Mahalle Evleri’nde yıl sonu etkinlikleri başladı

Maltepe Belediyesi’nin mahalle kültürünü eğitim ve sanatla geliştirmek amacıyla geçtiğimiz yıl hizmete açtığı Küçükyalı Mahalle Evi’nde ve Feyzullah Mahalle Evi’nde düzenlenen yıl sonu etkinliklerinin ilki Feyzullah Mahalle Evi’nde gerçekleştirildi.

 Maltepe Belediyesi’nin mahalle kültürünü eğitimle ve sanatla geliştirmek için geçtiğimiz yıl hizmete açtığı, mahalle sakinlerine çeşitli sosyal olanaklar sunduğu Feyzullah Mahalle Evi’nde yıl sonu etkinliği düzenlendi. “El Emeği Göz Nuru” ismini taşıyan etkinlikte keçe, karakalem, batik, sanat tarihi, yazarlık ve erbane atölyelerine katılan kursiyerler çalışmalarını sundu. 

Etkinliğin açış konuşmasını yapan Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Efe Cevahir Akçelik, katılımcılara Maltepe Belediye Başkanı Mimar Esin Köymen’in  sevgi ve selamlarını iletti. Mahalle evlerinin, belediyeciliği yalnızca altyapı hizmetlerinden ibaret görmeyen,  insanı, komşuluğu, kültürü ve dayanışmayı merkeze alan anlayışlarının bir ürünü olduğunu belirten Başkan Yardımcısı Akçelik, “Feyzullah Mahalle Evimiz bu açıdan bizlerin ilk göz bebeği, buradaki ilk deneyimlerimizi ürettiğimiz bir alan olması bakımından Küçükyalı Mahalle Evi ve bundan sonraki yapacağımız mahalle evlerimiz için bir deneyim alanı.” dedi.  Burada sergilenen her eserin aslında kursiyerlerin kendilerine ayırdığı zamanın, bir pratiğin yansıması olduğunu ifade eden Akçelik, “Mahalle evlerimizde komşularımız yalnızca bir beceri edinmiyor, yeni dostluklar kuruyor, komşuluk ilişkilerini güçlendiriyor, yaşamı ve yaratıcılığı bir yansıma olarak görüyor. Mahalle evlerimizde kurduğumuz bu yaşam alanı dayanışmayı, paylaşmayı, üretimi, 21. yüzyılda kaybettiğimiz komşuluk ilişkilerini güçlendirmek açısından önemli bir alan olarak görüyoruz. Çünkü güçlü bir kent ancak güçlü bir toplumsal dayanışmayla mümkündür.  Yıl boyunca büyük bir özveriyle buraya gelerek çalışmalara katkı sunan kursiyerlerimizin burada sergilenen emekleri yeni bir başlangıca ilham olsun, üretme heyecanını daha da büyütsün.” şeklinde konuştu.

 Katılımcılar eski Türk geleneği olan keçe dokumacılığını günümüze taşımak ve genç nesle aktarmak için kurulan keçe atölyesinde keçe kumaşı ile hazırladıkları birbirinden farklı tasarımlarda ve renklerde aksesuarları, dekoratif ürünleri, objeleri ve kıyafetleri sergiledi. 

Batik tekniğiyle kumaş boyamayı öğrenen katılımcılar kendi hazırladıkları özgün tekstil ürünlerini, karakalem atölyesi kursiyerleri ise karakalem teknikleriyle oluşturdukları eserlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. Sanat akımlarını ve dünya kültürel mirasını tanıtan sanat tarihi atölyesine ve yazarlık atölyesine katılan mahalle sakinleri de çalışmalarını paylaştı. Erbane enstrümanının çalım tekniğini öğrenen erbane atölyesi katılımcıları müzik dinletisiyle katılımcıların alkışlarını topladı. Maltepe Belediyesi’nin Küçükyalı Mahalle Evi’ndeki “El Emeği Göz Nuru” isimli yıl sonu etkinliği ise 18 Haziran Perşembe günü saat 15.00’te Küçükyalı Mahalle Evi’nde organize edilecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Gastro İnegöl’de “Ayın Mutfağı” Etkinliği Başlıyor

Gastro İnegöl, Türkiye’nin zengin mutfak kültürlerini vatandaşlarla buluşturacak yeni bir etkinlik serisi başlatıyor. “Ayın Mutfağı” etkinliğinin ilkinde, eşsiz lezzetleriyle Ege Mutfağı Gastro İnegöl sofrasında olacak.

İnegöl Belediyesi’nin gastronomi tanıtım merkezi olarak bilinen Gastro İnegöl Restoranında, Türkiye’nin farklı bölgelerine ait mutfak kültürlerini tanıtmak amacıyla “Ayın Mutfağı” etkinliği başlatılıyor. Yeni etkinlik serisi kapsamında her ay ülkemizin farklı bir yöresine ait seçkin lezzetler, Gastro İnegöl’de misafir edilecek.

LEZZET YOLCULUĞUNUN İLK DURAĞI EGE MUTFAĞI

Lezzet yolculuğunun ilk durağı, 18 Haziran Perşembe günü; zengin yemek kültürü, zeytinyağlıları, ot yemekleri ve kendine özgü tatlarıyla Ege Mutfağı olacak. Vatandaşlar, Perşembe günü Gastro İnegöl’de Ege Bölgesi’nin öne çıkan lezzetlerini tatma fırsatı bulacak.

“Ayın Mutfağı” etkinliği ile önümüzdeki aylarda Karadeniz’den Güneydoğu Anadolu’ya, Akdeniz’den İç Anadolu’ya kadar Türkiye’nin dört bir yanından yöresel lezzetler İnegöllülerle buluşturulacak. Böylece hem Anadolu’nun zengin gastronomi mirası tanıtılacak hem de vatandaşlar farklı mutfak kültürlerini yakından tanıma imkanı elde edecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bakırköy Belediye Tiyatroları’ndan Büyük Başarı

Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT), 35. yıl lansman toplantısında hem geride kalan sezonun gurur tablosunu hem de yeni dönem hedeflerini paylaştı. Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen toplantıda konuşan Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “Oyunlarımızı 118 bin 454 seyirciyle buluşturduk. 35 yıllık bu büyük mirası geleceğe taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi. BBT Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Savaş da tiyatroya verdiği güçlü destekler için Başkan Ovalıoğlu’na teşekkür etti.

Lansman toplantısına Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, BBT Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Savaş, BBT oyuncuları ve teknik ekip katıldı. Toplantıda Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Savaş; sezon boyunca sahnelenen oyunlar, ulaşılan seyirci sayısı ve gerçekleştirilen çalışmalar hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Savaş, geçen sezonlara kıyasla seyirci sayısında yüzde 72’lik büyük bir artış yaşandığını belirterek, bu başarının arkasındaki kurumsal desteğin önemine dikkat çekti. Tiyatronun kent kültürü açısından değerine vurgu yapan Başkan Ovalıoğlu ise, BBT’nin başarılarının artarak devam etmesi için tüm imkanları seferber etmeyi sürdüreceklerini belirtti.

“Ay Tedirginliği” 3 bin 116 seyirciye ulaştı

Bakırköy Belediye Tiyatroları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanlığı iş birliğiyle Ataköy Baruthane sahnesine kavuşmanın heyecanını yaşadı. Bu kapsamda 13 Ocak tarihinde prömiyerini yapan “Ay Tedirginliği” oyunu, her çarşamba Baruthane sahnesinde seyirciyle buluşuyor. Tiyatroseverler tarafından yoğun ilgiyle karşılanan oyun, 2025-2026 sezonunda 25 temsil gerçekleştirerek 3 bin 116 seyirciye ulaştı.

“BBT daha etkin bir hale gelmiştir”

Lansmanda çalışanlara ve sanatçılara teşekkür eden Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “Göreve geldiğimiz günden bu yana Bakırköy Belediye Tiyatrolarını daha güçlü, daha görünür ve daha kurumsal bir yapıya kavuşturmak için yoğun bir çalışma yürüttük. Genel Sanat Yönetmenimiz Ragıp Savaş ile birlikte kurumsal yapımızı güçlendirdik, çalışma süreçlerimizi daha sağlıklı hale getirdik. Halkla ilişkiler ve iletişim alanında attığımız adımlarla etkinliklerimizin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağladık. Bugün Bakırköy Belediye Tiyatroları yalnızca sahnede değil, medyada ve sanat dünyasında da daha görünür, daha etkin bir konuma ulaşmıştır” dedi.

İki yeni müjde!

Konuşmasında gelecek sezon için müjdeler de veren Başkan Ovalıoğlu şunları söyledi: “Önümüzdeki dönemde Leyla Gencer Opera ve Sanat merkezimiz bünyesinde çalışma stüdyoları oluşturacağız. Sanatçılarımızın üretim süreçlerini destekleyecek yeni alanlar kazandıracağız. Ayrıca merkezin uzun yıllardır devam eden ısınma, internet ve GSM altyapısına ilişkin sorunlarını da kısa süre içerisinde çözüme kavuşturarak, daha verimli ve daha nitelikli bir çalışma ortamı sağlayacağız. Bugün ise yepyeni bir heyecanı yine sizlerle birlikte paylaşıyoruz. Tarihi 18. Yüzyılın ilk yıllarına dayanan, Osmanlı döneminin büyük ölçekli üretim kapasitesine sahip ilk endüstri yapılarından olan Baruthane-i Âmire’nin dahilinde bulunan anıt eserimiz, Yunus Emre Kültür Merkezi’ne yeniden hayat veriyoruz.”

“Bu mirası daha ileriye taşımak için çalışacağız”

BBT’nin elde ettiği ödüllere ve repertuar zenginliğine de değinen Başkan Ovalıoğlu, “Bakırköy Belediye Tiyatroları olarak ‘Çirkin’ oyunuyla Direklerarası Seyirci Ödülleri’nde hem ‘En İyi Yönetmen’ hem de ‘En İyi Sahne Tasarımı’ ödüllerini kazandık. 2 yılda 4 Yetişkin Oyunu ve 2 Çocuk Oyunu olmak üzere toplamda repertuarımıza 6 yeni oyun katarak 8 turne gerçekleştirdik. Oyunlarımızı 118 bin 454 seyirciyle buluşturduk. Bizler bu mirası daha ileriye taşımak, daha fazla seyirciye ulaşmak ve Bakırköy’ü kültür ve sanatın öncü kentlerinden biri haline getirmek için çalışmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

“Destek ve inanç olmadan olmuyor”

Duygu ve düşüncelerini paylaşan BBT Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Savaş ise, “Benim için çok kıymetli bir dönemdi. Destek olmadan, inanç olmadan bu iş olmuyor. 2 senede ne kadar yol katettiğimizi gördünüz. Umarım bundan sonra her şey çok daha iyi olur. Umarım çok daha güzel oyunlar, güzel repertuarlar yapıp seyircimizi, tiyatromuzu ve belediyemizi mutlu ederiz” diye konuştu.

Yeni sezonda perde 1 Ekim’de açılacak

Yeni sezonda 1 Ekim itibariyle daha fazla temsille daha fazla seyirciye ulaşmayı amaçladıklarını belirten Ragıp Savaş, BBT’nin salıdan pazara kadar yetişkin ve çocuk oyunları sahneleyeceğinin bilgisini verdi. BBT ayrıca salı günleri Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde de perdelerini açacak.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Rahmi M. Koç Müzesi’nde suyun izinden tuvalin renklerine uzanan iki özel sergi

Rahmi M. Koç Müzesi, Koç Üniversitesi öğrencilerinin sanat yolculuklarına ev sahipliği yapıyor. Koç Üniversitesi Ebru Kulübü ve Koç Üniversitesi Resim Kulübü yıl sonu sergileri, müzede sanatseverlerle buluşuyor.

Türkiye’nin ilk ve tek sanayi müzesi olan Rahmi M. Koç Müzesi, kültür ve sanat yaşamına katkı sunan etkinliklerine bir yenisini ekleyerek Koç Üniversitesi Ebru Kulübü ve Resim Kulübü’nün yıl sonu sergilerine ev sahipliği yapıyor. Müzenin Kayıkhane Sergi Salonu’nda düzenlenen sergiler, öğrencilerin sanatsal üretimlerini ziyaretçilerle buluşturuyor.

Renklerin su üzerinde dansı

9-21 Haziran tarihleri arasında açık olacak Ebru Sergisi, öğrencilerin yıl boyunca hazırladığı yaklaşık 70 özgün eserden oluşuyor. Hazırlanan seçkide, klasik ebru çalışmalarının yanı sıra defter, yelpaze ve kumaş gibi farklı yüzeylerde hayat bulan özgün uygulamalar da yer alıyor. Geleneksel sanatın inceliklerini çağdaş yorumlarla buluşturan eserler, suyun üzerinde şekillenen renklerin ve desenlerin büyülü dünyasını ziyaretçilere sunuyor.

23 Haziran – 5 Temmuz tarihleri arasında ise Koç Üniversitesi Resim Kulübü öğrencilerinin eserlerinden hazırlanan resim sergisi de sanatseverlerle buluşacak. Sergi, öğrencilerin yaratıcılıklarını ve özgün bakış açılarını bir araya getirerek Rahmi M. Koç Müzesi’nin tarihi atmosferinde sanatla yaratıcılığı buluşturan özel bir deneyim sunuyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Yarışma başvuru tarihleri açıklandı

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde; Ulusal Uzun Metraj ile Ulusal Kısa, Ulusal Belgesel Film ve Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması için başvurular 29 Haziran 2026 Pazartesi günü açılacak. Yarışmalara başvurular 31 Ağustos 2026 Pazartesi gününe kadar kabul edilecek.

24-31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek, Türkiye’nin en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, Ulusal yarışma kategorilerine başvuru tarihleri açıklandı. Bu sene 63.’sü gerçekleştirilecek festivalde; Ulusal Yarışmalara, 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin son başvuru tarihi olan 22 Ağustos 2025’ten sonra tamamlanmış ve 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden önce Türkiye’de halka açık, ticari gösterimi yapılmamış ve yurt içinde bir festivale katılmamış Türkiye yapımı filmler başvurulabilecek. Festivalin Ulusal Yarışmaları’na başvurular, Altın Portakal’ın resmi internet sitesi üzerinden yapılacak. Başvuru linkleri, web sitesinde 29 Haziran 2026, Pazartesi günü erişime açılacak. Yarışmalara başvurmak isteyenler için son tarih ise 31 Ağustos 2026, Pazartesi günü saat 23.59 olarak belirlendi.

GÜÇLÜ BİR PROGRAMLA SİNEMASEVERLERLE BULUŞACAK

Sinemanın gelişimine uzun yıllardır büyük katkılar sunan Altın Portakal, bu sene de Antalya’yı uluslararası sinema dünyasının önemli duraklarından biri haline getirmeye hazırlanıyor. İzleyicilere nitelikli bir seçki sunmayı planlayan festival, güçlü bir programla sinemaseverlerle buluşmayı hedefliyor. Ayrıca festival boyunca gerçekleştirilecek etkinlikler, film gösterimleri ve yarışmalar hem sektör profesyonellerini hem de sinemaseverleri aynı çatı altında buluşturarak sinemanın çok yönlü yapısını bir kez daha ortaya koyacak.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Satınalma Gücü Paritesi (Geçici Sonuçlar), 2025

SGP’ye göre kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla endeks değeri 67 oldu

Satınalma gücü paritesi (SGP) ayrıntılı olarak tanımlanmış standart bir mal ve hizmet sepetinin farklı ülkelerdeki fiyat oranı olarak tanımlanmaktadır. Böylece ülkeler arasındaki fiyat düzeyi farklılıkları giderilmekte ve uluslararası anlamda gerçek fiyat ve hacim karşılaştırmaları yapılabilmektedir.

Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından açıklanan SGP’ye göre kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) endeksi 2025 yılı geçici sonuçlarına göre 27 Avrupa Birliği (AB) ülkesi ortalaması 100 iken, bu değer Türkiye için 67 oldu ve AB ortalamasının %33 altında kaldı.

Karşılaştırmalarda, 27 AB üyesi ülke, 3 Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkesi (İsviçre, İzlanda ve Norveç), 6 aday ülke (Türkiye, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Arnavutluk ve Bosna-Hersek) kapsandı.

Karşılaştırmalarda yer alan 36 ülke arasında SGP’ye göre kişi başına GSYH endeksi en yüksek ülke 239 ile Lüksemburg, en düşük ülke ise 36 ile Bosna-Hersek oldu. Kişi başına GSYH endeksinde Lüksemburg AB ortalamasının %139 üzerinde, Bosna-Hersek ise %64 altında değere sahip oldu.

SGP’ye göre kişi başına GSYH endeks değerleri, 2025
[AB27=100]


Kaynak: Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat)

Türkiye’nin 2025 yılı kişi başına fiili bireysel tüketim düzeyi 70 oldu

Ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin karşılaştırılmasında kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla temel alınırken, tüketicilerin göreli refah düzeylerinin karşılaştırılmasında kişi başına fiili bireysel tüketim endeksleri daha uygun bir gösterge olarak kabul edilmektedir. Fiili bireysel tüketim, tüketicilerin satın aldığı mal ve hizmetlere ek olarak devlet veya kâr amacı olmayan kuruluşlar tarafından sağlanan (eğitim, sağlık vb.) hizmetleri de kapsamaktadır.

Kişi başına fiili bireysel tüketim düzeyi 27 Avrupa Birliği ülkesi ortalaması 100 iken, Türkiye için 70 oldu ve AB ortalamasının %30 altında kaldı. Karşılaştırmalarda yer alan 36 ülke arasında kişi başına fiili bireysel tüketim değeri en yüksek ülke 145 ile Lüksemburg, en düşük ülke ise 44 ile Bosna-Hersek oldu.

SGP’ye göre kişi başına fiili bireysel tüketim değerleri, 2025
[AB27=100]


 Kaynak: Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat)

Türkiye’nin fiili bireysel tüketime ilişkin fiyat düzeyi endeksi 52 oldu

Fiyat düzeyi endeksi, ülkelerin ulusal para birimlerinin karşılaştırmalı olarak döviz kuruna göre alım gücünün göstergesidir. Bir ülkenin fiyat düzeyi endeksi, 100’den büyük ise bu ülke karşılaştırıldığı ülke grubu ortalamasına göre “pahalı”, 100’den küçük ise bu ülke karşılaştırıldığı ülke grubu ortalamasına göre “ucuz” olarak ifade edilmektedir.

Türkiye’nin fiili bireysel tüketime ilişkin fiyat düzeyi endeksi, 2025 yılı geçici sonuçlarına göre 52 oldu. Bu değer, AB ülkeleri genelinde 100 Euro karşılığı satın alınan aynı mal ve hizmet sepetinin Türkiye’de 52 Euro karşılığı Türk Lirası ile satın alınabileceğini gösterdi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Altın Portakal’da Film Forum başvuru tarihleri açıklandı

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında yer alan, genç ve bağımsız sinema üreticilerini bir araya getiren Film Forum 25-27 Ekim tarihleri arasında 13. kez gerçekleştirilecek. Film Forum’a başvurular 29 Haziran 2026 Pazartesi günü alınmaya başlanacak. Başvurular, 21 Eylül 2026 Pazartesi günü saat 23.59’a kadar kabul edilecek. 
24-31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bünyesindeki Film Forum’a; Uzun Metraj Kurmaca Film Platformu kapsamında “Pitching” ve Sümer Tilmaç Antalya Senaryo Destek fonu, İlk Uzun Metraj Film Geliştirme Platformu, Work-in-Progress Kurmaca Film Platformu ve Work-in-Progress Belgesel Film Platformu kategorilerindeki projeler kabul ediliyor.
BAŞVURULAR İÇİ SON TARİH 21 EYLÜL 2026
Geçtiğimiz yıllarda projeleri çekimlerinin en az üçte ikisi Antalya kentinde gerçekleştirilerek filmin son kurgusunda en az üçte iki oranında Antalya’da çekilmiş sahneleri içerecek ulusal uzun metraj bir filme destek olmak, Türkiye’de film çekimi için en elverişli gün ışığı ve doğal platoların bulunduğu Antalya’da film üretimini artırmak, Antalya’yı, Türkiye ve dünya film endüstrisinin önemli merkezlerinden birine dönüştürmek amacıyla gerçekleştirilen Sümer Tilmaç Antalya Senaryo Destek fonu ile destekleyen  Film Forum, projeleri bu yıl 21 Eylül 2026, Pazartesi saat 23.59’a kadar kabul edecek. Film Foruma başvurular, www.antalyaff.com adresinde yer alan Film Forum sayfası üzerinden gerçekleştirilebilecek. Başvuru linkleri ise 29 Haziran 2026 Pazartesi günü erişime açılacak.
ALTIN PORTAKAL’IN SİNEMACILARA DESTEĞİ SÜRÜYOR
Film Forum kapsamında ilk kez geçtiğimiz sene hayata geçirilen “İlk Uzun Metraj Film Geliştirme Platformu” bu yıl da devam ediyor. Senarist ve yönetmenleri ilk uzun metraj kurmaca projelerinde desteklemeyi, geliştirme sürecindeki senaryolara yaratıcı katkı sunmayı ve sürdürülebilir bir üretim planı oluşturmayı hedefleyen bölüm, sinemaya yeni sesler kazandırmayı ve ilk filmlerin hayata geçiş sürecini güçlendirmeyi bu sene de sürdürecek.  ‘Pitching’ platformlarına ise Türkiye’den süresi en az 60 dakika olan uzun metraj film projeleri ve ‘Work in Progress’ platformlarına ise yine Türkiye’den post-prodüksiyon aşamasında veya çekimlerinin en az %70’ini tamamlamış projeler, 21 Eylül 2026 Pazartesi tarihine kadar başvurabilecek. 
ULUSAL YARIŞMALARA BAŞVURU TARİHLERİ DE AÇIKLANDI
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde; Ulusal Uzun Metraj ile Ulusal Kısa, Ulusal Belgesel Film ve Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması için başvurular 29 Haziran 2026, Pazartesi günü açılacak. Yarışmalara başvurular 31 Ağustos 2026, Pazartesi gününe kadar kabul edilecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

AAK, Akovita OptiSyn™ konseptini beslenme uzmanlarıyla buluşturdu

AAK, 6 Haziran tarihinde 15. Ulusal Sağlıklı Yaşam Kongresi kapsamında düzenlediği uydu sempozyumda Akovita OptiSyn™ konseptini beslenme uzmanlarıyla buluşturdu. Sempozyumda, sağlıklı bireylerin beslenmesinde DHA’nın önemi, Türkiye’de günlük DHA ve kolin alımına ilişkin yetersizlikler ve DHA ile zenginleştirilmiş gıdaların bu alanda sunabileceği fırsatlar değerlendirildi.

Uydu sempozyumun ilk bölümünde Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Baş, DHA’nın sağlıklı beslenmedeki rolüne odaklanan bir sunum gerçekleştirdi. Prof. Dr. Baş, Türkiye’de bireylerin günlük DHA ve kolin alımının önerilen düzeylerin altında kalabildiğine dikkat çekerek, gıdaların DHA ile zenginleştirilmesinin toplum sağlığı açısından önemli bir fırsat alanı yaratabileceğini vurguladı.

Sempozyumun ikinci bölümünde AAK’dan Dr. Theo van Kempen, “Optimal DHA delivery and uptake: Phosphatidylcholine for improving bioefficacy of DHA, the OptiSyn™ concept” başlıklı sunumuyla Akovita OptiSyn™ konseptini bilimsel veriler ışığında aktardı. Dr. van Kempen, DHA’nın sağlıkla ilişkili etkilerinin yalnızca alım miktarına değil, vücutta etkin şekilde taşınmasına ve hücre membranlarına yerleşmesine de bağlı olduğunu anlattı.

Sunumda, fosfatidilkolinin DHA’nın sindirimi, emilimi, taşınması ve hücresel kullanımındaki rolü ele alındı. OptiSyn™ konseptinin, trigliserit formundaki DHA’yı fosfatidilkolin ile bir araya getirerek DHA’nın vücutta daha etkin kullanılmasına destek olmayı hedeflediği belirtildi. Preklinik çalışma bulguları, bu yaklaşımın DHA retansiyonunu ve hücre membranlarına entegrasyonunu artırma potansiyeline işaret ediyor.

AAK, Akovita OptiSyn™ ile DHA zenginleştirilmiş gıda uygulamaları için bilim temelli, yenilikçi ve fonksiyonel bir çözüm sunmayı amaçlıyor. Sempozyumda, beslenme alanındaki güncel ihtiyaçlara yanıt verebilecek yeni yaklaşımlar ve gıda endüstrisinin bu alandaki rolü de değerlendirildi.

AAK Türkiye adına yapılan değerlendirmede şu ifadelere yer verildi: “Beslenme uzmanlarıyla bilimsel temelli bir platformda bir araya gelmek bizim için çok değerli. Türkiye’de DHA alımına ilişkin farkındalığın artması ve DHA ile zenginleştirilmiş gıdaların potansiyelinin tartışılması, hem toplum sağlığı hem de gıda endüstrisinin geleceği açısından önemli. Akovita OptiSyn™ konseptiyle bu alanda yenilikçi ve uygulanabilir çözümler sunmayı hedefliyoruz.”

AAK, gıda endüstrisine değer yaratan bitkisel yağ çözümleri geliştirmeye ve beslenme alanındaki bilimsel gelişmeleri iş ortaklarıyla buluşturmaya devam ediyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Büyükşehir’le şehir hayatına kısa bir mola

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, anlamlı etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Bu kapsamda Kocaeli Kent Konseyi Kadın Meclisi ve Kocaeli Üniversitesi Bilim İletişim Ofisi iş birliğiyle düzenlenen “Aradığınız Kişiye Şu Anda Ulaşılamıyor: Şehir Hayatına Kısa Bir Mola” etkinliği yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.

 ŞEHİR YAŞAMINA KISA BİR MOLA

Daha önce düzenlenen “Aradığınız Kişiye Şu Anda Ulaşılamıyor, Kocaeli’nin Kadınları Dijital Detoksta” ve “Kocaeli’nin Kadınları Organik Kampta” etkinliklerinin ardından hayata geçirilen bu anlamlı buluşma, şehir yaşamının yoğun temposuna kısa bir mola vermek isteyen kadınları bir araya getirdi. Anne Şehir Yaşam Merkezi Gönül Bahçem Davet Evi’nde gerçekleştirilen etkinliğe; Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’ın eşi Songül Aktaş, Prof. Dr. Figen Büyükakın ve Prof. Dr. Zeynep Cantürk’ün yanı sıra akademiden kamuya, eğitimden sağlığa, sanayiden ticaret hayatına kadar çeşitli gruplarından yaklaşık 200 çalışan kadın katıldı. Etkinlik kapsamında kadınlar arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi ve katılımcıların sosyal ve kültürel faaliyetler etrafında buluşturulması amaçlandı.

 “HEM FİZİKSEL HEM RUHSAL OLARAK İYİ GELECEK”

Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Nagehan Malkoç, etkinliğin kadınların sosyal yaşam içerisinde güçlenmesine katkı sağlayan önemli bir buluşma olduğunu belirterek, “Kadınların günlük hayatın yoğun temposu içerisinde kendilerine zaman ayırabilecekleri, yeni deneyimler kazanabilecekleri ve birbirleriyle güçlü bağlar kurabilecekleri ortamlar oluşturmayı önemsiyoruz. ‘Aradığınız Kişiye Şu Anda Ulaşılamıyor’ adlı etkinlik serimizle kadınlarımızın hem fiziksel hem ruhsal iyi oluş hallerini desteklemeyi amaçlıyoruz” dedi.

 ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERE KATILDILAR

Program kapsamında katılımcılar; nefes çalışması, şapka süsleme atölyesi, kahve kültürü atölyesi ve çeşitli sosyal etkinliklere katılarak keyifli vakit geçirdi. Gönül Bahçem Davet Evi’nde gerçekleştirilen ikramların ardından İzmit Körfezi’nin eşsiz manzarası eşliğinde KO-MEK Müzik Grubu eğitmenleri tarafından müzik dinletisi sunuldu. Yaza merhaba niteliğindeki bu özel buluşma, katılımcılara samimi sohbetler ve güzel paylaşımlar için sıcak bir ortam oluşturdu.

MİLLİ TAKIMA HEP DESTEK, TAM DESTEK

A Milli Futbol Takımımızın Dünya Kupası’nda mücadele etmesinden dolayı programa kırmızı-beyaz kıyafetlerle katılan kadınlar, söyledikleri marşlarla milli takıma destek verdi. Böylece etkinlik, sosyal birlikteliğin ve milli heyecanın bir arada yaşandığı anlamlı bir buluşmaya dönüştü.

“KEMİK ERİMESİNE DİKKAT EDİN”

Programın önemli bölümlerinden biri de, Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Cantürk tarafından gerçekleştirilen “Kemik Sağlığı ve Osteoporoz” konulu söyleşi oldu. Kadınlarda özellikle menopoz sonrası dönemde osteoporoz riskinin arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Cantürk, kemik sağlığının korunması için erken yaşlardan itibaren önlem alınması gerektiğini vurguladı.

“KÖTÜ ALIŞKANLIKLARDAN KAÇININ”

Prof. Dr. Zeynep Cantürk konuşmasında, “Osteoporoz, kemik yoğunluğunun azalması ve kemiklerin kırılgan hale gelmesiyle ortaya çıkan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Özellikle kadınlarda menopoz sonrası dönemde östrojen hormonunun azalmasıyla birlikte kemik kaybı hızlanabilmektedir. Düzenli fiziksel aktivite yapmak, kalsiyum ve D vitamini açısından dengeli beslenmek, sigara ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmak kemik sağlığını korumada büyük önem taşımaktadır. Erken tanı ve düzenli sağlık kontrolleriyle osteoporozun olumsuz etkilerini en aza indirmek mümkündür” ifadelerini kullandı.

GÜNLÜK ŞEHİR TEMPOSUNDAN UZAKLAŞTILAR

Katılımcılar, söyleşi kapsamında kemik sağlığının korunmasına yönelik önemli bilgiler edinirken, uzmanlardan merak ettikleri sorulara da yanıt bulma fırsatı yakaladı. Nefes çalışmaları, kahve kültürü atölyesi, şapka süsleme atölyesi ve müzik dinletisiyle zenginleşen etkinlik, kadınların günlük yaşamın yoğun temposundan uzaklaşarak hem kendilerine zaman ayırmalarına hem de yeni sosyal bağlar kurmalarına katkı sundu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yılın yazarı Sennur Sezer’i çalışma arkadaşları anlattı

Nilüfer Belediyesi’nin “2026 Yılının Yazarı Sennur Sezer” etkinlikleri kapsamında mesai arkadaşları, usta yazarın tersane işçiliğinden gazeteciliğe uzanan ve toplumun vicdanı olan yaşam öyküsünü Nilüfer’de aktardı.

Nilüfer Belediyesi tarafından 2026 yılına adanan şair ve gazeteci Sennur Sezer anısına, “Gazetecilik ve Kamusal Söz” başlıklı söyleşi gerçekleştirildi. Etkinlikte çalışma arkadaşları gazeteci ve yazarlar Nuray Sancar, Fatih Polat ve İsmail Afacan; Sezer’in edebi kişiliğini ve toplumsal mücadeleyle geçen gazetecilik yıllarını dinleyicilerle paylaştı.

Programda konuşan Nuray Sancar, Sezer’in “kamu” kelimesini doğrudan “halk” olarak gördüğünü söyledi. Onun sanatı evinin mutfağındaki ocak başında ürettiğini, tersane işçiliğinden gelen köklerini hiç unutmadığını anlatan Sancar, her zaman 1 Mayıs meydanlarında, grev çadırlarında işçilerin yanında saf tuttuğunu vurguladı.  

Fatih Polat, Sennur Sezer’i dünya edebiyatının önemli ismi Charles Dickens’a benzetti. İki ismin de işçilikten gelmelerinin eserlerine ve bakış açılarına yansıdığını aktaran Polat, “İşçilerin hayatını dışarıdan bir gözle değil, içeriden yaşayarak yazdı. O, kadın gazeteciler için çok güçlü bir rol modeldi” diye konuştu.

İsmail Afacan ise Sezer’in gazetecilik hayatı ile ilgili konuştu. Yazarın gölge editör olarak genç muhabirleri nasıl yetiştirdiğine değinen Afacan, Türkçe’nin doğru kullanımı konusundaki titizliğine dikkat çekti. Onun “işçi kültürü” sayfasının oluşması gerektiğine inandığını aktaran Afacan, “İşçilerin, emekçilerin anlayabileceği dille kültür sanat sayfası tarif ediyordu. Yazdığı tüm yazılarda en geniş kitleye seslenen sanatı estetik değerlerinden ayırmadan dil ve üslup geliştirdi ve anlattı” dedi.

Dinleyenlerin de katkılarıyla zenginleşen söyleşinin sonunda Nilüfer Belediyesi Kütüphane ve Müzeler Müdürü Erkan Günhan, konuşmacılara teşekkür etti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı