İzmir Devlet Opera Ve Balesi 2025–2026 Sanat Sezonunu Görkemli Bir Programla Kapatıyor

İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB), 27 Eylül 2025’te “Troya” epik operasının prömiyeri ile açtığı 2025–2026 sanat sezonunu, Mayıs ve Haziran aylarında sahneleyeceği zengin bir programla taçlandırıyor. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren İZDOB; opera, modern dans, bale, müzikal komedi ve oda müziği konserlerinden oluşan kapanış programıyla sanatseverlere unutulmaz bir final yaşatmaya hazırlanıyor.

Sezon boyunca Troya, Kuğu Gölü, Midas’ın Kulakları, Attila, Fındıkkıran, Figaro’nun Düğünü, Bir Tenor Aranıyor, Don Kişot ve Tosca gibi dünya klasiklerini ve yerli yapımları sahneye taşıyan İZDOB; sezonun finalinde de iddialı yapımlarını izleyiciyle buluşturuyor.

Mozart’ın Ölümsüz Eseri Modern Dansla Buluşuyor

Mayıs ayının açılışı, 2 Mayıs Cumartesi günü saat 15.00’te sahnelenecek W. A. Mozart Requiem ile yapılacak. Müzik tarihinin en güçlü dini eserlerinden biri olarak kabul edilen Requiem, bu sezon İZDOB sahnesinde modern dans yorumuyla hayat buluyor. Nisan ayında dört temsille seyirciyle buluşan eser, Mayıs ayındaki son gösterimiyle sanatseverlere etkileyici bir veda sunmaya hazırlanıyor.

Geleceğin Sanatçıları Sahnede

12 Mayıs Salı günü saat 20.00’de sahnelenecek İZDOB Çocuk Balesi Gösterisi, kurumun yetiştirdiği genç dansçıların emeğini sergileyecekleri özel bir program olarak Mayıs ayının dikkat çekici etkinlikleri arasında yer alıyor. Hülya Şeren Nüfusçu, Serhat Nüfusçu ve Pınar Ertürk tarafından sahneye konulan gösteride, İzmir Devlet Opera ve Balesi Çocuk Balesi sahne alacak. Yapım, kurumun sanat eğitimi misyonunun sahnedeki yansıması olarak öne çıkıyor.

Broadway’in Komedi Klasiği Yeniden Sahnede

Ken Ludwig’in dünyaca ünlü müzikal komedisi Bir Tenor Aranıyor, 14 Mayıs Perşembe ve 16 Mayıs Cumartesi tarihlerinde yeniden sanatseverlerle buluşacak. Rejisörlüğünü Barış Meydan’ın üstlendiği, orkestra şefliğini Orhan Öner Özcan ve Gökmen Fahlioğulları’nın dönüşümlü olarak yürüttüğü yapım, 1930’lar Amerika’sında geçen kurgusu, temposu hiç düşmeyen mizahı ve İZDOB’un genç solist kadrosunun performansıyla sezon boyunca yoğun ilgi görmeye devam ediyor.

Sezonun Son Operası: Tosca

Sezonun son opera prodüksiyonu olan Giacomo Puccini’nin Tosca operası, 21 Mayıs Perşembe ve 23 Mayıs Cumartesi günleri saat 20.00’de Necdet Aydın Sahnesi’nde sahnelenecek. 31 Mart’ta prömiyeri gerçekleştirilen yapımın orkestra şefliğini Roberto Gianola, rejisörlüğünü ise Yiğit Günsoy üstleniyor. Aşk, politik baskı ve güç ilişkileri temalarını işleyen “Tosca”, İZDOB Korosu ve İZDOB Çocuk Korosu’nun da sahne aldığı görkemli prodüksiyonuyla sezonun unutulmaz temsillerinden birini izleyiciyle paylaşmaya hazırlanıyor.

Dört Viyolonsel, Tek Bir Ses

Klasik müzik severler için 22 Mayıs Cuma günü saat 20.00’de Necdet Aydın Sahnesi’nde İZDOB Cello Quartet konseri gerçekleştirilecek. İzmir Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nın viyolonsel sanatçıları E. Deniz Polater, Ece Bal, Gülin Soydan ve Pelin Odabaşı’ndan oluşan dörtlü, oda müziği repertuvarının seçkin örneklerini izleyiciyle buluşturacak.

Sezonun Perdesi Çocukların Sesleriyle Kapanıyor

2025–2026 sanat sezonunun finali, 5 Haziran Cuma günü saat 20.00’de Necdet Aydın Sahnesi’nde gerçekleştirilecek İZDOB Çocuk Korosu Konseri ile yapılacak. Koro şefliğini Başar Ünal’ın üstlendiği konserde, İzmir Devlet Opera ve Balesi Çocuk Korosu sahne alacak. Sezon boyunca Tosca operasında da yer alan genç sanatçılar, kapanış konseriyle hem yıl içindeki emeklerini taçlandıracak hem de sezonun perdesini coşkulu bir programla kapatacak.

Eser biletleri; Bornova Kültür ve Sanat Merkezi gişelerinden, “Sanat Cepte” mobil uygulamasından ve Biletinial üzerinden temin edilebilir. İZDOB’un güncel etkinlik takvimine ve eser bilgilerine www.operabale.gov.tr adresinden ve kurumun resmi sosyal medya hesaplarından ulaşılabilir.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çocuk Eğitim Birimi Mezunları Kendi Yazdıkları Oyunla Sahneye Çıktı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Çocuk Eğitim Birimi (ÇEB) öğrencileri, ilk kez kendi yazdıkları oyunları sahneleyerek mezun oldular.

Uzaylı canavarlardan, sürpriz doğum günü partilerine, protesto eylemi yapanlardan, dönme dolapta mahsur kalanlara, her satırı çocukların yaratıcılıkları ve hayal güçlerinin ürünü olan hikayeleri izlediğimiz oyun, 27 Nisan Pazartesi günü, saat 19:00’da Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde gösterimini yaptı.

Mezun olan çocukların heyecanına İBB Kültür Daire Başkanı Tolga Volkan Aslan, Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, Şehir Tiyatroları Müdürü Oytun Askeroğlu, Genel Sanat Yönetmeni Yardımcıları Emrah Özertem, Berna Adıgüzel ve Çocuk Eğitim Birimi Sorumlusu Deniz Yeşil Mavi eşlik ettiler.

Oyunun sonunda söz alan Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever:

“Öncelikle bu kadar güzel bir oyuna, bu kadar güzel bir enerjiye ev sahipliği yapmaktan çok onur duyduk. Hepsine çok teşekkür ediyorum ve kutluyorum.

Ben onlardan daha heyecanlıyım. Onlar iki sene önce bir hayal kurdular ve bugün İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun Çocuk Birimi’nden mezun oldular. Bu eğitimleri sırasında hayal kurmanın ne kadar değerli olduğunu öğrendiler. Bu eğitimlerinde özgüvenlerini pekiştirdiler. Birlikte hareket etmeyi, farklı pencerelerden bakıp aynı çözümü üretmeyi öğrendiler. Empati yeteneklerini geliştirdiler.

İlerde tüm yaşıtlarınızdan farklı olacaksınız ve hayatınızda fark yaratacaksınız” dedi.

Oyunun sonunda Şehir Tiyatroları Müdürü Oytun Askeroğlu da söz aldı:

“Hepiniz çok güzeldiniz. Orada oturup sizleri izlemek inanılmaz keyifliydi ve bizleri çok mutlu etti. Yolunuz, bahtınız, şansınız açık olsun. Her biriniz ustaların önünde bir yıldız gibi parladınız. Tebrik ediyorum. Ayrıca tüm eğitmenlerimize ve sahnedeki çalışanlarımıza çok teşekkür ediyorum” dedi.

Çocuk Eğitim Birimi çatısı altında, İBB Şehir Tiyatroları sanatçılarından oyunculuk, diksiyon, hareket gibi pek çok başlıkta eğitim alan öğrenciler, 2024-2026 dönemini kapsayan yolculuklarının sonunda seyircileriyle buluştular.

Kuruluş perspektifi ile, Türkiye’de konservatuvar eğitimini başlatan, usta-çırak ilişkisini de ilk günden dokularına yerleştirmiş İBB Şehir Tiyatroları’nın sanatçıları, her dönem ÇEB öğrencileriyle deneyimlerini gönüllü olarak paylaştılar.

İBB Şehir Tiyatroları Çocuk Eğitim Birimi’ne iki yılda bir, sınavla alınan öğrencilerin eğitim çalışmalarının bir parçası olarak yazdıkları, rol dağılımını yaptıkları oyunda ustalarımızdan bize, bizden bu kentin çocuklarına çoğalarak büyümesini istediğimiz tiyatronun, umudun, neşenin ve oyunbazlığın izlerini gösterdiler.

Eraslan Sağlam’ın yönetmenliğinde sahnelenen ve 29 öğrencinin yazdığı kısa oyunların hiçbir ekleme yapılmadan, tek bir oyun perspektifi ile yorumlanarak iç içe geçirildiği “1915-2025 Şapkadan Tiyatro Çıkartan Çocuklar, Devridaim”in dramaturjisi ve şarkı sözleri Sinem Özlek’e, müziği Çiğdem Erken’e, koreografisi ise İlkem Ulugün’e ait. 

Dekor ve kostüm tasarımını Duygu Ateş’in yaptığı, oyunculuk eğitiminde Betül Bavli, diksiyon eğitiminde Aslı Akın Narcı’nın katkılarıyla sahnelenen oyunun ışık tasarımı Eren Gündüzalp, efekt tasarımı ise Gökhan Suna ve Hanefi Topraktepe’nin.

Oyunda Ada Serdaroğlu, Alya Çolak, Ayşe Naz Değerliyurt, Ayşe Nehir Koçer, Bade Uvalı, Bilge Genç, Burç Yalçın, Çınar Aydınoğlu, Efe Yonar, Eyva Şengül, Haktan Ata Küçükyücel, İsmail Ali Demir, Kuzey Küçük, Latifa Melis Aktürk, Melisa Karakaya, Mert Civan Ülgensoy, Mert Lokman, Minna Elgailani Fadal Alla, Neva Zeynep Süleyman, Nil Koçak, Nil Uyğur, Nisanur Karip, Öykü Aydın, Pelin Sönmez, Rüya Karen Tiryaki, Su Şura Çakır, Tuna Kemal Avcıl, Yağmur Erdem, Zeynep Nil Çağlar rol aldılar.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Gupi’nin sinema filmi 23 Ekim 2026’da sadece sinemalarda!

Çocukların severek izlediği GUPİ, ilk sinema filmiyle büyük perdeye geliyor!

 

GUPSE ÖZAY’ın kendi çocukluğundan ilhamla yarattığı, yapımcılığını üstlendiği ve seslendirdiği Gupi, kısa sürede yalnızca çocukların değil, ailelerin de kalbinde özel bir yer edindi.

 

Gupi’nin sinema filmi, 23 Ekim 2026’da CJ ENM Türkiye dağıtımıyla tüm Türkiye’de ve sonrasında dünyanın birçok ülkesinde vizyona girerek izleyicileri kahkaha dolu, heyecanlı bir maceraya davet ediyor.

 

31 Ekim 2025’te Netflix’te yayınlanan Gupi animasyon serisi, 23 haftadır Türkiye Top 10 listesinde olmaya devam ediyor. 190 ülkede, 5 farklı dil seçeneğiyle izleyiciyle buluşan animasyon serisi, bu büyük ilginin ardından gelen sinema filmi ile evrenini daha da büyüterek izleyicilere unutulmaz bir deneyim sunmayı hedefliyor. Kahkaha, dostluk ve umut dolu bu macerayı kaçırmayın!

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nilüfer’de renkli dayanışma: Sanat ve sevgi panosu

Nilüfer Belediyesi ve Yıldırım Bayezid Rotary Kulübü iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Seramik Dayanışma Duvarı’, düzenlenen törenle açıldı. Özel gereksinimli öğrencilerin de dahil olduğu farklı okullar, seramik severler ve sanatçıların destekleriyle tamamlanan eser, Nilüfer’in ‘engelsiz kent’ vizyonunun en renkli ve somut örneklerinden biri oldu.

Nilüfer Belediyesi ile Yıldırım Bayezid Rotary Kulübü öncülüğünde; sivil toplum kuruluşları, gönüllü sanatçılar ve özel gereksinimli çocukların aylar süren ortak emeğiyle hazırlanan ‘Seramik Dayanışma Duvarı’, İbrahim Yazıcı Stadyumu’nda düzenlenen törenle açıldı. Gerçekleştirilen törende, projenin paydaşları olan Hacı Mehmet Zorlu Özel Eğitim Meslek Okulu, Bizim Ev Engelliler Sosyal Yaşam Merkezi, Alara Ortaokulu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Çağdaş Eğitim Kooperatifi (ÇEK) Kır Çiçekleri öğrencileri ile öğretmenleri hazır bulundu. Gönüllü seramik sanatçıları Adnan Baysan, Vedat Dinç, Figen Özden ve Sinem Yayman’ın teknik desteğiyle hazırlanan pano, aylar süren bir emeğin ürünü olarak duvarda yerini aldı.

“NİLÜFER BİR DAYANIŞMA KENTİDİR”
Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, dayanışmanın Nilüfer’in merkezinde olduğunu vurgulayarak, “İbrahim Yazıcı Stadyumu’nun bu duvarı bundan sonra bambaşka hikayeler anlatacak. Ve bu hikayenin kahramanları çocuklarımız; onların elleri, sabırları ve emekleri. Engellerin sadece birlikte olduğumuzda aşılabileceğini bugün burada bir kez daha görüyoruz” dedi.

Başkan Şadi Özdemir, projenin Kasım 2025’te başlayan ve farklı atölyelerde şekillenen parçaların birleşmesiyle tamamlanan ortak bir yolculuk olduğunu belirterek, “Birbirinden habersiz çalışan ellerin aslında birbirini ne kadar güzel tamamladığını burada gördük. Bu eser, özel çocuklarımızı kent yaşamında çok daha görünür kılacaktır” diye konuştu.

“SİVİL TOPLUMLA GÜÇ BİRLİĞİ YAPIYORUZ”
Yıldırım Bayezid Rotary Kulübü Başkanı Ayşe Gavas da böyle bir projeye vesile olmaktan duydukları mutluluğu dile getirerek, sivil toplum kuruluşu olarak topluma değer katan hizmetlerin bir parçası olmaya devam edeceklerini belirtti.

Konuşmaların ardından Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve Yıldırım Bayezid Rotary Kulübü Başkanı Ayşe Gavas, projenin fikrini ortaya koyan ve aynı zamanda atipik otizmli bir bireyin annesi olan Elif Kumaru’ya, bu anlamlı yolculuğu başlattığı için teşekkür plaketi takdim etti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türk Devletleri Piyanistleri Konseri’nde piyano resitali

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı tarafından düzenlenen “Türk Devletleri Piyanistleri Konseri”, farklı coğrafyalardan seçkin sanatçıları aynı sahnede bir araya getirdi. Akdeniz Üniversitesi Antalya Devlet Konservatuvarı merkezli olarak kurulan Türk Devletleri Piyanistleri Konser Grubu müzikseverlere seçkin bir piyano resitali sundu.

Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Türk Devletleri Piyanistleri Konseri, Antalyalı müzikseverlere müzik şöleni sundu. Konserde Azerbaycan’dan Doç. Dr. Samir Mirzayev ve Zöhre Abdullayeva, KKTC’den Pelin Ece Acar, Kırgızistan’dan Dr. Talgat Arakeev, Kazakistan’dan Dameli Nurbergen ve Türkiye’den Hakan Aksoy sahne aldı. Her sanatçı önce dünya piyano repertuvarından seçkin bir eseri, ardından kendi coğrafyasından ya da Türk dünyasından bir bestecinin eserini seslendirdi.

ORTAK KÜLTÜR COĞRAFYASINDA MÜZİK YOLCULUĞU

Romantik dönemin büyük bestecilerinden, piyanonun efsane isimlerinden Franz Liszt’in vefatının 140. yılı sebebiyle konserde, Liszt’in eserleri programda özel bir yer tuttu. Geceye katılanlar piyanonun evrensel diliyle; Kırgızistan’dan Kazakistan’a, Türkiye’den Azerbaycan’a, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Türk dünyasının ortak kültür coğrafyasına uzanan özel bir müzik yolculuğuna tanıklık etti.

 

 
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Vekili Büşra Özdemir Yörük obaları etkinliğine katıldı

Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, 27. Geleneksel Kumluca Tarım ve Seracılık Festivali’nde Yörük obaları ve geleneksel Yörük ateşi etkinliğine katıldı.

27. Geleneksel Kumluca Tarım ve Seracılık Festivali’ne Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, Kumluca Belediye Başkanı Mesut Avcıoğlu, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Başkan Vekili Büşra Özdemir, festival kapsamında Yörük kültürünü yaşatmak amacıyla 41 mahalle muhtarı tarafından kurulan Yörük obalarını ziyaret etti. Büşra Özdemir, Yörük obalarında muhtarlar ve vatandaşlarla sohbet etti.

ÖZÜMÜZE SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDİYORUZ

Başkan Vekili Büşra Özdemir daha sonra Yörük ateşi yakma etkinliğine katıldı. Başkan Vekili Özdemir, burada yakılan Yörük ateşinin geçmişle gelecek arasında kurulan bağı aydınlattığını belirterek, “Bu ateş atalarımızdan bize kalan büyük bir emanettir.  Bizlere düşen görev, emaneti korumak, yaşatmak ve çocuklarımıza aktarmaktadır. Büyükşehir Belediyesi olarak bizler özümüze sahip çıkmaya, üreticinin yanında olmaya, ilçelerimizin değerlerini güçlendirmeye devam ediyoruz. Bir şehri güçlü kılan yolları, binaları, meydanları değildir. Bir şehri güçlü kılan; insanıdır, emeğidir, kültürüdür, hafızasıdır. Kumluca’nın bu güzel festivalinde bu güçlü ruhu hep birlikte görüyoruz. Bugün burada birlik ruhunu, dayanışmayı, toprağına sahip çıkan üreticinin onurunu ve Yörük kültürünün dimdik duruşunu görüyoruz. 27 yıldır bu festivali yürüten ve katkı koyan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

GELENEKSEL YÖRÜK ATEŞİ YAKILDI

Kumluca Belediye Başkanı Mesut Avcıoğlu, Başkan Vekili Büşra Özdemir’e 27. Geleneksel Kumluca Tarım ve Seracılık Festivali’ne katkılarından dolayı plaket takdim etti. Daha sonra Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir ve beraberindeki heyet 27. Geleneksel Kumluca Tarım ve Seracılık Festivali kapsamında geleneksel Yörük ateşini yaktı.

KUMLUCA İLÇE ÖRGÜTÜ İLE BULUŞTU

Başkan Vekili Özdemir, Kumluca ziyareti kapsamında CHP Kumluca İlçe Örgütü ile buluştu. Özdemir, CHP Kumluca İlçe Başkanı Emre Güzelyürek ve ilçe yönetimiyle bir araya geldi. Ziyarette CHP İl Başkanı Nail Kamacı, Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi, ilçe başkanları ve meclis üyeleri yer aldı. Başkan Vekili Özdemir, Kumluca’da örgütün sahadaki emeğini ve kurduğu güçlü bağı yakından gördüklerini belirterek, aynı sorumluluğu paylaşan bir anlayışla omuz omuza yürümeyi sürdüreceklerini kaydetti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

YEDAŞ’tan Amasya’ya 5 Milyar TL’lik Enerji Yatırımı

YEDAŞ, Amasya’da hayata geçireceği yeni dönem yatırım planlarını Büyük Amasya Oteli’nde düzenlenen basın toplantıyla kamuoyuna duyurdu. Toplantıya YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, Bölgeler Koordinatörü Emin Uğur Asan, Amasya Bölge Müdürü Eren Demirkan ve Kurumsal İletişim Müdürü Emin Genç katıldı.

Amasya genelinde 3 binin üzerinde trafo, 9 bin kilometreyi aşan hat uzunluğu ve 250 bini aşkın aboneye hizmet sunan YEDAŞ, 290 MVA’yı aşan kurulu güç ve yıllık 650.000 MWh seviyesindeki tüketimle kentin enerji ihtiyacını karşılıyor. Şirket, bu güçlü altyapıyı yeni trafo binaları, şebeke güçlendirme ve yedekleme yatırımlarıyla daha ileri taşıyarak artan enerji talebine sürdürülebilir çözümler sunmayı hedefliyor. 

 Kesinti Adedi ve Süresinde Önemli İyileşme 

 Son 7 yılda gerçekleştirilen yatırımların etkisi, kesinti göstergelerinde belirgin şekilde ortaya çıktı. Amasya’da abone başına ortalama kesinti süresi yüzde 46 oranında azalırken, kesinti adedi yüzde 38 düşüş gösterdi. 2025 yılı itibarıyla kesinti süresi 616 dakikaya, kesinti adedi ise 8,2 seviyesine geriledi. 

Bu iyileşmede teknoloji yatırımları önemli rol oynadı. SCADA ve OMS sistemleri sayesinde şebeke uzaktan izlenip yönetilebilir hale gelirken, arızalara müdahale süreleri kısaldı. Uzaktan enerjilendirme oranı yüzde 99 seviyesine ulaşırken, arıza tespit süreçleri saniyeler içinde gerçekleştirilebilir hale geldi. SCADA altyapısındaki gelişimle istasyon sayısında yüzde 1.057 artış sağlandı. 

Barış Demir: “Hedefimiz Kesintisiz ve Sürdürülebilir Enerji” 

YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, Amasya’da gerçekleştirilen yatırımlara ilişkin değerlendirmesinde, “Amasya’da gerçekleştirdiğimiz yatırımların en önemli çıktısı, vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmet kalitesinde yaşanan somut iyileşmedir. Son yıllarda kesinti sürelerinde ve sıklığında elde ettiğimiz düşüş, doğru planlama ve kararlı yatırım yaklaşımımızın bir sonucudur. Önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı yatırımlarımızla Amasya’da geleceğin enerji altyapısını kurmaya ve kesintisiz enerji arzını daha da güçlendirmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. 

YEDAŞ, önümüzdeki 5 yıllık dönemde hayata geçireceği 5 milyar TL’lik yatırım planı ile Amasya’nın enerji altyapısını daha da güçlendirerek, bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlamayı sürdürecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Çerçioğlu’ndan Germencik’te Küçük Üreticilere Yem Desteği

Çerçioğlu’nun öncülüğünde kırsal kalkınmayı destekleyen çalışmalarını sürdüren eden Aydın Büyükşehir Belediyesi, yem hibesi projesini Germencik’te küçük üreticilerle buluşturdu.
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun üretimin sürdürülebilirliğini sağlamaya ve hayvancılığı desteklemeye yönelik çalışmaları kapsamında, 5 ve altında büyükbaş hayvana sahip üreticilere sığır süt yemi ve sığır besi yemi desteği sağlanıyor.
Aydın Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından planlı şekilde gerçekleştirilen dağıtımlar doğrultusunda Germencik’teki üreticilere ulaştırılan yem hibesi, bölgedeki yetiştiriciler tarafından memnuniyetle karşılandı. Üreticiler, verilen desteklerden memnuniyet duyduklarını belirterek Başkan Çerçioğlu’na teşekkür etti.
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, üreticilere desteklerinin süreceğini belirtti ve  “Çalışma ve projelerimizle üreticilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Kırsal mahallelerimizde hayvancılığı destekleyen çalışmalarımızı sürdürüyor, projelerimizi hemşehrilerimizle buluşturuyoruz. Çalışmalarımıza devam edeceğiz. Hizmetle büyüyen Aydın” ifadelerini kullandı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

15. Uluslararası Alaçatı Ot Festivali yüz binlerce kişiyi ağırladı

Alaçatı Ot Festivali, bir hafta boyunca yarışmalar, söyleşiler, gastronomi buluşmaları ve renkli etkinliklerle Çeşme’de baharın coşkusunu yaşattı.

Köklerden Dünyaya” temasıyla bu yıl ilk kez uluslararası kimliğiyle düzenlenen 15. Alaçatı Ot Festivali, yoğun katılım ve dopdolu programıyla sona erdi. Türkiye’nin dört bir yanından ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen konukları Alaçatı’nın eşsiz atmosferinde buluşturan festival, kültür, gastronomi ve doğayı bir araya getirdi.

Alaçatı sokakları festivalle canlandı

Festival süresince Alaçatı sokakları sabahın erken saatlerinden itibaren hareketlenirken, kurulan stantlarda yerel üreticiler bölgenin kendine özgü otlarını, enginarını, Çeşme limonunu ve doğal ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. Yerel üretimin ve sürdürülebilir tarımın ön plana çıktığı festival, bu yönüyle de büyük ilgi gördü.

Şefler Meydanı uluslararası buluşmaya sahne oldu

Alaçatı Pazaryeri Camii arkasında kurulan “Şefler Meydanı”nda gerçekleştirilen uluslararası yemek yarışmaları, farklı ülkelerden şefler ile genç gastronomi öğrencilerini bir araya getirdi. Gün boyu süren yarışmalar ve atölyeler, bilgi paylaşımının yanı sıra kültürel etkileşime de katkı sundu.

Mehmet Yalçınkaya’dan gastronomiye güçlü vurgu

Festivalin öne çıkan isimlerinden Mehmet Yalçınkaya, “Sofranın Diplomasisi Gücü” başlıklı söyleşisiyle gastronominin kültürler arası etkileşimdeki rolüne dikkat çekti. Ege mutfağının özünde doğaya saygının yattığını vurgulayan Yalçınkaya, Alaçatı’nın yerel otlarının mutfağın en yalın ama en karakterli halini yansıttığını ifade etti. Festival boyunca gerçekleştirdiği paylaşımlar ve tariflerle ziyaretçilerden büyük ilgi gören Yalçınkaya, Alaçatı’nın gastronomi sahnesine uluslararası ölçekte katkı sundu.

Söyleşiler, etkinlikler ve buluşmalar büyük ilgi gördü

Festival kapsamında düzenlenen söyleşilerde edebiyat, gastronomi ve sürdürülebilirlik gibi farklı alanlar bir araya gelirken; yazar buluşmaları, çocuk etkinlikleri ve spor aktiviteleri her yaştan ziyaretçiye hitap etti. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen programlar yoğun ilgi görürken, Alaçatı Deneyim Noktası’nda düzenlenen özel söyleşiler de festivalin dikkat çeken durakları arasında yer aldı.

Final günü de yoğun katılımla gerçekleşti

Festivalin son günü de yine yoğun bir katılımla gerçekleşti. Söyleşiler, yazar buluşmaları, çocuk etkinlikleri ve spor aktiviteleri gün boyu devam ederken, uluslararası şeflerin sahne aldığı programlar ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Dört gün boyunca yüz binlerce kişinin katılımıyla Alaçatı sokakları dolup taşarken, festival kentin kültürel ve gastronomik kimliğini güçlü şekilde yansıttı.

Başkan Denizli: “Uluslararası kimliğiyle gurur duyuyoruz”

Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, festivalin uluslararası boyutuna dikkat çekerek,
“Bu yıl 15’incisini gerçekleştirdiğimiz Alaçatı Ot Festivali’ni uluslararası kimliğiyle düzenlemenin gururunu yaşıyoruz. Farklı ülkelerden şeflerimiz, Ege mutfağının eşsiz otlarıyla özgün tarifler hazırladı. Hem gençlerimize hem de yetişkinlerimize gastronomi alanında önemli deneyimler sunduk” dedi.

Çeşme’nin marka etkinliği bir kez daha gücünü gösterdi

Alaçatı Ot Festivali, kültür, gastronomi ve sosyal yaşamı buluşturan güçlü içeriğiyle bir kez daha Çeşme’nin en önemli marka etkinliklerinden biri olduğunu ortaya koyarken, geride unutulmaz anılar ve yüksek bir katılım bırakarak coşkuyla tamamlandı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Su ürünleri sektörü ilk çeyrekte ihracatını yüzde 24 artırdı

İhracatın yıldız sektörlerinden su ürünleri sektörü ihracatta başarı hikayesi yazmaya 2026 yılının ilk çeyreğinde de devam etti. 2025 yılının ocak – mart döneminde 445 milyon dolarlık ihracata imza atan Türk su ürünleri sektörü, 2026 yılının aynı döneminde ihracatını yüzde 24’lük artışla 552 milyon dolara ulaştırdı.

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Türk su ürünleri sektörünün; Levrek, Çipura, Türk Somonu, Orkinos, Alabalık, Kaya Levreği ve Diğer Su Ürünleri kategorilerinin tamamında ihracat artış başarısı gösterdiğini dile getirdi.

Levrek liderliğini sürdürdü

Levrek ihracatının yüzde 29’luk artış ve 185 milyon dolarlık tutarla ilk sıradaki yerini koruduğu bilgisini veren Demir, “Çipura ihracatımız yüzde 18’lik artışla 140 milyon dolara ilerledi. Türk su ürünleri sektörümüzün son 10 yıllık süreçte dünya sofralarına ikramı olan Türk somonu yüzde 8’lik ihracat artışıyla 84 milyon dolardan 91 milyon dolara yükseldi. Orkinos ihracatımız yüzde 155’lik rekor artışla 18,5 milyon dolardan 47 milyon dolara sıçradı. Alabalık ihracatından 29,3 milyon dolar, kaya levreğinden 7 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Diğer su ürünleri ihracatımız 45 milyon dolardan 52 milyon dolara çıktı” şeklinde konuştu.

Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların

2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin 552 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 370 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği üyesi ihracatçıların gerçekleştirdiğini vurgulayan Başkan Demir şöyle devam etti: “Egeli ihracatçılar Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini yaptı. Bir başka ifadeyle her üç balık ihracatımızın ikisinin altında Egeli ihracatçıların imzası vardı. Egeli ihracatçılar levrek ve çipura ihracatında daha parlak bir başarı hikayesi yazdılar. Türkiye’nin levrek ihracatında Egeli ihracatçıların payı yüzde 90’a ulaştı. Çipura ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 84’ü temsil etti.”

21-23 Nisan 2026 tarihlerinde Barcelona’da dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarından biri olan Seafood Expo Global’de Türk su ürünleri sektörünün gücünü ve potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen satın almacılara gösterdiklerini paylaşan Demir, “Türkiye pavilyonu, fuar boyunca gerçekleştirdiği tanıtım ve tadım etkinlikleriyle öne çıkarken, ünlü şeflerin Türk su ürünleriyle hazırladığı özel menüler katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Fuar ile eş zamanlı olarak 21 Nisan 2026 tarihinde Barcelona Marina’da yer alan Velissima Restaurant’ta gerçekleştirilen “Mediterranean Taste of Turkish Seafood” temalı tadım etkinliği, Ege, İstanbul ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri tarafından ortaklaşa yürütülen Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edildi. Söz konusu etkinliğe Türk su ürünleri ihracatçı firma temsilcileri, yerli ve yabancı basın mensupları, potansiyel yabancı alıcı ve distribütörler, sektörün önde gelen kurum ve kuruluşları ile yabancı sosyal medya etkileyicileri katıldı. Dünyaca ünlü şefler Francesco Mattana ve Thomas Straker da Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edilen bu tadım etkinliğine katılarak Türk su ürünlerinin eşsiz lezzetlerini deneyimledi ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi aldı. Etkinlikte yabancı şefler tarafından Türk balıklarıyla hazırlanan özel pişirim ve sunumlar gerçekleştirilirken, Türk su ürünlerinin yüksek kalitesi, çeşitliliği ve dünya mutfağına entegrasyonu vurgulandı. Bu kapsamlı tanıtım faaliyetleriyle Türk su ürünlerinin özellikle Akdeniz gastronomisindeki güçlü konumunun uluslararası alanda daha da pekiştirilmesi hedeflendi” ifadelerini kullandı.

İhracatta ilk üç ülke Rusya, İtalya ve Hollanda oldu

Türk su ürünleri sektörünün en çok ihracat yaptığı ülkeler hakkında da bilgi veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Rusya’nın 88 milyon dolarlık taleple zirvedeki yerini koruduğunun altını çizdi. İkinci sıradaki İtalya’ya ihracatımızın yüzde 12’lik artışla 64 milyon dolardan 72 milyon dolara çıktığını ifade eden Demir, “Zirvenin üçüncü basamağında 57 milyon dolarlık ihracatla Hollanda yer aldı. Yunanistan’a ihracatımız yüzde 30’luk artışla 43,4 milyon dolardan 56,4 milyon dolara ilerledi. İngiltere 52,7 milyon dolarlık Türk su ürünleri talep etti. En dikkat çekici ihracat artışımız yüzde 151’le Japonya’ya oldu. 2025 yılı ilk çeyreğinde 13,5 milyon dolarlık su ürünleri gönderdiğimiz Japonya’ya 2026’nın ocak-mart döneminde 33,7 milyon dolarlık ihracat yaptık. ABD 32 milyon dolarlık, Almanya 19 milyon dolarlık İspanya 13 milyon dolarlık, Güney Kore 11,5 milyon dolarlık su ürünleri talebiyle ilk 10 ülke arasında yer aldılar. Su ürünleri ihraç ettiğimiz ülke sayısı 72’ye ulaştı” diyerek sözlerini noktaladı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı