Kayaşehir, Madrid FİTUR Turizm Fuarı’nda Tanıtıldı

Kapadokya’nın Merkezi Nevşehir, Dünya’nın en prestijli turizm organizasyonlarının başında gelen Madrid FİTUR Uluslararası Turizm Fuar’ında tanıtıldı. İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlenen FİTUR Uluslararası Turizm Fuarı’nda, Nevşehir Belediyesi’nin turizmde ki nazar boncuğu Kayaşehir uluslararası vitrine çıkarıldı. Dünyanın en büyük turizm fuarları arasında yer alan organizasyonda, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı Nevşehir’i en üst seviyede temsil ederken Dünya’nın birçok ülkesinden belediye başkanları ile görüşmeler gerçekleştirdi. Nevşehir Belediyesi hem Kayaşehir hem de Kapadokya’nın tanıtımı için en büyük turizm fuarlarından biri olan Madrid fuarında yerini aldı. Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Kapadokya’nın yanında, Nevşehir’in yeni gözdesi Kayaşehir’i dünya turizmine kazandırmayı hedeflediklerini belirten Belediye Başkanı Rasim Arı, fuar kapsamında hem yerli hem de yabancı turizm acenteleriyle temaslar kurduklarını ifade etti. Başkan Arı açıklamasında “Kapadokya’yı ve yeni turizm destinasyonumuz Kayaşehir’i sadece yerli acentelere değil, dünyanın dört bir yanındaki turizm profesyonellerine tanıtmak için buradayız. İddia ediyorum ki Kayaşehir, çok kısa süre içerisinde dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri olacak” dedi.

Nevşehir Belediyesi’nin tanıtım çalışmaları, uluslararası turizm çevrelerinden yoğun ilgi görürken, Kayaşehir’in dünya turizminde güçlü bir marka hâline gelmesi hedefleniyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Uğur Mumcu Karabağlar ’da Özlem, Saygı ve Aydınlık Kararlılığıyla Anıldı

Kalemiyle karanlığı delen, gerçeğin peşinden ödünsüz yürüyen gazeteci-yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Karabağlar’da özlem, saygı ve aydınlık kararlılığıyla anıldı. Adını taşıyan parkta düzenlenen törende, demokrasi ve özgürlük çağrısı bir kez daha yankılandı.

100 Yıl Uğur Mumcu Parkı Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen anma programına Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Büyükşehir Belediye Başkanı adına meclis üyesi Saadet Çağlın, CHP Kadın Kolları MYK Üyesi Derya Durnabaş, CHP İl Başkan yardımcısı Servet Arga, CHP Karabağlar İlçe Başkanı Volkan Gürboğa ve yönetimi, Saadet Partisi Karabağlar İlçe Başkanı Muhittin Çağın, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Esat Erçetingöz, meclis üyeleri, muhtarlar, sivil  toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

“Uğur Mumcu Yalnızca Bir Gazeteci Değil, Aydınlanmanın Simgesiydi”

Anma programında konuşan Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Uğur Mumcu’nun yalnızca bir gazeteci değil, aynı zamanda bir aydınlanma simgesi olduğunu vurguladı. Kınay, “33 yıl oldu… Bir pazar sabahı bu ülkede karanlığa adım attıracak bir plan hayata geçirilirken binlerce insan sokaklardaydı. Uğur Mumcu yalnızca bir gazeteci değildi. O, aydınlanmanın, Atatürkçülüğün, laikliğin, çağdaşlığın, gerçeklerden ve toplumdan yana duruşun simgesiydi. Kalemine el sürmeyen, halk için, vatan için, ülke için yazan; kalemi hiç eğilmeyen, hiç kırılmayan bir gazeteciydi. Ve 33 yıldır da o kırılmayan kalemiyle bu ülkenin vicdanında, yüreğinde yaşamaya devam ediyor” diye konuştu

“Bugün Sözlerin Değil, Eylemlerin Zamanı”

Konuşmasında karanlığa karşı aydınlığı büyütme çağrısı yapan Başkan Kınay, sözlerine şöyle devam etti.

“Biz onurla karanlığı anlatmayacağız. Bu ülkenin temel değerlerine — Atatürkçülüğe, laikliğe, cumhuriyete, çağdaşlığa, aydınlığa — karşı örülen karanlığı da anlatmayacağız. Çünkü bunları zaten hep konuşuyoruz. Bugün burada bir arada olmamızın çok daha derin bir anlamı var. Uğur Mumcu’nun kendi sözleriyle, ‘özgürlüğe adanmış bir dolu yürek’ gibiyiz şimdi.”

“Bu Meydanlar Umudun ve Vicdanın Meydanlarıdır”

Toplumsal sorumluluk vurgusu yapan Kınay “Unutmak isteyenlere, unutturmak isteyenlere; bu ülkenin nereden geldiğini, hangi bedellerle bugünlere ulaştığını yeniden hatırlatma zamanı. Şimdi sözlerin değil, eylemlerin zamanı. Sokaklarda olma zamanı. Çünkü biz yalnızca söylediklerimizden değil, sustuklarımızdan da sorumluyuz” dedi

“Herkes Birer Uğur Mumcu’dur”

Kınay son olarak konuşmasını “Bu ülkenin aydınlık yarınında izi olan, adımı olan, yaşamı olan; çocukları için, geleceği için, ülkesi için Atatürk’ün Türkiye’sinde Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimleriyle aynı yolda yürüyen herkes birer Mustafa Kemal’dir, birer Uğur Mumcu’dur. Bugün hepimiz özgürlüğe adanmış binlerce çiçek gibiyiz. Unutmuyoruz, unutturmuyoruz. Uğurlar olsun” diyerek tamamladı.

Erçetingöz: “Gazetecilik Namusu Kutup Yıldızımızdır”

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Esat Erçetingöz ise konuşmasında, Uğur Mumcu’nun gazetecilik anlayışının bugün de yol gösterici olduğunu belirterek  “Örnek aldığım gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun memleket ve yurttaş sevgisi, gazetecilik namusu bugün de kutup yıldızı gibi yolumuzu aydınlatıyor. Onun gazeteciliğe dair tanımı; gerçeğin peşinden korkusuzca gitmeyi, bilgiye dayalı yazmayı ve gerektiğinde güç odaklarına karşı durmayı anlatıyor” dedi.  Erçetingöz konuşmasını, Ataol Behramoğlu’nun Uğur Mumcu’ya ithaf ettiği dizelerle tamamladı:

“Daha az Uğur Mumcu’yduk dün, Daha çok Uğur Mumcu’yuz şimdi…”

Belediye Personel Tiyatrosundan Uğur Mumcu’ya Duygusal Anma

Etkinlik kapsamında Karabağlar Kent Tiyatrosu koordinasyonunda, Karabağlar Belediyesi Personel Tiyatrosu tarafından sahnelenen Mumcu’nun yazılarından uyarlanan “Bugün Ne Yazsam?” ve “Sesleniş” adlı teatral gösteriler izleyicilerden büyük beğeni aldı. Gösteri sonunda Başkan Helil Kınay ve izleyiciler oyuncuları ayakta alkışladı.

Ardından sanatçı Metin Güler’in güçlü yorumu ile sunduğu “Uğur Mumcu’ya Aydınlık Türküler, Umutlu Şiirlerle Sesleniş” başlıklı müzikal dinleti ilgiyle izlendi.

Program, Uğur Mumcu Anıtı önüne karanfiller bırakılması ve anı defterine duygu dolu notlar yazılmasıyla sona erdi.

Devrim ve Demokrasi Şehitleri Sergisi Açılıyor

Öte yandan Uğur Mumcu Vakfı katkılarıyla hazırlanan “Devrim ve Demokrasi Şehitleri Fotoğraf Sergisi”, 26–31 Ocak tarihleri arasında Karabağlar Belediyesi Ana Hizmet Binası giriş katında ziyaret edilebilecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Uğur Mumcu, Katledilişinin 33. Yılında Maltepe’de Anıldı

Gazeteci-yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Maltepe Belediyesi tarafından düzenlenen anma programıyla anıldı. Maltepelilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, Mumcu’nun gazetecilik mirası, araştırmacı gazeteciliği ve Türkiye’de basın özgürlüğünün geldiği nokta ele alındı.
Anma programı kapsamında ilk olarak “İz Sürerken” belgeseli izleyiciyle buluştu. Ardından Mumcu’nun fikir dünyasının, gazetecilik anlayışının ve Türkiye’nin siyasal atmosferinin tartışıldığı bir kent söyleşisi gerçekleştirildi.

“İZ SÜRERKEN” BELGESELİ GÖSTERİLDİ
Programın ilk bölümünde gösterilen “İz Sürerken” belgeseli, Uğur Mumcu’nun araştırmacı gazetecilik anlayışını, belgeye dayalı “iz sürme” yöntemini ve suikasta giden süreci ele aldı. Belgeselde, Mumcu’nun devlet–mafya–tarikat ilişkileri ve siyasal İslam üzerine yaptığı çalışmalar aktarılırken, cinayetin münferit bir olay değil, sistemli bir susturma sürecinin parçası olduğuna dikkat çekildi.
Yapımda ayrıca, Türkiye’de araştırmacı gazeteciliğin karşı karşıya kaldığı baskılar ve cezasızlık sorunu vurgulandı.

KENT SÖYLEYİŞİSİNDE UĞUR MUMCU’NUN GAZETECİLİK MİRASI ELE ALINDI
Belgesel gösteriminin ardından Maltepe Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen kent söyleşisine Doç. Dr. Gökmen Karadağ ve Doç. Dr. Güven Gürkan Öztan konuşmacı olarak katıldı. Söyleşide, Türkiye’de basın özgürlüğü, gazetecilik pratikleri ve Uğur Mumcu’nun cesaretle üzerine gittiği “susturulmak istenen hakikatler” tartışıldı.
Doç. Dr. Gökmen Karadağ, Uğur Mumcu’nun özellikle dönemin siyasi ve ekonomik kararlarını sorgulayan yazılarıyla çağdaşlarından ayrıştığını vurguladı. Mumcu’nun 12 Eylül askeri darbesi sürecine ilişkin analizlerinin, dönemin hâkim söylemine karşı cesur bir duruş ortaya koyduğunu belirten Karadağ, bu yaklaşımın onun gazetecilik mirasının temel taşlarından biri olduğunu ifade etti.
Doç. Dr. Güven Gürkan Öztan ise Türkiye’deki soğuk savaş dönemini üç evrede değerlendirdi: 1960–70, 1970–80 ve 1990’lı yılların ilk yarısı. Uğur Mumcu’nun, bu son dönemin karanlık kişi ve olaylarının üzerine giden ve bunları ortaya çıkaran isimlerden biri olduğunu belirten Öztan, Mumcu’nun hukukçu kimliği sayesinde delile dayalı, bilimsel bir gazetecilik anlayışı benimsediğini söyledi.
Öztan, Mumcu’nun 1980’lerin ikinci yarısından ölümüne kadar geçen süreçte 12 Eylül rejimini eleştirel bir dille kaleme aldığını vurgulayarak, bu yazıların yalnızca gazetecilik ürünü değil, aynı zamanda tarihsel birer tanıklık niteliği taşıdığını ifade etti.

BAŞKAN KÖYMEN; “CESARET BULAŞICIDIR, YOLUMUZU AYDINLATIR”
Anma programına Maltepe Belediye Başkanı Mimar Esin Köymen de katıldı. Programın sonunda konuşmacılara çiçek takdim eden Köymen, yaptığı konuşmada 1990’lı yılların Türkiye için karanlık bir dönem olduğuna dikkat çekti.
Köymen, üniversite öğrencisi olduğu yıllarda her gün insanların kaybedildiği, faili meçhul cinayetlerin arttığı, Gazi Olayları gibi travmatik süreçlerin yaşandığını hatırlatarak, böyle bir dönemde cesur bir gazetecinin katledilmesinin derin bir yara olduğunu ifade etti. Tüm baskılara rağmen hakikatin peşinden gitmeyi sürdüren gazeteci ve akademisyenlere teşekkür eden Köymen, faili meçhul cinayetlerde hayatını kaybedenleri saygı ve özlemle andı.
Cesaretlerin sayısı çoğalsın” diyen Başkan Esin Köymen, “Çünkü cesaret bulaşıcıdır; yolumuzu aydınlatır ve aydınlatmaya devam etmelidir” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Uğur Mumcu Efes Selçuk’ta Anıldı

Araştırmacı Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu, hain bir suikast sonucu katledilişinin 33. yılında Efes Selçuk’ta düzenlenen törenle anıldı.

Anma programına belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, Cumhuriyet Halk Partisi Efes Selçuk İlçe Örgütü üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

Anma programı kapsamında Belediye Binası önünde toplanan katılımcılar, Özgürlük Anıtı’na karanfil bıraktı. Katılımcılar daha sonra Uğur Mumcu Sevgi Yolu’nda bulunan Uğur Mumcu Anıtı’na yürüdü. Anıt önünde gerçekleştirilen törende saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı okundu.

“UĞUR MUMCU SUSTURULAMADI”

Anma etkinliğinde konuşan Uğur Mumcu’nun bir gazeteci olmanın ötesinde gerçeğin peşinden giden aydın ve Cumhuriyet değerlerinin savunucusu olduğunu belirten Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Efes Selçuk Şube Başkanı Kerim Akgüneş, “Uğur Mumcu, hukukun üstünlüğüne inanan bir hukukçu, laikliğin ve demokrasinin savunucusu bir aydındı. O, karanlığa karşı ışığı, korkuya karşı cesareti, suskunluğa karşı sözü seçti. Ne tehditler ne baskılar ne de yalnızlık onu yolundan döndüremedi. Çünkü onun pusulası halk, yönü ise daima gerçekti” dedi.

24 Ocak 1993’te gerçekleştirilen suikasta da değinen Akgüneş, “Uğur Mumcu’yu aramızdan aldılar ancak susturamadılar. Çünkü bir insan öldürülebilir ama bir düşünce asla. Bugün hâlâ yazıları okunuyor, soruları soruluyor ve mücadelesi yolumuzu aydınlatıyor” dedi.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Efes Selçuk Şube Başkanı Kerim Akgüneş; “Onu anmak; onun gibi düşünmek, sorgulamak ve cesur olmaktır. Bu duygularla Uğur Mumcu’yu ve Ali Gaffar Okkan’ı saygı, özlem ve minnetle anıyorum. Işığı yolumuzu aydınlatmaya devam edecek” diye konuştu.

“YURTSEVER VE ATATÜRKÇÜ BİR AYDIN”

Anma programında konuşan Efes Selçuk Kent Konseyi Başkanı Güllü Kartal ise Uğur Mumcu’nun karanlık ilişkilerin, yolsuzlukların ve gericiliğin üzerine kararlılıkla giden bir aydın olduğunu ifade etti.

 Kartal, Mumcu’nun sözlerine atıfta bulunarak, “Onu ortadan kaldırınca kurtulacaklarını sandılar. Oysa Uğur Mumcu, ‘Her parçamdan beni aşacaklar doğacaktır’ diyerek düşüncelerinin yaşayacağını çok net ifade etmişti” dedi.

Konuşmasında Prof. Dr. Muammer Aksoy, Doç. Dr. Bahriye Üçok, Abdi İpekçi, Çetin Emeç ve gerçeğin peşinde yaşamını yitiren tüm aydınları da anan Güllü Kartal, Nazım Hikmet’in dizeleriyle konuşmasını sonlandırdı.

MÜZİK DİNLETİSİ İLE DEVAM ETTİ

Anma programı, İbrahim Ünsal ve Melis Taşkınçay tarafından Uğur Mumcu’nun düşünsel mirasına ve aydınlanma mücadelesine ithafen hazırlanan eserlerin yer aldığı müzik dinletisiyle sona erdi. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Aliağa Belediyesi Orman Tiyatrosu İlk Oyunuyla Sahnede

Aliağa Belediyesi’nin sömestr özel olarak düzenlediği Tiyatro Günleri kapsamında sahnelenen “Birlikte Parlayalım” oyunu, ilk gösteriminde yoğun ilgi gördü. Çocukların büyük beğenisini kazanan oyun, 24 Ocak-1 Şubat 2026 tarihleri arasında her gün Aliağa’nın merkez ve çevre mahallelerinde ücretsiz olarak sahnelenmeye devam ederek minik izleyicilerine tiyatro dolu bir ara tatil yaşatacak.

Aliağa Belediyesi Orman Tiyatrosu, Aliağa Belediye Tiyatrosu (ALBET)’in bünyesinde faaliyetlerine başladı. Tiyatronun ilk projesi, yazar ve yönetmenliğini Aliağa Belediye Tiyatrosu (ALBET) Sanat Yönetmeni Demet Bozkurt’un yaptığı ‘Birlikte Parlayalım’ oyunu oldu.  “Birlikte Parlayalım”, rekabet duygusuna kapılmadan dostluğu ve paylaşmayı merkeze alıyor. Oyun, çocuklara her bireyin kendine özgü yeteneklere sahip olduğu ve bu yetenekler doğru şekilde bir araya geldiğinde harika işler başarılabileceği mesajını veriyor.

TİYATROYA ÖZEL ŞARKI BESTELENDİ
Oyuncu kadrosu Aliağa Sanat Evi (ASEV) kursiyerlerinden oluşan oyun, üç kişilik bir ekip tarafından sahnelenirken, performansa oyuncuların canlı olarak çalacağı ukulele ve marakas eşlik ediyor. Müzikal ögelerin de ön planda olduğu oyunda, sözü ve bestesi Demet Bozkurt’a ait “Parla” adlı şarkı da seslendirilerek izleyicilere ritim ve tiyatronun iç içe geçtiği keyifli bir sahne deneyimi sunuluyor.

ALİAĞA’DA TİYATRO İÇİN YENİ BİR DÖNEM: ORMAN TİYATROSU
ALBET Sanat Yönetmeni Demet Bozkurt, Aliağa Belediyesi’nin Orman Tiyatrosu projesi hakkında şu sözleri söyledi: “Aliağa Belediyesi Orman Tiyatrosu kendi içimizde oluşturduğumuz yeni bir oluşum. ‘Birlikte Parlayalım’ oyunumuzu ve gelecekteki diğer oyunlarımızı çocuklarla buluşturmak istiyoruz. Oyunumuzda yaş sınırı yok. Çok küçük seyircimiz için de görsel bir şölen oluşturabilir, hatta ebeveynlerin bile keyifle izleyebileceği bir oyun. Her konuda bize destek olan, çocuk tiyatrosunun gelişimine öncülük eden ve minik seyircimizi sanatla buluşmamıza yardım eden Belediye Başkanımız Serkan Acar’a ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Güzelbahçeliler Mumcu’yu Unutmadı

Devrim şehidi araştırmacı gazeteci-yazar Uğur Mumcu katledilişinin 33. Yıl dönümünde Güzelbahçe’de anıldı. Güzelbahçe Yelki Mahallesi’ndeki Uğur Mumcu Büstü önünde gerçekleştirilen anma törenine Güzelbahçe Belediye Başkan Vekili Çağlayan Bilgen, CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı Devrim Seyrek, CHP ilçe yöneticileri, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Fikirlere kurşun işlemez

Anma törende konuşma yapan Güzelbahçe Belediye Başkan Vekili Çağlayan Bilgen, ‘‘Bugün burada sadece bir gazeteciyi, bir yazarı anmıyoruz. Bugün burada; eğilmeyen bir kalemi, susmayan bir vicdanı ve ömrünü “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” ilkesine adamış bir Cumhuriyet aydınını, Uğur Mumcu’yu saygıyla selamlıyoruz. Bundan 33 yıl önce, o karanlık 24 Ocak sabahında bedenini bizden ayırdılar. Ancak unuttukları bir şey vardı: Fikirler kurşun işlemez, gerçekler susturulamazdı. O, henüz hayattayken bizlere şöyle seslenmişti: “Vurulduk ey halkım, unutma bizi…” Biz onu unutmadık. Onu; yolsuzlukların üzerine korkusuzca gidişinden, terörün karanlık yüzünü deşifre edişinden ve laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ne olan sarsılmaz bağlılığından tanıyoruz. O, kalemini hiçbir gücün önünde eğmedi; ne paranın ne de baskının kölesi oldu’’dedi.

Vasiyetine sahip çıkmak görevimiz

Uğur Mumcu’nun vasiyetini görev bildiklerini söyleyen Bilgen, ‘‘ Değerli dostlar, Uğur Mumcu’yu anmak; sadece onun yasını tutmak değil, onun bıraktığı meşaleyi devralmaktır. Onun mücadelesi; karanlığa karşı ışığın, cehalete karşı bilginin, esarete karşı tam bağımsızlığın mücadelesidir. O, “Ben Atatürkçüyüm, ben Cumhuriyetçiyim, ben laikim, ben anti-emperyalistim” derken aslında bizlere bir yol haritası bırakmıştı. Bugün bizlere düşen görev, onun “Sesleniş”indeki o vasiyete sahip çıkmak, onu ve temsil ettiği değerleri unutturmamaktır. Sözlerimi onun o ölümsüz dizeleriyle bitirmek istiyorum:
“Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi…
Bir gün sesimiz, sizin sesinizle birleşecek, gürleşecek…”

Değerli dostlar,
Bugün yine bir suikast sonucu öldürülen Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan’ı, bugün aramızdan ayrılan eski Bakan İsmail Cem’i ve sanatçı Fatma Girik’i rahmetle anıyorum. Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun, ışıklar içinde uyusunlar’’ diye konuştu.

Karanlığı aydınlatacak olan bizleriz

Karanlık zihniyetin ve kötülüğün ülkenin birçok yerine yayıldığına dikkat çeken CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı Devrim Seyrek,‘‘ 93’ten bugüne çok zaman geçmedi aslında. Her yıl birbirimize hatırlatıyoruz. Hatırlamak güzeldir, hatırlatmak daha da önemlidir. Ama sorun şu ki; çoğu zaman ertesi gün unutuyoruz. İzmir, laiklikle anılan bir kent… Ama daha birkaç gün önce, bir tarikat liderinin gelişinde binlerce insanın sokaklara döküldüğünü gördük. İşte tam da bu yüzden unutmamak zorundayız. Uğur Mumcu’yu, Gaffar Okkan’ı katleden zihniyet; işte bu tarikatların benzeri, bu karanlık yapıların ta kendisidir. Menşei de aynıdır. Yarın ne olacağını bu ülkede kimse kesin olarak bilemez ama neyle karşı karşıya olduğumuzu çok iyi biliyoruz. Bu ülkede, Cumhuriyet’in kurucu iradesi olan Altı Ok’a “terörist” diyenler oldu. Oysa o irade; bu ülkeyi kurtaran, kuran, yaşatan, bayrağına, halkına, onuruna sahip çıkan iradedir. Bugün andığımız tüm değerlerin temelidir. Ama sizler, o değerleri katledenlersiniz. Bayrak indirildiğinde ses çıkarmayan, hatta buna sevinenlersiniz. Cumhuriyet’e, laikliğe, özgürlüğe düşman olan zihniyet tam olarak budur. Ve şunu açıkça söylüyorum: Bu kötülüğü, bu karanlığı bu topraklardan temizleyecek olan da bizleriz. Cumhuriyetçiler, Atatürkçüler, devrimciler, bu ülkenin onurlu insanlarıdır. Bir gün, işte o gün geldiğinde, “Başardık” diyebilmek için buradayız. Uğur Mumcu’ya, Ali Gaffar Okkan’a ve bu ülke için bedel ödeyen herkese borcumuz var. O gün onların karşısına geçip, “Rahat uyuyun, emanetinize sahip çıktık” diyebilmek umuduyla… Ruhları şad olsun’’ diye konuştu.

Konuşmaların ardından katılımcılar ellerindeki karanfilleri Uğur Mumcu’nun büstüne bıraktı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Karşıyaka Uğur Mumcu’yu andı!

Türk basınının özgür kalemi; araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Karşıyaka Belediyesi tarafından düzenlenen törenle anıldı. Bostanlı Uğur Mumcu Parkı’nda gerçekleşen törende, usta gazetecinin fikirleri ve demokrasi mücadelesinin günümüzde de yol gösterici olmaya devam ettiği vurgulandı. Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Uğur Mumcu’nun kalemi, gerçeğin peşinden ödünsüz koşanlar için daimi bir ışıktır” dedi.

Karşıyaka Belediyesi, 24 Ocak 1993 tarihinde katledilen araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu için Bostanlı Uğur Mumcu Parkı’nda anma töreni düzenledi. Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’ın ev sahipliğindeki törene; İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Mustafa Vatansever, CHP Karşıyaka İlçe Başkanı Levent Güçlü, CHP İzmir İl yöneticileri ve partililer, geçmiş dönem Vali Yardımcısı Ardahan Totuk, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Turgay Pasinligil, Karşıyaka Kent Konseyi Başkanı Dilek Karcı, meclis üyeleri, muhtarlar, gaziler, STK temsilcileri ve Mumcu’nun sevenleri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törende, Karşıyaka Belediye Meclis Üyesi Ali Ekber Güneş tarafından, Ataol Behramoğlu’nun Uğur Mumcu’ya Ağıt Değil Övgü şiiri okundu. Konuşmaların ardından Mumcu’nun büstüne karanfiller bırakıldı.
Ayrıca Adalet ve Demokrasi Haftası dolayısıyla, aydınlık bir ülke için mücadele veren demokrasi şehitleri ile aynı gün ölüm yıl dönümleri olan Gaffar Okkan ve İsmail Cem saygı ve minnetle anıldı.

“DAİMİ BİR IŞIK”
Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Uğur Mumcu’nun kalemi, gerçeğin peşinden ödünsüz koşanlar için daimi bir ışıktır. Mumcu’nun mücadelesi, özgür basının ve demokrasinin vazgeçilmez olduğunun en önemli kanıtıdır. Uğur Mumcu’nun anısını yaşatmak, yalnızca bir geçmişi hatırlamak değil; aynı zamanda geleceğe dair sorumluluk almaktır. Bizler, Cumhuriyetin ve demokrasinin değerlerini korumak için onun cesaretinden ilham alıyoruz. Bugün ayrıca, aynı gün aramızdan ayrılan iki değerli ismi de saygıyla anıyoruz: Halkın güvenliği için canını veren Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ı ve Cumhuriyetimizin temel değerlerini siyaset sahnesinde onurla temsil eden Dışişleri Bakanı İsmail Cem’e de Allah’tan rahmet diliyorum. Onların da demokrasiye ve halkımıza adanmış hayatları, bizlere yol göstermeye devam edecek. Karşıyaka Belediyesi olarak bizler, Uğur Mumcu’nun cesaretini, Gaffar Okkan’ın fedakârlığını ve İsmail Cem’in vizyonunu yaşatmaya kararlıyız. Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi korumak, onların hatıralarına en büyük saygımız olacaktır” dedi.

“O, HALKININ VİCDANIYDI”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Mustafa Vatansever “Hepimiz biliyoruz ki Uğur Mumcu, halkının vicdanıydı. Bir gazetecinin yazabileceği en güzel yazılardan birini, 1975 yılında “Sesleniş” adıyla yazmıştı. O günden bugünlere ışık tutan bir yazıydı. Uğur Mumcu, doğruların insanıydı, iyi bir Cumhuriyet sevdalısıydı. Bugün aslında hüzünlü bir gün değil, ödevlerimizi gözden geçirme günüdür diye düşünüyorum. Biz seni unutmayacağız sevgili Uğur Mumcu. Bugün tüm halk kesimleri; Cumhuriyet ve kazanımları için dimdik ayakta. Sen rahat uyu, ruhun şad olsun” diye konuştu. 

“SAYGI VE ÖZLEMLE ANIYORUZ”
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Turgay Pasinligil de “Ankara Hukuk Fakültesi’ni 1965 yılında bitiren Uğur Mumcu, 1961 Anayasasının getirdiği özgürlük ortamında atak kişiliği ve hukuk bilgisini bir araya getirirken, önce öğrenci derneği başkanlığı, daha sonra da asistanlık yaptı. Birikimi, cesareti, yurtseverliği, Atatürkçü kimliği ve araştırmacı kişiliği, onu gazeteciliğe yönlendirdi. Hukuk ve adalet temelinde gazeteciliğini sürdüren Uğur Mumcu, yaşadığı sürede 26 kitap yazdı. İzmir Gazeteciler Cemiyeti olarak, Cumhuriyetin temel değerlerine ve Atatürk ilkelerine bağlılığını çalışmalarıyla ortaya koyan gazeteci büyüğümüz Uğur Mumcu’yu saygıyla ve özlemle anarken, onun gösterdiği yolda ilerleyen yürekli ve cesur gazeteci arkadaşlarımıza da sevgilerimizi ve selamlarımızı iletiyoruz” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ayla Ölçer’den IF Wedding Fashion İzmir’de ‘Pearl Allure’ imzası

İzmirli modacı Ayla Ölçer, IF Wedding Fashion İzmir kapsamında gerçekleştirdiği solo defilesi “PEARL ALLURE” ile moda dünyasına unutulmaz bir imza attı.

Dora Magazin hostinginde gerçekleşen defilede, Dubai’den özel getirilen seçkin kumaşlarla hazırlanan gelinlik ve abiye koleksiyonu; lüks dokular, ince el işçiliği ve haute couture estetiğiyle büyük beğeni topladı. Transparan detaylar, inci dokunuşları ve taş işlemeleri tasarımlara masalsı bir ihtişam kattı.

Solo defile formatında sunulan koleksiyon izleyicilere bütüncül ve etkileyici bir moda deneyimi yaşattı. Podyumda Özge Ulusoy ve Wilma Elles tasarımlara zarafetleriyle eşlik ederken, 30 yerli ve yabancı model defileye uluslararası bir kimlik kazandırdı.

Defilenin koreografisi Gökhan ve Serkan Duman, organizasyonu ise Duman Ajans imzası taşıdı.

PEARL ALLURE, IF Wedding Fashion İzmir’in en çok konuşulan ve en iddialı defileleri arasında yerini aldı.

Günün en keyifli sürprizi, backstage’de ilk kez düzenlenen özel parti oldu. Davetliler, podyum arkasında tasarlanan bu farklı buluşmada defilenin heyecanını sahne öncesinde deneyimledi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Urla’da Homeros konuşuldu

Urla, sinema ve mitolojiyi bir araya getiren çok özel bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Uluslararası Mitoloji Film Festivali kapsamında Urla Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, Urla Sinema Topluluğu kuruluşunu resmen ilan etti. 

Ücretsiz olacak etkinlikte, Yaşar Müzesi Müdürü Rıdvan Gölcük’ün senaryosunu yazdığı Histroy filminin gösterimi yapıldı. Mitoloji Film Festivali Sanat Yönetmeni Gökmen Küçüktaşdemir’in sorularını yanıtlayan Rıdvan Gölcük, Türkiye’de kültürel kimliğin oluşmadığına dikkat çekti. Gölcük, ‘‘Hala Anadolu toprağını sahiplenmiyor göçebe bir topluluk gibi davranıyoruz. Oysa bu toprakları sahiplensek ne çevre kirliliği yaşarız, ne zenginlerimizin yok olup gitmesine göz yumarız’’ dedi. Gölcük, ‘‘1071 bizim Anadolu’ya geliş tarihimiz değil. Atalarımız daha önce de bu topraklarda yaşadı. Atatürk de başlattığı kazılar ile bu düşünceyi destekledi. Bu topraklarda yaşayanlar bu topların kendilerine ait olduğunu artık kabul etmeliler, kültürel kimlik konusunda uzlaşıya varmalılar’’ diye konuştu. “Homeros Günümüze Ne Söylüyor?” başlıklı söyleşide konuşan Smirna Kazısı Başkanı Prof. Dr. Akın Ersoy ise Homeros’un İzmirli olduğunu hazırladığı sunumda belgeler göstererek anlattı. Dönemin sikkelerini, vazolarını, duvar resimlerini, heykellerini, okullarını kanıt olarak gösteren Ersoy, Homeros’a, yazdığı destanlara sahip çıkmamız gerektiğini dile getirdi. Uluslararası Mitoloji Film Festivali Direktörü, yazar Gülşah Elikbank da festival hakkında bilgi vererek etkinlikleri Uzak Doğu’ya da taşımak için görüşmeler yaptığını aktardı. Elikbank, “İnsanlığın ortak hikâyesini mitler ve filmler aracılığıyla anlatmaya devam edeceğiz” dedi. Urla Sinema Topluluğu Başkanı Çayan Bilgin de topluluğun etkinliklerini sürdüreceğini belirtti. Urla Atatürk Kültür Merkezi’ni dolduran sanatseverler keyifli bir gece geçirdi. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Üniversite ile iş dünyası güçlerini birleştirmeli

Rektör ve İş İnsanı Ortak Platformu (RİOP) kahvaltısı, İstanbul Atlas Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşti. Üniversite ile iş dünyasının güçlerini birleştirmesi gerektiğini vurgulayan İstanbul Atlas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, akademinin bilgi birikimi ile iş dünyasının deneyim ve kaynaklarının bir araya gelmesinin önemine dikkat çekti. Akademik bilginin sahada karşılık bulabilmesinin iş dünyasıyla kurulan güçlü ve sürdürülebilir iş birlikleriyle mümkün olduğunu belirten Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, “Bu nedenle üniversite–iş dünyası etkileşimi bugün bir tercih değil, stratejik bir gerekliliktir” dedi.  Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin’in de aralarında bulunduğu rektörler ve iş insanları, üniversite ile iş dünyası arasında iş birliğinin önemini vurgulayarak topluma sağlayacağı katkı ve faydaları ele aldı.
Rektör ve İş İnsanı Ortak Platformu (RİOP) kahvaltısı, İstanbul Atlas Üniversitesi Atlas Vadi Kampüs Creative Lab’da gerçekleşti. İstanbul ve farklı şehirlerdeki üniversitelerden rektörler ve iş insanları bir araya gelerek üniversite, sanayi ve iş dünyası iş birliği hakkında yapılması gerekenlerle ilgili görüş alışverişinde bulundu. RİOP Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çelik ve RİOP yönetiminin de katıldığı buluşmada üniversite–iş dünyası iş birliğini güçlendirme, karşılıklı fikir alışverişinde bulunma ve ortak projelere zemin hazırlama konuları ele alındı.
Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak: “Üniversiteler sektörün ihtiyaçlarına yanıt vermeli”
İstanbul Atlas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, bu buluşmanın üniversite ile iş dünyası arasındaki etkileşimin artırılması, sürdürülebilir iş birliklerinin geliştirilmesi ve yeni proje fırsatlarının değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu vurguladı. Üniversiteler olarak sektörün ihtiyaçlarına cevap vermek gerektiğini belirten Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, Rektör ve İş İnsanı Ortak Platformunun (RİOP) bu anlamda önemli katkılar sunacağına inandıklarını söyledi.
Üniversite-iş dünyası etkileşimi, stratejik bir gereklilik
Üniversitelerin artık yalnızca bilgi üreten yapılar değil; ürettiği bilgiyi toplumsal faydaya, katma değere ve gerçek hayata dönüştürmekle sorumlu kurumlar olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, “Akademik bilginin sahada karşılık bulabilmesi ise iş dünyasıyla kurulan güçlü ve sürdürülebilir iş birlikleriyle mümkündür. Bu nedenle üniversite–iş dünyası etkileşimi bugün bir tercih değil, stratejik bir gerekliliktir. Rektör–İş İnsanı Ortak Platformu da tam bu noktada çok kıymetli bir misyon üstlenmektedir. Üniversiteler ile sanayi ve iş dünyası arasında kalıcı ve nitelikli iş birlikleri kurarak, ülkemizin inovasyon, teknoloji ve bilgi temelli kalkınma hedeflerine katkı sunmayı amaçlamaktadır. Bu yaklaşım; yalnızca ekonomik büyümeyi değil, nitelikli insan kaynağını ve toplumsal dönüşümü de merkeze alan bütüncül bir vizyonu temsil etmektedir” diye konuştu.

İstanbul Atlas Üniversitesi Rektör Başdanışmanı Prof. Dr. Şenay Yalçın, YÖK’ün bir süre önce açıkladığı müfredat farklılığı uygulamasında eğitim ve sanayi iş birliğinin öne çıkacağını söyledi. Prof. Dr. Şenay Yalçın, İstanbul’da iş dünyası ile üniversiteler arasında iş birliğinin başlatılarak bunun diğer illerde de yaygınlaştırılabileceğini söyledi. 
Prof. Dr. Emre Alkin: “RİOP’la ortak aklın oluşturulması önemli”
Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin, güncel gelişmeleri de değerlendirdiği konuşmasında RİOP olarak ülkenin içinde bulunduğu şartların düşünülerek çözüm aranması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Emre Alkin, “RİOP sayesinde hem akademi hem de iş dünyası bir araya gelerek bilgi ve tecrübelerini paylaşacak. İş dünyası ile akademi arasında aksayan ne varsa onun bulunup ortaya çıkarılması RİOP’un görevlerinden biridir. Bununla beraber bir araya gelinerek sorunların ortaya konulması, tecrübeli ve bilgili insanların ‘Biz aslında bunu böyle çözebiliriz’ diyerek fikirleri bir platformda ortak aklı oluşturması önemli. Ortak akıl herkesin aynı fikirde olması demek değil. Ortak akıl birbirinden farklı fikirlerin bir araya gelip çoğunluğun kabul edeceği bir çözüm önerisine doğru ulaşmasıdır” dedi.
Dr. Hakan Çınar: “İş dünyası ile akademi daha fazla entegre olmalı”
Rektör ve İş İnsanı Ortak Platformu (RİOP) Başkan Yardımcısı Dr. Hakan Çınar, ülkemizde olduğu gibi dünyada da iş dünyası ile akademinin nasıl kesiştiği ve nasıl entegre edileceği konusunun tartışıldığını belirterek iş dünyası ile akademinin daha fazla iç içe ve entegre olması gerektiğini söyledi. Dr. Hakan Çınar, ”Üniversitelerin iş dünyasına yönelik olarak daha hazırlıklı öğrenciler yetiştirmesi, staj imkanları elde etmiş ya da sahayı biraz daha yakından tanıyan öğrenciler yetiştirme gayretini RİOP çatısı altında gerçekleştirmeye gayret ediyoruz. Bu buluşmayı da somut önerileri dinlemek için gerçekleştiriyoruz. Türkiye Avrupa ile kıyaslandığında genç bir nüfusa sahip. Bu genç nüfusun gelecekte iş dünyasında daha doğru yerlere, mesleklere ve işlere daha hazır bir biçimde gelmesini sağlamak maksadıyla bu platformlardan çıkan çıktılar önemli katkı sağlayacak” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı