Büyükşehir ile büyüyen yetenekler sahnede parladı
Kocaeli Büyükşehir Belediye Konservatuvarı’nın başarısı; yeteneği disiplin, duygu ve eğitimle bütünleştirmesinde yatıyor. Yılsonu gösterileri ise bu başarının en somut göstergesi olmaya devam ediyor.

1 YILLIK EMEK SAHNEYE TAŞINDI

Geçtiğimiz hafta büyük bir heyecanla sürdürülen yılsonu gösterilerinde, Gebze ve İzmit konservatuvarlarının müzik bölümlerinde eğitim alan öğrenciler sahne aldı. Bağlama, keman, piyano ve Karadeniz kemençesi branşlarında eğitim gören öğrenciler, yıl boyunca edindikleri birikimi izleyicilerle buluşturdu.

EĞİTİMDE KALİTE FARKI KENDİNİ GÖSTERDİ

Sahne performanslarıyla büyük beğeni toplayan öğrenciler, Büyükşehir Konservatuvarı’nda verilen eğitimin kalitesini bir kez daha gözler önüne serdi. Yeteneği disiplin, duygu ve eğitimle harmanlayan konservatuvar, başarının tesadüf olmadığını bir kez daha kanıtladı. 

GEBZE’DE BAĞLAMA, KEMAN VE PİYANO BÖLÜMLERİ

Gebze Konservatuvarı’nın Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’ndeki; Bağlama, Keman ve Piyano Bölümü’nün gösterisine öğrenci velileri ve eğitmenler katıldı. Bölüm öğrencileri tek tek sahneye gelerek solo performanslarını sergiledi. Eserlere olan hâkimiyetleri ile dikkat çeken öğrenciler aldıkları alkışlarla takdir topladı.

 BAĞLAMANIN TINISI K.KEMENÇE İLE BULUŞTU

İzmit Dr. Şefik Postalcıoğlu Konferans Salonu’nda ise Büyükşehir Belediye Konservatuvarı’nın bağlama ve Karadeniz kemençe bölüm öğrencileri sahne aldı. Veliler ve eğitmenlerin katılımıyla gerçekleşen yılsonu gösterisinde; bağlamanın tınısı, Karadeniz kemençesinin coşkusu ile buluştu.

SAHNE KENARINDAN ÖĞRENCİSİNİ İZLEYEN EĞİTMEN

Yıl boyunca emekle hazırladıkları eserleri seslendiren öğrencilerin heyecanına eğitmenleri de ortak oldu. Sahne kenarından performansları izleyen eğitmenler öğrencilerinin başarısını ilk kutlayanlar arasında yer aldı. Gebze’de olduğu gibi İzmit’te de; eğitmenler Mert Koçak ve Emir Akar, bağlamalarıyla bu özel güne renk kattı.

HEM ÇALDILAR HEM SÖYLEDİLER

Gebze ve İzmit’te gerçekleştirilen yılsonu gösterilerinde bağlama öğrencileri, performanslarına sözleriyle de eşlik etti. Sazlarıyla birlikte türküler seslendiren öğrenciler, sahnede hem çalıp hem söyleyerek izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Duygulu ve etkileyici performanslar, konuklardan uzun süre alkış aldı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Cem Yılmaz İmzalı GORA Efsanesini Yıllar Sonra İzleyiciyle Yeniden Buluşturacak Netflix Dizisi GORA4GORA’nın Çekimleri Başladı

NetflixCem Yılmaz’ın unutulmaz filmi Gora’yı yıllar sonra izleyiciyle yeniden buluşturacak yeni dizisi GORA4GORA’nın çekimlerinin başladığını setten paylaşılan ilk kare eşliğinde duyurdu.  

Senaryosu ve yönetmenliği Cem Yılmaz imzası taşıyan dizide Arif, bu defa oğlunun saygısını yeniden kazanmak ve Demon’un algoritmalarla yönettiği tiranlığı yıkmak için yanlış anlaşılmalar, kimlik arayışları ve renkli karakterlerle bezeli yeni bir yolculuğa çıkıyor. Heyecanla beklenen dizinin oyuncu kadrosunda Cem Yılmaz’a Bige ÖnalBora AkkaşBurak ŞafakBülent ŞakrakCan Yılmazİdil Sivritepe, Necip MemiliNevcan Su ÖzelOkan Çabalar, Özge ÖzberkUraz Kaygılaroğlu ve Zafer Algöz gibi sevilen isimler eşlik ediyor.

GORA4GORA Hakkında:

Arif, hem oğlunun saygısını yeniden kazanmak hem de Demon’un algoritmalarla yönettiği tiranlığı yıkmak için yeni bir yolculuğa çıkar. Yanlış anlaşılmalar, kimlik arayışları ve renkli karakterlerle bezeli bu yolculuk sonunda Arif’e eşlik edecek ekip toplanacak ve Demon’la yüzleşmeye hazırlanacaktır.

Yazar & Yönetmen:  Cem Yılmaz

Yapımcı: Öner F. Işık

Yapım Şirketi:  CMYLMZ Fikir Sanat

Oyuncular: Bige Önal, Bora Akkaş, Burak Şafak, Bülent Şakrak, Can Yılmaz, Cem Yılmaz, İdil Sivritepe, Necip Memili, Nevcan Su Özel, Okan Çabalar, Özge Özberk, Uraz Kaygılaroğlu, Zafer Algöz

Biz Kimiz?

Netflix, farklı türlerde ve dillerde dizi, film, oyun ve canlı yayın programları sunan dünyanın önde gelen eğlence hizmetlerinden biridir. Üyelerimiz sunduğumuz sonsuz seçenek arasından arzu ettiklerini istedikleri zaman, istedikleri yerde, istedikleri kadar izlemenin, duraklatıp kaldıkları yerden devam etmenin keyfini çıkarır; gönüllerince oyun oynayabilir ve üyelik planlarını diledikleri zaman değiştirebilir.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nilüferli kadınlar yılın yazarını şiirleri ile andı

Nilüfer Belediyesi’nin kırsal mahallelerdeki kadınlara okuma alışkanlığı kazandırmak amacıyla düzenlediği “Nilüfer’de Kadın Hayata Yakın” etkinliğinde yılın yazarı Sennur Sezer’in şiirleri okundu. Programa konuk olarak katılan yazarın kızı Ayşe Bengi Çelik ve yazarın arkadaşı Nalan Çelik, Sezer’in edebi kişiliğini ve özel yaşamını anlattı.

2010 yılından beri düzenlenen “Nilüfer’de Kadın Hayata Yakın” etkinliğinde bu kez Nilüfer Belediyesi tarafından yılın yazarı seçilen Sennur Sezer konuşuldu. Nilüfer Nikahevi’nde ilçenin kırsal kesimindeki 21 mahallesindeki kadınların katılımıyla düzenlenen etkinlikte, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, eşi Nuray Özdemir, Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin de hazır bulundu. Yazarın kızı Ayşe Bengi Çelik ve yazarın arkadaşı Nalan Çelik, yaşam öyküsünü paylaşırken, şiirlerini de okudu. Etkinlikte kadınlara yazarın “Bu Resimde Kimler Var” isimli eseri de hediye edildi.

Nalan Çelik yaptığı konuşmada Sennur Sezer’in 1964 yılında yayımlanan ilk şiir kitabı “Gecekondu” isimli eseriyle tanışma hikayesini anlattı. 1976 yılında, henüz 15 yaşındayken bir sahafta bu kitabı bulduğunu belirten Çelik, “ ‘Ölüm’ şiirini daha o yaşta ezberlemiştim” dedi.

Çelik, şairin edebi yolculuğunu dinleyicilerle paylaştı. Sennur Sezer’in ansiklopedi gibi olduğunu anlatan Çelik, “Ezbere konuşur, ezbere söyler, ezbere oradan oraya geçer. Hiç şaşırmaz, hiç kopmazdı” diye konuştu.

EVİMİZ OKUL GİBİYDİ

Kızı Ayşe Bengi Çelik ise annesi hakkında o öldükten sonra onun hakkında hiç yazı yazmadığını ve yüzleşmediğini, hatta ilk kez konuşma yaptığını anlattı. Ayşe Bengi Çelik, Sennur Sezer ve öykücü babası Adnan Özyalçıner ile yaşadıkları yıllardan bahsetti. Ayşe Bengi Çelik, “Evimiz bir okul gibiydi. Misafirliğe Yaşar Kemal, Tomris Uyar gibi isimler gelirdi ve bu çocukken sizin için gündelik bir şey haline gelirdi. Meslek olarak hikâye anlatmayı, evde hiç bilmeden, otomatikman öğrendim” dedi. 

Sennur Sezer’in anlattığı tüm hikâyelerin gerçek olduğunu belirten Ayşe Bengi Çelik, annesinin eserlerinde hayatın, emeğin içinden kesitler paylaştığını ve her kadının anlayabileceği hikâyeleri anlattığını söyledi.

Etkinliğin sonunda söz alan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Ayşe Bengi Çelik ile Nalan Çelik’e teşekkür etti. Nilüfer’in bir “kadın şehri” olduğunun altını çizen Başkan Şadi Özdemir, kadınların omuz omuza hareket etmesinin yerel yönetim olarak kendilerinin de yolunu kolaylaştırdığını vurguladı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bursa’da Tanpınar Ruhu Yeniden Canlandı

Osmangazi Kent Konseyi, Türk edebiyatının usta kalemlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar’ın doğumunun 125’inci yılı ve “Beş Şehir” eserinin kitaplaşmasının 80’inci yılı dolayısıyla “Sükûttan Sese, Marifetten İltifata: Osmangazi Tanpınarca Konuşuyor” etkinliğine imza attı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın da yer aldığı programda, Tanpınar’ın Bursa’ya dair kaleme aldığı eserler ve şehrin kültürel hafızasındaki yeri ele alındı.

Orhan Camii ile Ulu Cami arasında gerçekleştirilen lansmana Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, Hayat Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Özkul, Tombaş Vakfı Başkanı Ali Tombaş, Prusa Sanat Gençlik ve Spor Kulübü Başkanı Ahmet Aydemir, Dijital Bilet Projesi Comio Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sönmezay, Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanı ve Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Şehirleri Kent Kültürü Derneği Başkanı ve Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Mutlu Çınar ile çok sayıda vatandaş katıldı.

“Bütün İmkanlarımızı Paylaşmaya Gayret Ediyoruz”

TANPINARNAME (Vefa Yolu) projesinin ilk adımı olarak hayata geçirilen etkinlik, Prusa Sanat Gençlik ve Spor Kulübü tarafından sahnelenen halk oyunları gösterisiyle başladı. Programın açılış konuşmasını yapan Başkan Erkan Aydın, Bursa’nın kültürel değerlerinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekerek, sözlerinde şu ifadeleri kullandı:

“Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Bursa’da Zaman ile Beş Şehir eserleriyle anlattığı Bursa’nın ruhunu ve yüzyıllardır yaşayan bu tarihi mirası, atölyelerimiz aracılığıyla önce 125 çocuğumuza, ardından sosyal medya ve kent konseyleri aracılığıyla Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırmayı hedefliyoruz. Edebiyat sevgisini, insanların yaşadıklarını yeni nesillere aktarabilme becerisini, o hisleri ve duyguları bu proje kapsamında gelecek kuşaklara aktarmaya çalışacağız. Çocuğun, gencin, kadının, yaşlının olduğu her alanda bütün imkanlarımızı seferber edip Osmangazili yurttaşlarımızla paylaşmaya gayret ediyoruz. Her birinin hayat için, insan için öneminin farkındayız. Sanat da lazım, kültür de lazım, spor da lazım, aşk, iş her şey lazım. Bir insan olmanın, insan olarak yaşamanın gereksinimlerini imkanlarımız dahilinde buradaki yurttaşlarımızla paylaşıyoruz. Bu projede emeği geçen Kent Konseyimize, paydaşlarımıza ve destek veren herkese teşekkür ediyorum.”

“Tanpınar’ın İzini Sürerek Şehirlerin Ruhuna Dokunmayı Amaçlıyoruz”

Proje hakkında açıklamalarda bulunan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Şehirleri Kent Kültürü Derneği Başkanı ve Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Mutlu Çınar ise, “Yazar Alberto Manguel, binlerce kilometre uzaktan gelerek Tanpınar’ın İzinde Beş Şehir’i gezer. Biz de Tanpınarname atölyelerimizle bu hafızayı yeniden inşa ediyor; Tanpınar’ın izini sürerek şehirlerin ruhuna dokunmayı amaçlıyoruz. Atölyelerimizin işleyişi, tıpkı bir Tanpınar romanı gibi katmanlı ve derindir. Beş Şehir’in Bursa bölümünün okunmasıyla başlayan süreç, ardından o metinlerde adı geçen mekanların bizzat gezilmesiyle devam edecektir. Doğumunun 125. yılında 125 öğrenciyle başlayan bu süreçte öğrencilerimiz, gördüklerini ve hissettiklerini yazıya ve fotoğrafa dökecek; böylece Tanpınarca konuşma ürünleri ortaya çıkacaktır. Bu, sadece bir okuma etkinliği değil; aynı zamanda bir anlama, yorumlama ve yeniden üretme sanatına imza atılmasıdır. Nihai hedefimiz bu ruhu Bursa’dan alarak Türkiye’nin dört bir yanına taşımak, Türkiye Kent Konseyleri Birliği iş birliğiyle 81 ilde bu atölyeleri açarak Tanpınarname’yi bir Türkiye projesine dönüştürmektir” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, katılımcılara günün anısına dijital bilet takdim etti. Öte yandan Başkan Aydın, program sonunda katılımcılar ile vatandaşlara simit ikramında bulundu.

Bursa’nın kültürel hafızasını yaşatmayı amaçlayan TANPINARNAME Projesi kapsamında gençler, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın eserlerinden hareketle şehrin tarihi ve kültürel değerlerini keşfedecek. Proje kapsamında oluşturulan Vefa Yolu platformu üzerinden vatandaşlar da www.vefayolu.com adresinden dijital bilet oluşturarak çalışmaya destek verebilecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkiye’nin ödüllü sanat eğitimi projesi “Bir Hayalin İzinde” üçüncü yılını tamamladı

İstanbul’un farklı ilçelerindeki devlet okullarından seçilen lise öğrencileriyle sürdürülen program, üçüncü yılında 50 genç kızı daha mezun ederek toplamda 140 öğrenciyi hayalleriyle buluşturdu. İstanbul Modern Koleksiyonu’nda yer alan kadın sanatçılardan esinlenerek hazırlanan programda, öğrenciler, sanatçıların deneyimlerinden ilhamla kendi sanatsal ifade biçimlerini keşfetme fırsatı buldu. Program, seminer, atölye, branş dersleri ve çağdaş sanat tarihi eğitimlerinden oluşan zengin içeriğiyle dikkat çekti.

“Bir Hayalin İzinde” projesi; akademisyenler, sanatçılar, küratörler ve müze uzmanlarıyla yürütüldü. Katılımcılar; resimden heykele, müzikten video sanatına kadar beş farklı branşta eğitim alırken, aynı zamanda sanat tarihine dair temel bilgiler, çağdaş sanatı anlama yöntemleri ve yaratıcı ifade araçlarıyla tanıştı. Programa eğitimci olarak katılanlar arasında Doç. Dr. Seda Yavuz, Burcu Perçin, Sibel Horada, Prof. Dr. Tuğçe Tuna, Asena Akan, Gül Ilgaz ve projenin aynı zamanda danışmanlığını yürüten Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün gibi alanında uzmanlar ve sanatçılar yer aldı.

Dokuz ay boyunca her hafta cumartesi günleri düzenlenen ücretsiz eğitimlerde, öğrenciler müze koleksiyonunu tanıma, sanat yapıtlarını analiz etme ve kendi üretimlerini gerçekleştirme fırsatı buldu.

Bosch Ev Aletleri olarak bu anlamlı projenin bir parçası olmaktan gurur duyduklarını ifade eden Bosch Ev Aletleri Kıdemli Pazarlama Müdürü Özlem Koçdar, “Bosch Ev Aletleri olarak “Ev işi herkesin işi” söylemimizle eşitliği evden başlatıyor, ürünlerimizle hayatı kolaylaştırıyoruz. Bu yaklaşımımızı evin dışına da taşıyarak, “Bir Hayalin İzinde” projesi ile sanat eğitiminde fırsat eşitliği sorumluluğunu üstlendik. Sanata tutkuyla bağlı kız öğrencilerimizin hayallerine uzanan yolculuğuna destek olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz’ dedi. 

Kız öğrencilerine özel başlatılan ve üçüncü yılını tamamlayan ücretsiz programın öğrencilere çok yönlü ve yaratıcı bir öğrenme fırsatı sunduğuna dikkat çeken İstanbul Modern Eğitim Direktörü Neslihan Varol, “Programla, kız öğrencilerin çağdaş sanat alanında kendilerini ifade etme becerilerini geliştirmeye odaklanıyoruz. Bu projenin, öğrencilerimizin sanatla kurdukları bağı da giderek güçlendirdiğini gözlemliyoruz. Eğitimlerini tamamlayan mezunlarımız, İstanbul Modern’de gönüllü çalışmalara katılarak profesyonel dünyayla yaratıcı bir ortamda tanışma fırsatı buluyor. Üniversitelerin sanat fakültelerinde eğitimlerine devam eden öğrencilerimizin sayısı her yıl artıyor. Bu deneyimle yaşamlarında sanata kalıcı bir yer açmalarına katkı sağlıyoruz” diye konuştu. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Dikili’de sanat rüzgarı: 7’den 70’e tüm kursiyerler yıl sonu coşkusunda buluştu

Dikili Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Kültür ve Sanat Kursları, bir yıl boyunca devam eden yoğun emeğin ardından unutulmaz bir finalle taçlandı. İlçenin kültürel ve sanatsal yaşamını canlandırmak, her yaştan Dikililiyi üretimin ve yaratıcılığın parçası haline getirmek amacıyla düzenlenen kurslar; muhteşem sergiler, müzik dinletileri ve dans gösterileriyle son buldu.

7’den 70’e sloganıyla yola çıkan ve bu yıl 329 kursiyere kapılarını açarak adeta bir sanat akademisine dönüşen program, yaş sınırlarını ortadan kaldırdı. Kadınların ve çocukların başrolde olduğu yıl sonu etkinliklerinde, hem sahne performansları hem de sergi alanları izleyenleri büyüledi.

EL EMEĞİ VE GÖZ NURU SANATSEVERLERLE BULUŞTU

Kursiyerlerin bir yıl boyunca büyük bir sabır, dikkat ve tutkuyla ürettiği eserler, düzenlenen yıl sonu sergisinde Dikilililerin beğenisine sunuldu. Özellikle kadın kursiyerlerin elinden çıkan çini, seramik, deri işleme ve resim çalışmaları sanatseverlerden tam not aldı. Sergilenen her bir eser, sadece birer el sanatı ürünü olmanın ötesinde, Dikili’nin zengin kültürel kimliğini yansıtan canlı birer belge niteliği taşıdı.

SAHNEDE MÜZİK VE DANS RÜZGARI ESTİ

Görsel sanatların yanı sıra sahne sanatları da etkinliklere ayrı bir renk kattı. Halk oyunları ve modern dans gruplarının coşkulu gösterileri izleyicilerden büyük alkış alırken, gecenin yıldızı minik müzisyenler oldu. Piyano ve gitar kurslarını başarıyla tamamlayan çocukların performansı, salonda hem duygusal hem de keyifli anlar yaşattı. Minik parmakların tuşlara ve tellere dokunuşu, etkinliklerin en çok konuşulan anları olarak hafızalara kazındı.

“SANATLA NEFES ALAN BİR DİKİLİ”

Etkinliklerin ardından açıklamalarda bulunan Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, kültür ve sanatın bir toplum için hayati bir önem taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi: Bizler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir’ sözünü kendimize rehber ediniyor ve tüm adımlarımızı bu vizyonla atıyoruz. Bu yıl Kültür Müdürlüğümüzün çatısı altında buluşan 329 yurttaşımızın azmi, yeteneği ve ortaya koyduğu bu muhteşem sinerji, kentimizin sanata olan bağını bir kez daha en güçlü şekilde kanıtladı. Kadınlarımızın zarif dokunuşlarıyla ürettiği çiniler, seramikler ve resimler adeta birer şaheser niteliğinde. Çocuklarımızın piyano ve gitar tuşlarında sergilediği o büyük yetenek ise geleceğe dair umudumuzu ve inancımızı yeşertiyor. 7’den 70’e tek bir yürek olup bu güzellikleri Dikili’mize sunan tüm kursiyerlerimizle gurur duyuyor, onlara rehberlik eden değerli eğitmenlerimize içtenlikle teşekkür ediyorum. Dikili’de sanatın sesini her geçen gün daha da yükseltmeye, hayat damarlarımızı sanatla beslemeye devam edeceğiz.

YENİ SEZON HAZIRLIKLARI BAŞLIYOR

Bir yıllık emeğin alkışlarla ödüllendirildiği etkinlikler, Dikili halkının yoğun katılımıyla adeta bir festival havasında tamamlandı. Sokakların müzikle, salonların ise renkli eserlerle dolup taştığı finalin ardından Dikili Belediyesi, önümüzdeki dönemde de her yaştan vatandaşı sanatla buluşturmaya devam edeceğini duyurdu. Yeni eğitim dönemine ilişkin kayıt ve program bilgilerinin çok yakında kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Avrupa Bisiklet Başkenti Konya Resim Yarışması Sonuçlandı

Konya Büyükşehir Belediyesi, 2026 yılı Avrupa Bisiklet Başkenti ilan edilen Konya’da, bisiklet farkındalığını artırmak adına 31 ilçedeki 6. ve 7. sınıf öğrencileri arasında düzenlediği “Avrupa Bisiklet Başkenti Konya” temalı resim yarışmasında kazananlar açıklandı.


Konya Büyükşehir Belediyesi’nin İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlediği Avrupa Bisiklet Başkenti Konya temalı resim yarışmasında sonuçlar belli oldu.

Konya Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Başkentleri ve Şehirleri Federasyonu (ACES) tarafından 2026 yılı Avrupa Bisiklet Başkenti ilan edilen Konya’da, bisiklet farkındalığını artırmak adına önemli etkinlikler düzenliyor.

Bunlardan birisi de Konya genelinde ortaokul 6. ve 7. sınıf öğrencileri arasında gerçekleştirilen Avrupa Bisiklet Başkenti Konya temalı resim yarışması oldu.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen yarışma sonunda 5 öğrenci bisiklet ve bisiklet ekipmanları kazanırken, 25 öğrenci de sergileme ödülüne layık görüldü.

Yarışmada birincilik ödülünü Seydişehir İhsan Tekin Ortaokulu’ndan Ünzile Firdevs, ikincilik ödülünü Seydişehir Mahmut Esat Ortaokulu’ndan Rahime Öykü Erman, üçüncülük ödülünü Selçuklu PEMA Koleji’nden Zeynep Aylin Balçık, dördüncülük ödülünü Beyşehir H. M. Süheyla Doğu Ortaokulu’ndan Nazlı Ayşe Çetin ve beşincilik ödülünü de Ahırlı Şehit Samet Bütün Ortaokulu’ndan Arda Yıldırım kazandı. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Göksel’den Harbiye’de ‘Rüyaların İşi’ gecesi

11 yıl sonra yayınladığı “Rüyaların İşi” albümünün ilk İstanbul konserinde Harbiye’de sahne alan Göksel, yeni şarkılarının yanı sıra sürpriz konukları Gazapizm ve Kalben düetleri, özel sahne kostümleriyle unutulmaz bir geceye imza attı.

Türk pop müziğinin güçlü yorumcularından Göksel, 11 yıl aradan sonra yayınladığı “Rüyaların İşi” albümünün ilk İstanbul konserini önceki akşam Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda verdi. Şek Organizasyon tarafından düzenlenen ve biletlerin tamamının tükendiği konserde sanatçı, yeni albümünün şarkılarını ilk kez İstanbul’daki dinleyicileriyle buluşturdu. Göksel, sevilen hitlerinin yanı sıra sahne şovları ve sürprizleriyle de büyük beğeni topladı.

GAZAPİZM’LE DÜET SÜRPRİZİ

Konser için özel hazırlanan iki farklı kostüm giyen Göksel, sahneye ilk olarak beyaz tüylerden oluşan ve “Yalnız Kuş” şarkısına atıfta bulunan elbisesiyle çıktı. Sahne performansı ve zarif görünümüyle alkış alan sanatçı, gece boyunca dinleyicilerinden büyük ilgi gördü. Gecenin en büyük sürprizlerinden biri ise “Sen Orda Yoksun” şarkısında yaşandı. Şarkının düet konuğu Gazapizm sahneye çıkarak Göksel’e eşlik etti. 

5 YIL SONRA “DEPRESYONDAYIM”

Göksel, “Depresyondayım” şarkısında ise kendisini izlemeye gelen Kalben’i sahneye davet etti. 2021 yılında, yine bir Harbiye konserinde bu şarkıyı seslendiren iki sanatçı, 5 yıl aradan sonra bir kez daha “Depresyondayım” şarkısında bir araya geldi. İkilinin güçlü yorumu, izleyenler tarafından büyük beğeni topladı. 

Konser sırasında seyircileriyle sohbet eden Göksel, “Anneannem 97, babaannem 101 yaşına kadar yaşadı. Ben de 100 yaşına kadar sahnede şarkı söylerim” sözleriyle izleyicilerden büyük alkış aldı. 

Konser öncesinde de basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Göksel, sahne heyecanının hiç azalmadığını söyledi. Sanatçı, “Çok sahneye çıktık ancak her sahnemizde ayrı bir heyecan oluyor. Her sahnemiz gibi bu sahnemize de özel olarak hazırlandık. Yeni albümümüzün şarkılarını da burada seslendireceğiz. Heyecanlı ve mutluyum” dedi. Geçtiğimiz günlerde yaptığı aşk açıklamaları da hatırlatılan Göksel, günümüz ilişkilerine dair düşüncelerini paylaştı. “Günümüz ilişkileri gerçekten zor. Ben hala insanlarla eski usul tanışıyor ve görüşüyorum. Günümüz ilişkilerinde çok fazla sorun olduğunu görüyorum ve duyuyorum. Ben mesleki olarak birazcık zorlandım. Aşkı ve işi bir arada yürütmek zor geldi. Bu gece de ‘Yalnız Kuş’ kostümümle sahneme çıkıyorum” diyerek esprili bir yanıt verdi. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Turizmin nabzı İstanbul Turizm Fuarı’nda atacak

5 yıl içinde dünyanın en büyük 3 turizm fuarından biri olmayı hedefleyen İstanbul Turizm Fuarı için geri sayım başladı. 24-25 Eylül’de Yenikapı’da dördüncü kez kapılarını açacak olan fuar, turizm sektörünün kilit isimlerini buluşturacak. Sadece bir fuar değil, doğrudan ticaret yaratan bir merkez haline gelen İTF ile turizm sektörünün nabzı İstanbul’da atacak.

GLOBAL HEDEF İLK 3

Turizm sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri haline gelen İstanbul Turizm Fuarı (İTF), bu yıl 24-25 Eylül 2026 tarihlerinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde dördüncü kez düzenlenecek. Turizm sektörünün lider oyuncularını bir araya getirecek fuar, ulusal ve uluslararası ölçekte büyümesini sürdürürken, Türkiye’nin turizmdeki küresel konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

İSTİKRARLI BÜYÜME

Türkiye turizm sektörünün tüm paydaşlarını küresel liderlik hedefi etrafında buluşturan İTF, her geçen yıl istikrarlı büyümesini sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl 314 firmanın katılım sağladığı fuar, bu yıl yüzde 10 büyüyerek 345 katılımcı firmaya ulaştı. Özellikle seyahat acenteleri, tur operatörleri ve otel gruplarının yoğun ilgi gösterdiği organizasyonun ziyaretçi sayısında da önemli bir artış bekleniyor. 2025 yılında 16 bin 500 profesyonelin ziyaret ettiği fuarın, bu yıl 18 binin üzerinde sektör temsilcisini ağırlaması öngörülüyor.

Sadece sektör profesyonellerine açık olarak düzenlenen fuar, katılımcılarına birebir iş görüşmeleri gerçekleştirme ve yeni iş birlikleri geliştirme imkanı sunuyor. Bu yönüyle İstanbul Turizm Fuarı, klasik fuar organizasyonlarının ötesine geçerek somut ticaret fırsatları yaratan bir platform olarak öne çıkıyor.

İstanbul Turizm Fuarı öncesinde uluslararası danışmanlık şirketi iş birliğiyle gerçekleştirilen kapsamlı araştırma da Türkiye turizmine yönelik güçlü ilgiyi ortaya koydu. Dream Project Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Volkan Ataman, araştırmanın sonuçlarını paylaşırken fuarla ilgili son hazırlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

150 ülkeden 10 bin turizm profesyonelinin katıldığı araştırmaya göre Türkiye pazarı, küresel turizm sektörünün önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor. Araştırmaya katılan profesyonellerin yüzde 44’ü Avrupa ve İngiltere, yüzde 24’ü Asya, yüzde 15’i Ortadoğu, yüzde 8’i Afrika ve yüzde 9’u Amerika pazarından geliyor. Sonuçlar, Türkiye’nin farklı coğrafyalardan ilgi gören çok yönlü bir destinasyon yapısına sahip olduğunu ortaya koyuyor.

MİLYON DOLARLIK BÜTÇELER

Araştırmaya katılan şirketlerin bütçe büyüklükleri de dikkat çekiyor. Katılımcıların yüzde 58’i 250 bin doların üzerinde bütçe yönetirken, yüzde 12’si 1 ila 5 milyon dolar, yüzde 21’i ise 5 milyon doların üzerinde hacme sahip bulunuyor. Konaklama, lüks turizm ve destinasyon bazlı ürünlerin ön plana çıktığı bu tablo, Türkiye’nin yüksek gelir grubuna hitap eden turizm segmentlerindeki büyüme potansiyelini de ortaya koyuyor.

DÜNYANIN ÖNEMLİ SATIN ALMACILARI İSTANBUL’DA BULUŞUYOR

Bu yıl İstanbul Turizm Fuarı’nın öne çıkan başlıklarından biri de uluslararası satın almacı programı olacak. Hosted buyer modeli kapsamında gerçekleştirilen çalışmalarla dünyanın farklı bölgelerinden sektör profesyonelleri İstanbul’da ağırlanacak. Rusya, Belarus, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Çeçenistan, Tataristan ve Gürcistan başta olmak üzere BDT pazarının önemli oyuncularının yanı sıra İngiltere ve Avrupa pazarlarından sektörün önde gelen satın almacıları ve turizm profesyonelleri fuarda yer alacak.

Bu yaklaşım, katılımcı firmaların yeni pazarlara erişimini kolaylaştırırken, Türkiye turizminin uluslararası ticaret hacmine doğrudan katkı sağlamayı hedefliyor.

TİCARET HACMİ YARATIYOR

Araştırma sonuçlarının İstanbul Turizm Fuarı’nın stratejik önemini daha da artırdığını belirten Volkan Ataman, hosted buyer modeliyle kurgulanan organizasyonun katılımcı firmaları doğru alıcılarla buluşturduğunu ifade etti. Ataman, “İTF yalnızca bir tanıtım platformu değil, doğrudan ticaret hacmi yaratan bir merkez haline geliyor. Katılımcılarımızın doğru alıcılarla bir araya gelmesi sayesinde fuar, somut iş birlikleri ve yeni ticari fırsatlar yaratıyor” dedi.

Küresel jeopolitik gelişmelerin turizm hareketlerini yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Ataman, Türkiye’ye yönelik ilginin devam ettiğini belirterek, “Değişen uluslararası koşullar içerisinde Türkiye güçlü turizm altyapısı, ulaşım ağı ve destinasyon çeşitliliği ile öne çıkıyor. İstanbul Turizm Fuarı da bu ilgiyi ticarete dönüştürecek önemli bir platform görevi üstleniyor” değerlendirmesinde bulundu.

TURİZMİN ZİRVESİ

Fuarla eş zamanlı olarak iki gün boyunca gerçekleştirilecek Turizm Zirvesi’nde 17 farklı başlık altında 83 ulusal ve uluslararası konuşmacı sektörün geleceğini değerlendirecek. Zirvede 2026 sezonunun analizi ve 2027 beklentilerinin yanı sıra BDT pazarı, Mısır pazarı, MICE endüstrisi ve turizmde öne çıkan yeni trendler ele alınacak.

İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu sponsorluğunda düzenlenecek “Vizyon 2036: Küresel Sektör Liderlerinin Gözünden Destinasyonların Konumlandırılması” oturumunda uluslararası turizm sektörünün önde gelen isimleri yer alacak. Ayrıca Mısır Pazarı ve Muğla Destinasyon Oturumları ile sektörün önemli temsilcileri ve yerel yöneticiler deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak.

İstanbul Turizm Fuarı kapsamında 24 Eylül akşamı Swissôtel The Bosphorus’ta gerçekleştirilecek İTF Gala Party, sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirecek. Yerli ve yabancı turizm profesyonellerinin katılımıyla düzenlenecek gala gecesi, fuarın yarattığı iş birliği ve networking ortamını daha da güçlendirecek.

Editöre Not:

İstanbul Turizm Fuarı, bu yıl Türk Hava Yolları resmi hava yolu sponsorluğunda, TÜRSAB stratejik partnerliğinde, TÜROB ve TTYD resmi iş ortaklığında; İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Ticaret Bakanlığı ve İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu destekleriyle, Türkiye İş Bankası ana sponsorluğunda düzenlenecektir.

24-25 Eylül 2026 tarihlerinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek İstanbul Turizm Fuarı, 345 katılımcı firma, 18 bini aşkın sektör profesyoneli ve 83 ulusal ve uluslararası konuşmacının yer alacağı Turizm Zirvesi ile turizm sektörünün en önemli buluşmalarından birine ev sahipliği yapacaktır.

Fuar kapsamında gerçekleştirilecek hosted buyer programı ile dünyanın farklı bölgelerinden satın almacılar ve turizm profesyonelleri Türkiye turizm sektörüyle bir araya gelecek; organizasyon, yeni iş birlikleri ve ticaret hacmi yaratmayı hedefleyecektir.

24 Eylül akşamında Swissôtel The Bosphorus’ta gerçekleştirilecek İTF Gala Party ile yerli ve yabancı sektör profesyonelleri bir araya gelecektir.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Uluslararası Hukuk Başarı Ödülü’nün sahibi Avukat Yusuf Dere: Adaletin gücü, hukukun kurallarına sadakatle ölçülür

Hukuk dünyasında son yılların en çok tartışılan başlıkları arasında yer alan 12. Yargı Paketi, yeni infaz düzenlemeleri, kadın hakları, ceza yargılamaları ve hukuka aykırı deliller konusu kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya devam ediyor.

Ceza hukuku alanındaki çalışmalarıyla dikkat çeken Avukat Yusuf Dere, hukuk devletinin temel güvencesinin adil yargılama ilkesi olduğunu belirterek önemli değerlendirmelerde bulundu.

Ağır ceza davalarından ceza yargılamalarına, delil değerlendirmelerinden temel hak ve özgürlüklere kadar geniş bir alanda çalışmalarını sürdüren Dere, hukukun yalnızca mahkeme salonlarında uygulanan kurallar bütünü olmadığını, aynı zamanda toplumsal güvenin temel taşı olduğunu ifade etti.

Hukuk alanındaki çalışmaları ve mesleki başarılarıyla dikkat çeken Yusuf Dere, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen 5. Türkiye Avrupa İş Dünyası Ödülleri kapsamında *”Uluslararası Hukuk Başarı Ödülü”*ne layık görüldü.

Ödül töreninde hukuk alanındaki katkıları nedeniyle onurlandırılan Dere, hukuk mesleğinin yalnızca davaları takip etmekten ibaret olmadığını belirterek, “Hukuk, bireyin devlete karşı güvencesidir. Adaletin sağlıklı işlemesi, toplumun geleceğe güvenle bakabilmesinin temel şartıdır” dedi.

Son dönemde kamuoyunun yakından takip ettiği yeni infaz düzenlemeleri ve 12. Yargı Paketi üzerine de değerlendirmelerde bulunan Dere, hukuk sisteminin sürekli gelişen toplumsal ihtiyaçlara cevap verebilmesinin önemine dikkat çekti.

“Yasal düzenlemeler yapılırken yalnızca bugünün ihtiyaçları değil, geleceğin hukuk anlayışı da dikkate alınmalıdır. Hukukun temel amacı toplumsal dengeyi sağlarken bireysel hak ve özgürlükleri de koruyabilmektir” ifadelerini kullandı.

Kadın hakları konusunun çağdaş hukuk sistemlerinin en önemli başlıklarından biri olduğunu belirten Dere, kadınların hak arama süreçlerinde hukuki mekanizmalara erişimin güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.

Ceza yargılamalarında en kritik konulardan birinin delil değerlendirmesi olduğuna dikkat çeken Yusuf Dere, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hukuk devleti ilkeleri açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

“Bir hukuk devletinde amaç yalnızca sonuca ulaşmak değildir. Sonuca hangi yöntemlerle ulaşıldığı da en az sonuç kadar önemlidir. Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller, adalet sisteminin meşruiyetine zarar verebilir.”

Ağır ceza davalarının yalnızca hukuki değil, aynı zamanda toplumsal boyutları bulunan süreçler olduğuna dikkat çeken Dere, her dosyanın büyük bir sorumluluk taşıdığını ifade etti.

“Bir ceza dosyasında verilen karar yalnızca tarafları değil, toplumun adalete olan güvenini de etkiler. Bu nedenle savunma hakkı, adil yargılanma ilkesi ve hukukun üstünlüğü taviz verilemeyecek değerlerdir.”

Meslek hayatı boyunca hukuk devleti ilkelerini merkeze alan yaklaşımıyla dikkat çeken Yusuf Dere, hukukun gelişen dünyaya uyum sağlaması gerektiğini ancak temel adalet prensiplerinden asla uzaklaşılmaması gerektiğini belirtiyor.

Uluslararası Hukuk Başarı Ödülü ile taçlanan çalışmalarıyla adından söz ettiren Yusuf Dere’ye göre güçlü toplumların ortak özelliği ekonomik güçleri değil, adalete duydukları güvendir.

“Çünkü adaletin olmadığı yerde güven, güvenin olmadığı yerde ise güçlü bir gelecek inşa etmek mümkün değildir.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı