Kartepe’li Çocuklar Tiyatro ve Eğlenceyle Buluştu

Kartepe Belediyesi’nin Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde düzenlediği programlar, çocukların yoğun katılımıyla hafta sonuna damga vurdu. Miniklerin büyük ilgi gösterdiği etkinliklerde, sahnelenen tiyatro oyunları ve geleneksel gösterilerle Ramazan neşesi doyasıya yaşandı.

Sahne Miniklerin

Hafta sonu programı kapsamında sahne alan “Tavşan ile Kaplumbağa” ve “Keloğlan ve Anası” adlı tiyatro oyunları, çocuklara dostluk ve dürüstlük gibi değerleri eğlenceli bir dille aktardı. Salonu dolduran küçük izleyiciler, kahramanların maceralarına alkışlarla eşlik ederek keyifli anlar geçirdi.

Geleneksel Eğlenceler Unutulmadı

Tiyatro gösterimlerinin ardından etkinlikler, Ramazan ruhunu yansıtan geleneksel gösterilerle hız kesmeden devam etti. Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde sergilenen Hacivat ve Karagöz orta oyunu ile çocuklar kahkahaya boğulurken, hemen ardından sahne alan kukla gösterileri miniklerin hayal dünyasına renk kattı. Programın ilerleyen saatlerinde gerçekleştirilen nefes kesen illüzyon gösterileri ise hem çocuklardan hem de ailelerden büyük alkış toplayarak heyecanı zirveye taşıdı.

Tatlı İkramlar ve Sürpriz Hediyeler

Kartepe Belediyesi, etkinlik sonunda çocukların mutluluğunu ikiye katladı. Program süresince çocuklara çeşitli ikramlar sunulurken, günün anısına verilen sürpriz hediyelerle Ramazan ayını unutulmaz bir anıya dönüştü.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Büyükşehir’le fotoğrafın tarihsel yolculuğuna çıktılar

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Kocaeli Fotoğraf Teknolojisi Müzesi, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Görsel Dokümantasyon Bölümü öğrencilerini ağırladı. Fotoğraf tarihi, fotoğraf teknolojisi ve karanlık oda süreçlerine ilişkin kapsamlı bilgilerin paylaşıldığı eğitim programı, öğrencileri fotoğraf sanatında tarihsel bir yolculuğa çıkardı.

FOTOĞRAFIN TARİHSEL YOLCULUĞU ANLATILDI

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olarak hizmet veren Kocaeli Fotoğraf Teknolojisi Müzesi’nde, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Görsel Dokümantasyon Bölümü öğrencilerinin katılımı ile eğitim programı gerçekleştirildi. Kurumlar arası iş birliği kapsamında düzenlenen programda Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Oylum Tunçelli rehberliğinde fotoğraf tarihi, fotoğraf teknolojisi ve karanlık oda süreçlerine ilişkin kapsamlı bilgiler paylaşıldı.

PEK ÇOK KONU ELE ALINDI

Eğitim kapsamında fotoğraf makinesinin tarihsel gelişimi, ilk fotoğraf makinelerinden günümüze kadar yaşanan teknolojik dönüşüm, analog ve dijital fotoğraf teknikleri gibi konular ele alındı. Öğrencilere fotoğraf teknolojisinin gelişim sürecinde kullanılan farklı ekipmanlar ve üretim yöntemleri hakkında bilgiler aktarılırken, fotoğrafın bilimsel ve belgesel alanlarda kullanımına da değinildi.

TEKNİK SÜREÇLER HAKKINDA DETAYLI BİLGİ

Programın uygulamalı bölümünde öğrencilere karanlık oda ortamı tanıtıldı. Eğitmen, karanlık odanın çalışma prensiplerini, film banyosu ve baskı tekniklerini adım adım uygulamalı olarak göstererek katılımcılara aktardı. Böylece öğrenciler, fotoğrafın üretim aşamalarına dair teknik süreçler hakkında detaylı ve doğrudan bilgi edinme fırsatı buldu. 

EĞİTİMLER DEVAM EDECEK

Akademik bilgi ile fotoğraf teknolojisinin tarihsel birikimini bir araya getiren bu eğitimlerin, kurumlar arası iş birliği çerçevesinde ilerleyen süreçte farklı başlıklar ve uygulamalarla sürdürülmesi planlanıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Osmangazi Belediyesi Orhan Kemal’in Edebiyat Mirasını Yaşatıyor

Kültür ve sanata verdiği desteklerle geleceğe ışık tutan Osmangazi Belediyesi, 2026 yılını Orhan Kemal’e ithaf ederek edebiyat dolu bir yılın kapılarını araladı. Düzenlenen söyleşilerde öğrenciler, Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olan Orhan Kemal’in yaşamını ve eserlerini yakından tanıdı.

Osmangazi’yi kültür ve sanatın canlı merkezlerinden biri haline getiren Osmangazi Belediyesi, 2026 yılını Türk edebiyatının toplumcu gerçekçi çizgisinin en güçlü temsilcilerinden biri olan Orhan Kemal’e ithaf ederek yıl boyunca sürecek kapsamlı bir kültür programının ilk adımını attı. Bursa Erkek Lisesi ve Bursa Kız Lisesi’nde gerçekleştirilen söyleşilerde, Orhan Kemal’in hayat hikâyesi, yazın dünyasına kazandırdığı unutulmaz eserler ve Türk edebiyatına bıraktığı güçlü miras ele alındı. Programın konuğu olan Orhan Kemal’in oğlu, Orhan Kemal Müzesi Kurucusu ve yazar Işık Öğütçü, öğrencilerle buluşarak babasının yaşamına, edebiyat anlayışına ve eserlerinin ortaya çıkış sürecine dair çarpıcı anekdotlar paylaştı. Samimi bir atmosferde geçen söyleşiler, öğrencileri düşünsel bir yolculuğa çıkarırken, edebiyatla daha güçlü bir bağ kurmasına da büyük katkı sağladı.

“Orhan Kemal Büyük Bir Serüven”

Osmangazi Belediyesi’nin 2026 yılını Orhan Kemal’e ithaf etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Işık Öğütçü, şöyle devam etti;

“Bu yıl, Orhan Kemal ile ilgili pek çok etkinlikte buluşacağız. İlk olarak açılışı öğrencilerimizle yaptık, bundan sonra da devam edecek. Böyle bir yılı Orhan Kemal’e ayırdıkları için Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a çok teşekkür ediyorum, Bursa zaten Orhan Kemal için yabancı değil, 1940’lı yıllarda buradaydı zaten kendisi. O’nun pek çok yönünü bir yıl boyunca inceleyeceğiz. O açıdan ben çok mutluyum. Osmangazi Belediye’mize ve tüm bu işte gönül veren personelimize ve Bursa olarak tüm bu etkinliklere katılacak hemşehrilerime teşekkür ediyorum.”

Orhan Kemal’in edebiyat dünyasında büyük ve zengin bir serüveni temsil ettiğini vurgulayan Öğütçü, “Orhan Kemal büyük bir serüven. Kendi insanımızı en iyi tanımak için onun kitaplarını okumak başlı başına büyük bir olay. Ben müzeyi 2000 yılında açtım ve hala bu yolculuğa devam ediyorum. Sanıyorum bütün okurlarımız da bu serüvene katılacaklar.” ifadelerini kullandı. 

Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği söyleşilerde öğrenciler, Orhan Kemal’in eserleri ve edebiyat anlayışı üzerine merak ettikleri soruları sorma fırsatı da buldu.

Osmangazi Belediyesi, 2026 yılı boyunca düzenleyeceği söyleşiler, anma programları, atölyeler ve kültürel etkinliklerle Orhan Kemal’in edebi mirasını farklı kuşaklarla buluşturmayı sürdürecek. Böylece hem usta yazarın eserleri yeniden keşfedilecek hem de gençlerin edebiyatla kurduğu bağ daha da güçlenecek.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yenişehir’de Mersin’in tarihine yolculuk

Yenişehir Belediyesi’nin düzenlediği ‘Bellek Söyleşileri’nin Mart ayı konuğu Araştırmacı Yazar Abdullah Ayan oldu. Mersin’in küçük bir köyden uluslararası ticaret merkezine dönüşümünü tarihsel örnekler ve belgelerle anlatan Ayan, özellikle liman projeleri, Osmanlı dönemindeki planlamalar ve Cumhuriyet döneminde yaşanan siyasi kararların kentin gelişimini nasıl etkilediğine değindi.

Yenişehir Belediyesi tarafından kentin kültürel mirasını geleceğe taşımak amacıyla düzenlenen ‘Bellek Söyleşileri’nin beşinci buluşması, Araştırmacı Yazar Abdullah Ayan’ın katılımıyla gerçekleşti. Mersin’in bir iskele kasabasından metropole dönüşüm hikâyesinin anlatıldığı etkinliğe ilgi yoğundu.Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Dünden Bugüne Mersin” konulu söyleşiye; Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen,Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hülya Günel, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası(MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, MTSO Meclis Başkanı Hamit İzol ve çok sayıda Sivil Toplum Kuruluşu temsilcisi katıldı.

BAŞKAN ÖZYİĞİT: “KÜLTÜR VE SANAT KENTİN BELLEĞİNİ GÜÇLENDİRİR”

Söyleşinin açılışında konuşan Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, kültür ve sanatın kent yaşamındaki önemine dikkat çekti. Özyiğit, Yenişehir’i bir kültür ve sanat kenti haline getirmek için çalıştıklarını belirterek, Bellek Söyleşileri’nin bu hedefin önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Pandemi nedeniyle etkinliklere bir süre ara verildiğini hatırlatan Özyiğit, yeniden başlayan programlarda her ay farklı konukları ağırladıklarını söyledi. Kentin geçmişini anlatan en önemli isimlerden birinin Abdullah Ayan olduğunu belirten Özyiğit, “Bugün Mersin’in 1900’lü yıllardan bu yana geçirdiği evrimi en iyi anlatacak isimlerden biri olan Abdullah Ayan ile bir aradayız. Yenişehir bir kültür ve sanat kentidir. Bellek söyleşileri de bu vizyonun bir parçası. Güçlü kültürel altyapısı ve bağları olan ülkeler yıkılmıyor; onlar dayanmayı ve mücadele etmeyi biliyor. Kentimizin geçmişini öğrenmek, temelleri sağlam bir topluluk oluşturmanın anahtarıdır” dedi. 

MİLLETVEKİLİ EKMEN’DEN BAŞKAN ÖZYİĞİT’E TEŞEKKÜR

DEVA Partisi Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen ise, “İki hususa değinmek istiyorum. Birincisi altyapı hizmetleri belediyelerin yasal sorumluluğu ama belediyelerde farkındalık yaratan, fark yatan konuların başında kültür sanat işleri geliyor. Mersin siyasetini gözlemlediğim günden bu yana çok rahatlıkla şunu ifade edebilirim ki Yenişehir Belediyemiz kültür ve sanat alanında yaptığı işlerde bir adım öne çıkıyor ve bir farkındalık yaratıyor. Bu vesileyle hemşehrilerimiz adına Sayın Başkan’a teşekkür etmek istiyorum. Üçüncü olarak eskiden kütüphanelerde başucu kitaplarımız olurdu. Çok eski tarihlerde ansiklopediler, sonra özel yazılmış eserler. Şimdi de ChatGPT var. Benim Mersin’de açığa düşmemek için başvurduğum birkaç referans kişi var. Birisi de Abdullah Ayan ağabey. Bir şeyi merak ettiğim de geçmişe doğru nasıl olmuş, o günden bu yana nasıl gelmiş kendisini arayıp sorarım. Bir konuda bir şey söyleyecek olduğunda yine son hali üzerine mutlaka görüşünü alırım. Mersin’in yatırımları, kültürü, sanatı ve tarihi üzerine gerçekten büyük bir emek ile fikir işçisi kendisi. Sadece benim değil bütün Mersin için bir ayaklı tarih ve anlatıcı olan ve bir başvuru referans kişisi olan Abdullah Bey bugün bizimle buluşturduğu için bir kere daha Sayın Başkan’a teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. 

82 HANELİ KÖYDEN DÜNYA LİMANINA

Sunumunda Mersin’in tarihsel kökenlerine değinen Ayan, 17. yüzyılda Osmanlı gezgini Evliya Çelebi’nin kayıtlarında “Mersinoğlu” adıyla geçen 82 haneli bir köy olarak yer aldığını söyledi. Mersin’in büyümesinin en önemli nedenlerinden birinin, Tarsus’un liman özelliğini kaybetmesi olduğunu ifade eden Ayan, Berdan Irmağı’nın taşıdığı alüvyonların Tarsus Limanı’nı doldurduğunu ve yeni bir liman ihtiyacının ortaya çıktığını belirtti. Başlangıçta Kazanlı’da liman kurulmasının düşünüldüğünü, ancak bölgenin yeterince korunaklı olmadığı için Karaduvar ve Mersin çevresinde karar kılındığını dile getirdi. Ayan, Osmanlı yönetiminin 19. yüzyılda Mersin’i Anadolu’nun dünyaya açılan kapılarından biri olarak planladığını söyledi. O dönemde Anadolu’nun uluslararası ticarete açılan iki ana limanının bulunduğunu belirten Ayan, bunların İzmir ve Mersin olduğunu ifade etti. İzmir’in daha çok Ege bölgesine ve sınırlı tarım ürünlerine dayalı ihracata sahip olduğunu söyleyen Ayan, Mersin’in ise Anadolu’nun çok geniş bir hinterlandına hitap edecek şekilde tasarlandığını vurguladı. Bu süreçte Osmanlı’nın Nafia Nazırı olan Ermeni kökenli devlet adamı Hallaçyan’ın Mersin Limanı için önemli bir proje hazırladığını belirten Ayan, söz konusu projenin Deliçay ile Müftü Deresi arasında bir liman tasarımı içerdiğini anlattı.

LİMAN PROJESİ SAVAŞLARA TAKILDI

Hazırlanan liman projesinin uygulanma aşamasına geldiği sırada Osmanlı’da yönetim değişikliği yaşandığını belirten Ayan, göreve gelen Maliye Nazırı Mehmet Cavit Bey’in de Mersin’i ziyaret ettiğini ve limanın yapılacağına dair büyük bir umut yarattığını söyledi. Cavit Bey’in Mersin’de yaptığı konuşmada limanın kısa sürede yapılacağını ifade ettiğini anlatan Ayan, o günlerde kentin büyük bir heyecan yaşadığını söyledi. Ancak I. Dünya Savaşı’nın başlaması nedeniyle proje hayata geçirilemedi. Ayan, Cumhuriyet’in ilanından hemen önce TBMM’de Mersin Limanı’nın yapımıyla ilgili uzun tartışmalar yaşandığını da anlattı. Bir Fransız şirketinin limanı inşa etmek için teklif sunduğunu ancak Kurtuluş Savaşı’nın hemen ardından yabancı bir şirkete imtiyaz verilmesine karşı çıkıldığını belirtti. Bunun üzerine limanın devlet tarafından yapılmasına karar verildiğini ancak ekonomik sıkıntılar nedeniyle projenin ertelendiğini söyledi. 1924 yılında liman için bütçe ayrıldığını ancak kısa süre sonra çıkan Şeyh Said İsyanı nedeniyle devletin kaynaklarını farklı alanlara yönlendirmek zorunda kaldığını ifade eden Ayan, bu nedenle liman projesinin yeniden ertelendiğini belirtti. Ayan, limanın yapım sürecinin asıl olarak 1950’li yıllarda hız kazandığını söyledi. Özellikle dönemin başbakanı Adnan Menderes ve TBMM Başkanı Refik Koraltan’ın projeye büyük önem verdiğini belirten Ayan, limanın inşaatına 1954 yılında başlandığını ve 1958’den itibaren gemilerin yanaşmaya başladığını ifade etti. Ayan, Mersin Limanı’nın uzun süre Türkiye’nin en derin, en geniş arka sahaya ve en uzun rıhtımlara sahip limanı olduğunu da vurguladı.

KENT PLANLAMASINDA JOHNSON PLANI

Sunumunda kent planlamasına da değinen Ayan, 1930’lu yıllarda hazırlanan Johnson Planının Mersin, Adana ve Tarsus için önemli bir vizyon ortaya koyduğunu söyledi. Bu plana göre Adana sanayi kenti, Mersin dış ticaret merkezi, Tarsus ise dinlenme ve yaşam alanı olarak düşünülmüştü. Ancak Ayan’a göre planın uygulanmasını zorlaştıran en önemli unsur Türkiye’de hızlanan iç göç oldu. Plan hazırlanırken Mersin’in nüfusunun 1975 yılında 75 bin olacağı öngörülürken, gerçek nüfusun göçlerle birlikte 350 bine ulaştığını belirten Ayan, bu nedenle kentin plansız büyüdüğünü ifade etti. Ayan, Mersin’in tarih boyunca farklı bölgelerden göç alan kozmopolit bir şehir olduğunu belirterek, bu özelliğin kentin kültürel yapısını zenginleştirdiğini söyledi. Kentleşme sorunlarının önemli ölçüde hızlı göçten kaynaklandığını ifade eden Ayan, buna rağmen Mersin’in Türkiye’nin en önemli ticaret ve liman kentlerinden biri olmayı sürdürdüğünü vurguladı.

Bellek Söyleşileri, her ay ülkenin ve kentin geçmişine tanıklık etmiş isimleri ve uzmanları Mersinlilerle buluşturmaya devam edecek.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kadın Girişimciler Bayram Sokağı Kapılarını Açtı

Kadın Girişimciler Bayram Sokağı, Sümbüllü Bahçe Konağı girişinde Osmangazililerin ziyaretine açıldı. Ev tekstilinden hediyelik eşyalara kadar birçok ürünün yer aldığı bayram sokağı, kadınların üretim gücünü sergilerken, vatandaşlardan da yoğun ilgi görüyor.

Kadınların bilgi, beceri ve üretim gücünü gerçekleştirdiği faaliyetler ile birlikte destekleyen Osmangazi Belediyesi, sağladığı eğitim ve projelerle kadın girişimciliğinin gelişmesine büyük katkı sağlıyor. Bu doğrultuda hayata geçirilen Kadın Girişimciler Bayram Sokağı, Sümbüllü Bahçe Konağı’nın hemen girişinde Osmangazili vatandaşların hizmetine sunuldu. Tamamını kadın girişimcilerinin oluşturduğu bayram sokağında ev tekstil ürünlerinden, hediyelik eşyalara dek uzanan geniş yelpazede ürün çeşidi, kadınların kendi emekleri üretimiyle vatandaşlarla buluşturuldu.

“Osmangazi Belediyesi Olarak Bütün Osmangazili Kadınlarımızın Arkasındayız”

Kadın Girişimciler Bayram Sokağı’nı gezerek, hayırlı işler temennisinde bulunan Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Osmangazi Belediyesi’nin kadınların çalışmalarını çok önemsediğine işaret ederek, şöyle konuştu;

“Kadın Girişimciler Sokağı’mız, Ramazan boyunca iki noktadaydı. Birincisi Üftade Hazretleri’nin olduğu terasta, diğeri de Kent Meydanı’ndaydı. Şimdi bir de kadın girişimcilerinden oluşan bayram sokağı kurduk. Bayram sokağı, hafta sonundan itibaren arife akşamına kadar devam edecek. Bütün yurttaşlarımızın, bayram ihtiyaçlarını karşılayabileceği birçok şeyi kadınlarımız hazırladı ve Osmangazilileri bekliyor. Osmangazili kadınların üretimini sergilemeye devam ediyoruz. Onlar ürettikçe biz mutluyuz, onlar ürettikçe gelişiyoruz. Osmangazi Belediyesi olarak bütün Osmangazili kadınlarımızın arkasındayız.”

19 Mart Perşembe günü akşamına kadar faaliyet gösterecek Kadın Girişimciler Bayram Sokağı, açıldığı ilk andan itibaren Osmangazili vatandaşlar ve bölgeye akın eden yabancı turistler tarafından yoğun ilgi görüyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Konak’ta Felsefe ve Bilim Festivali’ne yoğun ilgi

Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Aktiffelsefe Kültür Derneği iş birliği ile Sancar Maruflu Bilim Merkezi’nde düzenlenen Felsefe ve Bilim Festivali’ne katıldı. Yetişkinlere yönelik oturumların yanı sıra felsefi diyaloglar, belgesel gösterimleri, deney istasyonları ve çocuklar için atölye çalışmalarıyla her yaştan katılımcıyı ağırlayan festivalde konuşan Başkan Mutlu, “Sorgulayan, merak eden ve birey olma yolunda dogmalardan uzak çocuklar yetiştirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Konak Belediyesi ve Aktiffelsefe Kültür Derneği iş birliğinde, 14 Mart Tıp Bayramı ve Dünya Pi Günü dolayısıyla Sancar Maruflu Bilim Merkezi’nde düzenlenen Felsefe ve Bilim Şenliği, her yaştan katılımcının bilim ve felsefeyle iç içe keyifli bir gün geçirmesini sağladı. Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun katılımıyla gerçekleşen ve tüm gün süren festivalde; yetişkinlere yönelik ilgi çekici oturumlar gerçekleştirilirken, katılımcılar felsefi diyaloglar ve belgesel gösterimleriyle düşünsel bir yolculuğa çıktı. Bilim merkezinde kurulan deney istasyonları ise özellikle gençlerin ve çocukların büyük ilgisini çekti. Festivalde Başkan Mutlu’nun yanı sıra Aktiffelsefe Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Oya Uysal ve Yönetim Kurulu Üyeleri, İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar yer aldı.

Mutlu: Sorgulayan ve merak eden çocuklar yetiştirmeyi hedefliyoruz

Festivalin açılışında yaptığı konuşmada sorgulayan, merak eden ve birey olma yolunda dogmalardan uzaklaşmış çocuklar yetiştirmeyi hedeflediklerini söyleyen Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Akıldan ve bilimden yana, her türlü dogmadan uzak fikirleri paylaşmak ve düşüncelerin zenginliğine ortak olmak çok değerli. Bu anlamlı buluşmada bizimle iş birliği yapan Aktiffelsefe Kültür Derneği’ne teşekkür ediyorum. Konak’ta, İzmir sevdalısı Sancar Maruflu’nun adını taşıyan Bilim Merkezimizde; sorgulayan, merak eden ve birey olma yolunda dogmalardan uzak çocuklar yetiştirmeyi hedefliyoruz. Aktiffelsefe, benim de yakından takip ettiğim ve bugün birlikte olmaktan memnuniyet duyduğum bir kuruluş. Bundan sonraki çalışmalarımızda da birlikte yol yürümek bizi çok mutlu eder. Çok yararlı bir etkinlik olacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Uysal: Festivalden ziyade bir arayış

Aktiffelsefe Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Oya Uysal ise şunları söyledi: “Bu bir festivalden ziyade bir arayış. Neden var olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve nereye gittiğimizi bilmek istiyoruz. Bilgeliği arama arzusu için bir araya geldik. Felsefe sadece teorik bilgilerin bir yığını değil. Tam tersine hayata anlam katan bir süreçtir. Felsefe ve bilimi tekrardan bu yüzyılda ve bu coğrafyada bir araya getirmek istiyoruz. Bu festivalde bilgi yığınından ziyade daha çok sorgulamak, etkileşim içine girmek ve düşünce atmosferi oluşturmak istedik. Bilim bizi doğruya doğru götürürken, felsefe ise daha iyi doğru yönlendirir. Hepimizin bütün bunlara ihtiyacı var. Bu güzel organizasyonu daha da güzelleştiren belediyemize, çalışanlarına ve dernek gönüllülerimize teşekkür ediyorum. Güzel bir festival olmasını diliyorum.”

Oturumlarda bilim ve felsefe masaya yatırıldı

Festivalin ilk oturumunda felsefenin biyoloji, tıp ve fizik gibi temel bilimlerle ilişkisi ele alındı. “Felsefe ve Temel Bilimler” başlıklı oturumda Dr. Gülsen Altuntaş (Fizyolog), Dr. Mahmut Şansal (Gastroenterolog) ve Dr. Ayşe Büber Aydın (Akademisyen) konuşmacı olarak yer aldı. İkinci oturumda “Bilim Felsefesi” başlığı altında Prof. Dr. Yavuz Unat (Kastamonu Üniversitesi), Prof. Dr. Gül Ünal Çoban (Dokuz Eylül Üniversitesi) ve Prof. Dr. Remzi Demir (Ankara Üniversitesi) konuşmalar gerçekleştirdi. Festivalin son oturumunda ise Aktiffelsefe Fen ve Doğa Bilimleri Araştırma Ekibi Üyeleri Ahmet Dildan ve Bilgi Pakiş sunumlar gerçekleştirdi. Oturumun sonunda İzmir Gaziemir’de bulunan Uzay Kampı tanıtıldı. 9–15 yaş arası çocuklara yönelik bilimsel eğitim programlarıyla bilinen kampın NASA tasarımlı astronot simülatörleriyle katılımcılara uygulamalı deneyim sunduğu ve takım çalışmasını geliştirmeyi hedeflediği aktarıldı. Festival kapsamında ayrıca çocuk atölyeleri, bilim üzerine felsefi diyaloglar ve belgesel gösterimi de düzenlendi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Osmangazi Belediyesi Engel Tanımayan Yüreklerle Milli Ruhu Yansıttı

Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği anlamlı etkinlikte engelli çocuklar, İstiklal Marşı’nın Kabulü’nün 105. yılı ve Çanakkale Zaferi’nin 111. yılı anısına sahne aldı. Ay-yıldız koreografisi, piyes ve türkülerle izleyenlere duygu dolu anlar yaşatan program, milli birlik ve dayanışma ruhunu bir kez daha ortaya koydu.

Engelli bireylerin sosyal hayata daha aktif katılımını sağlama amacıyla çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdüren Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi ile anlam dolu bir etkinliğe imza attı. İstiklal Marşı’nın Kabulü’nün 105. yıl dönümü ile Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda engelli çocuklar ve bireyler sahne alarak izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Milli birlik ve beraberlik ruhunun güçlü bir şekilde hissedildiği etkinlikte engelli çocuklar, özel olarak hazırladıkları anlamlı gösteriyle büyük beğeni topladı. Program kapsamında çocuklar, ellerinde taşıdıkları ay ve yıldız figürleriyle Türk bayrağını sembolize eden koreografik bir gösteri sergiledi. Sahnedeki görüntüler izleyenlere hem gurur hem de duygu dolu anlar yaşatırken, salonu dolduran vatandaşlar çocukları uzun süre alkışladı. Etkinlikte aynı zamanda tarih ve vefa duygusunun güçlü bir anlatımı da sahnelendi. Engelli bireyler tarafından hazırlanan ve Çanakkale Zaferi’nin ruhunu yansıtan piyes, izleyicilerden tam not aldı. Piyeste, vatan uğruna verilen mücadele, fedakarlık ve kahramanlık duyguları etkileyici bir şekilde anlatıldı. Program, müzik dinletileriyle devam etti. İbrahim Parlak ve Berfin Özdal, seslendirdikleri türkülerle izleyenlerin yüreğine dokundu. Duygu dolu eserler eşliğinde salonu kaplayan atmosfer, milli değerlerin ve dayanışma ruhunun en güzel örneklerinden birini ortaya koydu.

“Büyük Bir Motivasyonla Çalışmaya Devam Edeceğiz”

Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi Başkanı Orhan Koca, göreve geldikleri ilk günden itibaren büyük bir motivasyonla çalıştıklarını kaydetti. Başkan Koca, “Eğitimde, istihdamda, kültürel, sporsal faaliyetlerde Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’ın destekleriyle çalışmalarımıza adım adım devam ediyoruz, devam edeceğiz. Bu akşamın hazırlanmasında emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Bundan sonraki süreçlerde Osmangazi Engelliler Meclisi olarak 17 ilçemizin her birinde engelli bireylerin hayatın her alanında sadece aktif olabilmeleri değil, söz sahibi de olabilmeleri adına büyük bir motivasyonla çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Duygu Dolu Anlar Yaşattılar

Etkinliği izleyen CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz de, “Toplumda yaşayan tüm unsurların ihtiyaçları karşılanırsa, huzurlu olursa, akşam yattığında mutluysa, o zaman geleceğe güvenle bakar. Sizler de bu güler yüzlerle, bu sevgi dolu yaşam ile, bu kadar güzel çocuklarımızla birlikte onu tamamlamışsınız, sizleri kutluyorum.” şeklinde konuştu.

Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi Eğitmeni H. Ece Küçük ise, “İstiklal Marşı, bir milletin bağımsız yaşama kararlılığının güçlü bir ifadesidir. Büyük şairimiz Mehmet Akif Ersoy’a, bu eşsiz eseri bizlere miras bıraktığı için sonsuz rahmet diliyoruz. 18 Mart ise tarihimizin en büyük destanlarından biridir. Cesaret, fedakarlık, birlik olmanın ne demek olduğunu dünyaya gösterdiğimiz bir gündür.” diye konuştu.

Program boyunca engelli bireyler, sergiledikleri performanslarla duygu dolu anlar yaşattı. Etkinliğin sonunda protokol üyeleri, Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi üyeleri ve engelli bireyler, günün anısına hatıra karesinde yeniden bir araya gelerek, sevgiyle dolan bir bütünleşme mesajı verdi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri, ihracatta güçlü olduğu sektörlerde ihracatçı birlikleri istiyor

2000 yılı sonrasında otomotiv, kimya, yenilenebilir enerji sektörlerinde ihracatçı birlikleri kurma talepleri hayata geçmeyen son 4 yıldır ihracatta 18,3-18,5 milyar dolar aralığında sıkışan Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türkiye ihracatından aldığı pay 16 yıl geriye gitti ve yüzde 7’nin altını gördü.

Ege İhracatçı Birlikleri 2025 yılı sonunda 18 milyar 505 milyon dolar ihracatı kayda alırken, Türkiye’nin 273 milyar 434 milyon dolarlık ihracatında yüzde 6,75’lik dilimi temsil etti. Ege İhracatçı Birlikleri en son 2009 yılında yüzde 7’nin altını görmüştü.

Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2000 yılı sonrasında otomotiv, kimya, yenilenebilir enerji sektörlerinde ihracatçı birlikleri kurma talepleri hayata geçmediği için Türkiye ihracatından aldığı pay sürekli geriledi.

Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye ihracatının yüzde 80’den fazlasına imza atan Egeli ihracatçılar, sonraki yıllarda İstanbul ve Anadolu şehirlerinin ihracatı öğrenmesiyle birlikte ihracatlarını artırsalar da Türkiye ihracatından aldıkları pay gerilemeye başladı.

EİB 1980 yılında yüzde 18 pay alıyordu

1980 yılında kuru meyve, tütün ve tekstil sektörlerinin büyük katkısıyla 523 milyon dolarlık ihracata imza atan Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin 2 milyar 910 milyon dolarlık ihracatından yüzde 18 pay alıyordu. 

Ege İhracatçı Birlikleri 2000 yılına kadar Türkiye ihracatından yüzde 10 ve üzerinde pay almayı sürdürdü. 2000 yılında Türkiye’nin ihracatı 27,2 milyar dolar olurken, Ege İhracatçı Birlikleri bu ihracata 2,6 milyar dolarlık katkı sağladı. 2000 yılında EİB’nin Türkiye geneli ihracattan aldığı pay yüzde 9,5’e indi. 

EİB, çeyrek asırdır yüzde 10’u göremiyor

EİB 2000 yılı sonrasında geçen çeyrek asırda Türkiye ihracatından hiçbir yıl iki haneli bir temsile ulaşamadı. 

2009 yılında Türkiye 97 milyar 50 milyon dolarlık ihracat yaparken Ege İhracatçı Birlikleri 6 milyar 385 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. EİB, 2009 yılında Türkiye ihracatında yüzde 6,6 pay almıştı. EİB sonraki 15 yıl boyunca Türkiye ihracatından yüzde 7 ve üzerinde pay almayı sürdürmüştü. 

EİB 2008 yılında yüzde 6,2’ye dibi gördü

 2000 sonrasında Türkiye geneli ihracatta aldığı pay yüzde 10’un altına düşmeye başlayan Ege İhracatçı Birlikleri, 2008 krizinde 7 milyar 977 milyon dolarlık ihracata imza atarken, Türkiye’nin 127,6 milyar dolarlık ihracatında yüzde 6,2’lik temsil oranıyla dibi görmüştü.

2011 yılında 11 milyar 399 milyon dolarlık ihracatı kayda alarak tarihinde ilk kez 10 milyar doları aşan Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin o yılki 135 milyar dolarlık ihracatında yüzde 8,4’lük dilimle temsil edildi. 

2015 yılında Türkiye 143,8 milyar dolar ihracat yapma başarısı gösterirken, Ege İhracatçı Birlikleri 10 milyar 450 milyon dolarlık ihracatla yüzde 7,2’lik payın sahibi oldu. 

Pandeminin yaşandığı 2020 yılında Ege İhracatçı Birlikleri 13 milyar dolarlık dış satım yaparken, Türkiye’nin 169,5 milyar dolarlık ihracatında yüzde 7,7’lik dilimi temsil etti. 

Eskinazi: “İhracatta Güçlenen Sektörler EİB’de Temsil Edilmiyor”

Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2000 yılında 2,6 milyar dolar ihracatının 2025 yılı sonunda 7 kattan fazla artarak 18,5 milyar dolara ulaştığını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, EİB’nin Türkiye ihracatından aldığı paydaki azalışın temel nedeninin 2000 yılı sonrasında Türkiye’de 6 sektörde kurulan ihracatçı birliklerinin merkezlerinin İstanbul ve Ankara merkezli olmasının olduğunu vurguladı.

Türkiye’de ihracatın 2000 yılına kadar 20 sektörde kayda alındığı bilgisini veren Jak Eskinazi, “2000 yılı sonrasında makine, iklimlendirme, savunma sanayi, mücevher, çelik, gemi, yat ve hizmetleri sektörlerinde ihracatçı birlikleri kuruldu. Son yıllarda ihracatımızı sırtlayan otomotiv ve kimya sektörlerinde ihracatçı birliği kurma çabalarımız sonuçsuz kaldı. Ege Bölgesi’nde bu sektörlerde faaliyet gösteren ihracatçı firmaların ihracat rakamları Ege İhracatçı Birlikleri tarafından kayda alınamıyor. Bu nedenle EİB’nin Türkiye ihracatından aldığı payda göreceli bir azalış oldu. Ticaret Bakanlığı Faaliyet İlleri İhracat İstatistiklerine göre Ege Bölgesi’nin ihracatı 44 milyar dolara ulaşıyor ve Türkiye geneli ihracattan yüzde 16 pay almayı sürdürüyoruz. Bizim talebimiz Kimya, Otomotiv, Elektrik-Elektronik, Yenilenebilir Enerji Ekipmanları Sektörlerinde EİB bünyesinde yeni ihracatçılar birliği kurabilmek. Bu birlikleri kurduğumuz takdirde EİB’nin ihracat kaydı 30 – 35 milyar dolar aralığına ulaşacak” şeklinde konuştu. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Sarışın Bir Kurt” Sergisini Gezdi

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, küratörlüğünü Fahri Özdemir’in üstlendiği ve büyük ilgi gören “Sarışın Bir Kurt: Mustafa Kemal Atatürk” sergisi, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ağırladı.

Gazim Mustafa Kemal Atatürk’ün 1907’den 1938’e uzanan liderlik sürecini kronolojik bir anlatımla sergileyen çalışma, orijinal fotoğraflar, döneme ait gazete ve dergiler, özel yazışmalar ve çok sayıda tarihi dokümanı bir araya getiriyor. Anadolu Ajansı’nın kuruluşundan İzmir’in kurtuluşuna kadar pek çok kritik ana şahitlik eden belgeler, ziyaretçilere adeta o günleri yeniden yaşatıyor.

“Manisa’da Görülmeye Değer Bir Miras”

Sergiyi, küratör Fahri Özdemir’in anlatımıyla gezen CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, CHP Manisa Milletvekilleri ve ilçe belediye başkanları eşlik etti. Sergiyi inceledikten sonra duygularını ifade eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’da böylesine değerli bir koleksiyonun sergilenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Koleksiyoner Fahri Özdemir’e, Manisa’ya olan özel ilgisi ve bu kıymetli arşivi vatandaşlarla buluşturduğu için teşekkürlerini ileten Özel, serginin tarihi derinliğine vurgu yaptı.

Küratör Fahri Özdemir ise Manisa halkının sergiye gösterdiği yoğun ilgiden büyük mutluluk duyduğunu belirterek, “Manisa olunca kıramadık, sergiyi açtık. İlginin bu kadar yüksek olması beni çok mutlu etti” ifadelerini kullandı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ayvalık Kadın Oyunları Festivali Altıncı Kez Perdelerini Açtı

Ayvalık Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl 6’ncısı düzenlenen Kadın Oyunları Festivali, Ayvalık’ın yeni kültür ve sanat noktası Rauf Denktaş Kültür Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluştu.

13 Mart Cuma akşamı sahnelenen “Gözbağcı” adlı oyunla festivalin açılışı yapıldı. Beş gün boyunca birbirinden değerli beş farklı kadın temalı oyun, her akşam saat 21.00’de, “perde” diyecek.

Açılışı gerçekleştiren Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, “Ayvalık’ın kültür ve sanat yaşamına değer katan çok özel bir etkinliğin, 6. Kadın Oyunları Festivali’nin açılışında sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Türkiye’nin ve Avrupa’nın kadın temalı tek tiyatro festivali olma özelliğini taşıyan Kadın Oyunları Festivali, altıncı yılında da sanatın dönüştürücü gücünü Ayvalık’tan tüm ülkeye ve dünyaya ulaştırmaya devam ediyor” dedi.

13–17 Mart tarihleri arasında sahnelenecek birbirinden değerli oyunlarla, tiyatronun güçlü anlatım dili aracılığıyla kadınların hikâyelerini, mücadelelerini, umutlarını ve yaşam deneyimlerinin birlikte paylaşılacağını belirten Başkan Mesut Ergin, “Festivalimiz boyunca Gözbağcı, Şairler Mezarlığı, Yalnız Başaklara Azgın Boğa, Sendrom ve Olga Maşa Irina – Yine Üç Kız Kardeş gibi önemli yapımları Ayvalıklı tiyatroseverlerle buluşturacağız” dedi.

Her biri titiz bir değerlendirme sürecinin ardından seçilen oyunların, kadın temasının derinlikli ve nitelikli bir bakış açısıyla ele alındığını dile getiren Başkan Ergin şöyle konuştu;

 “Bizler de Ayvalık Belediyesi olarak sanatı yalnızca izlenen bir etkinlik değil; düşünmeye, sorgulamaya ve toplumsal farkındalık yaratmaya katkı sağlayan güçlü bir alan olarak görüyoruz. Bu festivalin en anlamlı yanlarından biri de yalnızca sahnede değil, hayatın içinde de iz bırakmasıdır. Her yıl festival gelirinin belirli bir bölümünün kız çocuklarının eğitim bursuna aktarılması, sanatın toplumsal dayanışmayla buluşmasının en güzel örneklerinden biridir. Sanatın ışığının genç kızlarımızın eğitim yolculuğunu aydınlatmasına katkı sağlamak bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Festivalimizin uluslararası alanda da ilgi görmesi bizleri ayrıca mutlu ediyor. ABD’de John Hopkins Üniversitesi’nin yayımladığı Theatre Journal dergisinde festivalimize yer verilmesi, Ayvalık’ta doğan bu değerli sanat buluşmasının dünyada da dikkatle takip edildiğinin önemli bir göstergesidir.”

Ayvalık’ın, tarihiyle, doğasıyla ve kültürel birikimiyle her zaman sanatın ve sanatçının yanında olduğunu vurgulayan Başkan Mesut Ergin, şöyle devam etti:

“Biz de yerel yönetim olarak bu mirası büyütmeye, kenti yıl boyunca festivallerin, tiyatronun, müziğin ve sanatın merkezi haline getirmeye kararlılıkla devam ediyoruz. Bu değerli organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen başta Festival Direktörü Hasan Aldemir olmak üzere tüm sanatçılarımıza, organizasyon ekibine, destek veren kurum ve kuruluşlara ve elbette festivalimizi sahiplenen siz değerli sanatseverlere gönülden teşekkür ediyorum. Sanatla, dayanışmayla ve umutla dolu bir festival diliyorum.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı