bir korku filmi değil; kültürlerarası bir ürperti hikâyesi.

Gerçek Korku, Gerçek Efekt

Filmde korku atmosferini güçlendirmek adına yoğun biçimde plastik makyaj ve pratik özel efekt teknikleri kullanıldı. Ölüm sahnelerinde dijital müdahalenin ötesine geçilerek protez uygulamalar, animatronikler ve el yapımı efektler tercih edildi. Amaç; seyirciye bilgisayar üretimi bir görüntü değil, fiziksel ve hissedilebilir bir dehşet deneyimi sunmak.

Hikayenin merkezinde ‘Umut’ var

Dehşetin Yüzü ile korku sinemasında derin bir iz bırakan Corin Hardy verdiği röportajda, ölüm temasıyla örülü bu korku filmini yönetmeyi kabul etmesindeki en önemli etkenlerden birinin, hikâyenin merkezinde yer alan umut duygusu olduğunu vurguladı

Künye

Yapım Yılı: 2026

Yapımcı: Wild Atlantic Pictures, No Trace Camping

Yönetmen: Corin Hardy

Senaryo: Owen Egerton

Dağıtım: CJ ENM Türkiye

Türkiye İthalatçısı: FilmMedya

Tür: Korku

Süre: 97 dakika

Oyuncular: Dafne Keen, Sophie Nélisse, Sky Yang, Percy Hynes White, Nick Frost, Ali Skovbye, Michelle Fairley

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Festival Fırtınası Estiren ‘Tavşan İmparatorluğu’ 6 Mart’ta Vizyonda

Yönetmenliği ve senaristliği Seyfettin Tokmak’ın üstlendiği, yetişkin dünyasının acımasız kurallarına karşı çocukça bir cesaretle direnen 12 yaşındaki Musa’nın hikâyesini anlatan, katıldığı her festivalden ödüllerle dönen ‘Tavşan İmparatorluğu’ 6 Mart’ta izleyisiyle buluşuyor.

Başrollerinde Alpay Kaya, Sermet Yeşil, Kubilay Tunçer, Perla Palamutçuoğulları ve Emrullah Çakay’ın yer aldığı, görüntü yönetmenliğini Claudia Becceril Bulos’un, sanat yönetmenliğini Tora Aghabayova’nın, kurgusunu ise Vladimir Gojun’un üstlendiği filmin müziklerinde usta müzisyen Erkan Oğur’un imzası bulunuyor.

62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden 7 Ödülle Döndü

Türkiye, Meksika, Hırvatistan ve Lübnan ortak yapımı filmin yapımcılığını Seyfettin Tokmak’ın üstlenirken, filmin ortak yapımcıları arasında Gabriella Gavica, Carlos Hernandez, Siniša Juričić, Lara Abou Saifan, Bünyamin Bayansal, Kerim Suner ve İlknur Bal Kutluay yer alıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle TRT’nin ortak yapımcılığında gerçekleştirilen ‘Tavşan İmparatorluğu 62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde 7 ödül alarak rekor kırdı. Film ayrıca dünya prömiyerini gerçekleştirdiği 28. Tallinn Black Nights Film Festivali’nden ‘En İyi Senaryo’ ve ‘En İyi Sinematografi’ ödüllerini, Taipei Film Festival’de Yönetmenler Birliği En İyi Film Ödülü, Ankara Film Festivali’nde İnci Demirkol En İyi Film, Onat Kutlar En İyi Senaryo ve FİLM-YÖN En İyi Yönetmen; Boğaziçi Film Festivali’nde ise En İyi Yönetmen, En İyi Görüntü Yönetmenliği ve FİYAB En İyi Yapımcı ödüllerinin sahibi oldu.

Çocuk oyuncuyu çobanlık yaparken keşfetti

Filmin ön hazırlık aşaması 3 yıl teknik çekimleri 4 ay gibi uzun sürede tamamlandı. Mekandan oyuncusuna kadar titizlikle üzerinde çalışılan filmin yönetmeni Seyfettin Tokmak, Musa karakterini canlandıran çocuk oyuncu Alpay Kaya’yı Kars ilinin Selim ilçesinin Darboğaz Köyün’de çobanlık yaparken keşfetti ve kadroya dahil etti.

35 yıl sonra 5,5 metre kar yağdı

Çekimleri Elâzığ merkezli olarak Keban ve Ağın ilçelerinde ve Şanlıurfa’nın ağır kış koşullarında tamamlanan filmde zorlu anlar yaşandı. 35 yıl sonra Keban’a kar yağdığını belirten yönetmen Tokmak, bir gecede 5,5 metre kar yağdığını uzun süre çekim yapamadıklarını ifade etti. Filmin diğer başrol oyuncusu tavşanlar ise uzman veteriner hekimler tarafından özel korunarak çekime hazırlandı.

Filmimizin sinemalarda çok izlenmesini istiyorum

İstanbul ve Elazığ’da görkemli bir gala ile sinemaseverlerle buluşacak filmin usta yönetmeni Seyfettin Tokmak’ın Tavşan İmparatorluğu’nun festivallerden aldığı uluslararası ve yurt içi ödüllerle amacına ve evrenselliğe ulaştığını, filmin sinemada da var olmasını, çok izlenmesini istediğini belirtti.

Senaryo aşamasında ödüllerle karşılanan ‘Tavşan İmparatorluğu’nun kısaca konusu şöyle: Tavşan İmparatorluğu, babası Beko ile çok depresif bir ev ortamında yaşayan 12 yaşındaki Musa’nın hikâyesini konu ediyor. Beko, köylerinde düzenlenen tazı yarışlarına tavşan sağlayarak geçimini sağlar. Musa yarışlardan sonra tavşanları toplar ve ölülerini gömer, yaralılarını ise terk edilmiş bir madende iyileştirir. Kendini çocuk gibi hissettiği tek yer olan bu madende bir hayat yaşar.

Bir gün Beko, engelli çocukların ailelerinin devletten maaş aldığını öğrenir. Musa’yı engelli bir çocuk gibi davranmaya, sağlık kurulunu ikna etmeye ve engelli çocuklar okuluna gitmeye zorlar. Musa için daha da kötü bir kâbus başlar ve sonunda çocukluğunu ve tavşanlarını kurtaracak bir isyan başlatır.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile TRT 12 Punto’nun yapım desteği sağladığı ‘Tavşan İmparatorluğu’, geliştirme sürecinde GMM Film Independent LA Residency (2017), Cinelink (2019), Les Arcs Industry Village (2020) ve WEMW KeyBuyers Event Selection (2020) gibi uluslararası platformlara seçildi. Film ayrıca, Köprüde Buluşmalar’dan Anadolu Efes Ödülü’nü, TRT 12 Punto’dan ise Ortak Yapım Ödülü’nü kazandı.

YÖNETMEN SEYFETTİN TOKMAK’IN BİYOGRAFİSİ

Seyfettin Tokmak (d. 1978), Türk yönetmen ve senaristtir. İlk uzun metraj filmi Kırık Midyeler (2011), mülteci temalı bir yapım olup Saraybosna Film Festivali’nde Arte Ödülü’ne layık görülmüştür. Tavşan İmparatorluğu (2024) filmiyle dünya prömiyerini yaptığı 28. Tallinn Black Nights Film Festivali’nde En İyi Senaryo ve En İyi Görüntü Yönetimi ödüllerini kazanmış; ayrıca Taipei Film Festivali’nde Yönetmenler Birliği En İyi Film Ödülü’nü almıştır. Film, 62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni dâhil olmak üzere 7 ödül kazanırken; Boğaziçi Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ve En İyi Görüntü Yönetmeni, Ankara Uluslararası Film Festivali’nde ise En İyi Film ve En İyi Senaryo başta olmak üzere çeşitli ödüller elde etmiştir. Çalışmalarında  çocuk bakış açısından yetişkin dünyasının yozlaşmasını, kaçış fantezilerini ve baskı mekanizmalarını metaforik ve sembolik bir anlatımla ele alır.

Belgesel alanda da üretimleri bulunan Tokmak; Kenan Kavut ile define avcılarını konu alan trajikomik belgesel Hayal Çetesi (2010), Orient Express (2011) ve çağdaş Türkiye’yi yansıtan Türk Arabesk Müziği Tarihi (2022) gibi yapımlara imza atmıştır. Çocuklara yönelik sosyal sorumluluk projelerinde aktif rol almış; BM Uluslararası Göç Örgütü ile çocuk mülteciler için çalışmış ve ıslah evlerinde kısa film atölyeleri düzenlemiştir. Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır.

Merakla beklenen Tavşan İmparatorluğu 6 Mart’ta sinemalarda.

Yazan & Yöneten: Seyfettin Tokmak

Müzik: Erkan Oğur

Kurgu: Vladimir Gojun

Görüntü Yönetmeni: Claudia Becceril Bulos

Sanat Yönetmeni: Tora Aghabayova

Yardımcı Yapımcı: Can Aygör

Ortak Yapımcılar: Gabriella Gavica, Carlos Hernandez, Siniša Juričić, Lara Abou Saifan, Bünyamin Bayansal, Kerim Suner, İlknur Bal Kutluay

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Müzikle Kufi Hattı ‘Nâdı Aliyyen’ Duasında Buluştu

Kadim bir dua, çağdaş bir yorum ve iki ülke arasında kurulan güçlü bir gönül köprüsü…

Yüzyıllardır darda kalanların, şifa arayanların ve ilahi bir dayanak isteyenlerin dilinden düşürmediği Nâd-ı Ali duası, bu kez yalnızca müzikle değil, İslam sanatının en köklü yazı biçimlerinden biri olan Kûfi hat ile yeniden yorumlandı.

Mustafa Demirci ve Bosnalı sanatçı Burhan Şaban’ın sesleriyle hayat bulan “Nâd-ı Aliyyen”, yapımcılığını Yedi Nota Prodüksiyon’un üstlendiği özel bir çalışma olarak dinleyiciyle buluştu. Eser, taşıdığı mistik derinliği modern müzikal estetikle bir araya getirirken, insanın içsel yolculuğuna da güçlü bir çağrı sunuyor.

Müzik ile Hat Sanatının Manevi Buluşması 

Projenin merkezinde yer alan en çarpıcı unsur ise Nâd-ı Ali duasının Kûfi hattına dönüştürülmesi oldu. Ressam ve hattat Sanaz Alborzi tarafından hazırlanan özel eser, duanın anlam dünyasını geometrik harf estetiğiyle buluşturuyor. Bu çalışma, müziğin akışıyla birlikte klipte yer alarak izleyiciye hem işitsel hem de görsel bir tefekkür alanı açıyor.

Ortaya çıkan bütünlük, yalnızca bir ilahi yorumu değil; müzikle hat sanatının aynı manevi eksende buluştuğu çağdaş bir sanat deneyimini temsil ediyor.

Bosna’dan İstanbul’a Uzanan Gönül Köprüsü

İlahiye eşlik eden video klip, tarihi ve manevi bağlarımızın en güçlü olduğu coğrafyalardan biri olan Bosna-Hersek’te çekildi. Klipte, İstanbul ile Saraybosna arasında kurulan sembolik bağ üzerinden iki ülkenin ortak ruhu anlatılıyor. 

Eser: Nâd-ı Aliyyen

Söz: Anonim

Beste: Issa Golitzen Farajaje

Yorum: Mustafa Demirci & Burhan Şaban

Aranje: Volkan Yiğit

Yapımcı: Yedi Nota Prodüksiyon

Süpervizör: Mustafa Demirci

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hesaplaşma değil, bir kabulleniş: Nil Dönmez’den ‘Tut Elimi’ yayında!

Pop ve Rock türlerindeki başarılı üretimleri ile kendine has bir yer edinen Nil Dönmez, üretkenliğini beşinci teklisi “Tut Elimi” ile taçlandırıyor.

Bu kez dinleyiciyi daha kişisel bir yolculuğa davet eden ve güçlü vokallerin merkezde olduğu Tut Elimi şarkısı, sade düzenlemesi ile de dikkat çekiyor. Şarkının söz, beste ve düzenlemesi Nil Dönmez ile Hasan Tütün’e ait.

Tut Elimi, özellikle zor zamanlarda hissedilen o kaçınılmaz tutunma ihtiyacını ve kaybolmuşluk hissini son derece samimi bir dille aktarıyor.

Nil Dönmez, yeni şarkısı ile ilgili duygularını ise şu sözlerle ifade ediyor: ‘’Tut Elimi, bir hesaplaşma ya da kavgadan çok, bir kabulleniş ve kaybediş hikâyesi anlatıyor. Konfor alanımdan çıktığım, farklı bir alana cesaret ettiğim bir çalışma oldu. Görmezden gelinen duygularla yüzleşmeyi ve insanın kendiyle yaşadığı sessiz çatışmayı müziğe aktarmaya çalıştım. Şarkının herkesin içinde bir yerlere dokunmasını diliyorum.”

Duygusal derinliğiyle ön plana çıkan Nil Dönmez’in yeni teklisi Tut Elimi ve lyric video klibi, 30 Ocak itibarıyla tüm dijital platformlarda yerini aldı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

KKTC Turizm ve Başarı Ödül Töreni Girne Les Ambassadeurs Hotel’de Gerçekleşti

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin turizm ve iş dünyasının en prestijli organizasyonlarından biri olan KKTC Turizm ve Başarı Ödülleri, görkemli bir törenle sahiplerini buldu.

KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı himayelerinde, Hayriye Vurdu Organizasyon tarafından düzenlenen ödül töreni; Girne’nin seçkin otellerinden Les Ambassadeurs Hotel’de gerçekleştirildi.

Gecenin sunuculuğunu Gizem Özdilli ve Korhan Saygıner üstlenirken, organizasyon sanat, televizyon ve iş dünyasından birçok ünlü ismi bir araya getirdi. Törende Işın Karaca, Ece Gürsel, Çiğdem Tunç, Orhan Aydın, Pau, Uğurkan Erez ve Erol Albayrak gibi tanınmış isimler yer aldı.

Protokol Yoğun İlgi Gösterdi

Ödül törenine; KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Prof. Dr. Erhan Arıklı ve KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar protokol kapsamında katılarak, ödül alan kişi ve kurumlara ödüllerini takdim etti.

Turizme Değer Katanlar Onurlandırıldı

KKTC Turizm ve Başarı Ödülleri; Kuzey Kıbrıs’ın turizm potansiyeline katkı sağlayan, farklı alanlarda başarıya imza atan kişi ve kurumları onurlandırmayı amaçlıyor. Les Ambassadeurs Hotel’de gerçekleşen organizasyon, turizme değer katan çalışmaların görünürlük kazanmasına önemli katkı sağladı.

Sektörel başarıların vurgulandığı ve Kuzey Kıbrıs’ın turizm vizyonunun kamuoyu ile paylaşıldığı tören, KKTC turizmi adına önemli bir organizasyon olarak öne çıktı.

ÖDÜL ALANLARIN LİSTESİ

(Ödül Takdimi – Fikri Ataoğlu)

1- Özge Taşker Falyalı – Yılın En İyi Yatırımcısı

2- Ercan Turhan – Yılın En İyi Hoteli

3- Şule Nair – Yılın En İyi Seyahat Acentesi

4- İçim Çağıner Kavuklu – Yılın En İyi Girişimci Kadınlar Derneği Başkanı

5- Bülent Ersoy – Yaşam Boyu Onur Ödülü

6- Işın Karaca – Türkiye ve KKTC’nin En İyi Kadın Pop Sanatçısı

(Ödül Takdimi – Ziya Öztürkler)

7- Efe Karahan Şahin – Yılın En İyi Marinası

8- Uğurkan Erez – Yılın En İyi Youtube Kanalı Yapımı

9- Erol Albayrak – Yılın En İyi Youtube Kanalı Yapımı

10- Ahmet Karaman – Yılın En İyi Balık Restaurantı

11- Ayşegül Zaim – Yılın En İyi Söz ve Beste Yazarı + Şarkı

(Ödül Takdimi – Ersin Tatar)

12- Osman Alkaş – Yılın En İyi Erkek Oyuncusu

13- Ali Haydar Gül – Yılın En İyi Et Restauarantı

14- Korhan Saygıner – Yılın En İyi Erkek Pop Sanatçısı

15- Ece Gürsel – Yılın En İyi Çıkış Yapan Sanatçısı + Şarkı

(Ödül Takdimi – Erhan Arıklı)

16- Pau – Yılın En İyi Sahne Performansı

17- Orhan Aydın – Yılın En İyi Sinema Oyuncusu

18- Evren Küçükdoğan – Yılın En İyi Tasarımcı Mimarı

19- İvana Sert – Yılın En İyi Moda İkonu ve Turizm Elçisi

(Ödül Takdimi – İzlem Gürçağ Altura)

20- Op. Dr. Hasan Birtan – Yılın En İyi Kalp Damar Cerrahı

21- Çiğdem Tunç – Yılın En İyi Tiyatro Projeleri

22- Ali Kayim – KKTC’nin En İyi Gayrimenkul Şirketi

(Ödül Takdimi – Dr. Ahmet Savaşan)

23- Ayfer Yılmazcan – Yılın En İyi Medikal Estetik Kliniği

24- Olcay Nuri Koçak – Yılın En İyi Restoran Markası

(Işın Karaca Sahneye Gelir ve Şarkı Söyler.)

(Ödül Takdimi – Mahmut Özçınar)

25- Ömer Akama – Yılın En İyi Influencerı

26- Yusuf Işık – Yılın En İyi Dünya Mutfağı

27- Ala Velena – Yılın En İyi Güzellik Salonu

(Ödül Takdimi – Dr. Fatma Çimen Tuğlu)

28- Kemal Cenk İçten – Yılın En İyi Yapımcısı

29- Ozan Dökmecioğlu – Yılın En İyi Proje Geliştirme Şirketi

30- Alara Ghaffari – Yılın En İyi Bilardo Oyuncusu

(Ödül Takdimi – Uğurkan Erez)

31- Elalem Ne Deycek – Yılın En İyi Karakter Canlandıran İçerik Üreticisi + Canlı Showu var.

32- Bora Altıntaş – Yılın En İyi Sporcusu

33- Bahar Doratlı – KKTC’nin En İyi Moda Tasarımcısı

34- Şifa Atikoğlu – Yılın En İyi Diyetisyeni

(Ödül Takdimi – İvana Sert)

35- Enver Erdal – Yılın En İyi Gayrimenkul Danışmanı

36- Gültekin Kaya – Yılın En İyi Reklam Şirketi

37- Özgür Tüzer – Yılın En İyi Özgün Müzik Sanatçısı

38- Evren Kerem – Yılın En İyi Eğlence Sektörü Yaratıcı İşletmecisi

(Ödül Takdimi – Sunucular)

39- Chef Mouflon – KKTC’nin İlk ve En İyi Doğa Şefi

40- Beste Tuğçe Viran – Yılın En Başarılı Modeli

41- Akan Oza – KKTC’nin En İyi Kahve Markası

(Elis Sermaye’nin Videosu

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kamil Hazar’dan aşka seslenen yeni şarkı: ‘Bir Sevdiğim Var’

Müzik dünyasının sevilen ismi Kamil Hazar, 2026’ya damga vurmaya hazırlanan yeni şarkısı “Bir Sevdiğim Var” ile dinleyicileriyle buluştu. Hem şarkısı hem de klibiyle büyük ses getirmesi beklenen çalışma, romantik atmosferiyle dikkat çekiyor.

Söz ve müziği Kamil Hazar’a ait olan “Bir Sevdiğim Var”, güçlü melodisi ve duygusal anlatımıyla aşkı merkezine alıyor. Şarkının klip yönetmenliğini başarılı isim Yusuf Can Özbilen üstlenirken, klipte oyuncu Demet Öz performansıyla şarkının hikâyesine eşlik ediyor.

14 Şubat Sevgililer Günü öncesinde yayınlanan klip için Kamil Hazar, “Tüm sevenlere armağan olsun” dedi.

Seyhan Müzik etiketiyle yayınlanan “Bir Sevdiğim Var”, tüm dijital platformlarda ve TV müzik kanallarında yayına girerek müzikseverlerle buluştu.

Aşkı anlatan bu özel çalışma, 2026’nın en çok konuşulan romantik şarkıları arasında şimdiden yerini almaya aday.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Melisa Özmen, prematüre bebeklere umut ışığı oldu

Cemiyet hayatının genç ve başarılı ismi Melisa Özmen, sosyal sorumluluk projelerine verdiği destekle çevresinde “İyilik meleği” olarak da tanınıyor. Özmen, geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği “Melisa Özmen Charm’s” markasıyla yardımlarına devam etti ve prematüre bebeklere umut ışığı oldu.

CVK Park Bosphorus Resorts’ta düzenlenen Dünya Prematüre Bebekler Günü yardım etkinliğine “Melisa Özmen Charm’s” markasıyla sponsor olan Melisa Özmen, gecede ayrıca prematüre bebekler için bağışta bulunarak katkı sağladı. Melisa Özmen, “Kalplerimizi birleştirerek iyilik için bir adım attık. Her bir bağışla, küçük hayatlara büyük dokunuşlar yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz” derken bu gece için yapılan her desteğin yeni bir hayata umut olduğunun altını çizdi.

Markasıyla birlikte yardım gecelerine desteğinin süreceğini belirten Melisa Özmen, o gece prematüre bebekler için elini taşın altına koyan herkese teşekkür ederken, “Birlikte sevgiyle dolu bir dünya yaratmanın yolunda ilerliyoruz” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkülerle kalplere dokundu

Bugüne kadar yaptığı başarılı çalışmalarla adından sıkça söz ettiren ünlü sanatçı Şahin İnan, müzik dünyasında bir kez daha hedefi 12’den vurdu.

Geçtiğimiz günlerde, tamamı 12 şarkıdan oluşan yeni albümünü dijital platformlarda müzikseverlerin beğenisine sunan Şahin İnan, albümünde birbirinden değerli nostaljik türkülere yer verdi. Sanatçının titizlikle seçtiği eserler kısa sürede büyük ilgi görürken, albümde yer alan her türkü milyonlarca dinlenmeye ulaşarak dikkat çekici bir başarıya imza attı.

Türkü geleneğini modern bir yorumla genç kuşaklara ulaştırmayı hedefleyen İnan, özellikle Z kuşağından gelen yoğun ilginin kendisini fazlasıyla mutlu ettiğini dile getirdi. Genç dinleyicilerin albüme gösterdiği ilgiden gurur duyduğunu ifade eden sanatçı, bu başarının kendisi için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu söyledi.

Şahin İnan, ’Türküleri genç nesle sevdirmek en büyük hayalimdi. Özellikle Z kuşağından bu kadar olumlu geri dönüş alacağımı açıkçası tahmin etmiyordum. Gelen yorumlar, paylaşımlar ve dinlenme rakamları beni hem duygulandırdı hem de daha iyisini yapmak için cesaretlendirdi’ ifadelerini kullandı.

Albümde yer alan eserlerin düzenlemelerinde geleneksel dokunun korunmasına özen gösteren İnan, aynı zamanda günümüz müzik altyapısıyla harmanlanan sound’un dinleyiciyle güçlü bir bağ kurduğunu vurguladı. Sanatçının bu yaklaşımı, hem türkü severlerden hem de genç müzik dinleyicilerinden tam not aldı.

Müzik kariyerinde istikrarlı yükselişini sürdüren Şahin İnan, önümüzdeki dönemde de türkü kültürünü yaşatmaya ve geniş kitlelere ulaştırmaya devam edeceğinin sinyallerini verdi. Başarılı sanatçının yeni projeleri şimdiden merakla bekleniyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

KKTC Turizm ve Başarı Ödülleri İçin Geri Sayım Başladı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti turizm ve iş dünyasının önemli organizasyonlarından biri olan KKTC Turizm ve Başarı Ödülleri için geri sayım başladı. KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı himayelerinde, Hayriye Vurdu Organizasyon tarafından düzenlenen ödül töreni, 7 Şubat Cumartesi akşamı saat 19.00’da Girne’nin prestijli otellerinden Les Ambassadeurs Hotel’de gerçekleştirilecek.

Kuzey Kıbrıs’ta turizme ve başarıya katkı sağlayan isimlerin onurlandırılacağı gece hem içerik hem de katılımcı profili ile dikkat çekiyor. Törenin sunuculuğunu Gizem Özdilli ve Korhan Saygıner üstlenirken, organizasyon birçok tanınmış ismi de bir araya getirecek.

Gecede Bülent Ersoy, Işın Karaca, Zuhal Topal, Ece Gürsel, Pınar Eliçe,Uğurkan Erez ve Erol Albayrak gibi sanat ve televizyon dünyasının tanınan isimlerinin de yer alması bekleniyor. Ödül töreni, Kuzey Kıbrıs’ın turizm potansiyeline katkı sağlayan ve farklı alanlarda başarıya imza atan kişi ve kurumların takdir edilmesini amaçlıyor.

Girne’nin gözde otellerinden Les Ambassadeurs Hotel’de gerçekleşecek olan organizasyonda, ödüller sahiplerini bulacak. Tören, Kuzey Kıbrıs’ta turizme değer katan çalışmaların görünürlük kazanmasına katkı sağlarken, geniş kitlelere ulaşması amacıyla BRT 1 ekranlarından canlı yayınlanacak.

KKTC Turizm ve Başarı Ödülleri hem sektörel başarıların vurgulanması hem de Kuzey Kıbrıs’ın turizm vizyonunun kamuoyuyla paylaşılması açısından önemli bir organizasyon olarak öne çıkıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İlkay Sipahi’den yeni dönem: Sen Diye

Müzikal döneminin yeni perdesini aralayan İlkay Sipahi, Sen Diye adlı yeni teklisini dinleyicinin beğenisine sundu. Stüdyoda geçen yoğun ve kesintisiz bir üretim sürecinin ürünü olan şarkı, sanatçının müzikal yolculuğunda daha derin ve kişisel bir anlatım alanına işaret ediyor.

Yarım kalan hikaye…

Sen Diye, insanın hayatta belki de yalnızca bir kez yaşayabileceği bir duygunun ardından kalan izleri anlatıyor. Yarım kalmış bir hikâyenin, kırgınlığın ve kabullenişin iç içe geçtiği şarkı; gitmiş olana değil, insanda bıraktığı etkiye odaklanıyor. Bazen bir duygu tamamlanmaz, ancak insan onunla yaşamayı öğrenir. Sen Diye, tam da bu sessiz kabullenişin şarkısı olarak öne çıkıyor.

Uzun süredir üretimini sahne önünün yanı sıra sahne arkasında da aralıksız sürdüren İlkay Sipahi, bu çalışmasıyla yalnızca yeni bir şarkı değil, art arda gelecek projelerinin de güçlü bir habercisini sunuyor. Sürekli stüdyoda olan, şarkılarını kendi hazırlayan ve prodüksiyon sürecinin her aşamasında aktif rol alan Sipahi, Sen Diye ile “tam müzisyen” kimliğini bir kez daha ortaya koyuyor.

Söz ve müziği İlkay Sipahi’ye ait olan Sen Diye, sanatçının kişisel anlatım diliyle şekillenirken, prodüksiyon sürecinin tamamında da Sipahi’nin imzasını taşıyor. Yalın ama etkili düzenlemesiyle dikkat çeken şarkı, duygusal yoğunluğunu abartıya kaçmadan dinleyiciye aktarıyor.

2000’li yılların ortasında 4Yüz grubunun solisti olarak müzik dünyasına adım atan İlkay Sipahi, grubun 2007’de yayımlanan “4Yüz” ve 2008 tarihli “+Enerji” albümleriyle geniş kitlelere ulaştı. 2010 yılında yayımladığı ilk solo albümü “Aşkın İlk Hali” ile bireysel müzikal kimliğini ortaya koyan sanatçı, sonraki yıllarda üretimini farklı projelerle kesintisiz biçimde sürdürdü.

2013 yılında kurduğu Manevra grubu ile kolektif bir müzik anlayışını benimseyen Sipahi, grubun “Sen, Ben, Biz” ve “Mucize” albümleriyle dikkat çekti. 2023’te yayımlanan “Bir Akşam Vakti” single’ı ise sanatçının vokal yorumunu ve olgunlaşan müzikal dilini öne çıkaran çalışmalardan biri oldu.

Bu birikimin güncel bir yansıması olan Sen Diye, İlkay Sipahi’nin istikrarlı üretim anlayışını ve yenilenen müzikal yaklaşımını bir araya getiriyor. Sanatçı, bu yeni çalışmasıyla dinleyicisini samimi bir duygusal yolculuğa davet ederken, müzikal yolculuğunu adım adım derinleştirmeye devam ediyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı