Çocuklar Osmangazi’de Sanat Dolu Günler Yaşıyor

Osmangazi Belediyesi, çocukların sömestr tatilini verimli, eğlenceli ve öğretici bir şekilde geçirmesi için Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde birbirinden renkli etkinlikler düzenliyor. Tatil boyunca devam eden Çocuk Kitabı Çizim Atölyesi, miniklerin hayal dünyasını zenginleştirirken sanata olan ilgilerini de pekiştiriyor.

Osmangazi Belediyesi tarafından Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilen Çocuk Kitabı Çizim Atölyesi, renkli görüntülere sahne oldu. Atölye boyunca minik sanatçılar, hayal güçlerini kalem ve boyalarla buluştururken kendi masal dünyalarını kağıda aktardı. Renklerin coşkusu çocukların yüzlerindeki tebessümle birleşirken, her çizgi ve her fırça darbesi yeni bir hikayenin kapısını araladı.

Yürütülen çalışmalar kapsamında çocukların karakter tasarlamayı, sahne kurgulamayı ve bir kitabın görsel dilini oluşturmayı öğrendiğini söyleyen kurs eğitmeni Kerem Taydaş, “Dört hafta boyunca sürecek bu atölyede çocuklar, kendi yazdıkları hikayeleri yine kendi çizimleriyle birleştirerek gerçek bir kitap haline getirme fırsatı bulacaklar. Şu anda bu etkinliği iki seans halinde yürütüyoruz. Cumartesi günleri saat 11.00’de, pazar günleri ise saat 14.00’te atölyemiz devam ediyor. Çocukların hem üretip hem de çok keyifli vakit geçirdiğini görmek bizi ayrıca mutlu ediyor. Bu güzel etkinliğin hayata geçmesinde emeği olan herkese yürekten teşekkür ediyorum” diye konuştu. 

Birlikte üretmenin mutluluğunu yaşayan çocuklar ise atölyede oldukça keyifli vakit geçirdiklerini vurguladı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kurtuluş Müzesi Kentin Tarihine Işık Tutuyor

Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı gerçekleştirilen Manisa Kurtuluş Müzesi, kentin tarihsel hafızasını yaşatarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Cumhuriyet’in 102’nci yıl dönümünde açılan müze, kurtuluş sürecini belge, görsel ve canlandırmalarla anlatarak milli mücadele ruhunu aktarıyor

Manisa’nın yakın tarihine tanıklık eden, kurtuluş mücadelesinin izlerini bugüne taşıyan Manisa Kurtuluş Müzesi, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen önemli bir kültür ve hafıza mekânı olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun katılımıyla 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda açılışı gerçekleştirilen müze, Manisa’nın 1918–1923 yılları arasında yaşadığı işgal sürecini, Kuvayımilliye mücadelesini ve kurtuluşun ardından yeniden ayağa kalkışını belge, görsel, panorama ve canlandırmalarla ziyaretçilere aktarıyor.

Kuvayımilliye Mücadelesinin Hafızası

Müze, Birinci Dünya Savaşı sonrası işgale uğrayan Manisa’nın 3 yıl 3 ay 14 gün süren işgal döneminde yaşadığı tüm zorluklara tanıklık ediyor. Bu süreçte, kurtuluş mücadelesini kazanma gayesiyle halkın birbirine kenetlenmesi, işgal kuvvetlerinin şehirden çekilirken Manisa’yı planlı bir şekilde yakıp yıkması ve Türk ordusunun zaferi sonrası şehrin yeniden inşa edilme süreci ziyaretçilerle paylaşılıyor. Felaket günlerinin isimsiz kahramanlarının anılarını yaşatmayı amaçlayan müze; yaşamlarını, ailelerini ve çocuklarını bağımsızlık ülküsü için tehlikeye atan halkın mücadelesini, tanıklık edilen tüm acı ve zorluklara rağmen umudun hiç yitirilmediği bir ruhla anlatıyor.

Dünyaca Ünlü Mimarlık Dergileri ve Sosyal Medya Sayfalarında Yer Aldı
Manisa Kurtuluş Müzesi, yalnızca içerdiği tarihsel anlatımla değil, mimari yapısıyla da dikkat çekiyor. Müze, son dönemde dünyaca ünlü mimarlık dergilerinde yer alan yazılarla uluslararası alanda da ilgi gördü. Binlerce takipçisi bulunan sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımlarla da geniş kitlelere ulaşan müze, hem Türkiye’de hem de uluslararası platformlarda ilgi odağı haline geldi. Manisa’nın kurtuluş mücadelesini tüm yönleriyle anlatan Manisa Kurtuluş Müzesi, tarih bilincini güçlendirmek ve ortak hafızayı canlı tutmak isteyen tüm ziyaretçilerini bekliyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Perküsyon imalatçısı Emin Bolat Nilüfer’de sanatseverlerle buluştu

Perküsyon imalatçısı Emin Bolat, Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde gerçekleşen söyleşide, enstrüman yapımındaki 33 yıllık yolculuğunu ve “gönül işi” olarak tanımladığı sanatını anlattı.

Özlem Doğuş Varlı’nın hazırladığı, Ersen Varlı’nın moderatörlüğünde düzenlenen “Bir Luthier, Bir Enstrüman Yolculuğu” serisinin ikinci buluşması, Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde gerçekleştirildi. Etkinliğin konuğu olan ünlü perküsyon imalatçısı ve icracısı Emin Bolat, mesleki yolculuğunu ve enstrümanlarının imalat aşamalarını Nilüferli sanatseverlerle paylaştı.

Söyleşinin açılış konuşmasını yapan Ersen Varlı, müzenin özel atmosferine dikkat çekerek, Emin Bolat’ın el emeğiyle ürettiği enstrümanların da müze envanterinde yer aldığını belirtti. Luthier kavramının geleneksel olarak çalgı yapımcılarını tanımladığını ifade eden Varlı, “Bizler de bu müzik aletlerini üreten insanların hikâyelerine bakmak ve enstrümanların nasıl ortaya çıktığını anlatmak istiyoruz” dedi.

ÇOCUKLUK YILLARINDA BAŞLADI

Emin Bolat, müzik tutkusunun ilkokul yıllarında başladığını, o dönemlerde derslerde sürekli ritim tuttuğunu anlattı. Berberde çıraklık yaparken biriktirdiği paralarla kendisine dümbelek aldığını söyleyen Bolat, babasının karşı çıkmasına rağmen bu alanda ilerlemek istediğini dile getirdi. İlk enstrümanını 12 yaşında yaptığını belirten Bolat, “23 yaşında kaçarak İstanbul’a geldim. Bir valizimde yaptığım enstrümanlar vardı. Müziği öğrenmeye geldim. 1993 yılında atölyemi kurdum. Kendi enstrümanlarımı evde yapıyor, arkadaşlarımla paylaşıyordum. Bugün dünyanın dört bir yanına enstrüman gönderiyorum” dedi.

Vurmalı çalgı icracılarının müzik sektöründe yeterince değer görmediğine dikkat çeken Bolat, “Birçok sahne sanatçısına eşlik ettim. Ancak kıymet bilinmediği için 2010 yılında çalmayı bıraktım. Atölyemde hobimi sürdürerek enstrüman yapmaya devam ediyorum” diye konuştu.

SADECE İCRA ETTİĞİ ENSTRÜMANLARI ÜRETİYOR

Sadece icra ettiği enstrümanları üretmeye çalıştığını vurgulayan Emin Bolat, “Türk ve Orta Doğu vurmalı sazları üretiyorum. Darbuka, bendir, tef, yöresel davul ve bunların farklı çeşitlerini yapıyorum. Sürekli araştırma halindeyim. Ağırlık dengesi çok önemli. Pek çok ağaç türü kullanıyoruz ancak kayın ağacı en elverişlisi. Fırınlanmamış, en az 12 yıl dinlendirilmiş ağaç tercih ediyoruz” dedi.

Ticari kaygıdan uzak, 33 yıldır enstrüman yapımcılığı yaptığını belirten Bolat, “Hâlâ Ar-Ge çalışmalarına devam ediyorum. Amacım iyi bir enstrüman üretmek. Bu iş tamamen gönül işi. Büyük bendirlerden yemek masası yaptım, zigon sehpa gibi tasarımlar ürettim ama hepsi birer enstrüman aslında. Sürekli ‘daha iyisini nasıl yaparım’ diye çalışıyorum” ifadelerini kullandı.

Söyleşiye kasası bakır, üstü gümüş kaplamalı özel bir darbukasını da getiren Emin Bolat, dinleyicilere kısa bir icra sundu. Programın sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Emin Bolat’a teşekkür ederek hediye takdim etti.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bakırköy Muhabbeti’nin bu haftaki konuğu Müge İplikçi oldu

Bakırköy Belediyesi’nin her Cuma İspirtohane Kültür Merkezi’nde düzenlediği “Bakırköy Muhabbeti” söyleşilerinin bu haftaki konuğu yazar Müge İplikçi oldu. Moderatörlüğünü Editör Necla Feroğlu’nunyaptığı programda İplikçi, “Sahte Cennetler ve Gerçek Kaçış Yolları” isimli keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi. Sevilen yazar söyleşinin ardından kitaplarını okuyucuları için imzaladı.

Bakırköy Belediyesi’nin kültür-sanat etkinlikleri kapsamında düzenlediği “Bakırköy Muhabbeti” söyleşileri, edebiyat dünyasının önemli isimlerini Bakırköylülerle buluşturmaya devam ediyor. İspirtohane Kültür Merkezi’nde gerçekleşen bu haftaki programın konuğu sevilen yazar Müge İplikçi oldu. Editör Necla Feroğlu’nun moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide Müge İplikçi, “Sahte Cennetler ve Gerçek Kaçış Yolları” başlığı altında günümüz insanının kaçış arayışlarını, edebiyatın bu arayıştaki yerini ve bireysel farkındalığın önemini ele aldı. Katılımcıların ilgiyle takip ettiği söyleşi, soru-cevap bölümüyle interaktif bir atmosferde devam etti. Programın sonunda okurlarıyla bir araya gelen Müge İplikçi, kitaplarını imzalayarak sevenleriyle sohbet etti.

“Bu kavşaklardan çok daha güzel yerlere varacağız”

Söyleşi hakkında duygu ve düşüncelerini paylaşan Müge İplikçi, “Bugün burada olmaktan ötürü çok mutluyum. Tarihi bir dokunun içerisinde, yaşama bağlı, umutlarını yitirmemiş insanlarla bir arada olmak çok anlamlı. İyi ki geldim. Çünkü bu tip oluşumların hepimizin çok ihtiyacı olan başka kavşaklara açıldığına inanıyorum. Biz bu kavşaklardan çok daha güzel yerlere varacağız diye düşünüyorum” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kartepeli Çocukların Tatil Keyfi

Kartepe Belediyesi’nin yarıyıl tatili etkinlikleri tüm hızıyla sürüyor. Tatili kültür ve sanatla iç içe geçiren minikler, bu kez popüler çocuk oyunu “Karlar Diyarı” ile unutulmaz bir gün yaşadı.

Sanatın Kalbi Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde Attı

İlçedeki çocukları sanatın iyileştirici ve eğitici gücüyle buluşturan etkinlik, Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlik, Kartepeli ailelerin tiyatroya olan ilgisini bir kez daha gözler önüne serdi.

Minik İzleyicilerden Tam Not

Sahnelenen oyunda heyecan dolu anlar yaşayan çocuklar, Karlar Diyarı’nın sevilen kahramanlarıyla birlikte maceradan maceraya koştu. Müzikal tadındaki gösteri, görkemli ışık oyunları ve danslarıyla çocuklara adeta bir görsel şölen sundu. Oyun sonunda mutlulukları gözlerinden okunan minikler, tatilin en güzel anılarını biriktirdi.

Tatil Boyunca Devam Edecek

Kartepe Belediyesi’nin yarıyıl tatili etkinlikleri tiyatrodan atölye çalışmalarına kadar dolu dolu geçmeye devam edecek.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Minik yönetmenler Bornova’da yetişiyor

Bornova Belediyesi Film Ofisi (BBFO) tarafından düzenlenen “Yarı Yıl Tatili Film Kulübü”nde çocuklar, film yapım sürecini öğrenerek sinema ekipmanlarını uygulamalı olarak tanıdı. 9-11 yaş grubuna yönelik ilk atölye Uğur Mumcu KSM’de yoğun ilgiyle tamamlanırken, 12-14 yaş grubuna özel ücretsiz ikinci atölye 28-30 Ocak 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Atölyede çocuklar, film yapım sürecine dair temel bilgiler edinirken, stop-motion film yapımının temellerini öğrenme, ses ve görüntü ekipmanlarını kullanma fırsatı buldu. Ara tatilde hem eğlenen hem de öğrenen çocuklar, sinemanın büyülü dünyasıyla tanıştı. 

İlk atölyede minikler kamera arkasına geçti

İlk etapta 9-10-11 yaş grubuna yönelik olarak ücretsiz düzenlenen atölye,

üç gün boyunca BBFO Atölye, Büyükpark içindeki Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Sinema meraklısı çocuklar, ekip çalışmasıyla kendi kısa film denemelerini yaparak yaratıcı üretimin keyfini yaşadı.

Sırada 12-14 yaş grubu var

İki farklı yaş grubuna özel olarak planlanan atölyenin ikincisi ise

12-13-14 yaş grubu için 28-29-30 Ocak 2026 tarihlerinde, yine 14.00 – 16.30 saatleri arasında BBFO Atölye, aynı yerde ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. 

Başkan Ömer Eşki: “Çocukların hayal gücüne alan açıyoruz”

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, etkinlikle ilgili olarak,“Bornova’yı sadece yaşayan değil, üreten bir kent haline getirmek istiyoruz. Çocuklarımızın hayal gücünü destekleyen, onları sanatla ve özellikle sinemayla buluşturan bu tür çalışmalar çok kıymetli. BBFO aracılığıyla çocuklarımızın erken yaşta yaratıcı üretimle tanışmasını, kendilerini ifade edebilecekleri alanlar bulmasını önemsiyoruz.” diye konuştu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çocuklar ‘Lemi Abi’nin renkli dünyasına konuk oldu

Kocaeli Büyükşehir tarafından Bilim Merkezi’nde düzenlenen “Okula Bi’ Mola” etkinliğinde Lemi Filozof’un renkli dünyasına konuk olan çocuklar unutulmaz bir günü daha geride bıraktı.

KEŞİF, ÜRETİM VE NEŞE BİR ARADA

Çocukların ve gençlerin yarıyıl tatilini dolu dolu geçirebilmeleri için “Okula Bi’ Mola” etkinliği düzenleyen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, karnelerini alan tüm çocuklara Bilim Merkezi’nde unutamayacakları deneyimler yaşatıyor. “Okula Bi’ Mola” etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen özel gösteriler, renkli atölyeler, spor aktiviteleri, dijital deneyim alanları, interaktif oyunlar ve sahne şovları ile çocuklar keyifli vakit geçiriyor. Çocukların enerjiyle dolup taştığı etkinliklerde ebeveynler de bilim, teknoloji ve sanata dair eğlenceli deneyimler edinme fırsatı buluyor.

LEMİ FİLOZOF’UN EĞLENCELİ SOHBETİ

TRT Çocuk Kanalı’nda ‘Sürpriz Kutusu’ programı ile çocukların sevgilisi olan sinema ve televizyon oyuncusu Lemi Filozof “Okula Bi’ Mola” etkinliğinin ikinci gününde çocuklarla eğlenceli bir buluşma gerçekleştirdi. Çocuklarla kurduğu içten iletişim ve enerjik tavırlarıyla büyük bir hayran kitlesi edinen Lemi Filozof, Bilim Sahnesi’nde eğlenceli, eğitici ve interaktif bir sahne şovu gerçekleştirdi. Etkinlikte sevilen şarkılarını da seslendiren çocukların ‘Lemi Abi’si davet edilmesinden dolayı Kocaeli Büyükşehir’e teşekkür etti. Programın sonunda Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Şube Müdürü Mine Pir Kazan, Lemi Filozof’a çiçek takdiminde bulundu.

PIRIL SAHNE GÖSTERİSİ İLE SONLANACAK

Çocuklar Lemi Filozof’un eğlenceli sohbetinin yanı sıra Tati Pati Tiyatro Gösterisi ile oldukça keyifli vakit geçirdi. Oyun Abisi’nin balon ve köpük şovu, Kahoot Bilgi Yarışması, Bedenden Oyuna, Bilim Şov, rengârenk atölyeler ve sanat çalışmalarıyla “Okula Bi’ Mola” etkinliğinin ikinci günü de dopdolu geçti. Kocaeli Bilim Merkezi’ndeki “Okula Bi’ Mola” etkinlikleri bugün (pazar) Bilim Sahnesi’nde saat 17.30’da başlayacak Pırıl (İnteraktif Sahne Gösterisi) ile noktalanacak.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

‘Toprağın Genç Aklı’ projesi Kiraz’dan başladı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, doğayla uyumlu sürdürülebilir yaşamın teminatı kırsalın tüm zorluklara karşı güçlenmesi için “Toprağın Genç Aklı” projesini başlattı. “Kırsalda Yaşayan Genç Nüfusun Yerinde İstihdamı” temel hedefi kapsamında başlatılan projeyle, sahada anketler yapılarak “Gençlerimizi kırsalda nasıl tutabiliriz” sorusuna yerelden yanıt arandı. Kiraz’dan başlayan çalışmalar ilk etapta 30 pilot mahallede devam edecek. Veriler ışığında uygulanabilir politika paketleri ve müdahale araçları hayata geçirilecek. 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay tarafından kırsalın sosyal, kültürel, ekonomik, çevresel ve doğal dinamikleriyle kalkınması için kurulan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Çalışma Grubu, “Toprağın Genç Aklı” projesini Kiraz’dan başlattı. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı öncülüğünde yürütülen proje kapsamında, kırsalın her geçen gün ağırlaşan yaşam koşullarına karşı güçlü olması, tarımsal üretim ve genç nüfusun yerleşik hale getirilmesi hedefiyle saha çalışması gerçekleştirildi. Kiraz’ın İğdeli ve Karaburç mahallelerinde başlayan saha çalışmalarında ekipler, işletmelerden evlere, köy kahvehanelerinden üretim alanlarına gençlerin kapısını çaldı. Kırsalda üretken nüfus olarak değerlendirilen 18 – 40 yaş arası genç nüfusun yaşam koşulları, sosyal ve ekonomik imkânları gibi verileri toplayan ekipler, gençlerin kırsalda yaşamlarını devam ettirebilmeleri için ihtiyaç duydukları talepler, imkânları sordu. Kiraz’ın ardından İzmir’in tüm kırsalına yayılacak proje sayesinde yerinde, doğru kaynaktan, doğru veri elde edilmiş olacak. İzmir kırsalının geleceğini inşa edecek veriler ışığında doğru projeler, doğru alanlarda hayata geçirilecek. 

“Gençlerimizi kırsalda nasıl tutabiliriz sorusuna yanıt arıyoruz”

Proje hakkında bilgi veren Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kırsal Alan Strateji Şube Müdürü Yeşim Karabörklü, “İlk olarak nüfus, doğal varlıklar, mevcut sosyal yapı ve benzeri veri envanter çalışmasını tamamladık. Bugün de ilk saha deneyimimizi yaşadık. Mahallelerdeki gençler ile görüşmeleri yapacak belediyenin uzman ekibi de özellikle gençlerden oluşturuldu. Tarım alanları miktarı, kooperatifçilik, örgütlenme düzeyi gibi bilgileri yerinden topladık; demografik yapıyı inceledik” dedi.

Kırsaldan genç nüfusun göçüne dikkat çeken Yeşim Karabörklü, gençlerin kırsalda kalmak istemediğini vurguladı. Karabörklü, “Buradaki temel amacımız, özellikle gençlerin göç etme nedenlerini doğru şekilde anlamak. Hangi koşulları iyileştirirsek gençlerimizi kırsalda tutabiliriz sorusuna yanıt arıyoruz. Su krizinin derinleştiği, gıdaya erişimin her geçen gün zorlaştığı bu dönemde, gençlerin toprağına ve yaşadığı yere sahip çıkmasını, üretimi devralarak teknolojiyi de işin içine katarak sürdürmesini istiyoruz” dedi.

“Gençlerin üretime katılma hedeflerinin olduğunu tespit ettik”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yetki alanındaki 951 kırsal mahallede yürütülen envanter çalışmasıyla kapsamlı veriler elde edildiğini belirten Yeşim Karabörklü, çalışmanın ilk durağı olan Kiraz’ın İğdeli Mahallesi’nde hem nüfus yoğunluğu hem de gençlerin yerinde kalma potansiyelinin tespit edildiğini söyledi.

Karabörklü, “Üstenci bir yaklaşımla ya da masa başında hazırlanan projeler yerine; burada yaşayan, üreten ve geçimini sağlayan yurttaşların düşüncelerini, beklentilerini ve hangi imkânlar sağlanırsa daha verimli olabileceklerini anlamayı hedefliyoruz. Gençlerle birebir görüşerek, kendi ürettiğimiz verilerin doğrulamasını yapıyoruz. Yaşam koşulları, çalışma alanları, geçim kaynakları, aileleriyle yaşayıp yaşamadıkları ve kırsalda kalma isteklerini sorguluyoruz. Gerekli imkânlar sunulduğunda, farklı alanlara yönelebilecek önemli bir genç nüfus bulunduğunu gördük. Gençlerin üretime katılma, kendilerini geliştirme ve geleceğe dair hedeflerinin olduğunu tespit ettik” dedi.

 18–40 yaş aralığındaki gençlerle yürütülen çalışmalarda, yalnızca bu grubun değil; kardeşleri, çocukları ve çevrelerindeki lise çağındaki gençlerin taleplerine kadar kapsamlı veriler toplandığını belirten Yeşim Karabörklü, “Amacımız İzmir’in geleceğini değiştirmek. Bu hedef doğrultusunda, kentin önümüzdeki 10 yılını şekillendirecek bir proje ortaya koymaya çalışıyoruz” dedi.

Karabörklü, gençlerin sosyal medyayı, interneti ve teknolojiyi etkin biçimde kullanabilmesini, ulaşım olanaklarının iyileştirilmesiyle kır–kent sürdürülebilirliğinin doğru şekilde yönlendirilmesini, iklim ve su krizine dayanıklı çözümlerle tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanmasını amaçladıklarını belirterek “Tarımsal üretim ve genç nüfusun yerinde kalmasını merkeze alan projemiz, ‘Toprağın Genç Aklı’ sloganıyla ilerliyor. İzmir kırsalının hak ettiği değeri bulması için titizlikle çalışmayı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Buraya gelmeniz çok önemli”

İğdeli Mahallesi’nde saha ekiplerinin gerçekleştirdiği anketlere katılan 18 yaşındaki Selin Usta, gençlerin kırsaldaki yaşama dair düşüncelerini dile getirdi. Kırsalda yaşamanın kendi tercihi olmadığını ifade eden Usta, “Ailem burada yaşıyor, hayvanlarımız burada olduğu için ben de buradayım. Kendi elimde olsa, sosyal güvencemin bulunduğu ve sosyal olanakların daha gelişmiş olduğu bir yerde yaşamak isterim. Köyde sosyal alanların ve çalışabileceğimiz iş imkânlarının olmaması en büyük eksikler. Köyümde kalmak isterim ancak çalışabileceğim bir yer ve sigortam yok. Çalışabileceğimiz kooperatifimiz olsa, iş imkanımız olsa, kendi paramızı kazanabileceğimiz bir durumumuz olsa burada dururuz” diye konuştu.  
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmasını olumlu bulduğunu belirten Usta, “Bu çalışma bizim için çok değerli. Çünkü eksiklerimiz fazla ve sesimizi duyurmakta zorlanıyoruz. Buraya gelmeniz çok önemli. Yetkililerin taleplerimizi duyması gerekiyor ki çözümler üretilebilsin” ifadelerini kullandı.

“Destek olursa gençler burada kendi işinin patronu olurlar”

İğdeli Mahallesi’nde çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan 40 yaşındaki üretici Mesut Dalkıran, kırsalda yaşamın hem zorlukları hem de güzel yanları olduğunu söyledi. Üretimin karşılığını aldıklarında memnun olduklarını, ancak emeğin karşılığı alınamadığında motivasyonun düştüğünü dile getiren Dalkıran, “Köyümüzde ağırlıklı olarak hayvancılık yapıldığı için yoğun bir göç yaşanmıyor. Gidenler ise genellikle mecburiyetten, kendi işini kuramadığı için gidiyor” dedi.

Gençlerin kırsalda kalabilmesi için üretime destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Dalkıran, “Çiftçinin ürettiği para ederse gençler köyde kalır. Bu bölgede her şey yetişiyor, çok güzel bir coğrafyadayız. Yapılan anket çalışmasını da olumlu buluyorum. Gençlerin memnuniyetinin ve taleplerinin dinlenmesi çok önemli. Hayvancılığa ve üretime daha fazla destek sağlanırsa gençler burada kalmakta ısrarcı olur, kendi işinin patronu olurlar. Ürettiğini değerinde satamayan ise bu işi bırakmak zorunda kalır” ifadelerini kullandı.

30 pilot mahallede çalışmalar devam edecek

Proje kapsamında pilot 30 mahallede gençler ve diğer odak gruplarla bilgi değerlendirme toplantıları, anketler ve odak grup çalışmaları yapılacak. Sahadan toplanan veriler analiz edilerek her mahalle kümesinin özgün yapısına uygun uygulanabilir politika paketleri ve müdahale araçları tasarlanacak. Böylelikle tarımla geçimini sürdüren ve kırsalda kalma potansiyeli olan genç nüfusun tespiti, mahalle ölçeğinde uygulanabilir ve veriye dayalı bir müdahale modelinin oluşturulması, kırsaldaki yenilikçi kapasite ile tarımsal girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve sahadan elde edilecek bulgularla politika önerilerinin geliştirilmesi sağlanacak. 
 
Bir iş birliği modeli

Başkan Tugay’ın vizyonu doğrultusunda oluşturulan ve danışmanlığını Prof. Dr. Yusuf Kurucu’nun yaptığı Kırsal Kalkınma Çalışma Grubu çatısı altında çok disiplinli olarak yürütülen proje, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın öncülüğü ve koordinasyonuyla Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı, İzmir Planlama Ajansı (İZPA) iş birliğiyle yürütülüyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Maltepe Belediyesi’nden ‘Gülten’ Belgeseli Gösterimi

Maltepe Belediyesi, Türk edebiyatının önemli şairlerinden Gülten Akın’ın yaşamını ve şiir yolculuğunu konu alan “Gülten” belgeselini sanatseverlerle buluşturdu. Gösterim öncesinde düzenlenen söyleşide Dr. Öğretim Üyesi Deniz Gündoğan İbrişim konuşmacı olarak yer aldı.

Yönetmenliğini Sefa Sarı’nın üstlendiği, senaryosunu Asuman Susam’ın kaleme aldığı belgesel; Gülten Akın’ın yaşam öyküsünü, şiirsel üretimini ve toplumsal-politik tanıklığını arşiv görüntüleri ve yakın tanıkların anlatımlarıyla izleyiciye aktarıyor. Danışmanlığını Figen Koç ve Yaşar Taşkın Koç’un yaptığı yapım, Akın’ı yalnızca bir şair olarak değil; aynı zamanda aydın, aktivist, avukat, öğretmen, eş, anne ve toplum tanığı kimlikleriyle çok boyutlu bir portre olarak ele alıyor.

1950’lerden başlayarak şairin çocukluk ve gençlik yıllarını, Anadolu’nun farklı kentlerinde geçen yaşamını ve Türkiye’nin toplumsal-siyasal kırılma noktalarını odağına alan belgesel, izleyicilere hem edebi hem de tarihsel bir perspektif sunuyor. Belgesel, İzmir, Ankara ve İstanbul’daki gösterimlerin ardından Maltepe’de de izleyiciyle buluştu.

Maltepe Belediyesi, kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında edebiyat, sinema ve belgesel gösterimlerini ilçe sakinleriyle buluşturmaya devam edecek.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Maltepe’de Kadın Tarihine Yolculuk

Maltepe Belediyesi’nin düzenlediği “Kadınlar Tarih Konuşuyor” söyleşileri hız kesmeden devam ediyor. Söyleşi dizisinin ikinci buluşmasında Tarihçi Ceren Sungur, Maltepelilerle bir araya geldi.

Sungur, Osmanlı Devleti’nin son yüzyılında kadınların pasif ve edilgen olmadığını, özellikle 19. yüzyıldan itibaren kadınların kamusal alanda daha görünür hale geldiğini vurguladı. Kadınların dergi ve gazeteler aracılığıyla eğitim, hukuk, çalışma hayatı ve toplumsal eşitlik konularında söz aldıklarını belirten Sungur, kadın mücadelesinin bu topraklara Batı’dan ithal edildiği görüşünün tarihsel olarak yanlış olduğunu ifade etti.

Osmanlı’nın son dönemini kadın tarihi açısından bir uyanış ve örgütlenme süreci olarak değerlendiren Sungur, bu dönemde verilen mücadelenin Cumhuriyet dönemindeki kazanımların zeminini oluşturduğunu dile getirdi.

BAŞKAN KÖYMEN: “KADINLAR OLARAK MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ.”
Söyleyişiye katılan Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, söyleyişi sonunda Ceren Sungur’a teşekkür ederek, çiçek verdi. Başkan Köymen yaptığı konuşmada; “Kadınlar olarak işimiz zor ama imkânsız değil mücadele etmeye devam edeceğiz.” Dedi.

Maltepelilerin ilgiyle takip ettiği “Kadınlar Tarih Konuşuyor” söyleşileri, farklı konu ve konuklarla devam edecek.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı