VakıfBank Kültür Yayınları’ndan Sait Faik Abasıyanık Seçkisi

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Türk hikâyeciliğinin en önemli isimlerinden Sait Faik Abasıyanık’ın edebiyat dünyasındaki yerini farklı yönleriyle ele alan üç ayrı kitabı okurlarla buluşturuyor. Bu seri, yazarın öykücülüğünü, anlatım dilini ve dünyaya bakışını daha yakından tanımak isteyen okurlar için kapsamlı bir okuma imkânı sunuyor. Ada temalı öykülerden oluşan “Denizler İçinde Bir Deniz”, İstanbul merkezli kırk bir öykünün yer aldığı “Şu İstanbul Denilen Yer” ve usta edebiyatçının keskin gözlem gücünü, içten mizahını, hayata bağlılığını yansıtan yazı ve röportajlardan oluşan “Yaşasın Dünya”, kitapseverlerin beğenisine sunuluyor.

VakıfBank Kültür Yayınları’nın edebiyat kitaplığı, Sait Faik Abasıyanık’ın eserleriyle genişlemeyi sürdürüyor. Hazal Bozyer’in hazırladığı “Denizler İçinde Bir Deniz”, yazarın adalarla ilişkili öyküleri arasından, ada temasının anlatının dokusunu kuran temel unsur hâline geldiği metinleri bir araya getiriyor. Derlemede öykülerin süreli yayınlardaki ilk hâlleri ile kitaplara giren son biçimleri karşılaştırmalı olarak sunuluyor; böylece okur, Sait Faik’in dilinin ve anlatım ritminin zaman içinde nasıl olgunlaştığını yakından izleme imkânı buluyor. Kitapta, yazarın ada temalı tüm öykülerine değil, ada izleğinin daha yoğun, belirgin ve hikâyeyi kuşatıcı biçimde işlendiği anlatılara yer veriliyor. Yalnızca Adalar’da geçen metinlerle sınırlı kalınmayarak; balığı, denizi ve insanlarıyla ada yaşamını yansıtan, vapurların, yoksulluğun, tabiatın ve denizin adeta birer karaktere dönüştüğü öyküler de seçkiye dâhil ediliyor. “Denizler İçinde Bir Deniz”, Sait Faik’in ada ile kurduğu derin ilişkiyi ve yazıya tutunma biçimini görünür kılan; hem edebiyat meraklılarına hem de araştırmacılara seslenen kapsamlı bir çalışma niteliği taşıyor.

Sait Faik’in İstanbul’u; sokakların, kahvelerin, sinemaların, meyhanelerin ve “küçük insanların” sesleriyle kurulan canlı bir dünyadır. Kenti bir flanör duyarlılığıyla adımlayan yazar, İstanbul’u yalnızca bir mekân olarak değil, öykünün nabzını tutan bir karakter olarak anlatır. “Şu İstanbul Denilen Yer”, Sait Faik’in Adalar dışındaki İstanbul odaklı kırk bir öyküsünü bir araya getiriyor. Sibel Yılmaz’ın hazırladığı bu seçki, öykülerin süreli yayınlardaki ilk versiyonları ile yazarın hayattayken yayımlanan kitaplarındaki hâllerinin karşılaştırılmasıyla oluşturuldu. Bugün onun anlattığı İstanbul’un izlerine pek az rastlansa da “Şu İstanbul Denilen Yer”, bir kentin bir yazarda bıraktığı izlerin en berrak tanıklıklarından biri olarak edebiyat belleğinde yaşamayı sürdürüyor.

Sait Faik’in keskin gözlemini, içten mizahını ve yaşama bağlılığını bir araya getiren “Yaşasın Dünya” ise yalnızca yazı ve röportajlardan oluşan bir seçki olmanın ötesine geçiyor. Mehmet Can Sevinç’in hazırladığı kitap, Türkçenin en usta yazarlarından birinin insanı, dili, edebiyatı ve kenti nasıl okuduğunu da gözler önüne seriyor. Metinlerde mahkeme salonlarındaki tanıklıklar kendiliğinden birer hikâyeye dönüşürken; sıradan insanların hüzünleri ve sevinçleri, edebiyatın ikiyüzlülüğü, nazik bir öfke ve ince bir istihza eşliğinde anlatılıyor. “Yaşasın Dünya”, bir çocuğun, bir kahvenin, bir mahallenin ve bir kentin dünyasını büyük bir içtenlikle kuran Sait Faik’in kaleminden okuruna kimi zaman sıcaklık, kimi zaman da derin bir sızı bırakıyor.

Yazar Hakkında;

8 Kasım 1906’da Adapazarı’nda doğan Sait Faik Abasıyanık, Türk öykücülüğünün en özgün isimlerinden biridir. Eğitimini Adapazarı, İstanbul ve Bursa’da tamamladıktan sonra bir süre Darülfünûn Edebiyat Fakültesinde okudu; ardından ekonomi eğitimi almak üzere önce İsviçre’ye, oradan da Fransa’ya gitti. 1934’te Türkiye’ye döndü. Yazmayı bir tutku olarak benimseyen Sait Faik, eserlerinde hayatın kıyısında kalmış, küçük mutluluklarla yetinen insanları anlattı. Hikâyelerinde balıkçılar, işsizler, küçük insanlar başrolde yer aldı. 1953’te Mark Twain Derneği onur üyeliğine seçilen yazar, 11 Mayıs 1954’te İstanbul’da öldü. Burgazada’daki evi annesi tarafından Darüşşafaka Cemiyeti’ne bağışlanmıştır, aynı kurum o tarihten beri “Sait Faik Hikâye Armağanı” ile anısını yaşatmaktadır. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Küçükçekmeceli Kadınlar Ramazan Ayında Yuşa Tepesi’nde

Küçükçekmece Belediyesi, Ramazan ayı dolayısıyla Küçükçekmeceli kadınları Hz.Yuşa Türbesi’nin yer aldığı Yuşa Tepesi’ne götürüyor. Haftanın üç günü gerçekleştirilen geziler, Ramazan ayı boyunca devam edecek.

İstanbul’un önemli inanç merkezlerinden biri olan Hz. Yuşa Türbesi’ne; pazartesi, salı ve perşembe günleri geziler düzenleniyor. Katılımcılar için her mahalleden ücretsiz otobüsler kaldırılıyor. Hz. Yuşa Türbesi’ni ziyaret eden kadınlar, dua ve ibadet ederek Ramazan ayının manevi atmosferini paylaşıyor.

İlknur Vatandaş: Herkesin gelip görmesi gerek

Geziye katılan İlknur Vatandaş, ‘’Buraya Küçükçekmece Belediyesi sayesinde gelebildik çünkü hem çok uzak hem de ulaşım çok zor. Bize bu imkânı sağladığı için belediyemize çok teşekkür ediyorum. Dualar ettik, çevreyi gezdik, herkesin gelip görmesi gerek diye düşünüyorum’’ dedi.

Küçükçekmece Belediyesi tarafından düzenlenen çoğu geziye katıldığını belirten Elif Demir ise, ‘’Küçükçekmece Belediyesi’nin vasıtasıyla buraya geldik. Daha önce gelmiştim ama böyle toplu bir şekilde değildi. Türbede dualarımızı ettik, birazdan namazımızı da kılacağız. Belediyemizin gezilerine severek katılıyorum. Bugünde gerek ulaşım olsun gerek gezi olsun gayet keyifli ve konforluydu. Kemal Başkanımıza çok teşekkür ederiz’’ dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Özarslan Balâ, Haymana, Polatli, Şereflikoçhisar ve Evrenlilerle İftar Sofrasında Buluştu

Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, Mevlana Kültür Merkezi’nde düzenlenen iftar programında Ankara’nın ilçelerinden Balâ, Haymana, Polatlı, Şereflikoçhisar ve Evrenli vatandaşlarla bir araya geldi. Buradaki programın ardından Yunus Emre Kültür Merkezi’nde Yörük Türkmen Vakfı (YÖRTÜRK) üyelerine yönelik düzenlenen iftar programına da katılan Başkan Özarslan, “Hepimiz Türk milletinin birliğini, ramazanın kardeşlik ve paylaşma ruhunu yaşayacağız.” mesajı verdi.

Mevlana Kültür Merkezi’ndeki iftar programına; Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’ın yanı sıra; AK Parti Keçiören İlçe STK Başkanı Erdal Çakıroğlu, Haymana Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Suat Dinç, Tüm Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Kurtuluş Kara, Balâlılar Dernek Başkanı Recep Tosun, Şereflikoçhisar Dernek Başkanı Cevdet Mutlu, Balâlılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Yalçın Tosun, Keçiören Haymanalılar Dernek Başkanı Avni Güleş, Haymana Alaçık Köyü Sosyal Kalkınma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Zafer Sezer, Sarıgöl Derneği Başkanı Turan Bayraktar, Haymana Spor Kulübü Başkanı Evren Öz, Türkiye Meyveciler ve Seyyar Pazarcılar Federasyonu Genel Başkanı Ali Karaca, Anadolu Ordulular Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Duman, Kars Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Nuri Deniz, Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Atak, STK temsilcileri, dernek ve federasyon yöneticileri, muhtarlar, meclis üyeleri, başkan yardımcıları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

“Bu bölgenin insanları hürriyetimizi kesinleştirdi”

Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, programa katılan davetlilere yaptığı konuşmada, Ankaralıların Millî Mücadele’de önemli bir rol üstlendiğini belirterek şunları söyledi: “Haymana’nın, Balâ’nın, Polatlı’nın, Şereflikoçhisar’ın, Evren’in yiğit insanları; gözü gönlü iman dolu, serhat dolu, Millî Mücadele’mizin yiğit kahramanları hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Bu yörenin insanları, Millî Mücadele’de bize hüviyetimizi kazandıran insanların ta kendileridir. Yoksa bizi ortada bırakacak, hüviyeti belirsiz bir manda hükümetinin ve birilerinin emri altına terk edeceklerdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le birlikte o bölgenin yiğit insanları bu Cumhuriyet’i bize emanet ederek hürriyetimizi kesinleştirdi. İmanımızı yüce Allah’ın divanında muhkem kıldı. Biz sizlere söz verdik. Dedik ki; Keçiören’de olduğumuz müddetçe kimse yatağa aç girmeyecek, kimse yatağa üşüyerek, titreyerek girmeyecek. Yaşlısına bakılacak, engellisine bakılacak. Şükürler olsun ki o hizmetleri elimizden geldiği ölçüde yerine getirmeye çalışıyoruz. Bize düşen de bu birlikteliğimizi ve beraberliğimizi asla ve katiyen bozmamaktır. Buna halel getirtmeyeceğiz.”

“Birlik ve beraberliğimiz daim olsun”

AK Parti Keçiören İlçe STK Başkanı Erdal Çakıroğlu yaptığı konuşmada ramazan ayının paylaşmanın ayı olduğunu vurgulayarak şunları dile getirdi: “Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a ve kıymetli hemşehri dayanışmasının güzel bir örneğini sergileyen Balâ, Haymana, Evren, Polatlı ve Şereflikoçhisar derneklerine gönülden teşekkür ediyorum. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.”

“Ulaşım esnafımıza her zaman yardımcı olmuştur”

Tüm Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Kurtuluş Kara da yaptığı konuşmada, “Sayın Başkanımıza, tüm hemşehrilerimize vermiş olduğu desteklerden ve yapmış olduğu hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. Kendisi aynı zamanda ulaşım esnafımıza da her zaman yardımcı olmuştur. Bu vesileyle kendisine ayrıca teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

“Haymanalılar olarak Mesut Başkanımızla gurur duyuyoruz”

Haymana Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Suat Dinç ise konuşmasında, “Ankara’nın 25 ilçesinden birinde yaşıyoruz ve sizler çok şanslısınız. Mesut Başkanım gibi bir yiğit geldi, buraya belediye başkanı oldu. Haymanalılar olarak gurur duyuyoruz. Sayın Belediye Başkanımız, 25 ilçe içinde örnek olacak bir belediye başkanıdır. Bütün Haymana Dernekler Federasyonu olarak, Türkiye’de yaşayan bütün Haymanalılar adına Sayın Belediye Başkanımıza şükranlarımı, saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum.” dedi.

“Mesut Başkan ahde vefasını gösterdi”

Şereflikoçhisar Dernek Başkanı Cevdet Mutlu, birlik ve beraberlik içinde iftar yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Keçiören Belediye Başkanımız Mesut Özarslan Bey’e çok teşekkür ediyoruz. Ankara’daki hemşehrilerimizin hemşehrilik bilincinin gelişmesi için bu buluşmalar çok kıymetlidir. Aynı yörenin insanlarıyız, birlikte olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Ayrıca Başkanımız ahde vefasını göstererek eski Dernek Başkanımız Okan Çağan Bey’in ismini Ovacık’ta bulunan bir parka verdi. Kendisine şükranlarımızı sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Hep destek, tam destek”

Balâlılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Yalçın Tosun, konuşmasında“Ramazan ayının manevi ortamında bir araya geldik. Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Güzel Balâ’mızdan Ankaralı hemşehrilerimize selam ediyorum. Hep destek, tam destek. İnşallah beraberiz Başkanım.” diyerek desteklerini bildirdi.

“Haymanalılar olarak yanındayız”

Hizmetlerinden dolayı Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a teşekkür eden Keçiören Haymanalılar Dernek Başkanı Avni Güleş, “Onunla gurur duyuyoruz. Başkanımızın sonuna kadar Haymanalı hemşehrilerimiz olarak yanındayız. Pazarda bir arkadaşımız önümü çevirdi. Dedi ki, ‘Mesut Başkan’ın yanında mısın?’ Dedim ki, ‘Evet, Mesut Başkan’ın yanındayım.’ Dedi ki, ‘Mesut, fakir fukaraya bakan bir belediye başkanı.’ Gurur duyuyoruz Başkanım sizinle, Allah’ın izniyle Haymanalılar olarak yanındayız.”

BAŞKAN ÖZARSLAN, YÖRTÜRK ÜYELERİNİ DE YALNIZ BIRAKMADI

Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, Mevlana Kültür Merkezi’ndeki iftar programının ardından Yunus Emre Kültür Merkezi’nde Yörük Türkmen Vakfı (YÖRTÜRK) üyelerine yönelik düzenlenen iftar programına katıldı. Buradaki programda; İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, önceki dönem Afyonkarahisar Milletvekili Mahmut Koçak, YÖRTÜRK Vakfı Genel Başkanı Mustafa Tombuloğlu, Türk Devletleri Birleşik Konfederasyonu (TURKON) Genel Başkan Vekili Evrensel Fatih Emre, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Neslihan Karataş Durmuş, Yörük Türkmen Beyi ve iş insanı Selahattin Baysal, YÖRTÜRK Genel Sekreteri Mehmet Gönüler ile çok sayıda dekan, öğretim görevlisi, Yargıtay üyesi ve bürokrat yer aldı.

“Bu aziz vatan payidar kalacak”

Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, YÖRTÜRK üyelerine hitaben yaptığı konuşmada şu mesajları paylaştı: “Birbirinden kıymetli Türk büyükleri burada, yüce Türk milletini temsil eden Oğuz Türkmen boyunun yiğit dernekleri burada. Yüce Mevla’m bu güzel vatanı ve milletimizi muhafaza etsin. Bu milletin kültürünü, tarihini ve değerlerini gelecek nesillere taşımak bizlerin en önemli görevidir. Bulunduğumuz Keçiören’de kimse yatağa aç girmeyecek, yaşlısına ve engellisine gereken hizmet verilecek. Hepimiz Türk milletinin birliğini, ramazanın kardeşlik ve paylaşma ruhunu yaşayacağız. Sofralarımızı şenlendirdiniz, iyi ki varsınız. Her şey Türk’e göre, Türk için olacak. Bu aziz vatan payidar kalacak. Ne mutlu Türk’üm diyene.”

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz ise, “Keçiören Belediye Başkanı Sayın Dr. Mesut Özarslan’ın ev sahipliğinde Vakıf Başkanımız Sayın Mustafa Tombuloğlu ve Yönetiminin gayretiyle Türkiye’mizin farklı bölgelerinden gelip Başkent’te yaşayan Yörük-Türkmen dostlarımızla bu vesileyle bir araya gelmiş olduk. Etkinliğin düzenlenmesinde emeği olan herkese teşekkür ediyorum. Rabbim tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri kabul eylesin inşallah.” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Milas Belediyesi 8 Mart’ı Birbirinden Farklı Etkinliklerle Karşılayacak

Milas Belediyesi kadınlara yönelik projeleriyle ön plana çıkarken 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü de birbirinden farklı etkinliklerle kutlayacak.

Dolu dolu bir 8 Mart programı hazırlayan Milas Belediyesi tarafından belediye bünyesinde bulunan havuz ücretsiz olarak kadınların kullanımına açılırken, voleybol maçı, tiyatro ve kadın el emeği ürünleri sergisi gerçekleştirilecek.

Havuz ücretsiz olacak…

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Milas Belediyesi Atatürk Spor Kompleksi’nde bulunan kapalı yüzme havuzu 6-7 Mart tarihlerinde 10.00-21.00 saatleri arasında ücretsiz olarak kadınların hizmetine açılacak. Kadınların hem spor yapacağı hem de bu özel günü coşkuyla kutlayacağı etkinliğe tüm kadınlar davet edildi. Havuzdan ücretsiz olarak faydalanmak isteyenlerin yüzme bilmesi gerekli olduğu belirtilirken bone takma zorunluluğu olduğu da ifade edildi.

Voleybol Maçında dostluk kazanacak…

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününe özel bir başka etkinlik ise voleybol maçı olacak.

Kadınların spordaki gücünü ve görünürlüğünü artırmak amacıyla 6 Mart Cuma günü 20.00’de gerçekleşecek olan voleybol maçı kadınların hem sosyal hayatta hem de spor alanında aktif rol almalarını teşvik etmeyi hedefliyor. Dostluk ve dayanışma ruhunu ön plana çıkaracak olan voleybol maçında kadınlar izleyenlere heyecan dolu bir müsabaka izletecek.

Tiyatro etkinliği gerçekleştirilecek…

Milas Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel hazırladığı tiyatro oyunu ile izleyicilerin karşısına çıkacak.

Sekiz farklı kadının yaşam mücadelesini konu alan dramatik bir tiyatro oyunu olan ‘Dosya No: Kadın – Kayıt Altına Alındı’ ücretsiz olarak sahnelenecek. İşsizlikten güvencesiz çalışmaya, ev içi görünmez emekten şiddete kadar uzanan kadın hikâyelerini “intihar”, “kaza”, “şüpheli” gibi etiketlerle kapanan dosyalar üzerinden ele alacak oyun kadınların birer istatistik değil, yaşamı ve emeği olan bireyler olduğunu hatırlatacak.

8 Mart Pazar günü saat 20.30’da Milas Belediyesi Toplantı ve Düğün Salonu’nda izleyicilerin karşısına çıkacak olan oyun kadınların toplumsal hayattaki yerini ve mücadelesini sahneye taşıyarak izleyicilere hem duygusal hem de düşündürücü anlar yaşatacak.

El Emeği Ürünleri Sergisi açıldı…

Milas Belediyesi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne özel ‘Kadın El Emeği Ürünleri Sergisi’ açıldı. Kadınların kendi ürettikleri el emeği göz nuru ürünlerin yer alacağı sergi 8 Mart’a  kadar açık olacak.

Kadınların üretim gücünü ve emeğini görünür kılmak için Sanatçılar Sokakta açılan el emeği ürünleri sergisinde rengarenk ürünler stantları süsleyecek.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Gençler Nilüfer’de “ifade özgürlüğünü” konuştu

Nilüfer’de gençlerin fikirlerini özgürce dile getirebildiği ve kent yaşamına aktif katılımını destekleyen Nilüfer Gençlik Programı buluşmasında, “ifade özgürlüğü ve gençlik” teması ele alındı.

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği iş birliğinde düzenlenen Nilüfer Gençlik Programı, Pancar Deposu’nda gerçekleştirildi. “İfade Özgürlüğü ve Gençlik” temasıyla düzenlenen etkinlikte üniversite öğrencileri, hukukçu Mine Rena Kahramanoğlu ile bir araya gelerek ifade özgürlüğü kavramını tarihsel ve güncel boyutlarıyla tartıştı.

Programın ilk bölümünde gençlerin yer aldığı atölye çalışmaları yapıldı. Çeşitli oyunlar oynayan gençler gruplara ayrılarak kuklalar tasarladı ve hazırladıkları kısa gösterilerle ifade özgürlüğünü kendi bakış açılarıyla sahneledi.

Ardından söyleşi bölümüne geçildi. Etkinliğe katılan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ve Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de gençlerle bir araya gelerek onların soru ve taleplerini dinledi. Gençler hem merak ettikleri konuları sordu hem de kente dair öneri ve taleplerini dile getirdi.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN TARİHSEL GELİŞİMİ
Etkinliğin söyleşi bölümünde Avukat Mine Rena Kahramanoğlu, ifade özgürlüğünün tarihsel gelişiminden günümüz dijital dünyasına uzanan bir çerçeve çizdi. Antik Çağ’dan Fransız Devrimi’ne, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan anayasal haklara kadar uzanan süreçte özgürlük kavramının dönüşümünü anlatan Kahramanoğlu, “Düşünceler asla ölmez. Mücadelesi olmayanın hikayesi olmaz” sözleriyle gençlere cesaret ve bilinç çağrısında bulundu.

İfade özgürlüğünün sınırsızlık anlamına gelmediğini de vurgulayan Kahramanoğlu, “Bir başkasının özgürlüğünün kısıtlandığı yerde sizin özgürlüğünüz sona erer. Eleştiri ile hakaret birbirinden farklıdır” diyerek özellikle sosyal medyada yapılan yanlışlara dikkati çekti. İçinde bulunduğumuz yapay zeka çağında ifade biçimlerinin dönüşümü üzerine değerlendirmelerde de bulunan Kahramanoğlu, gençlerin bilgiyle donanmış, sorgulayan ve cesur bireyler olarak hareket etmelerinin önemine işaret etti. Kahramanoğlu şunları söyledi: “Dünya değişiyor, özgürlükler farklılaşıyor, yapay zeka hayatımızı günden güne kolaylaştırıyor. Ama konfora tutunmak her zaman tehlikelidir. İfadelerin altını doldurmak zorundasınız. Tarih, coğrafya ve güncel her konuda bilgiyi edinmeli, araştırıp öğrenmelisiniz. Bilgiye erişmeden, onu anlayıp kavramadan gerçekten kendinizi doğru ifade edemezsiniz. Özgürlük sadece konuşma hakkı değil, konuştuğunuzun arkasında durabilmektir. Şunu da unutmayın, asla umutsuzluğa kapılmayın. Her çağda ifade ve özgürlükler kısıtlanmış ve susturulmuştur. Ama dünyaya örnek olmuş insanlar, liderler ile bu duvarlar yıkılmıştır.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Enerjisa Enerji’den 2025’te 23,5 milyar TL yatırım ile Türkiye’nin enerji dönüşümüne büyük katkı

2025 yılında dayanıklı iş modeli ve yatırım disipliniyle güçlü performansını sürdüren Enerjisa Enerji, yıl sonu finansal sonuçlarını paylaştı. Şirketin faaliyet geliri geçen yıla göre enflasyonun  yüzde 8 üzerinde artışla 58,3 milyar TL’ye ulaşarak, finansal dayanıklılığının ve sürdürülebilir büyüme stratejisinin temelini oluşturdu.

14 ilde arz güvenliğini güçlendiren modernleşme yatırımları

2025 yılında toplamda 23,5 milyar TL yatırım gerçekleştiren Enerjisa Enerji; AYEDAŞ, Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ aracılığıyla hizmet verdiği 14 ilde şebeke modernizasyonu, kapasite artışı ve altyapı güçlendirme çalışmalarına ağırlık verdi. Mevcut altyapının genişletilmesi ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalarla birlikte; akıllı şebeke uygulamaları, dijitalleşme yatırımları ve arz güvenliğini destekleyen projeler sayesinde şirket; daha verimli, daha dayanıklı ve daha sürdürülebilir bir enerji sisteminin inşasına katkıda bulundu.  Bu yatırımlar, Türkiye’nin enerji dönüşümünü hızlandırırken, uzun vadeli arz güvenliğinin güçlendirilmesine de önemli destek sağladı.

Güneş enerjisi kurulu gücünü  yüzde 38 artırdı

Elektrik dağıtım iş kolunun yanı sıra Perakende ve Müşteri Çözümleri iş kollarında da faaliyetlerini sürdüren Enerjisa Enerji, 2025 yılı başında yatırımcılarıyla paylaştığı finansal beklentilerle genel çerçevede uyumlu bir performans ortaya koydu. Perakende iş kolunda da EPDK tarafından ‘Son Kaynak Tedarik Tarifesi’ limitlerinde yapılan düzenlemeler ve değişen piyasa koşullarının etkisiyle bir önceki yıla kıyasla dengeli bir performans gerçekleştirdi. Şirket, bu yeni piyasa dinamiklerine hızlı uyum sağlayarak, serbest piyasa yapısı içerisinde sürdürülebilir bir değer yaratmaya odaklandı.

Müşteri Çözümleri iş kolunda ise güneş enerjisi projelerinde kurulu güç yıl sonu itibarıyla yüzde 38 artışla 141,6 MWp seviyesine ulaştı.  Eşarj, Enerjisa’nın e-mobilite faaliyetlerini tek çatı altında yürüten markası olarak, güçlü büyümenin ardından odaklandığı hizmet kalitesi ve istasyonlarının erişilebilirliğini artırmaya yönelik çalışmalarda önemli başarı sağladı; bu sayede satılan enerji miktarı 43,7 GWh seviyesine ulaştı.

Pınar: “Türkiye’nin enerji altyapısının dönüşümünde aktif ve sorumlu bir rol üstleniyoruz”

Enerji sektörünün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir alan olduğunun altını çizen Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, “Küresel ölçekte enerji sistemleri dönüşürken, arz güvenliği ve altyapı dayanıklılığı her zamankinden daha kritik hale geliyor. Enerjisa Enerji olarak, Türkiye’nin enerji altyapısının dönüşümünde aktif ve sorumlu bir rol üstleniyoruz. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz 23,5 milyar TL’lik yatırım, enerji altyapımızın güçlendirilmesine ve daha verimli, daha dayanıklı bir sistemin inşasına yönelik uzun vadeli kararlılığımızın göstergesidir. Dağıtım altyapısına yaptığımız yatırımlarla enerji arzının sürekliliğini destekledik ve dönüşüm sürecine katkı sağladık. Başarılı finansallarımız ve sürdürülebilir temettü politikamız doğrultusunda, Baz Alınan Net Kâr’ın yüzde 63’üne karşılık gelen hisse başına 5,08 TL temettü dağıtımını Genel Kurul’un onayına sunmayı planlıyoruz. Bu oran, temettü artışının dengeli ve öngörülebilir bir şekilde sürmesini desteklerken ve uzun vadeli yatırım ve finansal sağlamlık açısından gerekli esnekliği de sağlamaktadır. Odağımız net: Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını güvenli, sürdürülebilir ve güçlü bir altyapı ile karşılamak. ‘Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonumuz doğrultusunda ülkemizin enerji dönüşümüne liderlik etmeyi sürdüreceğiz” dedi. 

Ulbrich: “2026’da finansal sağlamlık ve değer yaratmak önceliğimiz olacak”

2025 yılı boyunca mali disiplin ve bilanço dayanıklılığını önceliklendirdiklerini belirten Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, “Yüksek enflasyon ve faiz ortamında finansal dayanıklılığımızı güçlü tutmaya odaklandık. Disiplinli borç yönetimi, öngörülebilir nakit üretimi ve yalnızca en kârlı iş alanlarına yönelen net sermaye tahsisi sayesinde bilanço esnekliğimizi koruduk. Düzenlemeye tabi iş modelimizin sağladığı görünürlük, finansal istikrarımızın en önemli dayanaklarından biri olmaya devam etti. Elektrik dağıtım şebekesine yönelik uzun vadeli yatırımlara dayanan temel iş modelimizin sürekliliği için gerekli zemini oluşturan 5. Düzenleme Dönemi’nin parametrelerine ilişkin artık net bir görünürlüğe sahibiz. Perakende sektörüne ilişkin mevcut düzenlemelerde, enflasyonun kar marjları üzerindeki etkisinin dengelenemediği gözlemlenmektedir. Bu durum da sektör genelindeki marj baskının devam etmesine neden oluyor. Bu görünürlük doğrultusunda, disiplinli uygulamayı değer artırıcı büyüme ile dengelemeye devam ederken, karlı bir şekilde yatırımları ve kazançları enflasyon beklentilerinin üzerinde artırmayı hedefleyen iddialı 2026 hedefleri belirliyoruz” dedi.

Enerjisa Enerji 2026 yılına yönelik olarak Faaliyet Gelirlerinin 75–80 milyar TL seviyesine, Baz Alınan Net Kârının ise 11–13 milyar TL aralığına ulaşmasını öngörüyor. Aynı dönemde şirket, 30–35 milyar TL yatırım gerçekleştirmeyi planlarken; bu yatırımlar sayesinde Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanının 110–120 milyar TL aralığına yükselmesini bekliyor.

Şirketin CFO’su Philipp Ulbrich, gelecek projeksiyonları hakkında sözlerine şöyle devam etti “Enerjisa Enerji olarak, net bir stratejik yol haritası, dayanıklı iş modelimiz ve tüm paydaşlarımız için sürdürülebilir değer yaratma kararlılığımızla 2026 yılına ve 5. Düzenleme Dönemi’ne güçlü bir şekilde hazırız.” 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi, Şubat 2026

 

Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %27,56 arttı, aylık %2,43 arttı

Yİ-ÜFE (2003=100) 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %2,43 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %5,16 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %27,56 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %25,60 artış gösterdi.

Yİ-ÜFE değişim oranları(%), Şubat 2026

  Şubat 2026 Şubat 2025 Şubat 2024
Bir önceki aya göre değişim oranı 2,43 2,12 3,74
Bir önceki yılın Aralık ayına göre değişim oranı 5,16 5,24 8,03
Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı 27,56 25,21 47,29
On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı 25,60 37,55 45,71

 

Yİ-ÜFE yıllık değişim oranı(%), Şubat 2026

Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık %27,98 arttı

Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %31,88 artış, imalatta %27,98 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %22,53 artış ve su temininde %38,22 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında %26,09 artış, dayanıklı tüketim mallarında %32,14 artış, dayanıksız tüketim mallarında %31,57 artış, enerjide %20,68 artış ve sermaye mallarında %29,51 artış olarak gerçekleşti.
 

Yİ-ÜFE yıllık değişim oranları (%), Şubat 2026

Sektörlere göre Yİ-ÜFE yıllık değişim oranları (%), Şubat 2026

Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık %2,95 arttı

Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %3,31 artış, imalatta %2,95 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %3,04 azalış ve su temininde %3,65 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında %2,48 artış, dayanıklı tüketim mallarında %4,47 artış, dayanıksız tüketim mallarında %3,30 artış, enerjide %0,22 azalış ve sermaye mallarında %2,25 artış olarak gerçekleşti.
 

Yİ-ÜFE aylık değişim oranları (%), Şubat 2026

Sektörlere göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranları (%), Şubat 2026

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Green Nature Sarıgerme’de Akıllı İklimlendirme Dönemi Mitsubishi Heavy Industries ile Başlıyor

Seçkin turizm bölgesi Muğla/Sarıgerme’de hayata geçirilen Green Nature Sarıgerme otel projesinin iklimlendirme altyapısında, üstün Japon teknolojisine sahip yüksek verimli Form MHI (Mitsubishi Heavy Industries) Klima Sistemleri tercih edildi. Otelin 599 odasında eş zamanlı ısıtma ve soğutma imkânı sunan Heat Recovery (Isı Geri Kazanımlı) VRF sistemleri, dört mevsim boyunca misafirlere kesintisiz ve ayrıcalıklı bir iklimlendirme konforu sağlayacak.

 Modern mimarisi ve doğal dokusuyla dikkat çeken Green Nature Sarıgerme, iklimlendirme çözümleri için Form MHI (Mitsubishi Heavy Industries) Klima Sistemleri teknolojisini seçerek enerji verimliliğini ve konforu odağına aldı. Farklı ihtiyaçlara göre tasarlanan 599 odalı otelin iklimlendirme ihtiyacına yanıt verecek şekilde kurgulanan altyapı, projenin geniş hacimli yapısına ve değişken iklim koşullarına tam uyum sağlayan Form MHI VRF sistemleriyle destekleniyor. Bu yapı, yüksek performans, enerji tasarrufu ve sessiz çalışma özellikleriyle güçlü, dengeli ve sürdürülebilir bir iç ortam standardı oluşturuyor.

Yüksek Kapasite ve Esnek Çözümler

 Green Nature Sarıgerme projesinde, otelin mimari gereksinimlerine ve kapasite ihtiyacına göre özel olarak planlanan iklimlendirme altyapısında; 57 adet HP (Heat Pump), 56 adet HR (Heat Recovery) ve 18 adet DX olmak üzere toplamda 131 dış ünite kullanıldı. 2.450 kW HP, 2.120 kW HR ve 770 kW DX kapasiteleriyle projenin toplam soğutma ve ısıtma yükünü sırtlayan bu yüksek kapasiteli sistem altyapısı, zorlu dış ortam koşullarında dahi istikrarlı ve verimli bir performans sergiliyor. İç mekânlarda ise estetik ve performansı birleştiren 1.032 adet Dört Yönlü ve Tek Yönlü Kaset Tipi iç ünite konumlandırılarak, otelin tüm alanlarında homojen hava dağılımı ve dengeli sıcaklık kontrolü sağlanıyor. Bu yapı hem konaklama alanlarında hem de ortak kullanım alanlarında aynı kalite standardının korunmasına olanak tanıyor.

Bütüncül Konfor Yaklaşımı

Projede tercih edilen Heat Recovery VRF sistemleri, teknik performans ile mimari estetiği bir araya getirerek yaşam alanlarında bütüncül bir konfor deneyimi sağlıyor. Bu teknoloji sayesinde, otelin farklı cephelerindeki odalarda aynı anda ısıtma ve soğutma yapılabiliyor. Böylece her alan kendi iklim ihtiyacına göre bağımsız olarak kontrol edilebiliyor. Draft Panel teknolojisine sahip kaset tipi iç üniteler, hava akışını doğrudan temas etmeyen yumuşak bir sirkülasyonla dağıtarak doğal ve dengeli bir iklimlendirme hissi oluşturuyor. Sürekli ısıtma (continuous heating) özelliği sayesinde ise kış koşullarında dış ünite buz çözme döngüsüne geçtiğinde bile iç ortam sıcaklığı korunuyor ve iklim sürekliliği sağlanıyor. Bu bütüncül sistem yaklaşımı, Green Nature Sarıgerme’de misafir memnuniyetini doğrudan etkileyen iç ortam stabilitesini, enerji verimliliğini ve konfor sürekliliğini aynı yapı altında bir araya getiriyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türk lezzetleri Dallas’ta vitrine çıktı

Ege İhracatçı Birlikleri, Türk gıda ürünlerinin Amerika Birleşik Devletleri’ne ihracatını 5 yılda 750 milyon dolardan 1 milyar 730 milyon dolara taşıyan Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesi kapsamında Dallas’ta Gala Yemeği düzenledi.

Gala Yemeğine ABD’li distribütörler ve şeflerin katılırken, öğle saatinde Türk Kahvesi ve atıştırmalıklarla bir etkinlik düzenlendi. Amerikalılar, Türk lezzetlerine hayran kaldı.

Işık: “ABD’de kalıcı gastronomi köprüsü kurmayı amaçlıyoruz”

Amerika Birleşik Devletleri, gıda sektörünün seçkin temsilcilerini Türk lezzetleriyle buluşturmaktan büyük bir mutluluk duyduklarını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Türkiye’nin 35 milyar dolara ulaşan tarım ve gıda ürünleri ihracatında Amerika Birleşik Devletleri’nin her geçen yıl daha da stratejik bir önem kazandığını, ABD’ye gıda ihracatında yeni hedeflerinin 5 milyar dolar olduğunu dillendirdi.

Türkiye’nin, dünya kuru meyve üretiminde ve ihracatında lider ülkelerden biri olduğu bilgisini veren Işık, “İncir, kayısı, üzüm ve diğer geleneksel ürünlerle ABD pazarında güçlü bir konuma sahibiz. ABD pazarında yalnızca hacim değil; sürdürülebilirlik, gıda güvenliği, izlenebilirlik ve yüksek kalite standartlarıyla uzun vadeli bir iş birliği kurmayı arzu ediyoruz. Bu amaçla Turkish Tastes TURQUALITY Projesini hayata geçirdik. Turkish Tastes Projesi kapsamında, ülkemizi ziyaret eden değerli şeflere üretim tesislerimizi, tarım altyapımızı ve binlerce yıllık gastronomi kültürümüzü tanıtma imkânı bulduk. Onlardan aldığımız olumlu geri bildirimler, doğru bir yolda ilerlediğimizi gösterdi ve projeye olan inancımızı daha da güçlendirdi. Aynı şekilde siz değerli misafirlerimizin görüşleri, beklentileri ve önerileri de bizim için son derece kıymetli. ABD pazarında daha güçlü ve kalıcı olabilmemiz için sizlerin geri bildirimleri yol gösterici olacak. ABD’nin farklı bölgelerinde katıldığımız fuarlarda hem Amerikalı hem de Türk şeflerle birlikte çalışarak ziyaretçilere Türk ürünlerinden oluşan özel tadım menüleri sunuyoruz. Amacımız yalnızca ürün tanıtmak değil; Türk lezzetlerini Amerikan damak tadıyla buluşturarak kalıcı bir gastronomi köprüsü kurmak. Bu vesileyle sizleri, haziran ayı sonunda New York’ta düzenlenecek Fancy Food Fuarı’nda Türkiye Standımızda gerçekleştireceğimiz tadım etkinliğine ve ihhaziran firmalarımızı ziyaret etmeye davet etmek isterim. Aynı şekilde, önümüzdeki hafta Anaheim’da gerçekleşecek Expo West Fuarı’nda da Türkiye’den ihracatçılarımız yer alacak. Stantlarımıza yapacağınız ziyaretler, iki ülke arasındaki gıda ticaretinin daha da gelişmesine önemli katkı sağlayacaktır” dedi.

Öztürk: “ABD’ye ihracatımız 350 milyon dolardan 900 milyon dolara çıktı”

Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Hububatlardan bakliyatlara, baharatlardan pastacılık ürünlerine, yağlı tohumlardan bitkisel yağlara, şekerli ve çikolatalı mamullerden kedi ve köpek mamalarına geniş ve zengin bir ürün yelpazesini temsil ettiklerini ABD’ye ihracatlarının 2020 yılında 350 milyon dolar seviyesindeyken, 2025 yılı sonunda 900 milyon dolara ulaştığı bilgisini verdi.

“Akşam yemeğinde, özel bir kutlamada ya da keyifli bir kahve molasında mutlaka bizim ürünlerimiz sofranızda yer alıyor. Çünkü biz; mutfağın temelini, lezzetin yapı taşlarını ve tatlı anların vazgeçilmezlerini temsil ediyoruz” şeklinde konuşan Öztürk, “Ege Bölgesinde ve ülkemizde bu ürünleri yüksek kalite standartlarında üreten, uluslararası normlara uygun şekilde işleyen ve dünyanın dört bir yanına ihraç eden güçlü firmalarımızın bulunması bizler için büyük bir gurur kaynağı. Türkiye’nin üretim gücü ile ABD’nin dinamik ve yenilikçi pazarı buluştuğunda ortaya çıkan sinerji ise ihracat rakamlarına açıkça yansımakta. ABD’ye ihracatımızın önemli bir bölümünü şekerli ve çikolatalı mamuller oluştursa da sunduğumuz ürün çeşitliliği çok daha geniş. Turkish Tastes Projemiz ile bu zenginliği ve ürün portföyümüzün derinliğini ABD pazarında daha görünür kılmayı hedefliyoruz. Amacımız yalnızca ürün satmak değil; Türk mutfağının temel lezzetlerini Amerikan sofralarında kalıcı hale getirmek” ifadelerini kullandı.

Girit: “ABD’nin Protein ihtiyacınızı karşılıyoruz”

Et, balık, kanatlı ürünleri, yumurta, peynir ve bal gibi Türkiye’nin yüksek kaliteli protein kaynaklarını dünyaya ulaştırdıklarını dillendiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, ABD ile Türkiye arasındaki gıda ticaretinin her geçen yıl daha da güçlendiğinin altını çizdi.

Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün ABD’ye ihracatının 2025 yılında 150 milyon dolara ulaşmasını iki ülke arasındaki gıda ticaretinin artmasının en en somut göstergesi olarak nitelendiren Girit sözlerini şöyle tamamladı: “Bu başarı yalnızca üreticilerimizin ve firmalarımızın değil, aynı zamanda bizlere güvenen, ürünlerimizi tercih eden ve iş birliğimizi büyüten siz Amerikalı dostlarımızın da başarısıdır. Bu nedenle teşekkürlerimi özellikle sizlere sunmak isterim. İhracatımız yalnızca hacim olarak değil, çeşitlilik açısından da önemli bir gelişim gösteriyor. ABD pazarındaki yolculuğumuza ağırlıklı olarak levrek ve çipura ile başlamıştık. Bugün ise Türk yumurtasını, peynirlerini, balını ve diğer hayvansal ürünlerini de burada daha sık görmenin gururunu yaşıyoruz. Bu çeşitlenme sayesinde son beş yılda su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatımızı üç katına çıkarmayı başardık. Bu büyüme, iki ülke arasındaki karşılıklı güvenin, kalite anlayışının ve uzun vadeli iş birliğinin bir sonucudur. Dallas’ta bu etkinliği ilk kez gerçekleştiriyor olmaktan ayrıca büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu bölgenin sunduğu potansiyele inanıyoruz ve Türk ürünlerinin burada daha güçlü bir şekilde konumlanması için sabırsızlanıyoruz. ABD’nin farklı bölgelerinde büyüyen bu iş birliği ağı, Türkiye–ABD gıda ticaretinin geleceğine dair bizlere büyük bir umut veriyor.”

Uygun: “Ege Bölgesi, Türk zeytin ve zeytinyağının kalbi”

Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı üretiminde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu, Ege Bölgesi’nin de Türk zeytin ve zeytinyağı sektörünün kalbi olduğunu ifade eden Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, ABD’nin Türk zeytin ve zeytinyağı sektörü açısından en stratejik ve en öncelikli pazarlardan biri konumunda olduğuna işaret etti.

ABD pazarında Türk zeytin ve zeytinyağını daha görünür kılmak için yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren Uygun, “New York, Chicago, Anaheim ve Las Vegas gibi önemli ticaret ve gastronomi merkezlerinde gerçekleştirdiğimiz etkinliklerle Türk gıda ürünlerini tanıtırken; 2025 yılında özellikle zeytin ve zeytinyağı sektörüne odaklanan başarılı bir Ticaret Heyeti programını da hayata geçirdik.Bu yıl da yeni bir heyet organizasyonu ile ABD’li iş ortaklarımızla daha güçlü, daha sürdürülebilir ve uzun vadeli iş birlikleri kurmayı hedefliyoruz. En büyük arzumuz; sağlık yönüyle ön planda olan Türk zeytinyağının ABD’deki market raflarında daha fazla yer alması ve Amerikan sofralarında kalıcı bir konuma ulaşmasıdır. Binlerce yıllık zeytin kültürümüzü modern üretim tesisleri ve uluslararası kalite standartlarıyla buluşturuyoruz. Daha önce ülkemizi ziyaret eden Şef Greg’in Türkiye izlenimlerini büyük bir heyecan ve takdirle paylaşması bizler için çok kıymetliydi. Önümüzdeki dönemde de ABD’li dostlarımızı Türkiye’de ağırlamaktan, zeytinliklerimizi ve modern tesislerimizi yerinde göstermekten büyük mutluluk duyacağımızı özellikle ifade etmek isterim” diyerek ABD’li şefleri ve satın almacıları Türkiye’ye davet etti.

Gala Yemeğine Türkiye’nin Houston Başkonsolosu Ahmet Akıntı, Ticaret Ateşesi Hasan Önal, Turkish Tastes Elçisi Greg Matchett, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, Amerikalı şefler, satın alma yöneticileri katıldı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tüm Türkiye, “Gonca’nın Efeleri” ile gurur duydu

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin “Gonca’nın Efeleri” adıyla oluşturduğu halk oyunları ekibi, TRT 1 ekranlarında yayınlanan “Alişan ile Hayata Gülümse” programına damga vurdu. Ekip, sergilediği zeybek performansıyla izleyenlere unutulmaz anlar yaşatarak, programdaki coşkuyu doruğa taşıdı.

İZMİR YÖRESİ ZEYBEK PERFORMANSI

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi bünyesinde çalışmalarını sürdüren “Gonca’nın Efeleri” ekibi, TRT 1 ekranlarında yayınlanan “Alişan ile Hayata Gülümse” programına konuk oldu. Gonca’nın Efeleri, programda sergilediği performansla izleyicilerden büyük beğeni topladı. Program kapsamında İzmir yöresine ait zeybek havası eşliğinde sahne alan Gonca’nın Efeleri, sergiledikleri performansla stüdyoda hem keyifli hem de duygu dolu anlar yaşattı. Toplam 10 öğrencinin yer aldığı gösteri, programın sunuculuğunu üstlenen sanatçı Alişan ve seyirciler tarafından tam not aldı.

ENGELSİZ HİZMET MODELİ TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLUYOR

Programa katılan Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürü Bahar Demirhan, Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde sunulan hizmetlere ilişkin bilgi verdi. Demirhan konuşmasında, “Yeni doğandan başlayıp, tüm engel gruplarına hizmet vererek Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyoruz. 3 aylık bebekten 63 yaşındaki yetişkin bireylere kadar farklı yaş gruplarında yararlanıcılarımız bulunuyor. Merkezimize başvuran her birey, bireysel eğitim modeli kapsamında kendisine özgü planlanan program doğrultusunda eğitim almaktadır” ifadelerini kullandı.

TRT 1’DE TÜM TÜRKİYE İLE BULUŞTULAR

Daha önce Cumhurbaşkanlığı özel davetiyle düzenlenen Engelsiz Türkiye Yüzyılı Programı’nda da sahne alan Gonca’nın Efeleri, 2 Mart Pazartesi günü (bugün) TRT 1 ekranlarında yayınlanan program aracılığıyla bir kez daha tüm Türkiye ile buluştu.

MASTERCHEF SANER’DEN İFTAR MENÜSÜ ÖNERİSİ

Programa ayrıca Sosyal Hizmetler Şube Müdürlüğü’ne bağlı Beyaz Kalpler Eğitim ve Gelişim Merkezi’nde mutfak şefi olarak görev yapan ve MasterChef Türkiye yarışmasıyla tanınan Şef Ayten Saner de katıldı. Saner, izleyiciler için özel bir iftar menüsü hazırlayarak Ramazan ayı soflarına yönelik önerilerde bulundu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı