Çankaya’da Gençlere Yönelik Yeni İş Birliği Protokolü

Çankaya Belediyesi, sivil toplum kuruluşlarıyla kurduğu iş birliklerini genişletmeye devam ediyor. Çankaya Belediyesi, Habitat Derneği ile gençlere ve toplumsal gelişime yönelik protokolü imza altına aldı.

İş birliği protokolü Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu tarafından imzalandı.

Çankaya Belediyesi, gençlere ve toplumsal gelişime yönelik çalışmalar kapsamında Habitat Derneği ile iş birliği protokolü imzaladı. Protokol, Hüseyin Can Güner ve Bora Caldu tarafından Çankaya Gençlik Merkezi’nde düzenlenen törenle imza altına alınırken, törene belediye yetkilileri, dernek temsilcileri ve gençler katıldı.

“PROTOKOL ANKARA İÇİN DE BÜYÜK BİR ANLAM İFADE EDİYOR”

Törende konuşan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, yerel yönetimlerin sivil toplum kuruluşlarıyla kurduğu güçlü bağların kent yaşamını daha nitelikli hale getirdiğini belirtti. Güner, “Hayata geçirebileceğimiz farklı farklı modelleri, farklı uygulamaları içinde uygulayabileceğimiz programları ve etkinlikleri, Çankaya özelinde Habitat Derneği ile gerçekleştirecek olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Çankaya Başkent’in kalbi bugün imzaladığımız bu protokol aynı zamanda Ankara için de çok büyük bir anlam ifade edecek”  sözleriyle bu tür iş birliklerinin hem gençlerin gelişimi hem de toplumun geleceği açısından önem taşıdığını vurguladı.

GENÇLERİN SOSYAL VE DİJİTAL BECERİLERİ DESTEKLENECEK

Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ise yaptığı değerlendirmede, yerel yönetimlerle kurulan ortaklıkların toplumsal dönüşüm açısından önemli fırsatlar sunduğunu dile getirdi. Caldu, özellikle gençlerin dijital beceriler kazanması, girişimcilik alanında desteklenmesi ve sosyal projelerde aktif rol almasının Türkiye’nin geleceği için kritik olduğunu ifade etti.

Protokol kapsamında Çankaya’da gençlere yönelik çeşitli eğitim, atölye ve proje çalışmalarının hayata geçirilmesi planlanıyor. Dijital dönüşüm, girişimcilik, sürdürülebilirlik ve gönüllülük gibi alanlarda gerçekleştirilecek programlarla gençlerin hem kişisel gelişimlerinin desteklenmesi hem de toplumsal sorunlara çözüm üretme süreçlerine daha aktif katılmaları hedefleniyor.

GENÇLERİN KARAR SÜREÇLERİNE KATILIMI ARTACAK

Protokol, yerel yönetim ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iletişimi güçlendirmeyi ve ortak projelerin daha sistemli yürütülmesini hedefliyor. Taraflar, özellikle gençlerin karar alma süreçlerine katıldığı projelerin geliştirilmesi konusunda iş birliği konusunda mutabık kaldı. Gençlere yönelik eğitim programlarının artırılması, sosyal inovasyon projelerinin desteklenmesi ve gönüllülük faaliyetlerinin yaygınlaştırılmasını da kapsayan iş birliğiyle, Çankaya’da gençlerin daha aktif ve katılımcı bireyler olarak yetişmesine katkı sağlayacak projelerin hayata geçirilmesi ve yerel kalkınmaya destek olunması amaçlanıyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ticaret Satış Hacim Endeksi, Ocak 2026

Ticaret satış hacmi yıllık %7,6 arttı, perakende satış hacmi yıllık %18,8 arttı

Ticaret satış hacmi (2021=100) 2026 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %7,6 arttı. Aynı ayda motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi %13,6 arttı, toptan ticaret satış hacmi %1,5 arttı, perakende ticaret satış hacmi ise %18,8 arttı.

Ticaret satış hacmi yıllık değişim oranı (%), Ocak 2026

Ticaret satış hacmi aylık %0,1 arttı, perakende satış hacmi aylık %2,4 arttı

Ticaret satış hacmi (2021=100) 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre %0,1 arttı. Aynı ayda motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi %3,4 arttı, toptan ticaret satış hacmi %1,6 azaldı, perakende ticaret satış hacmi ise %2,4 arttı.

Ticaret satış hacmi aylık değişim oranı (%), Ocak 2026

Ticaret satış hacmi yıllık ve aylık değişim oranları (%), Ocak 2026

Ticaret satış hacmi

Motorlu kara taşıtların ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ve onarımı
Toptan ticaret
Perakende ticaret
 
Perakende satış hacmi yıllık ve aylık değişim oranları (%), Ocak 2026
Perakende ticaret
Perakende ticaret(saat, mücevher hariç)
Gıda, içecek ve tütün
Gıda dışı (otomotiv yakıtı hariç)
Bilgisayar, kitap, iletişim aygıtları
Elektrikli eşya ve mobilya
Tekstil, giyim ve ayakkabı
Tıbbi ürünler ve kozmetik
Posta veya internet üzerinden
Otomotiv yakıtı
 
 
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ciro Endeksleri, Ocak 2026

Toplam ciro yıllık %35,8 arttı

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi (2021=100), 2026 yılı Ocak ayında yıllık %35,8 arttı.

Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; 2026 yılı Ocak ayında yıllık sanayi sektörü ciro endeksi %30,0 arttı, inşaat ciro endeksi %34,0 arttı, ticaret ciro endeksi %39,4 arttı, hizmet ciro endeksi %33,8 arttı.

Toplam ciro yıllık değişim oranı(%), Ocak 2026

Ciro endeksleri yıllık değişim oranları(%), Ocak 2026

Toplam ciro aylık %2,6 arttı

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi (2021=100), 2026 yılı Ocak ayında aylık %2,6 arttı.

Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; 2026 yılı Ocak ayında aylık sanayi sektörü ciro endeksi %0,3 arttı, inşaat ciro endeksi %4,4 arttı, ticaret ciro endeksi %3,6 arttı, hizmet ciro endeksi %2,1 arttı.

Toplam ciro aylık değişim oranı(%), Ocak 2026

Ciro endeksleri aylık değişim oranları(%), Ocak 2026

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İklim dostu Enpara Bank, 267 ton karbon emisyonunu nötrledi

Enpara Bank, “İklim Dostu Bankacılık” yaklaşımıyla, 2025 yılında hayata geçirdiği çalışmalar sonucu, dijital kanallarının kullanımından kaynaklanan karbon emisyonlarını, yenilenebilir enerji kaynaklı karbon sertifikalarıyla nötrledi. Banka, bunun yanı sıra kredi kartı ve banka kartlarının üretiminde kullanılan malzemelerden ortaya çıkan emisyonlarını da nötrledi. 

2012 yılından bu yana yenilikçi ve müşteri odaklı yaklaşımıyla, uçtan uca dijital ve masrafsız bankacılık hizmeti sunan Enpara Bank, geleneksel bankacılık kalıplarını dönüştürürken, çevresel sürdürülebilirlik alanında da sorumluluk alıyor. Banka bu anlayışla hayata geçirdiği çalışmalar sonucunda operasyonel süreçlerini çevre dostu uygulamalara dönüştürerek karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor.

Bankanın web sitesi ve tüm dijital kanalları üzerinden gerçekleşen işlemlerden doğan enerji kullanımının çevresel etkisi, yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanan sertifikalar aracılığı ile dengelendi. Bununla beraber, Enpara’nın müşterilerle fiziksel olarak temas ettiği noktalar olan kredi kartı ve banka kartlarının üretiminde kullanılan malzemelerden kaynaklanan emisyonlar da karbon sertifikaları aracılığıyla dengelendi. Kart üretiminde kullanılan malzeme kaynaklı oluşan 40 ton, dijital kanallar üzerinden ortaya çıkan 227 ton; toplamda ise nötrlenen 267 ton karbon emisyonu, yaklaşık 4.415 yetişkin ağacın yıllık olarak önlediği karbon emisyonuna eşit.

Kurulduğu günden bu yana tamamen dijital bankacılık modeliyle faaliyet gösteren Enpara, %100 şubesiz ve uçtan uca dijital bankacılık uygulamalarıyla da doğal kaynakların korunmasına katkı sağlıyor. Bu kapsamda iklim dostu bankacılık hedefleriyle 2025 yılında toplam 11,3 milyon adet kâğıt tasarrufu sağlandı. Enpara Bank, çevreci uygulamalarıyla iklim dostu bankacılık yaklaşımını ortaya koymaya devam ediyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kron Teknoloji 2025’te Beklentilerin Üzerinde Büyüdü: Gelirler %31, Yinelenen Gelirler %43 Arttı!

Borsa İstanbul’da (BIST: KRONT) işlem gören Kron Teknoloji, 2025 tam yılı denetlenmiş finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, UFRS bazlı gelirlerini reel olarak %31 artırarak beklentilerin belirgin bir şekilde üzerine çıkarken, %51’lik FAVÖK marjıyla sektörde dikkat çeken bir kârlılık seviyesine ulaştı. 2007 yılında İstanbul’da kurulan Kron Teknoloji, yerli sermaye ve mühendislik gücüyle geliştirdiği özgün yazılım çözümleri sayesinde küresel siber güvenlik pazarında önemli bir konuma sahip bir Türk teknoloji şirketidir. Türkiye’deki üç Ar-Ge merkezinde geliştirilen teknolojiler bugün 35 ülkede 400’ü aşkın kurumsal müşteri tarafından kullanılmakta; bu başarı, Türk yazılımının uluslararası rekabet gücünü giderek daha güçlü biçimde ortaya koymaktadır. 

Abonelik Modeli Güçlü Büyümenin Motoruna Dönüştü

Finansal başarının yanı sıra, iş modelinde gerçekleştirilen dönüşüm de yılın en önemli kazanımlarından biri oldu. Abonelik tabanlı yapıya geçişini kararlılıkla hızlandıran Kron Teknoloji, 2025 yılında Yıllık Tekrarlayan Gelirini (ARR) %43 artırarak iki yıl öncesine kıyasla neredeyse üç katına çıkardı. USD bazlı faturalandırılan gelirler %25 büyürken, güçlü gelir artışı ve disiplinli maliyet yönetimi sayesinde şirket %51 FAVÖK marjına ulaşarak revize edilen hedeflerini de aştı.

Gelirlerin yarısından fazlasını oluşturan abonelik ve bakım gelirleri, Kron’un iş modelindeki yapısal dönüşümün en somut göstergesi oldu. 2025 yılında 74 yeni müşteri kazanan şirketin toplam müşteri sayısı 400’ü aşarken, uluslararası satışların payı %30’a ulaştı.

2025’in hem büyüme hem karlılık hem de iş modeli dönüşümü açısından beklentilerin üzerinde kapandığını vurgulayan Kron Teknoloji Co-CEO’su Ayşe Yenel sözlerini şöyle sürdürdü: “ARR’nin iki yılda üç katına çıkması, abonelik odaklı stratejimizin artık kalıcı ve bileşik bir ivme yarattığını gösteriyor. Bu ivmeyi büyüme yatırımlarıyla destekliyoruz: Ar-Ge harcamalarımızı sürdürürken operasyonel alt yapımızı ve global satış yapımızı da ölçeklendiriyoruz. Büyüme döneminde hem karlılığı hem yatırımı birlikte yönetmek, Kron’un sürdürülebilir büyüme hedeflerine koşarken en önemli odaklarımızdan biri olacak.” 

Siber Güvenlikte Büyüyen Pazar, Artan Tehdit.

Dijitalleşmenin hız kazanması ve kurumsal altyapıların giderek daha karmaşık bir hal almasıyla birlikte siber güvenlik, bugün kurumların en kritik stratejik gündem maddelerinden biri haline gelmiş durumda. Küresel ölçekte artan düzenlemeler ve uyum gereksinimleri, sektördeki yatırım ihtiyacını her geçen yıl daha da yukarı taşıyor.

Bu tabloya yapay zekanın hızla kurumsal dünyaya nüfuz etmesi de eklenince siber güvenlik yeni bir dönüşüm evresine giriyor. Yapay zeka uygulamaları, servis hesapları ve otomasyon süreçleri aracılığıyla kurumsal altyapılarda yönetilmesi gereken yeni kimlikler, denetim altına alınması gereken yeni erişim noktaları ve yanıt bekleyen yeni tehditler yaratıyor. Bugün kurumsal ortamlarda insan dışı kimlikler insan kimliklerini 144’e 1 oranında geçmiş durumda; araştırmalar siber saldırıların yaklaşık %80’inin kimlik bilgilerinin ele geçirilmesiyle gerçekleştiğini ortaya koyuyor.

Konuyla ilgili açıklama yapan Kron Teknoloji Co-CEO’su Zeynep Yenel Onursal şöyle dedi: “Siber güvenlik pazarı büyüyor ve bu büyüme yapısal — regülasyonlar, dijitalleşme ve yapay zeka birlikte kalıcı bir talep zemini oluşturuyor. Kron olarak bu dönüşümün tam merkezinde konumlanıyoruz: Çözümlerimizin bir sonraki nesli yalnızca insanları değil, hızla genişleyen makine kimliği evrenini de kapsıyor. Küresel analistlerin bizi bu alanda lider olarak tanımlaması, ürün stratejimizin doğru yerde durduğunu teyit ediyor.”

Kurum kültürü ile de lider

Finansal performansının yanı sıra Kron Teknoloji, kurumsal kültürü ile de öne çıkıyor. Çalışanlarının doğrudan geri bildirimlerine göre değerlendirilen Kron Teknoloji, 2025 yılında hem Great Place to Work® sertifikası aldı hem de Teknoloji kategorisinde Türkiye’nin En İyi İşverenleri listesinde yerini aldı. Şirket, büyüme sürecinde de kurumsal kültürünü ve çalışan deneyimini stratejik bir öncelik olarak koruyor.

Bir Bakışta 2025

UFRS Gelir Büyümesi

%31

USD Faturalandırılan Gelir Büyümesi

%25

FAVÖK Marjı

%51

ARR Büyümesi

%43

Yeni Müşteri

74

Toplam Müşteri

400+

Faaliyet Gösterilen Ülke

35

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

1,2 Trilyon TL’lik Sigorta Sektöründe Rekabetin Yeni Alanı: Ödeme Altyapısı

Türkiye sigorta sektörü büyümesini hız kesmeden sürdürüyor. Türkiye Sigorta Birliği verilerine göre, sektörün toplam büyüklüğü 2025 yıl sonu itibarıyla 1,22 trilyon TL’ye ulaştı. Toplam prim üretimi bir önceki yıla göre %45,8 artarken, hayat dışı sigortacılık 1,04 trilyon TL ile hacmin büyük bölümünü oluşturdu.

Artan hacim ve ürün çeşitliliği, sigorta sektöründe rekabet dinamiklerini de dönüştürüyor. Hasar karar süreçlerinin yapay zeka destekli sistemlerle saniyelere indiği bu dönemde, paranın müşteriye ulaşma hızı ve tahsilat süreçlerinin sorunsuz işlemesi kritik hale geliyor.

KPMG Türkiye tarafından yayımlanan 2025 Sigorta Sektörel Bakış Raporu’nda, parametrik sigortacılık modellerinin belirli bir olay gerçekleştiğinde hızlı ve otomatik ödeme yapabilme kabiliyetiyle rekabet avantajı sağladığı vurgulanıyor. Boston Consulting Group analizleri ise gömülü sigortacılık modellerinin önümüzdeki yıllarda önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu ve dönüşüm oranlarını artırabildiğini ortaya koyuyor.

KPMG uzmanları tarafından yüzde 100 büyüme potansiyeline sahip bir alan olarak tanımlanan sigortacılık sektörünün evrildiği bu tabloda, uçtan uca teknolojik altyapı rekabetin bir gerekliliğine dönüşüyor. Ödeme altyapısı, sigortacılık süreçlerinde artık yalnızca operasyonel bir arka plan unsuru olmanın ötesinde, sektörün büyümesini destekleyen stratejik bir katman haline geliyor. Hasar ödemelerini saniyeler içinde gerçekleştirmeye başlayarak sigortacılıkta hız kavramını müşteri deneyimine dönüştüren küresel örneklerde olduğu gibi, rekabet avantajı yalnızca risk değerlendirme tarafıyla sınırlı kalmayarak para hareketinin altyapısında da oluşuyor.

Tahsilattan Operasyon Yönetimine Bütünsel Yaklaşım

Bütünleşik ödeme çözümleri platformu Rubikpara, sigorta şirketlerine yalnızca tahsilat altyapısı değil; satışın tamamlanmasıyla başlayan ödeme ve ödeme sonrası operasyonların bütüncül yönetimini sağlayan bir yapı sunuyor. Raporlama, mutabakat, iade ve iptal gibi kritik süreçleri tek çatı altında ele alan bu altyapı, farklı poliçe yapıları ve dağıtım modellerine uyum sağlayabilen entegrasyon esnekliğiyle destekleniyor. İşlem sağlığını korumaya yönelik izleme ve kontrol katmanları sayesinde şüpheli işlemlerin filtrelenmesi de mümkün hale geliyor.

Sigorta ekosisteminde sık karşılaşılan taksit beklentisi, uzaktan tahsilat ihtiyacı ve operasyonel yük gibi başlıklarda süreci sadeleştiren Rubikpara, acente ve kurumların verimliliğine katkı sağlıyor. Sanal POS, link ile ödeme ve taksitli ödeme senaryolarını destekleyen yapısıyla prim tahsilat süreçlerini daha esnek ve yönetilebilir hale getiriyor.

Poliçe iptali ve prim iadesi süreçlerinde operasyonel yükün azaltılması; düzenli raporlama ve kırılımlı mutabakat imkânı sayesinde finans ekiplerinin işleyişinin sadeleşmesi de Rubikpara yaklaşımının önemli bileşenleri arasında yer alıyor. Güvenlik ve risk kontrolleriyle desteklenen bu yapı, hem işlem sürekliliğini hem de finansal şeffaflığı güçlendirerek sigorta şirketlerinin büyüme süreçlerini daha sağlıklı bir zemine taşımasına destek oluyor.

Rubikpara’nın, 72 şirketin faaliyet gösterdiği sigorta sektöründeki üye işyerlerine ilişkin 2025 verileri de prim ödemelerinde esneklik beklentisinin giderek daha belirleyici hale geldiğini ortaya koyuyor. 2025 yılında Rubikpara üzerinden gerçekleştirilen sigortacılık işlemlerinin yüzde 42’si taksitli olarak gerçekleşti. Bu oran, taksitli ödeme seçeneğinin artık istisnai bir uygulama olmaktan çıkarak müşteri beklentisinin önemli bir parçası haline geldiğine işaret ediyor.  

Çok Taraflı Para Akışında Standardizasyon

Sigorta sektöründe ödeme altyapısının stratejik değeri yalnızca tahsilat hızında değil, para akışının doğru ve şeffaf biçimde yönetilmesinde ortaya çıkıyor. Bir poliçe priminin sigorta şirketi payı ve acente komisyonu gibi farklı kalemlere dağıtılması gereken durumlarda, manuel yürütülen mutabakat süreçleri operasyonel yükü artırırken hata riskini de beraberinde getiriyor. Çok taraflı para akışlarını tek bir yapı altında standardize eden Rubikpara, prim tahsilatının ilgili paydaşlara otomatik ve izlenebilir biçimde aktarılmasını sağlıyor. Bu yaklaşım, manuel işlemlere duyulan ihtiyacı azaltırken, kurumlara operasyonel verimliliklerini artırma şansı sunuyor.

“Ödeme Artık Stratejik Bir Temas Noktası”

Sigorta sektöründe ödeme altyapısının stratejik önemine dikkat çeken Rubikpara Yönetim Kurulu Üyesi Akif Eroğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Sigortacılıkta ödeme süreçleri artık satışların tamamlanmasını, yenilemelerin devamlılığını ve operasyonel verimliliği doğrudan etkileyen bir temas noktası. Ödeme adımındaki hız ve kolaylık, satın alma kararını belirleyebildiği gibi; yenileme dönemlerinde sorunsuz işleyen bir süreç müşteri devamlılığı açısından da kritik rol oynuyor. Bunun yanında, mutabakat, raporlama ve iade süreçlerinin sadeleşmesi sigorta şirketlerinin operasyonel maliyetlerini ve hata riskini azaltıyor.”

Operasyonel verimliliğin tüm kurumlarda sürdürülebilir büyüme için bir gereklilik olduğunu belirten Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sigorta sektöründe prim tahsilatının çoğu zaman birden fazla paydaşa dağıtıldığı düşünüldüğünde, para akışının doğru ve verimli biçimde yönetilebilmesi ölçeklenebilirlik açısından belirleyici bir kabiliyet haline geliyor. Rubikpara olarak çok taraflı para akışlarını standardize eden ve manuel mutabakat ihtiyacını azaltan platformumuzla sigortacılık sektörünün sürdürülebilir büyümesine katkı sunmayı hedefliyoruz.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Özak Tekstil, Küresel Rekabet Gücünü SAP S/4HANA ile Dijital Zirveye Taşıyor

Özak Global Holding’in tekstil sektöründe faaliyet gösteren iştiraki Özak Tekstil’in siparişten üretime, lojistikten mali süreçlere kadar tüm operasyonlarını tek platformdan yönetmesini sağlayacak MARATHON+ SAP S/4HANA Projesi, NTT DATA Business Solutions Türkiye iş birliğiyle başladı. Özak Tekstil’in kurumsal altyapısını, dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda güçlendirecek projeyle, operasyonel yapının daha entegre bir sistem altyapısıyla desteklenmesi sağlanacak. 

Dijital dönüşümü sürdürülebilir büyümenin temel koşulu olarak gören Özak Global Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akbalık, projeye dair şu değerlendirmede bulundu: “Özak Tekstil; 40 yılı aşan birikimi, deneyimli tasarım ve Ür-Ge ekipleriyle bugün dünya markalarına koleksiyon hazırlayan, 25’ten fazla global devle çalışan ve 30’u aşkın ülkeye ihracat yapan en güçlü şirketlerimizden biri. Bugüne kadar imza attığımız başarıları küresel ölçekte çok daha ileriye taşımak; ancak veriye dayalı ve bütüncül bir yönetim anlayışıyla mümkün. MARATHON+ SAP S/4HANA projesiyle veri odaklı iş yapış biçimimizi ve yönetim yaklaşımımızı daha da güçlendirerek, sektördeki farkımızı çok daha net bir şekilde ortaya koyacağız.”

Dönüşümle %35e varan iyileştirme potansiyeli

Dönüşümün operasyonel sonuçlarına dikkat çeken Özak Tekstil Grup Başkanı Urfi Akbalık, şunları söyledi: “Hazır giyim sektörü; sadece maliyetleri yönetenlerin değil, veriden aldığı gücü sürdürülebilir büyümeye dönüştürenlerin geleceği şekillendirdiği yeni bir döneme giriyor. NTT DATA Business Solutions Türkiye iş birliğiyle başlattığımız MARATHON + SAP S/4HANA projesiyle Özak Tekstil olarak tüm süreçlerimizi uçtan uca dijitalleştiriyoruz. Amacımız, operasyonel tekrarları ortadan kaldırarak veriyi tek doğru kaynaktan yönetmek. Ön analizlerimiz, bazı iş süreçlerinde %35’e varan bir iyileştirme potansiyeli öngörüyor. Bu hamleyle operasyonel gücümüzü çok daha verimli kullanırken, veriyle karar alan çevik yönetim modelimizi de pekiştireceğiz.”

NTT DATA Business Solutions META Bölgesi Profesyonel Hizmetlerden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Serdal Mermer de şunları söyledi: “Özak Tekstil’in dijital dönüşüm vizyonunu hayata geçireceği bu maratonu birlikte koşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Farklı sektör ve coğrafyalarda edindiğimiz 35 yılı aşkın deneyimle, en yeni teknolojileri kullanarak müşterilerimizin iş süreçlerini uçtan uca tasarlıyoruz. Bu projeyle Özak Tekstil’de süreçler arasındaki koordinasyon güçlendirilecek, karar alma mekanizmaları daha şeffaf ve izlenebilir hale gelecek. Operasyonel yetkinlikler ortak standartlarla pekiştirilirken, maliyet yönetiminde etkinliği ve iş yapış biçimlerinde tutarlılığı ileri seviyeye taşıyan bir altyapı da oluşturulacak.” 

Projeyle ilgili değerlendirmelerini paylaşan SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan ise “Tekstil ve hazır giyim sektörü, Türkiye’nin küresel arenadaki rekabet gücü açısından kritik bir öneme sahip, lider sektörlerden biri. Özak Tekstil’in, iş ortağımız NTT DATA Business Solutions ile başlattığı bu dönüşüm yolculuğu, sektörün dijital yetkinliğini gösteren önemli bir adımdır. Tüm iş süreçlerinin modern, güvenli ve ölçeklenebilir bir ERP altyapısı olan SAP S/4HANA’ya taşınması, sadece bir teknoloji değişimi değil, veriye dayalı yönetim anlayışıyla sürdürülebilir büyüme için atılmış sağlam bir temeldir. RISE with SAP ile gerçekleşen bu dönüşümün, Özak Tekstil’in operasyonel hızını ve çevikliğini artırarak, kuruma küresel standartlarda verimlilik sağlayacağına inanıyorum. Türkiye’nin köklü sanayi kuruluşlarının dijitalleşme kararlılığı, iş dünyamıza ilham vermeye devam ediyor. Bu başarı hikayesinin bir parçası olmaktan büyük gurur ve memnuniyet duyuyoruz.” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bosch Home Comfort Grup, zorlu pazar ortamında konumunu korudu

Almanya – Kuzey Amerika’da azalan talep ve Avrupa’da devam eden belirsizliğin hâkim olduğu zorlu pazar ortamında, Bosch Home Comfort Grubu 2025 yılında önemli stratejik ilerlemeler kaydetti. Şirket, küresel HVAC pazarındaki lider konumunu güçlendirirken, Avrupa’daki ısı pompası ve iklimlendirme segmentlerinde önemli pazar payı elde etti. Ön kapanış rakamlarına göre, Bosch Home Comfort Grubu, yaklaşık 4,4 milyar Euro satış rakamını (yeni satın alınan birimler hariç) korudu ve bununla Bosch Grubu’nun kârlılığına önemli bir katkı sağladı. Nominal olarak, satışlar bir önceki yıla göre %0,3 oranında artarken, kur etkisinden arındırılmış olarak ise yaklaşık %3 oranında artış gösterdi. Bosch Home Comfort Grubu CEO’su Jan Brockmann, “2025 yılı, küresel HVAC sektörü için zorlu bir yıldı. Zorlu bir pazarda ayakta kalmayı ve Avrupa’daki ısı pompası ve iklimlendirme segmentlerinde pazar payımızı artırmayı başardık.” dedi.

Johnson Controls ve Hitachi’den devralınan konut ve hafif ticari HVAC işlerinin entegrasyonu Ocak 2026’da planlandığı gibi tamamlandı ve ürün portföyü ile lojistik gibi alanlarda ilk sinerji etkilerini şimdiden gösteriyor. Brockmann, “Ocak 2026’daki sorunsuz entegrasyonun tamamlanmasıyla çok önemli bir adım attık ve küresel pazarda lider bir konuma geldik. Bunu özellikle çalışanlarımızın olağanüstü çalışmalarına borçluyuz.” dedi.

Bosch Home Comfort Grubu, gelecekteki büyümeyi desteklemek amacıyla 2025 yılında toplamda yaklaşık 200 milyon Euro yatırım yaptı. Bu yatırımın yaklaşık yarısı mevcut işlerine, diğer yarısı ise yeni satın alınan operasyonlara yönlendirildi. Yatırımlar tüm bölgelere yayıldı: Amerika kıtasında öncelikli olarak tedarik zinciri ve üretim kapasitesinin genişletilmesine odaklanıldı. Asya’da şirket ek test ve laboratuvar kapasitelerine yatırım yaparken, Avrupa’da ise Portekiz’in Aveiro ve Almanya’nın Eibelshausen şehirlerindeki tesislerinde elektrifikasyon projelerini hızlandırdı. Bosch Home Comfort Grubu 31 Aralık 2025 itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 24.000 kişiyi istihdam etti.

Zorlu pazar ortamına rağmen ısı pompalarında büyüme

2025 yılında küresel HVAC pazarı yaklaşık yüzde bir büyüyerek karışık bir tablo çizdi: Asya-Pasifik bölgesi hafif bir pazar büyümesi kaydederken, EMEA bir önceki yıl seviyesinde seyretti ve Kuzey ve Latin Amerika pazarı 2024’e kıyasla gerileme gösterdi. Bu düşüş, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’ndeki gelişmelerden önemli ölçüde etkilendi; burada temkinli tüketici davranışları ve tarifelerin yürürlüğe girmesi gibi düzenleyici etkiler nedeniyle bireysel talep, özellikle iklimlendirme alt segmentinde azaldı. 2024’teki düşüş eğiliminin üzerine, Alman ısıtma pazarı tekrar geriledi ve bu durumdan özellikle kombiler etkilendi. Genel pazar, bir önceki yıla göre yüzde 14 küçülerek 2008 finansal krizinden bu yana en zayıf seviyesine ulaştı ve şu anda Avrupa’da kişi başına düşen ısıtma sistemi satışlarında en aşağıda yer alıyor. Buna karşılık, ısı pompalarına olan talep yüzde 47 oranında önemli ölçüde arttı ve 2024’teki düşüşten sonra toparlanma gösterdi. Bunun sonucunda, Alman pazarında ilk kez gazlı ısıtma sistemlerinden daha fazla ısı pompası satılmış oldu. Avrupa’da, yeni kurulan ısıtma ürünlerinin yaklaşık yüzde 20’sini ısı pompaları oluşturuyor; bu da bir önceki yıla göre üç puanlık bir artış anlamına geliyor. Brockmann, “Karşılaştığımız olumsuz koşullara rağmen, bina stokunun elektrifikasyonu yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam ediyoruz. Tüketici belirsizliğini azaltmak ve uzun vadeli yatırım kararları için güven ile istikrarı yeniden tesis etmek adına artık düzenleyici netliğe ihtiyaç duyuyoruz.” diye açıklıyor.

2026’dan itibaren kademeli pazar toparlanması tahmini

Bosch Home Comfort Grubu, dış etkenlerin daha da artmaması koşuluyla, 2026 yılı için küresel HVAC pazarında kademeli bir toparlanma ve engellerin azalmasını bekliyor. Pazar momentumu daha sonra özellikle Kuzey Amerika’da 2027’den itibaren artabilir. Mevcut tahminler, özellikle yenileme ve modernizasyonların büyümeye katkıda bulunacağını öngörüyor. Brockmann bununla ilgili olarak şöyle dedi: “Elektrifikasyon eğilimi, yasal verimlilik gereklilikleri ve olumlu tüketici algısı, orta vadede küresel pazarda bir canlanma sağlayacak.” Brockmann ayrıca, “Yıllık olarak tek haneli üst yüzdelik dilimde, yani piyasadan daha hızlı büyüme hedefliyoruz.” diyerek şirketin iddialı büyüme hedefinin altını çizdi.

Yeni şirketlerin entegrasyonu başarıyla tamamlandı

Satın almanın tamamlanmasının ardından Bosch Home Comfort Grubu şimdi stratejik bir geliştirme aşamasında. Geliştirme ve üretim kapasitesinin büyük ölçüde genişlemesi – fabrika sayısının 17’den 33’e, geliştirme tesislerinin ise 14’ten 26’ya çıkması – ve uluslararası satış ağının genişlemesi, Bosch Home Comfort Grubu’nun küresel konumunu önemli ölçüde güçlendiriyor. Özellikle iklimlendirme çözümleri alanındaki yeni teknoloji platformları, hedeflenen küresel büyümeye güçlü destek sağlıyor. Sinerji etkileri, 2025 yılında kısa vadeli tasarruflar elde etmeyi şimdiden mümkün kıldı. Jan Brockmann, “Yeni konumlandırmamız bizi dünyanın tüm bölgelerindeki müşterilerimize teknolojik ve stratejik olarak daha da yaklaştırıyor. Bölgesel konumlandırmamızı, özel çözümler geliştirmek ve sunmak için kullanmak istiyoruz.” diyor.

Kuzey ve Latin Amerika Bölgesi: US Air Conditioning’in satın alınması

Ekim 2025’te Bosch Home Comfort Grubu, US Air Conditioning Distributors, LLC’nin devralmasıyla, Kuzey Amerika pazarında bir başka satın alma işlemini tamamladı. Kaliforniya, Arizona, Utah ve Idaho’da 52 lokasyona ve yaklaşık 500 çalışana sahip şirketin doğrudan fabrika satış modeli, Bosch Home Comfort Grubu’na doğrudan müşteri erişimi sağlıyor. YORK® ürünleri doğrudan genel yüklenicilere teslim ediliyor. Bu satın alma sayesinde Bosch Home Comfort Grubu, ek bir satış kanalı elde etti ve ABD’nin batı eyaletlerinde ısıtma ve iklimlendirme sistemleri için en büyük şirkete ait satış ağlarından birini kullanacak. Bosch Home Comfort Grubu, 2027 yılına kadar bölgedeki iklimlendirme çözümleri için yıllık %5’in üzerinde pazar büyümesi bekliyor. Bu potansiyeli değerlendirmek için markalar, gelecekte çapraz satış fırsatlarını daha aktif bir şekilde takip edecek. Örneğin, Bosch markası artık YORK®’dan çatı tipi üniteler (RTU’lar) de sunarak müşterilerine gelecekte daha geniş bir ürün portföyüne erişim sağlıyor. Bosch Home Comfort Grubu’nun Kuzey ve Latin Amerika bölgesinden sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı David Budzinski, “Bosch, Hitachi ve YORK® markalarıyla pazarda güçlü bir portföye sahibiz ve konut sektörü ile küçük ve orta ölçekli ticari müşterilere her uygulama için çözümler sunabiliyoruz.” diye açıkladı.

Tam hizmet sağlayıcısı olarak Bosch Home Comfort Grubu

Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesinde, satın alma özellikle Bosch Home Comfort Grubu’nun iklimlendirme işini güçlendirdi. Avrupa’da Grup, özellikle Almanya’daki önemli pazar payı kazanımları sayesinde ısı pompası sektöründe lider konumda bulunuyor. Bu durum, Bosch Home Comfort Grubu’nu önemli büyüme beklentileriyle birlikte tam hizmet HVAC sağlayıcısı olarak daha da güçlü bir konuma getiriyor: EMEA bölgesi için Grup, önümüzdeki iki yıl içinde iklimlendirme çözümlerinde yıllık yaklaşık yüzde altı büyüme bekliyor. 

1 Ocak 2026’da Bosch Home Comfort Grubu İcra Kurulu’nda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinin sorumluluğunu üstlenen Maria Zesch, “Genişletilmiş portföyümüz, ısıtma ve soğutmadan hibrit çözümlere kadar gerçek bir sistem yaklaşımı benimsememizi sağlıyor.” diye açıkladı. Bosch Home Comfort Grubu, Avrupa’ya yönelik olarak pazar penetrasyonunu önemli ölçüde artırmak amacıyla mevcut satış kanallarını ve çapraz satışı karşılıklı olarak kullanmayı planlıyor.

APAC Bölgesi: Geliştirme uzmanlığının genişletilmesi
 
Asya-Pasifik bölgesinde (APAC), Bosch Home Comfort Grubu, örneğin Hindistan, Çin, Japonya ve Güneydoğu Asya pazarlarına odaklanıyor. Özellikle konut ve küçük ticari binalar için kanalsız iklimlendirme çözümleri hem bölgenin kendisinde hem de çeşitli uluslararası pazarlarda önemli büyüme potansiyeli sunuyor. Bu nedenle, bu teknoloji için bölgesel geliştirme uzmanlığı bir araya getiriliyor ve Çin’in Wuxi kentindeki ve Hindistan’ın Kadi kentindeki geliştirme ve test kapasiteleri önemli ölçüde artırılıyor. Asya-Pasifik bölgesinden sorumlu olan Ulrich Lissmann, “Asya-Pasifik bölgesi, Bosch Home Comfort Grubu için bir inovasyon ve büyüme sağlayıcısı ve küresel işimiz için stratejik önemi sürekli artmaktadır.” diye açıkladı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Didim Belediyesi Uluslararası Matematik Günü Etkinliğine Ev Sahipliği Yapıyor

Miletos’un yetiştirdiği büyük düşünür Thales’in mirası, 14 Mart Dünya Matematik Günü’nde Didim Belediyesi tarafından düzenlenen uluslararası bir etkinlikle yeniden gündeme taşınıyor. Didim Belediyesi, bilim ve düşünce tarihinin önemli merkezlerinden biri olan Miletos’ta anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Program kapsamında, UNESCO tarafından tüm dünyada yayınlanacak “Mathematics and Hope” (Matematik ve Umut) başlıklı webinar ve panel programı, 14 Mart Dünya Matematik Günü kapsamında Miletos’tan gerçekleştirilecek. Programda matematiğin insanlığa ilham veren gücü, alanında uzman akademisyen ve bilim insanlarının katkılarıyla ele alınacak.

Matematiğin Evrensel Gücü Konuşulacak

Etkinlikte matematiğin yalnızca bir bilim dalı olmadığı; aynı zamanda insanlığın düşünce dünyasını geliştiren, geleceğe dair umut üreten evrensel bir dil olduğu vurgulanacak. Uluslararası izleyici kitlesine ulaşacak programda, Miletos’un bilim tarihindeki önemi ve antik çağdan günümüze uzanan bilimsel mirası da ele alınacak.

Başkan Hatice Gençay: “Thales’in Mirasını Yaşatıyoruz”

Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada Miletos’un bilim tarihindeki önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Dünya Matematik Günü’nde böylesine anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyuyoruz. Miletos, yalnızca bölgemizin değil, insanlık tarihinin en önemli düşünce ve bilim merkezlerinden biridir. Thales’in ortaya koyduğu bilimsel yaklaşım bugün hâlâ insanlığa ilham vermeye devam ediyor. Biz de Didim Belediyesi olarak bu mirası yaşatmak ve yeni kuşaklara aktarmak için çalışıyoruz. 14 Mart günü Miletos Antik Kenti’nde gerçekleştirilecek etkinliğe tüm halkımızı davet ediyorum.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Maltepe Belediyesi’nden çocuklara inovasyon atölyesi

Maltepeli 7-9 yaş aralığındaki çocuklara yönelik ücretsiz robotik kodlama atölyesi gerçekleştirildi. Dünyanın en prestijli robotik yarışmalarından First Robotics Competition (FRC) Dünya Şampiyonası’na katılan Özel Kartal Bahçeşehir Anadolu Lisesi 12. sınıf öğrencileri, deneyimlerini ve bilgilerini Maltepeli 7-9 yaş aralığındaki öğrenciler ile paylaştılar. Öğrenciler, katılımcılara ilk programlarını oluşturarak robotlarını tasarlamaya yardımcı oldular. Çocuklar,  motorlar ve sensörler ile gelişmiş davranışları ve işlevleri kodlamayı deneyimlediler. Geleceğin mühendislerini, yazılımcılarını ve tasarımcılarını buluşturan atölyede çocuklar algoritma yazma, problem çözme ve takım çalışması becerilerini de geliştirdi. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı