İzmir Bakırçay Üniversitesi’nde Bahar Coşkusu: 4–7 Mayıs’ta Bahar Şenlikleri Başlıyor

İzmir Bakırçay Üniversitesi, gelenekselleşen Bahar Şenlikleri ile bu yıl da öğrencilerini dopdolu bir etkinlik programıyla buluşturuyor. 4–7 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek şenlikler, müzikten sanata, spordan eğlenceye uzanan geniş içeriğiyle kampüste unutulmaz anlara sahne olacak.

Şenlikler kapsamında Buray, Erdem Kınay, İkilem gibi sevilen sanatçı ve gruplar başta olmak üzere birçok müzik grubu ve sanatçı sahne alacak. Konserlerin yanı sıra şarkı yarışmaları, dans gösterileri ve DJ performanslarıyla kampüs, dört gün boyunca kesintisiz bir eğlence atmosferine bürünecek.

Etkinlik programı yalnızca müzikle sınırlı kalmayacak; ödüllü sokak oyunları, açık hava sinema gösterimleri, resim yarışmaları ve tasarım sergileri ile katılımcılar yaratıcılıklarını sergileme fırsatı bulacak. Sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiren bu zengin içerik, üniversite yaşamına renk katacak.

Şenlikler kapsamında ayrıca Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı ve Devlet Tiyatroları sanatçılarının katılımıyla söyleşiler düzenlenecek, tiyatro gösterileri ile sahne sanatları kampüse taşınacak. Böylece katılımcılar hem eğlenecek hem de kültürel ve sanatsal açıdan zengin bir deneyim yaşayacak.

İzmir Bakırçay Üniversitesi Bahar Şenlikleri, öğrencilerin sosyal etkileşimini artırmayı, kampüs yaşamını canlandırmayı ve gençlerin sanatsal, kültürel ve sportif faaliyetlere katılımını teşvik etmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda şenlikler, üniversitenin dinamik ve üretken yapısını yansıtarak kente de önemli bir kültürel hareketlilik kazandıracak.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Edremit’te 1 Mayıs coşkuyla kutlandı

Edremit’te 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, binlerce kişinin katılımıyla coşku içinde kutlandı. Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş da belediye işçileriyle birlikte hizmet binası önünde toplanarak kutlamalara katıldı.

1 Mayıs etkinlikleri kapsamında sabah saatlerinde Vergi Dairesi önünde bir araya gelen sendikalar, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, işçiler ve vatandaşlar kortej yürüyüşü gerçekleştirdi. Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, CHP Edremit İlçe Başkanı Emin Yalçıntaş, belediye başkan yardımcıları ve meclis üyeleri de yürüyüşte yer aldı.

Baraj Caddesi’nden başlayan kortej, Azerbaycan Bulvarı üzerinden Şehit Hamdibey Meydanı’na kadar sloganlar, marşlar ve şarkılar eşliğinde ilerledi. Yürüyüş boyunca emek, dayanışma ve adalet vurgusu ön plana çıktı.

Meydanda sona eren yürüyüşün ardından DİSK/Genel-İş Sendikası Baş Temsilcisi Öğüt Çelik, KESK Temsilcisi Bahadır Yıldırım ve Birleşik Kamu-İş Temsilcisi İsmail Hasar tarafından günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapıldı. Konuşmalarda emek, adalet, demokrasi, eşitlik ve örgütlenme vurgusu öne çıkarken, çalışanların haklarına yönelik talepler dile getirildi.

Program, sanatçıların sahne alarak katılımcılara müzik dinletisi sunmasıyla sona erdi.

Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, belediye personeliyle birlikte kortejde yer alarak işçilerin bayramını kutladı. Emeğin ve alın terinin her zaman yanında olduklarını belirten Ertaş, “İşçilerimizin haklarını her koşulda savunmaya devam edeceğiz. Dayanışmayı büyüterek, alanlarda ve meydanlarda omuz omuza yürümeyi sürdüreceğiz” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ekranların en iddialı Magazin programı ‘NR1 Magazin’ bu hafta da dopdolu!

Sunuculuğunu ekranların sevilen yüzü Tuğçe Aral’ın, yapımcılığını ise deneyimli isim Suat Yanç’ın üstlendiği sezonun en iddialı ve dinamik magazin programı NR1 Magazin, yepyeni bölümüyle izleyiciyi ekran başına kilitlemeye hazırlanıyor. En renkli, en güncel ve en çok konuşulan magazin olaylarının nabzı, bu Cuma saat 20:00’de NR1 Türk ekranlarında atacak.

Bu Hafta NR1 Magazin’de Neler Var?

Haftanın en sıcak magazin başlıklarının tüm detaylarıyla masaya yatırılacağı programda, izleyiciyi temposu hiç düşmeyen dopdolu bir içerik bekliyor. İşte bu haftanın öne çıkan başlıkları:

  • Seda Sayan’dan Güldüren Tepki: Kıbrıs’ta sahne alan ünlü sanatçı Seda Sayan, eşi Çağlar Ökten’in sahnede evlilik yıl dönümleri için yaptığı beklenmedik sürprize nasıl bir tepki verdi? İzleyenleri kahkahaya boğacak o anlar…

  • Semicenk Konserinde “Pişti” Şoku: Spor, sanat ve müzik dünyasının akın ettiği, ünlü akınına uğrayan Semicenk konserinde hangi eski sevgililer pişti oldu? O çok konuşulan geceden yansıyan çarpıcı görüntüler.

  • Ziynet Sali’den Estetik Göndermesi: Memleketi Kıbrıs’ta sevenleriyle buluşan Ziynet Sali, sahnede estetik yaptıran hangi ünlü isimlere bomba göndermelerde bulundu?

  • Tescilli Güzeller Belli Oldu: Ankara’nın ev sahipliğinde düzenlenen görkemli Beauty of Turkey 2026 yarışmasının kazanan güzelleri kimler oldu?

  • Müziğin Nabzı: Haftanın en renkli ve coşkulu konserlerinden çok özel görüntüler ile müzik listelerine hızlı bir giriş yapan yepyeni video klipler ekranlara gelecek.

Stüdyoda Özel Konuk: Hilal Altın

Sadece özel haberleriyle değil, ağırladığı konuklarıyla da adından söz ettiren programda Tuğçe Aral’ın bu haftaki stüdyo konuğu; güçlü sesi ve yorumuyla dikkat çeken Hilal Altın olacak. Seda Sayan’ın hafızalara kazınan hit parçası *”Gerçekçi Ol”*u yıllar sonra kendine has tarzıyla yeniden yorumlayan başarılı şarkıcı, müzik yolculuğunu ve yeni projelerini NR1 Magazin’de izleyicilerle paylaşacak.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ece Gürsel’den Le Baron sahnesinde yeni imaj

Ece Gürsel, Le Baron sahnesinde sergilediği yeni imajı ve peş peşe seslendirdiği şarkılarıyla dikkatleri üzerine çekti. Yoğun sahne temposu ve müzik kariyerine verdiği ağırlıkla son dönemde sıkça adından söz ettiren Gürsel, hem yenilenen tarzı hem de bitmek bilmeyen enerjisiyle izleyicilerden tam not aldı.

“Sokak Kafası” Klibi İçin Zorlu Çekim

Yeni projeleri hakkında da sevenlerine müjdeler veren Gürsel, söz ve müziği Turgay Saka ile Zafer Kerey’e, aranjesi ise Hüseyin Kırkışoğlu’na ait olan “Sokak Kafası” adlı yeni şarkısına klip çektiğini açıkladı. Yönetmen koltuğunda Selim Akar’ın, görüntü yönetmenliğinde ise Varol Şahin’in yer aldığı proje için heyecanını paylaşan Gürsel, “Ortaya muhteşem bir iş çıktı” yorumunu yaptı.

Klipte profesyonel bir oyuncu ile çalışmama kararı aldığını belirten ünlü isim, projede yalnızca yeğeninin yer aldığını ve bunun kendisi için çok özel bir anlam taşıdığını ifade etti. Çekimlerin zorlu hava koşullarında iki gün boyunca yoğun bir tempoyla gerçekleştiğini söyleyen sanatçı, annesinin rahatsızlığı sebebiyle uykusuz geçirdiği 22 saatlik set sürecinin kendisini oldukça zorladığını da sözlerine ekledi.

“Peş Peşe Çok Güçlü Şarkılar Geliyor”

Yepyeni şarkıların yolda olduğunu müjdeleyen Gürsel, “Unutulur mu?” adlı parçasının da çok yakında dinleyiciyle buluşacağını belirtti. Yaz boyunca sahne çalışmalarına hız kesmeden devam edeceğini ve özellikle Bodrum sahnelerinde sık sık sevenleriyle buluşacağını söyleyen sanatçı, kariyer rotasıyla ilgili şu iddialı sözleri sarf etti:

“Artık müzik kariyerime çok daha fazla odaklandım. Benim için en önemli şey konserlerim ve üretmeye devam etmek. Peş peşe çok güçlü şarkılar geliyor.”

Tiyatro Sahnelerine Üç Farklı Oyunla Dönüyor

Müzikteki iddiasını sahnede oyunculukla da harmanlamaya devam eden Ece Gürsel, önümüzdeki sezon tiyatro projelerine de ağırlık vereceğini duyurdu. Başarılı isim, tam üç farklı tiyatro oyunuyla izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda 7. Etap: Akdeniz’in Kalbinde Hız Yarışı

61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, kıyasıya mücadelelere sahne olan etapların ardından 2 Mayıs Cumartesi günü koşulacak Antalya – Antalya etabıyla devam edecek. 

23 takım, 27 ülkeden 158 bisikletçinin mücadele ettiği TUR 2026, 8 etap boyunca yalnızca sportif rekabeti değil, Türkiye’nin doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini de uluslararası yayın ağıyla dünya sahnesine taşımaya devam ediyor.

2 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirilecek Antalya – Antalya etabı, 11.30 – 13.30 saatleri arasında TRT Spor ve Eurosport ekranlarından canlı yayınlanacak ve uluslararası yayın ağıyla dünya genelinde izleyiciyle buluşacak.

7. Etap: Antalya – Antalya (152,4 km)

2 Mayıs Cumartesi günü koşulacak 7. etap, 152,4 kilometrelik parkurda gerçekleştirilecek. Antalya’dan 09.50’de start alacak etap, şehir içi geçişlerin ardından doğu yönünde Serik hattına uzanarak yine Antalya’da sona erecek.

Akdeniz kıyılarında başlayacak etap, Antalya şehir geçişinin ardından düz ve akıcı yapısıyla yüksek tempoya uygun bir profil sunacak. Etabın ilk bölümünde yer alan Türkiye Güzellikleri Sprint Kapısı ve ilerleyen kilometrelerdeki ara sprint noktaları, yarışın temposunu belirleyen kritik unsurlar arasında yer alacak.

Parkurun büyük bölümünde sprinter takımlarının kontrolünde yüksek hızda bir yarış beklenirken, orta bölümde yaşanacak sprint mücadeleleri finiş öncesi sıralama açısından belirleyici olacak. Etabın son bölümünde konumlanan 3. kategori tırmanış ise yarışa sınırlı da olsa taktiksel bir hareket katabilecek.

Serik çevresinden dönüşle birlikte yeniden Antalya istikametine yönlenecek etapta, şehir merkezine yaklaşırken hızın giderek artması bekleniyor. Geniş ve teknik açıdan akıcı yollar üzerinde koşulacak finiş, güçlü sprinterler arasında yüksek tempolu bir mücadeleye sahne olacak. Sporcuların 13.00 – 13.20 saatleri arasında finiş çizgisine ulaşması öngörülüyor.

Bu etap, sprinterler için önemli bir fırsat sunarken, genel klasman favorilerinin kontrollü bir yarışla pozisyonlarını korumayı hedefleyeceği kritik bir gün olarak öne çıkıyor. Antalya finişi ise bir kez daha kalabalık ve çekişmeli bir sprint mücadelesine sahne olmaya aday.

Antalya etabı: Sprint geleneğinin hızlı adresi

Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu tarihinde Antalya – Antalya parkuru, bugüne kadar toplam 7 kez koşularak organizasyonun öne çıkan etaplarından biri oldu. Bu etapların 4’ü (1997, 2000, 2002 ve 2008) TUR’un final etabı olarak düzenlenirken, 3’ü (1990, 2024 ve 2025) ise yarışın başlangıç etabı olarak programda yer aldı.

Düz ve sprinterlere uygun yapısıyla yüksek tempolu finişlere sahne olan Antalya – Antalya etapları, her zaman süratli ve çekişmeli mücadeleleriyle dikkat çekti. Bu etaplar arasında en yüksek ortalama hıza ulaşılan yarış ise 46.298 km/s ile 2025 yılında koşulan etap oldu.

Akdeniz’in kalbinde tarih, doğa ve şehir ritmi dünya vitrininde

Antalya’da başlayıp yine Antalya’da sona erecek bu etap, yalnızca yüksek tempolu yarış yapısıyla değil, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini taşıyan eşsiz coğrafyasıyla da dikkat çekiyor. Akdeniz’in en önemli turizm merkezlerinden biri olan Antalya, masmavi denizi, köklü tarihi ve modern şehir yaşamıyla bu yolculuğun merkezinde güçlü bir hikâye sunuyor.

Rotanın ilk bölümünde şehir merkezinden geçen parkur, Antalya’nın simgelerinden biri olan Kaleiçi’nin tarihi dokusunu gözler önüne sererken; Hadrian Kapısı’ndan dar taş sokaklara uzanan bu bölge, geçmiş ile günümüzü aynı hat üzerinde buluşturuyor. Yivli Minare, antik liman ve geleneksel mimarisiyle Kaleiçi, şehrin kültürel zenginliğini en zarif şekilde yansıtan duraklardan biri olarak öne çıkıyor.

Antalya’nın doğusunda yer alan Perge ve Aspendos, bölgenin tarihsel derinliğini artıran en önemli merkezler arasında yer alıyor. Sütunlu caddeleri, devasa tiyatroları ve mühendislik harikası yapılarıyla bu kadim şehirler, Anadolu’nun kültürel mirasını günümüze taşıyan etkileyici açık hava müzeleri niteliği taşıyor.

Doğanın en etkileyici yüzlerinden biri ise Antalya’nın şelalelerinde kendini gösteriyor. Düden ve Kurşunlu Şelaleleri, falezlerden dökülen suların yarattığı görsel şölenle şehrin doğal zenginliğini ortaya koyarken, Toroslar’dan süzülen bu su kaynakları etap boyunca doğayla iç içe bir atmosfer sunuyor.

Rotanın ilerleyen bölümünde öne çıkan Köprülü Kanyon ise yalnızca doğal güzelliğiyle değil, rafting rotaları ve tarihî köprüleriyle macera ve keşif duygusunu bir araya getiriyor. Çam ormanlarıyla çevrili bu etkileyici doğa koridoru, Antalya’nın yalnızca bir sahil şehri olmadığını, aynı zamanda güçlü bir doğa destinasyonu olduğunu da gözler önüne seriyor.

Antalya şehir merkezine dönüşle birlikte etap, Akdeniz’in enerjisini ve şehrin dinamik yapısını yeniden hissettirirken, bu benzersiz rota; tarih, doğa ve modern yaşamın iç içe geçtiği güçlü bir hikâyeyle uluslararası izleyiciye Türkiye’nin zenginliğini etkileyici bir şekilde yansıtıyor.

Akdeniz’in zengin mutfağıyla lezzet dolu bir yolculuk

Antalya’da başlayıp yine Antalya’da sona erecek etap boyunca, Akdeniz mutfağının zengin ve karakteristik lezzetleri yarışa eşlik ediyor. Bölgenin köklü mutfak kültürü, doğal ürünlerin ön planda olduğu özgün tarifleriyle etap boyunca güçlü bir gastronomi çeşitliliği sunuyor.

Antalya mutfağının öne çıkan lezzetlerinden piyaz, tandır kebabı ve serpme kahvaltı gibi tatlar, şehrin gastronomik kimliğini yansıtırken; zeytinyağlılar ve taze sebzelerle hazırlanan yöresel yemekler, Akdeniz’in hafif ve rafine mutfak anlayışını ön plana çıkarıyor.

Torosların bereketli doğasından gelen ürünlerle şekillenen mutfak kültürü, doğal aromaları ve geleneksel tarifleriyle bu lezzet yolculuğuna özgün bir karakter katıyor. Yerel üretim ve taze malzemelerle hazırlanan yemekler, Antalya’nın gastronomi zenginliğini her lokmada hissettiriyor.

Akdeniz’in doğallığını ve zenginliğini yansıtan bu gastronomi rotası, uluslararası izleyiciye Türkiye’nin mutfak kültürünü güçlü ve etkileyici bir şekilde sunuyor.

TUR 2026’da Büyük Kapanış: Finiş Ankara’da

Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun final günü (3 Mayıs), Ankara – Ankara etabı ile tamamlanacak. TUR 2026’nın son etabı, yüksek tempolu yapısı ve sprinterlere uygun parkuruyla bir kez daha finiş mücadelesine sahne olacak.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Beykoz’un Saklı Cenneti Pamera Garden Yaz Sezonuna İddialı Giriyor!

İstanbul Beykoz’da doğayla iç içe konseptiyle dikkat çeken Pamera Garden, yeni sezona kapılarını oldukça iddialı bir şekilde açtı. Mekanın sahibi İbrahim Avcı, hem gastronomi hem de organizasyon alanında misafirlerine doğal ve konforlu bir deneyim sunmaya hazırlandıklarını müjdeledi.

“Evlilik Teklifinden Baby Shower’a Kadar Her Anınızda Yanınızdayız”

Pamera Garden’ın sadece bir restoran değil, aynı zamanda kapsamlı bir yaşam ve etkinlik alanı olduğunu belirten İbrahim Avcı, misafirlerin heyecanına ortak olduklarını şu sözlerle ifade etti: “Çiftlerimizin heyecanına evlilik teklifiyle başlayıp; nişan, kır düğünü ve nikah gibi etkinliklerle devam ediyoruz. İlerleyen yıllarda ise baby shower ve doğum günü partileriyle bu bağı sürdürüyoruz.”

Özel günlerin yanı sıra kurumsal taleplere de yanıt verdiklerini belirten Avcı, şirket organizasyonları ve ürün lansmanları gibi büyük etkinlikler için de kapılarının sonuna kadar açık olduğunu vurguladı. Mekan, büyük organizasyonlar için 1000 kişiye kadar hizmet verebilen devasa bir etkinlik alanına sahipken, restoran bölümünde ise açık ve kapalı alan seçenekleriyle 250 kişiye kadar misafir ağırlayabiliyor.

Usta İşçilikle Harmanlanan Lezzetler: Urfa Kebaplarından Organik Kahvaltıya

Doğal ürünleri tarladan mutfağa taşıyan Pamera Garden’da lezzet de başrolde yer alıyor. Aslen Urfalı olduklarını ve bu uzmanlıklarını menüye yansıttıklarını belirten İbrahim Avcı, “Kebap çeşitlerimizde son derece iddialıyız. Bunun yanı sıra dünya mutfağımız ve Steakhouse ürünlerimizle de misafirlerimizin tercihine uygun, zengin bir yelpaze sunuyoruz” dedi.

Mekanın en çok konuşulan yönlerinden biri de zengin kahvaltı servisi. Haftanın yedi günü misafirlere sunulan bu özel kahvaltı, tamamen Türkiye’nin dört bir yanındaki köylerden özenle seçilip getirilen organik ürünlerle hazırlanıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Olivtech’te tarımın geleceği ve markalaşma vizyonu ele alındı

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 30 Nisan-2 Mayıs tarihlerinde Fuar İzmir’de düzenlenen Olivtech Fuarı’nda düzenlenen panellerde; tarımda markalaşma, katma değerli üretim, gıdada kalite ve genç girişimciliğin sektöre yön veren rolü kapsamlı şekilde değerlendirildi.

İzmir tarım ve gıda sektörünün önemli buluşmalarından biri olan Gurme İzmir Olivtech – 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde ve İZFAŞ organizasyonuyla Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Fuar kapsamında düzenlenen etkinliklerin ilk oturumu olan “Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu” başlıklı panelde; tarımın katma değerli üretime dönüşüm süreci, markalaşma stratejileri ve sektörün geleceğine yönelik vizyon ele alındı. Moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü’nün yaptığı oturumda; tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal, İzmir Ticaret Borsası Temsilcisi ve Tariş Zeytin Zeytinyağı Tic. A.Ş. Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi Balsarı konuşmacı olarak yer aldı. 

Marka kavramı ne ifade ediyor?
 Dr. Erçin Güdücü, “Bugün zeytin ve zeytinyağının topraktan markaya dönüşümünü ele alacağız. Bu süreç nasıl işliyor, ülkemizde hangi aşamalardan geçiyor? Tarım, ticaret ve üretici tarafına yakından temas eden bir isim olarak, marka kavramı çiftçi ve üretici için ne ifade ediyor?” diye konuştu. 

“Yapısal sorunlar çözülmeden markalaşma zor”
 Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, Türkiye’de tarımın temel sorunları çözülmeden, markalaşma sürecinin sağlıklı ilerleyemediğine dikkat çekti. Yaklaşık 30 yıllık meslek deneyimine atıfta bulunan Yıldırım, “Topraktan markaya geçişi uzun yıllardır konuşuyoruz, ancak üretimde yaşanan yapısal sorunlar nedeniyle bu aşamaya bir türlü geçemiyoruz. Tarım gündemi çoğunlukla maliyetler, fiyatlar ve destekler etrafında şekilleniyor. Bu başlıkların ötesine geçmekte zorlanıyoruz” dedi.
 İklim koşulları ve küresel gelişmelerin üretim üzerindeki etkilerine de değinen Yıldırım, “2025 yılı üretici açısından oldukça zor geçti. Kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve don olayları çiftçiyi ciddi şekilde etkiledi. 2026 yılı ise umut verici yağışlarla başladı, ancak bu kez de küresel gerilimler nedeniyle maliyetler arttı. Böyle bir ortamda üreticinin önceliği ayakta kalmak oluyor. Bu nedenle markalaşma gibi katma değerli süreçleri konuşmakta zorlanıyoruz” şeklinde konuştu.

“Türkiye zeytinyağında güçlü, iç tüketimde geride”
 Rahmi Balsarı, Türkiye’nin, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştirdiğini belirterek, “Bu, son 30 yılda sektöre yapılan yatırımların önemli bir sonucu. Nitekim son 25 yılda arzımız yüzde 150 oranında arttı. Üretimle birlikte iç tüketimimizde de artış yaşandı. Ancak iç tüketimimiz, örneğin Yunanistan seviyesinde olsaydı, mevcut üretimimiz ihracata dahi yetmeyebilirdi. Bu nedenle hem iç tüketimi artırmak hem de katma değerli ihracata odaklanmak büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
 Sektörün hedeflerine de değinen Balsarı, “Amacımız, yerli ve milli markalarımızın dünya pazarlarında daha güçlü şekilde yer alması. Bu noktada sevindirici gelişmeler de var. Son 2,5 yılda Türkiye’den 140 ülkeye ambalajlı zeytinyağı ihracatı gerçekleştirildi. Bu ihracat, 343 firma tarafından yapıldı. Uygun koşullar sağlandığında Türk ihracatçısının ürünlerini farklı kanallar aracılığıyla dünya pazarlarına sunabildiğini görüyoruz” diye konuştu.

“Girdiler pahalı, ürün çiftçide ucuz, tüketicide ise pahalı”
 Günay Baysal ise “Topraktan markaya” sürecinde ticaret odaları ve sivil toplum kuruluşlarının rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Tarım, önemi tartışılmaz bir sektör. Ancak ülkemizde hala ciddi sorunlar var. Girdiler pahalı, ürün çiftçide ucuz, tüketicide ise pahalı. Çiftçi yeterince kazanamamaktan, tüketici yüksek fiyatlardan, sanayici işlemek için, ihracatçı ise dünya pazarına sunacak kaliteli ürün bulamamaktan şikayet ediyor” dedi.
 Ege Bölgesi’nin tarımsal potansiyeline dikkat çeken Baysal, “Ege Bölgesi; zeytin, incir, üzüm, pamuk ve sebzeleriyle yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin en önemli tarım havzalarından biri. Bu potansiyeli doğru değerlendirerek değer yaratmamız gerekiyor. Bugün dünyada ne kadar ürettiğiniz değil, ürettiğinize ne kadar anlam ve değer kattığınız ölçülüyor. Ürünlerin bir hikayesi olmalı ve bu hikayeyle dünya pazarlarına açılmalı. Bir zeytin artık sadece zeytin değil; coğrafi işareti, sürdürülebilir üretim yöntemleri, ambalajı ve markasıyla katma değerli bir ürüne dönüşüyor” diyerek Türkiye’nin bu dönüşümü gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti.

110 yıllık markanın dönüşümünü anlattı
 Cengiz Dikmen de konuşmasında Tariş’in markalaşma yolculuğunu örnek göstererek, özellikle son 25 yılda hayata geçirilen dönüşüm sürecini paylaştı. Tariş Zeytinyağı’nın 110 yıllık köklü geçmişi olduğunun altını çizen Dikmen, “Ben özellikle son 25 yılda markalaşma adına attığımız adımları vurgulamak isterim. Bu süreçte üretimden pazarlamaya kadar pek çok alanda önemli değişimler gerçekleştirdik. Öncelikle kalite standardizasyonunu sağladık. Modern tesis yatırımlarıyla üretim altyapımızı güçlendirdik, ürün kalitesinde sürekliliği yakaladık. Ardından ambalaj ve ürün çeşitliliğine odaklanarak tüketici beklentilerine uygun, katma değerli ürünler geliştirdik” dedi.
 Markalaşma sürecinde kurumsal kimlik ve iletişim çalışmalarına da önem verdiklerini belirten Dikmen, “Tariş markasını sadece bir üretici kimliğinden çıkarıp, tüketiciyle güven bağı kuran bir marka haline getirmeye çalıştık. Yurt içi pazarda bilinirliğimizi artırırken, yurt dışında da markalı ihracata yöneldik. Üreticiden gelen gücü doğru şekilde organize ederek hem kaliteyi hem de sürdürülebilirliği sağladık” diye konuştu.

Gıdada kalite ve katma değer konuşuldu
 Olivtech kapsamında düzenlenen etkinliklerin ikinci panelinde, “Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler” başlığı ele alındı. Panelin moderatörlüğünü yapan Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak, gıdada kalitenin artık yalnızca üretimle sınırlı bir kavram olmadığını belirterek, “Bugün kaliteyi konuşurken sadece ürünü değil, aynı zamanda onun hikayesini, üretim sürecini ve bilimsel altyapısını da konuşuyoruz. Zeytinyağı gibi stratejik bir üründe katma değer yaratmanın yolu, geleneksel bilgi ile teknolojiyi bir araya getirmekten geçiyor” dedi. 

“Kalite daha dalında başlar”
 Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. Abidin Tatlı ise zeytinin dalından üretim sürecine ilişkin teknik değerlendirmelerde bulundu. Tatlı, “Zeytinyağında kalite, daha zeytin dalındayken başlar. Hasat zamanı, taşıma koşulları, sıkım süresi ve üretim teknolojisi doğrudan ürünün kalitesini belirler. Zeytinyağının aroması, meyvemsiliği ve kusursuzluğu, ancak duyusal analizle ortaya konulabilir. Bu da ürünün ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğunu belirleyen en önemli aşamalardan biridir” diye konuştu.
 
İleri teknoloji
 Panelin diğer konuşmacısı Can Kayacılar da “Süperkritik karbondioksit ile zeytinyağı ve zeytin yan ürünlerinden polifenol zenginleştirme: bilimden sağlık değerine” başlıklı sunumunda ileri teknoloji uygulamalarına dikkat çekti. Kayacılar, “Süperkritik karbondioksit teknolojisi sayesinde zeytin ve yan ürünlerinden yüksek katma değerli biyoaktif bileşenler elde etmek mümkün. Bu yöntem hem sağlık alanında yeni kullanım alanları yaratıyor hem de sektör için ekonomik değer üretiyor” dedi.

Genç girişimciler yenilikçi üretim modellerini paylaştı
 Olivtech kapsamında düzenlenen etkinliklerin üçüncü panelinde, “Geleceği Üreten Genç Girişimciler” başlığı ele alındı. Moderatörlüğünü The7 Kurucusu Çise Ulus’un üstlendiği panelde, tarım ve gıda sektöründe genç girişimciliğin yükselen rolü, yenilikçi üretim modelleri ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlar değerlendirildi. Panelde Von Urla kurucusu Gökçe Erkuşöz, çiftçi Umut Ayberk ve Sutchu markasının kurucusu Yasemin Sezgin yer aldı. Katılımcılar, kendi girişimcilik deneyimlerinden yola çıkarak tarım, üretim ve gıda alanında değer yaratan yeni iş modellerine ilişkin görüşlerini paylaştı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Gençlerin Renkleri Kartepe’de Hayat Buldu

Kartepe Belediyesi Sanat Evi, Ertuğrulgazi Anadolu Lisesi öğrencilerinin hazırladığı “Gençlerin Renkleri” adlı karma resim sergisine kapılarını açtı. Genç yeteneklerin fırçasından çıkan eserler, açılış gününde sanatseverlerden tam not aldı.

Başkan Kocaman Genç Sanatçıları Yalnız Bırakmadı

Ertuğrulgazi Anadolu Lisesi öğrencilerinin yıl boyu süren emeklerini taçlandıran serginin açılışına; Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman, Belediye Başkan Yardımcısı Enes Emengen, Okul Müdürü Mesut Tekin, öğretmenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Protokol üyeleri, sergi alanını gezerek eser sahibi öğrencilerle sohbet etti ve çalışmaların teknik detayları hakkında bilgi aldı.

Başkan Kocaman “Gençler sanatla iç içe olsunlar istiyoruz”

Gençlerin sanatla iç içe olmasından dolayı gurur duyduğunu ifade eden Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman “Sanat Evi’ni açarken tam ta bunu hayal ettik. Gençler sanatla iç içe olsunlar sanatı sevsinler istiyoruz. Bu güzel salondan sadece profesyonel değil amatör sanatçılarımız da faydalanıyor. Bugün burada sergide eseri bulunan bütün gençlerimize teşekkür ediyorum” dedi.

Sanat Aracılığıyla Kendilerini İfade Ettiler

Farklı tekniklerin harmanlandığı sergide; kara kalemden yağlı boyaya, desenden modern çalışmalara kadar geniş bir yelpazede eserler yer alıyor. Kartepe’nin kültürel hayatına renk katan “Gençlerin Renkleri” sergisi, 8 Mayıs tarihine kadar Kartepe Belediyesi Sanat Evi’nde ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Tüm sanatseverler, genç yeteneklerin bu özel sergisini yakından görmek için davetli.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Canik Belediyesi’nden Kadınlara Özel Seminer

Canik Belediyesi, kadınlara özel seminer ve konferans programları gerçekleştirmeye devam ediyor.

Canik Belediyesi, ilçede kadınları birbirinden özel seminer ve konferans programlarıyla buluşturmayı sürdürüyor. ‘Her Anne Bir Okul’ ve ‘Gebe Bilgilendirme Eğitimi’ gibi kadınlara yönelik eğitimler düzenlemeye devam eden Canik Belediyesi, ayrıca bünyesindeki hanım konaklarında da alanında uzman isimlerin katılımıyla kadınlara özel seminer ve konferans programları gerçekleştiriyor. Canikli kadınların ilgiyle katıldığı seminer ve konferanslarda sağlıklı beslenme, siber güvenlik, aile içi iletişim, çocuk ve anne iletişimi başta olmak üzere birçok konu başlığında uzman isimlerce bilgiler aktarılıyor.

Farkındalık Artırılıyor

Canik Belediyesi, haftalık olarak düzenlediği seminer ve konferans programları çerçevesinde, Rahime Birinci Hanım Konağı ve Hayme Ana Hanım Konağı’nda ‘Okul Öncesi Oyun ve Yaş Gruplarına Göre Kitap Seçimi’ adlı seminer programı gerçekleştirdi. Seminer programlarında Çocuk Gelişim Uzmanı Semiha Kaya tarafından kadınlara okul öncesi dönem çocuklarının gelişim süreçleri, yaş gruplarına göre oyun ve kitap seçimi ile oyun farkındalığı konularında bilgiler verildi. Canik Belediyesince kadınlara yönelik seminer ve konferans programlarının sürdürüldüğü bildirilirken, programlar hakkında belediyenin çözüm merkezi üzerinden detaylı bilgiye ulaşılabildiği belirtildi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hıdırellez ateşi, dev isimlerle Menemen’de yanacak

Baharın en güzel habercisi, umutların ve dileklerin günü Hıdırellez, Menemen’de her yıl olduğu gibi bu yıl da coşkuyla karşılanacak. 5 Mayıs Salı günü en güzel şarkılarıyla Kibariye ve Hüsnü Şenlendirici, Menemen’de sahne alacak. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, “Tüm hemşehrilerimizi Hıdırellez kültürünü hep birlikte yaşatmak adına Cumhuriyet Meydanı’na bekliyoruz.” dedi.

Menemen’de baharın gelişi ve Hıdırellez sevinci, bu yıl da on binleri tek yürek olarak buluşturacak. Her yıl düzenlediği etkinliklerle kitleleri Hıdrellez ateşinin etrafında buluşturan Menemen Belediyesi, bu yıl da geleneği bozmayarak renkli bir program hazırladı. Program kapsamında ünlü sanatçılar Kibariye ve Hüsnü Şenlendirici, en güzel parçalarla Menemen’de unutulmaz bir gece yaşatacak. Müzik, neşe ve baharın enerjisinin Hıdırellez ile birlikte Menemen’de buluşacağı bu özel program, 5 Mayıs Salı günü saat 20.00’da başlayacak. Menemen Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilecek konser, on binleri bir araya getirecek.

“Geleneklerimizi yaşatacağız”

Hemşehrilerini hıdırellez çoşkusunu yaşamaya davet eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, “Ülkemizin en güzel renklerinden biri hiç şüphesiz dileklerin dilendiği, umutların tazelendiği Hıdırellez akşamlarıdır. Biz de Menemen Belediyesi olarak, böylesi özel bir günü hemşehrilerimizin çok daha renkli ve unutulmaz anılar bırakacak şekilde geçirmesi adına ünlü sanatçılarımız Kibariye ve Hüsnü Şenlendirici’yi ilçemize getirerek, Hıdırellez coşkusunu en üst seviyeye çıkarıyoruz. Geleceğe adım atarken, geleneklerimizi de yaşatmaya devam edeceğiz.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı