Ücretli Çalışan İstatistikleri, Aralık 2025

 

Ücretli çalışan sayısı yıllık %1,2 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2025 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,2 arttı. Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 15 milyon 583 bin 773 kişi iken, 2025 yılı Aralık ayında 15 milyon 763 bin 671 kişi oldu.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2025 Aralık ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe %3,6 azaldı, inşaat sektöründe %7,0 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe %2,6 arttı.

Ücretli çalışanlar, Aralık 2025
(Bin kişi)

Ücretli çalışanların sektörlere göre dağılımı, Aralık 2025

Sektör Ücretli çalışan sayısı Yıllık
fark
Yıllık
değişim
(%)
Aralık 2025 Aralık 2024
B-N Toplam (Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmetler) 15 763 671 15 583 773 179 898 1,2
B-E-Sanayi 4 804 861 4 984 271 – 179 410 -3,6
B-Madencilik ve taş ocakçılığı 139 489 140 647 -1 158 -0,8
C-İmalat 4 453 557 4 634 190 – 180 633 -3,9
D-Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı 147 458 142 769 4 689 3,3
E-Su temini; kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetleri 64 357 66 665 -2 308 -3,5
F-İnşaat 1 983 945 1 853 840 130 105 7,0
G-N-Ticaret ve hizmetler 8 974 865 8 745 662 229 203 2,6
G-Ticaret 3 472 493 3 409 380 63 113 1,9
H-Ulaştırma ve depolama 1 310 653 1 264 000 46 653 3,7
I-Konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri 1 243 057 1 179 077 63 980 5,4
J-Bilgi ve iletişim 298 815 295 414 3 401 1,2
K-Finans ve sigorta faaliyetleri 363 274 351 673 11 601 3,3
L-Gayrimenkul faaliyetleri 134 248 119 975 14 273 11,9
M-Mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler 692 373 668 963 23 410 3,5
N-İdari ve destek hizmet faaliyetleri 1 459 952 1 457 180 2 772 0,2

Ücretli çalışan sayısı aylık %0,1 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2025 Aralık ayında bir önceki aya göre %0,1 arttı.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2025 Aralık ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe %0,1 azaldı, inşaat sektöründe %0,6 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe %0,2 arttı.

Ücretli çalışanların aylık değişim oranları (%), Aralık 2025

Ücretli çalışanların sektörlere göre aylık değişim oranları (%), Aralık 2025

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Süt ve Süt Ürünleri Üretimi, Aralık 2025

Ticari süt işletmelerince 930 bin 898 ton inek sütü toplandı

Ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı, Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,7 azaldı, Ocak-Aralık döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %0,5 azaldı.

Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, inek peyniri üretimi %0,5 azaldı, ayran ve kefir üretimi %14,9 arttı, yoğurt üretimi %10,0 arttı, içme sütü üretimi %3,6 azaldı, tereyağı ve sadeyağ üretimi %0,3 azaldı. Ocak-Aralık döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre, inek peyniri üretimi %1,3 arttı, ayran ve kefir üretimi %9,3 arttı, yoğurt üretimi %5,5 arttı, içme sütü üretimi %3,9 arttı, tereyağı ve sadeyağ üretimi %5,5 arttı.

Toplanan inek sütü ve üretilen süt ürünleri miktarı, Aralık 2025

(Ton)

  Aralık Ocak-Aralık
  2024 2025 Değişim
(%)
2024 2025 Değişim
(%)
Toplanan inek sütü 947 109 930 898 -1,7 11 287 414 11 233 112 -0,5
İçme sütü 144 891 139 645 -3,6 1 577 557 1 639 757 3,9
Yoğurt 106 046 116 677 10,0 1 329 587 1 402 485 5,5
Ayran ve kefir 77 714 89 296 14,9 960 065 1 049 074 9,3
İnek peyniri 73 257 72 921 -0,5 826 961 837 560 1,3
Tereyağı ve sadeyağ 9 250 9 221 -0,3 102 619 108 282 5,5

Tablodaki oranlar yuvarlanmış rakamlar üzerinden hesaplanmıştır.

Bir önceki ay 863 bin 651 ton olan ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı Aralık ayında %7,8 oranında artarak 930 bin 898 ton oldu.

Toplanan inek sütü miktarı, Aralık 2025
(Bin ton)

Bir önceki ay 135 bin 49 ton olan içme sütü üretimi Aralık ayında %3,4 oranında artarak 139 bin 645 ton olarak gerçekleşti.

İçme sütü üretim miktarı, Aralık 2025
(Bin ton)

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kümes Hayvancılığı Üretimi, Aralık 2025

Tavuk eti üretimi 253 bin 993 ton, tavuk yumurtası üretimi 1,86 milyar adet olarak gerçekleşti

Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, tavuk yumurtası üretimi %10,2 arttı, kesilen tavuk sayısı %9,1 arttı, tavuk eti üretimi %7,1 arttı. Ocak-Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre, tavuk yumurtası üretimi %6,0 azaldı, kesilen tavuk sayısı %9,8 arttı, tavuk eti üretimi %11,3 arttı.

Kümes hayvancılığı üretim miktarı, Aralık 2025

  Aralık Ocak-Aralık
  2024 2025 Değişim
(%)
2024 2025 Değişim
(%)
Tavuk eti (Ton) 237 263 253 993 7,1 2 512 131 2 797 007 11,3
Kesilen tavuk (Bin adet) 125 106 136 487 9,1 1 367 772 1 502 494 9,8
Tavuk yumurtası (Bin adet) 1 687 940 1 860 594 10,2 21 155 089 19 892 694 -6,0

Tablodaki oranlar yuvarlanmış rakamlar üzerinden hesaplanmıştır.

Bir önceki ay 233 bin 887 ton olan tavuk eti üretimi Aralık ayında %8,6 oranında artarak 253 bin 993 ton oldu.

Tavuk eti üretim miktarı, Aralık 2025
(Bin ton)

Bir önceki ay 1 milyar 767 milyon 68 bin adet olan tavuk yumurtası üretimi Aralık ayında %5,3 oranında artarak 1 milyar 860 milyon 594 bin adet oldu.

Tavuk yumurtası üretim miktarı, Aralık 2025
(Milyar adet)

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kadınların İşgücüne Katılımında Alarm: Artış Var Ama İvme Kayboluyor

Kadınların işgücüne katılım oranı, bir ülkenin yalnızca ekonomik performansını değil, aynı zamanda toplumsal eşitlik düzeyini ve sosyal politikalarının etkinliğini de yansıtan temel göstergelerden biri. Küresel ölçekte kadın istihdamında artış eğilimi sürse de son yıllarda bu ivmenin yavaşladığı görülüyor. İstinye Üniversitesi iktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Figen Yıldırım’ın verdiği bilgilere göre, Türkiye’de kadınların işgücüne katılımı artmakla birlikte hem dünya hem de Avrupa Birliği ortalamalarının gerisinde kalıyor. Uzmanlara göre tablo, kadınların istihdama erişiminde ve kariyer ilerlemesinde süregelen yapısal sorunlara işaret ediyor.

“Kadınların iş gücüne katılım artışı yavaşladı”

Kadınların işgücüne katılım oranı artışının son yıllarda yavaşladığını belirten Prof. Dr. Figen Yıldırım, şunları söyledi:

“Kadınların işgücüne katılım oranı, çalışma çağındaki kadın nüfusun ne kadarının istihdamda ya da aktif olarak iş aradığını gösteren temel bir göstergedir. Bu oran, yalnızca ekonomik büyümeyi değil, aynı zamanda toplumsal eşitlik, eğitim düzeyi ve sosyal politika etkinliğini de yansıtır. Dünya genelinde, kadınların işgücüne katılım oranı uzun vadede artış eğiliminde olmakla birlikte son yıllarda bu artışın belirgin biçimde yavaşladığı görülmektedir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Dünya Bankası verilerine göre, küresel kadın işgücüne katılım oranı bugün yaklaşık yüzde 50 düzeyindedir. 2014 sonrası dönemde özellikle gelişmekte olan ülkelerde artış sürmüş, ancak pandemi sonrası toparlanma süreci bu ivmeyi sınırlamıştır. Küresel ölçekte hâlâ erkeklerle kadınlar arasında yaklaşık 18–20 puanlık bir katılım farkı bulunmaktadır.”

Türkiye’de kadınların işgücüne katılımı artış gösteriyor

“Türkiye’de kadınların işgücüne katılımı, 2000’li yılların başına kıyasla artmış olsa da bu artış yavaş ve kırılgan bir seyir izlemektedir” diyen Yıldırım, şöyle devam etti:

“Dünya Bankası ve TÜİK verilerine göre Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı 2002’de yaklaşık yüzde 27,9 iken 2023’te yüzde 35,8’e, 2024 itibarıyla ise yaklaşık yüzde 36 düzeyine yükselmiştir. Bu durum uzun vadede bir ilerlemeye işaret etse de, son beş yılda artış hızının belirgin biçimde düştüğü görülmektedir. Pandemi dönemi kadın istihdamını olumsuz etkilemiş, toparlanma ise sınırlı kalmıştır. Dolayısıyla Türkiye’de eğilim yön olarak yukarı, ancak hız açısından zayıflamış durumdadır. Ancak bu oranları yalnızca toplam katılım üzerinden okumak yeterli değildir. Alt kırılımlara bakıldığında tablo daha çarpıcıdır. Türkiye’de kadın istihdam oranı yaklaşık yüzde 31–35 bandında seyrederken, kadınların yönetici pozisyonlarındaki payı yüzde 20’ler düzeyindedir. Bu oran, Avrupa Birliği ülkelerinin belirgin biçimde gerisindedir. Başka bir ifadeyle, Türkiye’de kadınlar istihdama girmekte zorlandıkları gibi, girdiklerinde de yukarı doğru ilerlemede ciddi bir ‘cam tavan’ ile karşılaşmaktadır.”

“AB’de kadınların istihdam oranı yüzde 70,8 düzeyine ulaşmış durumda”

Avrupa Birliği ülkelerinde farklı bir tablo olduğuna dikkat çeken Profesör, “Avrupa Birliği ülkelerinde ise tablo farklıdır. Eurostat verilerine göre AB’de kadınların istihdam oranı yüzde 70,8 düzeyine ulaşmış durumdadır. Kadınların işgücüne katılımı yüksek ve istikrarlıdır. Ayrıca son on yılda beyaz yaka kadın istihdamı düzenli biçimde artarken, mavi yaka kadın istihdamının payı azalmaktadır. Bu durum, Avrupa’da mesleki dönüşümün ve nitelikli istihdama geçişin kadınlar açısından daha sistematik biçimde yönetildiğini göstermektedir. Buna karşın AB ülkelerinde de kadınların üst ve karar verici pozisyonlarda temsili, toplam istihdam içindeki paylarına kıyasla daha düşüktür. Yani Avrupa’da temel sorun istihdama katılım değil, yüksek düzeyli görevlerde eşit temsil meselesidir. Türkiye ile Avrupa arasındaki fark tam da bu noktada belirginleşmektedir. Avrupa’da sorun daha çok ‘yükseliş’, Türkiye’de ise hem ‘katılım’ hem ‘yükseliş’tir. Türkiye’de kadınlar istihdamda nicel olarak sınırlı temsil edilirken, nitel olarak da yönetim kademelerinde yoğun bir ayrışma yaşamaktadır. 2014–2023 döneminde beyaz yaka kadın istihdamı artmış olsa da bu artış yönetici pozisyonlarına aynı oranda yansımamıştır” dedi.

“Kadın yönetici oranının yüzde 20’lerde”

Kadınlar iş dünyasında karşılaştığı en büyük zorluklarla ilgili de bilgi veren Prof. Dr. Yıldırım, şöyle konuştu:

“Kadınların iş dünyasında karşılaştığı sorunlar tek bir başlık altında toplanamaz; yapısal, kültürel ve kurumsal engeller iç içedir. Türkiye’de kadınların işgücüne katılımı artış eğiliminde olsa da hâlâ AB ve dünya ortalamalarının oldukça altındadır; bu da sorunun yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını göstermektedir. En temel sorunlardan biri bakım yükünün büyük ölçüde kadınların üzerinde olmasıdır. Çocuk, yaşlı ve hasta bakımına yönelik kamusal hizmetlerin yetersizliği ile esnek çalışma modellerinin yaygın olmaması, kadınların istihdama katılımını ve işte kalıcılığını olumsuz etkilemektedir. Bir diğer önemli alan kariyer ilerlemesidir. Kadınlar istihdama girseler bile yönetici pozisyonlara yükselmede ciddi bir cam tavanla karşılaşmakta; kadın yönetici oranının yüzde 20’lerde kalması bu durumu ortaya koymaktadır. Toplumsal cinsiyet rolleri, görünmez önyargılar ve ücret eşitsizliği de bu tabloyu pekiştirmektedir. AB ve küresel örnekler, kalıcı ilerlemenin eğitim, bakım altyapısı, esnek çalışma ve eşitlikçi politikaların birlikte uygulanmasıyla mümkün olduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda kadın istihdamını destekleyen ekosistemler ve buna özgü üretim alanları geliştirilmelidir.”

“Ücret eşitsizliği kader değildir”

“Türkiye’de cinsiyete dayalı ücret farkı, bireysel bir adaletsizlikten çok yapısal bir eşitsizliktir” diyen Yıldırım, şöyle devam etti:

“TÜİK ve OECD verilerine göre kadınların ortalama kazancı erkeklere kıyasla yaklaşık yüzde 15–20 daha düşüktür. Eğitim düzeyi yükseldikçe fark azalsa da tamamen ortadan kalkmamaktadır. Bu durum, sorunun doğrudan ‘aynı iş–aynı ücret’ ihlalinden ziyade dolaylı ve yapısal mekanizmalarla ortaya çıktığını göstermektedir. Ücret farkının temel nedenlerinden biri kadınların daha düşük ücretli sektör ve pozisyonlarda yoğunlaşmasıdır. Kadınlar daha çok hizmet sektöründe, kayıt dışı ya da yarı zamanlı işlerde yer alırken; erkekler ücret ve terfi imkânı daha yüksek alanlarda çalışmaktadır. Dolayısıyla fark çoğu zaman aynı unvandan değil, farklı kariyer yollarından kaynaklanmaktadır. Bir diğer önemli neden kariyer kesintileridir. Çocuk ve bakım sorumlulukları nedeniyle kadınlar iş yaşamına ara verebilmekte, daha yavaş terfi etmekte ya da daha düşük ücretli esnek işleri tercih etmek zorunda kalmaktadır. Buna ek olarak, yönetici pozisyonlarda kadınların düşük temsili, görünmez önyargılar, ücret pazarlığında dezavantaj ve şeffaf olmayan ücret politikaları da farkı derinleştirmektedir. Uluslararası örnekler bu sorunun çözülebilir olduğunu göstermektedir. İzlanda’da eşit ücret belgelendirme zorunluluğu, AB’de ise 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek ücret şeffaflığı düzenlemeleri ücret farkının azaltılmasında etkili araçlardır. İskandinav ülkelerinde babalık izninin zorunlu ve devredilemez olması da kadınların kariyer kesintilerini azaltarak uzun vadede ücret eşitsizliğini düşürmüştür. Türkiye’de ücret eşitsizliğinin azaltılması için ücret şeffaflığının artırılması, objektif ücret ve terfi sistemlerinin kurulması, düzenli ücret eşitliği analizlerinin yapılması ve kadınların yönetici pozisyonlara yükselmesini destekleyen politikaların güçlendirilmesi kritik önem taşımaktadır. Sonuç olarak, ücret eşitsizliği kader değildir; kamu ve özel sektörün eş zamanlı ve kararlı adımlarıyla kalıcı biçimde azaltılabilir.”

“Bütüncül ve kararlı bir dönüşüm iradesi gerekli”

Prof. Dr. Figen Yıldırım, daha fazla kadının iş gücüne katılımı alınabilecek önlemlerle ilgili ise şunları söylüyor:

“Türkiye’nin kadın istihdamında gerçek bir sıçrama yapabilmesi için parça parça çözümler yerine bütüncül ve kararlı bir dönüşüm iradesi gerekmektedir. Yalnızca istihdam yaratmak yeterli değildir; kadınların işgücüne katılımını sınırlayan yapısal engeller eş zamanlı ele alınmalıdır. Bu noktada bakım yükünü hafifletecek kamusal mekanizmaların güçlendirilmesi, özellikle yaygın kreşler ve yaşlı bakım hizmetleri, kadın istihdamında en hızlı ve kalıcı etkiyi yaratmaktadır. İkinci kritik alan, esnek ama güvenceli çalışma modellerinin yaygınlaştırılmasıdır. Uzaktan çalışma, esnek saatler ve sosyal güvenceden kopmayan yarı zamanlı istihdam, özellikle eğitimli kadınların işgücünde kalıcılığını artırmaktadır. Avrupa Birliği deneyimleri, bu modellerin kadın istihdamını istikrarlı biçimde yükselttiğini göstermektedir. Ancak kalıcı dönüşüm, kadınların yönetici ve karar alma pozisyonlarına erişimiyle mümkündür. Şeffaf terfi sistemleri, mentorluk programları ve üst yönetimde cinsiyet dengesi hedefleri; ücret eşitsizliği ve cam tavan sorununu azaltan en etkili araçlardır. Bu çerçevede USİKAD ve İstinye Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen Kadın Organize Sanayi Bölgesi projesi, kamu, özel sektör ve akademiyi bir araya getiren bütüncül bir model sunmaktadır. Kadın OSB; bakım altyapısı, nitelikli istihdam ve liderlik programlarıyla kadınların üretimden yönetime uzanan değer zincirine katılımını hedefleyen ölçeklenebilir bir iş birliği örneğidir. Kadın odaklı kamu ve özel sektör projelerinin yaygınlaşması, yalnızca farkındalık değil, kalıcı çözüm üretir. Gerçek eşitlik ise kız çocuklarını ailede söz sahibi bireyler ve iş yaşamında güçlü aktörler olarak yetiştirmekle başlar.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İstanbul Halk Ekmek Pide Fiyatlarını Açıkladı: Susamlı Pide 22,5 TL

İstanbul Halk Ekmek, 2026 yılı Ramazan ayında da İstanbulluları sağlıklı, taze ve ekonomik pide ile buluşturuyor. Bu yıl, 350 gramlık susamlı pide 22,5 TL’den satışa sunulacak.

İstanbul Halk Ekmek (İHE), 19 Şubat Perşembe günü başlayacak olan Ramazan ayı öncesinde tüm hazırlıklarını tamamladı. Uzun yıllardır gelenekselleşen Ramazan pidesi satışı, bu yıl da tüm İHE büfelerinde devam edecek.

GÜNLÜK TAZE PİDELER 

Taze üretim ve aynı gün satış prensibiyle hareket eden İHE, İstanbulluların iftar sofralarındaki en güvenilir adresi olmaya devam ediyor. Ramazan pideleri, İstanbul’un 39 ilçesinde hizmet veren 698 Halk Ekmek büfesi aracılığıyla günlük olarak satışa sunulacak. 

PİYASA FİYATLARININ ALTINDA SATIŞ 

İstanbul Halk Ekmek, Ramazan pidesi fiyatlandırmasında kamu yararı ve erişilebilirlik yaklaşımını esas alıyor. Piyasada 350 gramlık Ramazan pidelerinin 35–45 TL aralığında satışa sunulması beklenirken; İHE, aynı gramajdaki susamlı pidede fiyatı 22,5 TL olarak belirledi. Bu fiyat politikasıyla İHE, kaliteli ve doyurucu ürünleri piyasa ortalamasının çok altında bir bedelle İstanbullulara sunmuş olacak.

Ayrıca, Ramazan ayının köklü geleneklerinden biri olan imsakiyeler, bu yıl da İHE büfelerinde ücretsiz olarak dağıtılacak.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kadınların iş hayatına dönüşüne güçlü bir destek: “Harekete Geç, Gücünü Keşfet”

Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği (ICF) Türkiye ile YenidenBiz Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Harekete Geç, Gücünü Keşfet’ projesi, 12 Ocak 2026 tarihinde düzenlenen kapanış toplantısıyla tamamlandı. Proje, 6 aydan uzun süredir iş hayatına ara vermiş kadınların, profesyonel koçluk desteğiyle iş yaşamına dönüşlerini güçlendirmeyi hedefledi.

Kadınların iş hayatına dönüşü için sürdürülebilir bir model!

Aralık 2024’te iş birliği kararı alınan proje, 9 Mayıs 2025’te hayata geçirildi. Türkiye genelinde yürütülen proje kapsamında 50 kadın katılımcı programa dahil edildi.

Projede görev alan 50 profesyonel koç, 50 kadın katılımcı ile eşleştirildi. Her eşleşmede altı görüşme olmak üzere, toplamda 300 saatin üzerinde bire bir koçluk görüşmesi gerçekleştirildi. Böylece proje, kadınların kariyerlerine yeniden yön verebilmeleri için yapılandırılmış ve sürdürülebilir bir iş birliği modeli sundu.

Balcı: “Proje, kadınların kendilerine yeniden güvenmeyi hatırladıkları güçlü bir dönüşüm alanı oldu”

ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Erdem Balcı, projenin yarattığı etkiye dikkat çekerek şunları söyledi:

“Harekete Geç, Gücünü Keşfet; yalnızca bir koçluk projesi değil, kadınların kendilerine yeniden güvenmeyi hatırladıkları güçlü bir dönüşüm alanı oldu. 300 saatin üzerinde gerçekleşen koçluk görüşmesi, bu dönüşümün ne kadar somut ve derinlikli olduğunu gösteriyor.”

YenidenBiz Derneği adına değerlendirme yapan Genel Müdür Tülay Cerit Tiryaki ise iş birliğinin anlamını şu sözlerle ifade etti:

“Kadınların iş hayatına dönüş yolculuğunda en kritik ihtiyaç, yalnız olmadıklarını hissetmeleri. Bu projede kurulan güvenli alan ve profesyonel destek, başvuran 60 kadından 50’sinin süreci kararlılıkla tamamlamasını sağladı.”

Kadınlardan dönüşüm mesajları…

Projeye katılan kadınlar, sürecin hayatlarında yarattığı değişimi şu ifadelerle dile getirdi:

“Bazı günlük rutinlerimi değiştirdim. Özgüvenimi aşağı çektiğini fark ettiğim konularda adımlar attım. Her şeyin mükemmel ve eksiksiz olmasını beklemeden yaptığım kadarını ortaya çıkarmayı, sunmayı, gerekli yerlere iletmeyi ve ‘ben buradayım’ demeyi tecrübe ediyorum. Olmayanlara değil, olacaklara odaklandım… Bu benim motivasyonumu çok artırdı.”

“Daha planlı, kendine saygılı ve hedeflerini belirleyip uygulamaya koyan biri oldum. Uzun süredir kendimi ihmal ediyordum.”

“Düşünce yapımda değişiklikler oldu. İçimdeki gücün farkına varmamı ve farklı bakış açıları kazanmamı sağladı.”

“Koçluk süreci boyunca biriyle birlikte düşünmek, sorgulamak ve hesap verebilir olmak benim için çok fark yarattı. Artık durumlara daha bilinçli, kararlı ve proaktif bir şekilde yaklaştığımı fark ediyorum.”

“Konsantrasyonum arttı. Yarım kalan her şeyi tamamlamaya çalışıyorum.”

‘Harekete Geç, Gücünü Keşfet’ projesi, uluslararası ölçekte güçlü bir sosyal etki örneği oldu!

‘Harekete Geç, Gücünü Keşfet’ projesi, ICF Global Ignite programı kapsamında dünya genelinde 35 projeden birisi olarak yer aldı.. Ignite projesi, toplamda 1.710 koçluk görüşmesi ile yüzde 93 memnuniyet oranına ulaştı. Proje, bu küresel çerçeve içinde Türkiye’den güçlü bir sosyal etki örneği olarak yer aldı.

Süreç boyunca anketlerle ölçülen geri bildirimler raporlanırken; süpervizyon çalışmaları ve sürekli iletişim sayesinde profesyonel koçlar ve katılımcılar için yüksek standartlarda bir deneyim sunuldu.

Kapanış toplantısında emeği geçen tüm profesyonel koçlara, katılımcılara ve paydaşlara teşekkür edilirken; kadınların iş hayatına dönüşünü destekleyen benzer projelerin önümüzdeki dönemde artarak devam edeceği vurgulandı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkiye’nin Türkmenistan’a ihracatı 1 milyar doları aştı

Türkiye ile Türkmenistan arasındaki dış ticaret hacmi 2025 yılında 2 milyar doları aşarak 2,2 milyar dolara ulaştı.

Türk ihracatçıları iki ülke arasındaki dış ticaret hacmini 5 milyar dolara çıkarmak için bu sene 10-12 Şubat 2026 tarihlerinde 12’ncisi düzenlenen Türkmenistan Türk İhraç Ürünleri Fuarı’na yoğun ilgi gösterdi. Fuarda Türkiye’den 87 firma ve kuruluş yerini aldı.

Türkmenistan Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın açılışını Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Ticaret Bakan Yardımcı Ö. Volkan Ağar ve Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Nökergulı Ataguliyev gerçekleştirdi. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, Ege İhracatçı Birlikleri’ni temsil etti.

Türkmenistan’ın ithalatında ikinci ülkeyiz hedefimiz birinci ülke olmak

Türkiye’nin Türkmenistan’a ihracatının 2025 yılında yüzde 19,3’lük artışla 885 milyon dolardan 1 milyar 56 milyon dolara ulaştığı bilgisini veren EİB Koordinatör Başkan Yardımcısı Yalçın Ertan, iki ülke arasındaki tarihi ve kültürel bağların dış ticaretin artması için elverişli bir zemin oluşturduğunu vurguladı.

İki ülke arasında dengeli bir dış olduğunun altını çizen Ertan, “Türkmenistan’ın yıllık 5,7 milyar dolarlık ithalatından yüzde 19 pay alıyoruz. Türkmenistan’ın ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında ikinci sıradayız. Bu tür temasları sıklaştırarak Türkmenistan’ın ithalat yaptığı ülkeler listesinde zirvenin yeni sahibi olmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

2025 yılında Türkiye’nin Türkmenistan’a ihracat yaptığı sektörler hakkında bilgi veren Ertan şöyle devam etti: “Çelik sektörümüz ile Demir ve Demirdışı Metaller sektörümüz 252 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alıyor. Elektrik ve elektronik sektörü 213 milyon dolar, kimya sektörü 185 milyon dolarlık ihracatla ilk üç sırayı paylaşıyorlar. Gıda sektörlerimizde ilk sırada 32 milyon dolarla hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü yer alırken, su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörümüz 22 milyon dolar ihracat yapıyor. Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerimiz ise 6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.”

Türk kanatlı sektörü ihracatta ikinci sırada 

Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektörü; Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Koordinasyonunda, Akdeniz ve İstanbul İhracatçı Birlikleri’yle birlikte Türkmenistan Türk İhraç Ürünleri Fuarı’na ortak stantta katılım sağladı.

Türkmenistan 2024 yılı su ürünleri ve hayvansal mamuller ithalatı 68 milyon ABD doları olurken, Türkiye 8 milyon doları kanatlı eti olmak üzere 14,5 milyon dolarlık ihracatla ABD’nin ardından ikinci büyük tedarikçi oldu. Türkiye, 2025 yılında ise Türkmenistan’a 16 milyon doları kanatlı eti olmak üzere 20 milyon dolarlık su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı gerçekleştirdi.

Türk kuru meyve sektörü Türkmenistan’da yerini aldı

Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri Sektörü; Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Koordinasyonunda, Güneydoğu Anadolu ve İstanbul İhracatçı Birlikleri’yle birlikte Türkmenistan Türk İhraç Ürünleri Fuarı’na ortak stantta katılım sağladı. Türkiye 2025 yılında Türkmenistan’a yaptığı 1,6 milyon dolarlık kuru meyve ihracatını 5 milyon dolara taşımayı hedefliyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Romanya Turizm Fuarı başladı

Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen ve kapılarını turizmcilere açan TTR Romanya Turizm Fuarı’nda ikili görüşmeler yaparak Kemer tanıtımı yapıyor.

Başkan Topaloğlu, Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen turizm fuarında seyahat acentesi, oteller ve turizmcilerle ikili görüşmeler gerçekleştiriyor.

Romanyalı misafirleri Kemer’e davet ettiklerini belirten Başkan Topaloğlu, “Fuarın ilk gününde bölgemizdeki otellerin stantlarını ve görevlilerini ziyaret ettik. Ardından da Romanya’nın tur operatörleri ile birebir görüşmeler gerçekleştirdik. Romanya’nın en eski tur operatörü olan Rezeda Tur Operatörü sahibi Hamit Gazez Bey ile görüştük. Bu yıl Romanyalı misafirlerin Türkiye’ye ilgisinin daha fazla arttığını söylediler. Genel olarak acente yetkililerinden de bu yönde bilgiler aldık. Kemerimizi en iyi şekilde tanıtmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz.” dedi.

Türkiye’nin yanı sıra İtalya, Avusturya, Bulgaristan, Çin, Seyşeller, Mauritius, Vietnam, Finlandiya, Romanya, Yunanistan, Sırbistan, Çezayir, Uganda, Arnavutluk, Özbekistan’dan katılımcıları bir araya getiren fuar, 15 Şubat Pazar günü sona erecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

352 Kadın “Sarışın Bir Kurt” Sergisinde Buluştu

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Adım Adım Manisa’ projesi kapsamında düzenlediği kültürel geziler, kadınları sanatla buluşturmaya devam ediyor. Program dahilinde Akhisar, Saruhanlı, Salihli, Soma, Alaşehir ve Sarıgöl ilçelerinden gelen 352 kadın, 26 Ocak’ta kapılarını açan “Sarışın Bir Kurt” sergisini ziyaret ederek tarih ve sanat dolu bir gün geçirdi.

‘Adım Adım Manisa’ kültür gezisine Akhisar’dan 51, Saruhanlı’dan 60, Salihli’den 60, Soma’dan 60, Alaşehir’den 58 ve Sarıgöl’den 63 kadın katıldı. Rehberler eşliğinde eserleri inceleyen ziyaretçiler, serginin teması ve hikayesi hakkında detaylı bilgi alma fırsatı buldu. Kurtuluş Savaşı dönemine ait belge, doküman ve materyallerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan ve Türkiye’de örnek nitelik taşıyan serginin, 26 Mart tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edeceği belirtildi.

Sanatın Birleştirici Gücü ile Geçmişe Işık Tutuluyor

Geziye katılan kadınlar, etkinliğin hem kültürel birikimlerini artırdığını hem de kendileri için moral kaynağı olduğunu ifade ettiler. Manisa Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ise kentin kültür-sanat hayatını canlandırmayı ve kadınların bu etkinliklerdeki temsilini artırmayı hedeflediklerini belirterek, benzer gezilerin yıl boyunca farklı içeriklerle süreceği bildirildi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bayrampaşa’da Ramazan dolu dolu yaşanacak

İstanbul Bayrampaşa’da Ramazan bu yıl kültürle zenginleşen, maneviyatla derinleşen ve dayanışmayla büyüyen bir ay olacak. Bayrampaşa Belediyesi tarafından hazırlanan kapsamlı programla ilçe genelinde güçlü bir Ramazan atmosferi oluşturulacak. Bayrampaşa Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın, “Komşulukla büyüttüğümüz Bayrampaşa’da Ramazan’ın bereketini sofralarımıza, huzurunu gönüllere taşıyacağız.” dedi.

İFTAR SONRASI ETKİNLİKLERLE RAMAZAN AKŞAMLARI ŞENLENECEK

Bu yıl Bayrampaşa’da Ramazan, “Kardeşlik Ramazanı” mottosuyla yaşanacak. Bayrampaşa Belediyesi tarafından hazırlanan program kapsamında Muratpaşa Mahallesi Sinema Sokak’ta her akşam iftar sonrası kültür ve sanat etkinlikleri düzenlenecek.

Konserler, söyleşiler, şiir dinletileri ve çocuklara yönelik özel etkinliklerle Ramazan’ın manevi atmosferi ilçede hissedilecek. Alanda yapılacak çeşitli ikramlarla paylaşma ve birlik ruhu pekiştirilecek. Program, her yaştan vatandaşa hitap eden içeriğiyle Ramazan akşamlarını sosyal ve kültürel bir buluşma adresi hâline getirecek.

İSTANBUL’UN MANEVİ DURAKLARINA GEZİLER DÜZENLENECEK

Ramazan programı kapsamında 23 Şubat–13 Mart tarihleri arasında hafta içi kültür gezileri de düzenlenecek. Vatandaşlar Eyüpsultan Türbesi ve Camii, Yuşa Tepesi, Aziz Mahmut Hüdayi Türbesi, Oruç Baba Türbesi, Çamlıca Camii ve İslam Medeniyetleri Müzesi’ni ziyaret edebilecekler. Gezilerle katılımcılar hem İstanbul’un tarihi ve manevi mirasını yakından tanıma hem de Ramazan’ın ruhunu farklı mekânlarda yaşama fırsatı bulacaklar.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı