İnegöl Belediyesi Halk Dansları Topluluğu Yaza Merhaba Dedi

İnegöl Belediyesi Halk Dansları Topluluğu, yaz aylarının ilk açık hava gösterisinde muhteşem bir sezon açılışı yaptı. Halk Dansları Topluluğunun kuruluşunun 15’inci yılına özel düzenlenen “Aşkın Yedi Hali” isimli gösteri gecesinde, 9 ayrı yörenin oyunları farklı yaş gruplarında 200’ü aşkın dansçının katılımıyla sergilendi.

İnegöl Belediyesi’nin 2011 yılında kurduğu ve geride kalan sürede kaydedilen gelişimle ulusal ve uluslararası düzeyde pek çok başarının elde edildiği Halk Dansları Topluluğu, Cumartesi akşamı düzenlenen muhteşem gösteriyle yaza merhaba dedi. Fatih Oral eğitmenliğinde çalışmalarını sürdüren ve Minikler, Yıldızlar, Gençler ile Master olmak üzere 4 farklı yaş kategorisine gösteriler sunan Halk Dansları Topluluğu, 2026 yılının ilk açık hava gösterisinde kuruluşunun 15’inci yılına özel düzenlenen “Aşkın Yedi Hali” programıyla izleyici karşısına çıktı. Amfi Tiyatroda düzenlenen gösteride, farklı yaş kategorilerinde 200’ü aşkın dansçı, İnegöllülere muhteşem bir şölen sundu.

HALK ADNSLARI TOPLULUĞU PERFORMANSIYLA TAM NOT ALDI

Şehrin bir markası haline gelen İnegöl Belediyesi Halk Dansları Topluluğu, bu özel gecede sırasıyla; İnegöl, Mardin, Trabzon, Bursa, Burdur, Konya, Kırklareli, Adıyaman ve Ordu yörelerinden en güzel koreografileri sergilediler. İzleyenlerin keyifli anlar yaşadığı gecede, halk dansları topluluğunun gösterileri herkesten tam not aldı. Tüm yaş grupları, ortaya koydukları performansla beğeni topladı.

KÜLTÜR SANAT FESTİVALİNİN FRAGMANI

Programı izleyenler arasında bulunan İnegöl Belediye Başkan Yardımcısı Emin Dündar, gösteri sonunda sahneye davet edildi. Burada kısa bir selamlama konuşması yapan Dündar, “İnegöl kozmopolit bir şehir. Farklı kültürleri içerisinde barındıran adeta renkli bir çiçek bahçesi. Bu akşam da halk dansları topluluğumuz İç Anadolu’dan, Doğu’dan, Güney Doğu ve Ege’den, Akdeniz’den, Karadeniz’den ve Marmara yöresinden gösterileri bizlere sundu. Bu muhteşem gösteri için 200 kişilik dev kadroya teşekkür ediyorum. Bu akşam yapılan gösteri, aynı zamanda 13-19 Temmuz tarihleri arasında 39’uncusunu düzenleyeceğimiz Kültür Sanat Festivalimizin de bir fragmanı oldu diyebiliriz. İnşallah 22 hemşeri derneğimiz ve 11 ülkeden halk dansları ekiplerimizle burada çok güzel bir festival gerçekleştireceğiz” dedi.

BAŞARILARI İNEGÖL’ÜN GÖĞSÜNÜ KABARTIYOR

İnegöl Belediyesi halk dansları topluluğunun 2011 yılında büyük bir heyecan ile faaliyetine başladığını da hatırlatan Dündar, şöyle devam etti: “O günden bugüne de Türkiye’nin örnek ekiplerinden biri haline geldi. Gerek yurt içinde gerekse yurt dışında kazanmış oldukları ödüllerle, yarışmalardaki performanslarıyla göğsümüzü kabartmaya devam ediyorlar. 2017 yılında Kazakistan’da Dünya Şampiyonu oldular. 2022 yılında Özbekistan’da dünyanın en iyi dans gruplarının yer aldığı yarışmada oldukça genç yaş ortalamasıyla Dünya 3’üncüsü oldular. Yine Kazakistan’da düzenlenen Halk Dansları Festivali ve Halk Dansları Solo Dans Yarışmasında 16 ülkenin 24 dans gurubu ile yer aldığı yarışmada dansçılarımız solo yarışmada Dünya 1’incisi oldular. 2025 yılında TÜRKSOY tarafından “Türk Dünyası Kültür Başkenti” ilan edilen Kazakistan’ın Aktau şehrinde tüm ekiplerin 1’inci ilan edildiği Uluslararası Türk Dansının Ritmi Festivalinde yer aldılar. 2025 yılında Gençlik ve Spor Bakanlığı Türkiye Halk Oyunları Federasyonu tarafından düzenlenen Kulüpler Arası Bursa İl Yarışması’nda İl 1’incisi oldular ve devamında bölge yarışmasını 2’nci olarak tamamladılar. Bu yıl da yine Türkiye Halk Oyunları Federasyonu tarafından düzenlenen Kulüpler Arası Halk Dansları Yarışması’nda önce Bursa 1’incisi oldular, ardından bölge şampiyonu oldular ve Türkiye’nin en iyi ilk 10 ekibi arasında yer almayı başardılar.”

“Bu başarılar tesadüf değil. Bu başarıların arkasında büyük bir emek, ciddi bir disiplin ve yıllara yayılan istikrarlı bir çalışma vardır. Bu vesileyle bu başarılarda katkısı olan tüm eğitmenlerimize ve dansçılarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Çocuklarımızın her zaman yanında duran, onların hayallerine ortak olan kıymetli ailelerimize de ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Bu anlamlı gecede, Recep Erdoğan ismini de bir kez daha anmak istiyorum. Her ne kadar aramızdan ayrılmış olsa da bu güzel ekibin bu günlere gelmesinde harcadığı emekleriyle her zaman hatırlayacağımız kıymetli hocamızı, rahmet ve minnetle anıyorum.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Eskişehir Şehir Hastanesi Çalışanlarından Türk Halk Müziği Konseri

Akfen İnşaat tarafından Kamu-Özel İşbirliği (PPP) modeliyle yapımının tamamlanmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından hizmete alınan Eskişehir Şehir Hastanesi, geride bıraktığı 8 yılda yalnızca sağlık hizmetleriyle değil; sosyal, kültürel ve insana dokunan çalışmalarıyla da Eskişehir’in önemli merkezlerinden biri haline geldi.

Bu yaklaşımın bir yansıması olarak tamamı hastane çalışanlarından oluşan Eskişehir Şehir Hastanesi Türk Halk Müziği Topluluğu, 24 Haziran’da Osmangazi Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde dinleyicilerle buluştu.

Şef Muharrem Atabay yönetimindeki 50 kişilik topluluk, konser boyunca Türk halk müziğinin sevilen eserlerini seslendirdi. Sağlık hizmetlerinin yoğun temposu içinde sanatı ortak bir buluşma noktası haline getiren hastane çalışanları, sahne performanslarıyla izleyicilerden büyük beğeni topladı.

Konser, Eskişehir Şehir Hastanesi çalışanları arasında kurum içi dayanışmayı güçlendirirken, hastanenin sosyal ve kültürel yaşama katkı sunan çalışmalarına da anlamlı bir örnek oluşturdu. Sağlık hizmetlerinin yanı sıra çalışan motivasyonunu, sosyal paylaşımı ve kültürel üretimi destekleyen etkinlik, Eskişehirliler tarafından ilgiyle takip edildi.

Eskişehir Şehir Hastanesi, insan odaklı hizmet anlayışı doğrultusunda sağlık alanındaki faaliyetlerinin yanı sıra, çalışanlarını ve şehir halkını bir araya getiren sosyal ve kültürel projelere katkı sunmayı sürdürüyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

CW Enerji’den Küresel Pazarlarda Güçlendiren Başarı

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, yenilenebilir enerji teknolojilerinde çıtayı her geçen gün daha da yukarı taşıyor. Yüksek verimlilik odaklı AR-GE çalışmalarının sonuçlarını almaya devam eden şirketin ürettiği TOPCon High Efficiency güneş paneli modülleri, uluslararası alanda faaliyet gösteren bağımsız bir teknik değerlendirme kuruluşu DNV tarafından gerçekleştirilen “Module Bankability” (Banka Finansmanına Uygunluk) değerlendirmesini başarıyla tamamladı.

Gerçekleştirilen kapsamlı inceleme sonucunda, CW Enerji’nin High Efficiency modül portföyünün düşük teknik risk, güçlü üretim kontrolleri ve köklü küresel üreticilerle karşılaştırılabilir dayanıklılık özellikleri sergilediği tescillendi. Değerlendirme kapsamında ayrıca modüllerin yarı kesimli High Efficiency hücreleri, çift cam yapı, çoklu baralı mimari ve EPE/POE kapsülleme gibi sektörde katma değeri yüksek teknolojileri kullandığı tespit edildi. Bu teknolojik altyapının modüllerin performansını, dayanıklılığını ve uzun vadeli güvenilirliğini desteklediği belirtildi.

Değerlendirmenin en önemli sonuçlarından biri de incelenen modül tasarımlarının “önde gelen dayanıklılık” sergilediği yönündeki değerlendirme oldu. Bu sonuç; termal döngü, nemli ısıya maruz kalma, mekanik stres, PID direnci ve LeTID duyarlılığı gibi uzun vadeli bozulma mekanizmalarını değerlendiren IEC 63209 gibi gelişmiş endüstri protokolleriyle uyumlu uzun süreli güvenilirlik testlerine dayandırıldı.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, Türkiye’nin yerli ve milli üretim gücünü dünya pazarlarında başarıyla temsil ettiklerini belirterek, elde edilen bu sonucun başta ABD pazarı olmak üzere küresel müşteriler ve yatırımcılar nezdinde duyulan güveni daha da güçlendirdiğini ifade etti. CW Enerji olarak dünya standartlarında ürünler geliştirmeye devam edeceklerini vurgulayan Sarvan, yüksek oranlardaki yerli üretim anlayışı ve yüksek teknoloji yatırımlarıyla Türkiye’nin enerji bağımsızlığına katkı sunmayı sürdürdüklerini kaydetti.

Uluslararası yönetim standartlarına uygunluk

Sarvan, “Şirketimiz tarafından üretilen TOPCon High Efficiency güneş paneli modüllerine ilişkin olarak, uluslararası alanda faaliyet gösteren bağımsız bir teknik değerlendirme kuruluşu DNV tarafından gerçekleştirilen ‘Module Bankability’ (Banka Finansmanına Uygunluk) değerlendirme çalışması tamamlanmıştır. Hazırlanan raporda şirketimizin üretim altyapısı, kalite yönetim sistemi, ürün teknolojileri, üretim süreçleri ve garanti uygulamaları detaylı şekilde incelenmiş; fotovoltaik modül üretim faaliyetlerimizin ve kalite uygulamalarımızın sektör standartlarıyla uyumlu olduğu değerlendirilmiştir. Fabrika denetimi kapsamında CW Enerji’nin tipik endüstri uygulamalarının ötesine geçtiği çeşitli alanlar tespit edilmiş; şirketimizin özellikle depo yönetimi, test kabiliyetleri ve fabrika içi eğitim programları alanlarında sektör uygulamalarına öncülük ettiği değerlendirilmiştir. Fabrika denetimi kapsamında CW Enerji’nin tipik endüstri uygulamalarının ötesine geçtiği çeşitli alanlar da tespit edilmiştir. Şirketimiz özellikle depo yönetimi, gelen malzeme kalite kontrol prosedürleri, test kapasiteleri, çalışan eğitim programları ve güvenilirlik izleme faaliyetleri açısından oldukça güçlü değerlendirmeler almıştır. Raporda ayrıca kapsamlı malzeme denetim süreçleri, yüksek otomasyon seviyesine sahip üretim hatları ve sürekli yürütülen güvenilirlik test programlarımızın altı çizilmiştir. Değerlendirme ayrıca şirketimizin ISO 9001, ISO 14001, ISO 45001, ISO 27001 ve ISO 50001 sertifikaları dahil olmak üzere başlıca uluslararası yönetim standartlarına uygunluğunu da teyit etmiştir” dedi.

 Yerli teknoloji alanında başarı

Söz konusu DNV tarafından hazırlanan bağımsız değerlendirme raporunun, Şirketin başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere uluslararası pazarlardaki faaliyetlerinde müşteri, yatırımcı, proje geliştirici, EPC firmaları ve finans kuruluşları nezdinde yürütülen teknik değerlendirme, tedarikçi kabul ve proje finansmanı süreçlerinde önemli bir referans doküman olarak kullanılacağını belirten Sarvan, bunun CW Enerji’nin küresel pazarlardaki konumunu daha da güçlendireceğini ifade etti.

Bu kapsamda raporun CW Enerji’nin uluslararası pazarlardaki marka güvenilirliğini, teknik yeterliliğini ve rekabet gücünü destekleyerek, yurt içi ve yurt dışında gerçekleştirilen büyük ölçekli güneş enerjisi yatırımları ile proje finansmanı kullanılan enerji projelerinde tedarikçi olarak değerlendirilme potansiyelini artırmasının beklendiğini ifade eden Sarvan, elde edilen sonucun yalnızca ürünlerin kalitesini değil, aynı zamanda CW Enerji’nin üretim gücünü, mühendislik yetkinliğini ve yerli teknoloji alanındaki başarısını da ortaya koyduğunu kaydetti.

Sarvan, “Güvenilir High Efficiency modül çözümleri arayan yatırımcılar ve proje geliştiricileri için bu değerlendirme, CW Enerji’nin teknoloji platformunun, üretim süreçlerinin ve kalite yönetim sistemlerinin büyük ölçekli ve ticari güneş enerjisi projeleri için sektörde kabul gören beklentilerle uyumlu olduğuna dair bağımsız bir teyit niteliğindedir” ifadelerini kullandı.

Tarık Sarvan: Küresel pazarlardaki marka güvenilirliğimiz daha da artacak

Sarvan, “DNV tarafından gerçekleştirilen bu değerlendirme ürünlerimizin yüksek kalite standartlarını ve güvenilirliğini teyit ederken, aynı zamanda Şirketimizin yenilikçi üretim yaklaşımını ve sürdürülebilir büyüme vizyonunu da gözler önüne seriyor. Ayrıca bu Şirketimizin teknolojik yetkinliğinin, kalite odaklı üretim anlayışının ve uluslararası pazarlardaki güçlü konumunun önemli bir göstergesi niteliğinde. Türkiye’nin yenilenebilir enerji sektöründeki öncü firmalarından biri olarak elde ettiğimiz bu başarıdan büyük gurur duyuyoruz. Bu gelişmeyle küresel pazarlardaki marka güvenilirliğimiz ve rekabet gücümüz daha da artacak” diye konuştu.

Yerli ve milli üretim gücü

CW Enerji’nin teknolojiye, kaliteye ve sürdürülebilirliğe yaptığı yatırımların uluslararası alanda karşılık bulmaya devam ettiğini vurgulayan Sarvan, “Yerli ve milli üretim gücümüzü dünya standartlarında kalite anlayışıyla birleştiriyoruz. Türkiye’nin enerji dönüşümüne liderlik ederken aynı zamanda ülkemizi uluslararası arenada başarıyla temsil etmeyi sürdüreceğiz. Bu değerlendirme sonucu da büyük ölçekli güneş enerjisi yatırımları ve proje finansmanı kullanılan enerji projelerinde tercih edilen tedarikçiler arasında yer alma hedefimize önemli katkı sağlayacak” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hıdırlık Kulesi’nin muhteşem atmosferinde konser keyfi

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı, Hıdırlık Kulesi’nin tarihi atmosferinde iki günlük bir konser serisi düzenledi. “Zamanlararası Konserleri ve Gün Batımı” adıyla gerçekleştirilen etkinlikte konservatuvarın çok sesli korosu ve öğrenci orkestrası, dinleyicilere müzik dolu iki akşam yaşattı.

“Zamanlararası Konserleri”nin birinci günü “Gün Batımı” başlığıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı çok sesli korosunun konseriyle başladı. Tarihi Hıdırlık Kulesi’nin eşsiz atmosferinde gerçekleşen etkinlik, geçmişin ruhunu bugünün ezgileriyle buluşturarak sanatseverlerden büyük beğeni topladı.

MÜZİK DOLU BİR AKŞAM YAŞATTILAR

Şef Seval Köse yönetiminde gerçekleştirilen konserde, farklı dönemlerin izlerini taşıyan eserler seslendirildi. Piyano ve arpta Günel Aliyeva Kaya, udda Alaeddin Gencer, neyde Umut Murat Aytekin, kanunda Burak Akdemir ve bendirde Ceyhun Çenber’in eşlik ettiği konser, dinleyicilere müzik dolu bir akşam yaşattı.

ÖĞRENCİLERİNDEN UNUTULMAZ DİNLETİ

Konser serisinin ikinci gününde ise Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı öğrenci orkestrası, Hıdırlık Kulesi önünde düzenlenen etkinlikte müzikseverlerle buluştu. Programın açılışında, eğitmen Tuğça Uşaklı yönetimindeki ritim topluluğu sahne alarak dönem boyunca hazırladıkları repertuvarı dinleyicilerle paylaştı ve beğeni toplayan bir dinleti gerçekleştirdi. Ardından eğitmen Kurtuluş Rasim Demirel yönetimindeki müzik grupları sahne aldı. Mini melodi, rock grubu ve pop grubu, yıl boyunca sürdürdükleri çalışmaların karşılığını başarılı performanslarıyla taçlandırarak izleyicilere keyifli ve unutulmaz bir konser akşamı yaşattı.

   

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yeditepe Üniversitesi Öğrencilerinden ‘Bernarda Alba’nın Evi’ Tiyatrosu

İO Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında düzenlenen Üniversiteler Arası Tiyatro Buluşmaları’nda, Yeditepe Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Tiyatro Bölümü öğrencileri, Federico Garcia Lorca’nın klasik eseri “Bernarda Alba’nın Evi”ni DasDas Sahne’de tiyatroseverlerle buluşturdu.

Yönetmenliğini Ahmet Bülent Acar’ın üstlendiği oyun, Lorca’nın baskı, otorite, özgürlük ve kadınların toplum içindeki konumunu ele alıyor. Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü öğrencilerinin dönem çalışması olarak hazırladığı oyunda, 16 kişilik oyuncu kadrosu görev aldı. Projede kostüm tasarımı Arzum Gökçe ve Ezgisu Göylüsün tarafından hazırlanırken, ışık tasarımını Onur Yıldız ile Zeynep Engin üstlendi. Dekor çalışmaları ise ekip çalışmasıyla gerçekleştirildi.

‘Lorca’nın Natüralist Anlayışla Kaleme Aldığı Tek Oyunu’

Oyunun yönetmenliğini üstlenen Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü Öğretim Görevlisi Ahmet Bülent Acar, Federico Garcia Lorca’nın klasik eserlerinden birini öğrencilerle sahnelemekten mutluluk duyduğunu belirterek, “Bu yıl üçüncü sınıf tiyatro bölümü öğrencileriyle Federico Garcia Lorca’nın ‘Bernarda Alba’nın Evi’ oyununu çalıştık. Bu eser tiyatro klasiklerinden biri, Federico Garcia Lorca’nın şiirsel değil, natüralist bir anlayışla kaleme aldığı tek oyunu. Böyle bir tiyatro klasiğini, tamamı kadınlardan oluşan bir ekiple çalışmaktan dolayı çok mutluyum” dedi.

‘Kadının Sıkışmışlığını Anlatıyor’

Adını mitolojideki İO karakterinden alan festival kapsamında bu oyunu seçme nedenlerini anlatan Acar, “Bu oyun, kadınların toplum içerisindeki sıkışmışlığını, baskılanmasını ve ikinci plana itilmesini; bunların doğuracağı sonuçları anlatıyor. Ben de hayatımda ilk kez böyle bir kadın oyununu çalıştım. Metnin derinliği ve söylediği sözün gücü, çalıştıkça bizi içine çeken bir projeye dönüştü” diye konuştu.

Sahneleme anlayışlarının metnin özünü korumak üzerine kurulduğunu ifade eden Acar, “Lorca’nın anlatmak istediği özü anlamaya çalıştık. Bu, doğrudan verilen bir mesaj değil; baskılanan ve ev içine kapatılan kadınların nasıl bir trajediyle karşılaşabileceğini gösteren bir oyun. Genç oyuncularla bunu yorumlamaya çalıştık. Asıl çabamız Lorca’nın kurduğu atmosferi ve anlatmak istediğini doğru biçimde yakalayabilmekti” ifadelerini kullandı.

‘Öğrencilerin Eğitim Sürecinin Önemli Bir Parçası’

Yeditepe Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Tiyatro Bölüm Başkanı Prof. Dr. Metin Balay da, oyunun üçüncü sınıf öğrencilerinin eğitim sürecinin önemli bir parçası olduğunu belirterek, “Öğrencilerimizin hazırladığı Federico Garcia Lorca’nın ‘Bernarda Alba’nın Evi’ oyunuyla bir kez daha seyirci karşısına çıkıyoruz. Oyunda 16 öğrencimiz ekip olarak yer aldı ve eser öğretim görevlimiz Ahmet Bülent Acar tarafından sahneye konuldu. Bu gösterimin bu yıl bizim için özel bir anlamı var” dedi.

‘Oyunculuğun Dünyaya Söylenecek Bir Söz Olduğuna İnanıyoruz’ 

Tiyatro Bölümü’nün eğitim anlayışına değinen Balay, “Bölümümüzün ayırt edici özelliği, dünyayla derdi olan, dünyaya söyleyecek sözü bulunan ve düşünsel arka planı güçlü oyuncular yetiştirmeye çalışmasıdır. Oyunculuğu yalnızca bir yetenek ya da taklit gösterisi olarak görmüyoruz. Aynı zamanda dünyaya söylenecek bir söz olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle de bu anlayışa uygun oyunlar sahnelemeye özen gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.

Bölümde yaklaşık 100 öğrencinin eğitim gördüğünü söyleyen Balay, “Kuramsal derslerle uygulamalı dersleri dengeli bir şekilde yürütmeye çalışıyoruz. Kuramsal derslerimiz, düşünen ve dünyayla hesaplaşan oyuncular yetiştirmeyi hedefliyor” diye konuştu.

‘16 Kadın Öğrencimiz Oynuyor’

Oyunun hazırlık sürecine ilişkin bilgi veren Balay, “Bu oyunda 16 kadın öğrencimiz ekip olarak çalıştı. Sahnede aynı anda 13 oyuncuyu görüyoruz ancak diğer öğrenciler de sahne arkasında görev alarak ekibin bir parçası oluyor. Ahmet Bülent Acar hocamızın liderliğinde çok başarılı bir eğitim dönemi geçirdiklerini düşünüyoruz. Bizim için asıl önemli olan sahneye çıkmak ve bunu eğitimin ayrılmaz bir parçası olarak deneyimlemek. Öğrencilerimizin çok iyi bir eğitim sürecinden geçtiğine inanıyoruz” dedi.

Oyunda Adela karakterini canlandıran Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü öğrencisi Esma Nur Karahan ise “Bu karakterde beni en çok etkileyen şey, oyundaki özgürlük arayışı oldu. Oyunda Bernarda adlı annenin kızlarını eve kapatması ve Adela’nın bu baskı altında kendi özgürlüğünü araması anlatılıyor. Kendimle de biraz bağdaştırdığım için benim için önemli bir rol oldu” diye konuştu.

‘Özgürlükleri Kısıtlanmış Genç Kızları Anlatmak İstiyoruz’

Oyunun vermek istediği mesaja değinen Karahan, “Seyirciye baskılanmış, özgürlükleri kısıtlanmış genç kızların yaşadıklarını anlatmak istiyoruz. Ataerkil düzende görünmeyen, sesi duyulmayan kız çocuklarının bu baskılar nedeniyle kendilerini ifade edemeyişini ve bunun onları nasıl olumsuz sonuçlara sürükleyebildiğini göstermeye çalışıyoruz” dedi.

Oyunda Amelia karakterini canlandıran Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi Zeynep Engin ise şunları söyledi: 

“Amelia, Bernarda Alba’nın baskıcı düzeni içerisinde sessizliği, itaati ve uyumu benimsemiş bir karakter. Aslında bunu kendi tercihleriyle değil, kendi arzularının bile farkına varmadan sisteme uyum sağlayarak yaşıyor. Ataerkil düzen içinde farkında olmadan silikleşmiş ve bunu içselleştirmiş bir kadın kimliğini temsil ediyor.”

Karaktere hazırlanırken kendi bakış açısının da değiştiğini ifade eden Engin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu karakter bana ilk başta biraz uzak geldiği için çalışırken zorlandım. Ancak süreç içerisinde, bu düzene uyum sağlamaya çalışan kadınlara yargılamadan bakmayı öğrendim. Çünkü toplumumuzda hayatını bu şekilde sürdüren ve sonlandıran milyonlarca kadın var. Belki de onlar bunun bir tercih olmadığının bile farkına varmadan yaşıyorlar. Kendi hayatıma bakışımda bu yargıyı kırmak, benim için bu çalışmanın en büyük kazanımı oldu” diye konuştu.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Abdal Musa Sultan’a Sevgi Seli

21. Uluslararası, 42. Ulusal Abdal Musa Sultan’ı Anma Etkinlikleri, Elmalı’nın Tekke Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanından Abdal Musa’ya gönül veren vatandaşların akın ettiği etkinliklerde türbe ziyareti, semah gösterileri, cem ibadeti ve konserler düzenlendi. 

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Elmalı Belediyesi, Tekke Köyü Abdal Musa Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği iş birliğinde düzenlenen 21. Uluslararası 42. Ulusal Abdal Musa Sultan’ı Anma Etkinlikleri düzenlendi. Abdal Musa’yı anma etkinliklerinde semah gösterileri, deyişler, aşık atışmaları ve cem ibadeti gün boyu sürdü. Abdal Musa Sultan Türbesi, Türkiye’nin dört bir yanından gelen vatandaşların ziyaretiyle dolup taştı. 
TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDAN KATILIM OLDU
Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir de Abdal Musa Sultan Türbesi’ni ziyaret ederek, vatandaşlarla bir araya geldi. Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak, bu toprakların inançlarına, geleneklerine, kültürel mirasına saygıyla sahip çıkmayı görev bildiklerini belirterek, “Bu sahiplenme, geçmişe dönüp bakmakla sınırlı kalamaz. Çocuklarımızın, gençlerimizin bu mirası tanıması, anlaması ve yaşatması gerekir. Çünkü köklerini bilmeyen bir toplum, rüzgâr karşısında savrulur. Köklerini bilen toplum ise fırtınada bile yönünü kaybetmez” dedi. 
GÜLER DUMAN VE OĞUZ AKSAÇ İLE TÜRKÜ DOLU GECE
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinliklerde Tekke Abdal Musa Ortaokulu öğrencileri ve öğretmeni Cafer Akçakaya’nın okuduğu “Bir Resim Yap Çocuğu” şiiri büyük beğeni topladı. Abdal Musa Sultan Dergahı Mürşidi Nazmi Akgün, gülbenk okudu. Anma etkinlikleri Kırkpınar Semah Ekibi, İlke Türkdoğan, Ecenaz Keleş konserleri ile devam etti. Gecenin sonunda ise sevilen sanatçılar Güler Duman ve Oğuz Aksaç birlikte konser verdi.  Usta sanatçılar, güçlü sesleri ve yorumlarıyla amfi tiyatroyu dolduran ziyaretçilere unutulmaz bir gece yaşattı. 21. Uluslararası 42. Ulusal Abdal Musa Sultan Anma Etkinlikleri Türbe ziyareti ve uğurlama töreniyle sona erdi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Halkevi Gençlik Merkezi’nde sanat dolu final

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Halkevi Gençlik Merkezi, gençlerin bir yıllık sanat yolculuğuna ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda “Her Ses Bir Işıktır” temasıyla gerçekleştirilen kapanış programında sanatseverler, iki gün boyunca özel bir atmosferde sanatın farklı dallarına tanıklık ederek genç yeteneklerin sahnesine ortak oldu.

POPÜLER BİR MEKÂN HALİNE GELDİ

Cumhuriyet tarihinin ilk eserlerinden olan Halkevi’ni gençler için baştan tasarlayarak çok şık bir mekân haline getiren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bu merkezde gençlerin geleceğine ışık tutacak programlara ev sahipliği yapıyor. Büyükşehir, merkezin içerisindeki kütüphaneye Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın ismini verirken, Halkevi Gençlik Merkezi kısa sürede gençler tarafından çok beğenildi ve popüler bir mekân haline geldi. 14 Ocak 2025 tarihinde eğitimlerin başladığı Halkevi Gençlik Merkezi gençlerin sadece buluşma değil, kendilerini gelişme ve deneyim kazanma alanı oldu.

GENÇLİĞİN YENİ CAZİBE MERKEZİ

Halkevi Gençlik Merkezi’nde sanatla dolu bir dönemin daha sonuna gelinirken, öğrenciler bir yıl boyunca emekle tutkuyla ve sanatın ilhamıyla yeşeren üretimlerini “Her Ses Bir Işıktır” temasıyla taçlandırdı. Kocaeli’de gençliğin yeni cazibe merkezi olan Halkevi’nde Sokak tiyatrolarından radyo tiyatrosuna, dijital sergilerden müzik atölyelerine, korolardan rap performanslarına ve genç orkestraya kadar birbirinden renkli etkinliklerle perde kapandı. Sanatseverler iki gün boyunca özel bir atmosferde sanatın farklı dallarına tanıklık ederek genç yeteneklerin sahnesine ortak oldu.

İZLEYİCİLER AYAKTA ALKIŞLADI

Halkevi Kapanış Programı kapsamında ilk olarak Genç Sahne’de “Replikler Yerlerine Kaçışır” isimli tiyatro oyunu sahnelendi. İzleyiciler tiyatronun zamansız dünyasında etkileyici bir yolculuğa çıkarken, Dünya ve Türk edebiyatının unutulmaz eserleri güçlü performanslarla yeniden yorumlandı. Yürüyüş Yolu ile Halkevi bahçesinde sahnelenen Aile Hatırası ve Sevdalı Bulut isimli sokak tiyatroları izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı. Yıl boyunca büyük emek ve özveriyle hazırlanan çalışmalar Cumhuriyet Bulvarı’nda düzenlenen Canlı Resim Sergisi ve Kapanış Sergisi ile sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Tolstoy’un “İnsan Neyle Yaşar” adlı eseri klasik tiyatro kalıplarının dışına çıkılarak radyo tiyatrosu konseptiyle sahneye taşındı. İnsanın özü, sevgi ve fedakârlık gibi evrensel temaların işlendiği eser izleyiciler tarafından çok beğenildi.

FİNALDE GENÇ ORKESTRA SAHNE ALDI

Halkevi Gençlik Merkezi Kapanış Programı’nın ikinci günü de sanat dolu anlara sahne oldu. Müziğin ritmi, resmin estetiği ve gençlerin sahne heyecanı; DJ ve Müzik Atölyesi Performansları, Çok Sesli Koro ile Halk Müziği Korosu sanatseverlere unutulmaz bir gün yaşattı. Kapanış programının finalinde farklı enstrüman gruplarında eğitim gören yetenekli kursiyerleri bir araya getiren Genç Orkestra sahne aldı. Sanatseverlere hem klasik hem de popüler eserlerden oluşan zengin bir repertuvar sunan Genç Orkestra adeta kulakların pasını sildi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Fazıl Say ile Perde Açıldı: Altın Karınca Ödüllü Klasik Pazar Üçüncü Yılında Sanatseverlerle Buluştu

Üsküdar Belediyesi tarafından kültür ve sanatı herkes için erişilebilir kılma anlayışıyla hayata geçirilen, Marmara Belediyeler Birliği’nin 10. Altın Karınca Ödülleri‘nde kültür ve sanat kategorisinde ödüle layık görülen Klasik Pazar konserleri, üçüncü sezonuna dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say konseriyle başladı. Nevmekân Sahil’de gerçekleşen konsere sanatseverler yoğun ilgi gösterirken, Boğaz’ın eşsiz atmosferi klasik müziğin büyüsüyle buluştu.

Uluslararası alanda Türkiye’nin en önemli sanat elçilerinden biri olarak kabul edilen, eserleri dünyanın önde gelen konser salonlarında seslendirilen Fazıl Say, kendi bestelerinden oluşan özel repertuvarını Üsküdarlılar için seslendirdi. Yoğun katılımla gerçekleşen konser, sanatseverlere unutulmaz bir akşam yaşattı.

Konser öncesinde konuşan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Klasik Pazar konserlerinin üçüncü yılına ulaşmasının mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, projenin göreve geldikten sonra klasik müziği herkes için ulaşılabilir kılma hedefiyle hayata geçirildiğini söyledi.

Dedetaş, “Çok mutluyum, tarifsiz bir mutluluk bu. Klasik Pazar’ın üçüncüsünü düzenliyoruz. Göreve geldikten sonra Üsküdar’da klasik müziği ulaşılabilir kılmak için düşündüğümüz bir projeydi. Destekçilerimize, emeği geçen herkese ve en büyük teşekkürümüzü hak eden sanatçılarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Fazıl Say ile sezonu açtığımız için ayrıca büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi.

Sanatın kentlerin ruhunu güçlendiren ortak bir dil olduğuna inandıklarını ifade eden Dedetaş, konser salonlarının sınırlarını kaldırarak klasik müziği Boğaz kıyısına ve Üsküdar’ın günlük yaşamına taşıdıklarını belirtti.

Dedetaş, “Sanatın herkes için erişilebilir olduğuna inanıyoruz. Her yaştan komşumuzun kültür ve sanat etkinliklerine hiçbir engelle karşılaşmadan ulaşabilmesini önemsiyoruz. Üsküdar Kültür Sanat çatısı altında oluşturduğumuz güçlü iletişim diliyle etkinliklerimizi daha geniş kitlelere ulaştırırken, 33 mahallemizde gerçekleştirdiğimiz programlarla kültürel demokrasiyi de güçlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Klasik Pazar konserleri ilk kez 2024 yılında “Sandalyeni Kap Gel” konseptiyle başlatıldı. Klasik müziği konser salonlarının dışına taşıyan proje, Nevmekân Sahil’in tarihi bahçesinde düzenlenen ücretsiz konserlerle binlerce sanatseveri bir araya getirdi. Üç yıldır devam eden etkinliklerde Cihat Aşkın, Serhan Bali, Murat Cem Orhan, Yalçın Tura, Teyfik Rodos, Erdem Sökmen ve Hasan Meten gibi birbirinden değerli sanatçılar Üsküdarlılarla buluştu.

Klasik Pazar, yalnızca konserlerden oluşan bir etkinlik serisi olmanın ötesine geçerek klasik müziğin toplumun her kesimine ulaşmasını amaçlayan örnek bir kültür projesine dönüştü. Vatandaşların açık havada ücretsiz ve nitelikli sanat etkinliklerine erişimini sağlayan proje, Üsküdar’ın kültür-sanat yaşamına önemli katkı sundu.

Bu yaklaşım, Marmara Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen 10. Altın Karınca Ödülleri’nde kültür ve sanat kategorisinde ödülle taçlandırıldı. Üçüncü sezonuna Fazıl Say konseriyle başlayan Klasik Pazar, önümüzdeki süreçte de dünyaca tanınan sanatçıları Üsküdarlılarla buluşturmaya devam edecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yalçın Akyıldız’dan yıllar sonra kendi sesiyle yeni şarkı!

Türk müziğinin perde arkasındaki önemli bestecilerinden Yalçın Akyıldız, yıllardır farklı sanatçıların yorumuyla hayat bulan eserlerinin ardından bu kez kendi sesiyle dinleyicilerin karşısına çıkıyor.

Sanatçının üçüncü teklisi “Herkes Öldürür Sevdiğini”, Yeditepe etiketiyle tüm dijital platformlarda yayımlandı.

Müzik kariyeri boyunca sayısız hit şarkıya imza atan Akyıldız, yeni çalışmasında yalnızca besteci ve söz yazarı kimliğini değil, hikâye anlatıcılığını da ön plana çıkarıyor. Şarkının müziği Yalçın Akyıldız’a ait olurken, sözleri Oscar Wilde’ın dünyaca ünlü “The Ballad of Reading Gaol” şiirinden sanatçının yaptığı çeviri ve uyarlamadan oluşuyor.

“HERKES ÖLDÜRÜR SEVDİĞİNİ”NE SİNEMATİK KLİP!

Yalçın Akyıldız’ın yeni teklisi “Herkes Öldürür Sevdiğini”, etkileyici hikâyesini sinematik bir kliple taçlandırıyor. Karina Film imzası taşıyan klibin yönetmenliğini Görkem Yeltan üstlendi.

Farklı kuşaklardan sanatçı ve oyuncuları bir araya getiren klipte; Biket İlhan, Canan Tuna, Arzu Okay, Feyzi Tuna, Mehmet Güreli, Beyza Uluocak, İlay Hazel İlgü, Defne Çağlar, Yağmur Ertan, Derin Yeltan, Yasemin Akyıldız, Kerem Küçüköten, Kerem Berk Bayır ve Bartu Canıbek rol alıyor.

Oscar Wilde’ın ölümsüz dizelerinden ilham alan eser, klipte aşk, kayıp, pişmanlık ve insan doğasının kırılganlığı üzerine kurulan güçlü görsel anlatımla destekleniyor. Sinema ve müziği aynı potada buluşturan çalışma, oyuncu kadrosu ve atmosferiyle kısa film estetiği taşıyan bir yapım olarak öne çıkıyor.

GÖRÜNMEYEN KAHRAMAN!

Yalçın Akyıldız, Türk pop müziğinde iz bırakan birçok eserin bestecisi olarak tanınıyor. Emre Altuğ’un yorumuyla hafızalara kazınan “Gidecek Yerim Mi Var”, “Neyleyim”, “Aşk-ı Kıyamet”, “Kal”, “Fani Dünya / Rüya” ve son dönemde yeniden farklı sanatçılar tarafından seslendirilen eserler, Akyıldız imzasını taşıyor.

Yıllar içinde Kibariye, Emre Altuğ, Dou, Rana Türkyılmaz ve Sufle gibi sanatçıların repertuvarında yer alan bu eserler, kuşaklar boyunca dinlenmeye devam etti. Özellikle “Neyleyim” ve “Aşk-ı Kıyamet”, yeniden yapılan yorumlarıyla genç dinleyici kitlesiyle de buluştu.

MÜZİK, EDEBİYAT VE SİNEMAYI BULUŞTURAN BİR ÜRETİM DÜNYASI…

Besteci ve söz yazarı kimliğinin yanı sıra senarist, yazar ve yapımcı olarak da üretimlerini sürdüren Yalçın Akyıldız, müzik, sinema ve edebiyat alanlarında uzun yıllara yayılan çok yönlü bir kariyere sahip. Yapımcı olarak birçok albüm ve film projesine imza atan sanatçı, kültür sanat dünyasında Radikal Kitap ve Andante dergisinde yayımlanan yazılarıyla da dikkat çekti.

Disiplinler arası üretim anlayışını müziğine taşıyan Akyıldız, solo çalışmalarında tek bir anlatıcının gözünden ilerleyen bütünlüklü hikâyeler kuruyor. “Herkes Öldürür Sevdiğini” de bu anlatı evreninin en güçlü halkalarından biri olarak öne çıkıyor.

Yıllardır başkalarının sesinden milyonlara ulaşan şarkıların yaratıcısı olan Yalçın Akyıldız, şimdi kendi hikâyesini kendi sesiyle anlatıyor.

Yalçın Akyıldız “Herkes Öldürür Sevdiğini’’ tüm dijital müzik platformlarında ve klibi Yalçın Akyıldız YouTube kanalında yayında!..

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türk müziğinde yeni bir hikaye: Ceyhan Yılmaz’dan ‘Gözlerinin Derininde’

Yıllarca hayalinin peşinden sessizce yürüyen, müziğe olan tutkusundan hiçbir zaman vazgeçmeyen Ceyhan Yılmaz, yeni teklisi “Gözlerinin Derininde” ile dinleyicilerle buluştu.

Söz ve müziği Ceyhan Yılmaz’a ait olan eserin düzenlemesini Barış Engürlü üstlenirken, mix ve mastering çalışmaları Gökhan Erken tarafından gerçekleştirildi. Duygusal yapısı, güçlü melodisi ve yorumuyla dikkat çeken eser, sanatçının müzikal yolculuğunda yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Müzikle tanıştığı ilk yıllardan itibaren Türk Sanat Müziği’ne büyük ilgi duyan Ceyhan Yılmaz, çocuk yaşlarda başlayan bu tutkusunu hayatının merkezine yerleştirdi. Karşılaştığı tüm zorluklara rağmen müzikten kopmayan sanatçı, gençlik yıllarında profesyonel müzik dünyasına adım atmak için önemli girişimlerde bulundu. İstanbul’da dönemin önde gelen yapımcılarının ve sanatçılarının kapısını çalan Yılmaz, o günlerde aradığı fırsatı bulamasa da müziğe olan inancını hiçbir zaman kaybetmedi.

Üniversite yıllarında yeniden alevlenen müzik tutkusu, onun sanatsal kimliğinin şekillenmesinde önemli rol oynadı. Aldığı eğitimler ve sahne deneyimleri sayesinde yalnızca güçlü bir yorumcu değil, aynı zamanda üretken bir besteci olarak da kendini geliştirdi. Yıllar boyunca onlarca değil, yüzlerce özgün eser üreten sanatçı, bu üretimlerini uzun süre yalnızca kendi dünyasında sakladı.

 Hayatının önemli bir bölümünü Hollanda’da geçiren Ceyhan Yılmaz, burada yürüttüğü sosyal projeler ve profesyonel kariyerinin yanında müzik çalışmalarını da sürdürdü. Özellikle pandemi döneminde yeniden yoğunlaştığı müzik eğitimi, ud çalışmaları ve profesyonel şan dersleri, sanatçının yıllardır taşıdığı hayalini gerçeğe dönüştürmesinde önemli bir dönüm noktası oldu.

Müzik yolculuğunun en dikkat çekici noktalarından biri ise yıllar önce hayranı olduğu ve kapısında beklediği Coşkun Sabah ile yıllar sonra yeniden yollarının kesişmesi oldu. Bestelerini dinleyen usta sanatçının olumlu değerlendirmeleri ve aldığı destek, Ceyhan Yılmaz’ın profesyonel müzik kariyerine daha güçlü adımlarla devam etmesini sağladı. İlk teklisi “Yalanmış” ile dikkatleri üzerine çeken sanatçı, şimdi de “Gözlerinin Derininde” ile dinleyicilerin karşısına çıkıyor.

Ses renginin zaman zaman Coşkun Sabah’ın yorumunu hatırlatan sıcaklığı ve duygusal derinliğiyle dikkat çeken Ceyhan Yılmaz, nostaljik Türk müziğinin samimiyetini günümüz müzik anlayışıyla buluşturmayı hedefliyor.

Sanatçının en büyük amacı ise Türk müziğinin eşsiz makamlarını, melodik zenginliğini ve duygusal gücünü evrensel müzik diliyle harmanlayarak uluslararası dinleyicilerle buluşturmak.

Müziğin yaşla değil tutkuyla yapıldığının en güçlü örneklerinden biri olan Ceyhan Yılmaz, “Gözlerinin Derininde” ile yalnızca yeni bir şarkı değil; yıllara yayılan bir emeğin, sabrın ve vazgeçmeyen bir hayalin hikâyesini de dinleyicilere sunuyor.

Ceyhan Yılmaz ‘’Gözlerinin Derininde’’ Engürlü Müzik etiketiyle tüm dijital müzik platformlarında ve klibi NetD kanalında yayında!..

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı