Konak’ta Felsefe ve Bilim Festivali’ne yoğun ilgi

Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Aktiffelsefe Kültür Derneği iş birliği ile Sancar Maruflu Bilim Merkezi’nde düzenlenen Felsefe ve Bilim Festivali’ne katıldı. Yetişkinlere yönelik oturumların yanı sıra felsefi diyaloglar, belgesel gösterimleri, deney istasyonları ve çocuklar için atölye çalışmalarıyla her yaştan katılımcıyı ağırlayan festivalde konuşan Başkan Mutlu, “Sorgulayan, merak eden ve birey olma yolunda dogmalardan uzak çocuklar yetiştirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Konak Belediyesi ve Aktiffelsefe Kültür Derneği iş birliğinde, 14 Mart Tıp Bayramı ve Dünya Pi Günü dolayısıyla Sancar Maruflu Bilim Merkezi’nde düzenlenen Felsefe ve Bilim Şenliği, her yaştan katılımcının bilim ve felsefeyle iç içe keyifli bir gün geçirmesini sağladı. Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun katılımıyla gerçekleşen ve tüm gün süren festivalde; yetişkinlere yönelik ilgi çekici oturumlar gerçekleştirilirken, katılımcılar felsefi diyaloglar ve belgesel gösterimleriyle düşünsel bir yolculuğa çıktı. Bilim merkezinde kurulan deney istasyonları ise özellikle gençlerin ve çocukların büyük ilgisini çekti. Festivalde Başkan Mutlu’nun yanı sıra Aktiffelsefe Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Oya Uysal ve Yönetim Kurulu Üyeleri, İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar yer aldı.

Mutlu: Sorgulayan ve merak eden çocuklar yetiştirmeyi hedefliyoruz

Festivalin açılışında yaptığı konuşmada sorgulayan, merak eden ve birey olma yolunda dogmalardan uzaklaşmış çocuklar yetiştirmeyi hedeflediklerini söyleyen Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Akıldan ve bilimden yana, her türlü dogmadan uzak fikirleri paylaşmak ve düşüncelerin zenginliğine ortak olmak çok değerli. Bu anlamlı buluşmada bizimle iş birliği yapan Aktiffelsefe Kültür Derneği’ne teşekkür ediyorum. Konak’ta, İzmir sevdalısı Sancar Maruflu’nun adını taşıyan Bilim Merkezimizde; sorgulayan, merak eden ve birey olma yolunda dogmalardan uzak çocuklar yetiştirmeyi hedefliyoruz. Aktiffelsefe, benim de yakından takip ettiğim ve bugün birlikte olmaktan memnuniyet duyduğum bir kuruluş. Bundan sonraki çalışmalarımızda da birlikte yol yürümek bizi çok mutlu eder. Çok yararlı bir etkinlik olacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Uysal: Festivalden ziyade bir arayış

Aktiffelsefe Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Oya Uysal ise şunları söyledi: “Bu bir festivalden ziyade bir arayış. Neden var olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve nereye gittiğimizi bilmek istiyoruz. Bilgeliği arama arzusu için bir araya geldik. Felsefe sadece teorik bilgilerin bir yığını değil. Tam tersine hayata anlam katan bir süreçtir. Felsefe ve bilimi tekrardan bu yüzyılda ve bu coğrafyada bir araya getirmek istiyoruz. Bu festivalde bilgi yığınından ziyade daha çok sorgulamak, etkileşim içine girmek ve düşünce atmosferi oluşturmak istedik. Bilim bizi doğruya doğru götürürken, felsefe ise daha iyi doğru yönlendirir. Hepimizin bütün bunlara ihtiyacı var. Bu güzel organizasyonu daha da güzelleştiren belediyemize, çalışanlarına ve dernek gönüllülerimize teşekkür ediyorum. Güzel bir festival olmasını diliyorum.”

Oturumlarda bilim ve felsefe masaya yatırıldı

Festivalin ilk oturumunda felsefenin biyoloji, tıp ve fizik gibi temel bilimlerle ilişkisi ele alındı. “Felsefe ve Temel Bilimler” başlıklı oturumda Dr. Gülsen Altuntaş (Fizyolog), Dr. Mahmut Şansal (Gastroenterolog) ve Dr. Ayşe Büber Aydın (Akademisyen) konuşmacı olarak yer aldı. İkinci oturumda “Bilim Felsefesi” başlığı altında Prof. Dr. Yavuz Unat (Kastamonu Üniversitesi), Prof. Dr. Gül Ünal Çoban (Dokuz Eylül Üniversitesi) ve Prof. Dr. Remzi Demir (Ankara Üniversitesi) konuşmalar gerçekleştirdi. Festivalin son oturumunda ise Aktiffelsefe Fen ve Doğa Bilimleri Araştırma Ekibi Üyeleri Ahmet Dildan ve Bilgi Pakiş sunumlar gerçekleştirdi. Oturumun sonunda İzmir Gaziemir’de bulunan Uzay Kampı tanıtıldı. 9–15 yaş arası çocuklara yönelik bilimsel eğitim programlarıyla bilinen kampın NASA tasarımlı astronot simülatörleriyle katılımcılara uygulamalı deneyim sunduğu ve takım çalışmasını geliştirmeyi hedeflediği aktarıldı. Festival kapsamında ayrıca çocuk atölyeleri, bilim üzerine felsefi diyaloglar ve belgesel gösterimi de düzenlendi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Osmangazi Belediyesi Engel Tanımayan Yüreklerle Milli Ruhu Yansıttı

Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği anlamlı etkinlikte engelli çocuklar, İstiklal Marşı’nın Kabulü’nün 105. yılı ve Çanakkale Zaferi’nin 111. yılı anısına sahne aldı. Ay-yıldız koreografisi, piyes ve türkülerle izleyenlere duygu dolu anlar yaşatan program, milli birlik ve dayanışma ruhunu bir kez daha ortaya koydu.

Engelli bireylerin sosyal hayata daha aktif katılımını sağlama amacıyla çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdüren Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi ile anlam dolu bir etkinliğe imza attı. İstiklal Marşı’nın Kabulü’nün 105. yıl dönümü ile Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda engelli çocuklar ve bireyler sahne alarak izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Milli birlik ve beraberlik ruhunun güçlü bir şekilde hissedildiği etkinlikte engelli çocuklar, özel olarak hazırladıkları anlamlı gösteriyle büyük beğeni topladı. Program kapsamında çocuklar, ellerinde taşıdıkları ay ve yıldız figürleriyle Türk bayrağını sembolize eden koreografik bir gösteri sergiledi. Sahnedeki görüntüler izleyenlere hem gurur hem de duygu dolu anlar yaşatırken, salonu dolduran vatandaşlar çocukları uzun süre alkışladı. Etkinlikte aynı zamanda tarih ve vefa duygusunun güçlü bir anlatımı da sahnelendi. Engelli bireyler tarafından hazırlanan ve Çanakkale Zaferi’nin ruhunu yansıtan piyes, izleyicilerden tam not aldı. Piyeste, vatan uğruna verilen mücadele, fedakarlık ve kahramanlık duyguları etkileyici bir şekilde anlatıldı. Program, müzik dinletileriyle devam etti. İbrahim Parlak ve Berfin Özdal, seslendirdikleri türkülerle izleyenlerin yüreğine dokundu. Duygu dolu eserler eşliğinde salonu kaplayan atmosfer, milli değerlerin ve dayanışma ruhunun en güzel örneklerinden birini ortaya koydu.

“Büyük Bir Motivasyonla Çalışmaya Devam Edeceğiz”

Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi Başkanı Orhan Koca, göreve geldikleri ilk günden itibaren büyük bir motivasyonla çalıştıklarını kaydetti. Başkan Koca, “Eğitimde, istihdamda, kültürel, sporsal faaliyetlerde Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’ın destekleriyle çalışmalarımıza adım adım devam ediyoruz, devam edeceğiz. Bu akşamın hazırlanmasında emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Bundan sonraki süreçlerde Osmangazi Engelliler Meclisi olarak 17 ilçemizin her birinde engelli bireylerin hayatın her alanında sadece aktif olabilmeleri değil, söz sahibi de olabilmeleri adına büyük bir motivasyonla çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Duygu Dolu Anlar Yaşattılar

Etkinliği izleyen CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz de, “Toplumda yaşayan tüm unsurların ihtiyaçları karşılanırsa, huzurlu olursa, akşam yattığında mutluysa, o zaman geleceğe güvenle bakar. Sizler de bu güler yüzlerle, bu sevgi dolu yaşam ile, bu kadar güzel çocuklarımızla birlikte onu tamamlamışsınız, sizleri kutluyorum.” şeklinde konuştu.

Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi Eğitmeni H. Ece Küçük ise, “İstiklal Marşı, bir milletin bağımsız yaşama kararlılığının güçlü bir ifadesidir. Büyük şairimiz Mehmet Akif Ersoy’a, bu eşsiz eseri bizlere miras bıraktığı için sonsuz rahmet diliyoruz. 18 Mart ise tarihimizin en büyük destanlarından biridir. Cesaret, fedakarlık, birlik olmanın ne demek olduğunu dünyaya gösterdiğimiz bir gündür.” diye konuştu.

Program boyunca engelli bireyler, sergiledikleri performanslarla duygu dolu anlar yaşattı. Etkinliğin sonunda protokol üyeleri, Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi üyeleri ve engelli bireyler, günün anısına hatıra karesinde yeniden bir araya gelerek, sevgiyle dolan bir bütünleşme mesajı verdi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri, ihracatta güçlü olduğu sektörlerde ihracatçı birlikleri istiyor

2000 yılı sonrasında otomotiv, kimya, yenilenebilir enerji sektörlerinde ihracatçı birlikleri kurma talepleri hayata geçmeyen son 4 yıldır ihracatta 18,3-18,5 milyar dolar aralığında sıkışan Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türkiye ihracatından aldığı pay 16 yıl geriye gitti ve yüzde 7’nin altını gördü.

Ege İhracatçı Birlikleri 2025 yılı sonunda 18 milyar 505 milyon dolar ihracatı kayda alırken, Türkiye’nin 273 milyar 434 milyon dolarlık ihracatında yüzde 6,75’lik dilimi temsil etti. Ege İhracatçı Birlikleri en son 2009 yılında yüzde 7’nin altını görmüştü.

Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2000 yılı sonrasında otomotiv, kimya, yenilenebilir enerji sektörlerinde ihracatçı birlikleri kurma talepleri hayata geçmediği için Türkiye ihracatından aldığı pay sürekli geriledi.

Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye ihracatının yüzde 80’den fazlasına imza atan Egeli ihracatçılar, sonraki yıllarda İstanbul ve Anadolu şehirlerinin ihracatı öğrenmesiyle birlikte ihracatlarını artırsalar da Türkiye ihracatından aldıkları pay gerilemeye başladı.

EİB 1980 yılında yüzde 18 pay alıyordu

1980 yılında kuru meyve, tütün ve tekstil sektörlerinin büyük katkısıyla 523 milyon dolarlık ihracata imza atan Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin 2 milyar 910 milyon dolarlık ihracatından yüzde 18 pay alıyordu. 

Ege İhracatçı Birlikleri 2000 yılına kadar Türkiye ihracatından yüzde 10 ve üzerinde pay almayı sürdürdü. 2000 yılında Türkiye’nin ihracatı 27,2 milyar dolar olurken, Ege İhracatçı Birlikleri bu ihracata 2,6 milyar dolarlık katkı sağladı. 2000 yılında EİB’nin Türkiye geneli ihracattan aldığı pay yüzde 9,5’e indi. 

EİB, çeyrek asırdır yüzde 10’u göremiyor

EİB 2000 yılı sonrasında geçen çeyrek asırda Türkiye ihracatından hiçbir yıl iki haneli bir temsile ulaşamadı. 

2009 yılında Türkiye 97 milyar 50 milyon dolarlık ihracat yaparken Ege İhracatçı Birlikleri 6 milyar 385 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. EİB, 2009 yılında Türkiye ihracatında yüzde 6,6 pay almıştı. EİB sonraki 15 yıl boyunca Türkiye ihracatından yüzde 7 ve üzerinde pay almayı sürdürmüştü. 

EİB 2008 yılında yüzde 6,2’ye dibi gördü

 2000 sonrasında Türkiye geneli ihracatta aldığı pay yüzde 10’un altına düşmeye başlayan Ege İhracatçı Birlikleri, 2008 krizinde 7 milyar 977 milyon dolarlık ihracata imza atarken, Türkiye’nin 127,6 milyar dolarlık ihracatında yüzde 6,2’lik temsil oranıyla dibi görmüştü.

2011 yılında 11 milyar 399 milyon dolarlık ihracatı kayda alarak tarihinde ilk kez 10 milyar doları aşan Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin o yılki 135 milyar dolarlık ihracatında yüzde 8,4’lük dilimle temsil edildi. 

2015 yılında Türkiye 143,8 milyar dolar ihracat yapma başarısı gösterirken, Ege İhracatçı Birlikleri 10 milyar 450 milyon dolarlık ihracatla yüzde 7,2’lik payın sahibi oldu. 

Pandeminin yaşandığı 2020 yılında Ege İhracatçı Birlikleri 13 milyar dolarlık dış satım yaparken, Türkiye’nin 169,5 milyar dolarlık ihracatında yüzde 7,7’lik dilimi temsil etti. 

Eskinazi: “İhracatta Güçlenen Sektörler EİB’de Temsil Edilmiyor”

Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2000 yılında 2,6 milyar dolar ihracatının 2025 yılı sonunda 7 kattan fazla artarak 18,5 milyar dolara ulaştığını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, EİB’nin Türkiye ihracatından aldığı paydaki azalışın temel nedeninin 2000 yılı sonrasında Türkiye’de 6 sektörde kurulan ihracatçı birliklerinin merkezlerinin İstanbul ve Ankara merkezli olmasının olduğunu vurguladı.

Türkiye’de ihracatın 2000 yılına kadar 20 sektörde kayda alındığı bilgisini veren Jak Eskinazi, “2000 yılı sonrasında makine, iklimlendirme, savunma sanayi, mücevher, çelik, gemi, yat ve hizmetleri sektörlerinde ihracatçı birlikleri kuruldu. Son yıllarda ihracatımızı sırtlayan otomotiv ve kimya sektörlerinde ihracatçı birliği kurma çabalarımız sonuçsuz kaldı. Ege Bölgesi’nde bu sektörlerde faaliyet gösteren ihracatçı firmaların ihracat rakamları Ege İhracatçı Birlikleri tarafından kayda alınamıyor. Bu nedenle EİB’nin Türkiye ihracatından aldığı payda göreceli bir azalış oldu. Ticaret Bakanlığı Faaliyet İlleri İhracat İstatistiklerine göre Ege Bölgesi’nin ihracatı 44 milyar dolara ulaşıyor ve Türkiye geneli ihracattan yüzde 16 pay almayı sürdürüyoruz. Bizim talebimiz Kimya, Otomotiv, Elektrik-Elektronik, Yenilenebilir Enerji Ekipmanları Sektörlerinde EİB bünyesinde yeni ihracatçılar birliği kurabilmek. Bu birlikleri kurduğumuz takdirde EİB’nin ihracat kaydı 30 – 35 milyar dolar aralığına ulaşacak” şeklinde konuştu. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Sarışın Bir Kurt” Sergisini Gezdi

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, küratörlüğünü Fahri Özdemir’in üstlendiği ve büyük ilgi gören “Sarışın Bir Kurt: Mustafa Kemal Atatürk” sergisi, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ağırladı.

Gazim Mustafa Kemal Atatürk’ün 1907’den 1938’e uzanan liderlik sürecini kronolojik bir anlatımla sergileyen çalışma, orijinal fotoğraflar, döneme ait gazete ve dergiler, özel yazışmalar ve çok sayıda tarihi dokümanı bir araya getiriyor. Anadolu Ajansı’nın kuruluşundan İzmir’in kurtuluşuna kadar pek çok kritik ana şahitlik eden belgeler, ziyaretçilere adeta o günleri yeniden yaşatıyor.

“Manisa’da Görülmeye Değer Bir Miras”

Sergiyi, küratör Fahri Özdemir’in anlatımıyla gezen CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, CHP Manisa Milletvekilleri ve ilçe belediye başkanları eşlik etti. Sergiyi inceledikten sonra duygularını ifade eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’da böylesine değerli bir koleksiyonun sergilenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Koleksiyoner Fahri Özdemir’e, Manisa’ya olan özel ilgisi ve bu kıymetli arşivi vatandaşlarla buluşturduğu için teşekkürlerini ileten Özel, serginin tarihi derinliğine vurgu yaptı.

Küratör Fahri Özdemir ise Manisa halkının sergiye gösterdiği yoğun ilgiden büyük mutluluk duyduğunu belirterek, “Manisa olunca kıramadık, sergiyi açtık. İlginin bu kadar yüksek olması beni çok mutlu etti” ifadelerini kullandı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ayvalık Kadın Oyunları Festivali Altıncı Kez Perdelerini Açtı

Ayvalık Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl 6’ncısı düzenlenen Kadın Oyunları Festivali, Ayvalık’ın yeni kültür ve sanat noktası Rauf Denktaş Kültür Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluştu.

13 Mart Cuma akşamı sahnelenen “Gözbağcı” adlı oyunla festivalin açılışı yapıldı. Beş gün boyunca birbirinden değerli beş farklı kadın temalı oyun, her akşam saat 21.00’de, “perde” diyecek.

Açılışı gerçekleştiren Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, “Ayvalık’ın kültür ve sanat yaşamına değer katan çok özel bir etkinliğin, 6. Kadın Oyunları Festivali’nin açılışında sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Türkiye’nin ve Avrupa’nın kadın temalı tek tiyatro festivali olma özelliğini taşıyan Kadın Oyunları Festivali, altıncı yılında da sanatın dönüştürücü gücünü Ayvalık’tan tüm ülkeye ve dünyaya ulaştırmaya devam ediyor” dedi.

13–17 Mart tarihleri arasında sahnelenecek birbirinden değerli oyunlarla, tiyatronun güçlü anlatım dili aracılığıyla kadınların hikâyelerini, mücadelelerini, umutlarını ve yaşam deneyimlerinin birlikte paylaşılacağını belirten Başkan Mesut Ergin, “Festivalimiz boyunca Gözbağcı, Şairler Mezarlığı, Yalnız Başaklara Azgın Boğa, Sendrom ve Olga Maşa Irina – Yine Üç Kız Kardeş gibi önemli yapımları Ayvalıklı tiyatroseverlerle buluşturacağız” dedi.

Her biri titiz bir değerlendirme sürecinin ardından seçilen oyunların, kadın temasının derinlikli ve nitelikli bir bakış açısıyla ele alındığını dile getiren Başkan Ergin şöyle konuştu;

 “Bizler de Ayvalık Belediyesi olarak sanatı yalnızca izlenen bir etkinlik değil; düşünmeye, sorgulamaya ve toplumsal farkındalık yaratmaya katkı sağlayan güçlü bir alan olarak görüyoruz. Bu festivalin en anlamlı yanlarından biri de yalnızca sahnede değil, hayatın içinde de iz bırakmasıdır. Her yıl festival gelirinin belirli bir bölümünün kız çocuklarının eğitim bursuna aktarılması, sanatın toplumsal dayanışmayla buluşmasının en güzel örneklerinden biridir. Sanatın ışığının genç kızlarımızın eğitim yolculuğunu aydınlatmasına katkı sağlamak bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Festivalimizin uluslararası alanda da ilgi görmesi bizleri ayrıca mutlu ediyor. ABD’de John Hopkins Üniversitesi’nin yayımladığı Theatre Journal dergisinde festivalimize yer verilmesi, Ayvalık’ta doğan bu değerli sanat buluşmasının dünyada da dikkatle takip edildiğinin önemli bir göstergesidir.”

Ayvalık’ın, tarihiyle, doğasıyla ve kültürel birikimiyle her zaman sanatın ve sanatçının yanında olduğunu vurgulayan Başkan Mesut Ergin, şöyle devam etti:

“Biz de yerel yönetim olarak bu mirası büyütmeye, kenti yıl boyunca festivallerin, tiyatronun, müziğin ve sanatın merkezi haline getirmeye kararlılıkla devam ediyoruz. Bu değerli organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen başta Festival Direktörü Hasan Aldemir olmak üzere tüm sanatçılarımıza, organizasyon ekibine, destek veren kurum ve kuruluşlara ve elbette festivalimizi sahiplenen siz değerli sanatseverlere gönülden teşekkür ediyorum. Sanatla, dayanışmayla ve umutla dolu bir festival diliyorum.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nevşehir’de “Agâh” ile Tasavvuf Musiki Dinletisi

Nevşehir Belediyesi tarafından Ramazan Ayı’na özel düzenlenecek etkinlikler kapsamında bu akşam ki konuk tasavvuf musikisi ile Agâh olacak. Güçlü sesi ve etkileyici yorumu ile tanınan sanatçı, seslendirdiği eserlerle dinleyicilere hem sanatsal hem de manevi yönü güçlü bir müzik ziyafeti sunacak.

Nevşehir Belediyesi, Ramazan ayının manevi atmosferini kültür ve sanat etkinlikleriyle zenginleştirmeye devam ediyor. Ramazan ayı boyunca şehir genelinde düzenlenen programlar Nevşehirli vatandaşlardan büyük takdir ve alkış alıyor.

Kentin sanat ve kültüre dair bütün etkinliklerinin düzenlendiği Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi’nin bugünkü konuğu, tasavvuf musikisinin seçkin isimlerinden Agâh, güçlü sesi, etkileyici yorumu ve seslendireceği eserlerle dinleyicilere hem sanatsal hem de manevi yönü güçlü bir müzik ziyafeti sunacak.

Ramazan Gecesinde Manevi İklim Atmosferi

Nevşehirli vatandaşlarımızı Ramazan ayının ruhuna uygun olarak hazırlanan programda ilahiler ve tasavvuf eserleriyle dolu özel bir repertuvar beklerken dinleyiciler Ramazan gecesinin huzurunu ve sükûnetini tasavvuf musikisinin derin ve etkileyici ezgileri eşliğinde paylaşma fırsatı bulacak.

AGÂH İLE TASAVVUF MÜZİĞİ KONSERİ

Tarih               : 14 Mart 2026 Cumartesi

Saat                : 20.30

Yer                  : Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Gül Gökçe Korkmaz, müziğin ‘Multitasking Kızı’ olma yolunda

Son olarak Sezen Aksu’nun unutulmaz şarkısı “Sarı Odalar”a kattığı yorumla adından söz ettiren Gül Gökçe Korkmaz, her çalışması için yarattığı farklı dünyayla “çok yönlülüğünü” ortaya koyuyor. 

“Sarı Odalar” şarkısının ruhunu yansıtmak için değişime giden Gül Gökçe Korkmaz şarkıyı okumaya bile girmeden aylar önce “Sarışın” olarak şarkının ruhuna girmek için gerekli görünüme kavuşmuştu. 

Sezen Aksu’nun en zorlu parçalarından birini başarıyla seslendiren Korkmaz’ın, şarkıya kattığı naif yorum da dikkat çekerken güzel şarkıya her şarkısı ve her yeni projesi için kendisine yeni bir dünya yaratarak oyunculuk ve modellikten gelen çok yönlülüğünü şarkıcılığına da yansıttı.

“Sarı Odalar”la birlikte yükselme dönemini yaşadığını vurgulayan Gül Gökçe Korkmaz, görsel olarak da güçlü kalmaya devam ederek “Multitasking Girl” lakabını hak etmeye devam edeceğini söyledi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkiye’nin en başarılı Opera Sanatçısı: Tenor Sedat Can Öztoprak

Türkiye’nin en önemli ödülleri arasında gösterilen ve alanında en iyi isimlerin buluştuğu 12.Gold Fame Prestige Awards Ödülleri, Hakan Taner Çapın ve Esin Yum’un sunumları ile görkemli büyük bir Törenle 28 Ocak 2026 tarihinde Double Tree Hilton Beyoğlu İstanbul’da gerçekleşti. 

Basının da yoğun bir şekilde takip ettiği ve pek çok ünlü ismin ödüle layık görüldüğü görkemli gecede dünyaca ünlü Tenor Sedat Can Öztoprak “Türkiye’nin En Başarılı Opera Sanatçısı” ödülüne layık görüldü. Sahnede ödülünü alan dünyaca ünlü Tenor, duygu ve düşüncelerini ise şu şekilde dile getirdi. 

“Beni bu çok önemli ödüle, “Türkiye’nin En Başarılı Opera Sanatçısı” ödülüne layık gören tüm değerli isimlere çok teşekkür etmek istiyorum. Bu ödül bir Türk Opera Sanatçısı için kesinlikle eşsiz bir gurur. Bugüne dek elde etmiş olduğum sayısız başarılara, dünyanın pek çok ülkesinde yıllardır sayısız kez layık görülmüş olduğum çok önemli uluslararası ödüllerime ve uluslararası arenadan layık görülmüş olduğum “Türkiye’yi En İyi Temsil Eden Sanatçı” ödülüme ilave, emeklerimin ve başarılarımın böylesine çok önemli bir ödülle daha taçlanmış olması kesinlikle en büyük gurur bir Türk Opera Sanatçısı için. Layık gören tüm değerli isimlere tekrardan çok teşekkür etmek istiyorum.” 

Dünyaca ünlü Opera Sanatçısı Tenor Sedat Can Öztoprak’ın layık görülmüş olduğu bu önemli ödül, kazanmış olduğu ve Türk Opera tarihinde de bir ilk olan 9.Uluslararası Yarışma Birinciliğinden sonra layık görülmüş olduğu ilk ödül olması bakımından da ayrıca önemli ve anlamlı.

OPERA SANATÇISI TENOR SEDAT CAN ÖZTOPRAK’IN HAYATI VE TÜM BAŞARILARI KİTABA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

Opera Sanatçısı Tenor Sedat Can Öztoprak’ın hayatını ve tüm başarılarını konu alan, çok değerli Yazar Fatma Özger Bilgiç’in kaleme aldığı “Yürekte Kalan İzler” adlı Kitap, 7 Nisan 2026 Tarihinde İstanbul’da, Caddebostan Kültür Merkezi Büyük Salonda gerçekleşecek olan tanıtım, imza töreni ve basın söyleşisinin ardından raflardaki yerini alacak ve tüm Türkiye’de satışa sunulacak. Aynı gün, tanıtım, imza töreni ve basın söyleşisinden hemen önce ise Tenor Sedat Can Öztoprak, Caddebostan Kültür Merkezi Büyük Salonda unutulmaz bir resital konsere de imza atacak. Basının da yoğun bir şekilde takip edeceği bu unutulmaz tarihi gün, saat 13.30’da başlayacak. 

Dünyaca ünlü Opera Sanatçısı Tenor Sedat Can Öztoprak, ayrıca bu sene davet aldığı Viyana’da, Uluslararası Viyana Opera Festivali’nde, Bizet’in ünlü Operası Carmen’de Başrol Don Jose’yi, ve Mozart’ın ünlü Operası Sihirli Flüt’te de Başrol Tamino’yu yorumlayarak Sahnede olacak. Ayrıca bu sene yeniden İtalya’da da, davet aldığı Uluslararası Saluzzo Opera Festivali’nde, Mozart’ın ünlü Operası Don Giovanni’de Başrol Don Ottavio’yu yorumlayarak da yeniden sahnede olacak. Ve bu sene yeniden Berlin’de, davet aldığı Uluslararası Berlin Opera Festivali’nde, Puccini’nin ünlü Operası Gianni Schicchi’de de Başrol Rinuccio’yu yorumlayarak da yeniden Sahnede olacak olan dünyaca ünlü Tenor, duygularını şu sözlerle dile getirdi.

“Uluslararası Arenada, ve Dünyanın en önemli Opera Sanat şehirlerinde nice büyük eserlerde, nice büyük başrollere…” 

Dünyaca Ünlü Opera Sanatçısı Tenor Sedat Can Öztoprak, bugüne kadar elde ettiği sayısız uluslararası ödüllere, uluslararası yarışma birinciliklerine ve uluslararası arenadan layık görülmüş olduğu “Türkiye’yi En İyi Temsil Eden Sanatçı” ödülüne de ilave olarak Türkiye’de de en önemli ödül organizasyonları tarafından ve Türkiye’nin en önemli jüri üyelerinin oylamaları sonucu bugüne dek yıllardır sayısız kez layık görülmüş olduğu ve görülmeye de devam ettiği, “Yılın En Başarılı Opera Sanatçısı” , “Yılın En İyi Opera Sanatçısı” , “Yılın Uluslararası Başarı Gösteren En Başarılı Opera Sanatçısı”, “Uluslararası En Başarılı Opera Sanatçısı”, “Cumhuriyetin 100.Yılına Damga Vuran En Başarılı Opera Sanatçısı”, “Yılın Star Opera Sanatçısı” , “En Başarılı Türk Opera Sanatçısı”, “Opera Sanatına Yenilik Kazandıran En Başarılı Opera Sanatçısı”, “Türk Operasına Damga Vuran En Başarılı Opera Sanatçısı”, “Uluslararası En Başarılı Türk Tenor” , “Yılın Uluslararası Başarı Gösteren En İyi Opera Sanatçısı”, “Uluslararası En Başarılı Türk Opera Sanatçısı” ve “Türkiye’nin En Başarılı Opera Sanatçısı” ödüllerine, bugüne dek defalarca kez layık görülerek, ve her seferinde de kendisi layık görülerek Türk Opera tarihinde bugüne dek görülmemiş düzeyde bir dominasyona imza atmış olup bir kez daha tarihe geçmiştir. Dünyaca ünlü Opera Sanatçısı Tenor Sedat Can Öztoprak, ayrıca Türkiye Cumhuriyet tarihinin en çok ödül kazanmış Opera Sanatçısıdır. 

SANATIN ZİRVESİNDEKİ İSİM: DEVRİM YARATAN TÜRK TENOR

Ülkemizi bugüne dek Opera Sanatı alanında yurtdışında ve yurtiçinde yıllardır en iyi şekilde temsil etmeye devam eden, Dünya Opera Tarihinde ve Türk Opera Tarihinde pek çok ilkler başararak hem Dünya Opera Tarihine hem de Türk Opera Tarihine muhteşem bir şekilde geçmiş olan, 100’ün üzerinde uluslararası ve ulusal ödülleriyle ve kazandığı sayısız uluslararası yarşma birincilikleriyle opera sanatını çok çok ileriye taşıyarak opera sanatında devrim yaratmış olan dünyanın hayran olduğu Opera Sanatçımız Türk Operasının zirvesindeki isim Tenor Sedat Can Öztoprak, çalışmalarına hem yurtiçinde hem de yurtdışında yoğun bir şekilde devam etmektedir.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Artaş Holding’den Uluslararası Büyüme Hedefleri Doğrultusunda Önemli Adım

Artaş Holding, MIPIM’de Umman ile yeni yatırım fırsatlarını değerlendiriyor

Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle Türkiye’nin köklü markaları arasında yer alan Artaş Holding, Türkiye temsilciliğini Alkaş’ın üstlendiği, MIPIM Fuarı kapsamında Umman ile önemli bir iş birliği anlaşmasına imza attı. Türkiye’de Avrupa Konutları markasıyla 46 binin üzerinde konut teslim eden Artaş Holding, sahip olduğu güçlü deneyimi uluslararası projelere taşımayı hedeflerken, önümüzdeki dönemde Umman’ın şehircilik vizyonuna katkı sağlamayı ve yeni yatırım fırsatlarını değerlendirmeyi planlıyor.

İKİ ÜLKE ARASINDAKİ FIRSATLAR DEĞERLENDİRİLDİ

Fransa’nın Cannes kentinde gerçekleştirilen ve dünyanın en prestijli gayrimenkul fuarları arasında yer alan MIPIM’de, Türkiye ile Umman arasındaki ekonomik ilişkileri ve yatırım ortaklıklarını güçlendirecek önemli bir temas gerçekleştirildi. Görüşmeye Artaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Serhan Çetinsaya ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu katıldı. Heyet, Umman Konut ve Şehir Planlama Bakanı Khalfan bin Saeed bin Mubarak Al-Shueili ile bir araya gelerek iki ülke arasında geliştirilebilecek ortak projeleri ve yatırım fırsatlarını değerlendirdi.

ARTAŞ HOLDİNG, GÜÇLÜ TECRÜBESİNİ ULUSLARARASI PROJELERE TAŞIYACAK

Uluslararası platformlarda yeni iş birlikleri geliştirmeyi hedefleyen Artaş Holding, gayrimenkul geliştirme alanındaki güçlü deneyimini farklı coğrafyalara taşıyarak küresel ölçekteki projelerde yer almayı hedefliyor. Artaş Holding yetkilileri, bu önemli iş birliğinin hem Türkiye hem de Umman için uzun vadeli ve verimli sonuçlar doğurmasını temenni ettiklerini ifade etti.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sanat ve Tasarımda Gündelik Hayat, Manifest’OU Sempozyumu’nda Ele Alındı

İstanbul Okan Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen sempozyum, “Gündelik Hayat: Sanat ve Tasarımda Gündelik Olanın Estetiği ve Politikası” teması etrafında üç gün boyunca hem fiziksel hem çevrimiçi platformlarda zengin içerikli oturumlara sahne oldu.

Toplam 18 oturumda 59 bildirinin sunulduğu sempozyumda 30 bildiri yüz yüze, 29 bildiri ise çevrimiçi olarak paylaşıldı. Ulusal ve uluslararası olmak üzere toplam 79 başvurunun alındığı sempozyumda, sanat ve tasarımın farklı disiplinlerinden katılımcılar; gündelik hayatın estetik, kültürel ve politik boyutlarını, sıradan nesnelerin ve mekânların sanatsal üretimdeki yerini, gündelik pratiklerin yaratıcı müdahalelerle nasıl dönüştürülebileceğini ve dijitalleşmenin gündelik deneyimler üzerindeki etkilerini tartıştı.

Sempozyumun açılış konuşmalarını, Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Reşat Başar ve İstanbul Okan Üniversitesi Rektörü ve sempozyumun Onursal Başkanı Prof. Dr. Güliz Muğan yaptı. Sempozyumun ana konuşmacısı ise, sanat tarihi, küratöryel çalışmalar ve güncel sanat alanındaki çalışmalarıyla tanınan akademisyen ve küratör Prof. Dr. Marcus Graf oldu.

Sempozyum kapsamında ayrıca, Müze Gazhane’de düzenlenen panellerde alanında önemli isimler bir araya geldi. “İstanbul’da Gündelik Hayatın İnşası: Mekân, Tasarım ve Temsil” başlıklı panelde Yüksek Mimar ve AURA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Kurtul Erkmen, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı Kültür Varlıkları Projeler Müdürü Merve Gedik ve Meşher küratörü Şeyda Çetin konuşmacı olarak yer aldı.

“Gündeliğin Görsel Politikası: Feminizm, Hafıza ve Sanat” başlıklı ikinci panelde ise Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı kurucu üyelerinden Füsun Ertuğ, sanatçı Yasemin Özcan ve akademisyen, küratör Yıldız Öztürk katılımcılarla buluştu.

Manifest’OU 2. Uluslararası Sanat ve Tasarım Sempozyumu, gündelik hayatın sanat ve tasarım aracılığıyla nasıl görünür kılındığını, dönüştürüldüğünü ve yeniden yorumlandığını tartışmaya açarak disiplinlerarası diyalogların gelişmesine katkı sağladı. İstanbul Okan Üniversitesi’nin öncülüğünde düzenlenen sempozyum, akademisyenleri, sanatçıları ve tasarımcıları bir araya getirerek gündelik olanın taşıdığı estetik ve düşünsel potansiyellere odaklanan, yeni tartışma alanları oluşturdu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı