Luca Minnelli İzmir’de büyüledi

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi sahnesinde izleyiciyle buluşan ünlü tenor Luca Minnelli, güçlü sesi ve zengin repertuvarıyla İzmirlilere müzik dolu bir akşam yaşattı.

Kentin kültür-sanat yaşamının önemli adreslerinden Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), dünyanın önde gelen tenorlarından, “İtalyanların altın sesi” olarak tanınan Luca Minnelli’yi ağırladı. Minnelli, büyüleyici sesi, zarif yorumları ve güçlü sahne enerjisiyle İzmirli müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşattı.
Sekiz kişilik orkestra eşliğinde sahne alan sanatçı, klasik eserlerden popüler İtalyan melodilerine uzanan zengin bir repertuvar sundu. Biletleri satışa çıktığı andan itibaren kısa sürede tükenen konsere ilgi oldukça yoğundu.

İzmir’de olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi 
Tecrübeli sanatçılardan oluşan orkestranın performansı, Minnelli’nin yorumuyla birleşince izleyenler adeta büyülendi. Sanatçının 2026 repertuvarı; klasik başyapıtlardan popüler İtalyan şarkılarına, aryalar ve film müziklerinden romantik eserlere uzanan geniş bir seçkiden oluştu. Sahnedeki performansıyla dikkat çeken Minnelli’nin izleyicilerle kurduğu esprili iletişim de büyük beğeni topladı. Sanatçı, İzmir’de olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirirken, konser sonunda ekip uzun süre ayakta alkışlandı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yeniden Sinematek’te “Çıldırmanın Eşiği”

İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek gösterimleri, mayıs ayında “Çıldırmanın Eşiği” temasıyla Elhamra Sahnesi’nde delirmenin sınırında dolaşan karakterlerin hayatlarını beyaz perdeye taşıyor.  

İzmirli sinemaseverleri dünya sinemasının unutulmaz yapımlarıyla buluşturan İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek gösterimleri, mayıs ayında “Çıldırmanın Eşiği” temasıyla dikkat çekiyor. Uçlarda gezen karakterlerin derinlikli hikâyelerini beyazperdeye taşıyan seçki, Elhamra Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak. Program kapsamında her pazar gösterilecek filmler arasında Taksi Şoförü, Gaz Lambası, Persona, Şüphe ve Cinnet yer alıyor. Sinemaseverleri güçlü anlatımlar ve özgün hikâyelerle buluşturacak programda, film gösterimlerinin yanı sıra alanında uzman akademisyenlerin katılımıyla tema ve filmler üzerine söyleşiler de gerçekleştirilecek.

Çürüyen dünyaya direksiyon kırmak: Taksi Şoförü
Yönetmen koltuğunda Martin Scorsese’nin oturduğu ve senaryosunu Paul Schrader’in kaleme aldığı 1976 ABD yapımı suç ve dram türlerindeki Taksi Şoförü, 1976 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’ye layık görüldü. Filmin başrollerinde Robert De Niro ve Jodie Foster yer alıyor. Vietman Savaşı’nın yarattığı etkiden kurtulamayan ve tanık olduğu adaletsiz dünyaya uyum sağlamayı reddeden Travis Bickle’ın hikâyesinin anlatıldığı film, 3 Mayıs Pazar saat 19.00’da gösterilecek. 

Zihne kurulan tuzak: Gaz Lambası
Yönetmen koltuğunda George Cukor’un oturduğu 1944 ABD yapımı suç, dram, gizem ve gerilim türlerindeki Gaz Lambası, bir psikolojik çöküşü ortaya koyuyor ve günümüzdeki “gaslighting” kavramının temelini oluşturuyor. Başrol oyuncusu Ingrid Bergman’ın 1945 Altın Küre’den ve Akademi Ödüllerinden En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’yle döndüğü filmde Paula Anton ve kocasının hayal ile gerçeğin birbirine karıştığı ilişkisi konu ediliyor. Kocasına karşı güven dolu olan Paula, zaman içinde belirsizliklerle dolu bir kabusa sürüklenecektir. Film, 10 Mayıs Pazar saat 19.00’da gösterilecek. Film gösteriminin ardından Uzman Dr. Arzu Erkan’ın katılımıyla film üzerine söyleşi gerçekleştirilecek.

İki enstrüman için bir sonat: Persona
Dünya sinemasının usta isimlerinden İsveçli yönetmen Ingmar Bergman’ın yazıp yönettiği 1966 İsveç yapımı dram ve gerilim türlerindeki Persona filminin başrollerinde Bibi Andersson ve Liv Ullman yer alıyor. Film 1967 Ulusal Film Eleştirmenleri Derneği Ödüllerinden En İyi Film Ödülü ile döndü ve Bergman’a En İyi Yönetmen Ödülü’nü, Bibi Andersson’a ise En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Bergman’ın deyimiyle “iki enstrüman için bir sonat” olan bu sarsıcı hikâye, yönetmenin kendine has sinema dilinin en etkileyici örneklerinden biri. Genç hemşire Alma, konuşmayı reddeden aktris Elisabeth Vogler’in tedavisi ile ilgilenmektedir. Birlikte yaşamaya başladıkları deniz kıyısındaki evde zaman geçtikçe tedavi yön değiştirir. İki kadının kişilikleri birbirine geçtikçe hayal ve gerçek karışır. Film, 17 Mayıs Pazar saat 19.00’da gösterilecek. Film gösteriminin ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halis Ulaş’ın katılımıyla film üzerine söyleşi gerçekleştirilecek.

Muğlaklığın ortasında bir yaz: Şüphe 
Yönetmenliğini Chang-dong Lee’nin üstlendiği, Oh Jung-mi Lee ve Chang-dong’un Haruki Murakami’nin Barn Burning adlı eserinden beyaz perdeye uyarladığı Şüphe, 2018 Cannes Film Festivali’nde FIPRESCI Ödülü’ne layık görüldü. 2018 Güney Kore, Japonya ortak yapımı dram ve gizem türlerindeki filmde yarı zamanlı kuryelik yapan Jongsu’nun eski komşusu Haemi’yle karşılaştıktan sonra yaşananlar konu ediliyor. Haemi gittiği Afrika seyahatinden döndüğünde Jongsu’yu Kenya’da rastladığı gizemli bir adam olan Ben’le tanıştırır. Film, 24 Mayıs Pazar saat 19.00’da gösterilecek. 

Aklın karanlık koridorları: Cinnet
Yönetmen koltuğunda dünya sinemasında yer edinmiş unutulmaz filmlerin yönetmeni Stanley Kubrick’in oturduğu Cinnet, Stephan King’in Medyum adlı romanından beyaz perdeye uyarlandı. 1980 ABD yapımı korku, gerilim ve dram türlerindeki filmin başrolünde Jack Nicholson yer alıyor. Filmde yazar Jack Torrance ve ailesinin Overlook Oteli’nin bakımı için otele yerleşmesinin ardından yaşanan metafiziksel olaylar anlatılıyor. Aile bir kar fırtınası nedeniyle otelde mahsur kaldığında olaylar kontrolden çıkacaktır. Film, 31 Mayıs Pazar saat 19.00’da gösterilecek. Film gösteriminin ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarımı ve Yönetmenliği Anasanat Dalı Dr. Öğretim Üyesi Emrah Suat Onat’ın katılımıyla film üzerine söyleşi gerçekleştirilecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

National Geographic NOW Seç-İzle Servisinin Mayıs Ayı Teması ‘Hayatta Kalma Taktikleri’!

Nefes kesen yapımların ve soluksuz izlenen belgesellerin yer aldığı, National Geographic’in zengin arşivini her ay meraklılarıyla buluşturan National Geographic NOW seç-izle servisi mayıs ayında ‘Hayatta Kalma Taktikleri’ teması ile izleyicileri birbirinden dikkat çekici içeriklerle buluşturuyor. 

Maceracıların gezegenimizin en tehlikeli manzaralarında hayatta kalmak için cesaretten fazlasına ihtiyaç duyarak, vahşi yaşama nasıl dayandıklarını gözler önüne seren “Hayatta Kalma Taktikleri” teması altında bir araya gelen en beğenilen belgeseller, Mayıs ayı boyunca National Geographic NOW’da!

National Geographic NOW ile National Geographic’in zengin içerik arşivine TOD, KabloTV, KabloWebTV ve S Sport Plus platformları üzerinden erişebilirsiniz.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

QNB Türkiye, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı

Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nin lider finansal kuruluşu ve Katar’ın en büyük bankası Qatar National Bank (Q.P.S.C.)’nin Türkiye’deki iştiraki olan QNB Türkiye, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Banka, güçlü bilanço yapısını koruyarak kârlı büyümeye ve Türkiye ekonomisine destek vermeye devam etti. 

31 Mart 2026 itibarıyla, QNB Türkiye’nin toplam aktifleri 2025 yıl sonuna göre yüzde 8 artarak 1 trilyon 991 milyar 882 milyon TL’ye ulaştı. Aynı dönemde net krediler yüzde 8 artarak 1 trilyon 164 milyar 563 milyon TL’ye, müşteri mevduatı ise yüzde 6 artarak 1 trilyon 10 milyar 226 milyon TL’ye ulaştı. Bankanın net dönem kârı ise 15 milyar 747 milyon TL olarak gerçekleşti.

QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, “QNB Türkiye olarak yılın ilk çeyreğinde dengeli ve kârlı büyüme odağımızla güçlü finansal performansımızı sürdürdük.” dedi.

Küresel dalgalanmaların ve jeopolitik risklerin piyasalar üzerindeki belirleyici etkisine dikkat çeken Ömür Tan, Türkiye’de uygulanan sıkı para politikası ve mali önlemlerin ekonomide dengeleyici bir rol üstlendiğini belirterek şunları söyledi: “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), sıkı para politikası duruşuna, döviz piyasası ve likidite koşullarına yönelik tedbirlerle kur istikrarını desteklemeye devam etti. Öte yandan, küresel enerji fiyatlarındaki yükselişin yurt içi fiyatlarına olası etkileri maliye politikası araçlarıyla alınan tedbirlerle birlikte sınırlandırıldı. Piyasa beklentileri, önümüzdeki dönemde küresel risklerdeki olası bir azalışa paralel olarak enflasyon ve faizlerde aşağı yönlü seyrin güçlenebileceğine ve ekonomik aktivitenin toparlanabileceğine işaret ediyor.”

Bankanın dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarındaki çalışmalarına da değinen Ömür Tan “Sürdürülebilirlik stratejimiz ve 2050 Net Sıfır hedefimiz doğrultusunda attığımız adımları çeşitlendirmeye devam ediyoruz. 2021 yılından bu yana elektrik tüketimimizin tamamını I-REC sertifikalı yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılıyoruz. Bu yaklaşımımızı bir adım ileri taşıyarak 2025 yılı Aralık ayında Yozgat’ta 5 MW kurulu güce sahip Güneş Enerjisi Santrali’ni bünyemize dahil ettik. Bu yatırımla birlikte Genel Müdürlük binamızın elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 80’ini karşılamayı hedeflerken yıllık bazda yaklaşık 5.000 tonluk karbon salımı azaltımı öngörüyoruz. Bu adımı operasyonlarımızdan başlayarak düşük karbonlu dönüşümü destekleme yaklaşımımızın somut bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz.” dedi.

QNB Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki güçlü konumuna da vurgu yapan Tan, 500 milyon ABD doları tutarındaki eurobond ihracının geniş ve çeşitlendirilmiş bir yatırımcı kitlesinden yoğun talep gördüğünü belirtti.

Bunun yanı sıra, bilanço yapısını güçlendirme ve fonlama kaynaklarını çeşitlendirme stratejisi kapsamında 380 milyon ABD doları tutarında uzun vadeli seküritizasyon işlemini tamamladıklarını ifade eden Tan, bu işlemin 230 milyon ABD dolarlık kısmının sürdürülebilir finansman niteliğinde yapılandırıldığını belirtti.

Tan, sözlerine şu şekilde devam etti: “Dijitalleşme ve finansal teknolojiler alanındaki stratejik adımlarımız bu dönemde de devam etti. İştirakimiz QNB eSolutions aracılığıyla ödeme ve tahsilat teknolojileri alanında faaliyet gösteren Ödüyo’nun satın alınmasıyla, e-belge çözümleri ile ödeme teknolojilerini aynı yapı altında bir araya getirdik. Bu adım, müşterilerimize sunduğumuz hizmetleri daha bütüncül bir yapıyla güçlendirirken dijital finans ekosistemindeki konumumuzu da pekiştiriyor. Öte yandan, yenilikçi iş birliklerimizle müşteri deneyimini zenginleştirmeye devam ediyoruz. Galatasaray Spor Kulübü iş birliğiyle geliştirdiğimiz GSPara dijital bankacılık uygulamasının ardından, Fenerbahçe Spor Kulübü ile birlikte hayata geçirdiğimiz Fenerpara dijital bankacılık modeli, finansal hizmetleri yeni nesil platformlar üzerinden sunmamıza katkı sağlarken kullanıcı deneyimini de destekliyor.”

Tan, QNB Türkiye’nin piyasa koşullarını takip ederek güçlü bilanço yapısını koruyarak kârlı büyümeye ve sürdürülebilirlik odağıyla değer yaratmaya devam edeceğini ifade etti.

QNB Group: Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde istikrarlı bir büyüme kaydederek 31 bine yakın çalışanı ile operasyonlarını sürdüren QNB Grubu, 5 binin üzerinde ATM ağıyla 900’den fazla lokasyonda hizmet vermektedir. Grup ayrıca, Brand Finance Magazine tarafından Orta Doğu ve Afrika’nın en değerli banka markası olarak gösterilmektedir. Grubun Türkiye’deki bankası olan QNB Türkiye, 31 Mart 2026 itibarıyla, 419 şube ve 10.339 çalışan sayısı ile faaliyet göstermektedir

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Maltepeliler hem doğayla hem de kültür ve sanatla dolu bir gün geçirdi

Maltepe Belediyesi’nin ücretsiz bahar gezileri kapsamında Maltepeliler, İstanbul’un simge noktalarında doğa ve kültürle iç içe keyifli bir gün geçirdi.

Maltepe Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda düzenlediği ücretsiz bahar gezileriyle vatandaşları kentin tarihi ve doğal güzellikleriyle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda Maltepeliler, İstanbul’un öne çıkan duraklarından Japon Bahçesi, Aşiyan Müzesi ve Emirgan Korusu’nu ziyaret etti. Gezide Maltepeliler, İstanbul Boğazı’nın eşsiz manzarası eşliğinde hem doğayla iç içe vakit geçirdi hem de kentin kültürel mirasını görme fırsatı buldu. Rehberler eşliğinde yapılan gezilerde, ziyaret edilen noktaların tarihi ve kültürel özellikleri hakkında da bilgilendirme yapıldı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Maltepe’de engelleri aşan “Bahara Merhaba” buluşması

Maltepe Belediyesi, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası öncesinde engelli bireyler ve ailelerini “Bahara Merhaba” etkinliğinde bir araya getirdi. Seyirtepe Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen organizasyonda dostluk, müzik ve dayanışma rüzgârları esti.

Maltepe Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü, toplumun her kesimini kucaklayan vizyonu doğrultusunda anlamlı bir etkinliğe imza attı. Her yıl 10-16 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Engelliler Haftası öncesinde düzenlenen “Bahara Merhaba” etkinliği, Maltepe Belediyesi’ne bağlı Seyirtepe Sosyal Tesisleri’nin eşsiz manzarasında gerçekleştirildi. Engelli bireyler ve aileleri adına verilen yemeğe ve devamındaki etkinliğe Maltepe Belediye Başkan Yardımcıları Nimet Karabulut ve Şükrü Akçadağ, Belediye Meclis Üyeleri ve Mataş A.Ş. Genel Müdürü Aysel Durgun da katıldı.

MÜZİK DOLU DAKİKALAR

Renkli anların yaşandığı etkinlikte sahne alan Bahadır Erdoğdu Rehabilitasyon Merkezi Perküsyon Grubu, sergilediği mini konserle katılımcılara keyifli dakikalar yaşattı. Ardından sahneye çıkan Engelsiz Yaşam Derneği Perküsyon Grubu ise davul ve çeşitli enstrümanlarla gerçekleştirdikleri dinletiyle izleyicilerden tam not aldı. Katılımcılar, baharın gelişini hep birlikte şarkılar söyleyip ritim tutarak kutladı.

“BİRLİKTE OLMAK ENGELLERİ ORTADAN KALDIRIR”

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Belediye Başkan Yardımcısı Nimet Karabulut, Maltepe Belediyesi olarak engelli bireylerin toplumsal hayatın her alanında görünür olmasını çok önemsediklerini belirtti. Karabulut konuşmasında; “Üretmek güçtür, paylaşmak iyileştirir, birlikte olmak ise engelleri ortadan kaldırır. Bugün burada sizlerle aynı sofrayı paylaşmak bizim için çok kıymetli. Maltepe’yi daha erişilebilir ve daha kapsayıcı hale getirmek için yeni projelerimizle yanınızda olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Karabulut konuşmasında belediyenin engelli bireyler ve ailelerine yönelik sundukları hizmetler hakkında da bilgi verdi.

DESTEK VE SOSYALLEŞME BİR ARADA

Sadece engelli bireylerin değil, ailelerinin de sosyalleşebileceği alanlar yaratmayı hedefleyen Maltepe Belediyesi, bu organizasyonla bir kez daha dayanışmanın önemine dikkat çekti. Katılımcılar, açık havada düzenlenen bu etkinliğin kendilerine büyük moral olduğunu ifade ederek belediye yetkililerine teşekkürlerini iletti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başrollerinde Robert De Niro, Michelle Monaghan ve Adam Scott’ı buluşturan Fısıltı Adam, 28 Ağustos’ta Netflix’te.

Netflix, başrollerini Robert De Niro, Michelle Monaghan ve Adam Scott’ın paylaştığı Fısıltı Adam’ın yayın tarihini filmden ilk kareler eşliğinde paylaştı. Alex North’un New York Times En Çok Satanlar listesine giren romanından uyarlanan film, 28 Ağustos’ta tüm dünya ile aynı anda Netflix’te yayınlanacak.  

Yönetmen koltuğunda James Ashcroft’un oturduğu, senaryosunu ise Ben Jacoby ve Chase Palmer’ın kaleme aldığı filmin oyuncu kadrosunda ayrıca Hamish Linklater, Owen Teague, Acston Luca Porto, Will Brill gibi isimler yer alıyor. Aksiyon ve gerilim dolu filmin yapımcıları arasında ise Anthony ve Joe Russo yer alıyor.

Fısıltı Adam Hakkında:

Alex North’un New York Times En Çok Satanlar listesine giren romanından uyarlandı. Sekiz yaşındaki oğlu kaçırılan dul bir suç yazarı, uzun zamandır görüşmediği ve emekli bir polis dedektifi olan babasından yardım umarken onlarca yıl önce “The Whisper Man” olarak bilinen hüküm giymiş bir seri katil vakasıyla bir bağlantı keşfeder. 

Yönetmen: James Ashcroft

Senaristler: Ben Jacoby ve Chase Palmer

Hikayenin Uyarlandığı Romanın Yazarı: Alex North

Yapımcılar: Anthony Russo, Joe Russo, Angela Russo-Otstot, Michael Disco, Kassee Whiting

Yürütücü Yapımcılar: Marcus Viscidi, Tim Connors, Alex Leb

Oyuncu Kadrosu: Robert De Niro, Michelle Monaghan, Adam Scott, Hamish Linklater, Owen Teague, Acston Luca Porto, Will Brill

Biz Kimiz?

Netflix, farklı türlerde ve dillerde dizi, film, oyun ve canlı yayın programları sunan dünyanın önde gelen eğlence hizmetlerinden biridir. Üyelerimiz sunduğumuz sonsuz seçenek arasından arzu ettiklerini istedikleri zaman, istedikleri yerde, istedikleri kadar izlemenin, duraklatıp kaldıkları yerden devam etmenin keyfini çıkarır; gönüllerince oyun oynayabilir ve üyelik planlarını diledikleri zaman değiştirebilir.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Gebze Lokomotif Çocuk Köyü kapılarını açtı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin çocuklar ve aileleri tarafından büyük beğeni ve ilgi toplayan projelerinden “Lokomotif Çocuk Köyü’nün” bir yenisi Gebze’de açıldı. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın da katıldığı tören çocukların neşesi ve heyecanıyla çok renkli görüntülere sahne oldu.

BAYRAM HAVASINDA TANITIM

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin, çocukların güvenli ve eğitici ortamda eğlenmesi için hayata geçirdiği “Lokomotif Çocuk Köyü” projesi, Kocaeli’nin dört bir tarafına yayılıyor. İzmit Doğu Kışla Parkı’nın ardından, Gebze Millet Bahçesinde inşa edilen Gebze Lokomotif Çocuk Köyü de kapılarını açtı. Çocukların ve ailelerin yoğun katılımı ve neşesi ile adeta bayram havasında geçen tanıtım törenine Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus, AK Parti Kocaeli İl Kadın Kolları Başkanı Yasemin Özdemir, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gebze Bölge Koordinatörü İbrahim Pehlivan, AK Parti Gebze İlçe Başkanı Recep Kaya, Gebze Belediye Başkan Yardımcısı Zeynep Yıldırım, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve muhtarlar katıldı.

“ÇOCUKLARIMIZI YARINLARA HAZIRLIYORUZ”

Programın açılışında konuşan Başkan Büyükakın; Lokomotif Çocuk Köyü projesinin yalnızca bir oyun alanı değil, çocukların geleceğe hazırlanacağı önemli bir merkez olduğunu vurguladı. Daha önce farklı ilçelerde de benzer projeleri hayata geçirdiklerini belirten Büyükakın, bu merkezlerin çocuklara ve gençlere yönelik hizmetlerin önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Başkan Büyükakın, çocukların güvenli bir ortamda hem okul hayatına hem de geleceğe hazırlanmasının amaçlandığını belirterek, “Çocuklarımız burada hem eğitim hayatına hazırlanacak hem de bizi biz yapan değerlerle buluşacak. Geleceğe daha güçlü adımlarla yürüsünler istiyoruz” dedi.

“BİZ HALKIMIZ İÇİN VARIZ”

Belediyeciliğin yalnızca altyapı hizmetlerinden ibaret olmadığını vurgulayan Büyükakın, toplumun her kesimine dokunan projeler ürettiklerini söyledi. Gençler, kadınlar, yaşlılar, engelliler ve dezavantajlı gruplara yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Büyükakın, kısa süre önce Gölcük’te hizmete alınan Saygınlar Kulübü’nün benzerinin Gebze’de de açılacağını da müjdeledi. Konuşmasında belediyeciliğin temel amacının halka hizmet etmek olduğunu dile getiren Büyükakın, “Belediye halk için vardır. Varlık sebebimiz vatandaşımıza hizmet etmektir. Bu nedenle sadece hizmete odaklanmalıyız” ifadelerini kullandı.

VAGONLARI GEZDİ, ETKİNLİKLERE KATILDI

Kocaeli’yi mutlu bir şehir haline getirmek istediklerini kaydeden Büyükakın, tüm kesimleri kapsayan belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini söyledi. Çocukların, kadınların, yaşlıların ve engellilerin unutulduğu bir yönetim anlayışının eksik kalacağını vurgulayan Büyükakın, hizmette bütüncül yaklaşımın önemine dikkat çekti. Başkan Büyükakın, konuşmasının ardından çocuklarla birlikte Gebze Lokomotif Çocuk Köyü vagonlarını tek tek gezdi, atölye etkinliklerine katıldı. Çocuklarla birlikte fidan diken Başkan Büyükakın, ilk can suyunu da miniklerle beraber verdi. Program, tüm çocukların katılımıyla gerçekleştirilen hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.

ÇOCUKLAR GÜN BOYUNCA EĞLENDİ

Lokomotif Çocuk Köyü tanıtımı için Gebze Millet Bahçesi’nde çocuklara yönelik birbirinden renkli atölyeler kuruldu. Alanda kum boyama, mozaik yapımı, teraryum yapımı, Türk bayrağı punch yapımı, Türk bayraklı bileklik yapımı, neşeli meyveler, kruvasanyapımı, uçurtma ve marangoz atölyeleri yer aldı. Çocuklar, gün boyunca atölyelerde hem eğlendi hem de keyifli vakit geçirdi.

GEBZE LOKOMOTİF ÇOCUK KÖYÜ

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin önemli projelerinden biri olan Gebze Lokomotif Çocuk Köyü sadece bir eğlence alanı değil, çocukların milli değerlerle bağ kurduğu, sorumluluk bilinci kazandığı ve hayal gücünü geliştirdiği bir eğitim merkezi olarak tasarlandı. Lokomotif Çocuk Köyü’nde çocukların hem eğlenip hem de öğrenebileceği 10 ayrı vagon bulunuyor. Çocuklar mimarlar, müzisyenler, okurlar, çevreciler, tamirciler, şefler, sağlıkçılar, kaşifler, gönüllüler ve sanatçılar vagonunda eğitim görecek. Alanda ayrıca çocuklar için tarım bahçesi ve loko sahne yer alıyor.enli hale gelecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Mimarlık ve Yaşam Söyleşilerinde Nisan Ayı Konuğu Şenay Kahramanoğlu Oldu!

Dr. Olcay Aydemir’in sunumuyla Mimarlık ve Yaşam söyleşileri, Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yapılıyor. 28 Nisan Salı akşamı saat 19.30’da gerçekleşen söyleşinin konuğu Şenay Kahramanoğlu oldu. Mimarlık ve Yaşam programının nisan ayı söyleşisinde “İstanbul’un Sivil Mimari Mirası ve Kavafyan Konağı Örneği” konusu ele alındı.

Şenay Kahramanoğlu’nun konuk olduğu Mimarlık ve Yaşam programının “İstanbul’un Sivil Mimari Mirası ve Kavafyan Konağı Örneği” alt başlıklı söyleşisi gerçekleşti. Şenay Kahramanoğlu, Kavafyan Konağı’nın geçmişi ve bugününü mimari açıdan ele aldı.

“Kavafyan Konağı, mimarlık tarihimizde ender bir örnek.”

Şenay Kahramanoğlu, Kavafyan Konağı’nın öneminden bahsetti:

“Kavafyan Konağı, İstanbul’da ayakta kalan en eski ahşap ev. Türkiye’de birçok yapı var ama İstanbul’da ilk. Kavafyan Konağı, mimarlık tarihimizin ender bir örneği. Kubbe, tavan, duvar, yüklük ve nakışlarıyla ayrı bir önem taşıyor. Evin harem bölümü yapım tarihi olan 1751’den bugüne kadar ulaşmış. En son ekleme 2. Mahmut döneminde yapılmış.”

“Kazı başladıktan sonra yeni çini desenleri bulunacaktır.”

Şenay Kahramanoğlu, konakta yer alan desenlere dair bilgi verdi:

“Elimizde çok az sayıda bulunan çiniye gözümüz gibi bakıyoruz. Gül, gonca ve karanfil desenler mevcut. Muhtemelen bugün mevcut olmayan selamlık, hamam ve mutfakta bu çiniler kullanılmış. Kazılmaya başladıktan sonra yeni şeyler çıkar. Arkeoloji Müzesi kontrolünde bir kazı yapacağız. O daha heyecan verici olacak.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Zeytinburnu Kitapçısı Buluşmaları’nda Nisan Ayı Konuğu Rana Demiriz Oldu!

Zeytinburnu Kitapçısı Buluşmaları’nın nisan ayı söyleşisi gerçekleşti. Merve Akbaş’ın moderatörlüğünde, 24 Nisan Cuma akşamı saat 19.30’da başlayan söyleşinin konuğu Rana Demiriz oldu. “Sanatla Yazılan Tarih” kitabı dinleyicilere söyleşi öncesinde hediye edildi.

Bugüne dek önemli konukları ağırlayan Zeytinburnu Kitapçısı Buluşmaları’nın nisan ayı söyleşisi, Merve Akbaş’ın sunumuyla Zeytinburnu Kitapçısı’nda gerçekleşti. “Sanatla Yazılan Tarih” kitabının yazarı Rana Demiriz, kitabın hikayesini anlattı ve minyatürle ilgili bilgiler verdi.

“Sadeleştirmek, bilgiyi elemek anlamına gelmiyor.”

Rana Demiriz, kitabında minyatür tarihini nasıl ele aldığından söz etti:

“Tarihin popülerleşmesi, işin ruhunu kaçırabiliyor. Minyatür söz konusu olduğunda hassas bir nokta var. Bilgiyi sadeleştirmek demek, bilgiyi elemek demek değil. Onu daha kolay, daha basit bir dille tekrar ele alıp bize ihtiyacımız olan kadarını sunmak demek. Daha fazlasına ihtiyacınız varsa okuyabileceğiniz çok derin, akademik kitaplar var. Ben de kitabın sonuna bunları kaynakça olarak yazdım. Halihazırda bir literatür var minyatürle alakalı. Ama literatüre hakim olmayan, terminolojiyi bilmeyen bir okur bunu içselleştiremeyebilir. Sadeleştirme daha basit bir şekilde ele almayı sağlasa da işin özünü kaçırmamalı.”

“Sanat tarihine anakronik bakmamalıyız.”

Rana Demiriz, sanat tarihini incelemenin yöntemlerine dair şunları söyledi:  

“Bugünün bakış açısıyla herhangi bir tarihi olayı yorumlamak istersek bu anakronik olur. Etik de olmaz. Biz bugünkü bakış açımızla, farklı bir yaşam süren insanlar olarak onların yaşantısını ve sanat beğenisini eleştiriyoruz aslında. Bütün tarihi dönemler -sanat tarihinde de böyledir- o dönemin zevkleri içerisinde, o dönemdeki patronların beğenisi ve ideolojisi doğrultusunda incelenmeli.”

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı