‘Cahim 2’ Serisi Dünyaya Açılıyor

Cahim 2, son günlerin en güçlü açılışını yaptı.

Türk korku sinemasının son dönemde öne çıkan yapımlarından biri olan “Cahim” serisi, ikinci filmiyle sinema salonlarında güçlü bir performans sergiliyor. Yönetmenliğini Doğukan Mısır’ın üstlendiği “Cahim 2”, 13 Mart’ta vizyona girerek izleyiciyle buluştu.

“Cahim 2”, Türkiye’de yakaladığı başarının ardından uluslararası pazara da açılıyor. Film; Almanya, Avusturya ve Azerbaycan başta olmak üzere, Güney Amerika’da Arjantin, Brezilya, Meksika, Şili, Kolombiya, Peru, Uruguay, Panama, Dominik Cumhuriyeti, Ekvador, Bolivya, Paraguay, El Salvador, Venezuela ve Küba’da vizyona girecek.

Korku türündeki yapım, vizyona girdiği ilk haftalardan itibaren yakaladığı seyirci ilgisi ve olumlu geri dönüşlerle de dikkat çekiyor. Sinema izleyicisinin yorumları, serinin ikinci filminde atmosferin ve hikâye derinliğinin önemli ölçüde güçlendiğini ispat etti. 

Gösterimdeki ikinci haftasında elde ettiği performansla öne çıkan “Cahim 2”, yerli korku sinemasında kalıcı bir marka olma yolunda ilerliyor. Seri yapısının sürdürülebilirliği ve izleyici karşılığı açısından dikkat çeken film, uzun soluklu bir korku evreninin güçlü adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Başrollerinde Ali Murat Özgen, Salih Bayraktar, Sultan Köroğlu Kılıç ve Irmak Şeker’in yer aldığı yapım, gerçek bir hikâyeden esinlenen anlatısıyla dikkat çekiyor.

“Cahim 2”, yerli korku sinemasında seri üretimin sürdürülebilirliği açısından önemli bir örnek oluştururken, yönetmen Doğukan Mısır’ın tür içerisindeki konumunu da daha da güçlendiren bir proje olarak öne çıkıyor.

Künye

Yapım: Zebra Production 

Yönetmen- Senarist: Doğukan Mısır

Oyuncular: Ali Murat Özgen, Sultan Köroğlu Kılıç, Irmak Şeker, Salih Bayraktar, Ayla Kaymak, Simge Konrat, Nizamettin Özkaya

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Üç kuşağı buluşturan film: ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’ için geri sayım başladı

Gişe rekorları kıran fenomen çizgi karakter Kral Şakir’in de aralarında bulunduğu ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’ filmi 22 Mayıs’ta seyirci karşısına çıkıyor. Varol Yaşaroğlu’nun usta yaratıcılığı, Grafi2000’nin yapım sürecini üstlendiği ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin önceki gün yayınlanan teaser’ı sosyal medya ve basın mecralarında büyük ilgi gördü. Süper kahramanlar Ayı Dede, Birce, Birol, Yapay Zekai, Kral Şakir ve Fil Necati’nin de yer aldığı ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin renkli dünyası, iyiler ve kötülerin yarışı izleyiciyi bu kez beyaz perdeye taşıyacak.

“Animasyonda sınır hayal gücü”

Yönetmen koltuğunda Haluk Can Dizdaroğlu ve Berk Tokay’ın oturduğu, senaryosunu Haluk Can Dizdaroğlu’nun yazdığı çizgi film ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’ hem çocukların hem de yetişkinlerin kalbini kazanacak. ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin yaratıcısı ünlü karikatürist- yapımcı Varol Yaşaroğlu animasyonunun her koşulda gişede tercih edilmesinin ve filmlerinin başarısını çizgi filmlerde yaş sınırının olmamasına, sınırsız bir anlatıma ve duygulara hitap eden bir tür olduğunun altını çizdi. İyi yapılmış bir çizgi filmin aynı anda üç kuşağa hitap edebiliyor olmasının büyük bir avantaj olduğunu açıklayan usta karikatürist Varol Yaşaroğlu sözlerine şöyle devam etti: “Çocuk, filmi izlerken macerayı görüyor, genç izlerken mizahı yakalıyor, yetişkin ise alt metni ve referansları fark ediyor. Çizgi film aynı zamanda sınırsız bir anlatım alanı sunuyor. Gerçekçi sinemada bütçe, fizik kuralları ve prodüksiyon sınırları vardır. Animasyonda ise hayal gücü sınırdır. Bu da daha büyük dünyalar, daha cesur hikâyeler ve daha unutulmaz karakterler yaratma şansı verir. Seyirci sinemaya “farklı bir deneyim” için gider. Çizgi film bu deneyimi en net veren türlerden biridir”

Çizgi Filmler Gişeyi Aşıyor, Markaya Dönüşüyor

Sevilen çizgi filmler gişeyi değil, uzun vadeli marka değerini de büyütür

Bugüne kadar yarattığı çizgi filmlerinin özellikle çocuklar tarafından defalarca izlenir olmasının önemine dikkat çeken Yaşaroğlu “Bu sadece gişeyi değil, uzun vadeli marka değerini de büyütür. Oyuncak, lisans, dijital platform, devam filmi… Animasyon bir film olmanın ötesinde bir evrene dönüşebilir. Dünyada ne olursa olsun, çizgi filmler genellikle iyimser bir tonla çıkar seyircinin karşısına. Aileler güvenle tercih eder. Bu güven duygusu da gişede sürdürülebilir başarıyı getirir” açıklamasında bulundu.

Yapım aşaması 3 yıl süren, 22 Mayıs 2026’da vizyona girecek ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin kısaca konusu şöyle:

Varol Abi (Varol Yaşaroğlu) atölyesinde icat ettiği sinema makinesiyle, çizgi film izlemeyi çok seven bir kız çocuğunun hayal dünyasını beyaz perdeye yansıtmak için çalışmalara başlar. Muhteşem bir ikili olan Varol Abi ve Gece’nin yarattığı dünyada olaylar şu şekilde gelişir: Birol adındaki küçük bir çocuk, dedesinin çiftlikte yaşayan bir arkadaşının yanına tatile gönderilir. Birol için başta her şey fazlaca normal ve sıkıcı gözükür. Doğa, tarla, çiftlik hayvanları ve internetsiz bir köy… Ancak zamanla yeni tanıştığı insanların aslında göründükleri gibi olmadıklarını anlar. Çiftlikte yaşayan Ayı Dede, Birce ve Yapay Zekai, gizli bir süper kahraman hayatı yaşayan köylülerdir. Birol’un bunu fark etmesiyle, bu gerçeği daha fazla saklayamazlar ve Birol’u da takıma almaya karar verirler. Artık Birol’un yaz tatili, hiç beklemediği gizemli bir maceraya dönüşmüştür. İkiyüzlü ve diğer kötü adamlar, İbret karakterinin önderliğinde dünyayı yok etmeye çalışacak, ‘Süper 1 Takım’ ise onları durdurmak için ellerinden geleni yapacak.

Künye

Yapım: Grafi2000 Prodüksiyon Reklamcılık Yayıncılık ve Tic. A.Ş.

Yapımcı: Varol Yaşaroğlu

Yönetmen: Haluk Can Dizdaroğlu – Berk Tokay

Senarist: Haluk Can Dizdaroğlu

Dağıtımcı: CJ Entertainment

Türü: Animasyon

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Arabesk Müziğin Usta İsmi Cansever’in Tedavi Süreci Başladı!

Arabesk müziğin usta isimlerinden Cansever, bir süredir devam eden sağlık mücadelesinde kritik bir sürece girdi. Sanatçının tedavi kapsamında hastaneye yatışı gerçekleşirken, 26 Mart tarihinde ilik nakli operasyonunun yapılacağı öğrenildi.

Yıllardır müzik dünyasında kendine has yorumu ve güçlü sesiyle geniş kitlelere ulaşan Cansever, bu zorlu süreçte yaşam mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor.

Bu önemli süreçte Cansever’e ailesi, sevenleri ve sanat camiasından birçok isim destek verirken, sosyal medyada da geçmiş olsun mesajları artarak devam ediyor. Hayranları, usta sanatçının bir an önce sağlığına kavuşmasını temenni ediyor.

Gerçekleşecek ilik nakli operasyonu, tedavi sürecinin en kritik aşamalarından biri olarak öne çıkıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yasin Yıldıran’ın ‘Kurtar Beni’ Şarkısının Klibi Yayımlandı

Yasin Yıldıran’ın On Air Music Co. etiketiyle yayımlanan “Kurtar Beni” adlı şarkısının klibi dinleyiciyle buluştu.

“Kurtar Beni”, insanın bitmeyen anlam arayışını ve bireyin dış dünyayla kendi iç sesi arasındaki uyumsuzluğu odağına alan bir anlatı kuruyor. Şarkı; insanın hiçbir zaman her şeyini kaybetmeyeceği ama hiçbir zaman da bütüne sahip olamayacağı fikrinden hareket ederek, zamanla geçeceği bilinse de yaşandığı anda ağır gelen duygulara ve insanın kendi içindeki sessiz sorgulamalarına odaklanıyor.

Yasin Yıldıran, “Kurtar Beni” hakkında şunları söylüyor:
“Şarkıda tekrarlanan ‘Kurtar Beni’; bir çığlıktan çok, içsel bir teslimiyet ve farkındalık olarak duyulsun istedim. Finalde yer alan ‘Tüm dünyayı yürüdüm sandım, başladığım yere vardım’ dizesi ise kısır döngü, emek, arayış ve öz’e dönüş gibi farklı katmanlarda okunabilir.”

Şarkının klibi siyah-beyaz, vlog tadında, prova ve kayıt günlüklerinden oluşuyor. Müzisyenlerin zaman zaman samimi ve eğlenceli hallerinin şarkının içe dönük atmosferiyle karşıtlık oluşturması, gündelik hayatta dahi ne çok duygu geçişi yaşadığımızı anlatmanın yanı sıra izleyiciye samimi, doğal ve gerçek bir anlatı oluşturuyor.

Müzik eğitimi ve sahne deneyimini şarkı üretimiyle buluşturan Yasin Yıldıran, “Kurtar Beni”nin söz ve müziğine de imza atıyor. Makamsal ezgileri modern sound ile harmanlayan çalışma, sanatçının 2022’den bu yana yayımladığı ilk single olarak da dikkat çekiyor.

Şarkının Künyesi:

Söz-Müzik: Yasin Yıldıran

Aranje-Mix/Mastering: Aykut Acarlar

Kapak Tasarım: Dilan Uslan

Klip Ekibi:

Gitar – Vokal: Yasin Yıldıran
Klavye: Eylem Atalay
Bas: Baran Biricik
Bateri: Ateş İnanç

Prodüksiyon: Repra Creative
Görüntü Yönetmeni: Cihangir Özer

“Kurtar Beni”nin klibi YouTube’da, şarkı ise tüm dijital platformlarda yayında.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin teaser’ı yayınlandı

7’den 70’e merakla beklenen animasyon filmi ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’ çok yakında sinemalarda gösterime girecek. Çizgi film tutkunlarının keyifle takip ettiği ‘Süper 1 Takım’ çizgi dizisi bu kez yepyeni serüveniyle 22 Mayıs’ta beyazperdede olacak. Süper kahramanlar Ayı Dede, Birce, Birol, Yapay Zekai, fenomen Kral Şakir ve Fil Necati’nin de yer aldığı ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin paylaşılan ilk teaser’ı sosyal medyada büyük ilgi gördü.

VAROL ABİ SİNEMA MAKİNESİNİN DÜĞMESİNE BASIYOR

“Patlamış mısırlarımızı alıp geliyoruz” Süper kahramanlar Ayı Dede, Birce, Birol, Yapay Zekai ve birçok animasyon karakterin yer aldığı Kral Şakir, Fil Necati ve tüm ekininin de sürpriz şekilde aralarına katılmasıyla müthiş bir aksiyona dönüşen ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin göz alıcı teaser’ı izleyenleri heyecana boğdu.

Yayınlanan teaser’da çocuk oyuncu Gece (Gece Işık Demirel) heyecanlı bir şekilde hayallerini anlatırken Varol Abi de (Varol Yaşaroğlu) çizgi film makinesiyle Gece’nin düşlerini gerçeğe dönüştürür. Renklerin, dansın ve müziğin etkisi büyülerken, Birce’nin taktikleri, Ayı Dede’nin müthiş dansı, Bodrum ve Kapadokya balonlarını teaser’da gören ‘Süper 1 Takım’ hayranları Varol Abi ve süper kahramanları yorumlarıyla alkış yağmuruna tuttu. “Patlamış mısırlarımızı alıp geleceğiz”, “Sabırsızlıkla bekliyoruz!” sözleriyle sevgilerini coşkularını dile getiren fanlar ‘Süper 1 Takım’ı bir an önce izlemek için 22 Mayıs’ı iple çektiklerini dile getirdi.

Aksiyon ve eğlencenin bol olduğu bir çizgi film izleyecekler Grafi2000 Prodüksiyon tarafından gerçekleştirilen, yaratıcı koltuğunda ünlü karikatürist Varol Yaşaroğlu’nun oturduğu, çalışmaları 3 yıl süren ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin yönetmen koltuğunda Haluk Can Dizdaroğlu ve Berk Tokay oturuyorlar. Senaryosu Haluk Can Dizdaroğlu tarafından kaleme alınan çizgi filmde çocukların kendi hayal dünyalarını geliştireceği, yetişkinler ise çocukluklarını hatırlayacağı, eğleneceği, aksiyonun bol olduğu bir serüvene ortak olacaklar. 22 Mayıs 2026’da vizyona girecek ‘Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi’nin kısaca konusu şöyle: Varol Abi (Varol Yaşaroğlu) atölyesinde icat ettiği sinema makinesiyle, çizgi film izlemeyi çok seven bir kız çocuğunun hayal dünyasını beyaz perdeye yansıtmak için çalışmalara başlar. Muhteşem bir ikili olan Varol Abi ve Gece’nin yarattığı dünyada olaylar şu şekilde gelişir: Birol adındaki küçük bir çocuk, dedesinin çiftlikte yaşayan bir arkadaşının yanına tatile gönderilir. Birol için başta her şey fazlaca normal ve sıkıcı gözükür. Doğa, tarla, çiftlik hayvanları ve internetsiz bir köy… Ancak zamanla yeni tanıştığı insanların aslında göründükleri gibi olmadıklarını anlar. Çiftlikte yaşayan Ayı

Dede, Birce ve Yapay Zekai, gizli bir süper kahraman hayatı yaşayan köylülerdir. Birol’un bunu fark etmesiyle, bu gerçeği daha fazla saklayamazlar ve Birol’u da takıma almaya karar verirler. Artık Birol’un yaz tatili, hiç beklemediği gizemli bir maceraya dönüşmüştür. İkiyüzlü ve diğer kötü adamlar, İbret karakterinin önderliğinde dünyayı yok etmeye çalışacak, ‘Süper 1 Takım’ ise onları durdurmak için ellerinden geleni yapacak.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Berna Laçin’den Çankaya’da Tek Kişilik Dev Performans

Çankaya Belediyesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında sanatçı Berna Laçin’in tek kişilik “Hayal Satıcısı” oyununu Başkentli sanatseverlerle buluşturdu.

Çankaya Belediyesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında düzenlediği, Berna Laçin’in sahnelediği “Hayal Satıcısı” oyununu Atatürk Kültür Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluşturdu. Salonun tamamen dolduğu gecede sanatseverler oyuna büyük ilgi gösterdi.

Tek kişilik performansıyla sahneye çıkan Berna Laçin, mizah ve eleştiriyi bir araya getiren anlatımıyla izleyicilere hem düşündüren hem de güldüren bir tiyatro deneyimi sundu. Günlük hayatın içinden hikayeleri sahneye taşıyan oyun, toplumdaki beklentileri, kadınların yaşam deneyimlerini ve insanın hayallerle kurduğu bağı çarpıcı bir şekilde aktardı.

Zaman zaman izleyicilerle doğrudan diyalog kuran Laçin, interaktif sahneleriyle salondaki izleyicileri oyunun bir parçası haline getirdi. Tek kişilik olmasına rağmen güçlü sahne dili ve dinamik anlatımıyla dikkat çeken “Hayal Satıcısı”, tiyatroseverlerden uzun süre alkış aldı. Kadınların yaşamına, hayallerine ve toplumsal rollere dair göndermeler içeren oyun, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Çankaya’da anlamlı bir kültür-sanat buluşmasına dönüştü.

Etkinlik sonunda Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı İrfan Alkan, Başkan Hüseyin Can Güner’in selamlarını ileterek Çankayalılar adına Berna Laçin’e çiçek takdim etti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Gül Gökçe Korkmaz, müziğin ‘Multitasking Kızı’ olma yolunda

Son olarak Sezen Aksu’nun unutulmaz şarkısı “Sarı Odalar”a kattığı yorumla adından söz ettiren Gül Gökçe Korkmaz, her çalışması için yarattığı farklı dünyayla “çok yönlülüğünü” ortaya koyuyor. 

“Sarı Odalar” şarkısının ruhunu yansıtmak için değişime giden Gül Gökçe Korkmaz şarkıyı okumaya bile girmeden aylar önce “Sarışın” olarak şarkının ruhuna girmek için gerekli görünüme kavuşmuştu. 

Sezen Aksu’nun en zorlu parçalarından birini başarıyla seslendiren Korkmaz’ın, şarkıya kattığı naif yorum da dikkat çekerken güzel şarkıya her şarkısı ve her yeni projesi için kendisine yeni bir dünya yaratarak oyunculuk ve modellikten gelen çok yönlülüğünü şarkıcılığına da yansıttı.

“Sarı Odalar”la birlikte yükselme dönemini yaşadığını vurgulayan Gül Gökçe Korkmaz, görsel olarak da güçlü kalmaya devam ederek “Multitasking Girl” lakabını hak etmeye devam edeceğini söyledi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkiye’nin en başarılı Opera Sanatçısı: Tenor Sedat Can Öztoprak

Türkiye’nin en önemli ödülleri arasında gösterilen ve alanında en iyi isimlerin buluştuğu 12.Gold Fame Prestige Awards Ödülleri, Hakan Taner Çapın ve Esin Yum’un sunumları ile görkemli büyük bir Törenle 28 Ocak 2026 tarihinde Double Tree Hilton Beyoğlu İstanbul’da gerçekleşti. 

Basının da yoğun bir şekilde takip ettiği ve pek çok ünlü ismin ödüle layık görüldüğü görkemli gecede dünyaca ünlü Tenor Sedat Can Öztoprak “Türkiye’nin En Başarılı Opera Sanatçısı” ödülüne layık görüldü. Sahnede ödülünü alan dünyaca ünlü Tenor, duygu ve düşüncelerini ise şu şekilde dile getirdi. 

“Beni bu çok önemli ödüle, “Türkiye’nin En Başarılı Opera Sanatçısı” ödülüne layık gören tüm değerli isimlere çok teşekkür etmek istiyorum. Bu ödül bir Türk Opera Sanatçısı için kesinlikle eşsiz bir gurur. Bugüne dek elde etmiş olduğum sayısız başarılara, dünyanın pek çok ülkesinde yıllardır sayısız kez layık görülmüş olduğum çok önemli uluslararası ödüllerime ve uluslararası arenadan layık görülmüş olduğum “Türkiye’yi En İyi Temsil Eden Sanatçı” ödülüme ilave, emeklerimin ve başarılarımın böylesine çok önemli bir ödülle daha taçlanmış olması kesinlikle en büyük gurur bir Türk Opera Sanatçısı için. Layık gören tüm değerli isimlere tekrardan çok teşekkür etmek istiyorum.” 

Dünyaca ünlü Opera Sanatçısı Tenor Sedat Can Öztoprak’ın layık görülmüş olduğu bu önemli ödül, kazanmış olduğu ve Türk Opera tarihinde de bir ilk olan 9.Uluslararası Yarışma Birinciliğinden sonra layık görülmüş olduğu ilk ödül olması bakımından da ayrıca önemli ve anlamlı.

OPERA SANATÇISI TENOR SEDAT CAN ÖZTOPRAK’IN HAYATI VE TÜM BAŞARILARI KİTABA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

Opera Sanatçısı Tenor Sedat Can Öztoprak’ın hayatını ve tüm başarılarını konu alan, çok değerli Yazar Fatma Özger Bilgiç’in kaleme aldığı “Yürekte Kalan İzler” adlı Kitap, 7 Nisan 2026 Tarihinde İstanbul’da, Caddebostan Kültür Merkezi Büyük Salonda gerçekleşecek olan tanıtım, imza töreni ve basın söyleşisinin ardından raflardaki yerini alacak ve tüm Türkiye’de satışa sunulacak. Aynı gün, tanıtım, imza töreni ve basın söyleşisinden hemen önce ise Tenor Sedat Can Öztoprak, Caddebostan Kültür Merkezi Büyük Salonda unutulmaz bir resital konsere de imza atacak. Basının da yoğun bir şekilde takip edeceği bu unutulmaz tarihi gün, saat 13.30’da başlayacak. 

Dünyaca ünlü Opera Sanatçısı Tenor Sedat Can Öztoprak, ayrıca bu sene davet aldığı Viyana’da, Uluslararası Viyana Opera Festivali’nde, Bizet’in ünlü Operası Carmen’de Başrol Don Jose’yi, ve Mozart’ın ünlü Operası Sihirli Flüt’te de Başrol Tamino’yu yorumlayarak Sahnede olacak. Ayrıca bu sene yeniden İtalya’da da, davet aldığı Uluslararası Saluzzo Opera Festivali’nde, Mozart’ın ünlü Operası Don Giovanni’de Başrol Don Ottavio’yu yorumlayarak da yeniden sahnede olacak. Ve bu sene yeniden Berlin’de, davet aldığı Uluslararası Berlin Opera Festivali’nde, Puccini’nin ünlü Operası Gianni Schicchi’de de Başrol Rinuccio’yu yorumlayarak da yeniden Sahnede olacak olan dünyaca ünlü Tenor, duygularını şu sözlerle dile getirdi.

“Uluslararası Arenada, ve Dünyanın en önemli Opera Sanat şehirlerinde nice büyük eserlerde, nice büyük başrollere…” 

Dünyaca Ünlü Opera Sanatçısı Tenor Sedat Can Öztoprak, bugüne kadar elde ettiği sayısız uluslararası ödüllere, uluslararası yarışma birinciliklerine ve uluslararası arenadan layık görülmüş olduğu “Türkiye’yi En İyi Temsil Eden Sanatçı” ödülüne de ilave olarak Türkiye’de de en önemli ödül organizasyonları tarafından ve Türkiye’nin en önemli jüri üyelerinin oylamaları sonucu bugüne dek yıllardır sayısız kez layık görülmüş olduğu ve görülmeye de devam ettiği, “Yılın En Başarılı Opera Sanatçısı” , “Yılın En İyi Opera Sanatçısı” , “Yılın Uluslararası Başarı Gösteren En Başarılı Opera Sanatçısı”, “Uluslararası En Başarılı Opera Sanatçısı”, “Cumhuriyetin 100.Yılına Damga Vuran En Başarılı Opera Sanatçısı”, “Yılın Star Opera Sanatçısı” , “En Başarılı Türk Opera Sanatçısı”, “Opera Sanatına Yenilik Kazandıran En Başarılı Opera Sanatçısı”, “Türk Operasına Damga Vuran En Başarılı Opera Sanatçısı”, “Uluslararası En Başarılı Türk Tenor” , “Yılın Uluslararası Başarı Gösteren En İyi Opera Sanatçısı”, “Uluslararası En Başarılı Türk Opera Sanatçısı” ve “Türkiye’nin En Başarılı Opera Sanatçısı” ödüllerine, bugüne dek defalarca kez layık görülerek, ve her seferinde de kendisi layık görülerek Türk Opera tarihinde bugüne dek görülmemiş düzeyde bir dominasyona imza atmış olup bir kez daha tarihe geçmiştir. Dünyaca ünlü Opera Sanatçısı Tenor Sedat Can Öztoprak, ayrıca Türkiye Cumhuriyet tarihinin en çok ödül kazanmış Opera Sanatçısıdır. 

SANATIN ZİRVESİNDEKİ İSİM: DEVRİM YARATAN TÜRK TENOR

Ülkemizi bugüne dek Opera Sanatı alanında yurtdışında ve yurtiçinde yıllardır en iyi şekilde temsil etmeye devam eden, Dünya Opera Tarihinde ve Türk Opera Tarihinde pek çok ilkler başararak hem Dünya Opera Tarihine hem de Türk Opera Tarihine muhteşem bir şekilde geçmiş olan, 100’ün üzerinde uluslararası ve ulusal ödülleriyle ve kazandığı sayısız uluslararası yarşma birincilikleriyle opera sanatını çok çok ileriye taşıyarak opera sanatında devrim yaratmış olan dünyanın hayran olduğu Opera Sanatçımız Türk Operasının zirvesindeki isim Tenor Sedat Can Öztoprak, çalışmalarına hem yurtiçinde hem de yurtdışında yoğun bir şekilde devam etmektedir.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Klarnet Sanatçısı Onur Sağlam’dan Oğluna Adadığı Anlamlı Eser: Nefs-i Nefes & Uyan Ey Gözlerim

Türk müziğinde si bemol klarnetiyle özgün yorumlarıyla tanınan klarnet sanatçısı Onur Sağlam, müzik kariyerinin 20. yılında ilk single çalışması “Nefs-i Nefes & Uyan Ey Gözlerim” ile dinleyicilerle buluştu. Sanatçının oğluna ithaf ettiği özel eser, 13 Mart itibarıyla tüm dijital müzik platformlarında yayınlandı.

Yaklaşık 20 yıllık müzik yolculuğunun ardından yayınlanan bu ilk single, yalnızca bir müzik eseri değil, aynı zamanda bir babanın evladına bıraktığı duygusal bir hatıra niteliği taşıyor. Onur Sağlam’ın klarnetiyle hayat bulan eser, ilahi formunda hazırlanarak dinleyicilere manevi bir atmosfer sunuyor.

Eserin düzenlemesi, Türkiye’nin başarılı aranjörlerinden Mete Artun imzasını taşıyor. Çalışmanın klibi ise yönetmenler Taşkın Ceyhan ve Hakan Yeşil öncülüğünde hazırlandı. Siyah-beyaz estetikle çekilen klipte yer alan semazen performansı, eserin manevi atmosferini güçlendirirken Ramazan ayının ruhuna da anlamlı bir gönderme yapıyor.

Modern sound anlayışıyla hazırlanan eser, geleneksel müzik dokusunu çağdaş bir yorumla buluşturarak dinleyicilere zamansız bir deneyim sunuyor.

Sanatçı Onur Sağlam, oğluna ithaf ettiği bu özel çalışmayla ilgili şu ifadeleri kullanıyor: “Ramazan ayı insanın özüne dönmesi, gafletten uyanması için bir yolculuk. Ben de bu eserin oğluma bir hatıra ve bir dua olmasını istedim.”

Sanatçı ayrıca, Nisan ayında Anadolu’nun sevilen türkülerini yorumladığı ikinci albümünü müzikseverlerle buluşturacağının müjdesini de paylaştı.

Onur Sağlam’ın duygusal bir hikâyeden doğan bu özel çalışması, klarnetin derin ve etkileyici tınısıyla dinleyicilere manevi bir yolculuk sunuyor.

Sanatçı sözlerini şu dilekle tamamlıyor: “Nefesimizin daim olması dileğiyle…”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Leliel’den içsel bir yüzleşme: ‘Söz Gelimi’ (Synthetic Stars) yayında!

Alternatif sahnenin dikkat çeken isimlerinden Cemre Kamacıoğlu, nam-ı diğer Leliel, merakla beklenen yeni teklisi “Söz Gelimi” şarkısı ile dinleyicilerini modern müzik dünyasının “ledden yıldızları” arasından çıkarıp, kocaman bir gökyüzü altında dürüst ve sakin bir iç monoloğa davet ediyor.

Sanatçının yakında tamamlanacak olan “Leliel Cilt I” albümünün de en kritik yapı taşlarından biri olan Söz Gelimi (Synthetic Stars) şarkısının söz ve bestesi Leliel’e (Cemre Kamacıoğlu) düzenlemesi ise Kaan Arslan’a ait.

“Hiçbir Şeye Geç Kalmadın”

Bir müzisyenin sadece müzik üreterek var olma çabası ile sektörün dayattığı zorunlu ilişkiler arasındaki çatışmadan doğan şarkı; popüler kültürün parıltılı ama yapay odalarına girmek istemeyenlerin ve ait hissetmemeyi kabullenişe dönüştürmek isteyenlerin hikayesini anlatıyor.

“Bulunmak istemediğin hiçbir yerde bulunmak zorunda değilsin. Yapmak istemediğin hiçbir şeyi yapmak zorunda değilsin. Hayal ettiğin müzisyen olana kadar, müzisyenmiş gibi davranmana gerek yok. Hiçbir şeye geç kalmadın ve sahte hiçbir şeyin içinde var olmaya çalışmak zorunda değilsin.” Bu cümleler, şarkının duygusal merkezini oluşturuyor. Leliel, Söz Gelimi ile belki de ilk kez doğrudan kendisiyle konuştuğu bir şarkıya imza atıyor.

Minimalist Bir Atmosfer ve Dramatik Derinlik

Müzikal olarak Alternative / Indie Pop çizgisinde konumlanan şarkı, minimalist ve kontrollü bir prodüksiyon anlayışıyla hayata geçirildi. Atmosferik synth katmanları, sade armonik yapı ve düşük yoğunluklu ritmik öğelerle örülü olan düzenleme, vokal anlatımını bir “iç ses” netliğinde ön planda tutuyor. Şarkının finalinde devreye giren çok katmanlı koro vokaller ve geri plandaki elektro gitarlar, parçanın duygusal doruk noktasını oluştururken; kontrollü reverb ve delay kullanımı dinleyiciye derin bir mekân hissi yaşatıyor.

Müzikal yolculuğuna çocukluk hayallerinin mitolojik karakteri olan Leliel ismiyle devam eden sanatçı, solo projesi Leliel ile her teklide bir hikâyenin parçalarını birleştiriyor.

Leliel’in yeni teklisi Söz Gelimi (Synthetic Stars), Kutu Records etiketiyle 6 Mart’ta tüm dijital platformlarda yerini aldı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı