Kubilay Kurt: ‘İzmir’in ışığını dünyaya yansıtmak istiyoruz’
Radisson RED otel’de gerçekleştirilen Runway Fashion İzmir basın toplantısında konuşan Kubilay Kurt, markaların sadece reklamla değil, toplumun kalbinde yer alarak büyüyebileceğini vurguladı. İsonem adına yapılan açıklamada, İzmir’in global ölçekte daha görünür hale gelmesi için etkinliklerin kritik bir rol oynadığına dikkat çekildi.

Kurt, İsonem’in bugün 55 ülkede faaliyet gösterdiğini belirterek, “Bulunduğumuz her yerde değer üretmeyi önemsiyoruz. Merkezimiz İzmir ise, bu şehri neden daha fazla parlatmayalım? Neden İzmir’in ışığını dünyaya yansıtmayalım?” ifadelerini kullandı.

Marka olmanın yalnızca reklam yatırımlarıyla mümkün olmadığını dile getiren Kurt, gerçek marka değerinin toplumla kurulan bağdan geçtiğini ifade etti. “Bir marka; modada, sanatta, sporda, yani hayatın tam merkezinde yer almalı. İnsanların duygularına dokunamayan bir marka, sadece tabelada ya da reklamlarda kalır” dedi.

 
İsonem’in bu vizyonla hareket ettiğini belirten Kurt, Runway Fashion İzmir  gibi organizasyonların hem şehre hem de markalara uluslararası görünürlük kazandırdığını vurguladı. İzmir’in yaratıcı gücünü desteklemeye devam edeceklerini söyleyen Kurt, “Biz, insanların hayatına temas eden bir marka olmayı hedefliyoruz. Çünkü gerçek marka değeri tam da burada oluşur” şeklinde konuştu.
 
Runway Fashion İzmir etkinliği, İzmir’in moda ve etkinlik alanındaki potansiyelini bir kez daha gözler önüne sererken, iş dünyası ve yaratıcı sektörleri aynı platformda buluşturdu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türk mobilyacılar ABD’de sahneye çıkıyor: İhracatta yeni hedef 500 milyon dolar

Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin 86 yıllık tarihinde bir ilk yaşanıyor. Birlik, 5–7 Mayıs 2026 tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri’nin Las Vegas kentinde düzenlenecek HD Expo Conference 2026 Fuarına Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirilecek. 

ABD pazarında konumumuzu güçlendirmeyi hedefliyoruz 

Amerika Birleşik Devletleri’nin 2025 yılında 66 milyar dolarlık mobilya ürünleri ithal ettiğini dile getiren Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, ABD’nin mobilya ithalatının 90 milyar dolarlara ulaştığı yıllar olduğunu, Türkiye’nin ABD’ye 250 milyon dolar olan mobilya ihracatını 500 milyon dolara çıkarmayı hedeflediklerini vurguladı. 

Sektörel ticaret heyetlerine fuar organizasyonlarını ekliyoruz

Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği olarak geçtiğimiz 4 yıllık dönemde 8 ülkeye sektörel ticaret heyetleri düzenleyerek 139 firmanın pazarlama kasının güçlenmesine katkı sağladıklarını kaydeden Güngör, “Sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetlerine devam ederken HD Expo Conference 2026 Fuarı’yla ilk kez bir fuara Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştireceğiz. HD Expo Conference 2026 Fuarıyla; Türk mobilya sektörünün küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı, Türk markalarının uluslararası projelerde daha fazla yer almasını sağlamayı ve ABD pazarındaki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyoruz” diye konuştu.

HD Expo Conference 2026 Fuarı’nın otel, restoran, kruvaziyer, resort ve ticari konaklama projelerine yönelik mobilya, aydınlatma, tekstil, zemin kaplamaları ve iç mekân çözümlerine odaklandığını ifade eden Güngör, HD Expo Conference Fuarı’nın; sektörün önde gelen uluslararası buluşma noktalarından biri olarak öne çıktığını. Fuarın, mimarlar, iç mimarlar, proje geliştiriciler, satın alma profesyonelleri ve zincir otel temsilcileri ile doğrudan temas kurulabilen güçlü bir ticaret platformu olduğunu ifade etti. 

ABD Pazarında Stratejik Tanıtım Hamlesi

Amerika Birleşik Devletleri’nin, Türk mobilya ve iç mekân sektörünün hedef pazarları arasında yer aldığının altını çizen Güngör şöyle devam etti: “ABD, Tasarım gücü, üretim kapasitesi ve kalite standardı yüksek ürünlerimiz için önemli fırsatlar barındırıyor. HD Expo Conference 2026 kapsamında gerçekleştirilecek milli katılım organizasyonu ile Türk firmalarının marka bilinirliğinin artırılması, yeni ticari bağlantılar kurulması ve ihracat hacminin güçlendirilmesini hedefliyoruz.” 

Devlet Destekli Katılım İmkânı

HD Expo Conference 2026 Fuarı’nın Ticaret Bakanlığı’nca desteklenen fuarlar listesinde olduğu bilgisini veren Güngör, mevzuatta belirtilen şartları sağlayan katılımcı firmaların, fuar katılım giderleri için belirlenen oran ve üst limitler dahilinde destekten yararlanabileceklerini vurguladı.  

HD Expo Conference 2026 Türkiye Milli Katılım Alanında yer alacak firmalar:

2B Stone Marble İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.

Büyüksoy Bayrak ve Şemsiye San. Tic. A.Ş.

Decosit Mobilya İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Demar Makina İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.

Egeli Polisaj Mob. San. ve Tic. A.Ş.

Goldsit Ofis Mobilyaları Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Karlı Orman Ürünleri A.Ş.

Moreno Konsept Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti.

Pi Konsept Mobilya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.

Yücel Bahçe Mobilya San. ve Tic. A.Ş.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yat ve tekne sektörü sezona İzmir’den açılıyor

Türkiye’nin denizcilik alanındaki en prestijli buluşmalarından olan MAST İzmir Boat Show – Tekne, Tekne Ekipmanları ve Deniz Aksesuarları Fuarı, 29 Nisan’da Fuar İzmir’de kapılarını açacak. 350’yi aşkın deniz aracının yanı sıra tekne ekipmanları ve deniz aksesuarlarının da sergileneceği fuar, denizcilik dünyasının tüm paydaşlarını bir araya getirecek.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve ED Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen MAST İzmir Boat Show, sezon öncesinin son büyük buluşması olarak öne çıkıyor. Alanda sergilenen teknelerin yüzde 70’inin yerli imza taşımasıyla dikkat çeken organizasyon, Türkiye’nin üretim gücünü uluslararası vitrine taşıyacak. Dünyaca ünlü tekne markalarıyla birlikte sektörün önde gelen yerli üreticilerini buluşturacak olan fuarın, denizcilik ekonomisine önemli katkı sunması bekleniyor. Boyları 3 ile 15 metre arasında değişen, fiyatları 100 bin liradan başlayan geniş bir yelpazede sergilenecek deniz araçları, fuarda her bütçeye ve zevke hitap eden seçenekler sunarak deniz tutkunlarına kapsamlı bir deneyim yaşatacak.

Her yıl güçlenerek büyüyor

İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, fuarın her geçen yıl güçlenerek büyüdüğünü belirterek, “MAST İzmir Boat Show, çok kısa süre geçmesine karşın her yıl artan katılımcı sayısı, sergilenen tekne adedi ve ziyaretçi yoğunluğuyla istikrarlı bir büyüme ortaya koyuyor. Bu gelişim, fuarın kısa sürede sektörün en önemli buluşma noktalarından biri haline geldiğinin en açık göstergesi. İzmir’in denizle kurduğu güçlü bağ ve köklü fuarcılık geleneği, bu başarının temelini oluşturuyor. Denizle iç içe yaşayan bir şehir olarak denizcilik kültürünü büyütmeyi, bu fuar aracılığıyla üreticilerimizi desteklemeyi, sektörün ticaret hacmini ve ihracat potansiyelini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bunu yaparken de sektör temsilcilerimizle birlikte hareket ediyoruz. İZFAŞ olarak ED Fuarcılık ile birlikte, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren, ticareti ve iş birliklerini geliştiren bu yapıyı her yıl daha ileriye taşımak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

Yerli üretimden küresel pazara uzanan vitrin

MAST İzmir Boat Show’un, Türk denizcilik sektörü açısından önemine dikkat çeken ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Dilek Soydan “MAST İzmir Boat Show, yerli üreticilerimiz için sezon öncesi son ve en büyük vitrin olma özelliğini taşıyor. Türk denizcilik sektörü ise tasarım kalitesi ve ileri mühendislik kabiliyetiyle küresel pazarda rekabeti belirleyen bir konuma ulaştı. Bunun en somut göstergesini fuar alanımızda görüyoruz; sergilenen tekneler içindeki yerli üretim ağırlığı yüzde 70 gibi güçlü bir seviyeye ulaştı. Bu yıl, ayrıca sergilenen tekne sayısında yüzde 20’lik artışla 350’nin üzerinde deniz aracını ziyaretçilerle buluşturuyoruz.” dedi.

Denizcilik ekonomisinin kalbinin attığı bir merkez

ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Emel Yılmaz da “Geçtiğimiz yıl dünyanın farklı ülkelerinden ve Türkiye’nin dört bir yanından binlerce ziyaretçiyi ağırlayan fuarımızın, uluslararası arenadaki etkisini daha da artırmayı, daha geniş bir ihracat ve iş birliği ağı oluşturmayı hedefliyoruz. MAST İzmir Boat Show, henüz dördüncü yılında olmasına karşın yalnızca bir sergileme alanı değil; denizcilik ekonomisinin kalbinin attığı bir merkez haline geldi” diye konuştu.

Halka açık

Sadece sektör profesyonellerinin değil; tekne ve yat tutkunlarının da ilgi göstereceği fuar, broker ve yat satış-kiralama acentalarından distribütörlere, ithalat ve ihracatçılardan toptan alım yapan bayilere ve tasarımcılara kadar geniş bir ziyaretçi profilini ağırlayacak. Yeni iş birliklerinin, ihracat bağlantılarının ve sektörel fikir alışverişinin gerçekleşmesine olanak sağlayacak fuar hem sektöre hem de şehir ekonomisine katkı sunacak. Halka açık olarak düzenlenecek MAST İzmir Boat Show, 29 Nisan – 3 Mayıs tarihleri arasında her gün 11.00 – 19.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Fuar hakkında detaylı bilgiye ve online bilete ulaşmak isteyenler marinesaloontrade.com.tr adresini ziyaret edebilecek.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Torbalı’da Uygun Fiyat Dönemi Başladı

Sosyal belediyecilik çalışmalarıyla dikkat çeken Torbalı Belediyesi, vatandaş odaklı hizmetlerine bir yenisini daha ekledi. Uygun fiyatlı alışveriş imkânı sunacak olan TOMAR Halk Market’in ilk şubesi Kuşçuburun Mahallesi’nde hizmete açıldı. İlk gününde yoğun ilgi gören market, vatandaşların akınına uğradı.

AÇILIŞ KURDELESİ VATANDAŞLARLA BİRLİKTE KESİLDİ

Açılış törenine yüzlerce vatandaşın yanı sıra Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir, CHP İzmir İl Başkan Yardımcıları Sercan Kaya ve Servet Arga ile CHP Torbalı İlçe Başkanı İbrahim Özel katıldı. Başkan Demir, açılış kurdelesini protokol yerine Kuşçuburunlu vatandaşlarla birlikte keserek projeyi doğrudan halkla buluşturdu.

“ACIMIZ VAR AMA HİZMETE DEVAM”

Başkan Övünç Demir konuşmasına, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olaylara değinerek başladı. Hayatını kaybeden öğretmenler ve öğrenciler için derin üzüntüsünü dile getiren Demir, yaralılara acil şifalar dilerken, hayatını kaybedenlerin ailelerine, anne ve babalarına sabır temennisinde bulundu.

Eşinin Torbalı’da bir devlet okulunda müzik öğretmeni olduğunu bilinen Başkan Demir, eğitim camiasına yönelik yaşanan bu acıların kendisini derinden etkilediğini ifade etti. “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta hayatını kaybeden öğretmenlerimize ve evlatlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Ailelerine, anne babalarına sabır diliyorum. Bizim de acımız var, içimiz yanıyor. Ama Kuşçuburun mahallemizi daha fazla bekletmemek için, marketimiz hazır olduğu için bu açılışı içimiz kan ağlayarak gerçekleştirdik” dedi.

1000’E YAKIN ÜRÜN, YÜZDE 25’E VARAN UYGUN FİYAT

Artan yaşam maliyetlerine dikkat çeken Başkan Demir, TOMAR Halk Market’in doğrudan vatandaşın bütçesine katkı sunmak amacıyla hayata geçirildiğini belirtti: “Bugün Kuşçuburun Mahallemizde TOMAR Halk Marketimizin ilkini açıyoruz. Artan mutfak masrafları karşısında vatandaşlarımızın günlük ihtiyaçlarına daha uygun şartlarda ulaşabilmesi için bu adımı attık. Manavdan kasaba, süt ürünlerinden temel gıdaya, temizlik ürünlerine kadar yaklaşık 1000 çeşit ürünü bir arada sunuyoruz. Bu ürünleri piyasanın yüzde 20-25 altında fiyatlarla vatandaşlarımıza ulaştırıyoruz.” dedi

METROPOLİS MARKASI RAFLARDA

Marketlerde yalnızca uygun fiyat değil, yerli üretim de ön plana çıkıyor. Torbalı Belediyesi tarafından patenti alınan Metropolis markasıyla üretilen zeytinyağı, 3 peynir çeşidi ve tereyağı ürünleri de raflardaki yerini aldı. Ürün çeşitliliğinin artırılarak markanın daha da büyütülmesi hedefleniyor.

YENİ ŞUBELER YOLDA

TOMAR Halk Market’in tek şube ile sınırlı kalmayacağını belirten Başkan Demir, kısa süre içinde ikinci şubenin Pancar Mahallesi’nde açılacağını duyurdu. İhtiyaca göre yeni şubelerin de hayata geçirileceği ifade edildi.

KADIN EMEĞİ VE YEREL ÜRETİCİYE DESTEK

Başkan Övünç Demir döneminde kurulan Torbalı Kadın Emeği Platformu (TORKEM) 2 yıl gibi kısa bir sürede 1000 üyeyi geçti. TORKEM kadınları yakın zamanda kooperatif sertifikalarını aldı. Başkan Övünç Demir “TORKEM kadınlarımız kooperatifleşiyor yakın zamanda ürünleri de TOMAR Halk Market’imizde olacak. Ben Torbalı’nın üreten kadınlarına güveniyorum ve her zaman yanlarındayım” dedi. Böylece hem kadın emeği desteklenecek hem de yerel üretici güç kazanacak.

İLK GÜN YOĞUN İLGİ: MARKET DOLUP TAŞTI

Açılışın ardından ilk alışverişi Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir ve eşi Güler Demir yaptı. Vatandaşlarla birlikte ürünleri inceleyen Başkan Demir, fiyatların piyasaya göre belirgin şekilde düşük olduğunu ifade etti. Marketin ilk gününde yoğun ilgi görmesi dikkat çekerken, vatandaşlar fiyatlardan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

HAFTANIN 7 GÜNÜ HİZMET VERECEK

TOMAR Halk Market’in haftanın 7 günü, sabah 08.30’dan akşam 22.00’ye kadar hizmet vereceği belirtildi.

BAŞKAN DEMİR SOSYAL MEDYADAN DA PAYLAŞTI

Başkan Demir, açılışın ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“İlk TOMAR Halk Marketimizi içimiz kan ağlayarak açtık… Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da hayatını kaybeden öğretmenimiz ve evlatlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. İçimiz buruk…

Ama Kuşçuburun mahallemizi daha fazla bekletmemek için, hazır hale getirdiğimiz TOMAR Halk Marketimizin açılışını bugün gerçekleştirdik.

Marketimiz; yüzde 20-25 daha hesaplı fiyatlarıyla, belediyemizin güvencesiyle sunulan güvenilir ürünleriyle, kasabından manavına, temel gıdadan temizlik ürünlerine kadar her ihtiyaca cevap veriyor.

Ayrıca patentli Metropolis markamızın ürünleri; peynirlerimiz, tereyağımız ve zeytinyağımız da raflarda yerini aldı.

Çok yakında hızla yenilerini açacağımız TOMAR Halk Marketimiz Kuşçuburun’a çok yakıştı… Hayırlı, uğurlu, bereketli olsun.”

“TORBALI HALKI EN İYİSİNİ HAK EDİYOR”

Torbalı’da vatandaşın yaşamını kolaylaştıracak projelere devam edeceklerini belirten Başkan Demir, “Torbalı’da kimsenin sofrası eksilmesin, kimse temel ihtiyaçlarına ulaşmakta zorlanmasın diye çalışıyoruz. Çünkü Torbalı halkı her zaman en iyisini hak ediyor” dedi.

,
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

OYAK Pazarlama’dan “Deprem Farkındalığı” Konferansı

İstanbul’da olası bir depreme karşı hazırlık çalışmaları, riskleri azaltmaya yönelik adımlar ve afet anında müdahale kapasitesini güçlendiren uygulamalar olmak üzere iki ana plan üzerinden yürütülüyor.

OYAK Pazarlama tarafından düzenlenen “Deprem Farkındalığı” konferansında konuşan İstanbul Vali Yardımcısı ve Arnavutköy Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu, İstanbul’un afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi için kapsamlı bir hazırlık sürecinin sürdüğünü vurguladı.

OYAK Dragos Plaza’da düzenlenen konferansa; OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez ve OYAK Pazarlama yöneticileri ev sahipliği yaptı.

Programda ayrıca AFAD İstanbul İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ile deprem alanında uzman isimler de yer aldı.

Valilikten İstanbul için iki ana afet planı

Etkinlikte konuşan Hersanlıoğlu, kamu kurumlarının koordinasyonunun yanı sıra, kentsel dönüşümün desteklenmesi ve kurumsal iş birliklerinin artırılmasının önemine dikkati çekti.

İstanbul genelinde çalışmaların iki temel çerçevede ilerlediğini belirten Hersanlıoğlu, bunların “afet risklerini azaltma planı” ile “afetlere müdahale planı” olduğunu ifade ederek, “Risklerin azaltılmasına yönelik çalışmalarımız kararlılıkla sürüyor. Afet müdahale planımızı ise sürekli güncelleyerek daha etkin hale getiriyoruz. Süreç, sahada uygulama ve takip boyutuyla ilerliyor.” dedi.

Her kurum için somut eylemler tanımlandığını ve bu eylemlerin düzenli takip mekanizmalarıyla izlendiğini kaydeden Hersanlıoğlu, afet anında müdahale kapasitesini artırmak amacıyla gönüllülük temelli arama-kurtarma çalışmalarının önemine işaret ederek, vatandaşların sürece katılımının kritik olduğunu ifade etti.

OYAK’ın kurumsal kapasitesine de değinen Hersanlıoğlu, “Afet farkındalığı oluşmuş binlerce çalışanı olan bir yapının; afetlere dirençli Türkiye hedefiyle uyumlu biçimde organize edilmesi ve mevcut kaynaklarının bu doğrultuda hazır hale getirilmesi önemlidir.” değerlendirmesinde bulundu.

OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez ise konferansa ilişkin değerlendirmesinde, “Afetlere karşı hazırlık sadece kamu kurumlarının değil, tüm toplumun ortak sorumluluğudur. OYAK Pazarlama olarak, çalışanlarımızda ve paydaşlarımızda farkındalık oluşturmayı, bu alandaki bilgi ve hazırlık seviyesini artırmayı öncelikli görüyoruz. Bu tür çalışmalarla, olası afetlere karşı daha bilinçli ve hazır bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

TİSAD Başkanı Murat Çavga: Çinli Ziyaretçiler Trabzon’a Büyük İlgi Gösteriyor

TİSAD Başkanı Murat Çavga, 17–19 Nisan tarihleri arasında Xi’an’da düzenlenen Uluslararası İpekyolu Turizm Fuarı’na Türkiye’den şehrimizi temsilen katılım sağladıklarını açıkladı.

Çavga, fuara katılımın temel amacının, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’un da öncelik verdiği Çin pazarında Türkiye’nin etkinliğini artırmak ve Çinli turist sayısını yükseltmek olduğunu vurguladı.

TİSAD organizasyonunda; Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda, Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı ve Türk Çin Kültür Derneği’nin destekleriyle katılım sağlanılan fuarın ilk gününde yoğun ilgi gördüğünü belirtti.

“Fuarın ilk gününde standımıza ciddi bir ziyaretçi akışı var. Standımızda sadece Trabzon değil, Bölgemizin ve ülkemizin bu pazara hitap eden tüm turistik destinasyonlarını tanıtıyoruz.

Bölgemizin doğası, kültürü ve turizm çeşitliliği Çinli ziyaretçiler tarafından büyük ilgi görüyor,” dedi.

Çavga ayrıca, fuar programının ardından 21 Nisan’da Pekin’de Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nde önemli bir organizasyon gerçekleştireceklerini ifade ederek, “Pekin’de faaliyet gösteren seyahat acentalarını davet edeceğimiz kapsamlı bir destinasyon tanıtım toplantısı düzenleyeceğiz. Bu etkinlikle Çin pazarında daha somut iş birlikleri kurmayı hedefliyoruz,” şeklinde konuştu.

TİSAD olarak Çin pazarına yönelik çalışmaların artarak devam edeceğini belirten Çavga, bu organizasyonların bölge turizmine doğrudan katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Vodafone Business, Perakendede Dijitalleşmeyi 5G ile Hızlandırıyor

Vodafone Business, Türkiye’nin önde gelen perakende markalarıyla hayata geçirdiği iş birlikleriyle mağazaları veriyle yönetilen, müşteri deneyimini odağına alan dijital yapılara dönüştürüyor. 5G destekli bağlantı altyapısı, IoT çözümleri ve veri analitiğini bir araya getiren Vodafone Business, Ipekyol, Penti ve Yargıcı ile gerçekleştirdiği projelerle perakende sektöründe dönüşümün hız kazanmasına katkı sağlıyor.

Perakende sektörünün yalnızca satışın gerçekleştiği bir alan değil; verinin üretildiği, müşteri deneyiminin anlık olarak yönetildiği, deneyimin uçtan uca yönetildiği ve kararların gerçek zamanlı alındığı bir yapıya dönüştüğünü belirten Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, “5G, IoT ve veri analitiğinin birlikte kullanımı sayesinde mağazalar; veriye dayalı karar alma süreçlerinin merkezine yerleşirken, operasyonel verimlilik ve müşteri memnuniyetinde de önemli artışlar sağlanıyor. E-ticaret hacmindeki büyümeye rağmen satışların büyük bölümü hâlâ fiziksel mağazalarda gerçekleşiyor. Bu da mağazaların rolünü ortadan kaldırmak yerine yeniden tanımlıyor: mağazalar artık veri üreten ve deneyim yöneten merkezlere dönüşüyor.” dedi. 

Vodafone Business’ın bu dönüşümü üç temel katmanda ele aldığını ifade eden Kestioğlu, açıklamasına şöyle devam etti: “Dönüşümü güçlü ve kesintisiz bağlantı altyapısı, bu altyapı üzerinde çalışan IoT ve dijital çözümler ve tüm süreci kapsayan uçtan uca servis modeli yaklaşımımızla gerçekleştiriyoruz. Bu sayede işletmeler yalnızca teknolojiye değil, doğrudan iş sonuçlarına odaklanan bir dönüşüm sürecine dahil oluyor. Ipekyol, Penti ve Yargıcı ile hayata geçirdiğimiz projeler, mağazaların veriyle yönetilen, bağlantıyla güçlenen ve müşteri deneyimini merkeze alan yapılara dönüştüğünü somut olarak ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde fiziksel mağazaların rolü daha da güçlenecek. Ancak bu mağazalar artık yalnızca satış noktaları değil, aynı zamanda veri üreten ve deneyim yöneten merkezler olacak. Biz de Vodafone Business olarak, iş ortaklarımızla birlikte bu dönüşümün öncüsü olmaya devam edeceğiz.”

Ipekyol: Kesintisiz bağlantı ile operasyonel verimlilik arttı

Ipekyol mağazalarında kurulan güçlü bağlantı altyapısı sayesinde mağaza içindeki tüm dijital sistemlerin kesintisiz çalışması sağlandı. Stok yönetiminden kasa süreçlerine, müşteri etkileşiminden kampanya yönetimine kadar tüm operasyonlarda veri akışı sürekli ve güvenilir hale getirildi. Bu yapı, mağaza performansının artırılmasına ve müşteri deneyiminin iyileştirilmesine doğrudan katkı sağladı.

Vodafone Business iş birliğiyle hayata geçirilen 5G ve IoT tabanlı altyapının, mağazalarda operasyonel verimliliği önemli ölçüde artırdığına dikkat çeken Ipekyol Group IT Direktörü Tarık Zengin şunları söyledi: “Perakende sektöründe teknoloji artık yalnızca operasyonları destekleyen bir unsur değil, aynı zamanda müşteri deneyimini yeniden tanımlayan stratejik bir kaldıraç haline geldi. Gerçek zamanlı stok takibi, kesintisiz bağlantı sayesinde sorunsuz kasa süreçleri ve veriye dayalı karar alma mekanizmaları, hem maliyetlerimizi optimize etmemizi hem de tedarik zincirimizi daha etkin yönetmemizi sağlıyor. Bu dönüşüm, müşterilerimize daha hızlı ve kesintisiz bir alışveriş deneyimi sunarken, Ipekyol Group olarak perakende sektöründe veri odaklı ve sürdürülebilir büyümenin öncülerinden biri olmamıza katkı sağlıyor.”

Penti: Enerji yönetimi dijitalleşmenin parçası oldu

Penti ile gerçekleştirilen iş birliğinde, bağlantı altyapısının ötesine geçilerek enerji yönetimi de dönüşümün bir parçası haline getirildi. Vodafone Business’ın 5G destekli altyapısı ve Red Enerji çözümü ile mağazaların enerji tüketimi anlık olarak izlenebilir ve yönetilebilir hale geldi. Bu sayede enerji verimliliği sağlanırken maliyetler optimize edildi ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sunuldu.

Penti CHRO & COO’su Selim Arda Üçer ise konuyla ilgili şunları söyledi: “Penti’de bizim için mağazacılık, ürünlerimizi misafirlerimizle buluşturduğumuz alanlar olmasının yanı sıra aynı zamanda iyi hissettiren bir deneyim alanını da ifade ediyor. Vodafone Business ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği sayesinde 5G destekli altyapı ve akıllı çözümlerle mağazalarımızı daha verimli, sürdürülebilir ve müşteri deneyimini odağına alan yapılara dönüştürüyoruz.”

Yargıcı: Mağaza içi deneyim veriye dönüştü

Vodafone Business ile hayata geçirilen proje kapsamında Yargıcı mağazaları, müşteri davranışlarının anlık olarak analiz edilebildiği yapılara dönüştürüldü. 5G destekli bağlantı ve IoT çözümleri sayesinde mağaza içi yoğunluk, müşteri akışı ve ziyaretçi davranışları ölçülebilir hale geldi. Bu sayede mağaza içi yerleşimden operasyonel planlamaya kadar birçok alanda veriye dayalı karar alma mümkün hale geldi.

Yargıcı Pazarlama ve E-ticaret Direktörü Erdem Aklan ise konuyla ilgili şunları söyledi: “Perakendede bugüne kadar ağırlıklı olarak satış verisi üzerinden karar alıyorduk. Ancak satış verisi, müşterinin mağaza içindeki yolculuğunu ve gerçek ilgisini anlamak için tek başına yeterli değil. Vodafone Business ile hayata geçirdiğimiz bu proje sayesinde, artık satış verisinden davranış verisine geçiş yapıyoruz. Müşterinin mağazada nerede vakit geçirdiğini, hangi ürünlere ilgi gösterdiğini ve nasıl bir etkileşim kurduğunu ürün ve reyon bazında ölçümleyebiliyoruz. Bu da bize yalnızca neyin satıldığını değil, neden satıldığını anlama imkânı sunuyor. Bu iş birliğini Yargıcı mağazacılık dönüşümü için bir adım olarak görüyoruz. Vodafone Business’ın güçlü bağlantı altyapısı ve çözüm ortaklığı sayesinde mağazalarımızı gerçek zamanlı içgörü üreten yapılara dönüştürüyoruz. Bu yaklaşımın, müşteri deneyimini sürekli geliştirme vizyonumuzda önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.” 

Perakende sektöründe veriyle çalışan mağaza dönemi

Vodafone Business’ın hayata geçirdiği bu projeler, fiziksel mağazaların yalnızca satış noktası olmaktan çıkarak, veriyle çalışan ve müşteri deneyimini merkeze alan yapılara dönüştüğünü ortaya koyuyor. 5G ile birlikte daha fazla verinin, daha hızlı ve güvenli bir şekilde yönetilebildiği bu yeni dönemde, perakende sektörü de teknolojiyle birlikte yeniden şekilleniyor. Vodafone Business, iş ortaklarıyla birlikte bu dönüşümü hızlandırmaya ve perakende sektöründe yeni nesil iş modellerinin yaygınlaşmasına katkı sağlamaya devam ediyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

700 Proje Arasından Seçildi, Türkiye’ye Model Oldu: Avcılar’dan 3 Proje

Türkiye Belediyeler Birliği tarafından 16-17 Nisan tarihlerinde Ankara’da düzenlenen Belediyecilik Forumu (BELFOR), Türkiye genelinden belediyelerin toplumsal fayda ve kamusal perspektif doğrultusunda hayata geçirdiği özgün projelere ev sahipliği yaptı.

Forum kapsamında Türkiye genelinden başvuran 700 proje, akademisyenler ve alanında uzman isimler tarafından titizlikle değerlendirildi. Bu değerlendirme süreci sonucunda yalnızca 69 proje iyi uygulama örneği olarak seçildi.

69 PROJE ARASINDA 3’Ü AVCILAR’DAN

Seçilen projeler arasında Avcılar Belediyesi’ne ait 3 projenin yer alması, organizasyonun en dikkat çekici başarılarından biri oldu. Yeni Bir Sen (Mahalle Odaklı Sosyal Belediyecilik Modeli), Yerelden Küresele İklim Eylemi: Eko-Bil Modeli ve Ekolojik Eğitim Çocuk Parkı seçilen projeler arasında yer almıştır.

Bu projeler, Türkiye’nin dört bir yanından gelen belediyelere iyi uygulama örneği olarak sunularak model proje niteliği kazandı.

İLÇE BELEDİYESİNDEN STRATEJİK BAŞARI

BELFOR kapsamında seçilen projeler arasında hem büyükşehir hem de ilçe belediyeleri yer alırken, Avcılar Belediyesi’nin bir ilçe belediyesi olarak 3 proje ile temsil edilmesi ayrı bir önem taşıdı.

Akademisyen ve uzman değerlendirmesinden geçerek seçilen bu projelerin, Türkiye genelindeki belediyelere örnek olarak sunulması; Avcılar Belediyesi’nin geliştirdiği çalışmaların nitelik, etki ve sürdürülebilirlik açısından güçlü bir model oluşturduğunu ortaya koydu.

KURUMSAL KOORDİNASYON VE PROJE ÜRETİM GÜCÜ

Sunumu gerçekleştirilen projelerden ikisi Strateji Geliştirme Müdürlüğü, Dış İlişkiler ve Proje Yönetimi Birimi tarafından yürütülürken, Ekolojik Eğitim Çocuk Parkı projesi Kültür Müdürlüğü tarafından hayata geçirildi.

Forum sürecine Belediye Başkan Danışmanı Özkan Altıntaş ile Strateji Müdürü Nalan Öztürk  katılım sağlayarak projelerin sunumunda yer aldı.

AVCILAR MODELİ TÜRKİYE’YE YAYILIYOR

BELFOR kapsamında elde edilen bu başarı, Avcılar Belediyesi’nin yalnızca yerelde değil, ulusal ölçekte de örnek gösterilen bir belediyecilik anlayışına sahip olduğunu ortaya koydu.

Toplumsal faydayı merkeze alan projelerle öne çıkan Avcılar Belediyesi, geliştirdiği uygulamalarla Türkiye genelinde yerel yönetimlere ilham vermeye ve model oluşturmaya devam ediyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kiraz hasreti bu sene bitiyor

Baharın ve yeniden doğuşun sembolü kabul edilen kirazda hasat coşkusu yaşanıyor. Geçen sezon yaşanan iklim krizi nedeniyle kiraza hasret kalan vatandaşların bu sene kiraz hasreti sona erecek. Kiraz ihracatçıları yeni sezona girerken 200 milyon dolar ihracat hedefi koydu.

Kiraz üretiminde dünya lideri olan Türkiye, Kuzey Yarım Küre’nin ilk kiraz hasadını Manisa’nın Şehzadeler ilçesi Sancaklıbozköy Mahallesi’nde gerçekleştirdi.  Üretici Mahmut Bozkurt ve Yavuz Tun’un bahçesinden hasat edilen kirazlar, açık artırmayla 6 bin TL’ye alıcı buldu.

Kirazda Türkiye’nin en batısından en doğusuna bin 850 km’lik bir hasat yolculuğu yaşanıyor

Nisan ortasında Manisa’nın Şehzadeler ve İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde başlayan kiraz hasadı, Denizli, Afyon Sultandağı, Isparta, Konya Hadim, Niğde Darboğaz, Gaziantep, Mardin rotasını takip ederek Temmuz ayında Doğu Anadolu Bölgesi’nin Çukurova’sı niteliğindeki Iğdır’da 1850 kilometrelik bir yolculuk sonunda noktalanıyor.

C vitamini, potasyum ve antioksidanlar açısından zengin olan kiraz, önümüzdeki günlerde sofraların baştacı olmaya hazırlanıyor.

Kiraz hasreti bu sene bitecek

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, geçtiğimiz sezon yaşanan zirai don olayları sebebiyle kiraz üretiminde yüzde 90’lara varan kayıplar yaşandığını, geçen sene hem vatandaşların kiraza hasret kaldıklarını hem de ihracatta büyük düşüş yaşandığını bu sene kiraz hasretinin biteceğini söyledi.

Türkiye’nin 2023 yılında 83 bin tonluk kiraz ihracatıyla tarihi bir başarıya imza attığı bilgisini veren Uçak, “Kiraz ihracatımız 2024 yılında 67 bin ton olarak gerçekleşmişti. 2025 yılında iklimsel değişiklikler sebebiyle büyük bir kayba uğramıştı. 2025 yılında kiraz ihracatımız miktar bazında 6 bin tonda kalırken, döviz getirisi 48 milyon dolar olmuştu. 2026 yılında çiçeklenme döneminin de olumlu geçmesiyle birlikte kiraz ihracatında 60 bin tonu aşarak 200 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırmak istiyoruz. Kiraz sezonunda üreticimiz, ihracatçımız, lojistikçimiz, ambalajcımız kazanacak. Sektörün tüm taraflarına bereketli bir sezon diliyorum” ifadelerini kullandı.

Ege Bölgesi’nde 250 bin ton kiraz üretiliyor

Kiraz üreticilerine bereketli bir sezon dileyen Başkan Uçak; “Kirazda üretimde dünya lideri olmamız yanında, ihracatta ilk dört ülke arasındayız. Ege Bölgesi’nde; İzmir, Manisa, Afyon, Denizli ve Aydın illerinde yıllık 240-250 bin ton kiraz üretiyoruz. Türkiye’nin kiraz üretiminin yüzde 30’unu, Ege Bölgesi gerçekleştiriyor. İzmir, Ege Bölgesi’nin kiraz üretiminin yüzde 40’ını yaparken, Manisa yüzde 20, Afyon yüzde 18 pay alıyor. Üretimin en yoğun olarak yapıldığı ilçeler İzmir’de Kemalpaşa, Manisa’da Şehzadeler, Afyonkarahisar’da ise Sultandağı. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyelerimiz Türkiye’nin kiraz ihracatının yüzde 25’ini temsil ediyor. 2024 yılında Ege Bölgesi’nden 55 milyon dolarlık kiraz ihracatına imza atmıştık. 2026 yılında hedefimiz 55 milyon doların üzerine çıkmak olacak” diyerek sözlerini noktaladı.

Almanya, Rusya ve İtalya ihracatta zirvede

Türkiye, 2023 yılında 83 bin ton kiraz ihraç ederken, kiraz ihracatından 214 milyon dolar döviz elde etmişti. Almanya, 95 milyon dolarlık tutarla Türk kirazını en çok talep eden ülke olmuştu. Rusya Federasyonu, Türkiye’den 44 milyon dolarlık kiraz ithal ederken, Avusturya 14,3 milyon dolarla üçüncü sıraya adını yazdırmıştı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Strateji 2030: Bosch, inovasyon gücünü öne çıkarıyor

Bosch Grubu, jeopolitik gerilimler ve ticaret engelleri karşısında 2026 mali yılında küresel pazarlardaki büyüme beklentilerini gerçekleştirmek için inovasyon gücünden yararlanmayı hedefliyor. Geleceğin önemli alanlarına yönelik gerekli ön yatırımların önceki yılların yüksek seviyesinde kalması planlanıyor. Sadece 2025 yılında Bosch, araştırma ve geliştirmeye ve sermaye harcamalarına yaklaşık 12 milyar Euro ayırdı. Teknoloji ve hizmet tedarikçisi, 2026 yılı için yüzde 2-5 arasında ciro artışı ve yüzde 4-6 arasında faaliyetlerden gelen FVÖK marjı planlıyor. Şirketin yıllık rakamlarına atıfta bulunan Bosch Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Stefan Hartung, “Küresel bir teknoloji lideri olarak, otomasyon, dijitalleşme, elektrifikasyon ve yapay zeka trendlerini şekillendirmeye kararlıyız, çünkü bu aynı zamanda işimizde kârlı büyümenin de önünü açıyor. Başlattığımız yapısal önlemlerin maliyet düşürücü etkileri ve tüm iş alanlarındaki inovasyonlar bunun için önemli bir ön koşuldur,” dedi.

İnovasyon gücü söz konusu olduğunda, Bosch dünyanın en güçlü sanayi şirketlerinden ve Avrupa’nın en üretken patent başvuru sahiplerinden biri olarak öne çıkıyor. Bosch, 2025 yılında yaklaşık 6.300 patent tescil ettirdi ve bir kez daha Almanya’da lider oldu. Önemli zorluklara rağmen Bosch, 2025 mali yılında bir önceki yıla göre hafif bir artışla (2024: 90,3 milyar Euro) 91 milyar Euro ciro elde etmeyi başardı. Kur etkilerinden arındırıldıktan sonra bu, yüzde 4,1’lik bir büyümeyi ifade ediyor. Yüzde 2 olan faaliyetlerden gelen FVÖK marjı, bir önceki yılın rakamının (2024: yüzde 3,5) altında kaldı. Gelecekteki sürdürülebilirliği artırmak için gerekli yapısal ve personel düzenlemeleri, 2,7 milyar Euro’luk bir seviyede finansal sonuç üzerinde önemli bir olumsuz etki yarattı.

Strateji 2030: büyümeyi artırmak için inovasyon ve farklılaşma
 
Olumsuz bir küresel ekonomik ortamda başarılı bir iş gelişimi elde etmek için şirketin maliyetlerini rekabetçi bir seviyede tutması gerekiyor. Almanya’da etkilenen tüm Mobilite lokasyonlarında istihdam azaltılması konusunda çalışan temsilcileriyle yapılan görüşmelerin sonuçlanmasıyla Bosch, artan fiyat baskısı karşısında gelecekteki rekabet konumunu iyileştiriyor. Hartung, “Müzakereler kolay değildi, ancak her iki taraf da belirgin bir sorumluluk duygusu sergiledi” dedi. “Şimdi üzerinde anlaşılan önlemleri hem hızlı ve tutarlı bir şekilde hem de mümkün olduğunca sosyal açıdan kabul edilebilir bir şekilde uyguluyoruz.” Otomotiv endüstrisinde Çin şu anda fiyat seviyeleri için standardı belirliyor. Bu nedenle Hartung, inovasyon liderliğinin genişletilmesini, özellikle otomotiv pazarında işi genişletmek ve şirketin Strateji 2030 hedefini uygulamak için önemli bir başarı faktörü olarak görüyor. Bu strateji, Bosch’un kilit pazarlarında ilk üç tedarikçiden biri olmasını öngörüyor. Ticaret engelleri ve farklı kullanıcı beklentileri şu anda bölgesel olarak uyarlanmış çözümler için hem bir zorluk hem de bir fırsat. “Uluslararası rekabette mesele sadece maliyetler değil, her şeyden önce kendimizi farklılaştırmaktır” diyen Hartung, Bosch’un küresel ayak izine atıfta bulunarak bunu bir rekabet avantajı olarak gördüğünü belirtti. Hartung ayrıca “Tekliflerimizi ve tedarik zincirlerimizi bölgesel koşullara uyarlayabilir ve aynı zamanda küresel düzeyde kalite sunabiliriz.” diyerek sözlerini tamamladı.

Ekonomik görünüm 2026: geleceğin önemli alanları için finansman yaratma
 
Bosch, 2025’in zayıf ekonomik seyrinin mevcut mali yılda da devam edeceğine inanıyor. Öncelikle jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan yüksek belirsizlik seviyeleri, büyük ölçüde dirençli bir özel sektör ve artan mali harcamalarla dengeleniyor. Ancak fiyat ve rekabet baskısı yüksekliğini koruyor. Buna rağmen Bosch, kur etkilerinden arındırıldıktan sonra yılın ilk çeyreğinde satışlarını bir önceki yılın aynı dönemine göre artırmayı başardı. Bosch, küresel ekonomi için yalnızca yüzde 2,5-3’lük ılımlı bir büyüme bekliyor. Bosch yönetim kurulu üyesi ve finans direktörü Markus Forschner, “Kârlı büyümenin temeli rekabet gücümüzdür – bu yüzden onu daha da artırmak için çok çalışıyoruz” dedi. “Bu, yaklaşan zorluklar karşısında direncimizi güçlendiriyor ve aynı zamanda geleceğe yönelik yatırım kapasitemizi artırıyor.” Stratejik fırsatlar ve finansal bir önlem olarak Bosch, kapsamını buna göre genişletiyor: Yıl içinde tahvil gibi finansal araçları daha esnek bir şekilde ihraç edebilmek için şirket, ilk kez mevcut mali yılın ilk yarısı için ara konsolide mali tablolar ve bir ara grup yönetim raporu yayınlayacak. Bu noktada Forschner şunları söyledi: “Bu, halihazırda işimizi kendi kaynaklarımızdan finanse etme konusunda güçlü bir kapasitemiz olmasına rağmen, sermaye piyasalarına erişim yeteneğimizi artırıyor.”

Sensör teknolojisi: otomasyon ve robotik, satışları güvence altına alıyor
 Bosch, mikroelektronik ve sensör teknolojisinde çok sayıda inovasyonu ileriye taşıyor. “Yaşam için teknoloji”ye olan tutarlı odaklanmasının önemli bir büyüme ivmesi sağlamasını bekliyor. Uzmanlar, küresel sensör pazarının 2031 yılına kadar 440 milyar ABD dolarından fazla bir değere ulaşabileceğini öngörüyor. Bosch, bu potansiyel büyümeden faydalanacak: Bosch’un sensörleri robotikte giderek daha önemli bir rol oynuyor. Örneğin BMI5 sensör platformu, yapay ortamları son derece gerçekçi bir şekilde yaratıyor ve robotların zorlu koşullar altında bile yollarını bulmalarına yardımcı oluyor. Bugüne kadarki en güçlü sensör çözümü olan bu ürünle Bosch, hızla büyüyen segment için kendini iyi konumlanmış olarak görüyor. Otomatik sürüş alanında, ataletsel sensörler geleceğin önemli bir bileşeni olarak kabul ediliyor ve ek satış potansiyeli sunuyor. Bu sensörler, kamera veya GPS sinyalleri mevcut olmadığında bile otomobillerin nerede olduklarına dair farkındalıklarını sürdürmelerini sağlıyor. Hartung, “Bu sensörler, otonom bir otomobil için insan iç kulağındaki denge duyusu gibi çalışıyor” dedi. Analistlere göre, otomotiv uygulamalarındaki akıllı sensörler pazarı önümüzdeki on yılın ortasına kadar neredeyse ikiye katlanarak 80 milyar ABD dolarını aşacak.

Mobilite alanındaki inovasyonlar: algoritmalar ve güç aktarma organları büyümeyi artırıyor
 Bosch, otomotiv yazılım pazarının 2030 yılına kadar yaklaşık 200 milyar Euro değerinde olmasını bekliyor. Sonuç olarak, Bosch yönetim kurulu başkanı Hartung, yazılım tanımlı mobilitede büyük büyüme fırsatları görüyor. Hartung, “Bosch bu alanda ön saflarda yer alıyor ve şimdi kelimenin tam anlamıyla yapay zekayı sürücünün görüş alanına taşıyor” dedi. Yeni Bosch AI Extension Platformu, bir iç algılama çözümüyle birlikte sürüşü son derece kişiselleştirilmiş bir deneyime dönüştüren, yapay zeka özellikli yüksek performanslı bir bilgisayardır. “Araç direksiyonda kimin olduğunu tanıyor ve başka yolcu olup olmadığını algılıyor, ardından dış aynalardan ve araç yol tutuşundan bir kaza durumunda optimize edilmiş hava yastığı açılımına kadar her şeyi ayarlıyor.” Akıllı sürücü destek çözümlerindeki ürün inovasyonları da dünyanın tüm bölgelerinde yeni işler yaratıyor: sensör teknolojileri ve merkezi araç bilgisayarlarıyla birlikte Bosch, 2025 yılında 10 milyar Euro değerinde sipariş aldı. Hartung, elektromobilite ile büyüyen işle ilgili olarak, “Elbette geleceğin otomobillerinin sadece algoritmalara değil, aynı zamanda güç aktarma organlarına da ihtiyacı olacak” dedi. “Yalnızca bu yıl, elektrikli sürüş için 7 milyondan fazla çözüm ve bileşen teslim edeceğiz.” Sadece birkaç hafta önce Bosch, Hindistan’da Tata AutoComp Systems ile bir ortak girişim duyurdu. Yılın ortasından itibaren, Hindistan pazarında elektrikli aksların ve motorların geliştirilmesi, üretimi ve satışına odaklanacak.

Tüketim malları ve hizmetleri alanındaki inovasyonlar: Yapay zeka işi ileri taşıyor
 
Yapay zeka, hizmet ve ürün işinde de önemli büyüme fırsatları sağlıyor. Örneğin, yapay zeka tabanlı bir ses işlevine sahip yeni bir fırın modeli, BSH Ev Aletleri için yeni satış potansiyeli sağlıyor. Harici hoparlör veya ek uygulamalar gerekmiyor. Genel olarak, lüks ve premium segmentteki ev aletleri ile dünya çapındaki işin, özellikle Kuzey Amerika’da büyümeye devam etmesi bekleniyor. Pazar uzmanları, ev aletlerinin küresel satışlarının 2030 yılına kadar yaklaşık 5 milyar adede ulaşacağını tahmin ediyor. Yapay zeka kullanımı, Elektrikli El Aletleri bölümündeki ürün inovasyonlarını da yönlendiriyor. Yılın başından bu yana, Expert ürün serisindeki ilk 30 alet piyasaya sürüldü ve profesyonel elektrikli el aletleri için yeni standartlar belirledi. Bunlar arasında, farklı duvar türlerindeki nesneleri bulan ve ilk kez Bosch radar teknolojisini yapay zeka nesne algılama ile birlikte kullanan yeni bir duvar tarayıcı da bulunuyor. Bosch’un hizmet işi de yapay zekadan faydalanıyor: Bosch Global Service Solutions bölümü de yapay zeka tabanlı uygulamalar sayesinde 2030 yılına kadar ortalama çift haneli satış büyümesi bekliyor. Hizmet portföyü, eCall ve arıza yardımı gibi dijital mobilite hizmetleri için çözümlerin yanı sıra filo operatörleri ve lojistik sağlayıcıları için teklifler içeriyor.

2025 yılı Ar-Ge verileri
 
Ar-Ge oranı, satışların yüzde 8,7’si olarak gerçekleşti (2024: yüzde 8,6). Araştırma ve geliştirme harcamaları 7,9 milyar Euro’ya ulaştı. Bosch, elektromobilite, yarı iletkenler ve son teknoloji fren kontrol sistemleri gibi alanlara önemli ön yatırımlar yaptı. 

2025 mali yılı: çalışan sayısının gelişimi
 
2025 yılı sonunda Bosch Grubu’nun dünya çapındaki çalışan sayısı 412.774 olarak gerçekleşti (2024: 417.859), bu da yaklaşık yüzde 1’lik (5.085 çalışan) bir azalmaya tekabül ediyor. Bu durum en çok Mobilite iş sektörünü ve bölgesel olarak Almanya’yı etkiledi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı