Kadınların Üretim Gücü Maltepe’de Sergileniyor

Maltepe Belediyesi, kadınların üretim gücünü desteklemek ve el emeğini görünür kılmak amacıyla hayata geçirdiği Kadın El Emeği Pazarı Cumhuriyet Meydanı’nda ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

İlçede ikamet eden kadınların el emeğiyle ürettiği ürünlerin sergilendiği pazarda; takıdan tekstile, süs eşyalarından dekoratif ürünlere kadar pek çok özgün çalışma yer alıyor. Başvuruların ardından stantların ücretsiz olarak tahsis edildiği etkinlik, kadın üreticilere hem ekonomik hem de sosyal alanda destek sunuyor.

Her gün 11.00–20.00 saatleri arasında açık olan pazar, daha fazla kadının faydalanabilmesi için haftalık dönüşümlü stant sistemiyle ilerliyor. Üç hafta sürecek etkinlik boyunca her hafta farklı üreticiler ürünlerini Maltepelilerle buluşturuyor.

Kadın emeğinin değerini ortaya koyan pazar, hem üretici kadınlar hem de el emeği ürünlere ilgi duyan ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türk ve İtalyan sanatçıdan Maltepeli müzikseverlere keman konseri

Prof. Sevil Ulucan Weinstein ve Prof. Markus Placci oda müziği repertuvarının seçkin eserlerini Maltepeli dinleyicilerle buluşturdu.

Maltepe Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nın keman resitaline ve ensemble konserine ev sahipliği yaptı. Maltepe Belediyesi’nin ocak sayındaki sanat etkinlikleri kapsamında gerçekleşen konserde Boston Konservatuvarı öğretim üyesi, İtalyan asıllı kemancı Prof. Markus Placci ile Türkiye’nin önde gelen müzisyenlerinden, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Yaylı Çalgılar Anasanat Dalı öğretim üyesi Prof. Sevil Ulucan Weinstein sahne aldı. Placci ve Sevil Ulucan Weinstein, oda müziği repertuvarının seçkin ve zamansız eserlerinden örnekleri dinleyicilerle buluşturdu. Müzisyenler iki farklı müzik ekolünün ortak yorumuna yer verdikleri konserle müzikseverlere Maltepe’de unutulmaz bir akşam yaşattı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kartepe’de Renkli Atölyeler

Kartepe Belediyesi, yarıyıl tatilini çocuklar ve aileler için birbirinden güzel atölye çalışmalarıyla renklendirmeye devam ediyor. Kartepe Sanat Evi’nde gerçekleştirilen etkinlikler, katılımcılara hem eğitici hem de keyifli anlar yaşatıyor.

Ahşap Üzerine Resim Atölyesi Büyük İlgi Gördü

Yarıyıl tatili etkinlikleri kapsamında düzenlenen ahşap üzerine resim atölyesinde, çocuklar hayal güçlerini ahşap yüzeylere yansıttı. Farklı teknikler deneyen minikler, sanatla iç içe verimli bir gün geçirdi.

Ahşap Oyuncak ve Obje Boyama Atölyesinde El Becerileri Gelişti

Kartepe Sanat Evi’nde düzenlenen bir diğer etkinlik olan ahşap oyuncak ve obje boyama atölyesinde ise çocuklar, kendi tasarımlarını oluşturmanın mutluluğunu yaşadı. Renkli boyalarla ahşap oyuncakları süsleyen katılımcılar, el becerilerini geliştirme fırsatı buldu.

Tatil Boyunca Etkinlikler Sürecek

Kartepe Belediyesi, yarıyıl tatili boyunca çocukların sosyal ve sanatsal gelişimine katkı sunacak atölye ve etkinlikleri sürdürmeyi hedefliyor. Kartepe Sanat Evi’nde düzenlenen çalışmalar, hem çocuklardan hem de ailelerden tam not alıyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Avrupa, Ortadoğu ve Küresel Sermaye MIPIM 2026’da buluşuyor

MIPIM 2026, küresel gayrimenkul ve şehircilik gündemini Cannes’da bir araya getiriyor.

Dünyanın en prestijli gayrimenkul ve şehircilik etkinliklerinden biri olan MIPIM, Türkiye temsilciliğini Alkaş’ın üstlendiği organizasyon yapısıyla, 9–13 Mart 2026 tarihleri arasında Fransa’nın Cannes kentinde düzenlenecek.

“Global Urban Festival” yaklaşımıyla kurgulanan MIPIM 2026; yatırımcıları, şehir yöneticilerini, geliştiricileri, mimarları ve teknoloji liderlerini aynı platformda buluşturacak. Her yıl 90’dan fazla ülkeden on binlerce profesyonelin katıldığı MIPIM, küresel gayrimenkul piyasalarının yönünü belirleyen ana buluşma noktalarından biri olmayı sürdürüyor.

Geleceğin şehirleri: ekonomi, teknoloji ve sürdürülebilirlik

MIPIM 2026’nın konferans programı; küresel ekonomideki dönüşüm, teknolojinin gayrimenkul ve şehirler üzerindeki etkisi ve sürdürülebilir kent modelleri etrafında şekilleniyor. Açılış konuşması, 2025 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi ekonomist Philippe Aghion tarafından gerçekleştirilecek.

Bu yaklaşım, MIPIM’i yalnızca bir gayrimenkul fuarı olmanın ötesine taşıyarak; şehirlerin finans, teknoloji, politika ve toplumsal dönüşümle birlikte nasıl yeniden kurgulandığını ele alan küresel bir vizyon platformuna dönüştürüyor.

Veri merkezleri ve dijital altyapı ilk kez bu kadar merkezde

2026 programının öne çıkan başlıklarından biri, ilk kez bu kapsamda düzenlenecek Data Center Summit olacak. Yapay zekâ, bulut teknolojileri ve hızla artan veri ihtiyacıyla birlikte veri merkezleri, gayrimenkul yatırımlarının en hızlı büyüyen alanlarından biri olarak MIPIM gündeminde güçlü bir yer ediniyor.
Zirve kapsamında; veri merkezlerinin şehirlerle entegrasyonu, enerji verimliliği, sürdürülebilir altyapılar ve küresel yatırımcıların yeni lokasyon arayışları ele alınacak.

Konut, barınma ve kentsel dönüşüm masaya yatırılıyor

MIPIM 2026’da konut üretimi, erişilebilir konut modelleri ve kentsel dönüşüm politikaları da ana gündem maddeleri arasında yer alıyor. “Housing Matters” başlığı altında gerçekleştirilecek oturumlarda, küresel ölçekte yaşanan arz–talep dengesizlikleri, kamu–özel sektör iş birlikleri ve farklı ülkelerden örnek uygulamalar tartışılacak.

Ayrıca RE Family Summit gibi özel oturumlarla; küresel sermaye, nesiller arası yatırım yaklaşımları ve değişen sahiplik modellerinin şehirler üzerindeki etkisi çok boyutlu olarak ele alınacak.

Türkiye, küresel yatırım gündemindeki yerini güçlendiriyor

MIPIM 2026, Türkiye gayrimenkul ve şehircilik sektörünün küresel trendler ışığında değerlendirilmesi için önemli bir zemin sunuyor. Coğrafi konumu, genç nüfusu, büyük ölçekli kentsel dönüşüm projeleri ve altyapı yatırımlarıyla Türkiye, uluslararası yatırımcıların radarındaki pazarlardan biri olmaya devam ediyor.

Bu yıl Emlak Konut GYO ve ION çadır katılımıyla, RAMS, HISE Global, SP Architect ve YES Architects stantlarıyla fuarda yer alırken; mimarlık alanında Turkish Architects çatısı altında ACE, Aslı Mimarlık, DOME, DS Mimarlık, GAD, Hartek, Murat Tabanlıoğlu Mimarlık, On Tasarım ve Resuwo Türkiye’yi temsil edecek. Turkish Stones’un MIPIM Awards ana sponsorluğu ve Melike Altınışık’ın bu yıl da MIPIM Awards jürisinde yer alması, Türkiye’nin mimarlık ve yapı ekosistemindeki uluslararası gücünü bir kez daha ortaya koyuyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Üsküdar Çocuk Köyü’nde “MiniFest 3” Etkinliği Düzenlenecek

Üsküdar Belediyesi tarafından çocuklar ve gençlerin günlük yaşamlarına neşe katmak amacıyla düzenlenen MiniFest’in üçüncüsü, 31 Ocak–1 Şubat tarihlerinde Üsküdar Çocuk Köyü’nde çocukları ve aileleri eğlence, sanat ve keşifle dolu iki günle buluşturuyor.

Çocuklara yönelik hazırlanan MiniFest 3; sanat atölyelerinden sahne gösterilerine, geleneksel oyunlardan konserlere kadar uzanan zengin içeriğiyle minik ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Festival boyunca çocuklar hem eğlenirken hem de yeni beceriler keşfedecek, aileler ise keyifli anlara tanıklık edecek.

MiniFest 3’ün ilk gününde sanatçı Onur Erol, 31 Ocak Cumartesi günü saat 13.00’te sahne alarak çocuklara neşeli şarkılarla dolu bir konser verecek. Aynı gün saat 18.00’de ise “Aref ile Barış Manço 27. Yıl Anma Konseri” ile Barış Manço anılarak, hafızalara kazınan şarkıları çocuklar ve ailelerle birlikte yeniden söylenecek.

Festivalin ikinci gününde de balon gösterileri, sihirbaz, tiyatro, müzikli oyunlar ve eğlenceli sahne performansları gün boyu devam edecek.

Sanat, doğa ve oyun temalı atölyelerle çocukların hayal gücünü geliştirmeyi hedefleyen Minifest 3’te origami, maske boyama, kolaj, geri dönüşüm, oyun hamuru ve köy oyunları gibi birçok etkinlik gün boyunca ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Festival alanında ayrıca geleneksel oyun parkurları, ikram alanları ve sürpriz aktiviteler yer alacak.

Etkinliğe Özel Ring Hattı

Etkinliğe ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla MiniFest 3 süresince ücretsiz ring seferleri düzenlenecek. Üsküdar Sahili III. Ahmet Çeşmesi ile Üsküdar Çocuk Köyü arasında 12.00–15.00 saatleri arasında her saat başı, Küçüksu Durağı ile Üsküdar Çocuk Köyü arasında ise son sefer 17.00 olmak üzere gün boyu 30 dakikada bir karşılıklı ring seferleri yapılacak.

MiniFest 3, 31 Ocak–1 Şubat tarihlerinde 12.00–18.00 saatleri arasında Üsküdar Çocuk Köyü’nde tüm çocukları ve aileleri ücretsiz olarak ağırlayacak.

MiniFest 3 hakkındaki detaylı bilgiye ve program akışına Üsküdar Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarından ulaşabilirsiniz.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Masum Bir Kutlamadan Etik Bir Çöküşe: “Sevgili Yelena Sergeyevna”

“Sevgili Yelena Sergeyevna”, bir doğum günü kutlamasıyla başlayıp gençlerin zorbalığıyla kabusa dönüşen bir geceyi gözler önüne seriyor. Oyun, doğrularımızla, yanlışlarımızla, düşüncelerimizle, duygularımızla, davranışlarımızla sınanacağımız bir yolculuğu anlatıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Lyudmila Razumovskaya’nın yazdığı, Belgi Paksoy’un çevirdiği, Bora Seçkin’in yönettiği “Sevgili Yelena Sergeyevna” oyununu seyirciyle buluşturdu.

“Sevgili Yelena Sergeyevna”, 28 Ocak 2026 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde ilk gösterimini yaptı.

Oyunun ilk gösterimine, Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Emrah Özertem ve ekibi yalnız bırakmayan oyunun çevirmeni Belgi Paksoy’un yanı sıra çok sayıda basın mensubu ve sanatçı katıldı.

İzlenmesi Gereken Sarsıcı Bir Baş Yapıt

Oyun, masum bir kutlamayla gelen bir sevgi gösterisiyle başlar. Ancak bu kutlamanın altındaki karanlık niyet çok geçmeden ortaya çıkar. Öğrencilerin asıl amacı, matematik sınav kağıtlarının saklandığı kasanın anahtarını almaktır…

“Sevgili Yelena Sergeyevna”, eğitim sistemindeki rekabetin, gençleri nasıl birer canavara dönüştürebileceğini ve vicdanın, hırs karşısında nasıl savunmasız kalabileceğini anlatan, izlenmesi gereken sarsıcı bir baş yapıt.

Dramaturgisini Hande Ören’in, dekor ve kostüm tasarımını Almila Altunsoy’un, ışık tasarımını Özcan Çelik’in, efekt tasarımını Emrah Can Yaylı’nın yaptığı, fotoğraflarını Ahmet Çelikbaş’ın çektiği oyunda  Ayşecan Tatari, Cihat Faruk Sevindik, Direnç Dedeoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Hazal Uprak rol alıyor.

Oyun, 29-31 Ocak 2026, 4-7 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 25-28 Şubat 2026 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

Oyunun Konusu:

İdealist ve ilkeli matematik öğretmeni Yelena Sergeyevna mütevazı evinde annesiyle birlikte yaşamaktadır. Okul dışında uzun süredir hasta olan annesiyle de ilgilendiği rutin bir günün sonunda evinin kapısı çalınır. Öğrencileri o gün doğum günü olan öğretmenlerini kutlamak için ellerinde çiçekler ve hediyelerle kapıda durmaktadır. İlk bakışta oldukça sıradan bir kutlama olarak başlayan gece ilerleyen saatlerde bambaşka bir boyut alır. Etekteki taşların dökülmesi ile bu sürpriz ziyaretin masum bir kutlamadan fazlası olduğu ortaya çıkar.

Sovyetler Birliğinde geçen ve Perestroyka’nın ilk yıllarında kaleme alınan oyun, etik çöküşün eşiğindeki bir toplumu mercek altına alıyor. Değerler çatışması ve bireysel çıkarlar uğruna neler yapılabileceği başta olmak üzere bugün hala varlığını koruyan pek çok soruna da ışık tutmayı ihmal etmiyor.

İyi seyirler…

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ayvalık Anadolu Lisesi’nden Kültürel Mirasa Anlamlı Katkı

Ayvalık Anadolu Lisesi UNESCO Kültürel Miras Kulübü öğrencileri, kentin kültürel değerlerinin korunması ve tanıtılmasını amaçlayan Müzem Ayvalık Projesi’ne sundukları katkılar dolayısıyla katılım belgeleriyle onurlandırıldı. 
Kültürel miras bilincini genç yaşta içselleştiren öğrenciler, proje kapsamında Ayvalık’ın tarihsel ve kültürel zenginliklerinin gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik çalışmalarıyla takdir topladı. Alan Başkanlığı yetkilileri, öğrencilerin gösterdiği duyarlılığın ve sorumluluk bilincinin örnek teşkil ettiğini vurguladı.
Projeye emek veren öğrenciler ile danışman öğretmenleri tebrik edilirken, Ayvalık’ın kültürel mirasına sundukları değerli katkılar için teşekkür edildi. Öğrencilere belgeleri, Ayvalık Alan Başkanı Dr. Berrin Akın Akbüber tarafından takdim edildi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Osmangazi’de Edebiyat ve Hayat Buluşmaları

Osmangazi Belediyesi’nin kültür ve eğitim faaliyetleri kapsamında hayata geçirdiği “Edebiyat ve Hayat Buluşmaları” kitap okuma atölyesinde, William L. Randall’ın “Bizi ‘Biz’ Yapan Hikayeler” adlı eseri ele alındı.

Edebiyatseverleri bir araya getiren atölye çalışması, Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirildi. Doç. Dr. M. Emin İlhan’ın konuşmacı olarak katıldığı programda, kitaptan bölümler okunarak konular üzerine tartışmalar yapıldı. Etkinliğe katılan kitapseverler, edebiyatın günlük yaşamla kesiştiği noktaları keşfetme ve kendi yaşam hikayelerini değerlendirme fırsatı buldu.

Etkinlik kapsamında incelenen “Bizi ‘Biz’ Yapan Hikayeler” adlı kitap, bireyin kendini bir anlatı üzerinden nasıl inşa ettiğini ele alırken, katılımcılara çok yönlü ve derinlikli bir tartışma ortamı sundu.

“Kitaptan Bölümler Aktarıp Üzerine Tartışmalar Gerçekleştirdik”

William L. Randall’ın “Bizi ‘Biz’ Yapan Hikayeler” kitabı üzerine değerlendirmelerde bulunduklarını ifade eden Doç. Dr. M. Emin İlhan, “Edebiyat ile hayatın bir buluşması olması amacıyla bir araya geldik. Kitap, bizi biz yapan hikayelerin ‘kendimizi yaratma’ süreci üzerinden nasıl oluştuğunu ele alıyor. Kendimizi inşa ederken hikayeler yoluyla nasıl var olduğumuzu, bireysel olarak ve ortak anlatıların bir parçası halinde nasıl konumlandığımızı sorgulayan zor ama son derece hayati bir eser. Temel olarak şu soruyu soruyor: Bu hayatta nasıl tutunabiliyoruz? Bunun cevabının da hikayeler aracılığıyla verildiğini görüyoruz. Biz de bu doğrultuda kitaptan bölümler aktarıp, metin üzerine tartışmalar gerçekleştirdik” şeklinde konuştu.

Kitap okuma atölyesine katılan Osmangazili kitapseverler ise keyifli ve bilgilendirici çalışmalar düzenlediği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerini sundu.  

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bergama vapuru Konaklı kadınları konuk etti

Konak Belediyesi’nin düzenlediği organizasyonla, İZDENİZ’in emektar Bergama Vapuru bu kez Konaklı kadınları konuk etti. Başkan Mutlu, “Kentimizde yaşayan kadınlar hayata karışan, sosyalleşen aktif bireyler olarak kadının görünürlüğünü artırıyor. Konak’ta kadınlar her zaman güçlü, görünür ve mutlu olacak” dedi.

Konak Belediyesi’nin gelenekselleşen Bergama Vapuru gezilerinin konukları, bu kez belediyeye bağlı semt merkezlerinde spor kurslarına katılan kadınlar başta olmak üzere kentin çeşitli bölgelerinde yaşayan kadınlar oldu. Belediyenin Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü organizasyonuyla gerçekleştirilen gezide kadınlar, gönüllerince eğlendikleri, arkadaşlarıyla keyifli anlar yaşadıkları bir gün yaşadı. İZDENİZ’in emektar Bergama Vapuru’nda, eşsiz Körfez manzarası eşliğinde Konak kıyılarını turlayan kadınlar, günlük streslerini geride bırakmanın tadını çıkardı. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Semt merkezlerimizdeki hobi ve meslek edindirme kurslarının yanı sıra Konak’taki kadın komşularımızı spor yaparak aktif bir yaşam oluşturma konusunda da destekliyoruz. Zaman zaman çeşitli aktiviteler düzenliyoruz ki kentimizde yaşayan kadınlar hayata karışan, sosyalleşen aktif bireyler olarak kadının görünürlüğünü artırsın. Hepsine sevgilerimi iletiyorum, Konak’ta kadınlar her zaman güçlü, görünür ve mutlu olacak” ifadelerini kullandı.

“Uzun zamandır böyle eğlenmemiştik”

Müzik ve dansın hiç durmadığı vapur gezisinde kadınlar, arkadaşlarıyla birlikte keyifli anlar yaşadı. Konak Belediyesi’nin ikramlarıyla zenginleşen gezinin sonuna İzmir Marşı damgasını vurdu. Kadınlar İzmir’in simge marşını hep birlikte söyledi. Vapur gezisine katılan, Hatay Semt Merkezi Ritim ve Dans kursiyeri Jale Çıtkan, duygularını şu sözlerle ifade etti: “Nilüfer Hanım’a çok teşekkür ediyorum. Uzun zamandır böyle eğlenmemiştik, çok güzel vakit geçirdik, ikramlar, müzik, her şey harikaydı. Ekip çok güzel hazırlanmış, hepsine çok teşekkür ederiz.”

“Her şey çok güzeldi”

Konak Belediyesi’nin 18 yıllık spor kursiyeri Aynur Boduroğlu da memnuniyetini şöyle dile getirdi: “18 senedir Konak Belediyesi’nin spor etkinliklerine katılıyorum. Nilüfer Hanım’a ayrıca teşekkür ediyorum. Her şey çok güzeldi, bizi çok mutlu etti. Çok memnunuz.”

“Bizi birbirimize bağladı”

Konak Belediyesi Hatay Semt Merkezi pilates grubundan Nilgün Çetin, de teşekkürlerini ileterek, “Konak Belediyesi’nin Hatay Semt Merkezi’nde bu yıl pilatese başladım. Bu da ilk etkinliğim. Organizasyon çok başarılı. Başta Konak Belediye Başkanımız Nilüfer Hanım’a ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diye konuştu. Gezi sayesinde hem eğlenip hem dinlendiklerini ifade eden Ceyhun Erdem ise “Vapur gezimiz çok güzeldi. Bizi dinlendirdi, birbirimize bağladı” dedi.

“Bu coşkuyu birlikte yaşadık”

Emekli olduktan sonra İzmir’e döndüğünü ve emeklilik günlerinde Konak Belediyesi’nin kurslarının kendisini hayata bağladığını vurgulayan Neslihan Vardar, şunları söyledi: “Emekli olduktan sonra İzmir’e döndüm. Pilates beni emeklilikte hayata bağladı. Görevli arkadaşlara teşekkür ediyorum. Bugün burada bu coşkuyu birlikte tatmaktan çok mutlu olduk. Güzel İzmir’imizi seyreylerken arkadaşlarımızla da sosyalleşme fırsatımız oldu.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bir Avukatın Yeşilçam’a Vefa Yolculuğu

Bir zamanlar ışıkları hiç sönmeyen, kameraları susmayan Yeşilçam Sokağı bugün sessiz. Alkışların yerini yalnızlık, şöhretin yerini unutulmuşluk almış durumda. İşte bu sessizliğin içinde genç bir avukat, ağır ama kararlı adımlarla yürümeyi seçti. O isim, Onur Yağışan.

Kars’ta, öğretmen bir anne ve babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Yağışan, disiplin, çalışkanlık ve vicdan kavramlarıyla büyüdü. 2020 yılında Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu ve aynı yıl avukatlık mesleğine başladı. Kısa sürede önemli davalarda elde ettiği başarılarla dikkat çekti. Ancak onu meslektaşlarından ayıran asıl nokta, hukuku yalnızca bir kazanç kapısı değil, bir duruş ve vicdan meselesi olarak görmesi oldu.

YEŞİLÇAM BİR SEVDA DEĞİL, BİR HAFIZA

Onur Yağışan’ın yolu yıllar sonra Yeşilçam Sokağı’na düştüğünde karşılaştığı manzara, hayatında bir kırılma noktası yarattı. Bir döneme damga vurmuş oyuncuların, set emekçilerinin yaşadığı yalnızlık ve zorluklar onu derinden etkiledi. Bir zamanlar milyonları güldüren, ağlatan, umut veren isimlerin bugün zor şartlar altında yaşam mücadelesi vermesi, Yağışan’ı harekete geçirdi.

Bu noktadan sonra Yağışan, hiçbir karşılık beklemeden bazı Yeşilçam oyuncularının hukuki süreçlerini üstlendi. Davalarına girdi, dertlerini dinledi, yanlarında oldu. ‘Ben mesleğimi sadece para kazanmak için değil, vicdanımı rahat ettirmek için yapıyorum’diyen Yağışan, bu yaklaşımıyla Yeşilçam emekçileri için güvenilen bir isim haline geldi.

YEŞİLÇAM HUZUREVİ, BİR SOSYAL PROJEDEN FAZLASI

Onur Yağışan’ın üzerinde en çok durduğu projelerin başında Yeşilçam Huzurevi geliyor. Hayatının son dönemini yalnız ve imkânsızlıklar içinde geçiren Yeşilçam emekçileri için kalıcı bir çözüm üretmeyi hedefleyen Yağışan, bu projenin yalnızca bir barınma meselesi olmadığını vurguluyor.

Amaç,yıllarca aynı setlerde çalışmış, aynı hayalleri paylaşmış insanların yeniden bir arada, dayanışma içinde yaşayabilecekleri bir yuva kurmak. İş insanlarının ve devletin desteğiyle hayata geçirilmesi planlanan proje, Yeşilçam’a duyulan vefanın somut bir karşılığı olarak görülüyor.

‘HEY GİDİ YEŞİLÇAM’ İLE KALICI BİR TANIKLIK

Yağışan, Yeşilçam’a olan bağlılığını yalnızca projelerle değil, kalıcı bir eserle de ortaya koyuyor. Aylar süren saha çalışmaları, röportajlar ve arşiv taramaları sonucunda hazırlanan ‘Hey Gidi Yeşilçam’ adlı kitap, sinema dünyasının bilinmeyen yüzünü gözler önüne seriyor. Kitapta Yeşilçam’ın yalnızca şaşaalı yılları değil, çöküşü, unutuluşu, kamera arkasındaki acı gerçekler de yer alıyor. Bu yönüyle eser, bir hatırat değil,bir döneme tutulmuş güçlü bir tanıklık niteliği taşıyor.

SANAT, SPOR VE DİSİPLİNLE YOĞRULAN BİR HAYAT

Onur Yağışan’ın hayatında sanat ve spor da önemli bir yer tutuyor. Beş yaşından bu yana bağlama çalan Yağışan, müziği bir terapi olarak görüyor. On yıl boyunca kick boks yapan, satrançta üniversite birinciliği bulunan ve halk oyunlarında dereceler elde eden Yağışan, disiplin ve sabrın hem hayatta hem meslekte vazgeçilmez olduğuna inanıyor.

‘BEN SADECE AVUKAT DEĞİLİM, VEFA BORCUMU ÖDÜYORUM’

Onur Yağışan’a göre Yeşilçam, bu ülkenin ortak hafızası. Ona sahip çıkmayan bir toplumun geleceğini de koruyamayacağını savunuyor. Kendisini yalnızca bir avukat olarak değil, vefa borcunu ödemeye çalışan bir insan olarak tanımlıyor. Belki de bu yüzden, Yeşilçam Sokağı’nda yankılanan sessizlikte hâlâ bir vicdan sesi varsa, o sesin içinde Onur Yağışan’ın adımları duyuluyor. Hey gidi Yeşilçam…

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı