İETT, Sinema ve Mizahın Ustalarını Buluşturuyor

İBB bağlı kuruluşlarından İETT, sinema ve televizyon dünyasının usta isimleri Gani Müjde ile Ezel Akay’ı Beyoğlu Sineması’nda düzenlenecek özel bir söyleşide İstanbullularla buluşturuyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bağlı kuruluşlarından İETT, kentin kültür ve sanat hayatına katkı sunmayı sürdürüyor. Bu doğrultuda, 24 Haziran 2026 Çarşamba günü (yarın) tarihi Beyoğlu Sineması’nda düzenlenecek “Senaryo, Mizah ve Beyoğlu” konulu söyleşide, ünlü yazar ve senarist Gani Müjde ile yönetmen Ezel Akay, moderatör Cengiz Özkarabekir’in eşliğinde İstanbullu sanatseverlerle bir araya gelecek.

USTA İSİMLER SİNEMA VE MİZAHI KONUŞACAK

Düzenlenecek olan özel program, Türk sinema ve televizyon tarihine sayısız kitap, dizi ve sinema filmi kazandıran usta yazar ve senarist Gani Müjde ile son yıllarda imza attığı özgün yapımlarla sinemamızın güçlü isimlerinden biri olan yönetmen ve senarist Ezel Akay’ı aynı sahnede buluşturacak. Söyleşinin moderatörlüğünü ise deneyimli yönetmen Cengiz Özkarabekir üstlenerek sinema, mizah ve Beyoğlu ekseninde keyifli bir sohbet gerçekleştirecek.

SAAT 19.00’DA BEYOĞLU SİNEMASI’NDA 

Beyoğlu İstiklal Caddesi’nin simge mekanlarından biri olan tarihi Beyoğlu Sineması’nda saat 19.00’da gerçekleştirilecek olan bu anlamlı buluşma, tüm İstanbulluların katılımına açık olacak. Kentin kültür kuşağını canlandırmayı ve sanatı erişilebilir kılmayı hedefleyen etkinliğe katılım ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sanat, oyun ve hayal gücü dolu ücretsiz etkinlikler 27–28 Haziran’da

Forum İstanbul, 27-28 Haziran tarihlerinde düzenleyeceği “Uçurtma ve Sanat Şenliği” ile yaza renkli bir başlangıç yapacak. Çocukları ve ailelerini açık havada sanat atölyeleri, sahne performansları ve uçurtmalarla buluşturacak Uçurtma ve Sanat Şenliği, yaratıcılığı, eğlenceyi bir araya getiren tamamen ücretsiz bir etkinlik olarak ziyaretçilerini ağırlayacak. 

Yaz tatiline renkli bir başlangıç yapmayı hedefleyen Forum İstanbul, okul kapanışını unutulmaz bir deneyime dönüştüren “Uçurtma ve Sanat Şenliği” ile karşılıyor. Tamamen ücretsiz olarak gerçekleşecek şenlik; sanat atölyeleri, dev uçurtmalar, sahne performansları ve hayal gücünü destekleyici etkinliklerle çocuklara hem eğlenceli hem de öğretici bir dünya sunacak. 

SANATÇILARLA HAYAL GÜCÜNÜ DESTEKLEYEN ATÖLYELER

Şenliğin merkezinde, çocukların hayal gücünü destekleyen sanatçılarla gerçekleştirilecek özel atölyeler yer alıyor.

Arkki – Kolektif Kent Atölyesi, çocukların şehir, mekân ve tasarım kavramlarını keşfetmelerini sağlamayı amaçlıyor. Arkki, katılımcıları birlikte düşünmeye ve üretmeye teşvik eden bir “kolektif kent” atölyesi sunuyor. Bu atölye, çocuklara kentsel farkındalık kazandırırken aynı zamanda takım çalışması ve hayal gücü destekli problem çözme becerilerini geliştiriyor.

Mehmet Sinan Kuran – Kolektif Resim Atölyesi’nde, renkli ve özgün anlatım diliyle tanınan sanatçı, çocuklarla birlikte büyük ölçekli bir kolektif resim çalışması gerçekleştirecek. Bu atölye, çocukların bireysel ifade gücünü artırırken, ortak bir sanat eseri üretme deneyimiyle paylaşım kültürünü güçlendiriyor.

Melis Çörten – Tohum Topu Atölyesi’nde ise doğaya duyarlı sanat yaklaşımıyla bilinen Melis Çörten, çocuklara çevre bilincini sanatla birleştiren bir deneyim sunuyor. Tohum topu atölyesinde çocuklar, doğaya katkı sağlayan üretimler yaparak sürdürülebilirlik kavramını uygulamalı olarak öğreniyor.

Ecem Naz Dalmaz – Kasnak Nakış Atölyesi, geleneksel el sanatlarını modern bir yorumla çocuklarla buluşturuyor. Ecem Naz Dalaz’ın ince motor becerilerini ve sabır duygusunu destekleyen hayal gücünü ortaya koyan bir üretim alanı oluşturduğu bu atölye, çocukların el emeği ve tasarımla bağ kurmasını sağlıyor.

VE DAHA BİRÇOK ATÖLYE…

Şenlik kapsamında çocuklar ayrıca farklı disiplinlerde üretim yapabilecekleri çok sayıda atölye ile buluşacak. Kil seramik tasarımı, keçeden çerçeve tasarlama, kolaj tasarım, uçan evini Tasarla, yıldızını Tasarla ve taş boyama atölyeleri, çocukların hayal gücünü özgürce ifade etmelerini sağlarken, el becerilerini ve tasarım yetkinliklerini geliştirmeyi hedefliyor.

DEV UÇURTMALAR VE GÖKYÜZÜ DENEYİMİ

Şenlik alanı, gökyüzünde görsel bir şölene dönüşecek dev uçurtmalar ile renklenecek. Çocuklar, uçurtma kültürünü deneyimleyerek açık havada özgürlük ve hareket duygusunu keşfedecek.

SAHNE PERFORMANSLARI VE EĞLENCE

Şenlik boyunca sahnede çocuklara yönelik eğlenceli performanslar ve tiyatro gösterileri de yer alacak. Kidviser interaktif çocuk eğlence performansı ile  “Renkli Çoraplı Kuzgun” çocuk tiyatrosu gösterileri çocukların hem eğlenmesini hem de sahne sanatlarıyla tanışmasını sağlayacak.

ÜCRETSİZ VE HERKESE AÇIK

Uçurtma ve Sanat Şenliği, çocukların hayal gücünü kullanarak üretmesini destekleyen, sanatla öğrenmeyi teşvik eden ve ailelere birlikte kaliteli zaman geçirme fırsatı sunan tamamen ücretsiz bir etkinlik olarak gerçekleştirilecek. 

Forum İstanbul, bu özel şenlik ile yaz dönemine sanat, oyun ve hayal gücü dolu bir başlangıç yapıyor. Forum İstanbul, çocukların gelişimini destekleyen etkinliklerle sosyal yaşamı zenginleştirmeye devam ediyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İnci Holding şirketleri ile 20 yıldır İSO 500 listesinde

Türkiye’nin köklü sanayi kuruluşlarından İnci Holding, İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” araştırmasında bu yıl da üç markasıyla yer alma başarısı gösterdi.

74 yıllık geçmişiyle Türkiye sanayisinin öncü kuruluşları arasında bulunan İnci Holding, sürdürülebilir büyüme ve üretim gücünü bir kez daha tescilledi. Holding bünyesindeki Maxion İnci Jant Sanayi A.Ş., Maxion Jantaş Jant Sanayi A.Ş. ve İnci Akü Sanayi ve Ticaret A.Ş., 2025 yılı İSO 500 listesinde yer alarak başarılarını bir kez daha ortaya koydu.

İnci Holding CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Şafak Ozan, elde edilen başarının arkasında köklü bir miras, uzmanlık, kalite anlayışı ve profesyonel insan kaynağının bulunduğunu belirtti. Ozan, “Kuruluşlarımızla 20 yıldır İSO 500 listesinde yer alıyoruz. Özellikle otomotiv tedarik sanayi alanındaki şirketlerimizle elde ettiğimiz bu başarının temelinde; ihtiyaçları doğru analiz etmek, ulusal ve uluslararası paydaşlarımızla şeffaf ve güçlü ilişkiler kurmak, üretim kapasitemizi ve kalitemizi sürekli geliştirmek, nitelikli insan kaynağımıza yatırım yapmak bulunuyor. Sürdürülebilir başarı en önemli önceliğimiz. Sanayimizin öncü kuruluşlarından biri olarak üretmeye, çalışmaya ve ülkemize katma değer sağlamaya devam edeceğiz” dedi.

Ar-Ge’den üretime, insan kaynağından uluslararası iş birliklerine kadar geniş bir alanda yürüttüğü çalışmalarla büyümesini sürdüren İnci Holding, sanayideki güçlü birikimini geleceğe taşımaya devam ediyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bahçıvan Gıda, TURQUALITY® Marka Destek Programı’na Kabul Aldı

Türkiye’nin köklü gıda markalarından Bahçıvan Gıda, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen TURQUALITY® Marka Destek Programı‘na kabul aldı. Global markalaşma yolculuğunda önemli bir eşiği geride bırakan şirket, bu adımla birlikte uluslararası pazarlardaki büyümesini hızlandırmayı, marka değerini güçlendirmeyi ve Türk peynir kültürünün dünya genelindeki temsilini artırmayı hedefliyor.

Üç nesildir odağına yalnızca peyniri alan Bahçıvan Gıda, bugün ürünlerini 4 kıtada 30’dan fazla ülkeye ulaştırıyor. Peyniri yalnızca kahvaltı sofralarının bir eşlikçisi olarak değil, hayatın farklı anlarında değer yaratan güçlü bir deneyim olarak konumlandıran marka; yeni kullanım alanları, yenilikçi ürünler ve değişen tüketim alışkanlıklarına uygun çözümlerle kategorinin gelişimine katkı sunuyor. TURQUALITY® Marka Destek Programı’na kabul edilmesi de bu vizyonun uluslararası ölçekte güçlenmesini destekleyen önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Dünyanın ilk ve tek devlet destekli markalaşma programı olarak kabul edilen TURQUALITY®, Türk markalarının uluslararası pazarlarda daha güçlü, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya kavuşmasını destekliyor. Program kapsamında şirketlerin kurumsal altyapılarının geliştirilmesi, marka yönetimi yetkinliklerinin artırılması ve global büyüme stratejilerinin desteklenmesi hedefleniyor.

1986 yılında kurulan Bahçıvan Gıda, 1992’den bu yana Kırklareli Lüleburgaz’daki üretim tesislerinde faaliyet gösteriyor. Güçlü üretim altyapısı, Ar-Ge kabiliyeti ve kalite odaklı yaklaşımıyla büyümesini sürdüren şirket; BRC, Helal Üretim ve uluslararası gıda güvenliği standartlarına uyumlu üretim altyapısının yanı sıra Avrupa Birliği ülkelerine ihracat yetkinliğine de sahip bulunuyor.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bahçıvan Gıda CEO’su Yılmaz Tokgöz şunları söyledi: “Bahçıvan olarak köklerimizden aldığımız gücü; profesyonel yönetim anlayışımız, üretim kabiliyetimiz, Ar-Ge altyapımız ve inovasyon odağımızla geleceğe taşıyoruz. TURQUALITY® Marka Destek Programı’na kabul edilmemizi, global marka yolculuğumuzda önemli bir kilometre taşı olarak görüyoruz.

Bugün ürünlerimizi farklı pazarlara ulaştırırken odağımızı yalnızca ihracat hacmiyle değil; marka değeri, güven, kalite ve temsil gücüyle tanımlıyoruz. Çünkü bizim için peynir yalnızca bir ürün değil; bu coğrafyanın üretim kültürünü, bilgi birikimini ve lezzet mirasını taşıyan güçlü bir değer alanı.

Bahçıvan’ın amacı, peyniri hayatın daha fazla alanına ve daha fazla tüketim anına taşımak. Bu yaklaşımı yalnızca Türkiye’de değil, faaliyet gösterdiğimiz uluslararası pazarlarda da büyütmek istiyoruz. Peynirin rolünü genişleten, kategoriyi geliştiren ve Türk peynir kültürünü dünyaya taşıyan bir marka olma hedefiyle çalışıyoruz.

Önümüzdeki dönemde üretim ve Ar-Ge altyapımıza, inovasyon kabiliyetimize, dijital dönüşümümüze ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuza yatırım yapmayı sürdüreceğiz. Türkiye’den doğan, değerini uzmanlığından ve peynire olan tutkusundan alan bir marka olarak, uluslararası pazarlarda büyümeye ve ülkemizi başarıyla temsil etmeye devam edeceğiz.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Mahalle Kültür Evlerinde Yaz Okulu Heyecanı Başlıyor

Kahramankazan Belediyesi, çocukların ve gençlerin yaz tatilini verimli, eğitici ve eğlenceli geçirmeleri amacıyla Mahalle Kültür Evlerinde Yaz Okulu programını düzenliyor.

 Satıkadın Mahalle Kültür Evi, Alparslan Türkeş Mahalle Kültür Evi, Güvençli İbrahim Çavuş Kültür Evi ve Şehit Şadi Bal Gençlik Merkezi’nde düzenlenecek yaz okulu eğitimleri 6 Temmuz tarihinde başlayacak. Yaz okulu kapsamında öğrenciler; Kur’an-ı Kerim, resim, el sanatları, gitar, satranç, bağlama, etkin okuma yazma, yazarlık, akıl ve zekâ oyunları, spor, jimnastik, drama, oyunlarla değerler eğitimi, geleneksel çocuk oyunları, yabancı dil, ülkeler coğrafyası ile oyunlarla matematik gibi birçok farklı alanda eğitim alma fırsatı bulacak. Program boyunca ayrıca sürpriz gezi ve etkinlikler de gerçekleştirilecek. Kayıt ve müracaat işlemleri ilgili mahalle kültür evlerinde yapılabilecek.

 Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, yaz okullarının çocukların gelişimine önemli katkılar sağlayacağını belirterek: “Çocuklarımızın yaz tatillerini verimli değerlendirmeleri, yeni beceriler kazanmaları ve sosyal yönlerini geliştirmeleri için kapsamlı bir program hazırladık. Mahalle kültür evlerimizde gerçekleştirilecek eğitimlerle çocuklarımız hem öğrenecek hem de keyifli vakit geçirecek. Tüm çocuklarımızı ve gençlerimizi yaz okullarımıza bekliyoruz.” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bornova’da çalgı yapımının büyüsü yaşandı

Bornova Belediyesi tarafından Atatürk Kitaplığı Bahçesi’nde düzenlenen “Çalgı Yapım Tanıtım Günleri”, müzikseverleri ve el sanatlarına ilgi duyan vatandaşları bir araya getirdi. İki gün boyunca süren etkinlikte, Türkiye’nin farklı alanlarda uzmanlaşmış çalgı yapım ustaları bilgi ve deneyimlerini paylaşırken, katılımcılar da enstrüman üretiminin perde arkasını yakından tanıma fırsatı buldu.Eğitmen ve moderatör Erkan Çabuk’un yönetimindeki etkinlik, hem müzik kültürüne hem de geleneksel zanaatlara ilgi duyan Bornovalılardan yoğun ilgi gördü.

 Ahşabın müziğe dönüşen yolculuğu anlatıldı

 Programın ilk gününde Aydın Tutak Handmade Instruments Atölyesi ve Burak Yılmaz Ouds Atölyesi, çalgı yapımında kullanılan malzemelerden üretim tekniklerine kadar birçok konuda katılımcılara bilgi verdi. Ustalar, yılların birikimiyle şekillenen üretim süreçlerini örnekler üzerinden anlatarak katılımcıların sorularını yanıtladı.

Etkinliğin ikinci gününde ise Ali Kemal Şahin, Tone Bağlama Atölyesi’nde yürüttüğü çalışmaları paylaşarak bağlama yapımının inceliklerini anlattı. Geleneksel Türk müziğinin simge enstrümanlarından biri olan bağlamanın yapım süreci büyük ilgiyle takip edildi.

 Başkan Eşki: “Sanatın ve üretimin yanında olmaya devam edeceğiz”

 Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının yerel yönetimlerin önemli sorumluluklarından biri olduğunu belirterek, “Çalgı yapımı; emek, sabır ve sanatın bir araya geldiği çok özel bir zanaat. Bornova’da kültür ve sanatın her alanını desteklemeye, geleneksel değerlerimizi genç kuşaklarla buluşturmaya devam edeceğiz. Bu etkinlik sayesinde hem ustalarımızın bilgi birikimi görünür oldu hem de vatandaşlarımız farklı bir deneyim yaşadı.” diye konuştu.

 Kültür ve sanat buluşmalarına yoğun ilgi

 Bornova Belediyesi’nin kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında düzenlediği Çalgı Yapım Tanıtım Günleri, geleneksel çalgı yapım ustalarını vatandaşlarla buluştururken, el emeği ve ustalık gerektiren bu sanatın daha geniş kitleler tarafından tanınmasına katkı sağladı. Etkinlik sonunda katılımcılar, ustalarla sohbet ederek çalgı yapımı hakkında merak ettikleri sorulara yanıt buldu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Mopak, Didem Molay Sevin ile İkinci Yüzyılına Yeni Nesil Liderlik Vizyonuyla Hazırlanıyor

Mopak, yeni dönemde kurumsallaşma, yetenek yönetimi, uluslararası büyüme, sürdürülebilir dönüşüm ve çalışan deneyimi alanlarına odaklanacak. Didem Molay Sevin’in uluslararası şirketlerde edindiği deneyimle katkı vereceği bu süreçte, şirketin öncelikleri arasında genç yetenekleri bünyeye kazandırmak ve Mopak’ın uluslararası büyümesini hızlandırmak da yer alıyor.

1983 yılında İzmir’de doğan Didem Molay Sevin, Syracuse Üniversitesi’nde Pazarlama ve Finans alanlarında çift anadal eğitimi aldı. Kariyerine 2007 yılında Ülker’de başlayan Sevin, ardından Unilever ve Diageo gibi dünyanın önde gelen şirketlerinde çeşitli liderlik pozisyonlarında görev yaptı. Marka yönetimi, satış, inovasyon, ticari strateji ve dijital dönüşüm alanlarında sorumluluklar üstlenen Molay Sevin, son olarak Unilever’de Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nden sorumlu Pazarlama ve Satış Direktörü olarak görev yaptı.

Kariyeri boyunca benimsediği ve “Vuja De” olarak tanımladığı bakış açısının çalışmalarına yön verdiğini belirten Molay Sevin, bu yaklaşımı herkesin alışılmış şekilde baktığı konulara farklı bir perspektiften yaklaşmak ve yeni fırsatlar yaratmak olarak tanımlıyor.

Mopak’ın İkinci Yüzyıl Hedefleri

Türkiye’de nesiller boyunca öğrencilerin hayatında yer etmiş markalardan biri olan Mopak, toplumsal hafızadaki yerini korurken yeni nesillerle bağını güçlendirmeyi de amaçlıyor. Mopak, yaklaşık bir asırlık geçmişinden aldığı güçle ikinci yüzyılına kurumsallaşma, uluslararası büyüme ve yeni nesil liderlik vizyonuyla hazırlanıyor.

Mopak’ın sahip olduğu stratejik avantajlardan biri, Orta Doğu’dan Çin’e uzanan geniş coğrafyada sigara kağıdı üreten tek fabrika olması. Şirket, bu konumunu önümüzdeki dönemde daha görünür hale getirerek yeni pazarlarda büyümeyi, ihracat gücünü artırmayı ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir oyuncu olmayı hedefliyor.

Mopak Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Molay, Didem Molay Sevin’in şirkete katılmasını nesiller arası bilgi ve deneyim aktarımının önemli bir adımı olarak değerlendirdi:

“Mopak, 1926’dan bu yana güven, üretim gücü ve kurum kültürüyle büyüyen bir şirket. Bugün hedefimiz, bu mirası koruyarak şirketimizi ikinci yüzyılına daha güçlü bir yapıyla taşımak. Didem’in uluslararası deneyimi, marka, satış, inovasyon ve dijital dönüşüm alanlarındaki birikimi Mopak’ın yeni dönem hedefleri için çok kıymetli. Bu süreci, nesiller arası bir bilgi ve deneyim aktarımı olarak görüyoruz.”

Dördüncü nesil temsilci olarak Mopak’a dönen Didem Molay Sevin, şirketin köklü mirasını yeni bakış açısıyla geleceğe taşımayı hedeflediklerini belirtti:

“Mopak’ın bugün sahip olduğu itibar, güven ve kurum kültürü önceki nesillerin emeğinin sonucu. Babam Mehmet Ali Molay’ın yıllar içinde oluşturduğu birikime ve liderliğine büyük saygı duyuyorum. Benim sorumluluğum, bu mirası koruyarak Mopak’ı ikinci yüzyılına hazırlamak. Önümüzdeki dönemde kurumsallaşma, yetenek yönetimi, uluslararası büyüme ve çalışan deneyimi en önemli odak alanlarımız olacak.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Osmangazi’de Üreten Kadınların 1 Yıllık Emekleri Sergiye Çıktı

Osmangazi Belediyesi tarafından vatandaşların üretime katılmalarını ve meslek edinmelerini desteklemek amacıyla düzenlenen Osmangazi Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (OSMEK) çerçevesinde eğitim alan kadınların yıl boyunca hazırladığı eserler, yıl sonu sergisinde görücüye çıktı.

Kadınların üretime ve istihdama katılımını destekleyen Osmangazi Belediyesi, hayata geçirdiği OSMEK kurslarıyla kursiyerlerin hem el becerilerini geliştirmelerine hem de meslek edinmelerine katkı sağlıyor. Osmangazi’nin farklı mahallelerinde açılan kurslara katılan kadınlar, alanında uzman eğitmenlerden aldıkları eğitimlerle çeşitli el sanatları alanlarında kendilerini geliştirme imkanı buluyor.

Bu kapsamda Osmangazi Belediyesi’nin Ovaakça Çeşmebaşı Mahallesi’nde açtığı OSMEK kursunda eğitim gören kadınlar, yıl boyunca edindikleri bilgi ve becerileri el emeği ürünlere dönüştürdü. Hazırlanan çalışmalar, Ovaakça Çeşmebaşı Hizmet Binası’nda düzenlenen yıl sonu sergisinde vatandaşlarla buluştu. Sergiyi ziyaret eden vatandaşlar, kursiyerlerin hazırladığı özgün eserleri yakından inceleme fırsatı buldu.

“OSMEK Kursiyerleri Harika Eserler Ortaya Çıkarttı”

Ovaakça Çeşmebaşı Mahallesi’nde açtıkları OSMEK kursuna katılan 21 kursiyerle bu sergiyi hazırladıklarını ifade eden OSMEK Kurs Sorumlusu Ayşe Zengin, “Burada sergilenen ürünlerin ortaya çıkarılmasında birçok geleneksel el nakışı ve farklı teknik kullanıldı. Bu kursa katılan kursiyerler, usta öğreticilerden öğrendikleri bilgiler doğrultusunda birbirinden güzel eserler ortaya çıkardı. Hazırlanan eserleri yıl sonu sergisinde vatandaşların ziyaretine açtık. Sergiyi gezen vatandaşlar, el emeği göz nuru çalışmaları büyük beğeniyle inceledi” şeklinde konuştu.

“Başkan Erkan Aydın’a Çok Teşekkür Ediyorum”

Ovaakça Çeşmebaşı Mahallesi sakinleri tarafından birbirinden özel el sanatları çalışmaları yapıldığını belirten Osmangazi Halk Eğitim Merkezi Müdürü Zeynep Terece ise, “Osmangazi Belediyesi ile ortaklaşa yürüttüğümüz proje kapsamında vatandaşlara eğitimler veriyoruz. Yapılan çalışmalardan dolayı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a çok teşekkür ediyorum. Halkımıza ulaşmamız ve hizmet etmemiz için bizlere önemli bir imkan sundukları için kendilerine minnettarız. Sadece burada değil, Osmangazi ilçesinin tüm mahallelerinde OSMEK kursları aracılığıyla eğitimlerimizi vermeye devam ediyoruz. Ovaakça Çeşmebaşı Mahallesi’ndeki kurs merkezinde 21 kursiyer eğitim aldı. Kursiyerlerimizin ortaya çıkardığı birbirinden güzel ve özgün eserler bizleri gururlandırdı” ifadelerini kullandı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Orta Çağ İslam dünyasının coğrafi hafızası: “Doğu Hilafeti’nin Toprakları”

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Guy le Strange’in kaleme aldığı “Doğu Hilafeti’nin Toprakları” adlı eseri okurlarla buluşturuyor. İlk kez 1905 yılında yayımlanan ve Orta Çağ İslam dünyasına dair en kapsamlı çalışmalar arasında gösterilen kitap, Irak’tan Horasan ve Afganistan’a, Anadolu’dan Hârizm ve Türkistan’a uzanan geniş bir coğrafyanın tarihî ve coğrafi yapısını ele alıyor. Erken dönem İslam fetihlerinden XV. yüzyıla kadar uzanan süreci takip eden eser, bölgenin şehirlerini, yollarını ve kültürel dokusunu ayrıntılı biçimde tasvir ediyor.

 VakıfBank Kültür Yayınları’nın tarih kitaplığı, Guy le Strange’in kaleme aldığı, Adnan Eskikurt ve Cengiz Tomar’ın Türkçeye kazandırdığı “Doğu Hilafeti’nin Toprakları” adlı eserle genişlemeye devam ediyor. Orta Çağ İslam dünyasının tarihî coğrafyasını geniş bir zaman ve mekân perspektifi içinde ele alan bu kapsamlı çalışma, klasikleşmiş bir başvuru kaynağı olarak kabul ediliyor. Eser; Irak’tan Horasan ve Afganistan’a, Anadolu’dan Hârizm ve Türkistan’a uzanan geniş coğrafyayı, erken dönem İslam fetihlerinden XV. yüzyıla kadar uzanan süreç içerisinde inceliyor. Tarihî coğrafyayı yalnızca sınırlar ve yer adları üzerinden değil, insan faaliyetleriyle iç içe geçmiş canlı bir mekân anlatısı olarak ele alan kitapta; İbn Havkal, İbn Hurdâzbih, İbn Rüste, İstahrî, İdrîsî ve Kazvînî gibi Orta Çağ coğrafyacılarının eserleriyle birlikte, Hâfız-ı Ebrû, Yezdî ve Ebü’l-Fidâ gibi tarihçilerin aktarımları, ayrıca İbn Cübeyr ve İbn Battûta gibi seyyahların gözlemleri de değerlendiriliyor. Böylece İslam coğrafya geleneğinde dağınık hâlde bulunan bilgiler, sistematik bir bütünlük içinde bir araya geliyor. Eserde eyaletlerin topografyası, şehir ve kasabaların konumu, tarım ürünleri ve mahsuller, ticaret yolları ile emtia, yapılar ve yerleşim birimleri arasındaki mesafeler ayrıntılı biçimde ele alınıyor. Bölümler; Mezopotamya’dan İran’a ve Orta Asya’ya uzanan eyaletleri adım adım takip eden düzeniyle hem karşılaştırmalı okumaya hem de başvuru amacıyla kullanıma imkân sağlıyor. Aradan geçen zamana rağmen önemini koruyan “Doğu Hilafeti’nin Toprakları”, Orta Çağ İslam tarihini mekân üzerinden anlamak isteyen tarihçiler, coğrafyacılar ve araştırmacılar için bugün de vazgeçilmez bir kaynak olma niteliğini sürdürüyor. 

Kitaptan:

“Eğer İslâm tarihi ilgi çekici kılınacak ve hakikaten doğru biçimde anlaşıla­caksa, Yakın Doğu’nun Orta Çağ tarihî coğrafyası baştan başa araştırılmalıdır. İlk teşebbüsü yapmış bulunuyorum, fakat daha nelerin gerektiğini ve mevcut çalış­madan daha iyisinin lüzumlu olduğunu da ilk fark edenim. Bununla birlikte; her ifade için başvurulan kaynakların dipnotlarda belirtilmesi, önceki yazarların bazı hatalarının düzeltilmesi ve Abbâsî hilafetine bağlı eyaletlerin bu dönemi üzerine kapsamlı bir inceleme başlatılmış olmasıyla, gelecekteki çalışmaların önü açılmış­tır. Fakat eserim sadece bir özet olup, ayrıntılı olma iddiasından uzaktır, ayrıca hacmin artmasını önlemek için Müslüman müelliflerin yol cetvelleri [itineraries] tercümelerini tümüyle yapamadım. İbn Hurdâzbih ve Kudâme neşirlerine Profe­sör M. J. de Goeje’nin ilave ettiği yol cetvellerine ait tercümeler ihtiyacı giderme noktasında faydalıysalar da Sprenger’in Post und Reise Routen des Orients adlı eserin­den ziyade, son zamanlarda neşredilmiş metinlerden hakkıyla düzeltilmiş yeni bir yayın bu hususta hakikaten lüzumludur.”

 Yazar Hakkında;

1854 yılında İngiltere Hunstanton’da doğdu. Ömrünün büyük kısmını yurt dışında geçirdi. Paris’te bulunduğu esnada Alman müsteşrik Julius von Mohl’un etkisiyle Fars edebiyatına ilgi duymaya başladı. İyi derecede Arapça ve Farsça öğrendi. Fars kültürünü daha iyi tanımak amacıyla 1877-1880 yıllarında İran’da bulundu. Daha Sonra Cambridge’e (İngiltere) yerleşerek kendisini eserlerini yazmaya adadı. Küçük yaştan beri görme bozukluğu bulunan Guy le Strange, 1912 yılından itibaren görme yeteneğini kaybetme noktasına geldiyse de çalışmalarına devam etti. 23 Aralık 1933 tarihinde Floransa’da (İtalya) öldü. Doğu dünyası ve edebiyatı ile ilgili onlarca eser ve çeviri kaleme alan Guy le Strange’in en önemli çalışmaları şunlardır: Baghdad during the Abbasid Caliphate from Contemporary Arabic and Persian Sources (Oxford, 1900) ve elinizdeki kitabın İngilizce orijinali The Lands of the Eastern Caliphate: Mesopotamia, Persia and Central Asia from the Moslem Conquest to the Time of Timur (Cambridge, 1905). Yazarın pek çok eseri Arapça ve Farsça’ya çevrilmiştir.

KÜNYE 

Yayınevi: VBKY

Kitabın adı: Doğu Hilafeti’nin Toprakları

Yazar: Guy Le Strange 

Kategori: Tarih

Türkçesi: Adnan Eskikurt, Cengiz Tomar  

Proje Editörü ve Son Okuma: Ömer Uzunağaç 

Kitap Editörü: Elif Uzunağaç

Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan  

Sayfa Sayısı: 472

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Zeytin Sahne’de unutulmaz film müzikleri yankılandı

Kültürpark’ta yaklaşık 16 bin kişi kapasiteli yeşil bir etkinlik alanına dönüştürülen eski lunapark alanı, Zeytin Sahne adıyla sanatseverleri ağırlamaya başladı. İzmir Oda Orkestrası, Film Müzikleri konseri ile unutulmaz filmlerin müziklerini orkestra şefi Kevin Griffiths yönetiminde, sevilen oyuncular Aslı İnandık ve Tuğrul Tülek’in yorumlarıyla sahneye taşıdı.

İzmir Oda Orkestrası, 2025-2026 konser sezonunu Film Müzikleri konseri ile Kültürpark Zeytin Sahne’de kapattı. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Kültürpark’ta yaklaşık 16 bin kişilik kapasiteye sahip etkinlik alanına dönüştürülen eski lunapark alanında yer alan Zeytin Sahne, unutulmaz film müziklerinin eşsiz melodileriyle yankılandı. Uluslararası müzik dünyasında önemli çalışmalara imza atan başarılı orkestra şefi Kevin Griffiths yönetiminde gerçekleşen konser, sinema tarihine damga vuran Gladyatör, Godfather, Forrest Gump, Jurassic Park gibi film müziklerini senfonik yorumlarla dinleyicilere sundu. Filmlere dair detaylı bilgiler ve anlatılar, yönetmen Nisan Dağ tarafından hazırlandı. Sevilen oyuncular Aslı İnandık ve Tuğrul Tülek’in sahnedeki yorumlarıyla izleyiciyle buluşan konseri, her yaştan İzmirli sanatsever ilgiyle takip etti.

Konser öncesi dinleyicilere seslenen Kevin Griffiths, “Türkçe’de güzel bir söz var; gönülden gönüle yol vardır. Bu akşam da müzik, umuyoruz ki kalpten kalbe kendi yolunu bulacak. Film müziklerinin unutulmaz dünyasında hep birlikte güzel bir yolculuğa çıkalım” dedi.

Zeytin Sahne

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Zeytin Sahne, 20 Haziran’da Yoga Festivali ile İzmirlileri ağırlamaya başladı. Beton zeminin yerini alan 4 bin 300 metrekarelik çim alanda kurulan ve yaklaşık 16 bin kişiyi ağırlayabilecek kapasiteye sahip Zeytin Sahne; spor istasyonu, İzmirli Kahve ve açık hava etkinlikleriyle Kültürpark’ın yeni cazibe merkezi olarak İzmirlileri bekliyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı