Nâzım Hikmet 124. yaşında Nilüfer’de konserle anıldı

Nilüfer Belediyesi, Türk edebiyatının usta ismi Nâzım Hikmet Ran’ı doğumunun 124. yılında özel bir konserle andı. Usta şairin ölümsüz eserlerini seçkin sanatçılar seslendirdi. Gecenin sürprizi ise Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in Nâzım Hikmet’in ‘Yaşamaya Dair’ isimli şiirini seslendirmesi oldu.
Nilüfer Belediyesi, Nâzım Hikmet Ran’ı 124. doğum gününde eserlerinden oluşan konser ile andı. Nâzım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen programı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Başkan Yardımcısı Bukle Erman, meclis üyeleri Ali Sezgin ve Demirhan Aslan ile çok sayıda sanatsever izledi.

“İnsan, Umut ve Özgürlük Nâzım’ın İzinde” isimli konser 3 bölümden oluştu. İlk bölümde “İnsan”, ikinci bölümde “Mücadele”, üçüncü bölümde ise “Umut ve Özgürlük” başlıkları işlendi. Kemanda Cihat Aşkın, vokalde Çimen Yalçın, bağlamada Erdem Şimşek ve piyanoda Çağdaş Özkan’ın sahne aldığı konserde usta yazarın eserleri sanatçılar tarafından seslendirildi.

Eserlerin müzik düzenlemelerine Melisa Uzunarslan ve Tahsin İncirci imza atarken, Cahit Baylav da nota paylaşımlarıyla projeye destek verdi. Enstrümanların etkileyici performansı eşliğinde Nâzım’ın düşünsel dünyasına yapılan bu yolculuk, program sonunda seyirciler tarafından ayakta alkışlandı.
Gecenin sonunda ise programın sürprizi yaşandı. Sanatçı Cihat Aşkın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’i sahneye davet etti. Başkan Şadi Özdemir de Nâzım Hikmet’in ‘Yaşamaya Dair’ isimli şiirini okudu.

NİLÜFER KADIN KENTİDİR
Programın sonunda sanatçıları tebrik eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, salonu dolduran izleyicilerin büyük çoğunluğunun kadın olmasından duyduğu memnuniyeti vurguladı. Nilüfer’in vizyonuna değinen Özdemir, “Nilüfer bir kadın kentidir; çünkü burada kadınlar sosyal ve iş hayatının merkezinde yer alır. Herkesin kendini iyi hissettiği, ‘hepimizin’ diyebileceği bir Nilüfer yaratma hikâyemizin peşinden koşuyoruz” dedi.

Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’in kültür, sanat ve spor kenti olmaya devam edeceğini belirterek, etkinliklere gösterilen yoğun ilgi için herkese teşekkür etti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Peyam-ı Garb’ta Ocak Ayının Konusu Denemecilik Oldu!

Aykut Ertuğrul’un sunumu, Nabi Avcı’nın katılımıyla her ay farklı düşünce ve kavramların izinin sürüldüğü Peyam-ı Garb; Zeytinburnu Kültür Sanat’ta devam ediyor. 13 Ocak Salı akşamı saat 19.30’da başlayan programda Mustafa Aplay’ın “Enis Batur ile Türk Denemesi Üzerine” kitabından hareketle bir sohbet gerçekleştirildi.

Peyam-ı Garb söyleşileri farklı konu, kavram ve merkezlerin etrafında devam ediyor. Ocak ayındaki sohbette deneme türünden ve Türk denemesinden söz edildi. 13 Ocak Salı akşamı saat 19.30’da başlayan söyleşiye Zeytinburnu Kültür Sanat ev sahipliği yaptı.

“Denemenin vazgeçilmez özelliği, tanımlanamaz olması.”

Nabi Avcı, deneme türünün tanımıyla ilgili şunları söyledi:

“Denemenin en bariz, en vazgeçilmez özelliği tanımlanamaz olması. Roman, şiir, eleştiri söz konusu olduğunda ölçütleri belli türler aklımıza geliyor. Gelenekte de bu türler, kendi ölçütlerine göre icra edilmiş. Tür içinde farklı çeşitlemeler, taksimler yapılabilir ama neticede bu türlerde bir omurga var. Denemenin böyle bir omurgası yok ve bu özelliği onu deneme okurları ve yazarları içi daha cazip kılıyor. Her denemeci bu vadide kendine göre makamlar oluşturabiliyor.”

“Deneme, hayata çakıntılarla dokunur.”

Nabi Avcı, denemenin işlevine dair konuştu:

“Deneme bizim gündelik hayatta kaçırdığımız birçok rengi, kokuyu, tadı bir çakıntı halinde bize göstermeyi başarıyor. Çakıntı kelimesini özellikle kullanıyorum. Bu terim birçok zihinsel işlevi, durumu açıklayabiliyor. Mesela Necip Fazıl… Sistematik bir düşünür değil. Ama yazdıklarına, konuştuklarına bakınca onların bir sistem içinde evcilleştirilmemiş zekâ çakıntıları olduğunu görüyorsunuz. İşte deneme bunu yapıyor. Çakıntılarla dokunuyor ve dokunduğu şey birden ışıldıyor. Siz de onun mahiyeti hakkında bilim adamlarının, düşünürlerin, romancıların söylediklerinin dışında bir şey daha olduğunu fark ediyorsunuz.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Para Müzesine Büyükelçi Desteği

Haymana’da kurulması planlanan Para Müzesi için çalışmalarını sürdüren Haymana Belediyesi bu amaçla birçok ülkenin Türkiye büyükelçilikleriyle irtibata geçti. Bu kapsamda ilk olarak Hırvatistan’ın Ankara Büyükelçisi Hrvoje Cvitanovic Haymana’ya geldi.

Haymana’daki ziyaretine Çaldağ Müzesi ile başlayan Büyükelçi Cvitanovic burada Haymana’nın Sakarya Meydan Muharebesindeki rolü ve önemi hakkında yetkililerden bilgi alıp, anı defterine duygu ve düşüncelerini yazdı. Daha sonra Para Müzesi kurulması planlanan Papaz’ın Evini ziyaret eden Büyükelçi restorasyon çalışmalarını inceledi. Tarihi Haymana Kaplıca Tesisini de gezen Büyükelçi Cvitanovic termal su ve kaplıca tesisleri hakkında bilgi aldı.

Hırvatistan Büyükelçisi ve beraberindekilere Haymana’nın meşhur döneri de ikram edildi

Büyükelçi “Haymana’ya Elimizden Gelen Desteği Sunacağız”

Yemek sonrasında Haymana Belediye Başkanı Levent Koç ile makamında bir araya gelen Hırvatistan Büyükelçisi Hrvoje Cvitanovic davetlerinden ötürü Başkan Koç’a teşekkür ederken kurulacak Para Müzesi başta olmak üzere Haymana için ellerinden gelen her şeyi yapmaya hazır olduklarını belirtti. Bu konuda Türkiye’nin Hırvatistan Büyükelçisinden de Haymana için istekte bulunacaklarını söyledi.

Koç “ Bütün Büyükelçileri Haymana’da Ağırlayacağız.”

Ziyareti ve desteği için Hırvatistan Büyükelçisine teşekkür eden Başkan Levent Koç tanıtım çalışmalarını büyükelçiler nezdinde de sürdüreceklerini belirterek “ Bugün ilçemizde kurmayı planladığımız Para Müzesi için bir araya geldik. Para Müzesi’nde her ülkenin geçmişten bugüne kullandığı paraların yer almasını özellikle istiyoruz. Böylece Haymana’yı ziyaret eden her ülkenin vatandaşı kendi ülkesinin parasını da görmüş olacak.  Ancak çalışmalarımız ve işbirliğimiz bununla sınırlı kalmayacak. Ankara’daki bütün büyükelçiliklerle irtibata geçip Haymana’mızı her yönüyle tanıtacağız. Onları ilçemizde ağırlayacağız. Büyükelçiler vasıtasıyla dünyanın her yerinden insanları sağlık turizmi için Haymana’ya çekmeye çalışacağız. Termal, tarih, kültür kenti Haymana’yı tüm dünyaya tanıtacağız.” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Kültür Üzerine” Söyleşi Dizisinin Ocak Ayı Konuğu Özlem Ece Oldu!

Dr. Ziya Taşkent’in sunduğu “Kültür Üzerine” başlıklı söyleşi serisi, kültür kavramını tarihî kökenlerinden günümüzün dönüşen dinamiklerine kadar çok boyutlu bir biçimde ele almayı amaçlıyor. Her oturumda alanında uzman isimler kültür kavramına kendi perspektiflerinden bakıyorlar. Ocak ayında Özlem Ece, kültür kurumlarının yönetim modellerinin yanı sıra kültür yöneticilerinin rolü ve sorumlulukları üzerine konuştu.

“Kültür Üzerine” adlı söyleşi dizisi, kültürün toplumsal yapı, kimlik, şehir, ekonomi ve teknolojiyle kurduğu karmaşık ilişkilere odaklanıyor. Dr. Ziya Taşkent’in sunduğu söyleşide Özlem Ece, “Kültür Yönetimi ve Kurumsallaşma” konusunu ele aldı. Söyleşi, 15 Ocak Perşembe akşamı saat 19.30’da Zeytinburnu Kültür Sanat’ta başladı.

“Kültür yönetimi, hem kültür sanattan beslenmeyi hem de yönetim becerilerine sahip olmayı gerektiriyor.”

Özlem Ece, kültür yönetimi ve kültür yöneticisi kavramının tanımlarını yaptı:

 “Kültür yönetimi, yaratıcı bir fikrin önündeki mekanik, bürokratik, finansal, mekansal engelleri ortadan kaldırma işidir. Kültür yöneticisi de buradan hareketle, sanatçının ne dediğine karışmaksızın sanatçının yaratıcılığını en özgür şekilde ifade edebileceği alanı, zemini oluşturur. Mekanizmaları kurar. İklimin doğru şekilde yeşermesi için ekosistemi kuran kişidir. Kültür yöneticisi bu işin dinamiklerini bilmeli, devamlılığı sağlamalı. Hem kültür sanattan beslenmesi hem de yönetim becerilerine sahip olması gerekiyor.”       

“Kültür yönetimi, bir planlama nosyonu gerektiriyor.”

Özlem Ece, yerel yönetimlerin kültür sanat alanındaki rolü hakkında şunları söyledi:

“Son yıllarda yerel yönetimlerin artan rolü hakkında daha fazla düşünüyoruz. Bugün içinde bulunduğumuz bağlam da buna müsaade ettiği için ifade etmek istiyorum. Türkiye’de yerel yönetimler için bir kültürel planlama rehberi hazırladık. Hep söylediğimiz gibi, kültür yönetimi sadece etkinlik yönetmek değil. Daha büyük bir planlama nosyonu gerektiriyor. O planlamanın her aşamasında kültür dünyasından birilerinin o masada olması gerekiyor.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Maltepe’de sömestir sevinci çocuk şenliğine dönüştü

Maltepe Belediyesi, yarıyıl tatiline giren çocuklar için hazırladığı etkinliklerle sömestir sevincini şenliğe dönüştürdü. Tatilin ilk günlerinden itibaren düzenlenen “Yarıyıl Çocuk Şenliği”, miniklere hem eğlenceli hem de unutulmaz anlar yaşattı.

Etkinlik alanında maskotlar eşliğinde oyunlar oynayan, müzik ve çeşitli aktivitelerle keyifli vakit geçiren çocuklara belediye tarafından çeşitli hediyeler dağıtıldı. Ailelerin de ilgi gösterdiği şenlikte, çocukların sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunacak etkinliklere de yer verildi.

Şenlik kapsamında düzenlenen sinema etkinliği ise çocukların büyük beğenisini topladı. Çocukların severek izlediği kült film Evde Tek Başına, yarıyıl tatilinde minik izleyicilerle buluşturuldu. “Karneni Al, Mısır Bizden” sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikte çocuklara patlamış mısır ikram edildi.

Maltepe Belediyesi, yarıyıl tatili boyunca çocukların tatilini verimli ve eğlenceli geçirebilmesi için etkinliklere devam edecek. Etkinliklerle ilgili bilgilere www.maltepe.bel.tr  adresi üzerinden ulaşılabilir.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Tuval Üzerine İstanbul”, Zeytinburnu Kültür Sanat’ta Sanatseverlerle Buluştu!

Zeytinburnu Kültür Sanat, birbirinden değerli sergileri sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. 16 Ocak Cuma günü saat 19.00’da Haşim Şentürk’ün “Tuval Üzerine İstanbul” adlı yeni resim sergisi açıldı. Sergi açılışına Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, Zeytinburnu Kaymakamı Dr. Adem Uslu ve çok sayıda sanatsever katıldı. Sergi, 7 Şubat tarihine kadar Zeytinburnu Kültür Sanat’ta ziyaret edilebilecek.

Haşim Şentürk’ün İstanbul’un farklı görünümlerini tuvale taşıdığı yeni sergisi “Tuval Üzerine İstanbul” sanatseverlerle buluştu. Küratörlüğünü Mehmet Lütfi Şen’in yaptığı sergi, şehrin doğayla ve insanla buluşma biçimlerini gözler önüne seriyor. İlhamını İstanbul’un dönüşümünden ve hiç değişmeyen şehir ruhundan alan eserler, Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sergileniyor. 16 Ocak Cuma günü saat 19.00’da açılışı gerçekleştirilen sergi, 7 Şubat tarihine kadar ziyaret edilebilecek. “Tuval Üzerine İstanbul”, her gün saat sabah 10.00’dan gece 00.00’a kadar Zeytinburnu Kültür Sanat’ta ziyarete açık olacak.

“Haşim Şentürk, herkese örnek olacak bir portre.”

Serginin küratörü Mehmet Lütfi Şen, Haşim Şentürk ve sanatına dair şunları söyledi:

“Sanat bizi hayata bağlar. Geçmişi ve geleceği belirler. Biz belirlemezsek onu sanatıyla başkaları belirliyor. Haşim Şentürk, bizim için bu anlamda örnek bir portre. Hayatındaki önemli göç olayına rağmen sanattan hiç kopmuyor. Resimden aldığı güçle ayakkabı sayacılığı yapıyor. Onun hayatı, portresi de adeta bir sanat.”

“Resim sanatı, benim için vazgeçilmez.”

Ressam Haşim Şentürk, sergi açılışı öncesinde duygularını paylaştı:

“Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sergi yapma fikri, Belediye Başkanımız Ömer Arısoy’un atölyemi ziyaret etmesinden sonra doğdu. Bu benim 9. kişisel sergim. İstanbul’un güzelliklerini tuvale aktarmaya çalıştım. Çektiğim fotoğrafları tuvale döktüm. Resim sanatı, benim için vazgeçilmez.”

“Birlikte yaşadığımız sanatçılara vefa göstermek istiyoruz.”

Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, vefa kavramına vurgu yaptı:

“İşin sanatsal boyutunu küratörümüz anlattı. Sanatçımız da duygularını paylaştı. Bu sergi, benim için herhangi bir sergi değil. Ömrünün çok önemli bir kısmını Zeytinburnu’nda geçirmiş bir sayacı ustasının resim sergisini açıyoruz. Birlikte yaşadığımız sanatçılara vefa göstermek istiyoruz. 2010’da Haşim Şentürk’ün bir sergisini daha açmıştık. On altı yılın ardından Zeytinburnu’na değerimizi hatırlatmak istedik.”

“Zeytinburnu, vefalı bir ilçe.”

Zeytinburnu Kaymakamı Dr. Adem Uslu, Haşim Şentürk’ün sanatından ve hayatından etkilendiğini söyledi:

“Haşim Şentürk’ün hem sanatından hem de hayatından etkilenmemek mümkün değil. Zanaatkârlığı var, seneler boyu ayakkabı sayacılığı yapıyor. Aynı zamanda resim sanatında da eserler veriyor. Aslında içinde hep var olan yeteneğini keşfediyor. Zeytinburnu, vefalı bir ilçe. Bugün burada kendi değerine vefa gösteriyor.”

Haşim Şentürk kimdir?

Haşim Şentürk 1945 yılında Makedonya’nın başkenti Üsküp’te doğdu. 9 yaşında 1954’te Üsküp’ten göç ederek ailesi ile Türkiye’ye geldi. İstanbul’da ilkokula devam ederken aile geçimine katkıda bulunmak için çalışmaya başladı. İlkokulu bitirdikten sonra ayakkabı sayacılığında usta oldu ve bu alanda çalıştı. Uzun yıllar Zeytinburnu’nda bu mesleği yaptıktan sonra 1995’te emekli oldu. İlkokul sıralarında başladığı resim çalışmalarını hiç bırakmadan sürdürdü. 50 yılda binlerce resme imza attı. Eserlerinde doğa, şehir manzaraları ve portre çalışmaları önceliği oldu. Resimleri birçok koleksiyonda yer alan Şentürk İstanbul’da 8 kişisel sergi açtı. Sanatçı hâlen Zeytinburnu’ndaki atölyesinde çalışmalarına devam etmektedir.

“Tuval Üzerine İstanbul” sergisi ziyaret tarihleri: 16 Ocak-7 Şubat 2026

“Tuval Üzerine İstanbul” sergisi ziyaret saatleri: 10.00-00.00 (Her gün)

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Milas Belediyesi Üreticilere Yönelik Desteklerini Sürdürüyor

Kırsal kalkınma hamlesini sürdüren Milas Belediyesi, yerel üreticilere yönelik ücretsiz yem desteğine bir yenisini daha ekledi.  Artan maliyetler karşısında zorlanan üreticileri desteklemek amacıyla başvuru şartlarını sağlayan 204 üreticiye yem çuvalı ve saman balyası dağıtımı gerçekleştirildi.

Mülkiyeti belediyeye ait arazilerde ekimi yapılan karakılçık buğday ve tritikale hasadının ardından kalan otlardan oluşan saman balyaları ve Milas Ziraat Odası kuruluşu olan Milas Yem Fabrikası’ndan alınan yemler Bafa ve Derince Mahallelerinde gerçekleştirilen törenlerle, Akçalı, Bafa, Danişment, Gölyaka, Kapıkırı, Karahayıt, Pınarcık, Şenköy, Derince, Eğridere, Ekindere, Etrenli, Günlük, Karşıyaka ve Sakarkayalı üreticilere dağıtıldı.

612 paket saman balyası, 408 paket yem çuvalı üreticilerle buluşturuldu…

Muhtarlıklardan alınan taleplere göre 10 baş altı hayvan varlığına sahip üreticilere yapılan dağıtımlarda toplamda 612 paket saman balyası, 408 paket yem çuvalı üreticilerle buluşturuldu. Milas Belediyesi tarafından yapılan çalışma hayvancılıkla uğraşan vatandaşların yüzünü güldürdü.

Protokol desteklemenin önemine vurgu yaptı…

Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başlayan törenler protokol konuşmaları ile devam etti.Programda konuşan Derince Muhtarı Abdullah Ulaş Çetin, Muhtarlar Derneği Başkanı İlhan Şimşek ve Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar, yapılan destekleme çalışmalarının önemine vurgu yaparak Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’a teşekkür etti.

Üreticilerimizin her zaman yanındayız…

Dağıtım töreninde konuşan Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, “Kalkınma kırsaldan başlar anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Toprağına sahip çıkan, alın teri döken üreticimiz başımızın tacıdır. Artan girdi maliyetleri karşısında üreticilerimizin yükünü hafifletmek amacıyla gerçekleştirdiğimiz yem ve saman dağıtımlarına bir yenisini daha ekledik. Mülkiyeti belediyemize ait olan arazilerimizde ekimini yaptığımız karakılçık buğday ve tritikale bitkilerinin hasadının ardından elde edilen otlardan oluşan saman balyalarını ve Milas Yem Fabrikası’ndan alımı yapılan yemleri Bafa ve Derince Mahallelerimizde gerçekleştirdiğimiz törenlerle Akçalı, Bafa, Danişment, Gölyaka, Kapıkırı, Karahayıt, Pınarcık, Şenköy, Derince, Eğridere, Ekindere, Etrenli, Günlük, Karşıyaka ve Sakarkaya Mahalleli olmak üzere 204 üreticimizle buluşturduk. Sürdürülebilir kırsal kalkınma anlayışımızla hayata geçirdiğimiz projelerle üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Üreticilerden Başkan Topuz’a Teşekkür

Yem desteğinden faydalanan üreticiler, desteklemelerin kendileri için büyük bir ekonomik rahatlama sağladığını belirtti. Yem ve saman balyalarını teslim alan üreticiler destekleme projesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’a teşekkür etti.

Katılım yoğundu…

Gerçekleştirilen törene Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un yanı sıra Belediye Başkan Yardımcısı Ali Özgür, belediye meclis üyeleri, Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar, Muhtarlar Derneği Başkanı İlhan Şimşek, muhtarlar ve mahalle sakinleri katıldı. İki mahallede gerçekleştirilen tören dağıtımların ardından son buldu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Amcanızdan Karne Hediyesi; Niloya Müzikali

Nevşehir Belediyesi tarafından çocukların ara tatillerini dolu dolu geçirmeleri için 17 Ocak 2026 Cumartesi günü Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenecek Niloya Müzikali için tüm çocuklar ve aileleri davet edildi.

Nevşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenecek olan Niloya Sürpriz Yumurta Müzikali saat 13.00, 15.00 ve 17.00 olmak üzere 3 seans olarak seyirciyle buluşacak.

Yeni maceralar, eğlenceli şarkılar ve sürpriz karakterlerle çocuklara muhteşem bir zaman dilimi sunan ve milyonlarca çocuğun gönlünde taht kurmuş Niloya şimdi de sahne gösterisi ve müzikal boyutuyla Nevşehirli çocuklarla buluşuyor.

Nevşehir Belediyesi ekipleri tarafından müzikal çerçevesinde konuklara patlamış mısır ve limonata ikramı yapılacak.

Niloya Sürpriz Yumurta Müzikali’nde Buluşuyoruz

Müzikal için bütün Nevşehirli çocukları ve ailelerini davet eden Belediye Başkanımız Rasim Arı “Nevşehir Belediyesi olarak sosyal belediyecilik anlayışı çerçevesinde çocuklarımızın sosyalleşmelerine olanak sağlamak üzere kaliteli zaman geçirmelerini istiyoruz. Çocuk Şenliği kalitesinde “Başkan Amcanızdan Karne Hediyesi” sloganıyla Ücretsiz düzenlenecek olan Niloya Müzikali en kıymetli varlıklarımız olan yavrularımızla yani çocuklarımızla buluşacak. Bütün çocuklarımızı ve ailelerini davet ediyorum” dedi.

Niloya Sürpriz Yumurta Müzikali Etkinlik Programı

Yer     : Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi

Tarih  : 17 Ocak 2026 Cumartesi

Saat   : 13.00 – 15.00 – 17.00

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

8. Karaburun Nergis Festivali başladı

Karaburun’la özdeşleşen ve eşsiz kokusuyla her yıl heyecanla beklenen nergis çiçeği, 8. Karaburun Nergis Festivali ile tezgâhlardaki yerini aldı. Festivalin açılışını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, bu yıl üreticiye sağlanan nergis soğanı desteğinin katlanacağını müjdeledi. Üreticinin emeğini korumaya devam edeceklerini vurgulayan Başkan Tugay, “Bizler üreticiye ve doğaya sahip çıkan bir anlayışla çalışıyoruz. Güler yüzünüze, manevi desteğinize ve yanımızda olduğunuzu hissetmeye ihtiyacımız var” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Karaburun Belediyesi tarafından bu yıl 8’inci kez düzenlenen Karaburun Nergis Festivali’nin açılışını yaptı. Türkiye nergis üretiminde lider konumda bulunan İzmir’de, Karaburun’la özdeşleşen nergis çiçeği, bu yıl da eşsiz kokusuyla kenti buluşturdu. 18 Ocak’a kadar Karaburun ilçe merkezinde sürecek festivalin açılış törenine; Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra ev sahibi Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, KKTC İzmir Başkonsolosu Mustafa Davulcu, Karaburun Garnizon Komutanı Ali Eker, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Festival bando eşliğindeki kortejle başladı. Nergis üreticilerinin arasında yürüyen Başkan Tugay, üreticilerle sohbet etti.

“Karaburun’un nergisi başka hiçbir yerde yok”

Festivalin açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, serin havaya rağmen festivalin yoğun ilgi gördüğünü belirterek, “Nergis muhteşem bir çiçek. Böyle bir nergis Türkiye’de başka hiçbir yerde yok. Çünkü Karaburun’un nergisi, Karaburun’dan başka bir yerde olmuyor. Bu eşsiz kokunun kaynağı da bu topraklar” dedi. Festivale katkı sunan herkese teşekkür eden Başkan Tugay, bu tür etkinliklerin yerel değerleri koruma ve sahiplenme açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Yerel ürünlerle özdeşleşmiş bu organizasyonlar, hem kültürümüze hem de üreticimize sahip çıktığımızı gösteriyor” ifadelerini kullandı.

“Bizler üreticiye, doğaya sahip çıkan başkanlarız”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, ilçe belediyeleriyle birlikte kentin doğasını ve toprağını korumak için ortak bir mücadele yürüttüklerini belirterek, üreticiye ve doğal mirasa sahip çıkmanın temel sorumlulukları olduğunu söyledi. Yaptıkları görevin, şehrin kendilerine emanet edilen değerlerini korumak olduğunu vurgulayan Başkan Tugay, bu sorumluluğun merkezinde insan, toprak ve doğal zenginliklerin yer aldığını ifade etti. Yüzyıllar içinde oluşan kültürel mirasın; müzikten mutfağa, yaşam biçiminden geleneklere kadar büyük bir değer taşıdığını dile getiren Tugay, bu mirası gözleri gibi koruduklarını söyledi. Bu toprakların bir parçası gibi çalıştıklarını belirten Başkan Tugay, toprağın emeğini ve hafızasını taşıyan herkese selam gönderdi.

“Nergis soğanı desteği bu yıl katlanacak”

Karaburun’da nergis üretimine verilen desteğin bu yıl katlanarak artacağını açıklayan Başkan Tugay, üreticinin emeğini korumayı öncelikli görevleri arasında gördüklerini söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üreticiye verilen desteğe özel bir önem verdiklerini belirten Başkan Tugay, mevcut koşullarda çiftçilerin yeterince desteklenmediğini, bu açığı kapatmak için Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla İzmir’in tüm ilçelerinde çok yönlü destekler sağladıklarını ifade etti. Karaburun’da bugüne kadar pek çok tarımsal destek verdiklerini hatırlatan Tugay, bu sezon nergis soğanı konusunda çok daha aktif ve güçlü bir destek süreci yürütüleceğini aktardı.

“Paradan çok yanımızda olmanıza ihtiyacımız var”

Başkan Tugay, konuşmasının son bölümünde üreticilere kooperatifleşme çağrısı yaptı. Küçük üreticilerin tek başına haksız rekabet koşullarıyla mücadele etmekte zorlandığını belirten Tugay, çözümün birlik olmak ve kooperatifler çatısı altında güçlenmekten geçtiğini söyledi. Kooperatife üye olmayan üreticilere seslenen Başkan Tugay, kooperatifleşmenin emeğin daha hızlı ve etkin biçimde korunmasını sağladığını vurguladı. Büyükşehir Belediyesi olarak kooperatiflerle kurumsal iş birliklerini önemsediklerini ifade eden Tugay, bu kapsamda hayata geçirilen İZMAR marketlerinin hem tüketiciye uygun fiyatlı ürün sunmayı hem de üreticinin emeğinin karşılığını almasını hedeflediğini dile getirdi. İzmir’in tarımsal ve hayvansal üretimde Türkiye’nin önde gelen kentlerinden biri olduğunu hatırlatan Başkan Tugay, bu güçlü yapının korunması gerektiğini belirterek, “İzmir’e hepimizin gözümüz gibi bakması gerekiyor. Hepimizin gecesine gündüzüne katarak çok çalışması gereken bir dönemdeyiz. Paradan daha çok sizlerin güler yüzüne, manevi desteğine, yanımızda olduğunuzu hissetmeye ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.

Başkan Erdoğan: Nergis umuttur, evin ocağıdır

Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, festivalin açılışında yaptığı konuşmada İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne nergis üretimine sağlanan destekler için teşekkür etti. Nergisin Karaburun için yalnızca bir çiçek olmadığını vurgulayan Erdoğan, nergisin ilçenin kültürünü, toprağını ve yaşam biçimini yansıtan eşsiz bir simge olduğunu ifade etti Agro ve eko turizmi bölgede geliştirmeyi hedeflediklerini kaydeden Erdoğan, ekim alanları azalmış olsa da nergisin Karaburun için hâlâ en önemli geçim kaynaklarından biri olduğunu vurguladı. “Nergis umuttur, evin ocağıdır” diyen Erdoğan, bölgeye özgü değerlerin ulusal ve uluslararası alanda tanıtılması, markalaşması ve farkındalık oluşturulmasının önemine dikkat çekti. Festivalle üreticiye destek olmayı amaçladıklarını belirten Başkan Erdoğan, “Tarım sadece üreticinin değil hepimizin ortak sorumluluğudur. Devletimizin üreticiyi koruyan planlı ve sürdürülebilir tarım politikalarını üçlü güçlü güçlendirmesi hayati önem taşımaktadır. Desteklerin doğru ve zamanında ulaştığı, ürünün dalda kalmadığı alın terinin karşılığını bulduğu bir dünya hepimizin ortak dileğidir” şeklinde konuştu.

Karaburun sokaklarında nergis coşkusu

Açılış konuşmalarının ardından Karaburunlu çocuklar halk oyunları gösterisi sundu. Gösterilerin ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve protokol üyeleri, Karaburun sokaklarında stant açan üreticileri ziyaret ederek sohbet etti. Alanı dolduran binlerce yurttaşla hatıra fotoğrafı çektiren Başkan Tugay, vatandaşlara nergis dağıttı. Program kapsamında Başkan Tugay, Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan’ı da makamında ziyaret etti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nazım Hikmet Kadıköy’de Anıldı

Usta Şair Nazım Hikmet, doğumunun 124’üncü yılında Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde anıldı. Etkinliğe katılan Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, “1951 sabahı, evinden çıkıp Kadıköy İskelesi’ne yürüdü. Vapurla Karaköy’e geçti. Oradan Karadeniz’e açıldı. Bu topraklara son kez, yine Kadıköy’den baktı. Kadıköy de onun bu sevgisine ve Nâzım’a hep sahip çıktı” dedi.
Usta şair Nazım Hikmet, doğumunun 124’üncü yılında 15 Ocak Perşembe akşamı Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde (CKM) düzenlen etkinlikle anıldı. “Nazım 124 Yaşında” başlığıyla gerçekleşen gecede Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı ile eşi Nihal Kösedağı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi Üyesi Kübra Gökdemir, CHP Kadıköy İlçe Başkanı Caner Sarıtaş, Kadıköy Belediyesi Başkan Yardımcıları, Kadıköy Belediyesi Meclis Üyeleri, Gazeteci ve Yazarlar katıldı.
Programın düzenleyiciliğini Rutkay Aziz, Tuba Yılmaz, Andaç Sayın, Hüseyin Demir ve Enes Sarı üstlendi. Gecenin anlatıcılığını tiyatro ve sinema oyuncusu Ebru Saçar yaptı.
“SÜRGÜN VE CEZAEVİNDE GEÇEN BİR ÖMÜR”
Etkinliğe katılamayan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel de gönderdiği mesajla Nâzım Hikmet’i şu sözlerle andı: “Türk şiirinin dünyadaki en önemli temsilcilerinden biri olan; bu toprakları, bu toprakların mücadelesini yaşamayı en iyi anlatan memleketimizin şairi, büyük usta Nazım Hikmet’in doğumunun 124’üncü yıl dönümünde düzenlenen bu anlamlı etkinliğe nazik davetiniz için teşekkür ederim. Nazım Hikmet, 70’inde zeytin dikecek kadar yaşamayı ciddiye almış, Anadolu’da bir köy mezarlığına gömülmeyi vasiyet edecek kadar bu toprakları sevmiştir. Vatanına duyduğu derin sevgiyi Anadolu insanını, sürgün ve cezaevinde geçen bir ömre rağmen hürriyeti dizelerine sığdırmış bir dünya insanıdır. O yaşamak bir ‘ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine’ diyerek bizlere bugün savunduğumuz demokrasinin, barışın ve kardeşçe bir arada yaşama iradesinin en büyük manifestosunu miras bırakmıştır. Kadıköy Belediye’mizin ve Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nın bu kıymetli iş birliği sanata ve sanatçıya verilen değerin bir göstergesidir.
“BU TOPRAKLARA SON KEZ, YİNE KADIKÖY’DEN BAKTI”
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, “Nazım Hikmet, bu ülkenin hafızasında kolay bir yerde durmaz. Hayatı boyunca zorluklarla, yasaklarla, sürgünlerle sınandı. Ama hiçbir zaman sözünden vazgeçmedi. Çünkü onun şiiri, yalnızca güzel dizelerden ibaret değildi; insan onuruna, özgürlüğe ve barışa duyulan derin bir inançtı.” dedi. Nâzım Hikmet’in Kadıköylü olduğunu hatırlatan Kösedağı, “Bu semtin sokaklarını bilen, rüzgârını tanıyan, deniziyle yaşayan bir insandı. Kadıköy, onun için bir adres değil; bir duyguydu, bir hareketti.” dedi.
Şairin Göztepe’de yaşadığı bir yangının ardından, henüz 13 yaşındayken ilk şiirini Kadıköy’de kaleme aldığını kaydeden Kösedağı konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Gençliği; savaşlar, işgaller, ayrılıklar, direniş yıllarıyla geçti ve bütün bu dönemlerde yazdığı şiirlerin önemli bir kısmı Kadıköy’de kaleme alındı. Hapisten çıktıktan sonra eşiyle birlikte yine Kadıköy’de yaşadı.
Oğlu Mehmet, Kadıköy’de dünyaya geldi. Ve Türkiye’de yaşamasının giderek imkânsız hale geldiği o günlerde, 1951 sabahı, evinden çıkıp Kadıköy İskelesi’ne yürüdü. Vapurla Karaköy’e geçti. Oradan Karadeniz’e açıldı. Bu topraklara son kez, yine Kadıköy’den baktı. Kadıköy de onun bu sevgisine ve Nâzım’a hep sahip çıktı. Vatandaşlığa yeniden alındığında nüfus kaydında Kadıköy Feneryolu yazmıştır.”
“MESELE ESİR DÜŞMEKTE DEĞİL, TESLİM OLMAMAKTA BÜTÜN MESELE”
Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı kurucularından, Yönetim kurulu Üyesi Zeynep Oral, “Vakıf olarak 1991 yılından bu yana büyük şairimizi ölüm gününde değil, doğum gününde anmayı seviyoruz.” şeklinde konuştu. Oral, “Bu yıl her zamankinden daha çok yılgın ve kederli değil, tam tersine isyan bayrağı gibi güzel, olumlu, cesur, mücadeleci, azimli, inatçı olmaya ihtiyacımız var. Zaten, Nazım söylüyordu ‘mesele esir düşmekte değil, teslim olmamakta bütün mesele’. Aynen bugün içeride hapishanelerde haksız yere tutulan tüm dostlarımızın olduğu gibi.” ifadelerini kullandı.
Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nın kurulduğundan beri amacının, şairi gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu vurgulayan Başkan Vekili Özcan Arca, “Eğer Nazım Türk dilinde değil de İngilizce yazsaydı, sanırım her dizesi için bir doktora tezi oluşturulurdu.” dedi.  Arca sözlerinin ardından şairin Piraye’ye yaş gününde yazdığı, ‘1945 Yılı Aralık Ayının Dördü’ şiirini seslendirdi.  
ŞİİR, DANS VE MÜZİK
Etkinlikte şiir, dans ve müzik bir araya geldi. Şiir bölümünde usta oyuncular Vahide Perçin, Nâzım Hikmet’in ‘Yaşamaya Dair’ şiirini; Altan Gördüm ise ‘Tuna Üstüne Söylenmiştir’ ile ‘Ellerinize ve Yalana Dair’ adlı şiirleri seslendirdi. Dans bölümünde Mercan Selçuk Dans Topluluğu, Timur Selçuk’un Nâzım Hikmet şiirlerinden bestelediği eserler eşliğinde sahne aldı. Müzik bölümünde ise ‘Tarık Akan’ın Çocukları’ başlığıyla Özel Taş Koleji Müzik ve Korosu izleyiciyle buluştu.
Gecede besteci ve piyanist Fazıl Say da sahne alarak ‘Kara Toprak’, ‘Ses’ ve ‘Nâzım’ adlı eserlerini seslendirdi. Programın finalinde seslendirdiği ‘Yiğidim Aslanım’ adlı esere çocuk korosu da eşlik etti.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı