2027 sonunda tesislerinin tüm elektrik ihtiyacını GES’lerden karşılayacak

Enerji maliyetlerinin hızla arttığı ve karbon yönetiminin sanayi şirketleri için stratejik bir zorunluluk haline geldiği bu dönemde Sunar Yatırım; enerji dönüşümünü uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyor. Tarımdan sanayiye uzanan entegre üretim yapısıyla grup, yatırımlarını tüm tesislerine yayıyor ve enerji verimliliği ile yenilenebilir enerji uygulamaları sayesinde çevresel etkiyi azaltırken operasyonel dayanıklılığını güçlendiriyor. Konuyla ilgili yol haritalarını ve 2025 yılı karnesini paylaşan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, “Tarıma dayalı endüstride sürdürülebilir büyüme için üretim süreçlerinin bütüncül bir yaklaşımla yeniden ele alınması gerekiyor. Enerji verimliliği ve temiz enerji yatırımlarımızı hem çevresel sorumluluğumuzun hem de uzun vadeli üretim gücümüzün doğal bir parçası olarak görüyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Elektriğin yüzde 50’sini güneşten alıyor

Sunar Yatırım, bu strateji doğrultusunda üretim süreçlerinde enerji kullanımını kalıcı biçimde dönüştürmeyi planlıyor ve karbon azaltma hedeflerini ölçülebilir yatırımlarla destekliyor. 2025 yılı itibarıyla tükettiği elektriğin yüzde 50’sini kendi güneş enerjisi santrallerinden (GES) karşılamaya başlayan şirket, 2027 yılına kadar üretim tesislerinin elektrik ihtiyacının tamamını GES’lerinden karşılamayı hedefliyor.

Toplam yenilenebilir enerjide kurulu gücü 41,5 MWp’ye ulaşan grubun hali hazırda; Adana Sunar Yatırım Kampüsü, Ankara Polatlı, Çankırı Kurşunlu, Konya Karapınar ve Yozgat Yerköy’de GES’leri bulunuyor. Eskişehir Alpu, Adıyaman Besni, Manisa Soma, Aydın Efeler, Aydın Koçarlı, Antalya Kumluca, Adana Saimbeyli ve İzmir Kınık gibi yeni lokasyonlarda santrallerin kurulum çalışmaları ise devam ediyor.

2027 yılında kurulu güç 100 MWp’e ulaşacak

Yenilenebilir enerji yatırımlarına projeksiyon tutan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, “Mevcut 41,5 MWp kurulu gücümüzü 2026 yılı sonuna kadar 66,5 MWp’ye, 2027 yılı sonu itibarıyla ise yaklaşık 100 MWp seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, 2024–2025 döneminde yaklaşık 52 milyon dolarlık yatırım yaptığımız yenilenebilir enerjiye, 2026 yılı için 30 milyon dolarlık ilave kaynak ayırdık” bilgisini verdi. 

Çevreye, 527 ağacın yıllık oksijen üretimine eşdeğer katkı sağlıyor

Sunar Yatırım, tesislerinde hayata geçirdiği enerji verimliliği projeleri sayesinde 2025 yılında 7,36 milyon kWh enerji tasarrufu sağladı. Bu çalışmalar, yıllık 576 bin Euro’nun üzerinde mali kazanım sağlarken 3 bin 529 ton karbon emisyonunun azaltılmasına katkıda bulundu. Sağlanan bu çevresel kazanım, yıllık bazda 527 ağacın oksijen üretimine eşdeğer bir etki oluşturdu.

Aynı dönemde enerji verimliliği alanında 1,3 milyon Euro, çevre yatırımları kapsamında ise 19,5 milyon TL yatırım yaptıklarını açıklayan Mustafa Nuri Çomu, “Enerji verimliliğine yönelik aldığımız aksiyonlar ile çevresel etkimizi azaltırken kaynaklarımızı doğru kullanarak büyüme yolculuğumuzu sürdürülebilir kılıyoruz. Su yönetimi, çevresel risklerin azaltılması, tesis altyapısının iyileştirilmesi, atık yönetimi uygulamaları ve karbon ayak izinin izlenmesi gibi başlıklarda hayata geçirdiğimiz yatırımlar ile çevresel mevzuata uyumun ötesinde, üretim sahamızda daha izlenebilir, kontrollü ve güvenli bir altyapı oluşturuyoruz” ifadelerini kullandı.

12 Milyon Euro yatırımla atıksu arıtma tesisi kuruyor

Sunar Yatırım, bu kapsamda en önemli yatırımlarından biri olarak toplam tutarı 12 milyon Euro olan yeni atıksu arıtma tesisini devreye alıyor. Üretim süreçlerinden kaynaklanan atıksular, ileri teknoloji ile arıtılacak ve geri kazanılacak. Arıtılan su, yenilenebilir enerji üretiminde kullanılacak. Tesis bünyesinde kurulacak anaerobik arıtma sistemi sayesinde atıksulardan biyogaz üretilecek ve tesisin önemli bir bölümünün enerji ihtiyacı bu biyogazdan karşılanabilecek. Bu sayede kömür ve doğalgaz gibi fosil yakıtların kullanımı azalacak, karbon emisyonları düşecek ve daha temiz, verimli bir enerji yapısına geçilecek. Ayrıca yeni tesis, yasal deşarj standartlarının ötesinde bir arıtma kalitesi sunacak şekilde tasarlandı. İleri biyolojik arıtma ve membran teknolojileri sayesinde arıtılan su, ilerleyen dönemde üretim süreçlerinde yeniden kullanılabilecek. Bu yaklaşım hem su kaynaklarının korunmasına hem de döngüsel ekonomi anlayışının güçlenmesine katkı sağlayacak. 

2030’a doğru net sıfır yolculuğu 

Sunar Yatırım, yenilenebilir enerji yatırımları ve enerji verimliliği projeleriyle net sıfır hedefi doğrultusunda ilerliyor. Grup, enerji dönüşümünü kısa vadeli kazanımlarla sınırlı tutmadan, tüm tesislerine yayılan kalıcı bir üretim modeline dönüştürmeyi amaçlıyor. Bu vizyonu özetleyen Çomu, sözlerini şöyle tamamladı: “Hedefimiz, güvenilir üretimi çevresel sorumlulukla birlikte ele alan bir biyoendüstri modeli oluşturmak. Enerji dönüşümü, bu modelin temel yapı taşlarından biri. GES projelerimiz yıllık bazda 80 bin tonun üzerinde karbon salımının önüne geçiyor. Planımız, 2030 yılına kadar karbon nötr üretim modeline geçişi tamamlamak.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

VYeniKonak Projesi’nin inşaat süreci için İlk İnşaat ile sözleşme imzalandı

Türkiye’nin ilk gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketi olarak VakıfBank tarafından kurulan Vakıf GYO, kuruluşunun 30. yılında, İzmir’in Konak ilçesinde hayata geçireceği karma yaşam projesi VYeniKonak için inşaat sürecini başlatacak sözleşmeyi İlk İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret AŞ ile imzaladı. Bu adım, projenin planlama aşamasından uygulama sürecine geçişini simgelerken, Vakıf GYO’nun uzun yıllara dayanan kurumsal deneyimiyle İzmir’de sürdürülebilir ve yüksek katma değer üreten yatırımlar gerçekleştirme vizyonunu da pekiştiriyor. Projenin, sözleşme kapsamında öngörülen 1260 günlük süre içerisinde tamamlanması planlanıyor.

İzmir’in merkezi lokasyonlarından Konak Mersinli’de yer alan VYeniKonakeşsiz ege manzarası ile dikkat çekiyor. Şehir içi ulaşım olanaklarına yakınlığı ve iş ile ticaret merkezlerine kolay erişimi sayesinde stratejik bir konum sunan proje, bölgenin dönüşüm potansiyeline doğrudan katkıda bulunmayı hedefliyor. VYeniKonak, İzmir’in kentsel gelişiminde yeni bir odak noktası olmayı amaçlıyor.

Vakıf GYO Genel Müdürü Onur İNCEHASAN, projeye ilişkin olarak şunları ifade etti:
“VYeniKonak’ı yalnızca karma kullanımlı bir yapı olarak değil; çevresiyle güçlü bağ kuran, bölgenin sosyal ve ekonomik dinamizmini destekleyen ve kent yaşamına yeni bir soluk kazandıran bütüncül bir yaşam alanı olarak kurguladık. Kuruluşumuzun 30. yılında, bu projeyi Vakıf GYO’nun nitelikli şehircilik anlayışının ve sürdürülebilir büyüme vizyonunun güçlü bir yansıması olarak görüyoruz.”                                                      

VYeniKonak: Modern Mimari ve Fonksiyonel Tasarım

İki bloktan oluşan VYeniKonak, modern mimarisiyle İzmir siluetine güçlü bir imza atıyor. Toplam 128.987 m² inşaat alanına sahip olan proje; konut, ofis ve ticari üniteleri bir araya getiren karma kullanımlı yapısıyla şehir yaşamının farklı ihtiyaçlarına bütüncül çözümler sunuyor.

1+1’den 4+1’e kadar farklılaşan daire tipleri, geniş kullanıcı profiline hitap ederken; fonksiyonel planlama ve nitelikli mimari yaklaşımıyla hem bireysel kullanıcılar hem de yatırımcılar için cazip fırsatlar yaratıyor.

İnşaat süreci; kalite, iş güvenliği, zamanında ilerleme ve kaynakların etkin kullanımı ilkeleri doğrultusunda titizlikle yürütülecek. Çevre dostu yeşil bina yaklaşımıyla inşa edilen projede, Vakıf GYO’nun sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda LEED Gold Sertifikası alınması hedefleniyor. Projede, enerji verimliliği, çevresel duyarlılık ve yüksek yaşam kalitesi ön planda tutuluyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Konya’da 703 Bin 449 Nüfusu ile Zirvedeki Yerini Korudu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı nüfus verilerine göre Konya’nın en yüksek nüfusa sahip ilçesi yine Selçuklu oldu.  Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine göre Selçuklu 2025 yılında 703 bin 449 nüfusuyla 50 ili geride bırakan Selçuklu, Türkiye’nin en büyük ilçeleri arasındaki yerini korudu. Böylelikle Selçuklu’nun nüfusu 3 bin 91 kişi arttı.

TÜİK’in verilerine göre 69 bin 553 kişilik nüfusuyla Yazır Mahallesi birinci sırada yer alırken, 40 bin 206 kişilik nüfusuyla Bosna Hersek Mahallesi ikinci, 38 bin 338 kişilik nüfusuyla Sancak Mahallesi üçüncü sırada yer aldı.

Son verilere göre Türkiye’nin nüfusu ise 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre  427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 olurken, Konya’nın nüfusu da 13 bin 385 kişi artarak 2 milyon 343 bin 409 kişi oldu. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi’nden Türk Sanat Müziği Ziyafeti

Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi tarafından Şubat ayı boyunca gerçekleştirilen kültür sanat etkinlikleri sanatseverlerden yoğun ilgi görüyor. Bu kapsamda akademide eğitim alan yetişkin müzik korosu düzenlediği Türk Sanat Müziği Konseri ile sanatseverlerle buluştu. Türk sanat müziğinin klasikleşmiş ve hafızalarda yer edinen eserlerin seslendirildiği konser vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Koro ve solistlerin seslendirdiği seçkin eserler dinleyicilerden tam not aldı. Program boyunca salonda duygu dolu anlar yaşanırken, konseri ilgiyle takip eden dinleyiciler eserlere alkışlarla eşlik etti.

Selçuklu Kongre Merkezi’nde gerçekleşen konsere Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı’nın yanı sıra AK Parti Selçuklu İlçe Başkanı Arif Bağcı ve Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Sami Sağdıç da katıldı.

Başkan Pekyatırmacı: “Sanat Akademimiz Konyalı hemşehrilerimizi sanatla, müzikle, tiyatroyla buluşturmaya devam edecek”

Selçuklu Sanat Akademisi Müzik Topluluğu’nun “Türk Sanat Müziği Konseri” ile sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattığını ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı,“ Öncelikle başta şefimiz, orkestramız olmak üzere tüm koromuza ve solistlerimiz büyük bir alkışı hak ediyor. Konyamızda sanata ne kadar değer verildiği ve ne kadar değerli cevherlerin olduğu bu orkestrayla ortaya çıkmış oldu. Hem solistlerimiz hem koromuz hakikaten muhteşemdi. Böyle bir koroya, böyle bir orkestra, böyle bir seyirci yakışırdı. Özellikle Konyamızın sanatsever güzel insanlarını tebrik ediyorum. Bu zamana kadar Sanat Akademimize gösterdiğiniz ilgiden ötürü hem de sanata verdiğiniz değer ve saygıdan ötürü hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İnşallah Sanat Akademimiz Konyalı hemşehrilerimizi sanatla, müzikle, tiyatroyla buluşturmaya devam edecek ve bundan sonra da sürpriz programlarla Konyalı hemşehrilerimizle birlikte olacağız” dedi.

AK Parti Selçuklu İlçe Başkanı Arif Bağcı ve Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Sami Sağdıç’ta konserde emeği geçenlere ve Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı’ya Selçuklu Sanat Akademisine verdiği desteklerinden dolayı teşekkür etti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Şair Ahmet Erhan, doğum gününde Nilüfer’de özel bir sergiyle anıldı

Nilüfer Belediyesi, Türk şiirinin “Akdenizli” sesi Ahmet Erhan’ı, doğum gününde Edebiyat Müzesi’nde düzenlenen anlamlı bir buluşmayla andı. Şairin yaşamından izler taşıyan ve küratörlüğünü şair, yazar ve editör C. Hakkı Zariç’in üstlendiği “Kenar Mahallede Bir Ahmet Erhan” sergisi 30 Eylül’e kadar ziyarete açık kalacak.

Nilüfer Belediyesi Edebiyat Müzesi, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ahmet Erhan’ı, 68’inci doğum gününde sevenleriyle buluşturdu. Şair, yazar ve editör C. Hakkı Zariç’in katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, hem Erhan’ın şiir dünyası konuşuldu hem de kişisel eşyaları ve eserlerinden oluşan serginin kapıları açıldı.

“BOZKIRDA BİR AKDENİZLİ”

Bursa’da yaşayan yazar, şair ve edebiyatseverlerin ilgi gösterdiği serginin açılışında C. Hakkı Zariç de bir söyleşi gerçekleştirdi. Zariç, Ahmet Erhan’ın Ankara ile özdeşleşmiş bir şair olarak bilinmesine rağmen, köken ve kimlik olarak aslında tam bir Akdenizli olduğunu vurguladı. Erhan’ın şiirlerindeki Akdeniz lirizmine dikkat çeken Zariç, şairin “Alacakaranlıktaki Ülke” kitabıyla başlayan ve 12 Eylül döneminin zorlu koşullarında filizlenen edebiyat serüvenini katılımcılarla paylaştı.

Söyleşide Ahmet Erhan’ın az bilinen yönleri de ele alındı. Zariç, Erhan’ın sinemaya olan ilgisinden ve yakın dostu İbrahim Karaoğlu ile birlikte Sivas Katliamı’nda yitirilen karikatürist Asaf Koçak ile kurguladıkları, ancak metne dökülmeden doğaçlama çekilen “Büyük Simbad” filminin hikayesinden bahsetti. Ahmet Erhan’ın Behçey Aysan, Metin Altıok ve Ahmet Say gibi isimlerle olan dostluklarına da değinen Zariç, şairin yalnızlığı bir yaşam biçimi olarak benimsediğini ve “Nereye gidersem yalnızlığım başkenti orasıdır” anlayışıyla yaşadığını ifade etti.

ÖZEL TASARIMLAR VE İLK BASKILAR BU SERGİDE

Açılışı yapılan “Kenar Mahallede Bir Ahmet Erhan” sergisi, şairin dünyasına görsel bir yolculuk sunuyor. Küratörlüğünü C. Hakkı Zariç’in yaptığı sergide; Ahmet Erhan’ın kitaplarının ilk baskıları, kişisel fotoğrafları, mektupları ve özel eşyaları yer alıyor.

Serginin en dikkat çeken bölümlerinden birini ise ressam Habip Aydoğdu’nun, şairin kitap kapakları için özel olarak hazırladığı akrilik taslaklar oluşturuyor. Ayrıca Vahit Akça’nın hazırladığı çizimler de sergiye renk katıyor.

Şairin yaşam serüveninin ve kuşağının geçmişine ışık tutan “Kenar Mahallede Bir Ahmet Erhan” sergisi, 30 Eylül tarihine kadar Nilüfer Belediyesi Edebiyat Müzesi’nde görülebilir.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ve Efes Deneyim Müzesi’nde Öğrencilere %50 İndirim

 Türkiye’nin tarihi ve kültürel birikimini hikâye anlatımı, deneyim ve teknoloji ekseninde aktaran DEM Müzecilik, Efes Deneyim Müzesi ve Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ile öğrencileri tarihle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda, İzmir ve İstanbul’daki devlet ve özel okullarda eğitimine devam eden 8–24 yaş arasındaki öğrenciler, 01 Şubat–26 Haziran tarihleri arasında her iki müzeyi de %50 indirimli biletlerle ziyaret edebiliyor.

Bizans’tan Osmanlı’ya uzanan 1700 yıllık yolculuk

İstanbul’un kalbinde, Sultanahmet Meydanı’ndaki tarihi Defter-i Hakani Nezareti binasında yer alan Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi, ziyaretçilerini Ayasofya’nın 1700 yıllık geçmişinde büyüleyici bir yolculuğa çıkmaya davet ediyor. Müze, Ayasofya’nın Bizans’tan Osmanlı’ya uzanan tarihini teknoloji destekli görsel ve işitsel uygulamalarla benzersiz bir şekilde anlatıyor. Konstantin, Theodosius, Jüstinyen, Fatih Sultan Mehmet ve Mimar Sinan gibi isimlerin Ayasofya üzerindeki izleri ise yapının mimarisi, kubbesi ve geçirdiği değişimler üzerinden aktarılıyor. Sergi alanı, deneyimin en özel kısımlarından birini oluşturuyor. Burada Ayasofya’nın dördüncü yüzyıldan bugüne uzanan tarihi, çok önemli bir bölümü ilk kez gösterime sunulan tarihi eser koleksiyonu ile sergileniyor. 300’e yakın eser arasında; mabedin mühürlü tuğlaları, Fatih Sultan Mehmet tarafından Ayasofya-i Kebir Camii’ne vakfedilen Kur’an-ı Kerim, Fossatti Kardeşler tarafından yapılan ve kubbedeki dört Seraphim Meleği’nin yüzünü kaplayan bronz madalyonlardan biri, Aziz Tadeos’un kol biçimli rölikeri ve Ayasofya Camii Minber Sancağı gibi eserler yer alıyor. 

Antik çağın gündelik yaşamına açılan kapı

Dünyanın en iyi müzeleri arasında yer alan Efes Deneyim Müzesi, antik çağın en görkemli şehirlerinden biri olan Efes’in büyüsünü ve geçmişini geleceğin teknolojisiyle buluşturuyor. Efes Antik Kenti’nin arkeolojik kalıntıları arasında, antik tiyatronun tam karşısında konumlanan müze; 360 derece mapping ve projeksiyon sistemleri, hologramlar, üç boyutlu akustik ses tasarımları, zemin titreşimleri ile tematik koku ve sis efektlerini kullanarak ziyaretçilerine antik çağın gündelik yaşamını tüm duyularıyla deneyimleme imkânı sunuyor. Müzenin miti ve gerçekliği iç içe sunan görsel anlatımları, ziyaretçileri adeta Efes’in antik çağdaki caddelerine, festivallerine, tapınaklarına, evlerine, çarşı ve pazarlarına götürüyor. Ziyaretçiler, Liman Caddesi’nde yürüyormuş gibi hissederken Artemis Tapınağı’nın mimari görkemine tanıklık ediyor. Teras Evler’e misafir oluyormuş gibi hissediyor. Androklos’tan Kleopatra ve Marcus Antonius’a, Artemis’ten Aziz Pavlus’a Efes’in ünlü simalarıyla tanışıyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Lüleburgaz Belediyesi koro üyelerinden uluslararası başarı

Lüleburgaz Belediyesi Gençlik Korosu ve Çoksesli Çocuk Korosu üyelerinden Zeynep Ece Kaplan, Ada Kurt ve Buğlem Asel Yüksel, katıldıkları uluslararası yarışmalarda derece elde ettiler. Zeynep Ece Kaplan, Flutissimo 2026 Flüt Festivali ve Yarışması’nda birincilik ve jüri özel tebriği ödülü, Ada Kurt, Birmingham Uluslararası Müzik Yarışması’nda Tuba Junior 2 kategorisinde kendi yaş kategorisinde birincilik, Buğlem Asel Yüksel de aynı yarışmada Trombon Junior 1 kategorisinde kendi yaş grubunda ikincilik ödülü kazandı.

Lüleburgaz Belediyesi Gençlik Korosu ve Çoksesli Çocuk Korosu üyelerinden Zeynep Ece Kaplan, Ada Kurt ve Buğlem Asel Yüksel, katıldıkları uluslararası yarışmalarda derece elde ettiler.

Lüleburgaz Belediyesi Gençlik Korosu üyesi ve Trakya Üniversitesi (TÜ) Devlet Konservatuvarı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Coşkun flüt sınıfı öğrencisi Zeynep Ece Kaplan,  Fransa’nın Nice kentinde Association à Travers la Flûte tarafından düzenlenen Flutissimo 2026 Flüt Festivali ve Yarışması’nda, yarışmada verilen en iyi ödül olan “1er Prix à l’unanimité avec félicitations du jury” (Jüri Oybirliği ve Özel Tebriği ile Birincilik) ödülünü R.Guiot ‘Rhapsodie’ eseri ile kazandı.

Lüleburgaz Belediyesi Çoksesli Çocuk Korosu üyesi ve Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Üflemeli Çalgılar Bölümü Ümit Çavuş Brass sınıfı öğrencisi Ada Kurt, Birmingham Uluslararası Müzik Yarışması’nda ‘Tuba Junior 2’ kategorisinde kendi yaş grubunda tek ödül alan yarışmacı olarak birincilik ödülüne layık görüldü.

Lüleburgaz Belediyesi Çoksesli Çocuk Korosu üyesi ve Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Üflemeli Çalgılar Bölümü Ümit Çavuş sınıfı öğrencisi Buğlem Asel Yüksel de Birmingham Uluslararası Müzik Yarışması’nda ‘Trombone Junior 1’ kategorisinde kendi yaş grubunda tek ödül alan yarışmacı olarak ikincilik ödülüne layık görüldü.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ezgi Demirdağ Saydağ, ING Türkiye Operasyon Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi olarak atandı

Dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan ING Türkiye’de üst düzey atama gerçekleşti. Operasyon ve teknoloji alanında geniş bir deneyime sahip olan Ezgi Demirdağ Saydağ, ING Türkiye Operasyon Genel Müdür Yardımcısı (COO) ve İcra Kurulu Üyesi olarak atanıyor. Saydağ’ın, BDDK süreçlerinin tamamlanmasını takiben 16 Şubat 2026 tarihinde yeni görevine başlaması planlanıyor. Saydağ, yeni dönemde ING’nin Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma ve üstün müşteri deneyimi sunma hedefi doğrultusundaki operasyonel dönüşüm çalışmalarına liderlik edecek.

Alper Gökgöz: Ezgi Demirdağ Saydağ’ın stratejik hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. 

Atama ile ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefimizde ilerlerken operasyon alanındaki dönüşümü stratejik bir öncelik olarak konumluyoruz.  Yapay zekâ modelleri ve robotik çözümler ile müşteri deneyimini daha ileriye taşırken, aynı zamanda verimliliği de artırıyoruz. Bu kapsamda dijitalleşme stratejimizde önemli bir yere sahip olan bu kritik göreve, operasyonel ve dijital dönüşüm alanında birçok başarıya imza atmış değerli bir ismin atanmasından mutluyuz. Uluslararası deneyimi, bilgi birikimi ve dönüşüm odaklı bakış açısıyla Ezgi Demirdağ Saydağ’ın stratejik hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum” diye aktardı.

Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden lisansını alan Ezgi Demirdağ Saydağ, Columbia Business School’da MBA programını ve Haas Berkeley Business School’da ise değişim programını tamamladı. Profesyonel kariyerine 2007 yılında McKinsey & Company İstanbul ofisinde başlayan Saydağ, son olarak şirket bünyesinde Ortak rolünde görev yapıyordu. Yönetim ve strateji danışmanı kimliği ile öne çıkan Saydağ, Türkiye ve Orta Doğu’da başta finansal hizmetler ve tüketici sektörleri olmak üzere pek çok kurumun dijital ve operasyonel dönüşüm programlarına liderlik etti. Kariyerinin son yıllarında, dijital ekonomi koşullarında sürdürülebilir değer yaratma ve rekabet avantajı sağlama konularında kurumlara rehberlik eden Saydağ; iş gücünün dönüşümü, yapay zekânın organizasyonlar üzerindeki etkisi ve geleceğin operasyonel modelleri konusunda kapsamlı deneyime sahip. Bu doğrultuda, Türkiye ve bölgedeki farklı sektördeki şirketler için stratejik iş gücü planı, operasyonel ve dijital dönüşüm programlarının hazırlanmasına ve uygulanmasına liderlik etti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Meydan Okumanın Resimleri İmoga Art Space’te

İmoga Art Space, sanatçı Kirkor Sahakoğlu’nun yeni sergisi “DUEL” ile izleyiciyi insanın kendisiyle giriştiği en derin mücadeleye tanıklık etmeye davet ediyor. 5 Şubat’ta açılan sergi, 28 Şubat’a kadar ziyaret edilebilir.

Sanatçı Kirkor Sahakoğlu’nun İmoga Art Space’de ziyarete açılan yeni sergisi “DUEL”, yazar Ursula K. Le Guin’in “Mülksüzler” romanındaki “Bütün duvarlar gibi iki anlamlı, iki yüzlüydü. Neyin içeride, neyin dışarıda olduğu, duvarın hangi yanından baktığınıza bağlıydı.” Cümlesinden ilhamla şekilleniyor. Sergi; içerisi ve dışarısı, görünen ve saklı olan, benlik ve öteki arasındaki sınırların sürekli yer değiştirdiği bir yüzleşme alanı kuruyor.

İçsel mücadelenin resimleri

Felsefi açıdan adeta bir retrospektifi tanımlarcasına, varoluşçu bir anlayışla kurgulanan “DUEL”, izleyiciyi yalnızca bir sanat deneyimine değil, aynı zamanda kişisel bir meydan okuma sürecine çağırıyor. Sahakoğlu, insanın en büyük mücadelesinin çoğu zaman dışarıda değil, kendi içinde yaşandığını hatırlatıyor; “Bu yüzleşmede insan kiminle düelloya girer? Ayna ile mi, yoksa aynadaki suretle mi?” sorusunu ortaya koyuyor.

Sanatçı, izleyiciyi yüzleşmeye ve farkındalığa davet ediyor. Bu süreçte insanın kiminle mücadeleye girdiğini sorguluyor: Aynayla mı yoksa aynadaki suretle mi? Çok az insanın kendisiyle gerçek bir hesaplaşmaya girerek hakikati yakalayabildiğini vurgulayan Sahakoğlu, şöyle devam ediyor:

“Bu düello sonuçta bir rakibin değil, arzuların alt edilmesidir. Zaten en büyük zafer kendine karşı kazanılan değil midir? En büyük rakip insanın kendisi değil midir?”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Cumhuriyet Divası Müzeyyen Senar Osmangazi’de Şarkılarla Anıldı

Türk sanat müziğinin en önemli isimlerinden, “Cumhuriyet’in Divası” olarak anılan Bursalı sanatçı Müzeyyen Senar, ölümünün 11’inci yıl dönümünde Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen özel bir programla anıldı.

Osmangazi Belediyesi, Bursa’nın Keles ilçesine bağlı Gököz Mahallesi’nde dünyaya gelen ve birbirinden özel şarkılarıyla gönüllerde taht kuran Türk müziğinin usta ismi Müzeyyen Senar’ı, vefatının 11’inci yıl dönümünde düzenlenen anlamlı bir programla andı. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirilen anma gecesinde sanatçı Nurcan Başpınar sahne alırken, Müzeyyen Senar’ın en sevilen eserleri salonu dolduran yüzlerce dinleyici tarafından hep bir ağızdan ezgilerle yankılandı.

Renkli görüntülere sahne olan programa; Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in yanı sıra Müzeyyen Senar’ın kızı Sebile Türksoy, Gököz Mahallesi sakinleri ve çok sayıda sanatsever katıldı.

“Müzeyyen Senar Bizim İdolümüzdür”

Yeşil Bursa’da sahne almaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Sanatçı Nurcan Başpınar, “Müzeyyen Senar bizim idolümüz, konservatuvar okuma sebebimizdir. Okuma tavrı, tarzı ve kendine özgü sanatıyla her zaman saygı duyduğumuz bir isim oldu. Bizler de ondan sonra Türk sanat müziğini yaşatmak isteyen sanatçılar olarak, bu anlamlı gecede onun birbirinden kıymetli eserlerini seslendirmekten büyük mutluluk duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Gecenin sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ve Müzeyyen Senar’ın Kızı Sebile Türksoy, geceye katkılarından dolayı sanatçı Nurcan Başpınar’a çiçek takdiminde bulundu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı