Bayrampaşa’da Karne Şenliği doludizgin devam ediyor

İstanbul Bayrampaşa Belediyesi’nin yarıyıl tatili dolayısıyla düzenlediği Karne Şenliği, çocuklara unutulmaz bir tatil mutluluğu yaşatıyor. Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın da çocukların büyük mutluluk yaşadığı şenliğe katılarak onların sevincine ortak oluyor.

Bayrampaşa Belediyesi Kültür Müdürlüğü tarafından yarıyıl tatiline giren çocuklar için düzenlenen Karne Şenliği, Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde renkli görüntülere sahne oluyor. 30 Ocak Cuma gününe kadar devam edecek şenlikte çocuklar; eğlence, oyun ve sürprizlerle dolu bir tatil keyfi yaşıyor.

Şenlik kapsamında interaktif çocuk oyunları, çocuk tiyatroları ve sahne gösterileri, Hacivat-Karagöz, palyaço ve yüz boyama etkinlikleri, illüzyon gösterileri, müzikli kukla gösterileri, şişme top havuzu ve oyun parkurları çocuklarla buluşuyor. Gün boyu süren etkinlikler, minik ziyaretçilere hem eğlence hem de unutulmaz anlar sunuyor.

Karne Şenliği boyunca çocuklara şeker, patlamış mısır ve Osmanlı macunu ikram edilirken; balon, boyama kitabı ve kuru boya setleri de hediye ediliyor.

Şenliğe katılarak tüm öğrencilere güzel bir ara tatil dileyen Bayrampaşa Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın, çocuklar için eğlencenin en az eğitim kadar önemli olduğunu vurgulayarak, “Çocuklarımızın eğlenerek stres atmasını önemsiyoruz. Bu düşünceyle, yarıyıl tatilini keyifle geçirebilecekleri, renkli ve eğlenceli etkinliklerle dolu bir Karne Şenliği hazırladık. Tüm çocuklarımızı birlikte neşelenmeye, birlikte gülmeye davet ediyorum.” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Konak’ta yarıyıl tatili etkinliklerle şenleniyor

Konak Belediyesi’nin yarıyıl tatili için hazırladığı etkinliklerle günlerini dolu dolu geçiren öğrenciler, tiyatrodan atölye çalışmalarına, birbirinden eğlenceli gösteri ve etkinliklerle tatilin tadını çıkarıyor.

Konak Belediyesi’nin, yarıyıl tatiline giren öğrencilerin eğlenceli ve verimli bir tatil geçirmeleri için düzenlediği etkinlikler, bu hafta da tüm hızıyla devam ediyor. Tatilin ilk haftasında doyasıya eğlenen çocukları ikinci hafta da birbirinden güzel etkinlikler bekliyor. Toros ve Beştepeler Sosyal Tesisleri ile Selahattin Akçiçek ve Güzelyalı Nazım Hikmet Kültür Merkezlerinin ev sahipliği yaptığı etkinlikler kapsamında geçtiğimiz hafta, Alp Abi ile Stand-up ve Clown Sirki etkinliklerine katılan Konaklı öğrenciler için bir de pizza yapım atölyesi düzenlendi. Dodo Pizza işbirliğiyle gerçekleşen pizza yapımı atölyesinde çocuklar, kendi pizzalarını hazırlarken eğlenceli süslemelerle yaratıcılıklarını konuşturdu. Minik şefler, atölye bitiminde lezzetli pizzaları hep birlikte yedi.

Tatilin ikinci haftası da dolu dolu

Konak Belediyesi’nin çocuklara yönelik etkinlikleri, yarıyıl tatilinin ikinci haftasında da devam edecek. Bu haftanın etkinlik programı ise şöyle olacak:

27 Ocak 2026

ALP ABİ İLE STAND UP

Saat : 14.00

Yer : GÜZELYALI NAZIM HİKMET KÜLTÜR MERKEZİ

28 Ocak 2026

THE CABARET – SİHİRLİ BİR DÜNYA

Saat : 14.00

Yer : BEŞTEPELER SOSYAL TESİSLERİ

29 Ocak 2026

KUKLA TİYATROSU – PRENSİN MACERALARI

Saat : 14.00

Yer : SELAHATTİN AKÇİÇEK KÜLTÜR MERKEZİ AVNİ ANIL SAHNESİ

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yediğimiz Her Şeyi Yeniden Düşündürecek Kitap: Gıda Bilmeceleri 2

Gıdalar hakkında yıllardır doğru bildiğimiz pek çok bilgi aslında ne kadar doğru? Günlük hayatta gıdalar hakkında aklımıza takılan soruların bilimsel karşılığı ne? Prof. Dr. Sibel Özilgen, bu soruların izini süren yeni kitabı “Gıda Bilmeceleri 2” ile okuru bir kez daha gıda sırlarının peşine düşürüyor.

Yeditepe Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Başkanı Prof. Dr. Özilgen’in kaleme aldığı kitap, Yeditepe Üniversitesi Yayınevi’nden çıktı. “Gıda Bilmeceleri 2”, gıdalar hakkında kulaktan kulağa aktarılan efsaneleri bilimsel verilerle masaya yatırıyor.

Gıdalar Hakkındaki Efsanelere Bilimsel Neşter

“Bazı insanların elinin lezzeti olduğu doğru mu?”, “Un patlaması ne demek?”, “Bebeklere neden bal verilmez?”, “Kuru buz nedir?”, “Tatlı gıdalar sıcakken neden daha tatlı algılanır?”, “Su dağ başında neden daha çabuk kaynar?”, “Su ile yağ karışmazken mayonez nasıl olur da tutar?”

Gıdalarla iç içeyken zihnimizden geçen bu ve benzeri onlarca soru, Prof. Dr. Özilgen’in yeni kitabında birer “gıda bilmecesi” olarak ele alınıyor. Kitap, gıdalar hakkında doğru kabul edilen bilgileri bilimsel gerçekler ışığında yeniden sorgulamaya davet ediyor.

Popüler Kültürden Bilimsel Gerçeklere

2017 yılında yayımlanan “Gıda Bilmeceleri”nin devamı niteliğindeki bu yeni çalışmada Yeditepe Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Başkanı Prof. Dr. Özilgen, alışkanlıklar ve popüler söylemlerle şekillenen gıda bilgisini sade, anlaşılır ve merak uyandıran bir dille aktarıyor. Okuyucuyu “neden” ve “nasıl” sorularıyla düşünmeye teşvik eden kitap, hem eğlenceli hem öğretici bir başucu kaynağı olmayı hedefliyor.

Prof. Dr. Sibel Özilgen, kitabın çıkış noktasını şöyle anlatıyor:

“Gıdalar hakkında bildiklerimizin büyük bir kısmı kulaktan dolma bilgilerden oluşuyor. Oysa bilimsel gerçekler çoğu zaman bu bilgilerle örtüşmüyor. Yıllar boyunca öğrencilerimden, arkadaşlarımdan ve ailemden gelen sorulara verdiğim yanıtları bir araya getirme fikri böyle doğdu. Bu kitapta amacım, yanlış bilinen doğruları bilimsel verilerle sorgulamak.”

“Amacım Ezber Bozmak Değil, Merak Uyandırmak”

Kitabın temel hedefinin yalnızca bilgi vermek olmadığını vurgulayan Özilgen, şu sözlerle devam ediyor:

“Eğer okur, bu kitabı okurken ‘Bunu hiç düşünmemiştim’ ya da ‘Ben bunu farklı biliyordum’ diyorsa ve bazı alışkanlıklarını sorgulamaya başlıyorsa, kitap amacına ulaşmış demektir. Çünkü doğru bilgiye giden yol, merak etmek ve bilimsel olarak sorgulamaktan geçer.”

Kimler İçin?

“Gıda Bilmeceleri 2”, gıdaya merak duyan herkes için keyifli bir okuma sunarken; gastronomi, beslenme ve gıda bilimi alanlarında eğitim gören öğrenciler ve akademisyenler için de güvenilir bir kaynak niteliği taşıyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Rosatom, Çin’deki Tianwan NGS’nin Yeni Güç Ünitesi İçin İlk Yakıtı Teslim Etti

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un yakıt şirketi TVEL, Çin’in Jiangsu eyaletinde bulunan Tianwan Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) 7. ünitesindeki VVER-1200 reaktörüne yüklenecek ilk nükleer yakıtı teslim etti.

İlk yakıt ve yedek olarak tedarik edilen belirli sayıdaki yakıt demetini içeren nükleer yakıt, Rosatom’un yakıt şirketine bağlı Novosibirsk Kimyasal Konsantre Fabrikası’nda (NZHK A.Ş.) üretildi. Sevkiyat, Rus tasarımı 3+ nesil VVER-1200 reaktörleri baz alınarak inşa edilen Tianwan NGS’nin 7. ve 8. ünitelerinin yakıt tedarikine yönelik TVEL A.Ş. ile yapılan sözleşme kapsamında gerçekleştirildi.

Bu sevkiyat, VVER-1200 reaktörleri için Rus nükleer yakıtının Çin’e tedarik edilmesindeki ilk deneyim oldu. Daha önce Novosibirsk’ten Çin’e, Tianwan NGS bünyesinde işletmede olan dört adet VVER-1000 reaktörü için yakıt gönderiliyordu. Eş zamanlı olarak, Sichuan eyaletindeki Yibin yakıt fabrikasında, TVEL A.Ş. lisansı altında ve Rus bileşenleri kullanılarak VVER-1000 yakıt demetlerinin üretimi yerelleştirildi. Şu an aynı fabrikada VVER-1200 reaktörleri için yakıt üretiminin yerelleştirilmesi süreci tamamlanıyor.

Çin’de, Tianwan NGS’nin 7. ve 8. ünitelerinin yanı sıra ülkenin kuzeydoğusundaki Liaoning eyaletinde bulunan Xudapu NGS’nin 3. ve 4. üniteleri de dahil olmak üzere toplam dört yeni VVER-1200 reaktörü inşa ediliyor. Bu projeler, nükleer enerjinin barışçıl kullanımı alanındaki kapsamlı Rus-Çin devletlerarası iş birliği programının bir parçasını oluşturuyor.

TVEL A.Ş. Ticaret ve Uluslararası İş Geliştirmeden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Oleg Grigoryev, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “VVER-1200 reaktörü için yapılan ilk nükleer yakıt sevkiyatı, Çinli ortaklarımızla olan iş birliği tarihimizde yeni bir sayfa açıyor. 2026 yılında Tianwan ve Xudapu nükleer güç santrallerinin üniteleri için üç başlangıç bölgesi daha tedarik etmeyi planlıyoruz; bu da tek bir yıl içindeki rekor nükleer yakıt sevkiyat hacmi anlamına geliyor. Genel olarak CNNC bünyesindeki şirketlerle ortaklığımız, üretimin yerelleştirilmesi, hızlı nötron reaktörlerine yakıt sağlanması ve diğer konular dahil olmak üzere birçok yönde dinamik bir şekilde gelişiyor. Bununla birlikte, nükleer yakıt döngüsündeki iş birliği potansiyelimiz henüz tükenmedi; gelişme için geniş perspektifler görüyoruz ve Çin pazarına yeni ürünler ile çözümler sunmaya hazırız.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Makine ihracatı 2025 yılında 28,7 milyar dolar oldu

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafından paylaşılan makine imalat sanayi konsolide verilerine göre, 2025 yılında Türkiye’nin serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı 28,7 milyar dolar oldu. 2025 yılında dünya mal ticaretindeki 1 trilyon dolarlık artışın 250 milyar dolarının makine ihracatından geldiğine dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Küresel makine ihracatının %10 kadar arttığı öngörülüyor. Makine üretimindeki yükselişin daha sınırlı olduğu düşünülürse, Türk makineleri kadar olmasa da fiyat artışlarının tüm dünyada devam ettiği anlaşılıyor. Uluslararası kurum ve kuralların aşınması, Çin kaynaklı haksız rekabet ve mütekabil tarifelerin yükselişi gibi risklerin yeni yıla da taşındığı düşünülürse, 2026’nın özellikle ilk yarısının firmalarımız için kârlılık, nakit akışı ve sipariş sürekliliği açısından zorlayıcı bir dönem olacağı açık” dedi.

Makine imalat sanayii konsolide verilerine göre, 2025 yılında serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %1,9 artarak 28,7 milyar dolara yükseldi. Tonaj olarak %6,3’lük düşüş kaydedilen bu dönemde, KG başına ortalama ihracat fiyatı 8,1 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesine geldi. Yıllıklandırılmış makine ithalatının 45,6 milyar dolar olduğu Kasım sonu verilerine göre, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 62,6 olarak gerçekleşti. Almanya’ya gerçekleştirilen ihracatın %6,8 artışla 3,2 milyar dolara yükseldiği bu dönemde %9 artışın gerçekleştiği ABD’ye yapılan makine ihracatı 2 milyar dolara yaklaştı. Rusya ile ticaretteki kısıtlamaların olumsuz etkisinin 700 milyon doları bulduğu bu dönemde, %9,8 daralma yaşanan Irak’ta da 70 milyon dolar gelir kaybı gerçekleşti. Makine ihracatının %189 arttığı Suriye’de ise 130,6 milyon dolara ulaşıldı. Önceki yıla göre ihracatı %6,6 artış kaydeden içten yanmalı motorlar ve aksamlarının ilk sırada yer aldığı 2025 yılında, ihracatı yüksek dallardan inşaat ve madencilik makinelerinde %5,7’lik, yıkama ve kurutma makinelerinde %9,7’lik gerileme kaydedildi. Türbin, turbojet ve hidrolik sistemler %17 ve gıda makineleri %14 ile oransal olarak en fazla artış gerçekleşen dallar oldu. İhracatın geçen yılın aynı ayına göre %14’lük bir sıçrama ile 2,7 milyar dolara yükseldiği Aralık’ta; Türkiye’nin Almanya, ABD ve İtalya gibi gelişmiş pazarlara makine ihracatında aylık bazda %30’un üstünde artışlar görüldü. 

“İthalatımız ucuz, ihracatımız pahalı makinelerle artıyor”

İhracatı neredeyse her yıl kendi rekorunu kırar hale gelen makine sanayiinde, belirleyici olanın rakiplerle kıyaslama ve pazar payı olduğunu belirten Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, 2026 yılına ilişkin küresel görünümü şu şekilde yorumladı:

“Dünya mal ticaretindeki 1 trilyon dolarlık artışın 250 milyar dolarının makine ihracatından geldiği 2025’te, küresel makine ihracatının %10 kadar arttığı öngörülüyor. Makine üretimindeki yükselişin daha sınırlı olduğu düşünülürse, Türk makineleri kadar olmasa da fiyat artışlarının tüm dünyada devam ettiği anlaşılıyor. Küresel talepteki dalgalanmalar, jeopolitik riskler, ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve yurt içinde sıkı para politikası ile maliyet baskılarının aynı anda hissedildiği bir yılı geride bıraktık. Ucuz makinelerin iç pazardaki yıpratıcı rekabetine rağmen, mühendislik bileşeni, katma değeri daha yüksek ve servis ihtiyacı daha düşük ürünlere yoğunlaşarak ihracat gelirlerimizi koruyabildik. Sanayiinin büyük bölümünün zorlu dezenflasyon yılını kayıplarla da olsa atlatabilmiş olması sevindirici ancak işletmeler üzerindeki düşük kur, yüksek faiz yükünün hafifleyeceğini söylemek için henüz erken. Geçen yıl global piyasalarda belirleyici olan uluslararası kurum ve kuralların aşınması, Çin kaynaklı haksız rekabet ve mütekabil tarifelerin yükselişi gibi risklerin yeni yıla da taşındığı düşünülürse, 2026’nın özellikle ilk yarısının firmalarımız için kârlılık, nakit akışı ve sipariş sürekliliği açısından zorlayıcı bir dönem olacağı açık.”

“Avrupa kadar, müttefiklerine de odaklanmalıyız”

Küresel ekonomik faaliyetleri etkileyen bu gelişmelere ek olarak, Euro Bölgesi İmalat PMI verisinin Aralık’ta 48,8’e gerilemesinin, başta makine sektörü olmak üzere AB sanayiinin Serbest Ticaret Anlaşmaları’nın (STA) çoğaltılmasına dair ısrarını haklı çıkardığına dikkat çeken Karavelioğlu şunları söyledi:  

“Sabit sermaye oluşumu hız kesen, genel imalat sanayii üç yıldır daralan Almanya’da başta makine imalatı olmak üzere büyük sektörlerin zararı artarken Alman Makine Mühendisliği Birliği’nin (VDMA) verileri yeni siparişler tarafında önemli bir ayrışmaya işaret ediyor. Savunma, altyapı, enerji ve büyük işletme yatırımlarına yönelik siparişlerin hemen tamamı Euro Bölgesi dışından gelirken, yurt içi yatırım iştahı zayıf kalmayı sürdürüyor. Makinelerimizin yarıdan fazlasını ihraç ettiğimiz Avrupa’da büyüme refleksinin yeni ticari ittifaklar ve  jeopolitik önceliklerle şekilleneceğini gösteren bu tablo; genel yatırım iştahı zayıf olsa da stratejik kabul edilen alanlarda makine ve tesis talebinin canlanacağı bir konjonktüre işaret ediyor. Bu çıkarım, ana pazarımız Avrupa kadar hızla çoğalan STA’larına, yani tarife savaşlarında safına çektiği yeni müttefiklerine odaklanmamızı zaruri kılıyor. AB küresel mal ve hizmet ticaretini özgürleştirecek cepheyi genişletirken; makine ihracatında önemli gelişmelerin yolunu da açmış oluyor. 25 yıllık müzakere sürecinin ardından imza aşamasına gelinen MERCOSUR anlaşmasında baş rol makinelerin. Avrupalı ihracatçılara büyük avantaj sağlayacak bu anlaşmanın, makine sektöründe yıllık ortalama 100 milyon dolar fazla verdiğimiz MERCOSUR bölgesi ticaretinde imalatçılarımıza yeni fırsatlar getireceği tabiidir. Netice itibarıyla Türkiye’nin AB ile mevcut entegrasyonunu pazar erişimi, menşe kuralları ve eşit rekabet koşulları temelinde yeniden ele alması ve sanayisini yeni serbest ticaret mimarisinin dışında bırakmayacak bir konumlandırma yapması gerekir.” 

“Makinede hizmetin kalitesi fiyattan daha belirleyici”

Dünya genelinde sanayi yatırımlarının yönünün, yeni kapasite kurmaktan ziyade mevcut makinelerin daha akıllı, verimli ve esnek hale getirilmesine doğru kayarken, savunma harcamalarının yeni siparişleri sürüklediğine dikkat çeken Karavelioğlu şunları belirtti:

Belirsizliğin arttığı, yatırımların yavaşlatıldığı dönemlerin genel özelliği olarak, müşterilerimizin yeni makine alımlarını ertelediğini; mevcut makine ve tesislerin teknolojik ömürlerini servis hizmetleriyle uzatmaya odaklandığını görüyoruz. Daha düşük bütçe ile daha hızlı geri dönüşler vaat eden bu kademeli iyileştirme çözümlerine talep arttıkça satış sonrası hizmetlerdeki başarı rekabetin önemli bir unsuru haline geliyor. Bir diğer önemli eğilim ise makine sanayinin savunma ve tarım gibi milli stratejiler gözetilen stratejik sektörlerle etkileşiminin artırılması. Küresel konjonktürle görülmemiş biçimde hız kazanan savunma sanayi yatırımları bir yandan ileri mühendislik kapasitesini yükseltirken, bir yandan da genel imalat sanayiinin makine siparişlerindeki gerilemeyi telafi ediyor. Türkiye açısından bu tablo, işleme, döküm ve ısıl işlem, kaplama, otomasyon ve test sistemleri gibi savunma-sanayi ihtiyacı yüksek alt sektörlerde rekabet avantajı yaratma potansiyelini güçlendiriyor. Fiyat ve ürün performansından çok, üreticisinin güvenilirliği ve kurumsal kapasitesi ile rekabetin esas olduğu makine sektöründe mühendislik ve proses bilgisi satınalma kararlarını belirleyici bir hal alıyor. Bir başka ifadeyle makine ve tesislerin kurulum, entegrasyon, kiralama, servis ve bakım hizmetlerinin sektörel istihdam ve ciro içinde aldığı paylar hızla artıyor, sektör önemli bir hizmet ihracatçısı haline geliyor.”

“İthalatın seyri teknolojik bağımlılığı derinleştiriyor” 

Türkiye makine sanayiine ilişkin son verilerin, küresel eğilimlerle uyumlu fakat daha kırılgan bir tabloya işaret ettiğine değinen Karavelioğlu sözlerini şöyle tamamladı:

Kasım sonunda makine ithalatının geçen yılın aynı ayına göre %12,7 artması ve son 12 aylık verilere göre; toplam makine ithalatının %4 yükselerek 45 milyar dolar eşiğini aşması iç pazarda koruyucu tedbirlerin yetersiz kaldığının bir ifadesi. Özellikle Çin’den yapılan makine ithalatının 11 aylık dönemde %13,9 artarak toplam ithalat içindeki payını %27,8 gibi stratejik açıdan riskli bir seviyeye taşıması, genel imalat sanayimizin rekabetçi kapasite sorununu verimlilik, sürdürülebilirlik ve bağımlılık boyutlarıyla da derinleştiriyor. İlk 3 çeyrekte makine teçhizat yatırımları %6,2 artarken, kapasite kullanım oranlarımızın  10 puana yakın daralması ithalat baskısının açık bir ifadesi. Euro’nun dolar karşısında değerlenmesi ve teknolojik kompozisyondaki iyileşme; Türkiye’nin toplam ihracatına katkı sağlasa da makine sanayinin geneli itibariyle üretimi artırarak dezenflasyon sürecini destekleyen değil, kırılganlıkları büyüten bir dengeye işaret ediyor. Yerli üretimi, yatırımı ve teknolojik yetkinliği korumaya yönelik mevcut tedbirlerin dozunu, AB’deki İthalat Gözetim Çalışma Grubu gibi çok hızlı ayarlayabilecek mekanizmaları hayata geçirmekte yarar görüyoruz. Rekabetçilik ekseninde ele alınacak bütüncül bir sanayi ve finansman yaklaşımı, makine sektörünün hem üretim gücünü hem de ihracattaki stratejik konumunu yeniden tahkim etmenin en kritik aracı olarak öne çıkıyor.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İETT’den Haldun Dormen’e Vefa: “Saygı Otobüsü” Şişli Yollarında

Türk tiyatro ve sinema tarihine oyuncu, yönetmen, senarist ve eğitmen olarak adını altın harflerle yazdıran duayen sanatçı Haldun Dormen, son yolculuğuna uğurlandı. Sanat camiasından pek çok ismin ve sevenlerinin katıldığı törenin ardından, İETT usta sanatçı için özel bir projeyi hayata geçirdi. Sanatçının fotoğrafları ve unutulmaz sözleriyle donatılan “Saygı Otobüsü”, Dormen’in uzun yıllar ikamet ettiği Şişli bölgesindeki 59A hattında hizmet vererek usta sanatçının hatırasını İstanbullularla buluşturacak. 

Türk tiyatro tarihinde oyunculuk, yönetmenlik ve eğitmenlik gibi alanlarda büyük hizmetler sunan Haldun Dormen, sanat camiası ve sevenlerinin katıldığı bir törenle uğurlandı. İETT tarafından hazırlanan özel “Saygı Otobüsü”, önce tören alanında dileyenlere ulaşım hizmeti sundu, ardından usta sanatçının uzun yıllar yaşadığı bölge olan 59A İstinye Dereiçi – Şişli hattında seferlerine başladı.

OTOBÜS TASARIMINDA SAHNE VE BEYAZ PERDE İZLERİ

Otobüsün dış giydirmesinde, Haldun Dormen’in Türkiye’nin kültürel belleğine yön veren geniş filmografisi ve tiyatro geçmişi sergileniyor. Tasarımda; Hisseli Harikalar Kumpanyası, Lüküs Hayat, Kantoncu, Şahane Züğürtler, Muhteşem İkili, Paramparça, Ağa İle Uşağı Matti ve Şahane Düğün gibi unutulmaz tiyatro oyunlarına vurgu yapılıyor. Ayrıca sanatçının 1981 yapımı Gırgıriye ile başlayan sinema yolculuğu; O Kadın, Dadı, Sayın Bakanım, Unutulmayanlar ve son dönemde iz bırakan Çukur gibi projeleriyle birlikte otobüsün görsel dünyasında yer alıyor.

BAŞARILARLA DOLU BİR MİRAS YOLCULARI KARŞILIYOR

Saygı otobüsünde sadece eserler değil, Dormen’in yarım asrı aşan kariyerindeki önemli başarı durakları da paylaşılıyor. Tasarımda, 1998 yılında layık görüldüğü “Devlet Sanatçısı” unvanının yanı sıra; 1966 ve 1967 yıllarında Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde kazandığı ödüllerden 2014’teki Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne kadar pek çok detay yer alıyor. İstanbul Tiyatro Festivali, Tiyatro Eleştirmenleri Birliği, YEKÜV Vasfi Rıza Zobu Tiyatro Ödülleri ve Rotary Türkiye gibi kurumlardan aldığı onur ödüllerinin de işlendiği bu özel araçla, bir eğitmen ve sanatçı olarak topluma büyük değerler katan Dormen’in mirası her seferde yeniden hatırlatılıyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Hatırla” Saray’da sahnelendi

Murat Donat’ın yazdığı ve Yaşar Ayvacı’nın yönettiği “Hatırla” adlı tek perdelik komedi oyunu 24 Ocak Cumartesi günü Saray Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelendi.

HATIRLA’YA YOĞUN İLGİ
Saray Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, kültür sanat etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. Murat Donat’ın kaleme aldığı ve Yaşar Ayvacı’nın yönettiği, ünlü oyuncular Süleyman Yağcı (Fısfıs İsmail), Pınar Gordie, Öncil Aktarıcı, Cahit Kaşıkçılar’ın yer aldığı “Hatırla” adlı tek perdelik tiyatro oyunu 24 Ocak Cumartesi akşamı Saray Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelendi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği oyun izleyicilere keyifli anlar yaşattı. İzleyicilerden tam not alan “Hatırla” büyük alkış aldı.
Oyun sonunda sahneye gelen Cumhuriyet Halk Partisi Saray İlçe Başkanı Erol Gürler, oyunculara teşekkür ederek çiçek takdim etti.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Waste to Art / Atıktan Sanata” Projesi: Sanatın Dönüştürücü Gücüyle Atıklar Yeniden Hayat Bulacak

Ankara Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen Erasmus+ “Atıktan Sanata – Waste to Art (WatA)” Projesi, Aralık 2025 itibarıyla tamamlanıyor. Avrupa Birliği Erasmus+ KA220-HED Programı kapsamında desteklenen ve 24 ay süren proje, çevresel sürdürülebilirlik ile sanatı bir araya getiren yenilikçi eğitim yaklaşımıyla dikkat çekti.
01 Ocak 2024 tarihinde başlayan proje, doğal kaynakların korunmasına katkı sunmayı, atık miktarının azaltılmasını teşvik etmeyi ve atık malzemelerin sanat eğitimi alanında yaratıcı biçimlerde kullanılmasını amaçladı. Bu kapsamda atıklar, yalnızca çevresel bir sorun olarak değil, aynı zamanda sanatsal ve eğitsel birer kaynak olarak ele alındı. Ankara Üniversitesi’nin koordinatörlüğünde yürütülen projede Maribor Üniversitesi (Slovenya), Letonya Üniversitesi (Letonya), UNINETTUNO Üniversitesi (İtalya) ve Uluslararası Büyük Eğitimciler ve Özel Eğitimciler Derneği (UBED) ortak olarak yer aldı. Uluslararası iş birliği sayesinde proje faaliyetleri ve çıktıları çok dilli ve geniş erişimli bir yapıda gerçekleştirildi.
Proje süresince çevre bilinci ve doğal kaynakların korunması, sanat etkinliklerinde atık malzeme seçimi ve atık malzemelerle sanat uygulamaları başlıklarını içeren üç eğitim modülü hazırlandı. Bu modüllere bağlı olarak öğretmen el kitabı, uygulama örneği videoları ve çok dilli bir e-öğrenme platformu geliştirildi. Türkiye ve ortak ülkelerde gerçekleştirilen eğitim faaliyetleriyle öğretmenler ve eğitimciler atık malzemelerin sanatsal etkinliklerde kullanımına yönelik bilgi ve becerilerini geliştirme imkânı buldu. Proje kapsamında ayrıca çevre bilincine yönelik geniş katılımlı çevrim içi anketler uygulandı; elde edilen veriler doğrultusunda araştırma raporları ve akademik makaleler hazırlandı. Bu çalışmalar, atıkların yeniden kullanımının çevresel farkındalık üzerindeki etkisini bilimsel verilerle ortaya koydu.
Yaygınlaştırma faaliyetleri çerçevesinde Türkiye ve ortak ülkelerde düzenlenen çoğaltıcı etkinlikler, basın çalışmaları ve sosyal medya paylaşımlarıyla proje çıktıları geniş kitlelerle buluşturuldu. Ankara Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikler, projenin eğitim ve çevre alanındaki etkisini güçlendirdi. Hazırlanan sürdürülebilirlik planı ile proje sonuçlarının uzun vadede eğitim ortamlarında kullanılmaya devam etmesi hedeflendi.
“Atıktan Sanata – Waste to Art (WatA)” Projesi, sanatın dönüştürücü gücünü kullanarak çevre bilincinin artırılmasına katkı sağladı; sürdürülebilir, yaratıcı ve çevreye duyarlı bireylerin yetişmesine yönelik önemli çıktılar ortaya koydu.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Buca Uğur Mumcu’yu andı

Tam 33 yıl önce hain bir saldırı sonucu hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu Buca’da anıldı.

Buca Belediyesi, 24 Ocak 1993’te evinin önünde uğradığı bombalı suikast sonucu  katledilen Türk basınının korkusuz kalemi Uğur Mumcu için anma gecesi düzenledi. Buca Belediyesi Yarı Olimpik Yüzme Havuzu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen geceye Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Gürel, eski İzmir Barosu Başkanı Avukat Aydın Özcan, ADD Buca Şube Başkanı Erkan Çiçek, Buca Belediyesi meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Uğur Mumcu’nun yolsuzlukla, yobazlıkla ve Atatürk düşmanlarıyla mücadele eden cesur bir kalem olduğunu ifade eden eski İzmir Barosu Başkanı Avukat Aydın Özcan, “Uğur Mumcu, Atatürk ilkelerinin ve demokratik Türkiye’nin yılmaz savunucusuydu. Kalemini satmadı; vatanına, milletine ihanet etmedi. İpliklerini pazara çıkardığı terör örgütlerinin hedefi olan Uğur Mumcu, karanlığı aydınlığa tercih edenlerce katledildi. Uğur Mumcu aramızdan bu şekilde ayrılmasaydı, Türkiye’nin aleyhine çalışan, Atatürk ve devrimlerini ortadan kaldırmak isteyen yobazlara karşı çok daha bilinçli bir mücadele yürütülecek, belki de bu kişiler aramızda bu kadar palazlanamayacak, bu kadar başarılı olamayacaklardı” diye konuştu.

“CUMHURİYET SAHİPSİZ KALMAYACAK”

ADD Buca Şube Başkanı Erkan Çiçek ise Türkiye’nin aydınlanma mücadelesinin hâlâ sürdüğünü belirterek, şöyle dedi: “Uğur Mumcu yalnızca bir gazeteci değildi. O, Atatürk cumhuriyetinin yılmaz bir savunucusuydu; gerçeğin peşinde korkusuzca yürüyen, karanlığa karşı kalemiyle ışık tutan bir aydındı. Susturulmak istenen yalnızca bir insan değil bir düşünceydi. İnsanları öldürebilirsiniz ama fikirlerini asla çünkü fikirler kurşun geçirmez. Atatürk’ün yolunda yürüyenler var oldukça cumhuriyet sahipsiz kalmayacaktır.”

Daha sonra ADD Genel Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Gürel’in hazırladığı Uğur Mumcu belgeselinin gösterimi yapıldı. Gecede, Şef Cenk Aybars Dereli yönetimindeki ADD Buca Şubesi Korosu seslendirdiği türkülerle Uğur Mumcu’nun unutulmayan mücadelesine saygı duruşunda bulundu. Programın ardından geceye katılanlar, salondaki Uğur Mumcu köşesine karanfil bıraktı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri, Ocak 2026

 

Güven endeksi hizmet sektöründe %1,3 arttı, perakende ticaret sektöründe %2,4 azaldı, inşaat sektöründe %1,5 arttı

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Ocak ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe %1,3 oranında artarak 113,8 değerini, perakende ticaret sektöründe %2,4 oranında azalarak 112,6 değerini ve inşaat sektöründe %1,5 oranında artarak 85,7 değerini aldı.

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksleri, Ocak 2026

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksleri ve değişim oranları, Ocak 2026

 

  Endeks Bir önceki aya göre değişim oranı (%)
Aralık 2025 Ocak 2026 Aralık 2025 Ocak 2026
Hizmet sektörü güven endeksi 112,3 113,8 0,4 1,3
Son 3 aylık dönemde iş durumu 111,3 113,1 -0,6 1,6
Son 3 aylık dönemde hizmetlere olan talep 108,7 112,3 -1,8 3,4
Gelecek 3 aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi 117,0 115,9 3,7 -0,9
Perakende ticaret sektörü güven endeksi 115,4 112,6 1,1 -2,4
Son 3 aylık dönemde iş hacmi-satışlar 129,1 123,9 2,4 -4,1
Mevcut mal stok seviyesi(1) 93,3 92,5 3,5 -0,9
Gelecek 3 aylık dönemde iş hacmi-satışlar beklentisi 123,8 121,5 -2,1 -1,8
İnşaat sektörü güven endeksi 84,5 85,7 -0,5 1,5
Alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi 78,6 80,7 1,9 2,7
Gelecek 3 aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi 90,4 90,8 -2,5 0,4

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı