Üreten Engelliler Merkezi’nde yıl sonu sergisi açıldı

Maltepe Belediyesi Üreten Engelliler Merkezi’nde eğitim alan kursiyerlerin yıl sonu sergisi açıldı.

Maltepe Belediyesi’ne bağlı kadın danışma ve sosyal yaşam merkezlerinde sene sonu sergileri düzenlenmeye devam ediyor. 20 Mayıs’a dek devam edecek programın ikinci günü Üreten Engelliler Merkezi’nde ve Küçükyalı Kadın Danışma ve Sosyal Yaşam Merkezi’nde gerçekleşti.

Feyzullah Mahallesi’ndeki Üreten Engelliler Merkezi’nde Maltepe İlçe Halk Eğitim Merkezi usta öğreticilerinden eğitim alan kursiyerlerin ve ailelerinin çalışmalarına yer verdikleri sergi, Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Nimet Karabulut, Feyzullah Mahallesi Muhtarı Ayça Bal, kursiyerler, aileleri ve sanatseverlerin katılımıyla açıldı. Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Nimet Karabulut serginin açılışında yaptığı konuşmasında özel gereksinimli bireylerin sosyal hayata katılımına destek vermeye devam edeceklerini söyledi. Merkezde özel gereksinimli bireylerin ve ailelerinin punch, kanaviçe, amigurumi, mozaik, mum, tekstil ve takı tasarımı eserleri ile atık malzemelerden dönüştürdükleri ürünleri  yer aldı. Kadın Emeği ve Dayanışma Sergisi 13 Mayıs Çarşamba günü Başıbüyük Kadın Danışma ve Sosyal Yaşam Merkezi ile Fındıklı Kadın Danışma ve Sosyal Yaşam Merkezi’nde ziyaretçilere kapılarını açacak.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nilüfer’de erişilebilirlik ve farkındalık semineri

Nilüfer Belediyesi, toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlediği seminerde engelli bireylerin yaşadığı sorunların asıl kaynağının fiziksel durumları değil, toplumdaki eksik düzenlemeler ve “erişilebilirlik” olduğu vurgulandı.

Nilüfer Belediyesi, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda toplumsal farkındalık semineri düzenledi. Nilüfer Belediyesi Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’ndeki “Engelli mi, Engellenen mi?” başlıklı seminerde, engelli bireylerin sosyal yaşamda karşılaştıkları zorluklar kapsayıcı şekilde dile getirildi.

Seminerin konuşmacıları Fiziksel Erişilebilirlik Deneyim Uzmanı Can Koç ve Görme Farklılığı Deneyim Uzmanı Utku Demiryakan, katılımcılara konuyla ilgili deneyimlerinden bahsetti. Hayat hikayelerinden çarpıcı örnekler veren konuşmacılar, konuyu somut şekilde ele aldı.

KENT TASARIMINDAKİ YANLIŞLAR ENGELLİLERİ ZORLUYOR

Trafik kazası sonrası tekerlekli sandalye kullanmaya başladığında, eğitime ve sosyal hayata katılımda yaşadığı zorlukları paylaşan Can Koç, bunun fiziksel durumundan değil, kaldırımların ve binaların uygunsuz tasarımından kaynaklandığını dile getirdi.

Utku Demiryakan ise öğrencilik yıllarında metroda yaşadığı bir deneyimi paylaştı. Sesli anonsların çalışmaması ve tabelaların okunamayacak kadar küçük olması nedeniyle yaşadığı kaybolma hikayesini anlatan Demiryakan, doğru bir tasarımla kolayca bu durumun önlenebileceğine dikkat çekti.

Seminerde, erişilebilirliğin sadece belediyelerin değil; özel sektörün, akademinin ve tüm bireylerin ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı. Katılımcıların da katkı sunduğu seminerin sonunda Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, konuşmacılara teşekkür etti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Salihli’de 16 Milyonluk Yatırımla Su Kesintileri Son Bulacak

Salihli’de yıllardır su kesintileri ve boru patlaklarıyla gündeme gelen mahallelerde altyapı sorunlarını kalıcı olarak çözmek amacıyla harekete geçen Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Şehitler ve Namık Kemal mahallelerinde içme suyu hattı yenileme çalışmalarına başladı.

MASKİ Genel Müdürlüğü, il genelinde ekonomik ömrünü tamamlamış altyapı ağlarını yenileme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda İçme Suyu Dairesi Başkanlığı, Salihli ilçesi Şehitler ve Namık Kemal mahallelerinde yaşanan kronik sorunları gidermek için düğmeye bastı. 16 milyon TL’lik yatırım bedeliyle hayata geçirilen proje kapsamında, 850 abonenin ekonomik ömrünü tamamlayan branşman hatları yenilenerek vatandaşlara kesintisiz ve daha sağlıklı içme suyu imkanı sağlanacak.

Başkan Dutlulu, “Salihli’mizin Altyapısını Modernize Ediyoruz”

Salihlili vatandaşların kesintisiz ve güvenilir içme suyuna ulaşımını sağlamak için ekiplerin sahada görev başında olduğunu belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Salihli’de kesintisiz ve sağlıklı içme suyu hedefimizle çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Şehitler ve Namık Kemal mahallelerimizde başlattığımız 16 milyon TL’lik yatırımla bölgedeki içme suyu hatlarımızı baştan aşağı yeniliyoruz. Özellikle eski hatlardan kaynaklanan ve hemşehrilerimizi mağdur eden arızaların önüne geçerek, Salihli’mizin altyapısını modernize ediyoruz. Vatandaşlarımızın en temel hakkı olan sağlıklı ve kesintisiz suya ulaşması bizim birincil önceliğimizdir. Manisa’mızın her noktasına kaliteli hizmet götürmek için emek veren tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi.

Başkan Nurlu’dan Başkan Dutlulu’ya Hizmet Teşekkürü

Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, MASKİ Genel Müdürlüğü İçme Suyu Dairesi Başkanı Necip Kurtarıcı, Salihli Koordinatörü Hüseyin Sungur ve MASKİ İlçe Şefi Lütfi Ersöz ile birlikte çalışmaları sahada inceledi. Ekiplerden teknik bilgi alan Başkan Nurlu, altyapının uzun yıllar boyunca yenilenmemesi nedeniyle ciddi sorunlar yaşandığını ifade etti. Başkan Nurlu, “Hemşehrilerimize verdiğimiz sözleri bir bir yerine getiriyoruz. Daha güçlü bir altyapı ve daha yaşanabilir bir Salihli için çalışmalarımız devam edecek. Bu süreçte desteklerini esirgemeyen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve tüm MASKİ ekiplerine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“Vatandaşlarımıza Sağlıklı Su Sağlıyoruz”

Çalışmalarla ilgili teknik detayları paylaşan İçme Suyu Dairesi Başkanı Necip Kurtarıcı ise, “Şehitler ve Namık Kemal mahallelerimizde mevcut borular ömrünü tamamladığı için sık sık patlaklar oluşuyor, bu da su kesintilerine yol açıyordu. Amacımız, bu hatları tamamen yenileyerek vatandaşlarımıza sağlıklı ve kesintisiz su imkanı sunmaktır. Bu bölgedeki çalışmaların ardından Salihli’nin merkezindeki diğer sorunlu noktalara müdahale edeceğiz. Manisa genelinde altyapı seferberliğimiz devam edecek” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Beyaz Kalpler, baharın gelişini kutladı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmit Beyaz Kalpler Eğitim ve Gelişim Merkezi’nde öğrenim gören öğrenciler, Seka Kamp Alanı’nda düzenlenen etkinlikte baharın gelişini kutladı. Tüm gün güneşin tadını çıkaran öğrenciler, hep birlikte hazırladıkları ikramlıklardan tadarak güzel havanın tadını çıkardı.

YÜZLERDEKİ GÜLÜMSEMELER DOĞAYA KARIŞTI

Bir sosyal sorumluluk projesi olarak hayata geçen İzmit Beyaz Kalpler Eğitim ve Gelişim Merkezi, bünyesindeki öğrencileri piknik organizasyonunda buluşturdu. Seka Kamp Alanı’nda moral ve motivasyon etkinliği kapsamında bir araya gelen “aşçılık ve pastacılık” branşı öğrencileri, bir yıllık eğitimin ve birlik-beraberliğin en güzel yanını piknikte doğayla iç içe yaşadı. Oldukça güzel, eğlenceli dakikaların yaşandığı etkinlik, öğrencilerin yüzlerdeki gülümsemelerine yansıdı.

MERKEZ’DE YAPILAN FAALİYETLER

Örgün eğitim dışında kalan gençlere yeni bir yol açan İzmit Beyaz Kalpler Eğitim ve Gelişim Merkezi’nde Aşçı Yardımcılığı, Pastacılık, Grafik Tasarım, Kuaförlük ve Güzellik Uzmanlığı, Barista ve Servis Eleman Yardımcılığı ile Müzik, Cam-Boncuk, Beden Eğitimi ve Spor (Tenis, Futbol, Basketbol, Voleybol ve Masa Tenisi) dersleri veriliyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kahramankazan’ın Özel Bireyleri Festivalde Yerini Aldı

Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Ankara Kent Konseyi’nin iş birliğiyle 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen 2. Engelsiz Ankara Festivali, “Başkentte Engel Yok, Şenlik Var” sloganıyla şehri adeta bir bayram yerine çevirdi. Bu anlamlı buluşmanın en dikkat çeken ve enerjisiyle hayran bırakan konuklarından biri de Kahramankazan Belediyesi oldu.

Program, hafızalardan silinmeyecek bir vakar ve gurur tablosuyla başladı. Kahramankazan Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü personeli, Engelsiz Yaşam Merkezi’nin azimli kursiyerleri ve fedakar aileleri, Kahramankazan Engelsiz Kafe personelleri ellerinde umut dolu pankartlarla Anıtkabir’e yürüdü. Ata’nın huzuruna sunulan çelenkle başlayan bu manevi yolculuk, yerini kısa sürede festival alanındaki renkli görüntülere bıraktı.

Kahramankazan Belediyesi’nin kurduğu stant, festivalin adeta cazibe merkezi haline geldi. Engelsiz Yaşam Merkezi kursiyerlerinin aylardır el emeği ve göz nuruyla işlediği, sabrın ve yeteneğin ilmek ilmek dokunduğu atölye çalışmaları, ziyaretçilere kapılarını açtı. Sergilenen her bir eser, “engel” tanımının azim karşısında nasıl eriyip gittiğinin en zarif kanıtı oldu.

GÖNÜLLERE DOKUNAN ZİYARET: NURSEN YAVAŞ STANDI GEZDİ

Festivalin en sıcak anlarından biri, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın eşi Nursen Yavaş’ın Kahramankazan standını ziyaretiyle yaşandı. Kursiyerlerin heyecan dolu karşılamasıyla karşılaşan Yavaş, özel bireylerle tek tek ilgilenerek uzun süre sohbet etti. Üretilen eserleri hayranlıkla inceleyen ve bu başarı hikayelerine ortak olan Nursen Yavaş, Engelsiz Yaşam Merkezi’nin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi alarak kursiyerlerin mutluluğunu paylaştı.

HEM FARKINDALIK HEM EĞLENCE DOLU SESLER ANKARA SEMALARINDA YÜKSELDİ

Festival sadece bir sergi alanı değil, aynı zamanda ruhların özgürleştiği bir sahne oldu. Kahramankazan Belediyesi Engelsiz Kafe personeli ve özel bireyler, düzenlenen müzikli eğlencelerde gönüllerince dans edip oyunlar oynayarak günün tadını çıkardı.

“Başkentte Engel Yok, Şenlik Var” mottosunun hakkını veren organizasyon sayesinde engelli bireylerin toplumsal hayattaki güçlü duruşuna dair büyük bir farkındalık yaratıldı. Özel bireylerin ürettikleri eserler, “sanatın engeli olmaz” dedirterek büyük beğeni topladı. Aileler, çocuklarının bu mutlu gününde dayanışmanın ve bir arada olmanın huzurunu yaşadı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İzmir’in işgali 107’nci yılında APİKAM’da konuşulacak

İzmir’in 15 Mayıs 1919’daki işgalinin 107. yılında, Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi’nde (APİKAM) “İzmir’in İşgali ve Milli Mücadele Ruhunun Yükselişi” adlı söyleşi yapılacak. Prof. Dr. Fevzi Çakmak’ın konuk olacağı söyleşi, 13 Mayıs Çarşamba saat 18.00’de başlayacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi’nde (APİKAM) düzenlenen Kent Söyleşileri serisinde bu ay, ülke ve kent tarihinde acı bir sayfa olan 15 Mayıs işgali konuşulacak. “İzmir’in İşgali ve Milli Mücadele Ruhunun Yükselişi” başlığıyla, APİKAM Konferans Salonu’nda 13 Mayıs Çarşamba 18.00-19.30 saatleri arasında düzenlenecek söyleşi, Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Fevzi Çakmak’ın katılımıyla yapılacak. Söyleşide; İzmir’in işgali, işgal yıllarında yaşanan toplumsal olaylar geniş bir çerçevede ele alınırken, işgalin Kuvayımilliye örgütlenmesine, Milli Mücadele ruhunun yükselişine olan etkisi mercek altına alınacak.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yeni parkurda adrenalin dolu festival

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin spor kenti vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği önemli projelerden biri daha İzmirlilerle buluştu. Yeni dağ bisikleti parkuru, düzenlenen “Çatalkaya Downhill Festivali” ile açıldı.

Türkiye Bisiklet Federasyonu ve Ege Dağ Bisikleti Derneği iş birliğiyle, Narlıdere Terapi Ormanı’nda oluşturulan dağ bisikleti parkuru, doğayla iç içe sürüş deneyimi sunuyor. Festival boyunca sporcular ve bisiklet tutkunları parkurda adrenalin dolu anlar yaşarken, etkinlik alanı renkli görüntülere sahne oldu. İzmir’e kazandırılan yeni parkur, hem katılımcılar hem de izleyiciler tarafından büyük ilgi gördü.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin spor altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmaları kapsamında hayata geçirilen parkurun, kentte doğa sporlarının gelişimine katkı sağlaması hedefleniyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Tugay’dan Hemşireler Günü mesajı

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin 12 Mayıs Hemşireler Günü kapsamında düzenlediği “Geçmişten Geleceğe Hemşirelik: Kimlik, Güç, Dönüşüm” panelinde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, hemşirelik mesleğinin hak ettiği değeri görmesi gerektiğini vurguladı. Eşrefpaşa Hastanesi’ni Türkiye’ye örnek olacak bir sağlık modeli haline getirme hedeflerini dile getiren Tugay, “Huzur ve güven içinde çalışılan, nitelikli sağlık hizmeti sunan bir sistem kurmak için ne gerekiyorsa yapacağız” dedi.

Türkiye’nin ilk ve tek belediye hastanesi olan Eşrefpaşa Hastanesi, 12 Mayıs Hemşireler Günü’nü Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen “Geçmişten Geleceğe Hemşirelik: Kimlik, Güç, Dönüşüm” paneli ile kutladı. Etkinliğe eşi Öznur Tugay ile katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, hemşirelik mesleğine katkılarından dolayı Prof. Dr. İnci Erefe, Prof. Dr. Zeynep Conk ve Prof. Dr. Candan Öztürk’e yaşam boyu onur ödülü verdi. İnci Erefe Onur Ödülü de Eşrefpaşa Hastanesi’nde daha önceki yıllarda başhemşirelik yapmış olan Tülin Topuzoğlu’na takdim edildi.

“Ne gerekiyorsa yapacağız”

Panelin açılış konuşmasını yapan Başkan Tugay, Eşrefpaşa Hastanesi’nde tüm ekibin özveriyle çalıştığını belirterek, “Tabii ki daha iyisini hep birlikte sağlayacağız. Sadece İzmir için değil, Türkiye’ye örnek olacak bir sağlık hizmetini, huzur ve güven içinde çalışılan bir hastane ortamını kurmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Bu bizim için çok önemli. ‘Burası belediyenin Eşrefpaşa Hastanesi, hastane böyle olur; çalışanlar böyle huzurlu olur, böyle hizmet verir’ demek istiyoruz. Bizim idealimiz budur” diye konuştu.

“Hakkı tam olarak teslim edilmemiş bir meslek”

Hekimlik yaptığı dönemde hemşirelerin zor şartlarda çalıştığını gözlemlediğini belirten Başkan Tugay, eşi Öznur Tugay’ın da hemşire olduğunu söyledi. Tugay, “Bu meslek bizi bir araya getirdi, bu nedenle hayatımızda özel bir yeri var. Öğrencilikten meslek hayatının en ileri aşamalarına kadar birlikte çalıştığımız hemşirelerin iyi yürekli insanlar olduğuna inanıyorum. Hemşirelik, hakkı tam olarak teslim edilmemiş bir meslek. Özverili çalışmalarına rağmen çoğu zaman yeterince anlaşılmıyorlar. Hastalarla kurdukları şefkat bağı ve gösterdikleri emek çok özel. Gece gündüz hastaların yanında olan, onların ağrılarına çare olmaya çalışan ve onlara sahip çıkanlar hemşirelerdir” dedi.

“Hepsinin çözümü var”

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verilerine göre Türkiye’de bin kişiye düşen hemşire sayısının dörtten az olduğunu, ortalamanın ise dokuzun üzerinde olduğunu kaydeden Başkan Tugay, konuşmasında sağlıkta şiddet verilerine de yer verdi. 2025 yılında yapılan araştırmaya göre sağlık çalışanlarının yüzde 72’sinin sözel, yüzde 23’ünün fiziksel olarak şiddete maruz kaldığını aktaran Başkan Tugay, şunları söyledi:

“Dört sağlık çalışanından birinin şiddete maruz kaldığı bir dönem yaşıyoruz. 2025’te her 30 dakikada bir beyaz kod vakası yaşanmış. 2025’in ilk 6 ayında 8 bin 795 sağlık çalışanı şiddet nedeniyle resmi bildirimde bulunmuş. 8 bin 795 kişiyi bir araya getirelim; Beydağ ilçesi nüfusu kadar. Meslek hayatı boyunca en az bir kez şiddete uğrayan sağlık çalışanlarının oranı yüzde 69. Meslek sahiplerinin ve mağduriyet yaşayanların kendi kendine başa çıkmaya, mücadele etmeye çalıştığı durumlar. Bu sorunlar çaresiz değil, hepsinin çözümü var. Hepsiyle ilgili yapılabilecek bir şeyler, hepimize düşen sorumluluklar var. Öncelikle sahip olduğumuz bu değerin farkında olmamız lazım. Hemşirelik mesleğine kattığınız her şey için yürekten teşekkür ediyorum. Güzel yarınlar kendi kendine gelmiyor. Güzel yarınlar gerçekten mücadele etmekle geliyor. Her türlü sorun; oturduğunuz, edilgen durumda kaldığınız, haksızlığı normal gördüğünüz durumlarda büyüyerek ve artarak devam ediyor. Bu ülkenin yurttaşlarının en iyi sağlık hizmeti alma hakkı onların gerçek hakkıdır ve onlar için hizmet üreten hemşirelerimizin, doktorlarımızın, diğer sağlık çalışanlarımızın insanca çalışma şartlarına sahip olmalarına ihtiyaç var.”

“Daha güçlü bir sağlık yapısı kurmaya çalışıyoruz”

Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram ise “Sağlık hizmetleri, zor bir dönemden geçiyor. Kalabalık hastaneler, giderek ağırlaşan çalışma koşulları, yorgunluklarımız, bazen görünmez hale gelen emeğimiz ve geleceğe dair taşıdığımız kaygılar, meslek hayatımızın ruhunu zorlayan ağır bir yük oluşturuyor. Ancak tam da böyle zamanlarda birbirimize sahip çıkmanın, aynı değerlere tutunmanın ve mesleklerimizin özündeki insan sevgisini hatırlamanın çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Çünkü sağlık hizmeti yalnız bilgiyle, teknolojiyle ve modern binalarla değil vicdanla, merhametle ve dayanışmayla ayakta kalır. Eşrefpaşa Hastanesi, 118 yıllık tarihi boyunca bu topraklarda modern sağlık hizmetlerinin gelişimine tanıklık etmiştir, savaşlara şahitlik etmiş, hatta 1920 yılında Yunan ordusu tarafından işgal edilmiş özel bir kurum. Bütün bunların ötesinde bütün emekleri hafızasında bulunduran bir kurum. Bugün de insan odaklı yaklaşımını ve cumhuriyetin temel değerlerini yaşatmaya devam ediyor. Bir yandan köklü tarihimizin bize bıraktığı değerlere sahip çıkarken, diğer yandan yeni hastanemizle birlikte çağdaş tıbbın gereklerini yerine getiren daha güçlü bir sağlık yapısı kurmaya çalışıyoruz” dedi.

“Güçlendirilmiş hemşireler hayat kurtarır”

Türk Hemşireler Derneği Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ebru Melek Benligül, panelin açılışında yaptığı konuşmada, hemşirelerin sağlık sisteminin temel yükünü taşıdığını vurguladı. “Güçlendirilmiş hemşireler hayat kurtarır” ifadesinin bilimsel bir gerçek olduğunu belirten Benligül, hemşire başına düşen hasta sayısı azaldıkça ölüm oranlarının düştüğünü, hasta güvenliğinin arttığını ve sistemin ekonomik açıdan da rahatladığını söyledi. Hemşirelerin ağır iş yükü ve yetersiz istihdamla çalıştığına dikkat çeken Benligül, istihdamın maliyet değil, yaşama yatırım olarak görülmesi gerektiğini belirterek daha iyi çalışma koşulları talep etti.

“Mesleğin en güzel yanı umut olmak”

Eşrefpaşa Hastanesi Başhemşiresi Gülçin Akın da insanlara umut olmanın hemşirelik mesleğinin en güzel yanı olduğunu belirleterek şunları söyledi: “Bugün, hemşireliğin emeğinin, bilgisinin ödüllendirildiği gün. Birlikte olmaktan mutlu olduğumuz bir gün. Bu mutlu günü bize yaşatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a, Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram’a, idarecilerimize, saygıdeğer hocalarımıza, dernek başkanımıza ve meslektaşlarımıza çok teşekkür ederiz ve gururla söylüyoruz ki; iyi ki hemşireyiz.”

Sunum, gösteri ve konser

Programda, mesleği hemşirelik olan Öznur Tugay’a da Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, çiçek takdim ederek Hemşireler Günü’nü kutladı. Panel kapsamında onur konukları Prof. Dr. İnci Erefe “Bir Meleğin Doğuşu: Hemşireliğin Tarihsel İnşası”, Prof. Dr. Zeynep Conk “Güçlenen Kimlik: Profesyonel Hemşireliğin Bugünü” ve Prof. Dr. Candan Öztürk “Geleceği Şekillendirmek: 2026 ICN Teması ve Hemşireliğin Yarını” başlıklı sunumlar yaptı. Sunumların ardından halk oyunu gösterisi sahnelendi, ardından Uzm. Dr. Güney Yılmaz “Güneyden Esintiler” adlı konser verdi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tuğba Özay’dan toplumsal bir çığlık: Vallahi de bilmiyorum

Sanat dünyasının çok yönlü ve üretken isimlerinden Tuğba Özay, müzik kariyerinin en cesur ve provokatif projesi “Vallahi de Bilmiyorum” ile müzikseverlerin karşısına çıkıyor. Toplumsal yozlaşmaya karşı sert bir manifesto niteliği taşıyan eser, Seyhan Müzik etiketiyle günü tüm dijital platformlarda yerini aldı.

Yazdığı kitaplar, şiirler ve tiyatro oyunlarıyla sanatın birçok dalında kendini kanıtlayan Tuğba Özay, yeni teklisiyle alışılagelmiş pop kalıplarını yıkıyor. Sözleri bizzat Özay’a ait olan “Vallahi de Bilmiyorum”; modern dünyanın karmaşasını, şiddeti, adaletsizliği ve toplumsal kaosun yarattığı zihinsel yorgunluğu merkezine alıyor. Hiciv sanatının en çıplak haliyle kullanıldığı şarkı, sadece bir eğlence aracı olmanın ötesine geçerek, günümüz insanının içsel çatışmalarına ayna tutuyor.

Müzikal Ters Köşe: Evrensel Tınılar ve Karadeniz Ruhu

Usta isimleri tek bir çatı altında toplayan projenin bestesi İlkay Toktaş‘a, müzikal düzenlemesi ise usta aranjör Saffet Ulcay‘a ait. Dünya enstrümanlarının zenginliğiyle harmanlanan altyapı, dinleyiciye beklenmedik bir sürpriz sunuyor: Evrensel tınıların arasına yerleştirilen Karadeniz yöresine ait kemençe melodileri… Karadeniz’in hırçın ve dinamik ruhunu yansıtan bu bölüm, şarkının isyan dozunu ve enerjisini doruk noktasına taşıyor. Eser, finalinde müzik tarihine selam duran ironik kapanışıyla da dikkat çekiyor.

Cahide Palazzo’da Bir İlk ve Sarsıcı Bir Görsel Şölen

Projenin görsel dünyası da en az müzikalitesi kadar ezber bozucu. Eğlence ve sanatın ikonik noktası Cahide Palazzo‘da gerçekleştirilen çekimler, bu büyüleyici mekanda yapılan ilk klip çekimi olma özelliğiyle tarihe geçiyor. Usta yönetmen Erkan Nas‘ın kamerasından çıkan görüntüler; şarkının ruhunu yansıtan kaotik, sarsıcı ve gerçekçi sahnelerle izleyiciyi adeta bir serüvenin içine çekiyor.

Tuğba Özay, her zamanki enerjisi ve bitmek bilmeyen üretim tutkusuyla dinleyicileri konfor alanlarından çıkmaya, “yorum yapmaya” ve içinde yaşadığımız dünyayı yeniden düşünmeye davet ediyor.

“Vallahi de Bilmiyorum”, tüm dijital platformlarda ve Seyhan Müzik YouTube kanalında yayında!

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Demet Şener’den Şair Erhan Pendük’e gönülden destek

Şair Erhan Pendük’ün merakla beklenen “Adı Aşk Onun – Hasretlerin Şairi” isimli şiir kitabının lansmanı, sanat ve cemiyet hayatından birçok ünlü ismin katılımıyla görkemli bir şekilde gerçekleşti. Geceye katılanlar arasında, şaire verdiği destekle dikkat çeken ünlü manken Demet Şener de vardı.

Yıllara Meydan Okuyan Sırrını Paylaştı

Kariyerinde 31 yılı geride bırakmasına rağmen güzelliği ve zarafetiyle yıllara meydan okuyan Demet Şener, lansmanın en çok konuşulan isimlerinden biri oldu. Şair Erhan Pendük, bu anlamlı gecede kendisini yalnız bırakmayan Şener’e gönülden teşekkürlerini iletti.

Güzelliğinin ve bitmek bilmeyen enerjisinin sırrı merak edilen ünlü manken, içsel huzuruna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Her güne aynı yüksek enerjiyle başlıyorum. Hayatta sahip olduğum her şeye şükrediyor ve kendimi çok kıymetli görüyorum.”

Demet Şener’e Özel Şiir Sözü

Gecenin en dikkat çeken sürprizlerinden biri ise Erhan Pendük’ten geldi. Başarılı şair, bu özel gününde yanında olan Demet Şener’e ithafen özel bir şiir kaleme alacağının sözünü verdi.

Her Dizede Saklı Bir Hikâye

Erhan Pendük için şiir, yalnızca alt alta dizilmiş kelimelerden ibaret değil. Şiiri, yaşanmışlıkların bir iz düşümü olarak gören şaire göre; her eser başlı başına bir hikâye ve derin bir duygusal yolculuk barındırıyor. Kitapseverler, onun eserlerini okurken sadece şiir okumakla kalmıyor, aynı zamanda her dizenin ardında saklı kalmış bir yaşanmışlığa da tanıklık ediyor.

Samimi anlatımı, etkileyici dili ve duygu yüklü kalemiyle okurlarının kalbine dokunan Erhan Pendük, Türk edebiyatındaki özgün yolculuğunu başarıyla sürdürmeye devam ediyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı