Menderes Belediyesi’nden Kadınlara Doğa Yürüyüşü

Menderes Belediyesi kadınlar için pilates kursuna katılan kadınlar için doğa yürüyüşü düzenledi.

Menderes Belediyesi pilates kurslarına katılan kadınları doğa yürüyüşüne götürdü. Eğitmen Fatma Barkın’ın kursiyerleri ile çıktığı gezi parkurunda yürüyüş Balaban Göleti’ne doğru yapıldı. Yürüyüşe katılan kadınlar Balaban Göleti’nde mangalda sucuk ekmek molası verdi. Eğlenceli anların yaşandığı yürüyüş programında kadınlar, Balaban Göleti etrafında çöpleri de temizleyerek örnek bir davranış sergiledi.

Sağlıklı bir yaşam için spor

Doğa yürüyüşü programı hakkında konuşan Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, “Kadınlarımız için eğlenceli bir program gerçekleştirdik. Hocamız öncülüğünde güzel doğamızın içinde spor dolu bir etkinlik oldu. Tüm vatandaşlarımızın sağlıklı bir yaşam için spor yapmasını, uzun yürüyüşlere çıkmasını öneriyoruz. Kadınlarımızı da pilates kurslarımıza bekliyoruz. Buna benzer etkinlikleri artırmak adına çalışmalar gerçekleştiriyoruz” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İki Bölümden Oluşan ‘Tampa’nın Sırları Özel’, 4 Mayıs Pazartesi Saat 20.00’de National Geographic WILD Ekranlarında İzleyicilerle Buluşuyor!

Gergedanların duygusal anlarından bebek bir orangutanın baloncuklarla tanıştığı eğlenceli dakikalara kadar; Tampa’nın en sevilen sakinlerinin en özel anlarını keşfe çıkarak vahşi yaşam kutlamalarına katılıyoruz. 

İki bölümden oluşan “Tampa’nın Sırları Özel”, 4 Mayıs Pazartesi saat 20.00’de National Geographic WILD ekranlarına geliyor.

Ödüllü yönetmenlerden nefes kesen belgeselleri, vahşi yaşamın gözler önüne serildiği kaliteli yapımları Türk izleyicisi ile buluşturan National Geographic WILD kanalını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bornova’da Minikler Taş Devri’ne yolculuk yaptı

Bornova Belediyesi tarafından Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte çocuklar, Taş Devri’nden günümüze uzanan eğlenceli bir yolculuk yaptı. Atölye, drama ve oyunlarla tarih öncesi yaşamı deneyimleyen 7-12 yaş grubu katılımcılar hem öğrendi hem eğlendi. Etkinlik sonunda miniklere “Zaman Yolculuğu” hatıra belgeleri verildi.

Bornova Belediyesi tarafından düzenlenen “Zamanın İzinde: Taş Devri’nden Bugüne Macera Dolu Yolculuk” etkinliği, çocuklara unutulmaz bir gün yaşattı. Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte 7-12 yaş grubundaki minikler, 8 bin 500 yıl öncesine uzanan eğlenceli ve öğretici bir keşfe çıktı.

Eğlence ve öğrenme bir arada

Gün boyu süren etkinlikte çocuklar; çocuk yogası, Zumba Kids ve “zamanda yolculuk” temalı aktivitelerle enerjilerini atarken, “Ateş Başında Taş Devri Masalları” ile geçmişin hikâyelerini dinledi. Ayrıca yaratıcı drama atölyesinde Taş Devri yaşamını canlandıran minikler, hem eğlendi hem öğrendi.

Sürpriz etkinlikler ve hediyelerle zenginleşen program, çocukların tarih bilincini artırmayı hedeflerken ailelerden de büyük ilgi gördü.

Tarihle iç içe unutulmaz deneyim

Etkinlik sonunda katılımcı çocuklara “Zaman Yolculuğu” temalı hatıra belgeleri verildi. Bu özel belgeyle minikler, Yeşilova Höyüğü’nde yaşadıkları tarih yolculuğunu ölümsüzleştirdi.

Bornova Belediyesi yetkilileri, çocukların geçmişi deneyimleyerek öğrenmelerini sağlayan bu tür etkinliklerin artarak devam edeceğini belirtti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Milli İrade’de Ortaçağ Türk dünyasına yolculuk

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Milli İrade Sohbetleri” bu kez “Ortaçağ Türk Dünyası’nda Yaşam” başlığıyla katılımcılara kapsamlı bir tarih yolculuğu sundu. Söyleşinin bu haftaki konuşmacısı Doç. Dr. Meryem Gürbüz, Türklerin Orta Asya’dan başlayarak Anadolu, İran, Kafkasya ve Doğu Avrupa’ya uzanan geniş coğrafyadaki varlığını ele aldı.

ORTAÇAĞ TÜRK DÜNYASININ GENİŞ COĞRAFYASI ANLATILDI

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarih ve kültür bilincini aşılamak amacıyla düzenlediği “Milli İrade Sohbetleri” bu hafta da yoğun ilgi gördü. Gençlere tarihsel bir yolculuğa çıkaran programın 2. oturumu “Kütüphanem Kocaeli” çatısı altında Alev Alatlı Kütüphanesi Söyleşi Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleşti. Doç. Dr. Meryem Gürbüz’ün konuşmacı olarak yer aldığı programda, Türklerin Orta Asya’dan başlayarak Anadolu, İran, Kafkasya ve Doğu Avrupa’ya uzanan geniş coğrafyadaki varlığı ele alındı. Karahanlılar, Gazneliler ve Büyük Selçuklular gibi önemli devletlerin siyasi yapıları ve yönetim anlayışlarını detaylı şekilde aktaran Gürbüz, katılımcılara kapsamlı bir tarih yolculuğu sundu.

GENÇLERE TARİH BİLİNCİ AŞILANDI

Programda Ortaçağ Türk dünyasında göçler, devletleşme süreçleri ve Selçukluların yükselişi üzerinden Türk boylarının tarih sahnesindeki hareketliliği ele alınırken, İpek Yolu’nun ekonomik ve kültürel etkileri de katılımcılara aktarıldı. Sosyal yapı, göçebe ve yerleşik yaşam, inanç dönüşümleri ve sözlü kültür gibi başlıklarla zengin bir perspektif sunan programda gençlerin Türk dünyası hakkında daha fazla bilgi edinmeleri sağlandı.

BİR SONRAKİ SÖYLEŞİ 15 MAYIS’TA

Söyleşi, Ortaçağ Türk dünyasının günümüz Türk kimliği, sosyal yaşamı, devlet anlayışı ve kültürel yapısı üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesiyle sona erdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin “Milli İrade Sohbetleri: Buyur Buradan Dinle, Tarih Projesi” kapsamında düzenlediği etkinlikler, vatandaşları alanında uzman isimlerle buluşturmaya devam ediyor. Serinin bir sonraki söyleşisi 15 Mayıs Cuma günü Alev Alatlı Kütüphanesi’nde Prof. Dr. Mehmet Topal’ın “Osmanlı’da Gündelik Yaşam” konulu konuşmasıyla gerçekleştirilecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Tugay: İzmir’de arkeoloji ve gastronomiyi birleştirmemiz lazım

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali’nin açılışını yaptı. Renkli bir kortejle başlayan festivalde Urla sokakları sanat ve gastronomiyle doldu taştı. Başkan Tugay, kent turizmi için arkeoloji ve gastronomiyi birleştirme çağrısı yaptı. 

İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı. 

Çiftçilerden Urla’nın emeğine yakışır kortej 

Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Dr. Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı. 

“İzmir Türkiye’nin en fazla tarım yapılan kentidir” 

Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, “İzmir’in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali’nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihsel olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye’de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor” diye konuştu. 

“Urla’nın önce kökenini bilmek lazım”

Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihsel ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, “Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz” dedi.

Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, “Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız” diye konuştu.

“İzmir’de yaşamaya her zaman özeniyorlar”

Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, “Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor” dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, “Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor” diye konuştu.

“Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız”

İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, “Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik.  İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir’le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin ‘İzmir’in dağlarında çiçekler açar’ marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman ‘Güzel günler göreceğiz çocuklar’ şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız.  İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur” diye konuştu.

“Gelecek toprağıyla  bağını koparmayan şehirlerin olacak”

Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, “Gelecek toprağıyla  bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi.  Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir” diye konuştu. 

“Urla’da toprak konuşur, emek büyür” 

Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, “Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır” dedi. 

İzmir’in ilk deniz ürünleri festivali için kollar sıvandı 

Açılış töreninin ardından Başkan Tugay,  Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet  Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen “Tarım Gastronomi ve Turizm” başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere karşın kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, “İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının  geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz” dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti.  

“Ege Bölgesi adeta bir maden”

Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, “Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden” dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti.

Urla sokakları sanat ve gastronomiyle dolup taşacak

12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda müzik dinletileri yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzmir Bakırçay Üniversitesi’nde Bahar Coşkusu: 4–7 Mayıs’ta Bahar Şenlikleri Başlıyor

İzmir Bakırçay Üniversitesi, gelenekselleşen Bahar Şenlikleri ile bu yıl da öğrencilerini dopdolu bir etkinlik programıyla buluşturuyor. 4–7 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek şenlikler, müzikten sanata, spordan eğlenceye uzanan geniş içeriğiyle kampüste unutulmaz anlara sahne olacak.

Şenlikler kapsamında Buray, Erdem Kınay, İkilem gibi sevilen sanatçı ve gruplar başta olmak üzere birçok müzik grubu ve sanatçı sahne alacak. Konserlerin yanı sıra şarkı yarışmaları, dans gösterileri ve DJ performanslarıyla kampüs, dört gün boyunca kesintisiz bir eğlence atmosferine bürünecek.

Etkinlik programı yalnızca müzikle sınırlı kalmayacak; ödüllü sokak oyunları, açık hava sinema gösterimleri, resim yarışmaları ve tasarım sergileri ile katılımcılar yaratıcılıklarını sergileme fırsatı bulacak. Sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiren bu zengin içerik, üniversite yaşamına renk katacak.

Şenlikler kapsamında ayrıca Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı ve Devlet Tiyatroları sanatçılarının katılımıyla söyleşiler düzenlenecek, tiyatro gösterileri ile sahne sanatları kampüse taşınacak. Böylece katılımcılar hem eğlenecek hem de kültürel ve sanatsal açıdan zengin bir deneyim yaşayacak.

İzmir Bakırçay Üniversitesi Bahar Şenlikleri, öğrencilerin sosyal etkileşimini artırmayı, kampüs yaşamını canlandırmayı ve gençlerin sanatsal, kültürel ve sportif faaliyetlere katılımını teşvik etmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda şenlikler, üniversitenin dinamik ve üretken yapısını yansıtarak kente de önemli bir kültürel hareketlilik kazandıracak.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Edremit’te 1 Mayıs coşkuyla kutlandı

Edremit’te 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, binlerce kişinin katılımıyla coşku içinde kutlandı. Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş da belediye işçileriyle birlikte hizmet binası önünde toplanarak kutlamalara katıldı.

1 Mayıs etkinlikleri kapsamında sabah saatlerinde Vergi Dairesi önünde bir araya gelen sendikalar, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, işçiler ve vatandaşlar kortej yürüyüşü gerçekleştirdi. Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, CHP Edremit İlçe Başkanı Emin Yalçıntaş, belediye başkan yardımcıları ve meclis üyeleri de yürüyüşte yer aldı.

Baraj Caddesi’nden başlayan kortej, Azerbaycan Bulvarı üzerinden Şehit Hamdibey Meydanı’na kadar sloganlar, marşlar ve şarkılar eşliğinde ilerledi. Yürüyüş boyunca emek, dayanışma ve adalet vurgusu ön plana çıktı.

Meydanda sona eren yürüyüşün ardından DİSK/Genel-İş Sendikası Baş Temsilcisi Öğüt Çelik, KESK Temsilcisi Bahadır Yıldırım ve Birleşik Kamu-İş Temsilcisi İsmail Hasar tarafından günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapıldı. Konuşmalarda emek, adalet, demokrasi, eşitlik ve örgütlenme vurgusu öne çıkarken, çalışanların haklarına yönelik talepler dile getirildi.

Program, sanatçıların sahne alarak katılımcılara müzik dinletisi sunmasıyla sona erdi.

Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, belediye personeliyle birlikte kortejde yer alarak işçilerin bayramını kutladı. Emeğin ve alın terinin her zaman yanında olduklarını belirten Ertaş, “İşçilerimizin haklarını her koşulda savunmaya devam edeceğiz. Dayanışmayı büyüterek, alanlarda ve meydanlarda omuz omuza yürümeyi sürdüreceğiz” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ekranların en iddialı Magazin programı ‘NR1 Magazin’ bu hafta da dopdolu!

Sunuculuğunu ekranların sevilen yüzü Tuğçe Aral’ın, yapımcılığını ise deneyimli isim Suat Yanç’ın üstlendiği sezonun en iddialı ve dinamik magazin programı NR1 Magazin, yepyeni bölümüyle izleyiciyi ekran başına kilitlemeye hazırlanıyor. En renkli, en güncel ve en çok konuşulan magazin olaylarının nabzı, bu Cuma saat 20:00’de NR1 Türk ekranlarında atacak.

Bu Hafta NR1 Magazin’de Neler Var?

Haftanın en sıcak magazin başlıklarının tüm detaylarıyla masaya yatırılacağı programda, izleyiciyi temposu hiç düşmeyen dopdolu bir içerik bekliyor. İşte bu haftanın öne çıkan başlıkları:

  • Seda Sayan’dan Güldüren Tepki: Kıbrıs’ta sahne alan ünlü sanatçı Seda Sayan, eşi Çağlar Ökten’in sahnede evlilik yıl dönümleri için yaptığı beklenmedik sürprize nasıl bir tepki verdi? İzleyenleri kahkahaya boğacak o anlar…

  • Semicenk Konserinde “Pişti” Şoku: Spor, sanat ve müzik dünyasının akın ettiği, ünlü akınına uğrayan Semicenk konserinde hangi eski sevgililer pişti oldu? O çok konuşulan geceden yansıyan çarpıcı görüntüler.

  • Ziynet Sali’den Estetik Göndermesi: Memleketi Kıbrıs’ta sevenleriyle buluşan Ziynet Sali, sahnede estetik yaptıran hangi ünlü isimlere bomba göndermelerde bulundu?

  • Tescilli Güzeller Belli Oldu: Ankara’nın ev sahipliğinde düzenlenen görkemli Beauty of Turkey 2026 yarışmasının kazanan güzelleri kimler oldu?

  • Müziğin Nabzı: Haftanın en renkli ve coşkulu konserlerinden çok özel görüntüler ile müzik listelerine hızlı bir giriş yapan yepyeni video klipler ekranlara gelecek.

Stüdyoda Özel Konuk: Hilal Altın

Sadece özel haberleriyle değil, ağırladığı konuklarıyla da adından söz ettiren programda Tuğçe Aral’ın bu haftaki stüdyo konuğu; güçlü sesi ve yorumuyla dikkat çeken Hilal Altın olacak. Seda Sayan’ın hafızalara kazınan hit parçası *”Gerçekçi Ol”*u yıllar sonra kendine has tarzıyla yeniden yorumlayan başarılı şarkıcı, müzik yolculuğunu ve yeni projelerini NR1 Magazin’de izleyicilerle paylaşacak.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ece Gürsel’den Le Baron sahnesinde yeni imaj

Ece Gürsel, Le Baron sahnesinde sergilediği yeni imajı ve peş peşe seslendirdiği şarkılarıyla dikkatleri üzerine çekti. Yoğun sahne temposu ve müzik kariyerine verdiği ağırlıkla son dönemde sıkça adından söz ettiren Gürsel, hem yenilenen tarzı hem de bitmek bilmeyen enerjisiyle izleyicilerden tam not aldı.

“Sokak Kafası” Klibi İçin Zorlu Çekim

Yeni projeleri hakkında da sevenlerine müjdeler veren Gürsel, söz ve müziği Turgay Saka ile Zafer Kerey’e, aranjesi ise Hüseyin Kırkışoğlu’na ait olan “Sokak Kafası” adlı yeni şarkısına klip çektiğini açıkladı. Yönetmen koltuğunda Selim Akar’ın, görüntü yönetmenliğinde ise Varol Şahin’in yer aldığı proje için heyecanını paylaşan Gürsel, “Ortaya muhteşem bir iş çıktı” yorumunu yaptı.

Klipte profesyonel bir oyuncu ile çalışmama kararı aldığını belirten ünlü isim, projede yalnızca yeğeninin yer aldığını ve bunun kendisi için çok özel bir anlam taşıdığını ifade etti. Çekimlerin zorlu hava koşullarında iki gün boyunca yoğun bir tempoyla gerçekleştiğini söyleyen sanatçı, annesinin rahatsızlığı sebebiyle uykusuz geçirdiği 22 saatlik set sürecinin kendisini oldukça zorladığını da sözlerine ekledi.

“Peş Peşe Çok Güçlü Şarkılar Geliyor”

Yepyeni şarkıların yolda olduğunu müjdeleyen Gürsel, “Unutulur mu?” adlı parçasının da çok yakında dinleyiciyle buluşacağını belirtti. Yaz boyunca sahne çalışmalarına hız kesmeden devam edeceğini ve özellikle Bodrum sahnelerinde sık sık sevenleriyle buluşacağını söyleyen sanatçı, kariyer rotasıyla ilgili şu iddialı sözleri sarf etti:

“Artık müzik kariyerime çok daha fazla odaklandım. Benim için en önemli şey konserlerim ve üretmeye devam etmek. Peş peşe çok güçlü şarkılar geliyor.”

Tiyatro Sahnelerine Üç Farklı Oyunla Dönüyor

Müzikteki iddiasını sahnede oyunculukla da harmanlamaya devam eden Ece Gürsel, önümüzdeki sezon tiyatro projelerine de ağırlık vereceğini duyurdu. Başarılı isim, tam üç farklı tiyatro oyunuyla izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda 7. Etap: Akdeniz’in Kalbinde Hız Yarışı

61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, kıyasıya mücadelelere sahne olan etapların ardından 2 Mayıs Cumartesi günü koşulacak Antalya – Antalya etabıyla devam edecek. 

23 takım, 27 ülkeden 158 bisikletçinin mücadele ettiği TUR 2026, 8 etap boyunca yalnızca sportif rekabeti değil, Türkiye’nin doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini de uluslararası yayın ağıyla dünya sahnesine taşımaya devam ediyor.

2 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirilecek Antalya – Antalya etabı, 11.30 – 13.30 saatleri arasında TRT Spor ve Eurosport ekranlarından canlı yayınlanacak ve uluslararası yayın ağıyla dünya genelinde izleyiciyle buluşacak.

7. Etap: Antalya – Antalya (152,4 km)

2 Mayıs Cumartesi günü koşulacak 7. etap, 152,4 kilometrelik parkurda gerçekleştirilecek. Antalya’dan 09.50’de start alacak etap, şehir içi geçişlerin ardından doğu yönünde Serik hattına uzanarak yine Antalya’da sona erecek.

Akdeniz kıyılarında başlayacak etap, Antalya şehir geçişinin ardından düz ve akıcı yapısıyla yüksek tempoya uygun bir profil sunacak. Etabın ilk bölümünde yer alan Türkiye Güzellikleri Sprint Kapısı ve ilerleyen kilometrelerdeki ara sprint noktaları, yarışın temposunu belirleyen kritik unsurlar arasında yer alacak.

Parkurun büyük bölümünde sprinter takımlarının kontrolünde yüksek hızda bir yarış beklenirken, orta bölümde yaşanacak sprint mücadeleleri finiş öncesi sıralama açısından belirleyici olacak. Etabın son bölümünde konumlanan 3. kategori tırmanış ise yarışa sınırlı da olsa taktiksel bir hareket katabilecek.

Serik çevresinden dönüşle birlikte yeniden Antalya istikametine yönlenecek etapta, şehir merkezine yaklaşırken hızın giderek artması bekleniyor. Geniş ve teknik açıdan akıcı yollar üzerinde koşulacak finiş, güçlü sprinterler arasında yüksek tempolu bir mücadeleye sahne olacak. Sporcuların 13.00 – 13.20 saatleri arasında finiş çizgisine ulaşması öngörülüyor.

Bu etap, sprinterler için önemli bir fırsat sunarken, genel klasman favorilerinin kontrollü bir yarışla pozisyonlarını korumayı hedefleyeceği kritik bir gün olarak öne çıkıyor. Antalya finişi ise bir kez daha kalabalık ve çekişmeli bir sprint mücadelesine sahne olmaya aday.

Antalya etabı: Sprint geleneğinin hızlı adresi

Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu tarihinde Antalya – Antalya parkuru, bugüne kadar toplam 7 kez koşularak organizasyonun öne çıkan etaplarından biri oldu. Bu etapların 4’ü (1997, 2000, 2002 ve 2008) TUR’un final etabı olarak düzenlenirken, 3’ü (1990, 2024 ve 2025) ise yarışın başlangıç etabı olarak programda yer aldı.

Düz ve sprinterlere uygun yapısıyla yüksek tempolu finişlere sahne olan Antalya – Antalya etapları, her zaman süratli ve çekişmeli mücadeleleriyle dikkat çekti. Bu etaplar arasında en yüksek ortalama hıza ulaşılan yarış ise 46.298 km/s ile 2025 yılında koşulan etap oldu.

Akdeniz’in kalbinde tarih, doğa ve şehir ritmi dünya vitrininde

Antalya’da başlayıp yine Antalya’da sona erecek bu etap, yalnızca yüksek tempolu yarış yapısıyla değil, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini taşıyan eşsiz coğrafyasıyla da dikkat çekiyor. Akdeniz’in en önemli turizm merkezlerinden biri olan Antalya, masmavi denizi, köklü tarihi ve modern şehir yaşamıyla bu yolculuğun merkezinde güçlü bir hikâye sunuyor.

Rotanın ilk bölümünde şehir merkezinden geçen parkur, Antalya’nın simgelerinden biri olan Kaleiçi’nin tarihi dokusunu gözler önüne sererken; Hadrian Kapısı’ndan dar taş sokaklara uzanan bu bölge, geçmiş ile günümüzü aynı hat üzerinde buluşturuyor. Yivli Minare, antik liman ve geleneksel mimarisiyle Kaleiçi, şehrin kültürel zenginliğini en zarif şekilde yansıtan duraklardan biri olarak öne çıkıyor.

Antalya’nın doğusunda yer alan Perge ve Aspendos, bölgenin tarihsel derinliğini artıran en önemli merkezler arasında yer alıyor. Sütunlu caddeleri, devasa tiyatroları ve mühendislik harikası yapılarıyla bu kadim şehirler, Anadolu’nun kültürel mirasını günümüze taşıyan etkileyici açık hava müzeleri niteliği taşıyor.

Doğanın en etkileyici yüzlerinden biri ise Antalya’nın şelalelerinde kendini gösteriyor. Düden ve Kurşunlu Şelaleleri, falezlerden dökülen suların yarattığı görsel şölenle şehrin doğal zenginliğini ortaya koyarken, Toroslar’dan süzülen bu su kaynakları etap boyunca doğayla iç içe bir atmosfer sunuyor.

Rotanın ilerleyen bölümünde öne çıkan Köprülü Kanyon ise yalnızca doğal güzelliğiyle değil, rafting rotaları ve tarihî köprüleriyle macera ve keşif duygusunu bir araya getiriyor. Çam ormanlarıyla çevrili bu etkileyici doğa koridoru, Antalya’nın yalnızca bir sahil şehri olmadığını, aynı zamanda güçlü bir doğa destinasyonu olduğunu da gözler önüne seriyor.

Antalya şehir merkezine dönüşle birlikte etap, Akdeniz’in enerjisini ve şehrin dinamik yapısını yeniden hissettirirken, bu benzersiz rota; tarih, doğa ve modern yaşamın iç içe geçtiği güçlü bir hikâyeyle uluslararası izleyiciye Türkiye’nin zenginliğini etkileyici bir şekilde yansıtıyor.

Akdeniz’in zengin mutfağıyla lezzet dolu bir yolculuk

Antalya’da başlayıp yine Antalya’da sona erecek etap boyunca, Akdeniz mutfağının zengin ve karakteristik lezzetleri yarışa eşlik ediyor. Bölgenin köklü mutfak kültürü, doğal ürünlerin ön planda olduğu özgün tarifleriyle etap boyunca güçlü bir gastronomi çeşitliliği sunuyor.

Antalya mutfağının öne çıkan lezzetlerinden piyaz, tandır kebabı ve serpme kahvaltı gibi tatlar, şehrin gastronomik kimliğini yansıtırken; zeytinyağlılar ve taze sebzelerle hazırlanan yöresel yemekler, Akdeniz’in hafif ve rafine mutfak anlayışını ön plana çıkarıyor.

Torosların bereketli doğasından gelen ürünlerle şekillenen mutfak kültürü, doğal aromaları ve geleneksel tarifleriyle bu lezzet yolculuğuna özgün bir karakter katıyor. Yerel üretim ve taze malzemelerle hazırlanan yemekler, Antalya’nın gastronomi zenginliğini her lokmada hissettiriyor.

Akdeniz’in doğallığını ve zenginliğini yansıtan bu gastronomi rotası, uluslararası izleyiciye Türkiye’nin mutfak kültürünü güçlü ve etkileyici bir şekilde sunuyor.

TUR 2026’da Büyük Kapanış: Finiş Ankara’da

Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun final günü (3 Mayıs), Ankara – Ankara etabı ile tamamlanacak. TUR 2026’nın son etabı, yüksek tempolu yapısı ve sprinterlere uygun parkuruyla bir kez daha finiş mücadelesine sahne olacak.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı