Kuru meyve ihracatçılarında Yusuf Gabay seçimi kazandı

Türkiye’nin kuru meyve ihracatının yüzde 55’ini gerçekleştiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nde seçim heyecanı nefesleri kesti. Yusuf Gabay’ın başkan adayı olduğu sarı liste 74 oy alırken, Fatma Behit’in başkan adayı olduğu liste 70 oy aldı. İki başkan adayı seçim sonrasında birlik mesajı verdi.

Yusuf Gabay, 2008-10 yılları arasında Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanlığı yapan Menaşe Gabay’dan sonra Gabay Ailesinden başkanlık yapacak ikinci isim olacak.

Ege İhracatçı Birlikleri’nde genel kurul maratonu Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’yle devam etti. EİB’de bu yılki genel kurullarda 8 birliğin genel kurulu tek listeyle gerçekleşirken, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği çift listeli genel kurula sahne oldu.

Uzun yıllar sonra ilk kez çift listeyle gidilen seçimlerde mevcut Başkan Mehmet Ali Işık aday olmazken, mevcut yönetimde Başkan Yardımcısı olan Yusuf Gabay ve Denetim Kurulu Üyesi olan Fatma Behit yarıştı. Yusuf Gabay 74 oyla seçimi kazanırken, Fatma Behit’in listesi 70 oy aldı.

Genel kurulda konuşan Başkan Yusuf Gabay, Son birkaç yıldır kuru meyve sektöründe yaşanan süreçlerin sektörün tüm taraflarını zorladığını bu zorlukları hem sahada hem de masada hissettiklerini dile getirdi.

 Kuru incir için kriz masası kuracağız

 “Özellikle incir tarafında… kalite sorunları yaşadık, Avrupa Birliği denetimleri arttı, RASSF bildirimleri çoğaldı, ürünler geri döndü… ve ihracatçımız ciddi şekilde hem maddi kayıp hem de itibar kaybı yaşadı” diyen Gabay, “Yani… bu süreçte hepimizin canı yandı. Bunu yok sayamayız. Görmezden gelemeyiz. Biz bu tabloyu net görüyoruz. Ve şunu söylüyoruz. Bunu değiştirmek zorundayız. Bunu yapacak bilgiye de sahibiz, tecrübeye de sahibiz, hazırlığa da sahibiz. Elbette bazı konular tek başına birlik yönetiminin çözebileceği konular değil. Bu iş tek başına olmaz. Üretici ayrı, tüccar ayrı, ihracatçı ayrı hareket ederse… kazanamıyoruz. Ama birlikte hareket edersek… iş değişir. Biz de tam olarak bunu yapmak istiyoruz. Daha fazla insanın içinde olduğu sektör toplantıları, ürün bazlı çalışan ekipler kuracağız. Yedek üyelerin de aktif olduğu bir yapı, daha düzenli geri bildirim mekanizmaları… Özellikle incir için ayrı bir kriz masası kurmak istiyoruz. Teknik ekiplerle çalışan, sahaya dokunan bir yapı. Daha şeffaf, daha sürekli bir iletişim…” şeklinde konuştu.

 Yenilenme şart ama geçmişi yok sayamayız

 “Bu sektörü bu süreçten kim daha sağlıklı çıkarabilir?” diye soran Gabay, “Eleştirmek kolay… Hepimiz yapabiliriz bunu. Ama çözüm üretmek… sahayı bilmeyi gerektirir, kurumları tanımayı gerektirir, uluslararası dengeleri bilmeyi gerektirir… Sektörün ihtiyacı sadece değişim değil. Evet, yenilenme şart. Biz de bunun farkındayız. Zaten listemizde ciddi bir yenilenme yaptık. Ama bizim söylediğimiz şu: Bu değişim… geçmişi yok sayan bir değişim değil. Tecrübeyle yeniliği bir araya getiren, her üretim bölgesinde Manisa, İzmir, Aydın, Malatya ve kuru üzüm / kuru Kayısı / Kuru incir için dengeyi gözeten ve göreve geldiği gün çalışmaya başlayabilecek bir yapı. İşte asıl güç de burada” dedi.

Başkan Gabay, Kuru meyve sektörünün üç lokomotif ürünü kuru incir, kuru üzüm ve kuru kayısıda önümüzdeki dönem yapacaklarını da şöyle özetledi;

“Kuru İncirde… sorunu sadece ihracatta değil, en başında, üretimde ele alacağız. Eğitimle, sahayla, sistemli bir yapıyla ilerleyeceğiz. Geçici değil, kalıcı çözümler hedefleyeceğiz. Bu sorunların çözümü için her aşamada mücadele etmek istiyoruz. Üreticiyle birlikte /Bakanlıkta /AB nezdinde Üniversite, Tübitak ve İncir Araştırma Merkezi ile koordineli projeler yürüteceğiz.

Kuru Kayısıda… Maalesef geçen sene yaşadığımız don felaketi ve fiyat dalgalanmaları Türk Kayısının raflardaki yerini başka orijinden olan kayısılara bırakmasına neden oldu. Tekrar raflardaki yerimizi geri kazanmak için gerekli pazarlama ve reklam faaliyetlerinde bulunacağız.

Kuru Üzümde…Çoklu pestisit konusunu ve TMO’nun etkilerini daha güçlü şekilde gündeme alacağız. Bu konuda her zaman bize destek olan Tariş Üzüm birliğine sektörümüz adına teşekkür etmek istiyorum. 

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı iş programı ve bütçesi kabul edildikten sonra seçimlere geçildi.

Yusuf Gabay’ın Yönetim Kurulu Listesi; “Şemsettin Özgür, Ferhat Şen, Birol Celep, Osman Öz, Ahmet Bilge Göksan, Eliya Alharal, Nejat Almış, Barış Bayhan, Naci Çetin ve Mehmet Usta”dan oluşurken, Denetim Kurulu’nda; “Ziya Aksüt, Erkan Geyik ve Emre Tuğrul” yer aldı.

Yusuf Gabay kimdir?

1980 yılında İzmir’de dünyaya gelen Yusuf Gabay, Ege Üniversitesi İktisat Bölümü’ndan mezun oldu.

Kuru meyve sektöründe Türkiye’nin en köklü firmalarından Gabay Dış Tic. ve Gıda Sanayi A.Ş.’de kuru meyve sektöründe 4. nesil temsilcisi olarak, 25 yıldır aktif iş hayatında yer alan Gabay, 2014 yılında Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’na girdi. 2022 yılında Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı olan Gabay, İngilizce ve Fransızca biliyor. Evli ve iki çocuk babası.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bakırköy’de 23 Nisan Coşkusu Festivalle Yaşanacak

Bakırköy Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı 21-23 Nisan tarihleri arasında düzenleyeceği “Bakırköy Egemenlik Festivali” ile kutlamaya hazırlanıyor. İlçenin farklı noktalarında gerçekleştirilecek etkinliklerde çocuklar için atölyelerden gösterilere, uçurtma şenliğinden yürüyüşe kadar birçok program yer alacak.

Bakırköy Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında çocuklara özel dopdolu bir festival programı hazırladı. “Bakırköy Egemenlik Festivali” adıyla gerçekleştirilecek etkinlikler, üç gün boyunca ilçenin farklı noktalarında çocukları eğlence ve öğrenmeyle buluşturacak.

21 Nisan’da festival başlıyor

Festivalin ilk günü olan 21 Nisan’da Bakırköy Sanatçılar Parkı’nda saat 16.00’da başlayacak etkinliklerde DJ performans, çocuk atölyeleri, çocuk oyunları, yarışmalar, sihirbaz gösterisi, “Limon Abla” etkinliği, karaoke, palyaço, balon gösterisi, seramik atölyesi, taş boyama, oyun parkuru, dilek ağacı, kitap ve çanta boyama aktiviteleri ile ikramlıklar yer alacak. Aynı gün saat 16.00’da Bakırköy Belediyesi Meclis Salonu’nda Çocuk Meclisi Toplantısı gerçekleştirilecek.

22 Nisan’da uçurtmalar gökyüzünü süsleyecek

22 Nisan’da ise Yeşilköy Feneri önü, “Gökyüzü Çocukların” temasıyla düzenlenecek Uçurtma Şenliği’ne ev sahipliği yapacak. Saat 16.00’da başlayacak etkinlikte DJ performans, çocuk atölyeleri, karaoke, palyaço, sihirbaz, balon gösterisi, seramik ve taş boyama atölyeleri, ahşap boyama, çocuk oyunları, oyun parkuru, yarışmalar ve ikramlıklarla çocuklar bayram coşkusunu gökyüzüne taşıyacak.

23 Nisan’da kutlamalar zirveye ulaşacak

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda ise etkinlikler gün boyu sürecek. Saat 13.00’te Leyla Gencer Sahnesi’nde “Sihirli Oyuncak” adlı çocuk oyunu ücretsiz olarak sahnelenecek. Aynı saatte Bakırköy Belediye Binası önünden klasik vosvos araçlarla şehir turu gerçekleştirilecek. Saat 14.00’te Bakırköy Cumhuriyet Meydanı’nda DJ performans, çocuk atölyeleri, yarışmalar, sihirbaz gösterisi, “Limon Abla” etkinliği, karaoke, palyaço, balon gösterisi, seramik ve taş boyama atölyeleri ile çeşitli etkinlikler düzenlenecek

Kutlamalar saat 17.30’da Ebuzziya Caddesi’nde bando takımı eşliğinde gerçekleştirilecek Milli Egemenlik Yürüyüşü ile devam edecek. Program, saat 18.30’da Cumhuriyet Meydanı’ndaki DJ performansıyla sona erecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nilüfer’de müzik, yemek ve göç hikayeleri harmanlandı

Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu’nun ev sahipliği yaptığı “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” etkinliğinde, yemeğin sosyolojisi ve göç hikayeleri konuşuldu. Etkinlikte, hamur işlerinin gündelik yaşamdaki ekonomik yerinden, Çerkez sürgününün mutfak kültürüne yansımalarına kadar pek çok konu ele alındı.

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen, Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın kurgusu ve sunumuyla gerçekleşen “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” programının bu ayki konukları, araştırmacı Durmuş Durukan ve Zeynep Mısra Türker oldu. Bayram geleneklerinden göç hikayelerine uzanan söyleşide, yemeğin sadece doyurucu bir fiziksel ihtiyaç değil, aynı zamanda kültürel bir bellek ve toplumsal bir ifade biçimi olduğu vurgulandı. Etkinliği, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan da takip etti.

Söyleşide konuşan Durmuş Durukan, yemek sosyolojisi ve hamur işlerinin toplumsal hayattaki yeri üzerine yaptığı araştırmaları aktardı. Siyaset bilimi, medya ve kültürel çalışmalar alanında eğitimini mutfak sanatlarıyla birleştiren Durukan, Anadolu’da otuza yakın ili gezerek hamur işleri üzerine saha çalışmaları yaptığını belirtti.

LEZZETLERE SOSYOLOJİK BAKIŞ

Modern gastronomi trendleri ile geleneksel lezzetleri sosyolojik bir pencereden kıyaslayan Durukan, hamur işlerinin ekonomik kriz dönemlerindeki işlevine dikkat çekti. Durukan, “Popüler kültürde füzyon mutfağı veya şatorbiryan gibi lezzetler trend olurken, Kürt böreği gibi geleneksel hamur işleri usta-çırak ilişkisiyle ve 50 yıldır değişmeyen yapısıyla varlığını sürdürüyor. Enflasyonun arttığı dönemlerde insanların hamur işine yöneldiğini görüyoruz. Börek, kapitalizme hizmet eden modern gastronomi mekanların aksine, insanın gündelik öğünlerini daha uygun maliyetle geçiştirmesini sağlıyor ve günü kurtarıyor” ifadelerini kullandı.

ÇERKEZ KÜLTÜRÜ VE YEMEKLERİ

Çerkez kültürü ve yemekleri üzerine tez çalışmaları yapan Zeynep Mısra Türker ise, Çerkez diasporasının mutfak alışkanlıklarının ardındaki tarihi travmalara değindi. 21 Mayıs 1864 Çerkez Sürgünü’nün toplum üzerindeki derin etkilerini anlatan Türker, sürgün sırasında Karadeniz’de yaşanan büyük can kayıpları nedeniyle Çerkezlerin balık tüketmekten kaçındığını, bunun yerine et ve et ürünleri ağırlıklı bir beslenme rutini geliştirdiklerini ifade etti.

Geleneksel “Haluj” yapımının sadece bir mutfak mesaisi olmadığını belirten Türker, “Kadınların bir araya gelerek haluj yapması, aslında diasporada yaşayan bir halkın anavatanla bağlarını canlı tutma çabasıdır. Bu buluşmalar, kimliğin çocuklara ve gençlere aktarıldığı, birlik ve beraberliğin pekiştirildiği çok önemli bir kültürel aktarım alanıdır” dedi.

Gastronomi, tarih ve sosyolojinin iç içe geçtiği söyleşi, kültürel dokuya uygun müzik ve yöresel lezzet sunumlarıyla renklendi. Katılımcılara pelür kağıdına sarılı Kürt böreği, Paskalya çöreği ve Antakya kahkesi ikram edilirken; bu kültürel çeşitliliğe Fairouz şarkıları ve “Leylim Ley” ezgileri eşlik etti. Baharın gelişinin gelincik şerbetiyle kutlandığı gece, tomara tavası ikramı ve Çerkez Derneği’nin sunduğu coşkulu müzik ve dans performansıyla sona erdi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İBB Şehir Tiyatroları’nda Bu Hafta (22-25 Nisan 2026)

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025-2026 tiyatro sezonunun yeni haftasında 7 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.

Şehir Tiyatroları’nda bu hafta sanatseverleri Murat Mahmutyazıcıoğlu’ndan Lyudmila Razumovskaya’ya, Bilgesu Erenus’tan Savaş Dinçel’e klasik ve modern yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.  

Bu hafta Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, Sevgili Yelena Sergeyevna, Yaftalı Tabut, Uçurtmanın Kuyruğu, Gölge, Çingene Boksör, Öksüzler adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

Oyun biletleri, gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

Bu Haftanın Programı (22-25 Nisan 2026)

SEN İSTANBUL’DAN DAHA GÜZELSİN (16+ Yaş)

Bir ailenin üç kadını; anneanne, kız ve torun… Üçünün ortak yazgısı, aynı mekanda, dile gelenlerden daha çok içlerinden sessiz sedasız geçen cümlelerde gizli… Erkeklerin yalnız ve eksik bıraktığı yaşamlarında, birbirlerine tutunurken ve giderek birbirine benzerken, geçmiş, şimdi ve gelecek içiçe geçiyor. Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, İstanbul fonunda Ayfer, Başak ve Melis’in hikâyesini anlatıyor. Kadının değişmeyen hikâyesini…

“Kucağıma almışım seni… yürümüşüz beraber, çelik tellere bakmışım, çimentoya, karşıdan yeni yeni çıkan uzun binalara… yerdeki asfalta bakmışım… yolun yarısında yorulanların sigara dumanları arasından geçmişiz, ter kokusu her yer Allah kahretsin, “boğaz havasının içine ettiniz” diye bağırdım. ‘gel kız eve gidiyoruz, sen İstanbul’dan daha güzelsin’ O gün hayatımın en güzel günüymüş, meğerse…”

Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, anlatı geleneğiyle tiyatronun çağdaş araçlarını buluşturan oyun, “üç anlatıcı’lı bir kurguyla ilerliyor. Mekânın birliğine hikâyenin parçalanmışlığı ekleniyor ve farklı bir kurgu ortaya çıkıyor. Bu kurgu, geçmiş, gelecek ve şimdide çakılı kalmış üç hikâyeyi birleştiriyor. Zamanla üç hikâye de tekleşiyor ve ‘kadın’ın hikâyesine dönüşüyor…

Oyunda Esin Umulu, Şebnem Köstem, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 22-25 Nisan 2026 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

SEVGİLİ YELENA SERGEYEVNA (16+Yaş)

İdealist ve ilkeli matematik öğretmeni Yelena Sergeyevna mütevazı evinde annesiyle birlikte yaşamaktadır Okul dışında uzun süredir hasta olan annesiyle de ilgilendiği rutin bir günün sonunda evinin kapısı çalınır. Öğrencileri o gün doğum günü olan öğretmenlerini kutlamak için ellerinde çiçekler ve hediyelerle kapıda durmaktadır. İlk bakışta oldukça sıradan bir kutlama olarak başlayan gece ilerleyen saatlerde bambaşka bir boyut alır. Etekteki taşların dökülmesi ile bu sürpriz ziyaretin masum bir kutlamadan fazlası olduğu ortaya çıkar.

Sovyetler Birliğinde geçen ve Perestroyka’nın ilk yıllarında kaleme alınan oyun, etik çöküşün eşiğindeki bir toplumu mercek altına alıyor. Değerler çatışması ve bireysel çıkarlar uğruna neler yapılabileceği başta olmak üzere bugün hala varlığını koruyan pek çok soruna da ışık tutmayı ihmal etmiyor.

Lyudmila Razumovskaya’nın yazdığı, Belgi Paksoy’un çevirdiği, Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Ayşecan Tatari, Cihat Faruk Sevindik, Direnç Dedeoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Hazal Uprak rol alıyor. Oyun, 22-25 Nisan 2026 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

YAFTALI TABUT (16+ Yaş)

Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikâyesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.

Bilgesu Erenus’un yazdığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Derya Keykubat, Lale Kabul, Mana AlkoySelin Türkmen, Şenay Bağ rol alıyor. Oyun, 22-25 Nisan 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

UÇURMANIN KUYRUĞU (13+ Yaş)

Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar. Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Ali YoğurtçuoğluGün Koper rol alıyor. Oyun, 22-25 Nisan 2026 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

GÖLGE (16+ Yaş)

Bir insanın düşünceleri davranışlarını ne kadar etkileyebilir? İç sesimiz olmadan yaşayabilir miydik? Peki bazı düşüncelerimiz başka bir kişi olarak karşımıza dikilseydi ne olurdu? Oyun, Carl Jung’un “gölge” kavramı ekseninde oyunculuk eğitimi almış bir kadının iç dünyasıyla, mesleğiyle, sosyokültürel çevresiyle olan çatışmalarını sahneye taşıyor.

Yağmur Topçu’nun yazdığı, Ahmet Kahvecioğlu’nun yönettiği oyunda Ahmet Kahvecioğlu, Berfin Berber, Yağmur Topçu rol alıyor. Oyun, 22-25 Nisan 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇİNGENE BOKSÖR(16+ Yaş)

1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahkûm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…

Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 22-25 Nisan 2026 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

ÖKSÜZLER (16+ Yaş)

Çağdaş İngiliz tiyatrosunda toplumsal yaşama dair eleştirel yaklaşımıyla tanınan Dennis Kelly, dışarıdaki kirlenmiş ve tehlikeli dünyaya rağmen mutlu aile hayatı kurmaya çalışan çiftin hayallerinin bir gecede nasıl alt üst olabileceğini gösteriyor. Aile, kadının erkek kardeşi tarafından kriminal bir olayın içine çekiliyor. Çember daraldıkça insan tabiatının karanlık yönleri ortaya çıkmaya başlıyor; bütün bireysel değerler ve aile bağları çözülüyor. Ahlakın, vicdanın, sadakatin, iyilik ve kötülüğün sınırları çarpıcı olay örgüsü etrafında sorgulanıyor.

Gençlik Günleri “İç Yapımlar” kapsamında genç oyuncularımızın hazırladığı oyun 2025 sezonunda repertuarımıza kazandırıldı. 

Dennis Kelly’nin yazdığı, Selin Girit’in çevirdiği, Ogeday Erkut’un yönettiği oyunda Ersin Bağcıoğlu, İpek Uğuz, Ogeday Erkut rol alıyor. Oyun, 25 Nisan 2026 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

İyi seyirler…

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Huqqabaz 23 Nisan’ı Dört Gün Boyunca Atölye Deneyimleriyle Kutluyor

HuQQabaz, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Cedgo Çocuk Atölyesi iş birliğiyle hazırladığı özel program kapsamında kutluyor. 23–26 Nisan tarihleri arasında HuQQabaz Tema World, Kayaşehir, Mall of İstanbul ve First Avenue şubelerinde gerçekleşecek program; çocuklara farklı disiplinlerde deneyim alanı sunarken, ailelerin de sürece dahil olabileceği bütüncül bir buluşma ortamı oluşturuyor.

Cedgo iş birliğiyle hazırlanan programda çocuklar; el becerisi, yaratıcılık, dikkat gelişimi ve doğa farkındalığını destekleyen atölyelerle buluşuyor. Gün boyunca gerçekleştirilecek etkinlikler arasında kurabiye süsleme, kumbara boyama, saksı boyama ve sukulent dikim, taş boyama, mandala ve kum boyama ile drama atölyeleri yer alıyor. Ayrıca yüz boyama, resim etkinlikleri, çocuk treni ve dans aktiviteleri de program akışına eşlik ediyor.

Farklı yaş gruplarına özel olarak tasarlanan bu atölyeler, 23 Nisan’ın anlamına uygun şekilde çocukların öğrenme, üretme ve ifade becerilerini destekleyen bir deneyim alanına dönüşüyor.

Etkinlik boyunca çocukları özel sürpriz hediyeler de bekliyor. Ayrıca HuQQabaz’ın kids menüsünde yer alan Kids Pizza, Kids Burger, Köfte & Patates, Kids Profiterol ve Cookie Burger gibi seçenekler ile çocuklara uygun doğal içerikli içecek alternatifleri de 23 Nisan programına eşlik edecek.

HuQQabaz, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na özel hazırladığı bu programla çocuklara gelişim odaklı bir deneyim alanı sunarken, ailelerin de birlikte vakit geçirebileceği bir buluşma ortamı yaratıyor.

HuQQabaz Kurumsal İletişim ve Pazarlama Direktörü Ozan Bayraklı konuyla ilgili şunları söyledi:
 “HuQQabaz’da deneyimin önemli bir parçasını birlikte geçirilen zaman ve paylaşılan anlar oluşturuyor. 23 Nisan programımızı da bu yaklaşım doğrultusunda ele alarak, çocukların yaratıcılığını ve üretim becerilerini destekleyen atölyeleri ailelerin birlikte katılım gösterebileceği bir deneyim tasarladık. Önümüzdeki dönemde bu yaklaşımı sürdürülebilir bir program yapısına dönüştürmeyi hedefliyoruz.”

HuQQabaz 23 Nisan Çocuk Atölyesi programı dört şubede de gün boyunca aynı akışla gerçekleşirken, yalnızca 12.00–14.00 saatleri arasındaki atölye içeriği şubeye göre farklılaşıyor.

Tema World’de kumbara boyama atölyesi, Kayaşehir’de saksı boyama ve sukulent dikim atölyesi, Mall of İstanbul’da taş boyama atölyesi, First Avenue’da ise mandala boyama atölyesi çocuklarla buluşacak.

HuQQabaz 23 Nisan Çocuk Atölyesi Takvimi

23 Nisan Perşembe – HuQQabaz Tema World

24 Nisan Cuma – HuQQabaz Kayaşehir

25 Nisan Cumartesi – HuQQabaz Mall of İstanbul

26 Nisan Pazar – HuQQabaz First Avenue

HuQQabaz 23 Nisan Çocuk Atölyesi Programı

11.00-12.00 Kurabiye Süsleme Atölyesi (4-8 yaş)

12.00-14.00 Kumbara Boyama Atölyesi (5-9 yaş) / Saksı Boyama ve Sukulent Dikim Atölyesi (5-9 yaş) / Taş Boyama Atölyesi (5-9 yaş) / Mandala Boyama Atölyesi (9-14 yaş)

14.00-15.30 Kum Boyama Atölyesi (4-9 yaş)

15.30-16.00 Palyaço ile Çocuk Treni ve Çocuk Dansları ile Eğlence (her yaşa uygun)

16.00-17.00 Drama Atölyesi (3-7 yaş)

Tüm gün yüz boyama ve resim etkinliği

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Konya Şehir Tiyatrosu “Kafesten Bir Kuş Uçtu” Adlı Tiyatro Oyununu İlk Kez Sahneledi

Konya Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Dale Wasserman tarafından oyunlaştırılan ve Bilge Koloğlu’nun çevirisiyle Türkçe’ye kazandırılan Amerikalı Yazar Ken Kesey’in ünlü başyapıtı “Kafesten Bir Kuş Uçtu” adlı tiyatro oyununu ilk kez Konyalı tiyatroseverlerle buluşturdu. Otorite ile birey arasındaki çatışmayı ve kahramanlık ile menfaat arasındaki gri alanı sorgulayan tiyatro oyunu seyircilerden tam not aldı.


Konya Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından “Kafesten Bir Kuş Uçtu” adlı eserin prömiyeri (ilk oyun) gerçekleştirildi.

Selçuklu Kongre Merkezi’nde sahnelenen Amerikalı Yazar Ken Kesey’in ünlü başyapıtı oyun tiyatroseverlerden büyük ilgi gördü.

Dale Wasserman tarafından oyunlaştırılan ve Bilge Koloğlu’nun çevirisiyle Türkçe’ye kazandırılan eser, Tolga Özenç Özençel’in rejisi ve metin düzenlemesiyle Konya Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu öncülüğünde sahneye taşındı.

Otorite ile birey arasındaki çatışmayı ve kahramanlık ile menfaat arasındaki gri alanı sorgulayan tiyatro oyunu seyircilerden tam not aldı.

Tiyatroseverler, oyunu heyecan içinde izlediklerini, oyunculukların ve sahne tasarımının çok başarılı olduğunu belirterek, emeği geçen herkese teşekkür etti.

“Kafesten Bir Kuş Uçtu” adlı oyun, Konya Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından 1 Mayıs Cuma ve 2 Mayıs Cumartesi günü saat 19.00’da Selçuklu Kongre Merkezi’nde yeniden sahnelenecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

2025’i 61 milyon dolar ciro ile tamamlayan Omega Grup, 2026’da büyümeye devam ediyor

Mühendislik, enerji teknolojileri ve entegre teknik hizmetler alanlarında faaliyet gösteren Omega Grup, 2025 yılında ortaya koyduğu performansı 2026’nın ilk çeyreğinde somut adımlarla destekledi. 75 farklı sektörde 4000’in üzerinde şirkete hizmet sunan Grup, yeni dönemde hem finansal hem de organizasyonel dönüşüm başlıklarıyla büyüme stratejisini sahaya yansıtmaya devam ediyor. 

“İhracat oranımızı %65’e yükseltmeyi hedefliyoruz” 

2026 yılı hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Omega Grup Yönetim Kurulu Başkanı Öner Çelebi, yılın ilk çeyreğinde atılan adımların büyüme planlarını desteklediğini vurguladı. Türk lirası bazında yüzde 70, dolar bazında ise yüzde 40 büyüme hedefleri doğrultusunda özellikle enerji teknolojileri ve mühendislik alanında kapasite artışına odaklandıklarını belirten Çelebi, şöyle devam etti: “2025 yılında Omega Enerji Teknolojileri AŞ bünyesinde yüzde 47 seviyesinde gerçekleşen ihracat oranını, 2026’da yüzde 65’e yükseltmeyi hedefliyoruz. İlk çeyrekte yeni pazarlara erişim ve uluslararası iş birlikleri tarafında önemli gelişmeler kaydettik. Rekabetçi teknoloji çözümlerimizle bu ivmeyi yıl geneline yaymayı amaçlıyoruz.” 

2025 yılında elde edilen operasyonel kazanımların 2026 hedeflerine güçlü bir temel oluşturduğunu belirten Çelebi, ilk çeyrekte operasyonel gelişimin öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldığını ifade etti. Büyümeyi çok boyutlu olarak ele aldıklarını söyleyen Çelebi, sözlerini şöyle sürdürdü: “İhracat kapasitemizi artıran, insan kaynağımızı geliştiren ve iş yapış süreçlerimizi daha verimli hale getiren bir yaklaşım benimsiyoruz. Yılın ilk çeyreğinde bu alanlarda önemli ilerlemeler sağladık. Amacımız; güçlü insan kaynağı, artan ihracat performansı ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımıyla Omega Grup’un konumunu daha da sağlamlaştırmak.” 

İlk çeyrekte organizasyonel dönüşüm hız kazandı

30 yılı aşan deneyimiyle büyük ölçekli mühendislik projelerinden bireysel ihtiyaçlara kadar geniş bir hizmet alanında faaliyet gösteren Omega Grup, operasyonel mükemmeliyeti odağına alarak kalite standardını ileri taşımayı sürdürüyor. Bu kapsamda organizasyonel gelişim başlıkları 2026’nın ilk çeyreğinde yeniden yapılandırıldı; oryantasyon süreçlerinden çalışan gelişim programlarına, kurum içi bilgi paylaşım kültüründen yetkinlik artırıcı uygulamalara kadar birçok alanda yeni adımlar devreye alındı. Bu yaklaşımın, operasyonel verimliliği artırırken kurumsal sürdürülebilirliği destekleyen güçlü bir zemin oluşturması bekleniyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

TÜMKİAD İstanbul İl Başkanlığı Açılışı Yoğun Katılımla Gerçekleşti

19 Nisan’da, İstanbul’un önemli organizasyon alanlarından Yahya Kemal Beyatlı Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen TÜMKİAD İstanbul İl Başkanlığı açılışı, binlerce kişinin katılımıyla dikkat çekti. Etkinlikte, farklı kesimlerden davetliler aynı çatı altında buluşarak birlik ve dayanışma mesajı verdi.

Programda konuşan Nihat Tanrıkulu, böylesine geniş katılımlı bir organizasyonda gönüldaşlarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Tanrıkulu, İstanbullular başta olmak üzere, programa katılan devlet temsilcilerine, bürokratlara, akademisyenlere, sağlık çalışanlarına, hukuk camiasına ve iş dünyasına teşekkür etti.

Açılışın yalnızca bir idari adım olmadığını vurgulayan Tanrıkulu, bu buluşmanın aynı zamanda ortak hedefler doğrultusunda kenetlenmenin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti. Gönüllülük ve samimiyet temelinde bir araya gelen katılımcıların, oluşturulan yapının en önemli parçası olduğunu belirtti.

TÜMKİAD’ın bu birliktelikle birlikte Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunacak yeni projelere imza atmayı hedeflediğini kaydeden Tanrıkulu, destek veren herkese şükranlarını sundu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Büyükakın’dan Z raporu; 55.4 milyarlık yatırım, sıfır borç

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, 2 saat süren “Sadece Hizmet Ettik” sunumunun sonunda Z raporu verdi. Büyükakın, “Şehrimizin insanına, emaneti devraldığımız insanlara yalan söylemedik. Kentin kaynağını israf etmedik, asla bu milletin emanetine ihanet etmedik” dedi.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Sadece Hizmet Ettik” başlıklı toplantısında 2 yılda hayata geçirdikleri çalışmaları anlattı. Başkan Büyükakın yaklaşık 2 saat süren sunumunun sonunda “Bu bir şiir değil. Bir Z raporu. Hesap vermenin raporu” diyerek çok önemli açıklamalarda bulundu. İki yılda toplamda 55,4 milyar liralık yatırıma imza attıklarını belirten Başkan Büyükakın şunları söyledi:

“4.5 MİLYARLIK BORÇ ÖDENDİ”

“55 milyar 400 milyon liranın içinde yatırım değeri olarak ifade edilmeyen işler de var. Ve hiç borçlanmayarak hizmet yaptık. 6 milyar borcu 1,6 milyara düşürerek. Yani borçlanmadık. Borç ödedik, üzerine de iş yapamaya devam ettik. Bunu yaparken gevezelik etmedik, polemik yapmadık. Çünkü biz polemik yapmaya başladığımızda bu kontrolden çıkıp yarın bambaşka yerlere gidip şehrin huzuru kaçmasın dedik.

“HALKI YANILTIYORLAR”

Yeri geldi iftiraya varan şeyler söylendi. 198 milyona sanatçı getirdiğimiz söylendi. Düpedüz iftiraydı. Kuyruklu yalan. Nereye geldi belli değil. Kim geldi belli değil. Ama 198 milyona sanatçı getirdi dediler. Yine biz efendi durduk dedik ki. Yanıltılmışsınız herhalde, çıkın bir düzeltme yapın dedik. Basit bir özür dileyin, kusura bakmayı yanlış söyleşimiz deyin. Dediler mi, demediler. Biz haddi aştık mı aşmadık. Ama şehrimizin itibarını ve kendi itibarımızı savunacağız. Gerekeni söyleyeceğiz.

“YETER Kİ ŞEHİR KAZANSIN”

Önemli olan bu şehrin kazanması. Bu bir nöbet, bu bir emanet. Koltuğa oturulan gün değil, kalkılan gün önemli. Elhamdülillah, ben şehrimin insanına, emaneti devraldığım insanlara yalan söylemedim. Ben bu şehrin insanının kaynağını, kamunun parasını yetimin hakkını bile isteye, kasten ziyan etmedim, israf etmedim. İnsanları kandırabilirsiniz, ama yarın hesap gününde Allah’ı kandırma şansınız yok. Hepsi yazıyor. Biz bunu düşünerek çalışıyoruz. Bilerek, asla bu milletin emanetine ihanet etmedim. Hesabını veriyorum, arz ederim.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Çerçioğlu Aydınlıları Kültür ve Sanat Etkinlikleriyle Buluşturmayı Sürdürüyor

Çerçioğlu’nun öncülüğünde Aydın’ın dört bir yanında gerçekleştirilen kültür ve sanat etkinlikleri vatandaşlarla buluşmaya devam ediyor. Aydın Kültür ve Sanat Şenliği, her gün farklı ilçelerde düzenlenen etkinliklerle sürüyor.

Şenlik kapsamında her gün Aydın’ın farklı ilçelerinde tiyatro oyunları, müzikaller, konserler ve sergiler her yaştan sanatseverle buluşuyor. Etkinliklerden duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, kültür ve sanatı kentin her köşesine ulaştıran Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.
Aydın Kültür ve Sanat Şenliği devam edecek
Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Aydın Kültür ve Sanat Şenliği, kentin dört bir yanında vatandaşlarla buluşmayı sürdürecek. Şenlik etkinlikleri kapsamında; 20 Nisan Pazartesi günü Didim’de ‘Anadolu’dan Türküler’ konseri ve Yenipazar’da ‘Pepee’ tiyatrosu, 21 Nisan Salı günü Efeler’de ‘Pepee’ tiyatrosu ve Koçarlı’da ‘Kader Böyleymiş’ tiyatrosu, 22 Nisan Çarşamba günü Karacasu’da ‘Pepee’ tiyatrosu, 23 Nisan Perşembe günü İncirliova’da ‘Pepee’ tiyatrosu, 24 Nisan Cuma günü Koçarlı’da ‘Pepee’ tiyatrosu, 25 Nisan Cumartesi günü Didim’de ‘Pepee’ tiyatrosu, 26 Nisan Pazar günü Nazilli’de ‘Pepee’ tiyatrosu sahnelenecek.
Etkinlikler; Yenipazar’da Atatürk Kültür Merkezi’nde, Efeler’de Şükran Güngör – Yıldız Kenter Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu’nda, Karacasu’da Karacasu Kültür Merkezi’nde, İncirliova’da İncirliova Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu’nda, Koçarlı’da Mevlüt Şahinci Konferans Salonu’nda, Didim’de Atatürk Kültür Merkezi’nde ve Nazilli’de Yeşilyurt Kültür Merkezi’nde düzenlenecek.
Etkinlikler için ücretsiz biletler; Yenipazar’da Yenipazar Belediyesi’nden, Efeler’de Vali Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nden, Karacasu’da Karacasu Kültür Merkezi AYBA biriminden, İncirliova’da İncirliova Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nden, Koçarlı’da Aydın Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası AYBA biriminden, Didim’de Atatürk Kültür Merkezi’nden ve Nazilli’de 23 Nisan Parkı Öğrenci Çalışma Salonu’ndan temin edilebilecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı