Müzisyen ve diş hekimi Dt. Anıl Doruk’tan çifte müzik sürprizi

Empas grubunun kurucusu ve solisti Dt. Anıl Doruk, iki yeni şarkısını aynı anda müzikseverlerle buluşturuyor. Yüksek enerjili sahne performansları ve dinamik tarzıyla dikkat çeken başarılı müzisyen, söz ve bestesi kendisine ait olan “Uslanmam” ve “Meçhul” adlı şarkılarını dinleyicilerinin beğenisine sunuyor. Müzik kariyerini aktif olarak sürdürürken aynı zamanda diş hekimliği mesleğine de devam eden Dt. Anıl Doruk, sanat ve profesyonel yaşamını bir arada yürütmesiyle dikkat çekiyor.

Bestelediği tüm şarkılar gün yüzüne çıkıyor

Yirmi yıldır rock ve modern metal sound’unu bir araya getiren, müzik çalışmalarını ara vermeden sürdüren müzisyen Anıl Doruk, bugüne kadar bestelediği tüm şarkıları artık gün yüzüne çıkarıyor. Söz ve bestesi kendisine ait olan “Uslanmam” ve “Meçhul” adlı şarkılarını sevenleriyle buluşturan ünlü müzisyen Anıl Doruk, duygularını şu sözlerle ifade etti: “Müzikal birikimimi ve şarkılarımı müzikseverlerle paylaşmaktan heyecan ve onur duyuyorum.”

Pentagram’ın solisti Murat İlkan’ın öğrencisi oldu

Türkiye’nin en köklü gruplarından Pentagram’ın solisti Murat İlkan’ın öğrencisi olarak uzun yıllardır vokal derslerine devam ettiğini ve sayısız değerli müzisyenle farklı projelerde çalışma fırsatı yakaladığını söyleyen Dt. Anıl Doruk, müziğe duyduğu tutkuyu şu sözlerle dile getirdi:

“Babam ilk gitarımı, ben 13 yaşındayken İstanbul’daki bir arkadaşına gönderterek almıştı. Gitar uzun süre kılıfından çıkmadı çünkü çalmayı öğrenecek bir imkân yoktu. Ne internet vardı ne de benim özel ders alma imkânım. Lise yıllarında benim gibi müzikle ilgilenen insanlarla tanışmam ve elime geçen bir gitar metodu kitabı sayesinde ilk akorlarımı basmaya başladım.”

Akustik gitara sahip olduktan sonra üniversite yıllarında İzmir’de ilk müzik grubunu kuran müzisyen Dt. Doruk, solist ve ritim gitarist olarak Türkiye turnesine çıktı. Bir yandan diş hekimliği yaparken bir yandan da beste üretmeye devam eden Anıl Doruk, “Uslanmam” ve “Meçhul” adlı yeni şarkılarıyla dinleyicilerine büyük bir sürpriz yapmaya hazırlanıyor. Önümüzdeki ay lansmanla tanıtılacak iki şarkının hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Jolly’den Kültür ve Gastronomiyi Birleştiren Yeni Nesil Seyahat Deneyimi

Türkiye’nin önde gelen turizm markalarından Jolly, gastronomi, sinema, sanat ve kültürü aynı deneyimde buluşturan yeni ve prestijli turunu misafirleriyle buluşturuyor. “Uluslararası Gastronomi Film Festivali ve Lezzet, Sanat, Kültür Deneyimi Turu” 5-7 Haziran 2026 tarihleri arasında İzmir, Urla ve Çeşme rotasında gerçekleştirilecek.

Uluslararası Gastronomi Film Festivali iş birliğiyle hazırlanan özel program; kültür, gastronomi ve yaşam stili deneyimlerine ilgi duyan seçkin gezginleri bir araya getirmeyi hedefliyor. Sınırlı kontenjanla sunulacak tur programı boyunca katılımcılar; festival gösterimlerinden özel tadım seanslarına, tarihi keşiflerden Ege mutfağının özgün lezzetlerine uzanan çok katmanlı bir deneyim yaşayacak.

Üç gün boyunca özel deneyimler sunulacak

Turun ilk gününde katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Efes Antik Kenti’ni ve tarihi dokusuyla dikkat çeken Karantina Adası’nı ziyaret edecek. Günün devamında gastronomi dünyasının yükselen destinasyonlarından Urla’da özel bir akşam yemeği deneyimi gerçekleştirilecek. Program kapsamında konaklama ise Çeşme’de yer alan Swissôtel Resort & Spa Çeşme’de yapılacak.

Festivalin ikinci gününde dünyanın farklı ülkelerinden gelen yönetmenlerin gastronomi kültürünü beyaz perdeye taşıyan filmleri izlenecek. Katılımcılar ayrıca yönetmen söyleşileri, özel paneller ve gastronomi temalı tadım seanslarına katılacak. Aynı gün düzenlenecek Uluslararası Kısa Film Yarışması Ödül Töreni de programın dikkat çeken deneyimleri arasında yer alacak.

Turun son gününde ise Ege mutfağının yerel üreticileri ve şefleriyle bir araya gelinecek. Festivalin özenle kürate edilen kapanış gösterimlerinin ardından dönüş yolculuğu başlayacak.

Festival kapsamında öne çıkan etkinlikler

Program boyunca gastronomi, sinema ve kültürel anlatının kesişim noktalarını ele alan birçok özel etkinlik gerçekleştirilecek. Festivalin dikkat çeken oturumları arasında;

• “Anadolu’yu Nasıl Anlatıyoruz? Gastronomi, Sanat ve Küresel Algı Mücadelesi”
• “Filmlerle Bu Dünyayı Nasıl Yaşamalıyız?”
• “Yaşasın Sinema, Yaşasın Mutfak”
• “Kamera Kadrajında Lezzet Keşfi”
• “Fermente Filmler”
• “Sofrada Bir Film Okuması: Sinemada Mitoloji ve Semboller” başlıklı söyleşi ve paneller yer alacak.

Festival kapsamında ayrıca uluslararası yarışmacı kısa film gösterimleri, kahve tadımlı özel prömiyer deneyimleri ve her gün gerçekleştirilecek “Tasty Cinema” seansları da katılımcılarla buluşacak.

Deneyim odaklı yeni nesil seyahat anlayışı

Jolly, bu özel tur programıyla klasik tatil anlayışının ötesine geçerek deneyim odaklı seyahat yaklaşımına güçlü bir örnek sunmayı amaçlıyor. Gastronomi, sanat ve kültürü aynı potada buluşturan program; özellikle premium segmentte farklı ve ilham veren deneyimler arayan misafirler için tasarlandı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Müze Buluşmaları’nda Hasan Malay’ın Bilimsel Mirası Konuşuldu

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği ‘Müze Buluşmaları’ kapsamında gerçekleştirilen ‘Toprağın Belleği’ başlıklı söyleşide, Prof. Dr. Cumhur Tanrıver ve Prof. Dr. Yusuf Sezgin, Prof. Dr. Hasan Malay’ın bilimsel mirası ışığında Manisa’nın tarihsel hafızasına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Katılımcılar, antik kentler ve yazıtlar üzerinden kentin geçmişine uzanan özel bir yolculuğa tanıklık etti.

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin Müzeler Haftası dolayısıyla düzenlediği ‘Müze Buluşmaları’nda Lidya epigrafisi alanının önemli isimlerinden Prof. Dr. Hasan Malay’ın bilimsel mirası ve Manisa’nın kadim kentlerine ilişkin çalışmaları ele alındı. Prof. Dr. Cumhur Tanrıver ve Prof. Dr. Yusuf Sezgin’in konuşmacı olarak yer aldığı söyleşide, katılımcılar Hasan Malay’ın izinde Manisa’nın tarihsel hafızasına tanıklık etti.

“Manisa’nın Eski Çağ Tarihi Açısından En Önemli Çalışmaları Yapan Kişi”

Çok özel bir konu için bir arada olduklarını belirten Prof. Dr. Yusuf Sezgin, “Cumhur Tanrıver hoca ile birlikte Prof. Dr. Hasan Malay’ın anısına düzenlediğimiz bu programda, hocamıza dair görselleri, anıları ve özellikle yazıtlar ışığında Manisa’nın tarihiyle ilgili önemli bilgileri paylaşacağız” dedi. Prof. Dr. Cumhur Tanrıver’in uzun yıllar Malay ile birlikte Manisa yazıtları ve bölge üzerine çalışmalar yürüttüğünü söyleyen Sezgin, Hasan Malay’ın Manisa’nın eski çağ tarihi açısından en önemli çalışmaları yapan kişi olduğunu belirtti.

“Bulduğu Yazıtları Saymaya Günler Yetmez”

Prof. Dr. Cumhur Tanrıver ise Hasan Malay’ın Manisa arazisinde ne tür epigrafik buluntular ortaya çıkardığını, neler saptadığını ele aldı. Malay ile birlikte yaptıkları araştırmalar ve kazı çalışmalarına da değinen Tanrıver, “Hoca’nın bulduğu yazıtları tek tek saymaya çalışsak herhalde günler yetmez. Çok sayıda yazıtla ilgili çalıştı. Yusuf Hoca’nın kazısını yaptığı Aigai ile ilgili de çalışmaları vardı” dedi. Hasan Malay’ın bulduğu yazıtlardan da örnekler sunan Tanrıver, yazıtlarda neler yazdığını, bulunma ve yayınlanma süreçlerini anlattı. Prof. Dr. Cumhur Tanrıver ve Prof. Dr. Yusuf Sezgin, daha sonra katılımcıların sorularını yanıtladı. Söyleşinin sonunda Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Turizm Şube Müdürü Mehmet Yıldırım Tanrıver ve Sezgin’e hediye takdim etti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başiskele KO-MEK sergi açılışına büyük ilgi

KO-MEK Başiskele İlçe Sergisi’nin açılışında ilgi de heyecan da yüksekti. Kursiyerlerin mutluluğuna ortak olan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, her sergide “Mutlu Şehir Kocaeli” vizyonunun güçlü yansımalarını gördüklerini vurguladı.

KATILIM DA HEYECAN DA YÜKSEKTİ

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitim Kursları’nın (KO-MEK), “Biz Birlikte Türkiye’yiz” teması ile düzenlediği ilçe sergilerinin onuncusu Başiskele’de açıldı. İlginin yoğun, heyecanın da üst seviyede olduğu Karşıyaka Kültür Merkezi’ndeki sergi açılışına Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, AK Parti Başiskele İlçe Başkanı Mehmet Başyiğit, usta öğreticiler ve kursiyer katıldı. Kursiyerler bir yıl boyunca hazırladıkları el emeği göz nuru eserlerini büyük bir gururla sergiledi.

“KO-MEK AİLEMİZİN BİR PARÇASI”

Başkan Büyükakın açılışta yaptığı konuşmada yine çok enerjik bir programda bir araya geldiklerini belirtti. Güçlerini bu enerjiden aldıklarını ifade eden Başkan Büyükakın, “Bizler, insanlarımızın yüzü gülsün diye hizmet ediyoruz. Bir belediye başkanı hizmet ettiği insanların yüzünü güldürmeli. Çünkü şehir yaşamı, insanların özellikle iç dünyasında bazı sorunlara neden oluyor. İşte KO-MEK kurs merkezleri, Anne Şehir merkezleri onlardan kurtulmanın yerlerinden biri. Kadını hayatın merkezine aldığınızda birçok yere dokunuyorsunuz. Çocuğa, gence, engelliye, yaşlıya dokunuyorsunuz. Özellikle KO-MEK bu açıdan çok önemli. KO-MEK adeta ailemizin bir parçası oldu. Yani aslında burası bizim evimiz gibi. Kendimizi yeniden bulduğumuz, özümüze döndüğümüz yer” dedi.

“HAKKINIZI HELAL EDİN YETER”

Başkan Büyükakın ayrıca, “Çalışınca Oluyor diyoruz. Bunu yıllardır söylüyoruz ve çalışmaya devam ediyoruz. Ne yapıyoruz? Sadece hizmet ediyoruz. Şov yok. Olmayanı olmuş gibi göstermek yok. Sadece hizmet etmek var. Bizler şehri inşa ederken insanı merkeze koymaya, sosyal bağları güçlendirmeye ve her yaştan hemşerimizin hayatına değer katmaya devam edeceğiz. Bizler bu görevi sizden emanet olarak aldık ve bu emanetin hakkını yerine vermemiz yerine getirmemiz. Bunun için de teşekkür beklemiyoruz. Hakkınızı helal edin yeter” ifadesini kullandı. Büyükakın konuşmasının sonunda kursiyerler başta olmak üzere tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı tebrik etti.

KURSİYERLER TEŞEKKÜR ETTİ

Başkan Yasin Özlü ise birçok proje hayata geçirdiklerini ve her gün çalıştıklarını ancak en keyif aldığı işin kadınlara, aileye ve gençlere yönelik çalışmalar olduğunu belirterek, “Bize böyle bir güç verdiğiniz için kendinizi alkışlayın. Sizlere çok teşekkür ediyorum” dedi. Kursiyerler adına konuşan Mehtap Küçükerdal de, “2022 yılında tanıştığım KO-MEK hayatıma sihirli bir dokunuş yaptı. Burada hem öğreniyorum hem sosyalleşiyorum hem de terapi oluyorum. Kurs günlerini iple çekiyorum. Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın’a ve ekibine teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız” dedi.

STANTLARI TEK TEK ZİYARET ETTİ

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, konuşmalardan sonra geleneksel KO-MEK bohçasını nişanlı kursiyere hediye ederek, mutlu bir aile yaşamı diledi. Açılış kurdelesini kursiyerler ve çocuklarla birlikte kesen protokol üyeleri, sergi alanını gezerek el emeği göz nuru ürünleri inceledi. Eserler hakkında bilgi alan Başkan Büyükakın, kursiyerleri kutladı, başarılarının devamını diledi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çerçioğlu’ndan Çocuklara Sosyal ve Eğlence Dolu Etkinlik

Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin öğrencilere yönelik sosyal ve kültürel etkinlikleri hız kesmeden devam ediyor.
Başkan Çerçioğlu öncülüğünde düzenlenen piknik kapsamında öğrenciler, Tekstil Park’ta bir araya gelerek unutulmaz bir gün yaşadı.
Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde, doğayla iç içe ortamda gerçekleştirilen piknik buluşmasında öğrenciler hem eğlendi hem de sosyal aktiviteler ile keyifli vakit geçirdi. Gün boyunca düzenlenen çeşitli oyunlar, yarışmalar, sportif etkinlikler ve müzik aktiviteleri ile gençler doyasıya eğlendi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte renkli görüntüler oluştu. Özenle hazırlanan organizasyonda öğrencilere çeşitli ikramlarda da bulunuldu. Çocukların moral ve motivasyonunu artırmayı amaçlayan etkinlik, büyük beğeni topladı.
Etkinliğe katılan öğrenciler, kendilerine böylesine güzel bir gün yaşatan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bursa’da Türk Mutfağı Haftası Kutlamaları İnegöl’den Başladı

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Bursa Valiliği Koordinasyonuyla bu yıl 5’incisi kutlanan Türk Mutfağı Haftası’nın açılış etkinliği, İnegöl Belediyesi ev sahipliğiyle İnegöl’den başladı. Bu yıl “Bir Sofrada Miras” temasıyla kutlanan haftanın açılış etkinliğinde İnegöl’de “Bir Sofrada 7 Miras, 7 Bölge, 7 Pilav” etkinliği düzenlendi.

Anadolu’nun binlerce yıllık zengin mutfak kültürünü ön plana çıkaran Türk Mutfağı Haftası, bu yıl beşinci kez ülke kutlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın öncülüğünde gerçekleşen hafta, Bursa’da Valilik himayesinde Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonuyla gerçekleştiriliyor. Bursa merkez ve ilçeleri kapsayan 1 haftalık programların açılışı, gastronomide son yıllarda artan değeriyle İnegöl’de gerçekleştirildi. İnegöl Belediyesi ev sahipliğinde Gastro İnegöl organizasyonuyla yapılan “Bir Sofrada 7 Miras, 7 Bölge, 7 Pilav” etkinliği, İnegöl ve Bursa protokolünün katılımıyla gerçekleştirildi.

7 BÖLGENİN 7 PİLAVI TANITILDI

Her yıl farklı bir temayla gerçekleştirilen organizasyon Anadolu’nun binlerce yıllık mutfak hafızasını geleceğe taşıyan çok önemli bir kültür hareketi olarak dikkat çekerken, İnegöl’de yapılan etkinliğe vatandaşların ilgisi de yoğun oldu. Türk mutfağının köklü mirasını tanıtmak ve yöresel lezzetleri ön plana çıkarmak amacıyla düzenlenen organizasyonda Gastro İnegöl tarafından 7 bölgeye ait 7 pilav çeşidinin tanıtımı yapıldı. Marmara Bölgesini İnegöl’ün coğrafi işaretli ürünü İnegöl Mişorizi temsil ederken, Karadeniz Bölgesini temsilen Hamsili Pilav, İç Anadolu Bölgesini temsilen Ankara Tava, Ege Bölgesini temsilen Enginarlı Pilav, Güney Doğu Anadolu bölgesini temsilen Frik Pilavı, Doğu Anadolu bölgesini temsilen Perde Pilavı ve Akdeniz Bölgesini temsilen Akdeniz Pilavı konuklara ikram edilerek beğenilerine sunuldu.

İNEGÖL GASTRONOMİSİNE İNEGÖL BELEDİYESİ İMZASI

Sofra kültürünün toplum hayatındaki yeri ve gastronominin turizm açısından taşıdığı önemin vurgulandığı organizasyonun açılışında konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, “Bu yıl Bir Sofrada Yedi Miras, Yedi Bölge, Yedi Pilav temasıyla Türk Mutfağı Haftamızı kutluyoruz. İnegöl Belediyemizin de gastronomi odağında yaptığı çalışmalar var. Gastronomi dünyada giderek önem kazanıyor. Ve buradan çok ciddi paylar elde edilen bir alan. Bir turizm alanı. Biz de bunu geçtiğimiz dönemde paydaşlarımızla çalışırken, İnegöl zaten bu anlamda İnegöl Köftesiyle gastronomiyi gerçekleştiriyor. Ancak İnegöl Köftesinden daha fazlası diyerek yola çıktık. Kültürel tüm değerler toplanmaya başlandı. Arkadaşlarımız geleneksel yemeklerin tariflerini topladılar. 200’ün üzerinde yöresel lezzetimiz olduğunu gördük. Bu lezzetleri de kurduğumuz bu tesiste vatandaşlarımıza tadımlatmaya başladık. Zamanla yerel halkımızda ve kısmen bölgesel olarak bilinirlikler oluştuğunu görüyoruz. Artık tur otobüslerinin şehre geldiğini görmeye başladık. Zaten köftecilerimize geliyordu bu turlar, artık daha fazlasını da bulabiliyorlar. Ben bu çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

BİZİM KÜLTÜRÜMÜZDE SOFRA, SADECE YEMEK YENEN YER DEĞİL

Konuşmasında kültümüzdeki yemek ve sofranın önemine de değinen Başkan Taban, şöyle devam etti: “Bizim kültürümüzde sofra sadece yemek yenilen yer değil. Büyüklerimiz bizlere sofrada olacaksınız derlerdi. O sofrada buluşmak sadece yemek yemek değildi. Sofrada günün özeti yaşanıyor, bir iletişim sağlanıyor. Birlik beraberlik ruhu o sofradan doğuyor. Dolayısıyla bugün ailenin birlik ve beraberliği o sofranın etrafında şekillenmiş oluyor.”

“Türk Mutfağı da aynı şekilde bir medeniyetin ürünü. Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan yolculukta farklı kültürlerle zenginleşmiş, yüzyıllar boyunca da gelişmiş ve bugün dünyanın en güçlü mutfaklarından biri haline gelmiştir. Biz de bugün Türk Mutfağı Haftasında buluşmuş olduk. Bu organizasyonda bizleri yalnız bırakmadığınız için teşekkür ediyorum.”

BİZİM SOFRALARIMIZ, HER ŞEYİN BİRLEŞTİĞİ NOKTA

Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Kamil Özer ise 21-27 Mayıs tarihleri arasında 5 yıldır Türk Mutfağı Haftasını kutladıklarını hatırlatarak; “Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan hanımefendinin himayesinde başlayan bir program bu. Bu Türk Mutfağı Haftasında da Bir Sofrada Miras teması öne çıktı. Bizim sofralarımız, her şeyin birleştiği nokta. Gönüllerin bir arada olduğu yer. İnegöl özelinde de zaten Türkiye genelinde bir İnegöl Köftesi markası vardı, Gastro İnegöl ile başka yemeklerin de ortaya çıktığı bir sürece geçildi. Ayrıca bugün görüyoruz ki sanatla mutfağı da birleştirmişler. İnegöl Belediyemize ev sahipliği için teşekkür ediyorum. Katılan herkese teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

SOFRA VE YEMEK BİZDE ÇOK KIYMETLİ

Son olarak bir konuşma yapan Kaymakam Eren Arslan da “Çok güzel bir programdayız. Bizi geleceğe taşıyacak olan kültürel değerlerimize, kimliğimize sahip çıkmaktır bu etkinlikler. Bu anlamda sofra ve yemek bizde çok kıymetlidir. Bir ekmeğin parçası bile yere düştüğünde onu biz inancımızda, kültürümüzde öper başımızın üzerine koyarız. Yine bütün sorunlarımızı bir sofranın etrafında konuşur, paylaşırız. Bunlar çok kıymetli. Çağın bütün rahatsızlıklarını bu kültürün gidereceğine yürekten inanıyorum. Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin başlattığı bu haftanın tüm ülkemizde bir ve beraber kutlanıyor olması da çok kıymetli” ifadelerinde bulundu.

Konuşmalar sonrası Gastro İnegöl sunumuyla 7 bölgeye ait 7 pilavın tanıtımları yapıldı. Program sonunda tüm davetlilere ve vatandaşlara pilav ikramları gerçekleştirildi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Müzeler Haftası’nda İstanbul’un Hafızasına Yolculuk

Beylikdüzü Belediyesi’nin 18-24 Mayıs Uluslararası Müzeler Haftası kapsamında düzenlediği ücretsiz gezi programı, vatandaşları İstanbul’un kültürel hafızasında unutulmaz bir yolculuğa çıkardı. Tarihi belgelerden modern sanat eserlerine uzanan özel rota, katılımcılara İstanbul’un kültür, sanat ve eğitim tarihini yakından keşfetme fırsatı sundu. 
Kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla çalışmalar yürüten Beylikdüzü Belediyesi, ilçede yaşayan vatandaşlara yönelik ücretsiz bir gezi programı düzenledi. 18-24 Mayıs Uluslararası Müzeler Haftası kapsamında gerçekleşen programın ilk durağı Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi bünyesinde yer alan ve ilçe belediyeleri arasında ilk eğitim tarihi müzesi olma özelliğini taşıyan Rıfat Ilgaz Eğitim Tarihi Müzesi oldu. Eğitim tarihine ışık tutan objeler, eski dönem okul materyalleri ve dönemsel belgeler katılımcılardan yoğun ilgi gördü.
Kültürel mirasla buluşan özel gezi
Katılımcıların yoğun ilgisi ile gerçekleşen gezi kapsamında; rehberler eşliğinde Atatürk Devrimleri Müzesi, Ulusal Bağımsızlık ve Kuruluş Müzesi, Mübadele Müze Evi, Fotoğrafçılık ve Yeşilçam Sergi Evi, İmzalı ve Birinci Baskı Kitaplar Müzesi, İstanbul Modern Sanat Müzesi ile Sadberk Hanım Müzesi de ziyaret edildi. Her biri farklı bir döneme, kültürel belleğe ve sanatsal birikime ev sahipliği yapan müzeler, katılımcılara tarihi mekanları keşfetme imkânı sundu. Gezi rotasında yer alan tarihi belgeler, özel koleksiyonlar, arşiv niteliği taşıyan eserler ve çağdaş sanat çalışmaları ziyaretçilere hem öğretici hem de ilham verici bir deneyim yaşattı. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Heyecanla Beklenen “Her Şey Mümkün” TOD’da Yayında!

Dijital dünyanın sevilen isimleri Miray Karabulut ve Mine Özgüle’nin başrolde buluştuğu  TOD STUDIOS imzalı “Her Şey Mümkün” TOD’da yayında! İki kadın karakteri merkezine alan hikayesi ve samimi anlatımıyla komedi dünyasına taze bir soluk getirecek olan dizinin yapımcılığını Elif Yakarçelik, yönetmenliğini ise Arif Gökdeniz Uslu üstleniyor.

Meriç ve Deniz ile Tanışmaya Hazır mısınız?

Meriç ve Deniz İstanbul’da yaşayan, 20’li yaşlarının sonlarına gelmiş birbirine tamamen zıt iki karakterdir. Bu iki yakın arkadaş içine düştükleri absürt durumlar karşısında bazen birbirlerine dönüşürler, bazen eleştirdikleri şeyleri kendilerinin de yaptıklarını görürler ve bu durumla yüzleşmek zorunda kalırlar. Çoğunlukla bambaşka, inatçı bu iki kadının; ortak kaygı ve dertlerde buluşup, bu yolda birbirlerine destek oluşlarını görürüz.

Mine Özgüle ve Miray Karabulut’un başrolde olduğu “Her Şey Mümkün” her Perşembe TOD’da.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Mount Anvil, Türkiye’de İlk Kez Bağımsız Operasyon Modeline Geçti

35 yılı aşkın süredir yalnızca Londra’ya odaklanan Mount Anvil, kalite, güven ve güçlü teslim performansı üzerine kurulu yaklaşımıyla şehrin önde gelen konut geliştiricileri arasında gösteriliyor. 1991 yılından bu yana faaliyetlerini yalnızca Londra’da sürdüren şirket; Chelsea, Battersea, Westminster ve Canary Wharf gibi Londra’nın öne çıkan bölgelerinde binlerce konut geliştirdi.

Chelsea Botanica, The Edit, One Clapham ve Royal Eden Docks gibi projeleriyle dikkat çeken Mount Anvil, bulunduğu bölgenin karakterine uyum sağlayan ve uzun vadeli değer üretimine odaklanan yaşam alanları geliştiriyor. Chelsea Botanica, Knight Frank tarafından 2022 yılının Londra’daki en hızlı satış gerçekleştiren projelerinden biri olarak gösterilirken; Westminster City Council iş birliğiyle hayata geçirilen The Broadley projesi de markanın hem yatırımcılar hem de yerel topluluklarla güçlü bağ kuran projeler geliştirme yaklaşımını ortaya koyuyor.

Mount Anvil’in proje geliştirme yaklaşımı; mimari kalite, tasarım odaklı düşünce, bulunduğu bölgeyle güçlü ilişki kuran yaşam alanları ve sürdürülebilirlik anlayışını bir araya getiriyor. Şirket, yıllar içerisinde müşteri memnuniyeti, tasarım, iş birlikleri ve şehir yaşamına katkı alanlarında çok sayıda ödüle layık görüldü. Mount Anvil, 2025 yılında Birleşik Krallık’ın bağımsız müşteri deneyimi araştırma kuruluşlarından In-house Research tarafından verilen Platinum müşteri memnuniyeti ödülünü alarak ülkenin en yüksek performans gösteren konut geliştiricileri arasında yer aldı.

Sürdürülebilirlik yaklaşımını tüm projelerinin merkezine konumlandıran Mount Anvil; biyolojik çeşitlilik, sorumlu kaynak kullanımı, enerji verimliliği ve uzun vadeli çevresel performans odağında çalışmalar yürütüyor. Marka aynı zamanda Royal Botanic Gardens, Kew ile gerçekleştirdiği iş birlikleriyle, bilim temelli peyzaj ve biyolojik çeşitlilik yaklaşımını konut geliştirme süreçlerine entegre ediyor.

Mount Anvil’in itibarı aynı zamanda Londra belediyeleri, yerel topluluklar ve kamu kurumlarıyla geliştirdiği uzun soluklu iş birliklerine dayanıyor. Şirket, karmaşık dönüşüm ve konut projelerinde Londra’daki yerel yönetimlerin tercih ettiği geliştiriciler arasında yer alırken; Greater London Authority gibi kurumlarla yürüttüğü çalışmalar da markanın Londra’nın gelecekteki yaşam alanlarını şekillendirme konusundaki uzmanlığını destekliyor.

Türkiye’de bağımsız operasyon modeline geçişiyle birlikte Mount Anvil, Türk yatırımcılar ve iş ortaklarıyla daha doğrudan, şeffaf ve uzun vadeli ilişkiler kurmayı hedefliyor. Şirketin yaklaşımı yalnızca yatırım fırsatlarına değil; Londra’nın yaşam kültürünü, semt yapısını ve şehrin global yaşam anlayışını yatırımcılara daha kapsamlı şekilde aktarmaya odaklanıyor.

Mount Anvil, özellikle merkezi lokasyonlarda yer alan, arzın sınırlı olduğu ve uzun vadeli değer potansiyeli taşıyan Londra projelerine Türk yatırımcı ilgisinin güçlü şekilde devam ettiğine dikkat çekiyor. Faaliyetlerini yalnızca Londra’ya odaklı sürdüren uzmanlaşmış yapısıyla Mount Anvil, yatırımcılara şehrin dönüşen konut pazarına dair derin bir uzmanlık ve kalite odaklı projelere erişim sunuyor.

Türkiye’deki doğrudan yapılanmasıyla birlikte Mount Anvil, Londra’ya odaklanan geliştirme vizyonunu Türk yatırımcılara daha yakın bir yapıyla aktarmayı sürdürürken; dünyanın en güçlü ve dayanıklı global şehirlerinden biri olan Londra’da güven, prestij ve uzun vadeli değer arayan yatırımcılarla ilişkilerini güçlendirmeyi hedefliyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkiye GEFF III kapsamında QNB Leasing’e 50 milyon Euro finansman sağlandı

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Türkiye’de yeşil yatırımları desteklemek amacıyla, Türkiye Yeşil Ekonomi Finansman Programı III (GEFF III) kapsamında QNB Leasing’e 50 milyon Euro’ya kadar finansman desteği sağladı. Finansman paketi; EBRD tarafından sağlanan 47 milyon Euro’ya kadar kaynak ile TaiwanICDF tarafından sunulan 3 milyon Euro’ya kadar imtiyazlı krediden oluşuyor.

Sağlanan bu kaynak, Türkiye’nin depremden etkilenen bölgelerinde finansmana erişimini arttırmayı ve maliyet kaynaklı engelleri azaltmayı, yeşil yatırımların uzun vadeli ve sürdürülebilir şekilde hayata geçirilmesini desteklemeyi amaçlıyor. Kredinin, deprem bölgesindeki yeniden yapılanma ve toparlanma sürecine katkı sunması hedeflenirken, finansman paketinin en az yüzde 30’u Şubat 2023 depremlerinden etkilenen bölgelerdeki yeşil yatırımlara yönlendirilecek. Böylece yerel işletmelerin daha dayanıklı, verimli ve sürdürülebilir şekilde yeniden yapılanmalarına destek sağlanması hedefleniyor.

Türkiye GEFF III programı, uygun özel sektör finans kuruluşları aracılığıyla yeşil yatırımları destekleyen 1 milyar Euro büyüklüğünde bir program niteliği taşıyor. Program kapsamında, Şubat 2023 depremlerinden etkilenen alt borçlulara finansman sağlamayı taahhüt eden partner bankalara 300 milyon Euro’ya kadar kaynak ayrılıyor.

QNB Leasing, sağlanan finansmanı iklim dayanıklılığı ve çevresel sürdürülebilirlik odaklı projelere yatırım yapan KOBİ’ler ve diğer özel sektör müşterilerine aktaracak. Desteklenecek yatırımlar arasında enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, sürdürülebilir tarım, yeşil binalar ve EBRD’nin Yeşil Ekonomi Dönüşümü yaklaşımıyla uyumlu diğer yeşil ekonomi çözümleri yer alıyor.

EBRD Türkiye Başkan Vekili Oksana Yavorskaya konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:
 “Bu finansman aracılığıyla EBRD olarak hem Türkiye’nin yeşil dönüşümünü hem de 2023 depremlerinden etkilenen bölgelerin uzun vadeli toparlanma sürecini destekliyoruz. QNB Leasing’in, yeniden yapılanma ihtiyacının en yüksek olduğu ve uygun maliyetli finansmana erişimin sınırlı kaldığı bölgelere yeşil yatırım finansmanı sağlamasına katkı sunuyoruz.”

Sağlanan finansman desteği ile ilgili açıklamalarda bulunan QNB Leasing Genel Müdürü Osman Taş şu ifadelerde bulundu:

“EBRD ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunarken, depremden etkilenen bölgelerde ekonomik toparlanmanın desteklenmesi açısından da önemli bir adım niteliği taşıyor. Sağlanan finansman ile başta KOBİ’ler olmak üzere müşterilerimizin enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, sürdürülebilir üretim ve çevre dostu dönüşüm yatırımlarına daha güçlü şekilde erişmesini hedefliyoruz. Özellikle deprem bölgesindeki işletmelerin daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir yapıyla yeniden büyümelerine katkı sunmayı öncelikli görüyoruz. QNB Leasing olarak önümüzdeki dönemde de yeşil dönüşümü destekleyen finansman çözümlerimizi artırarak reel sektörün yanında olmaya devam edeceğiz.”

QNB Leasing, EBRD’nin uzun yıllardır birlikte çalıştığı ve yeşil dönüşüm projelerinde başarılara imza atmış iş ortaklarından biri konumunda bulunuyor. Şirket, özellikle depremden etkilenen bölgeler dahil olmak üzere iklim odaklı finansman çözümlerinin yaygınlaştırılması için gerekli sektörel uzmanlık ve operasyonel kapasiteye sahip bulunuyor.

EBRD, 2009 yılından bu yana büyük bölümü özel sektörde olmak üzere Türkiye genelinde toplam 23,6 milyar Euro’yu aşan yatırım gerçekleştiren ülkenin önemli yatırımcıları arasında yer alıyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı