IF Wedding Fashion İzmir’de gala defilesinde yıldızlar geçidi

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ organizasyonu ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir – 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı, ilk gün defilelerinin finalinde düzenlenen görkemli gala defilesi büyük ilgi gördü.Podyumların en ünlü isimleri aynı sahnede buluştu.

ROJBEY KOLEKSİYONU AYAKTA ALKIŞLANDI

Nizamettin Günbeyi ev sahipliğinde gerçekleşen gecede, Rojbey’in yeni koleksiyonu moda dünyasına iddialı bir sunumla tanıtıldı. Özge Ulusoy, Demet Şener, Ece Gürsel, Wilma Elles, Gizem Özdilli, Açelya Kartal,Güzide Duran gibi top modellerin podyumda yürüdüğü defile, Duman Ajans’ın yerli ve yabancı 30 kişilik dev manken kadrosu ile adeta görsel şölene dönüştü. Defilenin finalinde mankenlerin peruklarla podyuma çıkması ise geceye damga vuran anlardan biri oldu.

“BİZE DEĞİŞİKLİK İYİ GELDİ”

Defile sonrası duygularını paylaşan modeller, peruklu finalin hem koleksiyona hem de sahneye farklı bir enerji kattığını vurguladı.

“İlk defa bu kadar farklı peruklarla çıktık, kıyafetlerle çok yakıştı. Markanın ruhuna uygundu” diyen modeller, ekip ruhuna da dikkat çekti: “Her zaman aynı ekip, aynı dostluklar… Bu birliktelik podyuma da yansıyor. Duman Ajans’a, koreografiye ve emeği geçen herkese teşekkür ederiz.”

“MODA VE TEKSTİL İLERİ GİTSİN DİYE BURADAYIZ”

Rojbey koleksiyonunun tasarımlarını “çok çarpıcı ve cesur” olarak nitelendiren mankenler, fuarın önemine de vurgu yaptı: “Tekstil ve moda sektörü ileri gitsin diye elimizden geleni yapıyoruz. Bu fuarda küçük de olsa bir katkımız olduysa ne mutlu.”

İZMİR’DE OLMAK AYRI BİR KEYİF

Gecenin ortak duygusu ise İzmir sevgisiydi: “İzmir’de olmak, burada podyuma çıkmak çok özel. Arkadaşlarımızla birlikte olmak ayrı bir mutluluk.”

Peruklu final için ise herkes hemfikirdi: “Böyle değişiklikler bize de iyi geliyor. Kendimizi farklı görmek hoşumuza gitti. Fuarın en çok konuşulan defilelerinden biri oldu.”

Moda, yıldızlar ve cesur dokunuşların buluştuğu gala gecesi, IF Wedding Fashion İzmir’in bu yıl da çok konuşulacağının sinyalini ilk günden verdi

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ünlü mankenlerden net mesaj: ‘Bayrağımız Kırmızı Çizgimizdir’

Türkiye’nin güçlü abiye markalarından ALİN Exclusive, 2026 kreasyonlarını Avrupa’nın en prestijli moda organizasyonlarından IF Wedding Fashion İzmir kapsamında görkemli bir defileyle moda dünyasıyla buluşturdu. İzmir’de gerçekleşen defile, şıklığın ve zarafetin podyuma taşındığı unutulmaz anlara sahne oldu.

Defilenin yıldız isimleri arasında yer alan İvana Sert, Özge Ulusoy ve Ece Gürsel, güçlü duruşları ve etkileyici podyum performanslarıyla ALİN Exclusive tasarımlarını başarıyla taşıdı. Aylar süren titiz çalışmalar sonucunda hazırlanan 2026 koleksiyonu; trend kumaşlar, özel danteller ve ince işçilik detaylarıyla moda severlerden tam not aldı.

Modern çizgilerle klasik şıklığı bir araya getiren rengârenk abiyeler, podyumda adeta görsel bir şölen sundu. Defileye katılan yerli ve yabancı modellerin profesyonel yürüyüşleri ve yüksek enerjileri, gecenin etkisini zirveye taşıdı. Organizasyon, Duman Ajans’ın profesyonel sahne kurgusu ve ünlü koreograflar Gökhan Duman ile Serkan Duman’ın imzasını taşıyan koreografisiyle büyük beğeni topladı.

Ünlü Mankenlerden Bayrak Vurgusu

Defile sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan ünlü mankenler, bayrakla ilgili yaptıkları ortak açıklamada dikkat çeken mesajlar verdi.

“Bayrak bizim kırmızı çizgimizdir. Bayrağımız kutsaldır. Her ülkenin bayrağı değerlidir ancak Türk bayrağının yeri bizim için çok ayrıdır. Bayrağımızın her zaman göklerde dalgalanmasını istiyoruz” ifadelerini kullandılar.

Ünlü isimler, bu tür hassas konularda sessiz kalmanın doğru olmadığını vurgulayarak, “Bayrağımıza sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Barış içinde, huzurla yaşayacağımız yıllar diliyoruz” açıklamasında bulundu.

Ali Ekiz: “2026 Sezonu Hepimiz İçin Hayırlı Olsun”

ALİN Exclusive Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekiz, defile sonrası yaptığı açıklamada Avrupa ve Orta Doğu’dan gelen davetlileri İzmir’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, “2026 koleksiyonumuzu ilk kez bu değerli mankenlerimizle birlikte sergilemek bizim için büyük bir gurur. Tüm sektörümüz için hayırlı, uğurlu ve bereketli bir yıl olmasını diliyorum” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Wilma Elles Defilede Göz Kamaştırdı, Kuliste Oğlunu Uyuttu

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ organizasyonu ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir – 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı, bu yıl podyum şıklığının yanı sıra anne-çocuk anlarına da sahne oldu.

Ünlü oyuncu Wilma Elles, İzmir’de gerçekleşen fuara minik yavrusunu da yanında getirerek katıldı. Podyumda zarafetiyle göz kamaştıran Elles’in 4. çocuğu, oğlu Leon Mirza, defile sırasında kuliste pusette uyudu. Wilma Elles, defile aralarında ise bebeğiyle yakından ilgilenerek anneliğiyle de takdir topladı. Minik Leon Mirza, ilk kez kameralar karşısına çıktı.

“ANNELİK VE ÇALIŞMAK BİRBİRİNİ BESLİYOR”

Moda organizatörü ve menajer Erkan Yılmaz’ın düzenlediği defilenin ardından soruları yanıtlayan Wilma Elles, annelik üzerine samimi açıklamalarda bulundu.

Elles, anneliğin mesleğiyle iç içe geçtiğini belirterek şunları söyledi: “Aslında çocuklar bir oyunculuk mesleğinin içinde büyüyor. Set ortamına çok iyi uyum sağlıyorlar çünkü her gün insanlarla birliktesin. Çoğu zaman çocukları da yanıma getirebiliyorum, bu çok güzel oluyor.”

Dördüncü çocuğu Leon Mirza’nın henüz dört aylık olduğunu söyleyen Elles, iş hayatına dönüş sürecini de anlattı: “Leon dört aylık oldu, şimdi daha yeni yeni görüşmelere başladım. Güzel toplantılar oluyor ama tabii ki çocuklar geldikten sonra aile dengesi biraz değişiyor.”

“KISKANÇLIK DA VAR, SEVGİ DE…”

Elles, çocuklar arasındaki değişime de değindi: “Bizim prensesimiz şimdi biraz canavarımız oldu. Kardeş kıskançlığı var tabii… Ben Leon’la çok ilgilendiğim için o biraz yaramazlaştı ama zamanla yeniden o prenses haline dönecek.”

Oyuncu, setlere dönüş planlarını ise şu sözlerle anlattı: “Sinemayı daha çok istiyorum çünkü kısa süreli çekimler oluyor. Ama artık dizi projelerini de düşünüyorum. Çocuklar büyüdü, hepsi çok uyumlu.”

“EN İYİ TERAPİ: ÇOCUKLAR”

Wilma Elles, anneliğin hayata bakışını nasıl değiştirdiğini ise duygusal sözlerle anlattı: “Çocuklara bakınca her şeyi unutuyorsun, anı yaşıyorsun. En iyi reçete çocuklar… Mutsuzluğa, yorgunluğa karşı en güzel ilaç onlar.”

Kulis arkasında bebeğini kucağında gezdiren Elles, çalışan anne olmanın önemine de vurgu yaptı: “Çocukların çalışan bir anne görmesi çok önemli. O zaman onlar da çalışkan oluyor. Dersleri, karneleri çok iyi. Anne ve babayı örnek alıyorlar.”

Eşinin desteğine de teşekkür eden Wilma Elles, “Her şey kadınların omzunda ama erkeklerin yardımı çok kıymetli. Eşim bana çok yardımcı oluyor” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Top Modellerden Örnek Birliktelik

İZFAŞ tarafından ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir – 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarının ikinci günü, unutulmaz bir defileye sahne oldu. Erkan Yılmaz’ın imzasını taşıyan World of the Fashion defilesinde Türkiye’nin en ünlü top modelleri aynı podyumda buluştu.

Defilede Güzide Duran, Gizem Özdilli,Özge Ulusoy, Demet Şener, Ece Gürsel, Wilma Elles, Simge Tertemiz, Günay Museyeva ve Özlem Yıldız’ın da aralarında bulunduğu 35 profesyonel manken görev aldı. Yıldızlar geçidine dönüşen defile, izleyenlerden tam not aldı.

Defilenin koreografisi başarılı koreograf Akif Örük tarafından hazırlanırken, bu kadar güçlü bir kadroyu bir araya getirmenin zor olup olmadığı sorulan Erkan Yılmaz, samimi açıklamalarda bulundu. Yılmaz “Bu kadroyu kurmak hiç kolay değil ama hepsi benim arkadaşım. Biz bir aile gibiyiz. Sağ olsunlar, tek telefonumla yanımda oldular,” dedi.

Basın mensuplarının “Bu kadar ünlü manken arasında kıskançlık olur mu?” sorusu ise mankenlerden net bir yanıt aldı. Ünlü isimler, “Bu kadroya kıskançlık giremez. Biz özgüveni yüksek kadınlarız. Birbirimize her zaman tam destek veririz. Bu bir kadın dayanışması. Ortaya da adeta Şampiyonlar Ligi gibi bir kadro çıktı,” sözleriyle podyumda sergilenen birlikteliğin altını çizdi.

Görkemli defile, hem moda dünyasında hem de magazin gündeminde günün en çok konuşulan etkinliklerinden biri oldu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Eforsuz Güzellik Mümkün mü?

“Tek bir enjeksiyonla güzelliğe kavuş.” Bu vaat, uluslararası bir virüsü beraberinde getiriyor ancak bu virüs de cinayete dönüşüyor. Hem de tüm dünyayı etkisi altına alan… Ve Disney+, izleyicilerini bugünden itibaren ilk enjeksiyonu paylaşmaya bekliyor. 6 Emmy Ödülü sahibi ve imza attığı her projeyle tüm dünyanın konuştuğu Ryan Murphy’nin uzun süredir heyecanla beklenen dizisi FX’ten ‘The Beauty’ilk 3 bölümüyle bugünden itibaren sadece Disney+’ta seyredilebilir. 

11 bölümden oluşan dizi, uluslararası süpermodellerin gizemli ve de vahşi şekillerde hayatlarını kaybetmeye başlamalarıyla yüksek moda dünyasının karanlık yüzünü açığa çıkarıyor. FBI ajanları Cooper Madsen (Evan Peters) ve Jordan Bennett (Rebecca Hall), bu gizemli ölümle sonuçlanan vakaların ardından gerçeği aydınlatmak üzere Paris’e gönderilir. Soruşturma derinleştikçe, sıradan insanları fiziksel mükemmelliğe ulaştıran ancak ölümcül sonuçları olan bir virüs keşfederler. Bu gerçek onları, gizemli teknoloji milyarderi The Corporation’ın (Ashton Kutcher) hedefi haline getirir. Kutcher’ın hayat verdiği karakter, gizlice ‘The Beauty’ olarak bilinen mucizevi bir ilaç geliştirmiştir ve trilyonluk imparatorluğunu korumak için The Assassin kod adlı tetikçisini (Anthony Ramos) devreye sokmak dahil her şeyi yapmaya hazırdır. Salgın büyürken kaosun tam merkezinde kalan Jeremy (Jeremy Pope) ise kendi amacını bulmaya çalışır. Ajanlar Paris, Venedik, Roma ve New York’u kapsayan dünyanın dört bir yanındaki kovalamacada insanlığın geleceğini değiştirebilecek bu tehdidi durdurmak için zamana karşı yarışır. 

Bella Hadid, Ben Platt, Isabella Rossellini, Lux Pescal, Nicola Peltz Beckham ve Vincent D’Onofrio gibi yıldız isimlerin konuk oyuncuları arasında yer aldığı ‘The Beauty’, Ryan Murphy ile birlikte Matthew Hodgson’ın imzasını taşıyor. Jeremy Haun ve Jason A. Hurley’nin birlikte yazdığı çizgi roman serisinden uyarlandı. 

Dünyanın en büyük ticaret malzemesi olan “güzellik” kavramını vahşi şekilde ele alan FX’ten ‘The Beauty’, ilk 3 bölümüyle şimdi sadece Disney+’ta diziseverlerle buluşurken, izleyiciler her hafta Perşembe günü dizinin yeni bölümlerini seyredebilecek.  

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Burak Özçivit’li Reklam Filminin Kamera Arkası Yayında

Hayat Finans’ın Biz Kart için hazırladığı ve “banka olmak” kavramına yeni bir yorum getiren reklam filminin kamera arkası görüntüleri paylaşıldı. Burak Özçivit’in rol aldığı film setinden bu özel anlar, ekrana yansıyan mizahın ve samimiyetin ardındaki keyifli atmosferi gözler önüne seriyor.

Kamera arkası görüntülerinde, prova anlarından doğal kesitler ve setin enerjisi dikkat çekiyor. Günlük hayattan sahnelerin işlendiği çekimlerde hem oyuncuların hem de set ekibinin yüksek temposu ve eğlenceli anları objektife yansıyor. 

“Biz Kart: Sizi Banka Yapan Kart” söylemiyle hayata geçirilen kampanyanın reklam filminde; aile içinde para yönetimi, kontrol ve paylaşım temaları gündelik hayattan kesitlerle ele alınıyor.

Reklam filmi kamera arkasına dair fotoğrafları ve videoyu değerlendirmenize sunarız

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

IF Wedding Fashion İzmir’den dünya sahnesine

IF Wedding Fashion İzmir kapsamında düzenlenen Gelinlik Tasarım Yarışması’nı kazanarak moda yolculuğuna başlayan Amor Garibovic, bugün dünya yıldızlarıyla çalışan uluslararası bir tasarımcı olarak aynı podyuma bu kez jüri üyesi kimliğiyle döndü.
 
 İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle 20-22 Ocak’ta düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir Fuarı kapsamındaki Gelinlik Tasarım Yarışması, genç tasarımcıları moda dünyasına kazandırmayı sürdürüyor. Naomi Campbell, Doja Cat gibi dünyaca ünlü yıldızlarla çalışan, Tarkan’ın son İstanbul konserinde giydiği ceketin tasarımına da imza atan Amor Garibovic’in moda yolculuğu, 2017 yılında, IF Wedding Fashion İzmir kapsamında düzenlenen Gelinlik Tasarım Yarışması’nda kazandığı birincilikle başladı. Garibovic’in, “Burası benim ikinci evim” dediği IF Wedding Fashion İzmir podyumlarında attığı ilk adım, yıllar içinde uluslararası sahnelere uzanan bir başarı hikâyesine dönüştü.
 
 Yarışmanın 2017 yılı birincisi Amor Garibovic, 2018 yılında IF Wedding Fashion İzmir podyumlarında gerçekleştirdiği performans defilesiyle tasarımlarını ilk kez profesyonel ölçekte sergiledi. Bu sürecin ardından kendi markasını kuran Garibovic, kısa sürede Türkiye sınırlarını aşarak uluslararası moda dünyasında dikkat çeken projelere imza attı. Bugün kariyerinin başladığı Gelinlik Tasarım Yarışması’nda jüri üyesi olarak yer alan Garibovic, bilgi ve deneyimini genç tasarımcılarla paylaşarak yarışmanın sektöre kazandırdığı sürekliliğe katkı sunuyor.
 
“O ödülü aldığım için inanılmaz mutluyum”
 Garibovic’in tasarımları; aradan geçen yıllar içinde Naomi Campbell ve Doja Cat gibi dünya çapında isimlerin yanı sıra Türkiye’den Sibel Can, Hande Erçel, Gökçe Bahadır, Sinem Kobal, Burcu Esmersoy gibi pek çok ünlü isim tarafından tercih edildi. Son olarak Tarkan’ın yıllar sonra İstanbul’da verdiği konserde Amor Garibovic imzalı bir ceketle sahneye çıkması, tasarımcının ulaştığı noktayı simgeleyen anlardan biri oldu. Garibovic’in kariyeri bu yıl başka önemli bir başarıyla da taçlandı. Garibovic, ELLE Style Awards’ta “Yılın Moda Tasarımcısı” ödülüne layık görüldü. Ödülün kendisi için taşıdığı anlamı dile getiren Garibovic, “ELLE Style Awards 2026’da Yılın Moda Tasarımcısı ödülünü bana layık gördükleri bütün jüri üyelerine teşekkür etmek istiyorum. O ödülü aldığım için inanılmaz mutluyum ve gururluyum” dedi.
 
“Evimde gibi hissediyorum”
 
Bu yıl Gelinlik Tasarım Yarışması’nın jüri koltuğunda yer alan Amor Garibovic, genç tasarımcılarla buluşmaktan, onlara ve yarışmaya katkı sunmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Kariyerinin başladığı podyumda olmanın kendisini ilk günkü gibi heyecanlandırdığını söyleyen Garibovic, “Burası benim ikinci evim diyebilirim. Hatta kendimi burada gerçekten kendi evimde gibi hissediyorum. Her yerde de bunu söylüyorum. Yolculuğum burada başladı. 2017 yılında birinci oldum, bütün kariyerimin temeli burada atıldı ve ismim moda dünyasında ilk kez burada duyuldu. O yüzden burası benim için çok duygusal, çok duygu dolu bir yer” diyerek duygularını dile getirdi.

“IF Wedding tüm ülkemiz için çok büyük bir önem taşıyor”
 
IF Wedding Fashion İzmir’e ve yarışmaya, jüri üyesi olarak dönmenin kendisi için çok büyük bir gurur olduğunu da söyleyen Garibovic, “Çok farklı hissediyorum. Aynı podyumda yarışmacı olmakla yıllar sonra jüri koltuğunda oturmak bambaşka bir duygu. Finalist tasarımları değerlendirirken genç tasarımcıların heyecanını yakından hissettik. Yarışmacılara ve genç tasarımcılara tavsiyem ise şu: İlk başladığınız zamanki o tutku hiçbir zaman kaybolmasın. Bende hiç gitmedi, hep kaldı. Bu çok zor bir yol, çok zor bir sektör ve çok zor bir meslek. Ama eğer gerçekten yetenek varsa ve o tutku içinizde duruyorsa mutlaka doğru yola giriyorsunuz. Yol sizi seçiyor, siz de o yolu seçiyorsunuz” dedi.
 Garibovic, IF Wedding Fashion İzmir’in moda dünyası açısından büyük bir değer olduğunu ifade ederek, “Sadece benim için değil, her sene buradan çıkan genç tasarımcılar için de çok kıymetli bir organizasyon. IF Wedding Fashion İzmir yalnızca İzmir için değil, tüm ülkemiz için çok büyük bir önem taşıyor” diye konuştu.
 
Uluslararası yeni projelerin müjdesini verdi
 
Uluslararası projeleri hakkında da bilgi veren Garibovic, son dönemde Amerika merkezli çalışmalarının arttığını belirterek, “Son zamanlarda tasarımlarımı çok farklı alanlarda ve çok farklı isimlerin üzerinde görüyorsunuz. İtalya ve Paris her zaman odağımdaydı ama artık ABD’de Los Angeles ve Miami tarafında da çok güçlü projelerimiz var. Şu an isim paylaşamıyorum, ama çok yakında dünya çapında çok büyük müzisyenler ve bir oyuncuda tasarımlarımı göreceksiniz” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

MEM’de kanun ve piyano yankılandı

Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde, kanun virtüözü Esra Berkman ve piyanist Gökçe Eryılmaz, çağdaş Türk bestecilerinin eserlerini yorumladı.

Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi (MEM), Ocak ayı programı kapsamında ‘Kanun Piyano İkilisi’ni ağırladı. Kanun virtüözü Esra Berkman’ın 2008’de kurduğu ve 2023 yılından itibaren piyanist Gökçe Eryılmaz ile yolculuğuna devam eden Kanun Piyano İkilisi, 18. yılına özel bir repertuvarla seyirci karşısına geçti. İki albümleri bulunan ve uluslararası arenada tanınan ikili, konserde Meliha Doğuduyal, Çetin Işıközlü, Eren Arın, Enis Gümüş, Önder Özkoç ve Uğraş Durmuş gibi çağdaş Türk bestecilerin eserlerinden oluşan özgün bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturdu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Rezan Has Müzesi’nde Çocuklar İçin Sanat, Tarih ve Yaratıcılık Atölyeleri

Kadir Has Üniversitesi’nin kültür ve sanat alanındaki önemli merkezlerinden biri olan Rezan Has Müzesi, yarıyıl tatilinde çocukları sanatla buluşturmaya hazırlanıyor. Tarihi Cibali Tütün Fabrikası binasında yer alan müze, çocukların erken yaşta kültürel mirasla tanışmasını amaçlayan eğitim programları kapsamında, 5–7 yaş grubuna özel olarak tasarlanan çocuk eğitim atölyelerini başlatıyor.

Yarıyıl tatiline özel olarak hazırlanan atölye serisinin ilki, 23 Ocak Cuma günü gerçekleştirilecek. Program kapsamında çocuklar, alanında uzman eğitmenler eşliğinde müzeyi keşfedecekleri rehberli bir geziye katılacak. Bu gezide sergilenen eserleri inceleyerek gözlem yapma becerilerini geliştiren çocuklar; gördüklerini yorumlama, düşüncelerini sözlü olarak ifade etme ve sanat üzerinden iletişim kurma deneyimi yaşayacak. Eğlenceli ve öğretici içeriklerle kurgulanan atölye çalışmaları, çocukların hayal gücünü beslerken aynı zamanda sanat ve kültüre karşı kalıcı bir ilgi geliştirmelerini hedefliyor.

Kilden Desene Tablet Atölyesi 

Rezan Has Müzesi’nin yarıyıl tatiline özel olarak hazırladığı çocuk eğitim programları kapsamında gerçekleştirilecek olan “Kilden Desene Tablet” Atölyesi, ilkokul öncesi yaş grubundaki çocukları tarih ve sanatla buluşturuyor. Program, 23 Ocak Cuma günü öğleden sonra düzenlenecek olup, 5–7 yaş aralığındaki çocuklara hitap ediyor. Atölyede çocuklar, Tunç Çağı’na uzanan eğlenceli bir anlatımla yazının ve alfabenin ortaya çıkış sürecini tanırken; antik uygarlıkların günlük yaşamına ve iletişim biçimlerine dair temel bilgiler edinecek. Uygulama bölümünde ise kil kullanarak kendi tabletlerini üretecek olan çocuklar, bu tabletlerin üzerine özgün desenler çalışarak hem yaratıcılıklarını hem de el becerilerini geliştirecek. Sanatla öğrenmeyi bir araya getiren bu deneyim sayesinde çocuklar, kültür varlıklarını tanıma, arkeoloji ve müzecilikle ilgili temel kavramlarla erken yaşta tanışma fırsatı yakalayacak.

Minik Kemer Ustaları 

Rezan Has Müzesi’nin çocuklara yönelik yarıyıl tatili programları kapsamında düzenlenen “Minik Kemer Ustaları Atölyesi”, 31 Ocak tarihinde 5-7 yaş aralığındaki çocuklara hitap ediyor. Minik katılımcılar Demir Çağı’na uzanan yaratıcı ve öğretici bir yolculuğa çıkarken; atölye boyunca müzenin Urartu Kemerleri konusunda dünyanın en kapsamlı koleksiyonlarından birine sahip eserlerini yakından gözlemleyerek Urartu uygarlığına ve dönemsel tarihine dair temel bilgiler edinecekler. Programın uygulama bölümünde çocuklar, Urartu kemerleri üzerindeki sembol ve desenleri inceleyerek bu motiflerin anlamlarını keşfederek; mukavva malzemeler kullanarak kendi kemerlerini tasarlayacak ve seçtikleri desenlerle süslemelerini yapacaklar. El becerilerini ve hayal güçlerini geliştirmeye odaklanan atölye, çocukların kültür varlıklarını tanımasını sağlarken arkeoloji ve müzecilikle ilgili temel kavramlarla erken yaşta tanışmalarına da olanak tanıyor.

**Atölye çalışmalarında kullanılacak tüm malzemeler Rezan Has Müzesi tarafından temin edilmektedir. Her bir atölye, çocukların verimli ve birebir etkileşim içinde katılımını sağlamak amacıyla 10 kişiyle sınırlı kontenjanla ve ücretli gerçekleştirilmektedir. Rezan Has Müzesi’nin yarıyıl tatiline özel olarak hazırladığı, çocuklara yönelik eğlenceli ve öğretici tüm atölye programlarına ilişkin detaylı bilgilere müzenin resmi internet sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Borsa İstanbul’da gong Üçay Mühendislik için çaldı

25 yılı aşkın deneyimiyle Türkiye’nin önde gelen mühendislik ve enerji şirketlerinden Üçay Mühendislik ilk gong ile sermaye piyasalarına adım attı. Kuveyt Türk Yatırım liderliğinde, 14-15-16 Ocak 2026 tarihlerinde talep toplama sürecini tamamlayan şirket, UCAYM koduyla, Borsa İstanbul Ana Pazar’da işlem görmeye başladı. Gong töreni; Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Üçay Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karacabey, Üçay Mühendislik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Bozkurt, Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, Kuveyt Türk Yatırım Genel Müdürü Selman Ortaköy, Kuveyt Türk Yatırım Kurumsal Finansman Direktörü Abdülkadir Sadıkoğlu ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti.

Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun “Üçay Mühendislik, enerji teknolojileri alanında katma değer üreten, mühendislik yeteneklerini sahadaki tecrübeyle birleştirmeyi başarmış olan değerli bir şirketimizdir. Geliştirdiği yenilikçi uygulamalarla, farklı sektörlerin değişen ihtiyaçlarını karşılamakta ve yeşil dönüşümü desteklemektedir. Borsa İstanbul olarak; üretimi, mühendisliği ve teknoloji odaklı iş modellerini Borsamızda görmekten çok memnuniyet duyuyoruz. Bu nedenle, bu halka arzda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Halka arzın, sermaye piyasalarımıza hayırlı olmasını diliyor, Üçay Mühendisliğe Borsamız ailesine hoş geldiniz diyorum.” dedi.

“Üçay Mühendislik’in değerini istikrarlı bir şekilde artırmak öncelikli hedefimiz olacak”

Üçay Mühendislik’in 2000’de başlayan yolculuğunda Türkiye’nin enerji, iklimlendirme ve teknoloji ekosistemine değer katan güçlü bir mühendislik markasına dönüştüğünü belirten Üçay Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karacabey, “Kuruluşumuzdan bu yana attığımız her adımı, Türkiye’de daha verimli, daha çevreci ve daha sürdürülebilir bir yaşam için şekillendirdik. 2007 yılında elektrik ve mekanik taahhüt alanında attığımız ilk adım, 2019’da sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda bağlı ortaklığımız Elaris’in kuruluşu ve EPDK’dan aldığımız “Elektrikli Araç Şarj Ağı İşletmeciliği” lisansı, bu yolculuğun dönüm noktaları oldu. 2020’li yıllarla birlikte enerjinin geleceğini merkeze alan stratejik bir dönüşüm başlattık. Güneş enerjisi yatırımlarımızı büyütürken, yazılım ve teknoloji kabiliyetlerimizi güçlendirdik. 2021’de dünyanın lider şirketlerinden biri olan EATON’un Türkiye’deki şirketi ile yaptığımız iş birliği sayesinde markanın elektrikli araç şarj sistemlerinin Türkiye’deki tek yetkili satış ve servis bayisi olduk. Üçay Mühendislik bugün iklimlendirme, yenilenebilir enerji, elektrik & mekanik taahhüt ve e-mobilite alanlarında entegre hizmetler sunan, sektörün dönüşümünde aktif rol oynayan bir şirket haline geldi. Bugün burada Üçay Mühendislik’in kurumsal tarihinde yeni bir sayfayı açıyoruz. Halka arz, titizlikle hazırlıklarını yürüttüğümüz bir hedefti. Bu adımla şirketimizin şeffaflığını, kurumsallığını ve hesap verebilirliğini daha güçlü bir zemine taşıyoruz. Sürdürülebilir büyüme stratejimizi de yatırımcılarımızla birlikte inşa etmeye başlıyoruz. Yatırımcılarımızın güvenini korumak, şirketimizin değerini istikrarlı bir şekilde artırmak, ülke ekonomisine ve istihdama katkı sağlamak öncelikli hedefimiz olacak. Yeni ortaklarımızın katkısı ve güveniyle, önümüzdeki dönemde daha büyük projelere imza atacağımıza inancım tam” dedi.

“Şirketimize gösterilen ilgi geleceğe dair güçlü vizyonumuzu bir kez daha teyit etti

Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı ise “Türkiye’nin 22 ilinde, 30’u aşkın lokasyonda gelişmiş ERP altyapımız ve entegre operasyon yapımız sayesinde her yıl yaklaşık 30.000 müşterimize hızlı, güvenilir ve kesintisiz hizmet sunuyoruz. Bu ölçek, Türkiye’nin mühendislik ve enerji sektöründe erişilebilirlik ve hizmet standardı açısından önemli bir konumda olduğumuzu ortaya koyuyor. Yoğun ilgi gören halka arzımız sonrası bugün aramıza 796 bin 720 yeni ortak katıldı. Bu ilgi, faaliyetlerimize duyulan güveni ve geleceğe dair güçlü vizyonumuzu bir kez daha teyit etti. Halka arzdan elde edeceğimiz kaynağı elektrikli araç şarj ağı yatırımlarında, GES projelerinde, sürdürülebilirlik odaklı süreçlerde, teknoloji geliştirme faaliyetlerinde ve dijital altyapımızın güçlendirilmesinde kullanacağız. Bu yatırımların yalnızca Üçay Mühendislik’in büyümesine değil, aynı zamanda ülkemizin enerji dönüşümüne, karbon azaltım hedeflerine ve sürdürülebilir kalkınma vizyonuna önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu.

Kuveyt Türk Yatırım Genel Müdürü Selman Ortaköy ise şöyle konuştu: “Kuveyt Türk Yatırım olarak kuruluşumuzdan bu yana temel bir hedefle hareket ediyoruz: Yatırımcılarımızın tasarruflarını, ülkemizin üreten, istihdam sağlayan ve reel ekonomiye değer katan şirketleriyle buluşturmak. Bu süreçte üstlendiğimiz sorumluluk, bir aracı kurum olmanın ötesindedir. Biz kendimizi, yatırımcılarımız ve şirketlerimiz için stratejik bir yol arkadaşı olarak görüyoruz. Bugün bir yanda, 25 yıldır mühendislik, enerji ve teknoloji alanında ülkemize değer katan Üçay Mühendislik’in kurumsallaşma yolculuğundaki en büyük adımı kutlarken diğer yanda ise, Kuveyt Türk Yatırım olarak konsorsiyum liderliğini üstlendiğimiz ilk halka arzımızı başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. Talep toplama sürecinde yatırımcılarımızdan gördüğümüz yoğun ilgi, bizlere çok net bir mesaj verdi. Yatırımcılar; üreten, geleceğe yatırım yapan, sürdürülebilirliği söylemden öteye taşıyıp iş modelinin merkezine koyan şirketlere güveniyor. Üçay Mühendislik gerek yeşil enerjiye dayalı vizyonu gerekse mühendislikteki yetkinliğiyle bu güveni fazlasıyla hak etti. Biz de Kuveyt Türk Yatırım olarak, bu kıymetli şirketi sermaye piyasalarımızla buluşturan köprü vazifesini üstlendik. Bu süreçte şeffaflıkla, titizlikle yürütülen çalışmaların meyvesini bugün topluyoruz.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı