Arnavutköy’de Boğaziçi Coşkusu: 22. Geleneksel Arnavutköy Şenliği

İstanbul’un tarihi ve kültürel dokusunu korumayı, mahalle dayanışmasını yaşatmayı amaçlayan Geleneksel Arnavutköy Şenliği, bu yıl 22. kez kapılarını açtı. Kentine ve Boğaziçi kültürüne sahip çıkan İstanbulluları bir araya getiren şenlikte adeta müzik ziyafeti yaşandı.

Boğaziçi Kültürünü Yaşatma Kararlılığı

Kapılarını açan şenlik, “yaşadığı kente sahip çıkma” ve “mahalle dayanışmasını sürdürme” misyonuyla bu yıl da renkli görüntülere sahne oluyor. Çeşitli sanatçıların, yayınevlerinin, bilim insanlarının ve sivil toplum kuruluşlarının katılım gösterdiği etkinlikte, İstanbullular sazlarıyla ve sözleriyle tarihsel, kültürel değerlere sahip çıktıklarını bir kez daha tüm şehre haykırdı. Arnavutköy’ü ve Boğaziçi’ni koruma çabasının ön planda olduğu etkinlik, ilk andan itibaren büyük bir katılımcı kitlesini ağırladı.

Ömer Yılmaz Güven Parkı’nda Nostalji Rüzgarı

Şenliğin kalbinin attığı Ömer Yılmaz Güven Parkı, açılışta çok özel bir performansa ev sahipliği yaptı. Sahnede devleşen ünlü sanatçı Adil Akbaşoğlu, şenlik katılımcılarına unutulmaz anlar yaşattı.

Geniş bir repertuarla dinleyicilerinin karşısına çıkan Akbaşoğlu Geçmişten günümüze uzanan nostaljik şarkıları Boğaz’ın eşsiz atmosferinde seslendirdi.Kendi dönemiyle özdeşleşen ve çok sevilen popüler şarkılarını parkı dolduran yüzlerce dinleyiciyle hep bir ağızdan söyledi.

Hem duygusal hem de coşkulu anların bir arada yaşandığı konser, şenliğin açılışına damgasını vurdu. Arnavutköy sakinleri ve şenlik ziyaretçileri, Boğaz’ın esintisi eşliğinde müziğin tadını doyasıya çıkardı.

“Arnavutköy’ü ve Boğaziçi’ni korumaya devam etme çabamızda sizi de yanımızda görmeyi diliyoruz.”mesajıyla tüm İstanbulluları davet eden şenlik, önümüzdeki süreçte de farklı etkinlikler, paneller ve sanatsal buluşmalarla devam edecek.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kadın İstihdamına Destek, Sektörde Başarı Serap Mercimek Örneği

Kozmetik sektöründe son dönemde adından sıkça söz ettiren girişimcilerden biri olan Serap Mercimek, kurucusu olduğu Mirabellix markasıyla kısa sürede dikkat çeken bir başarı grafiği yakaladı. Güzelliği yalnızca dış görünüşle sınırlamayan bir anlayışla yola çıkan Mercimek, markasını bu felsefe üzerine inşa ederek sektörde farklı bir konum elde etti.

Ürün geliştirme aşamasından satış stratejilerine, pazarlamadan sosyal medya yönetimine kadar markasının tüm süreçlerinde aktif rol alan Mercimek, işine birebir dokunan bir girişimci profili çiziyor. Özellikle güzellik salonları, kuaförler ve eczanelerle kurduğu iş birlikleri sayesinde Mirabellix, sahada hızlı bir büyüme yakalayarak bilinirliğini artırdı.

Kadın istihdamına verdiği önemle de dikkat çeken Mercimek, şirket bünyesinde kadın çalışan oranının yüksek olmasını bir tercih değil, sorumluluk olarak görüyor. Kadınların iş hayatında daha güçlü yer alması gerektiğine inanan başarılı girişimci, bu alanda aktif katkı sağlamaya devam ediyor.

Sosyal medyayı etkin bir şekilde kullanan Mercimek, kullanıcılarla doğrudan iletişim kurarak markasına samimi ve güvenilir bir kimlik kazandırdı. Bu yaklaşım, Mirabellix’in tüketici nezdinde güçlü bir bağ kurmasında önemli rol oynadı.

Gelecek hedefleri arasında markasını uluslararası pazara taşımak bulunan Mercimek, Mirabellix’i Türkiye sınırlarının ötesine taşıyarak global bir oyuncu haline getirmeyi amaçlıyor.

Serap Mercimek kimdir?

28 Şubat 1992 tarihinde Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde doğan Serap Mercimek, İnönü Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi mezunudur.

Kova burcu olan Mercimek, yenilikçi bakış açısı ve disiplinli çalışma anlayışıyla iş hayatında öne çıkmaktadır. Evli ve bir kız çocuğu annesi olan Mercimek, aile hayatından aldığı ilhamı işine yansıttığını ifade etmektedir.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

‘AHİD 41. Yılında Ödül Töreni Düzenledi’

Ankara’nın sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimine katkı sağlayan isimleri onurlandırmak amacıyla düzenlenen “AHİD – Ankara’ya Değer Katanlar Ödül Gecesi”, Divan Otel’de gerçekleştirilen şık bir organizasyonla sahiplerini buldu.

Devlet Erkanı ve Bürokrasi Aynı Çatı Altında

Ankaralılar ve Ankara’ya Hizmet Edenler Derneği (AHİD) tarafından düzenlenen bu özel gece; siyaset, iş dünyası, sivil toplum ve bürokrasi camiasından çok sayıda önemli ismi bir araya getirdi. Davetliler arasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu AK Parti Ankara Milletvekilleri Kurtcan Çelebi, Ahmet Fethan Baykoç, Mustafa Nedim Yamalı, Zeynep Yıldız, MHP Ankara Milletvekili Mevlüt Karakaya, CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, Yeni Yol Partisi Ankara Milletvekili Av İdris Şahin, AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan, MHP Ankara İl Başkanı Alparslan Doğan, Akyurt Belediye Başkanı Hilal Ayık, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, ATO Başkanı Gürsel Baran, Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, TŞOF Başkanı Mehmet Yiğiner, Ankaragücü Başkanı İlhami Alparslan, Gençlerbirliği Başkanı Haydar Arda Çakmak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk, Başkent Üniversitesi Kurucusu Prof Dr Mehmet Haberal, Rektörler, Büyükelçiler, Oda Başkanları, STK Başkanları, AHİD Üyeleri ve yabancı bürokratlar da yer aldı.

Gecenin ev sahipliğini üstlenen AHİD Başkanı Hilmi Yaman, yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:“Ankara’ya değer katan, şehrimizin gelişimine katkı sağlayan ve toplumsal fayda üreten kişi ve kurumları onurlandırmak amacıyla düzenlediğimiz bu anlamlı gecede, başkentimizin ortak hafızasına ve geleceğine katkı sunan isimleri bir araya getirdik. AHİD olarak Ankara’ya hizmet edenlerin emeklerinin görünür olmasını önemsiyoruz.”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 41. Yıl Ödül Gecesi’ndeki konuşmasında, Ankara’nın Türkiye’nin ekonomisi için çok önemli bir şehir olduğunu söyledi.

Türkiye ekonomisinde iki tane önemli unsur olduğunu ve bunların çözülmesi halinde Türkiye’nin tüm sorunlarının üstesinden gelebileceğini dile getiren Bayraktar, “Türkiye sanayisinde ihracatın katma değerli hale gelmesi lazım. Türkiye bugün 270 milyar dolar üzerinde ihracat yapıyor. Çok önemli bir üretim ülkesi, çok önemli bir üretim kabiliyeti, güçlü bir teşebbüsümüz var. Daha katma değerli üretmiyor sanayimiz. İşte, Ankara bunun için önemli çünkü burası savunma sanayinin ve yazılım sektörünün merkezi.” diye konuştu.

Gecenin ana sponsorlarından Ankara’nın ilk lüks markalı gayrimenkul projesi olan Ankara Rezidans bu Elie Saab firması ve Ankara Bordo inşaat ise ödüllerini Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu’dan aldı. Gecede yer alan diğer firmalar da teşekkür plaketi alırken derneğin genç seymenleri de gösteri yaptı. 

Ödül töreninin yanı sıra gecenin dikkat çeken etkinliklerinden biri de Ankara’nın kültürel mirasını yansıtan özel defile oldu. Ankara motiflerinden ilham alınarak hazırlanan kıyafetler, konukların beğenisine sunuldu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sıfır Atık Festivali’nde Bağcılar Belediyesi standına yoğun ilgi

Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Sıfır Atık Festivali’nde Türk Medya ile Bağcılar Belediyesi’nin birlikte yaptığı etkinlikler yoğun ilgi gördü. Minik ziyaretçiler tohum ekiminden kaligrafiye kadar birçok atölyede eğlenerek öğrenirken topladıkları atıklardan da alışveriş puanı kazandı.

Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Sıfır Atık Vakfı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın iş birliğiyle hayata geçirilen Sıfır Atık Festivali düzenlendi.

Her yaşa uygun atölyeler kuruldu

Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen organizasyonda sıfır atık konusunda örnek projelere imza atan Bağcılar Belediyesi de yerini aldı. Bağcılar Belediyesi ve Türk Medya’nın işbirliğiyle ahşap yakmadan kaligrafiye tohum etkinliğinden yüz boyamaya kadar her yaş grubuna uygun atölyeler kuruldu. Ayrıca mobil atık toplama aracına getirilen atıklar karşılığında vatandaşların bağkartlarına puanlar yüklendi. Ziyaretçiler, biriken puanlarla sıfır atık marketinden alışverişlerini yaptı. Eğlenceli anlara sahne olan festivalde çocuklar ve gençler, eğlenerek öğrenme fırsatı bulmuş oldu.

Sıfır atık belgesi aldık

Atölyelerin yoğun ilgi görmesinden dolayı çok mutlu olduklarını söyleyen Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, “Sıfır Atık Festivali’ndeki standımız sıfır atık, çevre ve iklim değişikliği konularında çok güzel bir hizmet sundu. Özellikle çocukların bu çevre konusunda duyarlı olması gelecek adına bizi sevindirdi. Hayata geçirdiğimiz projeler ve yaptığımız çalışmalar sebebiyle de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’mızdan sıfır atık belgesi aldık. Bağcılar Belediyesi olarak yeşil gelecek adına çalışmalarımız artarak devam edecek” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Steinway & Sons Piyanosu DEÜ Devlet Konservatuvarı’nda

DEÜ Devlet Konservatuvarında düzenlenen programa; DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas ve eşi Merve Arkas, Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. Mehmet Alper Kazancıoğlu, dekanlar, konservatuvar akademisyenleri ve öğrenciler katıldı.

REKTÖR YILMAZ: “SANAT, ÜNİVERSİTEMİZİN TEMEL DEĞERLERİ ARASINDA”

Törende konuşan DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Dokuz Eylül Üniversitesinin yalnızca belirli alanlarda uzmanlaşan tematik bir üniversite olmadığını, hayatın tüm alanlarına dokunan köklü ve kapsamlı bir yükseköğretim kurumu olduğunu belirtti. Üniversitenin “Eğitimin, Bilimin, Sanatın, Sporun, Hayatın Merkezi” mottosunu bu anlayışla benimsediğini ifade eden Yılmaz, sanatın da üniversitenin temel değerleri arasında yer aldığını vurguladı.

Devlet Konservatuvarına kazandırılan Steinway & Sons piyanosunun öğrencilerin eğitim süreçlerine önemli katkılar sağlayacağını belirten Yılmaz, sanata ve genç sanatçıların yetişmesine sunduğu destek dolayısıyla Lucien Arkas’a teşekkür etti.

 KAZANCIOĞLU: “REKTÖRÜMÜZÜN DESTEĞİ VE LUCIEN ARKAS’IN KATKISIYLA ÖNEMLİ BİR KAZANIM ELDE ETTİK”

Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. Mehmet Alper Kazancıoğlu ise konuşmasında piyanonun konservatuvara kazandırılması sürecine değinerek, Steinway & Sons marka bir piyanonun öğrenciler için büyük bir kazanım olacağını ilk kez Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz ile paylaştığında, Rektörün hiç tereddüt etmeden projeye destek verdiğini ifade etti.

Bir sanatçının yetişmesinin uzun yıllar süren emek ve özveri gerektirdiğini belirten Kazancıoğlu, konservatuvara kazandırılan Steinway & Sons konser piyanosunun yalnızca bir enstrüman değil, genç sanatçılara duyulan güvenin, eğitime verilen değerin ve sanatın geleceğine yapılan yatırımın önemli bir göstergesi olduğunu söyledi. Bu kıymetli katkı dolayısıyla Lucien Arkas ve Arkas Holding ailesine teşekkür eden Kazancıoğlu, öğrencilerin artık dünyanın önde gelen konser salonlarında kullanılan bir enstrümanı eğitim süreçlerinde tanıma ve deneyimleme fırsatı bulacağını ifade etti.

Bu imkânın öğrencilerin özgüvenlerine ve sanatsal gelişimlerine önemli katkılar sağlayacağını vurgulayan Kazancıoğlu, bugün bu salonda eğitim gören gençlerin gelecekte ulusal ve uluslararası sahnelerde Türkiye’yi başarıyla temsil edeceklerine inandığını dile getirdi. Kazancıoğlu, Steinway & Sons piyanosunun konservatuvar öğrencilerinin sanatsal yolculuklarında önemli bir dönüm noktası olacağını belirterek, sürece katkı sunan Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz’a, Lucien Arkas’a ve Arkas Holding ailesine teşekkür etti. 

GENÇ YETENEKLERDEN STEINWAY & SONS RESİTALİ

Program kapsamında gerçekleştirilen açılış konserinde, Devlet Konservatuvarı öğrencileri Steinway & Sons piyano eşliğinde seçkin eserlerden oluşan bir repertuvar seslendirdi. Konserde Özgür Erim Odabaşı, Zeynep Yıldız, Can Ayazlar, İrfan Karakılıç, Ceren Gül, Tılsım Durutürk, Fikret Uçar, Çınar Bozkurt, Beste Eser ve Doğa Ergen sahne aldı.

İlkokul, ortaokul, lise ve lisans düzeyindeki öğrencilerin yer aldığı programda; İlhan Baran, Ulvi Cemal Erkin, Fazıl Say, İstemihan Taviloğlu ve Ahmet Adnan Saygun gibi Türk müziğinin önemli bestecilerinin eserlerinin yanı sıra Claude Debussy, Franz Liszt, Sergei Rachmaninoff ve Frédéric Chopin gibi dünya müzik tarihinin önde gelen bestecilerinin eserleri de başarıyla icra edildi.

Konserin finalinde ise Devlet Konservatuvarı Lisans 4 öğrencisi Kemal Atakan Korkmaz, Georges Bizet’nin Carmen operasından Escamillo aryasını seslendirdi. Piyanoda Öğretim Görevlisi Özlem Ebesek’in eşlik ettiği performans, dinleyicilerden büyük beğeni topladı.

2026 Genç Solist Yarışması Profesyonel Kategori ikincisi ve Necdet Aydın Sahne Özel Ödülü sahibi olan Kemal Atakan Korkmaz’ın, Almanya merkezli Kanttila Ajansı sanatçı listesine kabul edilmesi ve Avrupa’daki seçmelere davet edilmesi de genç sanatçının dikkat çeken başarıları arasında yer aldı. 

ARKAS: “GENÇLERİMİZİN SANATSAL GELİŞİMİNİ DESTEKLEMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Konserin ardından katılımcılara hitap eden Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, programdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Geleceğin aydınlık yüzleri olan çocukların ve gençlerin sanatsal gelişimlerine katkı sunmayı önemsediklerini belirten Arkas, genç sanatçıların yetişmesine yönelik desteklerini sürdüreceklerini ifade etti.

Gençlerin çok değerli olduğunu belirterek onları eğiten, yetiştiren ve sanata yönlendiren herkesi gönülden tebrik eden Arkas, yaptıkları katkıyla bu anlamlı yolculuğun bir parçası olmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti. Müziğin insanın hem hüznünü hem de sevincini ifade edebilen, zihni sakinleştiren ve duyguları dönüştüren özel bir dil olduğunu söyleyen Arkas, bu yolun ne kadar emek gerektirdiğini bilen biri olarak gençlerin yeteneklerine tanıklık etmenin kendisini çok mutlu ettiğini dile getirdi. Arkas, Arkas Holding olarak bu katkıyı sunabilmiş olmaktan büyük memnuniyet duyduklarını ve gençlerin yanında yer almanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördüklerini ifade etti.

Konserde sahne alan öğrencilerin performanslarından büyük mutluluk duyduğunu belirten Arkas, genç sanatçıları tebrik ederek programın hazırlanmasında emeği geçenlere ve ev sahipliği dolayısıyla DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz’a teşekkür etti.

 PLAKET VE ANI TAKDİMİ

Programın sonunda, DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz tarafından Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas’a plaket ve anı takdim edildi. Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. Mehmet Alper Kazancıoğlu da Lucien Arkas’a ve Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz’a anı takdiminde bulundu. Program

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

QNB Portföy YMK Para Piyasası (TL) Özel Fonu

Türkiye sermaye piyasalarının öncü ve yenilikçi güçlerinden biri olan QNB Portföy, QNB Bank ile yeni çalışmaya başlayacak müşteriler için tasarlanan QNB Portföy YMK Para Piyasası (TL) Özel Fonu’nu duyurdu. 14 Nisan 2026 tarihinde yatırımcılarla buluşan bu özel fon, QNB Portföy’ün güven ve şeffaflık üzerine kurulu yönetim felsefesini geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.

Sıfır Yönetim Ücreti ile Maksimum Verimlilik

QNB Portföy YMK Para Piyasası (TL) Özel Fonu, tasarruflarını değerlendirirken güvenli ve likiditesi yüksek araçları tercih eden yatırımcılar için stratejik bir çözüm sunuyor. Tamamı Türk Lirası cinsinden para ve sermaye piyasası araçlarından oluşan portföy yapısı ve   düşük risk seviyesini temsil eden ‘2’ risk derecesiyle, volatiliteye karşı korunaklı bir liman işlevi görüyor. TEFAS’a kapalı olarak yönetilen ve  yatırımcılara sunduğu %0 yönetim ücreti avantajı ile dikkat çeken fonun alım ve satım işlemleri sadece QNB Bank şubeleri üzerinden gerçekleştirilebiliyor.

Banka ve Portföy Yönetiminden Güçlü Sinerji

QNB Bank ve QNB Portföy arasındaki iş birliğinin bankacılık boyutunu değerlendiren QNB Bank Bireysel Bankacılık ve İşletme Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Enis Kurtoğlu, şunları ifade etti: 

“Bireysel bankacılık vizyonumuzun merkezinde, müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarına en etkili ve avantajlı çözümlerle yanıt vermek yer alıyor. Yeni müşterilerimiz için QNB Portföy ile birlikte hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, sunduğumuz hizmet kalitesini bir adım öteye taşıyor. QNB Portföy YMK Para Piyasası (TL) Özel Fonu ile amacımız, müşterilerimize bankamızın ayrıcalıklı dünyasına adım attıkları ilk andan itibaren somut bir katma değer sunmaktır. Yatırımcılarımıza sunduğumuz bu ayrıcalık, onların güvenle birikim yapmalarına olanak tanırken bankamızla olan bağlarını da güçlendiriyor.”

Sermaye Piyasalarında Vizyoner Liderlik

Fonun stratejik önemini ve kurumun gelecek vizyonunu vurgulayan QNB Portföy Genel Müdürü Egemen Erden, şu değerlendirmede bulundu: 

“QNB Portföy olarak, sermaye piyasalarındaki güçlü konumumuz sadece yönettiğimiz varlık büyüklüğüyle değil, geliştirdiğimiz yenilikçi ve kapsayıcı ürünlerle tanımlıyoruz. QNB Portföy YMK Para Piyasası (TL) Özel Fonu’nu, portföy yönetimi uzmanlığımızı en yalın ve verimli haliyle geniş kitlelere açtığımız vizyoner bir adımdır. Sıfır yönetim ücreti ve yüksek likidite prensibiyle kurguladığımız bu ürünle, yatırımcılara sadece bir finansal araç değil; modern, şeffaf ve profesyonel bir yönetim anlayışı vadediyoruz. Hedefimiz, yatırım ekosistemine dahil ettiğimiz her bireyin finansal geleceğinde sarsılmaz bir güven ve kalıcı bir başarı inşa etmektir.”

 Daha fazla bilgi almak ve fona katılım sağlamak isteyen yatırımcılar, kendilerine en yakın QNB Bank şubesini ziyaret edebilirler.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

BES’te 18 yaş altı sözleşme sayısı 2 milyona dayandı

Geleceğini güvence altına almak isteyenlerin ilk tercihi olan 18 yaş altı Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), son bir yılda %14,04 oranında büyüyerek 2 milyon sözleşme sınırına dayandı. 0-4 yaş arası küçük katılımcıların 337 bine ulaştığı BES’te Katılım Emeklilik; yenilikçi, güvenilir ve faizsiz fon seçenekleriyle öne çıkarak toplam katılımcı sayısında %10 pazar payını aşmayı başardı.

Sektörün öncü ve yenilikçi markası Katılım Emeklilik, çocukların birikimleriyle büyümesine katkı sağlarken, ailelerin tasarruf bilincini de desteklemeye devam ediyor. 2021 yılında yapılan yasal düzenlemeyle hayata geçen 18 yaş altı BES sayesinde, aradan geçen 5 yılda yaklaşık 2 milyon çocuk erken yaşta tasarrufla tanıştı. 0-4 yaş arası küçük katılımcı sayısının 337 bine ulaştığı bu dinamik pazarda, ailelerin tasarruf kararlarını özellikle çocukların okul öncesi ve ilköğretim başlangıç döneminde daha sistematik bir şekilde ele aldığı görülüyor.

Emeklilik Gözetim Merkezi’nin (EGM) verilerine göre, 2026 Mayıs itibarıyla BES sistemine giren çocukların sayısı 1 milyon 700 bini geçti. Toplam sözleşme sayısı da 1 milyon 965 bine ulaştı. 18 yaş altı BES’teki toplam fon tutarı 82,6 milyarı aşarken; devlet katkısı da 18,9 milyar lirayı geçti. Sıfır yaş katılımcılarda 21.841 olan BES sözleşme sayısı, 4 yaş itibarıyla 102.522 seviyesine ulaşarak hızlı bir artış gösterdi. BES’i en çok tercih edenler 123 bin 143 çocukla 8 yaş grubu olurken, sistemdeki 5-10 yaş grubu çocukların toplam sayısı 720.805’e ulaştı. 

Katılım Emeklilik, 200 bin Erken BES sözleşmesi ile sektördeki toplam 18 yaş altı BES hacminin yüzde 10,14’üne hizmet veriyor. Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, 18 yaş altı BES planının önemine vurgu yaparak şunları söyledi: “Erken BES, bugünün küçük katılımcılarını değil, yarının ana yatırımcı kitlesini oluşturuyor. Bu nedenle bu alanı sadece büyüme değil, kültürel dönüşüm alanı olarak da görüyoruz. 18 yaş altı BES sayesinde tasarruf, sonradan öğrenilen bir davranış olmaktan çıkıp hayatın doğal bir parçası haline geliyor. Çocukların tasarruflarıyla büyümelerine ve finansal özgürlük yolculuklarında yanlarında olmaktan çok mutluyuz.”

Katılım Emeklilik 2026’da da fon performansıyla öne çıkıyor 

Türkiye’de Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) toplam fon büyüklüğü 15 Mayıs 2026 itibarıyla 2 trilyon 506 milyar TL’yi aşarken, Emeklilik Gözetim Merkezi verilerine göre sistem son bir yılda yüzde 70 büyüme kaydetti. Aynı dönemde Katılım Emeklilik ise sektör ortalamasının çok üzerinde bir performans sergileyerek fon büyüklüğünü yüzde 90 artırdı ve 78,4 milyar TL seviyesine ulaştı. 

Katılım Emeklilik, güçlü fon performansını 2026 yılında da sürdürmeye devam ediyor. Şirketin Katılım Emeklilik Teknoloji Sektörü Katılım Emeklilik Fonu (KSH), yılın ilk dört ayında tüm BEFAS fonları arasında yüzde 33,89 getiri oranıyla en yüksek performansı gösteren fon oldu. Ayrıca Ocak-Nisan döneminde en yüksek getiri sağlayan ilk 10 fon arasında Katılım Emeklilik’e ait üç fon yer aldı. İlgili dönemde Katılım Emeklilik Katılım Hisse Senedi Emeklilik Fonu (KEH) yüzde 31,94 getiri sağlarken, Katılım Emeklilik OKS Agresif Katılım Değişken Emeklilik Fonu (KEZ) de yüzde 28,98’lik performans gösterdi.

Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, şirketin fon performansına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yatırımcılarımızın güveni, doğru fon yönetimi yaklaşımımız ve yenilikçi ürünlerimiz bu büyümenin en önemli unsurlarını oluşturuyor. 2025 BES fon şampiyonu olarak 2026 yılında da katılımcılarımıza kazandırmaya devam ediyoruz. KSH Teknoloji Fonu’muzun yılın ilk dört ayında tüm BEFAS fonları arasında en yüksek getiriyi sağlaması ve en yüksek getirili ilk 10 fon arasında üç fonumuzun yer alması, fon yönetimindeki güçlü performansımızı ortaya koyuyor. Yüzde 100 faizsiz ilkelere sahip 20 fonumuzla müşterilerimizi farklı risk ve getiri beklentilerine uygun çözümlerle buluşturuyoruz.”

Katılım Emeklilik ilk çeyrekte varlıklarını %83 artırdı

 Katılım Emeklilik, 2026 yılının ilk çeyreğine ait bilanço sonuçlarını da açıkladı. Şirket, bir önceki yılın aynı dönemine göre varlıklarını ve prim üretimini artırarak finansal gücünü pekiştirmeye devam etti. Açıklanan verilere göre Katılım Emeklilik, 2026 yılının ilk çeyreğinde BES fonlarıyla birlikte toplam varlıklarını geçen yılın aynı dönemine göre %83’ün üzerinde bir artışla 79 milyar TL seviyesine yükseltti. Katılım Emeklilik, 72 milyon TL olan ödenmiş sermayesini de 1 milyar TL’ye yükseltti. Sermaye artışıyla, Katılım Emeklilik, katılım segmentinde 1. sıraya yerleşirken, genel sigortacılık sektöründe de üst sıralara çıktı. Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, şirketin finansal sağlamlığı ve operasyonel verimliliğine dikkat çekerek şunları söyledi: “2026 yılına, sürdürülebilir büyüme ve operasyonel verimlilik odaklı stratejilerimiz doğrultusunda güçlü bir başlangıç yaptık. Toplam varlıklarımız BES fonlarıyla birlikte 79 milyar TL seviyesine ulaşırken, prim üretiminde yakaladığımız dengeli ivme, katılımcılarımızın bize duyduğu güvenin en net göstergesidir. Faizsiz sigortacılık prensiplerimizden ödün vermeden, dijitalleşme ve doğru risk yönetimiyle paydaşlarımıza değer üretmeye devam ediyoruz.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çamurun sanata dönüştüğü sergi yoğun ilgi gördü
Gaziemir Belediyesi’nin seramik kursiyerlerinin yıl boyunca hazırladığı eserler, düzenlenen yıl sonu sergisinde sanatseverlerle buluştu. El emeği çalışmaların yer aldığı sergi, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü.

Gaziemir Belediyesi’nin seramik kursuna katılan çocuk ve yetişkin kursiyerlerin yıl boyunca hazırladığı eserler, Gaziemir Ulusal ve Uluslararası Çocuk Şenliği Kültür Evi’nde açılan sergide vatandaşların beğenisine sunuldu. Seramik kursunda eğitim alan kursiyerlerin el emeği eserlerinden oluşan sergide, dekoratif objelerden sanatsal tasarımlara kadar çok sayıda çalışma yer aldı.

Çamurun kursiyerlerin ellerinde hayat bularak sanatsal eserlere dönüştüğü çalışmaların yer aldığı serginin açılışına katılan Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, çalışmaları inceleyerek Eğitmen Melike Saygı ve kursiyerlerden bilgi aldı. Kültür ve sanatın kent yaşamını zenginleştiren önemli unsurlar olduğunu belirten Başkan Işık, belediye olarak vatandaşların sanata erişimini artırmak ve yeteneklerini geliştirmelerine katkı sunmayı önemli bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti. Başkan Işık, bu yıl 30 farklı branşta açtıkları kültür ve sanat kursunda 3 bin 254 kursiyerin eğitim aldığını söyledi.
Yıl sonu sergilerinin, kursiyerlerin yaptıkları çalışmalarının görünür hale gelmesini sağladığını kaydeden Başkan Ünal Işık, “Çamurun ustalıkla şekillendirilerek bir sanat eserine dönüşmesi ve bu eserlerin toplumsal sorunlara dikkat çeken mesajlar taşıması, sanatın yalnızca estetik bir üretim değil, aynı zamanda güçlü bir ifade aracı olduğunu da göstermektedir” dedi. Serginin sanatseverlere ilham vermesini dileyen Işık, Gaziemir’de daha fazla insanı kültür ve sanatla buluşturmak için çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.
Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Gaziemir Ulusal ve Uluslararası Çocuk Şenliği Kültür Evi’ndeki sergi, 12 Haziran Cuma günü saat 17.00’ye kadar ziyaret edilebilecek.  

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Enerji Hesapları, 2024

 

Toplam enerji akışları 20 bin 164 petajul(1) olarak hesaplandı

Fiziksel enerji akış hesapları çalışmasına göre, 2024 yılında toplam enerji akışları 20 bin 164 petajul oldu. Toplam fiziksel enerjinin kaynakları içinde, enerji ürünleri(2) %52,8 ile en büyük paya sahip oldu. Enerji artıklarının(3) payı %36,1 olurken doğal enerji girdilerinin(4) payı ise %11,1 olarak hesaplandı.

Fiziksel enerjinin varış yerleri itibarıyla en büyük pay ekonomik faaliyetlerin oldu

Fiziksel enerjinin varış yerleri itibarıyla, 2024 yılında, ekonomik faaliyetler %51,7 ile en büyük payı alırken hanehalklarının oranı ise %9,3 olarak hesaplandı. Toplam enerji kullanımına göre, ekonomik faaliyetler içinde ise en büyük pay %39,7 ile imalat sanayinin oldu.

Enerji akışlarının varış yeri itibarıyla dağıtımı, 2024      Toplam enerji kullanımının ekonomik faaliyetlere dağılımı, 2024

Enerji ürünlerinin nihai kullanımı 5 bin 727 petajul oldu

Enerji ürünlerinin nihai kullanımı 2024 yılında 5 bin 727 petajul oldu. Nihai enerji kullanımında hanehalklarının payı %32,7, imalat sanayinin payı %31,1 olurken, imalat sanayini %23,5 ile ticaret, hizmetler ve ulaştırma sektörü takip etti.

Ekonomik faaliyetler ve hanehalklarının nihai enerji kullanımı, 2024

Enerji ürünlerinin nihai kullanımında en çok petrol ürünleri tüketildi

Enerji ürünlerinin nihai kullanımında 2024 yılında petrol ürünleri %41,9 ile ilk sırayı aldı. Petrol ürünlerini sırasıyla, %22,4 ile elektrik, %22,0 ile doğal gaz, %7,7 ile kömür ürünleri, %4,6 ile ısı ve %1,4 ile diğer ürünler takip etti.

Enerji ürünlerinin nihai kullanım oranları, 2024

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İletişimin tarihini değiştiren dehanın bilinmeyen hikâyesi: “Alexander Graham Bell”

 VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Naomi Pasachoff’un kaleme aldığı Alexander Graham Bell adlı kitabı okurlarla buluşturuyor. Mucit Alexander Graham Bell’in hayatındaki önemli olaylara; kardeşlerinin trajik ölümlerinden ailenin Londra’dan Kanada’ya taşınmasına, Boston’daki öğretmenlik görevinden kayınpederi Gardiner Hubbard ile tanışmasına kadar birçok konuya değinen bu biyografi, okuyucuya Bell’in yaşadığı dönemin kapsamlı bir özetini sunuyor.

 VakıfBank Kültür Yayınları’nın Bilim Kitaplığı dizisi, Naomi Pasachoff’un kaleme aldığı ve Mustafa Gül’ün Türkçeye kazandırdığı “Alexander Graham Bell” adlı çalışmayla genişlemeye devam ediyor. Pasachoff, bu kapsamlı biyografide çok yönlü bir bilim insanı ve mucit olan Alexander Graham Bell’in yaşamına ve yaşadığı döneme ışık tutuyor. Kitap; Bell’in kardeşlerinin trajik ölümlerinden ailesinin Londra’dan Kanada’ya göç edişine, Boston’daki öğretmenlik yıllarından kayınpederi Gardiner Hubbard ile tanışmasına kadar birçok önemli dönüm noktasını ele alıyor. Konuşma terapisti bir baba ve işitme engelli bir annenin oğlu olan Bell’in, sesi iletme teknolojileri ve havacılık alanındaki çalışmaları da kitapta geniş yer buluyor. Başta telefon olmak üzere geliştirdiği çığır açıcı icatlar modern çağın en dönüştürücü buluşları arasında kabul edilse de Bell, işitme engellilerle yürüttüğü çalışmaları ve iletişimi kolaylaştıracak araçlar geliştirmeyi hayatının en önemli uğraşı olarak görüyordu. Pasachoff ayrıca, Bell’in Elisha Gray ile yaşadığı patent rekabeti gibi tartışmalı başlıklara da dikkatle eğiliyor. Bell’in yaşam öyküsünün yanı sıra, telefon ve fotofonun çalışma prensiplerini açıklayan teknik bilgiler ile ses ve konuşmanın fiziğine dair bölümler de eser boyunca okura eşlik ediyor.

Kitaptan: 

“Bell’in yöntemi basitti. Önce kara tahtaya bir insan yüzü çiziyordu. Ardından çocuklardan tahtada bir işaret çubuğu kul­lanarak gösterdiği noktalara dokunmalarını istiyordu. Daha son­ra silgi kullanarak tahtada yalnızca Görünür Konuşma’da tasvir edilen dudak, dil ve diğer konuşma organlarını bırakıyordu. Son olarak onlara her bir konuşma organını kullanarak nasıl farklı sesler çıkarabileceklerini gösteriyordu. Kısa süre içinde en küçük çocuklar bile Görünür Konuşma sembolleriyle belirtilen heceleri seslendirebilir hâle gelmişti. 

İşitme engelli öğrencilerine duyamadıkları sesleri göre­rek konuşmayı öğretmek, Bell’in öğretmen olarak hedeflerin­den yalnızca biriydi. Sesin fiziğini anladığı için tüm seslerin titreşen nesneler tarafından üretildiğini biliyordu. Bu nedenle, öğrencilerinin ses titreşimlerini hissetmelerine yardım ederek çevrelerindeki seslere karşı duyarlı olmalarını sağlamaya da çalıştı. Kullandığı yardımcı araçlardan biri basit bir oyuncak balondu. İşitme engelli çocuklar, balonu göğüslerine sıkıca bastırdıklarında çevrelerindeki seslerin titreşimlerini hissede­biliyordu. Bell bu yöntemin, hava karardıktan sonra caddede karşıdan karşıya geçen bir çocuğun, sıkıca tuttuğu bir balon aracılığıyla yaklaşan bir aracın titreşimlerini hissetmesi saye­sinde hayatının kurtulmasına bile yardımcı olabileceğini umu­yordu.”

 Yazar Hakkında;

Williams College’ta araştırma görevlisidir, birçok okul ve üniversite fen bilimleri ders kitabının ortak yazarıdır ve Oxford Portraits in Science serisindeki Marie Curie ve Radyoaktivite Bilimi dâhil olmak üzere çeşitli diğer ders kitapları ve ticari kitapların yazarıdır. Williams College, Rensselaer Polytechnic Institute ve Skidmore College’ta İngilizce kompozisyon ve edebiyat dersleri vermiştir. Radcliffe College, Harvard Üniversitesinden lisans, Columbia Üniversitesinden yüksek lisans ve Brandeis Üniversitesinden doktora derecesine sahiptir.

KÜNYE

Yayınevi: VBKY

Kitabın adı: Alexander Graham Bell Bağlantı Kurma

Yazar: Naomi Pasachoff

Kategori: Bilim

Son Okuma: Mustafa Alim

Çevirmen: Mustafa Gül

Proje Editörü: Baha Zafer

Sayfa Uygulama: Yümna Sarıkaya

Kapak Görseli: Faruk Özcan

Sayfa Sayısı: 160  

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı