Festival Fırtınası Estiren ‘Tavşan İmparatorluğu’ 6 Mart’ta Vizyonda

Yönetmenliği ve senaristliği Seyfettin Tokmak’ın üstlendiği, yetişkin dünyasının acımasız kurallarına karşı çocukça bir cesaretle direnen 12 yaşındaki Musa’nın hikâyesini anlatan, katıldığı her festivalden ödüllerle dönen ‘Tavşan İmparatorluğu’ 6 Mart’ta izleyisiyle buluşuyor.

Başrollerinde Alpay Kaya, Sermet Yeşil, Kubilay Tunçer, Perla Palamutçuoğulları ve Emrullah Çakay’ın yer aldığı, görüntü yönetmenliğini Claudia Becceril Bulos’un, sanat yönetmenliğini Tora Aghabayova’nın, kurgusunu ise Vladimir Gojun’un üstlendiği filmin müziklerinde usta müzisyen Erkan Oğur’un imzası bulunuyor.

62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden 7 Ödülle Döndü

Türkiye, Meksika, Hırvatistan ve Lübnan ortak yapımı filmin yapımcılığını Seyfettin Tokmak’ın üstlenirken, filmin ortak yapımcıları arasında Gabriella Gavica, Carlos Hernandez, Siniša Juričić, Lara Abou Saifan, Bünyamin Bayansal, Kerim Suner ve İlknur Bal Kutluay yer alıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle TRT’nin ortak yapımcılığında gerçekleştirilen ‘Tavşan İmparatorluğu 62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde 7 ödül alarak rekor kırdı. Film ayrıca dünya prömiyerini gerçekleştirdiği 28. Tallinn Black Nights Film Festivali’nden ‘En İyi Senaryo’ ve ‘En İyi Sinematografi’ ödüllerini, Taipei Film Festival’de Yönetmenler Birliği En İyi Film Ödülü, Ankara Film Festivali’nde İnci Demirkol En İyi Film, Onat Kutlar En İyi Senaryo ve FİLM-YÖN En İyi Yönetmen; Boğaziçi Film Festivali’nde ise En İyi Yönetmen, En İyi Görüntü Yönetmenliği ve FİYAB En İyi Yapımcı ödüllerinin sahibi oldu.

Çocuk oyuncuyu çobanlık yaparken keşfetti

Filmin ön hazırlık aşaması 3 yıl teknik çekimleri 4 ay gibi uzun sürede tamamlandı. Mekandan oyuncusuna kadar titizlikle üzerinde çalışılan filmin yönetmeni Seyfettin Tokmak, Musa karakterini canlandıran çocuk oyuncu Alpay Kaya’yı Kars ilinin Selim ilçesinin Darboğaz Köyün’de çobanlık yaparken keşfetti ve kadroya dahil etti.

35 yıl sonra 5,5 metre kar yağdı

Çekimleri Elâzığ merkezli olarak Keban ve Ağın ilçelerinde ve Şanlıurfa’nın ağır kış koşullarında tamamlanan filmde zorlu anlar yaşandı. 35 yıl sonra Keban’a kar yağdığını belirten yönetmen Tokmak, bir gecede 5,5 metre kar yağdığını uzun süre çekim yapamadıklarını ifade etti. Filmin diğer başrol oyuncusu tavşanlar ise uzman veteriner hekimler tarafından özel korunarak çekime hazırlandı.

Filmimizin sinemalarda çok izlenmesini istiyorum

İstanbul ve Elazığ’da görkemli bir gala ile sinemaseverlerle buluşacak filmin usta yönetmeni Seyfettin Tokmak’ın Tavşan İmparatorluğu’nun festivallerden aldığı uluslararası ve yurt içi ödüllerle amacına ve evrenselliğe ulaştığını, filmin sinemada da var olmasını, çok izlenmesini istediğini belirtti.

Senaryo aşamasında ödüllerle karşılanan ‘Tavşan İmparatorluğu’nun kısaca konusu şöyle: Tavşan İmparatorluğu, babası Beko ile çok depresif bir ev ortamında yaşayan 12 yaşındaki Musa’nın hikâyesini konu ediyor. Beko, köylerinde düzenlenen tazı yarışlarına tavşan sağlayarak geçimini sağlar. Musa yarışlardan sonra tavşanları toplar ve ölülerini gömer, yaralılarını ise terk edilmiş bir madende iyileştirir. Kendini çocuk gibi hissettiği tek yer olan bu madende bir hayat yaşar.

Bir gün Beko, engelli çocukların ailelerinin devletten maaş aldığını öğrenir. Musa’yı engelli bir çocuk gibi davranmaya, sağlık kurulunu ikna etmeye ve engelli çocuklar okuluna gitmeye zorlar. Musa için daha da kötü bir kâbus başlar ve sonunda çocukluğunu ve tavşanlarını kurtaracak bir isyan başlatır.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile TRT 12 Punto’nun yapım desteği sağladığı ‘Tavşan İmparatorluğu’, geliştirme sürecinde GMM Film Independent LA Residency (2017), Cinelink (2019), Les Arcs Industry Village (2020) ve WEMW KeyBuyers Event Selection (2020) gibi uluslararası platformlara seçildi. Film ayrıca, Köprüde Buluşmalar’dan Anadolu Efes Ödülü’nü, TRT 12 Punto’dan ise Ortak Yapım Ödülü’nü kazandı.

YÖNETMEN SEYFETTİN TOKMAK’IN BİYOGRAFİSİ

Seyfettin Tokmak (d. 1978), Türk yönetmen ve senaristtir. İlk uzun metraj filmi Kırık Midyeler (2011), mülteci temalı bir yapım olup Saraybosna Film Festivali’nde Arte Ödülü’ne layık görülmüştür. Tavşan İmparatorluğu (2024) filmiyle dünya prömiyerini yaptığı 28. Tallinn Black Nights Film Festivali’nde En İyi Senaryo ve En İyi Görüntü Yönetimi ödüllerini kazanmış; ayrıca Taipei Film Festivali’nde Yönetmenler Birliği En İyi Film Ödülü’nü almıştır. Film, 62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni dâhil olmak üzere 7 ödül kazanırken; Boğaziçi Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ve En İyi Görüntü Yönetmeni, Ankara Uluslararası Film Festivali’nde ise En İyi Film ve En İyi Senaryo başta olmak üzere çeşitli ödüller elde etmiştir. Çalışmalarında  çocuk bakış açısından yetişkin dünyasının yozlaşmasını, kaçış fantezilerini ve baskı mekanizmalarını metaforik ve sembolik bir anlatımla ele alır.

Belgesel alanda da üretimleri bulunan Tokmak; Kenan Kavut ile define avcılarını konu alan trajikomik belgesel Hayal Çetesi (2010), Orient Express (2011) ve çağdaş Türkiye’yi yansıtan Türk Arabesk Müziği Tarihi (2022) gibi yapımlara imza atmıştır. Çocuklara yönelik sosyal sorumluluk projelerinde aktif rol almış; BM Uluslararası Göç Örgütü ile çocuk mülteciler için çalışmış ve ıslah evlerinde kısa film atölyeleri düzenlemiştir. Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır.

Merakla beklenen Tavşan İmparatorluğu 6 Mart’ta sinemalarda.

Yazan & Yöneten: Seyfettin Tokmak

Müzik: Erkan Oğur

Kurgu: Vladimir Gojun

Görüntü Yönetmeni: Claudia Becceril Bulos

Sanat Yönetmeni: Tora Aghabayova

Yardımcı Yapımcı: Can Aygör

Ortak Yapımcılar: Gabriella Gavica, Carlos Hernandez, Siniša Juričić, Lara Abou Saifan, Bünyamin Bayansal, Kerim Suner, İlknur Bal Kutluay

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Müzikle Kufi Hattı ‘Nâdı Aliyyen’ Duasında Buluştu

Kadim bir dua, çağdaş bir yorum ve iki ülke arasında kurulan güçlü bir gönül köprüsü…

Yüzyıllardır darda kalanların, şifa arayanların ve ilahi bir dayanak isteyenlerin dilinden düşürmediği Nâd-ı Ali duası, bu kez yalnızca müzikle değil, İslam sanatının en köklü yazı biçimlerinden biri olan Kûfi hat ile yeniden yorumlandı.

Mustafa Demirci ve Bosnalı sanatçı Burhan Şaban’ın sesleriyle hayat bulan “Nâd-ı Aliyyen”, yapımcılığını Yedi Nota Prodüksiyon’un üstlendiği özel bir çalışma olarak dinleyiciyle buluştu. Eser, taşıdığı mistik derinliği modern müzikal estetikle bir araya getirirken, insanın içsel yolculuğuna da güçlü bir çağrı sunuyor.

Müzik ile Hat Sanatının Manevi Buluşması 

Projenin merkezinde yer alan en çarpıcı unsur ise Nâd-ı Ali duasının Kûfi hattına dönüştürülmesi oldu. Ressam ve hattat Sanaz Alborzi tarafından hazırlanan özel eser, duanın anlam dünyasını geometrik harf estetiğiyle buluşturuyor. Bu çalışma, müziğin akışıyla birlikte klipte yer alarak izleyiciye hem işitsel hem de görsel bir tefekkür alanı açıyor.

Ortaya çıkan bütünlük, yalnızca bir ilahi yorumu değil; müzikle hat sanatının aynı manevi eksende buluştuğu çağdaş bir sanat deneyimini temsil ediyor.

Bosna’dan İstanbul’a Uzanan Gönül Köprüsü

İlahiye eşlik eden video klip, tarihi ve manevi bağlarımızın en güçlü olduğu coğrafyalardan biri olan Bosna-Hersek’te çekildi. Klipte, İstanbul ile Saraybosna arasında kurulan sembolik bağ üzerinden iki ülkenin ortak ruhu anlatılıyor. 

Eser: Nâd-ı Aliyyen

Söz: Anonim

Beste: Issa Golitzen Farajaje

Yorum: Mustafa Demirci & Burhan Şaban

Aranje: Volkan Yiğit

Yapımcı: Yedi Nota Prodüksiyon

Süpervizör: Mustafa Demirci

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hesaplaşma değil, bir kabulleniş: Nil Dönmez’den ‘Tut Elimi’ yayında!

Pop ve Rock türlerindeki başarılı üretimleri ile kendine has bir yer edinen Nil Dönmez, üretkenliğini beşinci teklisi “Tut Elimi” ile taçlandırıyor.

Bu kez dinleyiciyi daha kişisel bir yolculuğa davet eden ve güçlü vokallerin merkezde olduğu Tut Elimi şarkısı, sade düzenlemesi ile de dikkat çekiyor. Şarkının söz, beste ve düzenlemesi Nil Dönmez ile Hasan Tütün’e ait.

Tut Elimi, özellikle zor zamanlarda hissedilen o kaçınılmaz tutunma ihtiyacını ve kaybolmuşluk hissini son derece samimi bir dille aktarıyor.

Nil Dönmez, yeni şarkısı ile ilgili duygularını ise şu sözlerle ifade ediyor: ‘’Tut Elimi, bir hesaplaşma ya da kavgadan çok, bir kabulleniş ve kaybediş hikâyesi anlatıyor. Konfor alanımdan çıktığım, farklı bir alana cesaret ettiğim bir çalışma oldu. Görmezden gelinen duygularla yüzleşmeyi ve insanın kendiyle yaşadığı sessiz çatışmayı müziğe aktarmaya çalıştım. Şarkının herkesin içinde bir yerlere dokunmasını diliyorum.”

Duygusal derinliğiyle ön plana çıkan Nil Dönmez’in yeni teklisi Tut Elimi ve lyric video klibi, 30 Ocak itibarıyla tüm dijital platformlarda yerini aldı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

LİMA’dan İnsanlık ve Vicdan Ekseninde “Doğu Türkistan” Söyleşisi

Konya Büyükşehir Belediyesi Lise Medeniyet Akademileri tarafından düzenlenen programda yazar Taha Kılınç, “İpek Yolunun Hüzünlü Durağı: Doğu Türkistan” başlıklı söyleşiyle Konyalılarla buluştu. 


Konya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Lise Medeniyet Akademileri (LİMA) tarafından düzenlenen söyleşilerle öğrenciler toplumsal duyarlılık kazanıyor.

LİMA tarafından Büyükşehir Belediyesi Mevlana Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda yazar Taha Kılınç, “İpek Yolunun Hüzünlü Durağı: Doğu Türkistan” başlıklı söyleşiye katıldı

Yoğun katılımla gerçekleşen söyleşide Kılınç, Doğu Türkistan’ın İpek Yolu üzerindeki stratejik ve kültürel önemine dikkat çekerek bölgenin tarihsel sürecini aktardı. Söyleşi boyunca, tarihin merkezinde yer alan bu toprakların günümüzde yaşadığı yalnızlık, dikkatli ve çarpıcı örneklerle dinleyicilere aktarıldı. 

Programda ayrıca, çağdaş dünyada yaşanan insani krizlere karşı bireysel ve toplumsal sorumluluk bilinci üzerinde duruldu. Doğu Türkistan örneği üzerinden adalet, hakikat ve vicdan kavramlarının günümüz dünyasında nasıl konumlandığı tartışılırken katılımcılar, meselenin yalnızca bilgi düzeyinde değil; ahlaki ve vicdani bir sorumluluk alanı olarak ele alınması gerektiğine dair güçlü bir farkındalık kazandı.

Söyleşi boyunca, Doğu Türkistan’da yaşananların uluslararası ilişkiler, küresel sistem ve insan hakları bağlamındaki yansımalarına dikkat çekilirken program, sessiz bırakılan coğrafyalar karşısında duyarsız kalmamanın ve hakikati diri tutmanın önemini güçlü biçimde hatırlattı.

Anlamlı paylaşımlarla tamamlanan söyleşi, Doğu Türkistan meselesine dair toplumsal duyarlılığın artmasına katkı sağladı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kalpten ilmekler huzurevi sakinleri için atıldı

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Kalpten İlmekler İyilik Sahnesinde” etkinliğinde kadınlar, huzurevi sakinleri için hem şarkı söyledi hem de sevgiyle ilmek attı.

Nilüfer Belediyesi, Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği ile Nilüfer Kadın Korosu iş birliğiyle düzenlenen “Kalpten İlmekler İyilik Sahnesinde” etkinliği, Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Etkinlik boyunca kadınlar, hem şarkılara katıldı, hem de örgü ördü. Proje kapsamında kadınların ördüğü atkı, bere ve yastıklar Nilüfer Belediyesi’nin huzurevleri ve Nilüfer Belediyesi Lions & Ercan Dikencik Alzheimer Hasta Konuk Evi sakinlerine gönderilecek. 

Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Elif Kamacı Efe etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, projenin üçüncüsünü gerçekleştirdiklerini söyledi. Daha önce örülen örgülerin Harmancıklı çocuklara ulaştırıldığını dile getiren Efe, “Şimdi ördüklerimizi de Ramazan Ayı’nda huzurevlerindeki olgun gençlerimize armağan edeceğiz” dedi. Projeye katkı sağlayan kadınlara seslenen Efe, “İyilik paylaşmadır, dayanışmadır. İyilik zincirimize bir halka da siz eklediğiniz için teşekkür ederim” diye konuştu.

Proje katkı sağlayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de, örgülerin bir eşya olmanın ötesine geçtiğini, gönülden bir bağ ve sıcak bir selam niteliği taşıdığını söyledi. Nuray Özdemir, “Kalpten İlmekler diye çıktığımız bu yolda, aslında sadece ilmekleri değil, sevgiyi, umudu gönül bağlarını birbirine bağlıyoruz. Bursa Nilüfer Kadın Korosu’nun yürekten söylediği şarkılar, diğer yandan sabırla, sevgiyle örülen ilmekler var. Her biri ‘seni düşünüyoruz, yalnız değilsin, unutulmadın’ mesajı olacaktır. Hepsi, bir tebessüme, gönül bağına dönüşecektir” dedi.

Bursa Nilüfer Kadın Korosu Şefi Aysel Gürel de, projeye destek sağlamaktan dolayı onur duyduklarını ve örnek olmasını umduklarını söyledi. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı İçin Yarışacak Emin Alper’in Yeni Filmi ‘Kurtuluş’tan Teaser ve Festival Afişi Yayınlandı!

Ulusal ve uluslararası festivallerde birçok ödül kazanan Emin Alper‘in yeni filmi ‘Kurtuluş’15 Şubat Pazar günü 76. Berlin Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde dünya prömiyerini yapmaya hazırlanıyor. 12-22 Şubat tarihlerinde gerçekleşecek festivale sayılı günler kala, merakla beklenen filmin teaserı ve festival afişi yayınlandı. Filmden ilk görüntülerin paylaşıldığı teaserın kurgusunu Fırat Terzioğlu yaparken festival afişinin tasarımında Arda Aktaş’ın (Daire) imzası yer alıyor. 

Emin Alper’in beşinci uzun metrajlı filmi olan ‘Kurtuluş’, yönetmenin 2019 yılında yine aynı bölümde yer alan ‘Kız Kardeşler’ filminden yedi yıl sonra, Türkiye’den Ana Yarışma’ya kabul edilen ilk yapım olma başarısını gösterdi. Usta yönetmen Wim Wenders başkanlığındaki Altın Ayı jürisinin karşısına çıkacak filmin oyuncu kadrosunda Caner Cindoruk, Berkay Ateş, Feyyaz Duman, Naz Göktan, Özlem Taş, Eren Demir, Selim Akgül, Hichi Demi ve Nazmi Karaman gibi isimler yer alıyor.

Korucu Hazeran aşireti ile yıllar önce terk etmek zorunda bırakıldıkları köylerine geri dönen Bezariler arasındaki toprak çatışmasını odağına alan film; gergin bir atmosferde, tekinsiz rüyaların körüklediği bir iktidar mücadelesini ve ‘kurtuluş’ vaadinin peşinden giden bir köyün hikâyesini anlatıyor.

Yapımcılığını Liman Film’in üstlendiği ‘Kurtuluş’un ortak yapımcıları arasında Bir Film, Meltem Films, TS Productions, Circe Films, Horsefly Films ve Second Land yer alıyor. Ahmet Sesigürgil ve Barış Aygen’in görüntü yönetmenliğini üstlendiği filmin müziklerinde Christiaan Verbeek, yapım tasarımında Nadide Argun Van Uden, kurgusunda ise Özcan Vardar’ın imzası bulunuyor. Çekimleri Batman’ın Kırkat köyü ile Mardin’in Kıllit (Dereiçi) köyünde gerçekleştirilen filmin kurgu işlemleri İstanbul İmaj Stüdyoları’nda, görüntü post prodüksiyonu Two Thirty Five (Yunanistan) ve Digital District’te (Fransa), ses post prodüksiyonu ise Posta’da (Hollanda) yapıldı.           

Filmin dünya satışını Paris merkezli Lucky Number, Türkiye dağıtımını ise Bir Film üsleniyor. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Toplu Sözleşme İşçinin Yüzünü Güldürdü…

Sivas Belediyesi ve Hizmet-İş Sendikası arasında Özbelsan işçilerini kapsayan toplu iş sözleşmesi imzalandı. Sözleşmeyle en düşük işçi maaşı %31 artışla 50 bin 691 TL’ye yükseldi.

Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen imza törenine Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, sendika temsilcileri, birim müdürleri ve çok sayıda işçi katıldı.

Yoğun katılımın olduğu programda konuşan Özbelsan Genel Müdürü Yunus Kantar, “2026 toplu iş sözleşmesi, Belediye Başkanımızın göreve geldiği günden bu yana ortaya koyduğu emekten yana, çalışanı önceleyen ve sosyal dengeyi esas alan yönetim anlayışının çok somut bir ürünüdür. Belediyemizin tüm imkânları zorlanarak çalışanlarımızın beklentilerinin üzerinde bir artış yapılmıştır” diyerek sözleşmenin hayırlı olmasını temenni etti.

Daha sonra söz alan Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, kadim şehir Sivas’ta bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek “Bizim toplu iş sözleşmelerimizde üç temel kriterimiz var. Bunlar; hakların ve ücretlerin zamanında alınması, iş yerinde barış, kardeşlik ve dostluğun pekiştirilmesi, sözleşme sonrasında işçilerin işini ve ekmeğini kaybetmemesi… Bu üçü bir araya geldiğinde verim olur, bereket olur. Belediye Başkanımızı bu konuda kutluyorum. Arkadaşlarımız maaşlarını zamanında alabiliyorlar. Başkanımız göreve gelince bir işçi kıyımı, toplu işten çıkarma yapmamış. Kardeşliği, barış ve dostluğu da temin etmek herkes büyük bir çaba gösteriyor. Ücret zammında da Başkanımızın beklentinin üzerine çıkacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Özbelsan’ın Sivas’ın en büyük şirketlerinden biri olduğunu ifade eden Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun ise “Artık büyüyen, gelişen ve yatırım yapan bir Özbelsan görüyoruz” diyerek son dönemde açılan ekmek fabrikası, araç filosunun güçlendirilmesi, inşaat yatırımlarının artması, yeni akıllı su sayaçlarının üretimi, GES yatırımları ve Sivasspor’un isim sponsorluğu gibi öne çıkan gelişmelere dikkat çekti.

Son dönemde emekli, asgari ücretli çalışan ve kamu çalışanlarına verilen zam oranlarına değinen Başkan Uzun, “İşçilerimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz ve çalışanlarımızın yanında yer alacağız dedik. Promosyon ödemelerinde ülke genelinde en yüksek rakamlardan birini aldık. Şimdi ise maaş hesaplarımızı yaptık, buna göre daha önce belirlediğimiz oranlara 1 puan daha ilave ederek genel hizmet işçilerimize %31 zam veriyoruz. Tekniker ve mühendislerde ise zam oranımız yine 1 puan artışla %46” şeklinde açıkladı.

Çevre illerde belediye çalışanlarına verilen zam oranlarının üzerinde bir artış yaptıklarını ifade eden Başkan Uzun, “Geçen sene getirilen saha primi uygulamasını devam ettiriyoruz. Senede 40 yevmiye olan ikramiye sayısını 48’e çıkardığımızın müjdesini veriyoruz. Ramazan ve Kurban Bayramlarında 3 bin 500 olan bayram ikramiyelerini 4 bin 500 liraya yükseltiyoruz. Saha primi ve ikramiyeleri de dâhil ettiğimizde maaşlar 58 bin liraya çıkıyor. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; Sivas Belediyesi çalışanları enflasyonun altında ezilmemiştir, hakkını almıştır. Belediyemizi ve Özbelsan’ımızı güçlendirmeye devam edeceğiz” dedi.

Konuşmaların ardından Başkan Dr. Adem Uzun ile Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Toplu İş Sözleşmesini imzalayarak süreci resmen tamamladı. Program, işçiler tarafından alkışlarla sona erdi.

Yapılan sözleşmeye göre;

Genel hizmet personeli maaşı %31 zamla 50 bin 691 TL, saha vasıflı personel maaşı %31 zamla 53 bin 315 TL, tekniker maaşı %46 zamla 61 bin 139 TL, mühendis maaşı %46 zamla 69 bin 683 TL’ye yükseldi

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Menemen’de binlerce yürek, Kurtuluş Savaşı ruhunu hissetti

Menemen Belediyesi tarafından Cumhuriyetimizin 102. kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında hizmete açılan Dijital Deneyim Merkezi, ilk üç ayında binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Atatürk ve Kurtuluş Savaşı temasıyla yapılan gösterim, Menemenlilerden tam not aldı. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, “Milli değerlerimizi yarınlara taşımak bizim için onurdur.” dedi.

Menemen Belediyesi Dijital Deneyim Merkezi, özellikle çocuklar başta olmak üzere milli mücadele ruhunu öğrenmek ve yeniden yaşamak isteyenlerin adresi haline geldi. 270 derecelik gösterim alanıyla eşsiz bir görsel ve işitsel şölen yaşatan merkezde, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk temalı gösterim yoğun ilgi görüyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 102. kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında Mermerli Mahallesi’nde hizmete giren merkez; Kasım, Aralık ve Ocak aylarında birçok gösterimini kapalı gişe olarak gerçekleştirdi.

İlçe dışından da yoğun ilgi

Menemen Belediyesi ve Menemen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında Menemen Belediyesi’ne ait servis araçlarıyla öğrencilerin de ücretsiz olarak taşındığı Dijital Deneyim Merkezi, ilk üç ayında 6 bin 140 ziyaretçiyi ağırladı. Şimdiye dek toplam 29 okulun ziyaret ettiği merkez, ilçe dışından da yoğun ilgi görüyor. İzmir’in farklı noktalarından Menemen’e gelen ziyaretçiler, gösterim sırasında milli değerleri bir kez daha güçlü bir şekilde hissederken, Bergama’dan da Osman Nuri Ersezgin İlkokulu, 50 öğrencisiyle ziyaretçiler arasında yerini aldı.

Menemen’de ziyaret alanları artıyor

Menemen Belediyesi’nin ilçede yaptığı yatırımlar, ilçe halkına hitap ettiği kadar ilçe dışından da ziyaretçi çekiyor. Özellikle Türkiye’nin en büyük tematik çocuk oyun köyü olan Menemen Belediyesi Çocuk Oyun Köyü’ne gelen aileler, aynı gün içinde Dijital Deneyim Merkezi’ni de ziyaret ettikten sonra hem dinlenip kahve ve çay içmek hem de yemek yemek için Aynısefa Sosyal Tesisleri’ni tercih ediyor.

“Evlatlarımıza milli değerleri aşılıyoruz”

Dijital Deneyim Merkezi’nin kısa sürede yoğun bir ziyaretçi trafiği almasından memnuniyet duyduğunu ifade eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Dijital Deneyim Merkezi’nin hem evlatlarımızın şanlı tarihimizi öğrenmesi hem de büyüklerin o günleri hissetmesi adına önemli bir köprü görevi gördüğüne dikkat çekti. Başkan Pehlivan, “Evlatlarımızın eğitimi, milli duyguların aşılanması, sosyal alanda fark yaratan projelerin oluşturulması gibi konularda Menemen Belediyesi olarak bugüne kadar birçok çalışmaya imza attık ve hemşehrilerimizden takdir gördük. Dijital Deneyim Merkezimiz de açıldığı günden bugüne büyük ilgi görüyor. Henüz bu özel deneyimi yaşamamış tüm hemşehrilerimizi buraya davet ediyoruz.” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Zeytinburnu Kültür Sanat (ZKS) 9-15 Şubat Haftalık Etkinlik Takvimi

Zeytinburnu Kültür Sanat’ta bu hafta da birçok etkinlik, Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sanatseverleri bekliyor. Zeytinburnu Kültür Sanat; sinemadan tiyatroya, söyleşiden seminere, sergi açılışından dinletiye önemli etkinlikleri sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. İşte haftanın kültür sanat takvimi:

SİNEMA: Kaptan Sabertooth ve Minik Korsanlar Kayıp Elmas Peşinde

Gösterim Tarihleri: 9, 10, 11, 12 Şubat

Gösterim Saatleri: 13.30, 16.00, 19.00

Kaptan Sabertooth ve Minik Korsanlar Kayıp Elmas Peşinde, sahibinin tüm dileklerini yerine getiren Sihirli Elmas’ın peşine düşen minik korsanların hikayesini konu ediyor. Bir efsaneye göre Sihirli Elmas, her dolunayda sahibinin tüm dileklerini yerine getirir. Ormanın Lordu Maga Kahn’ın dileği, karanlık ormandan çıkıp güneşin tadını çıkarabilmektir. Kaptan Sabertooth ise, gemisini ganimetlerle doldurmak ister. Minik Korsan Pinky sadece sessiz sakin bir hayat isterken, arkadaşı Veronica ise macera dolu bir yaşam arzulamaktadır. Ancak Sihirli Elmas kayıptır ve elbette Kaptan Sabertooth ve adamları da elmasın peşine düşerler. Ormanda büyük kovalamacaya hazır olun!

SEMİNER: Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Dili

Prof. Dr. Ekrem Demirli

10 Şubat Salı // 19.30

Prof. Dr. Ekrem Demirli, konuşma dizisinde Hallac-ı Mansur’u İslam düşüncesinin ve tasavvufi hayatın en mühim isimlerinden birisi olarak ele alıyor. Tasavvuf geleneğinin önemli isimlerinden olan Hallac-ı Mansur ve onunla özdeşleşen “şatahat” dili, kendi anlam dünyası içinde değerlendiriliyor.

SEMİNER: Uygarlık Tarihi

Prof. Dr. İsmail Coşkun

11 Ocak Çarşamba // 19.30

“Uygarlık Tarihi” başlıklı bu konuşma dizisinde Türklerin uygarlık tarihindeki serüvenleri, tarihteki rolleri, farklı uygarlıklarla ilişkileri; ortaya koydukları uygarlık, devlet, toplum ve kültür tecrübeleri tarihsel perspektifle ele alınıyor. Türk tarihinin farklı evrelerine odaklanan programda şubat ayının konusu “Osmanlı: Kuruluş Tezleri” olacak. Bu başlık altında Osmanlı’nın beylikleşme ve devletleşme süreci üzerinde durulacak.

TİYATRO: Filistin Hakkında Konuşmalıyız

Gösterim Tarihi: 13 Şubat Cuma

Seans: 11.00

Penceresi Mescid-i Aksa’ya açılan Filistinli Meryem, işgalci İsrail’in evini almak istemesi ile sarsılır. Teklif edilen yüksek meblağlara rağmen Meryem’in ikna olmadığını gören işgalciler, Meryem’i taciz etmeye başlar. Elektriği ve suyu kesilen, evinin önüne barikatlar kurulan, kapısına çöpler dökülen Meryem vazgeçmez ve kendisini evine kapatır. Bu süreçte tüm yaşamını çiçeğine ve kuşuna anlatmaya başlar. Meryem, en büyük travması ile yüzleşmek ve onu kabullenmek zorunda kalacaktır. Nihayetinde ise kendini evine kapatmasının çare olmadığını anlayarak evden çıkacak ve nöbete Mescid-i Aksa’da devam edecektir. 

SİNEMA: Tafiti: Çölde Macera

Gösterim Tarihleri: 13, 14, 15, 16, 17 Şubat

Gösterim Saatleri: 13.30, 16.00, 19.00

Muhteşem Afrika savanında, özellikle kahramanımız Tafiti gibi bir mirket için birçok tehlike gizlenmektedir. Büyükbabası Opapa, ona dünyanın risklerle dolu olduğunu ve kendi başlarına kalmanın daha iyi olduğunu öğretir. Ancak Tafiti bu bilgeliğe uyamaz ve fırça kulaklı bir domuz olan Pinsel’i kurtarmak için koşar. Zehirli bir yılan gizlice içeri girer ve Opapa ısırılır. Tek kurtuluş umudu, çölün ötesinde açan nadir mavi bir çiçektir. Tafiti bundan sonra başkalarından uzak duracağına söz verir ancak bu beklenenden daha zor olur.

SERGİ AÇILIŞI: Bir Hezarfenin İzleri; Ahmet Yakupoğlu

13 Şubat Cuma // 19.00

Yer: Kazlıçeşme Sanat

Ahmet Yakupoğlu’nun sanatını tekil disiplinler üzerinden değil; bütüncül bir estetik dünya olarak ele alan bu sergide yer alan pek çok yapıt ilk kez izleyici ile buluşurken, sanatçının farklı disiplinlerdeki üretim dünyasının da kodlarını tanımayı sağlıyor. Resim, minyatür ve musikînin; sanatçının dünyasında birbirinden kopuk alanlar değil, aynı kaynaktan beslenen farklı anlatım biçimleri olduğu görülecek.

SÖYLEŞİ: 100 Yüze İmza ve Söyleşi

Sunan: Mustafa Aplay

Konuk: Ömer Erdem

13 Şubat Cuma // 19.30

Zeytinburnu Kültür Sanat, sizleri Türkiye’nin en önemli şair ve yazarlarıyla buluşturmaya devam ediyor. “100 Yüze İmza ve Söyleşi” programında Mustafa Aplay’ın şubat ayındaki konuğu Ömer Erdem olacak. Çocuğu Gezdiriyorlar isimli yeni kitabından hareketle, yazarın eserleri ve yazı hayatı üzerine yapılacak bu sohbete davetlisiniz. (Çocuğu Gezdiriyorlar kitabı, ilk 100 katılımcıya hediye edilecek.)

NAĞMEDÂR: Mi’râciye Okumaları 7

14 Şubat Cumartesi // 14.00

Yer: Merkezefendi Dârülkurrâsı

ÇOCUK TİYATROSU: Masallar Müzikali

Gösterim Tarihi: 15 Şubat Pazar

Seanslar: 13.00-15.00

Masallar sahneden iniyor, çocuklar oyunun içine giriyor! Masallar Müzikali canlı gitar eşliğinde, interaktif yapısıyla çocukları sadece izleyen değil, oyunun bir parçası yapan eğlenceli bir çocuk tiyatrosudur. Hansel ile Gratel’in cadıyla yaşadığı tatlı ve kahkaha dolu pasta macerası, Çirkin Ördek Yavrusu’nun cesaretle kazandığı kahramanlık ve Kırmızı Başlıklı Kız’ın zekâsıyla kendini koruduğu sürükleyici hikâye; müzik, oyun ve bol etkileşimle sahneye taşınıyor. Oyunda Mert Şahin ve Pelin Kılınç, hem oynuyor hem de canlı performansla seslendirdikleri 12 şarkı ile sahneyi bir müzikale dönüştürüyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Barış Manço ve Cem Karaca Bakırköy’de Anıldı

Bakırköy Belediyesi tarafından düzenlenen “Anadolu Rock Ozanları Barış’tan Cem’e” anma konseri, Ali Altay ve Orkestrası’nın sahne performansıyla müzikseverlerle buluştu. Konsere Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu da katıldı.

Anadolu rock müziğinin unutulmaz isimleri Barış Manço ve Cem Karaca, Bakırköy’de düzenlenen özel bir konserle anıldı. Bakırköy Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Anadolu Rock Ozanları Barış’tan Cem’e” anma konseri, Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleşti. Ali Altay ve Orkestrası’nın sahne aldığı konserde, Barış Manço ve Cem Karaca’nın hafızalara kazınan eserleri seslendirildi. İlgiyle karşılanan anma konserine Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu da katılarak sanatçılarla ve vatandaşlarla bir araya geldi. Anadolu rock müziğinin kültürel mirasına dikkat çeken konser, dinleyicilere coşku dolu anlar yaşattı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı