Yaşar İpek’ten Akustik Sürprizler Serisi Başlıyor

Türk müziğinin sevilen yorumcularından Yaşar İpek, müzikseverlerle buluşacak yeni akustik performans projesi için geri sayıma başladı. Toplam altı şarkıdan oluşan özel YouTube projesinde sanatçı, farklı dönemlere damga vurmuş eserleri kendi yorumuyla yeniden seslendirecek.

Her hafta yayınlanacak yeni bir performansla dinleyicilerin karşısına çıkacak olan Yaşar İpek, sevilen şarkılara akustik dokunuşlar kazandırarak müzikseverlere samimi ve özel bir dinleme deneyimi sunacak.

Projenin ilk şarkısı, söz ve müziği Gülşen imzası taşıyan unutulmaz hit “Aşktan Sabıkalı” oldu.

Serinin ikinci bölümünde Sinan Akçıl’ın yazdığı “Hasta” yer alırken, üçüncü performansta ise dinleyicilerin hafızasında özel bir yere sahip olan “Ah Be Yarim” yeniden yorumlanacak.

Yaşar İpek, proje boyunca sürpriz eserlerle repertuvarını genişletmeye devam edecek ve her hafta yayınlanacak yeni performanslarla müzik yolculuğunu izleyicileriyle paylaşacak.

İlk akustik performans, 26 Haziran Cuma günü 2645 Records YouTube kanalında yayında olacak.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Büyükşehir’den Abdal Musa Etkinlikleri öncesi kapsamlı hazırlık

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Elmalı Belediyesi ve Tekke Köyü Abdal Musa Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği iş birliğiyle 26-27-28 Haziran tarihlerinde düzenlenecek 21. Uluslararası 42. Ulusal Abdal Musa Sultan’ı Anma Etkinlikleri öncesinde son hazırlıklar sürüyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından etkinlik alanı ve çevresinde kapsamlı bakım, onarım ve çevre düzenleme çalışmaları gerçekleştirildi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Abdal Musa Anma Etkinlikleri’ne katılacak vatandaşların daha güvenli, konforlu ve düzenli bir ortamda etkinliklere iştirak edebilmesi için hazırlıklarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ile Ulaşım Daire Başkanlığı ve Yol Yapım, Bakım ve Onarım Daire Başkanlığı ekipleri tarafından kapsamlı temizlik, bakım-onarım çalışmaları gerçekleştirildi.

YEŞİL ALANLARA BAKIM YAPILDI

Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından Elmalı Abdal Musa Türbesi çevresindeki ağaçların budaması yapılırken, çim ve çiçek alanlarının bakımı da tamamlandı. Etkinlik alanına yeni banklar ve piknik masaları yerleştirilirken, mevcut bankların boya ve bakım çalışmaları gerçekleştirildi.

YOLLARDA BAKIM-ONARIM ÇALIŞMASI

Etkinliklerin önemli noktalarından biri olan Tekke Mahallesi Amfi Tiyatrosu’nda da bakım ve düzenleme çalışmaları yapıldı. Ulaşım Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından yeni otobüs durağı montajı gerçekleştirilirken, mevcut durakların temizlik ve boya işlemleri tamamlandı. Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri ise Tekke Mahallesi’ne ulaşımı sağlayan asfalt yolda bakım ve onarım çalışmaları yaparak etkinlik öncesinde ulaşım konforunu artırdı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Çerçioğlu Vatandaşları Tekstil Park ve Mimar Sinan Parkı’nın Eşsiz Atmosferinde Açık Hava Sineması ile Buluşturdu

Çerçioğlu, Aydın’ın dört bir yanında vatandaşları kültür ve sanat aktiviteleri ile buluşturmaya devam ediyor.

Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Açık Hava Sineması’ etkinlikleri bu yaz da başladı. Her gün farklı ilçelerde vatandaşlarla buluşan etkinliğin son adresi ise Efeler ilçesinde bulunan Tekstil Park ile Mimar Sinan Parkı oldu.

Tekstil Park ve Mimar Sinan Parkı’nın eşsiz atmosferinde, doğanın en güzel tonları eşliğinde düzenlenen gösterimlerde, Türk sinemasının sevilen filmi Aile Arasında, vatandaşlarla buluşturuldu. Etkinliklere vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi, açık hava sineması yaz akşamına renk kattı.

Etkinliklere aileleri ile birlikte katılan vatandaşlar, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.

Kent genelinde gerçekleştirilecek etkinlikler kapsamında film gösterimleri; 25 Haziran Perşembe günü Karacasu ilçesi Cumhuriyet Meydanı’nda ve 26 Haziran Cuma günü Nazilli ilçesi Atatürk Parkı’nda gerçekleştirilecek. Etkinlikler, yaz mevsimi boyunca devam edecek. Saat 21.00’de başlayacak gösterimlerde vatandaşlar, yaz akşamlarının keyfini açık hava sineması ile çıkaracak.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ormanya’da Gece Sineması “Buz Devri” ile başlıyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Ormanya’da başlattığı açık hava sinemasıyla yaz akşamlarını unutulmaz bir deneyime dönüştürüyor. Doğanın kalbinde, yıldızların altında gerçekleşecek etkinlik, 26 Haziran Cuma günü (yarın) “Buz Devri” filmiyle izleyiciyle buluşacak.

 İLK FİLME SİNEMASEVERLER KARAR VERDİ

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, şehrin doğal yaşam ve ekoturizm merkezi Ormanya’da yaz akşamlarına renk katacak “Gece Sineması” etkinliklerini başlatıyor. Doğanın huzur veren atmosferinde gerçekleştirilecek etkinlikte vatandaşlar, unutulmaz bir sinema deneyimi yaşayacak. Yaz boyunca her ay düzenlenecek gösterimlerin açılış filmi, sosyal medya üzerinden yapılan anketle belirlendi. Çocukların ve sinemaseverlerin yoğun ilgi gösterdiği oylamada en fazla oyu alan “Buz Devri”, Ormanya Gece Sineması’nın ilk filmi oldu. 

FİLM ÖNCESİ EĞLENCE DOLU ANLAR

Büyükşehir Belediyesi’nin geleneksel hale getirdiği etkinlik için hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. Gösterim alanında teknik kurulumlar devam ederken, ziyaretçilerin keyifli bir akşam geçirmesi için her detay titizlikle planlanıyor. Film öncesinde animatör gösterileri düzenlenecek, katılımcılara patlamış mısır, çay ve su ikram edilecek. 

ORMANYA’DAN KARNE HEDİYESİ

Karne sevincini yaşayan çocuklara özel olarak planlanan etkinlik, yaz tatiline eğlenceli bir başlangıç sunacak. Sevilen karakterleriyle kuşakları buluşturan “Buz Devri”, ailelere hem eğlenceli hem de nostaljik bir sinema deneyimi yaşatacak. Doğanın kalbinde gerçekleşecek etkinlik, 26 Haziran Cuma günü her yaştan ziyaretçiyi ağırlayacak.

 HER AY YENİ BİR FİLM

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen “Gece Sineması” etkinlikleri yaz boyunca devam edecek. Her ay farklı bir filmin gösterileceği etkinliklerle vatandaşların kültür ve sanatla buluşması hedefleniyor.

YAZ AKŞAMLARI ORMANYA’DA RENKLENECEK

Ormanya’nın eşsiz atmosferinde gerçekleştirilecek sinema gecelerinin tarih ve program detayları, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Ormanya’nın sosyal medya hesaplarından duyurulacak. Doğa, kültür ve eğlenceyi bir araya getiren etkinliklerin yaz akşamlarının vazgeçilmez adreslerinden biri olması bekleniyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş Kültür Ekonomisinde Yeni Sayfa Açtı

Türkiye turizminin rekorlarla büyüdüğü bir dönemde Kahramanmaraş’ın UNESCO Edebiyat Şehri unvanı, kültür odaklı turizmde yeni bir başlık açıyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin turizm geliri 9,9 milyar dolara yaklaşırken, 2025 yılında ülkeden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 63,9 milyonu aştı. Bu tablo, klasik deniz-kum-güneş turizminin yanında kültür, gastronomi, inanç, tarih ve edebiyat gibi deneyim odaklı turizm alanlarının önemini daha da artırıyor.

 Edebiyat Turizmi Yeni Bir Seyahat Nedeni Oluyor

Dünyada kültür ve deneyim odaklı seyahat anlayışı hızla güçlenirken, edebiyat turizmi de şehirler için yeni bir ekonomik değer alanına dönüşüyor. Yazarların yaşadığı evler, şiirlere ve romanlara ilham veren sokaklar, edebiyat müzeleri, tematik rotalar, kitap fuarları ve festivaller artık turizm hareketliliğinin önemli parçaları arasında yer alıyor.

Kahramanmaraş da bu alanda güçlü bir potansiyel taşıyor. Necip Fazıl Kısakürek’ten Cahit Zarifoğlu’na, Nuri Pakdil’den Rasim Özdenören’e uzanan edebi miras; şehrin sokaklarını, hafızasını ve kültürel kimliğini şekillendiriyor. UNESCO unvanıyla birlikte bu mirasın tematik rotalar, uluslararası edebiyat buluşmaları, kültür turları ve yaratıcı etkinliklerle turizm değerine dönüşmesi bekleniyor.

 Kültür, Şehir Ekonomisinin Yeni Motoru Olabilir

UNESCO Edebiyat Şehri unvanı, Kahramanmaraş için yalnızca prestij anlamına gelmiyor. Bu unvan; konaklama, yeme-içme, ulaşım, rehberlik, yayıncılık, kültür-sanat organizasyonları ve yaratıcı endüstriler için yeni ekonomik hareketlilik oluşturabilecek stratejik bir fırsat olarak görülüyor.

Dünyadaki Edinburgh, Dublin ve Krakow gibi edebiyat şehirleri, kültürel mirasın doğru planlandığında turizm ekonomisine nasıl katkı sağlayabileceğini gösteriyor. Kahramanmaraş’ın da benzer bir modelle edebiyatı yalnızca geçmişin mirası olarak değil, bugünün üretim gücü ve geleceğin kalkınma aracı olarak konumlandırması hedefleniyor.

Kahramanmaraş Dünya Edebiyat Haritasında

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nda “Edebiyat Şehri” unvanını alan Kahramanmaraş, bu alanda Türkiye’nin ilk ve tek temsilcisi oldu. Şehir, sahip olduğu edebi mirası uluslararası ölçekte daha görünür hale getirirken, kültür turizmi ve yaratıcı endüstriler açısından da yeni bir döneme girdi.

UNESCO unvanının Kahramanmaraş’ın uluslararası tanıtımını güçlendirmesi, kültür odaklı ziyaretçi hareketliliğini artırması ve turizm çeşitliliğine katkı sağlaması bekleniyor. Edebiyat temalı etkinlikler, kültür rotaları, kitap fuarları, festivaller ve uluslararası iş birliklerinin önümüzdeki dönemde şehrin kültür ekonomisine yeni bir ivme kazandırması hedefleniyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Finansal hizmetlerde yapay zekâ çağının ortak aklı DefineX’ten dönüşümü inşa eden liderleri buluşturan yeni inisiyatif

Finansal hizmetlerde yapay zekâ kaynaklı dönüşüm hızlanırken, DefineX bu dönemin nasıl anlaşılacağı ve nasıl inşa edileceği sorularına yanıt vermek üzere yeni bir inisiyatif başlattı. 24 Haziran’da Divan Kuruçeşme’de gerçekleşen ilk etkinlikte finansal hizmetleri inşa eden, işleten ve dönüştüren uzmanlar bir araya geldi ve finans dünyasının global ve yerel liderleri sektörde yaşanan dönüşümü ele aldı. Etkinlikte sektörün değişen değer zinciri sahadan içgörülerle tartışmaya açıldı. 

Yeni yapılar masaya yatırıldı

DefineX Kurucu Ortakları Tolga Ulutaş ve Emre Hayretci’nin açılış konuşmalarını yaptığı etkinlikte; bankacılık, fintek ve ödeme sistemleri sektörlerinde dönüşüm gündeminin etkili isimlerinden Panagiotis Kriaris, küresel finansal hizmetler ekosistemindeki kırılma noktalarını, Google Cloud Türkiye Ülke Müdürü Önder Güler yapay zekâ ve bulut teknolojilerinin finansal hizmetlerde yarattığı dönüşümü, Brox.AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Hamish Brocklebank büyük ölçekli finansal kurumlarda AI kullanım örneklerini, Amazon Yapay Zekâ Tabanlı Verimlilik Araçları Kıdemli Ürün Yöneticisi Yağız Ihlamur da insan–agent hibrit çalışma modellerini ve yeni organizasyon yapılarını masaya yatırdı.

Ulutaş: “Gerçek değer dönemi başladı”

DefineX Kurucu Ortağı & CEO’su Tolga Ulutaş konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Bugün kurumların en kritik meselesi, yapay zekâ yatırımlarını hızla deneyden çıkarıp sürdürülebilir iş değerine dönüştürebilmek. Finans sektöründe asıl ihtiyaç duyulan şey ise dönüşümün nasıl gerçekleşeceğini konuşabilmek. Biz buna ‘gerçek değer dönemi’ diyoruz. Tam da bu noktada hayata geçirdiğimiz yeni inisiyatifi finansal hizmetlerde dönüşümü yöneten karar vericilerin, teknoloji liderlerinin, uygulayıcıların bir araya geldiği deneyim paylaşımı platformu ve bir hızlandırıcı olarak konumluyoruz. Platform, bu yeni dönemin nasıl kurgulandığını, hangi kararlarla ilerlediğini ve hangi modellerle ölçeklendiğini görünür kılan bir referans noktası olarak tasarlandı. Platformumuz ile dönüşümü sahada inşa eden liderlerin, karar vericilerin ve uygulayıcıların ortak hafızasını oluşturmayı, finans sektöründeki dönüşüm tartışmalarına yön veren en güvenilir seslerden biri olmayı hedefliyoruz.”

Dönüşümün odağında uzman ağı oluşturacak

DefineX tarafından hayata geçirilen yeni inisiyatif, bir etkinlik serisi olmanın dışında bankacılık sektöründeki dijital dönüşümün uygulama tarafına odaklanan araştırma, içerik üretimi ve ekosistem buluşmalarını kapsayan uzun vadeli içerik ve düşünce platformu şeklinde konumlanacak. Platformun öncelikli gündemlerinden biri yapay zekâ olacak. Özellikle finansal hizmetlerde agentic AI, operasyonel dönüşüm ve karar destek sistemleri gibi alanlarda uzman görüşler, araştırmalar ve uzun formatlı içerikler üretilecek. Ayrıca bankalar, fintekler, regülatörler ve teknoloji oyuncularını aynı zeminde buluştururken, yapay zekâ ve dönüşüm odağında uluslararası içerik ve uzman ağı oluşturacak.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e yerel yönetimin kökenine yolculuk: “Belediye”

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Mehmet Güneş’in kaleme aldığı “Belediye” adlı kitabı okurlarla buluşturuyor. Arşiv belgeleri, salnameler ve birinci el kaynaklara dayanan bu çalışma, geleneksel düzenden modern belediyeciliğe geçişi tüm evreleriyle analiz ediyor. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e taşra idaresinin ele alındığı muhtarlık, kaymakamlık, valilik ve belediye başlıklı dört kitaplık serinin sonuncusu olan bu çalışma, Osmanlı idari mirasının Türkiye Cumhuriyeti yerel yönetim geleneğine nasıl temel teşkil ettiğini merak eden okurlar için önemli bir rehber niteliği taşıyor.

VakıfBank Kültür Yayınları’nın tarih kitaplığı, Mehmet Güneş’in kaleme aldığı “Belediye” adlı çalışmayla genişlemeye devam ediyor. Osmanlı Devleti’nde klasik dönemde belediye hizmetleri, merkezi yönetimin atadığı görevliler ve vakıflar aracılığıyla yürütülüyordu. Ancak 19. yüzyılda, özellikle ticari açıdan gelişmiş liman kentlerinde tüccarların, bankerlerin ve yabancı nüfusun artan talepleri bu yapının dönüşmesini zorunlu hâle getirdi. Tanzimat döneminde merkezi hükümet, Kırım Savaşı sırasında İstanbul’a gelen yabancıların beklentilerini de dikkate alarak 1855 yılında Şehremaneti’ni kurdu. Modern belediyeciliğin ilk adımı olarak kabul edilen bu kurum, beklenen başarıyı tam anlamıyla sağlayamadı. Bunun üzerine 1857–1858 yıllarında Beyoğlu-Galata bölgesinde Altıncı Daire-i Belediye kurularak yeni bir yapılanmaya gidildi. Avrupa’dan, özellikle Fransız yerel yönetim modelinden esinlenerek başlatılan bu süreç, 1860’lı yıllardan itibaren İstanbul dışındaki bölgelere de yayıldı. Mali zorluklara rağmen devlet, belediye teşkilatını güçlendirmek amacıyla çeşitli hukuki düzenlemeler gerçekleştirdi. 1877’de yürürlüğe giren kanunlarla belediyelerin görev ve yetkileri daha belirgin hâle getirildi. Zamanla yaygınlaşan belediye meclisleri ve sınırlı da olsa hayata geçirilen seçim uygulamaları, toplumsal düzeyde demokratik bilincin gelişimine katkıda bulundu. Bu yönüyle Osmanlı belediyeciliği, Cumhuriyet dönemindeki yerel yönetim anlayışının temelini oluşturan önemli bir dönüşüm sürecine işaret etmektedir. Arşiv belgeleri, salnameler ve birinci el kaynaklara dayanan bu çalışma, geleneksel düzenden modern belediyeciliğe geçiş sürecini tüm yönleriyle ele alıyor. Osmanlı idari mirasının Türkiye Cumhuriyeti’nin yerel yönetim anlayışına nasıl zemin hazırladığını merak eden okurlar için kitap, kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor. 

Kitaptan:

“Osmanlı Devleti’nin tarihi, son yıllarda çeşitli yönleriyle incele­nip çok sayıda kitap, makale ve tez kaleme alınmıştır. Önceleri siyasi tarih ekseninde sürdürülen çalışmalar, zamanla görülen ihtiyaç üzerine sosyal, idari ve iktisadi alanlara da yönelmiş; bu kapsamda Türkiye Cumhuriyeti’nin miras aldığı taşra yönetim geleneğini ve dolayısıyla belediyelerin teşekkülü, yapısı ve işlev­lerini anlamak ve anlatmak üzere hem yerel araştırmacılar hem de akademisyenler eserler ortaya koymuşlardır. Osmanlı Devle­ti’nin kuruluş ve gelişim dönemlerinden itibaren muhtelif kişi ve kurumlar tarafından yürütülen vergi tahsili, esnaf denetimi, asa­yişin temini, altyapı çalışmaları, imar ve tamir işleri, sosyal yar­dımlaşma ve kültürel faaliyetler, önemli kurumsal dönüşümlerin tecrübe edildiği Tanzimat döneminde taşradaki mülki birimler ile modern belediye teşkilatı tarafından icra edilmiştir. Modern belediyecilik, önce başkent İstanbul’da başlayıp bir süre sonra taşraya yayılmış ve bu şekilde Türkiye Cumhuriyeti’nin yerel ida­resinin temeli olmuştur.”

 Yazar Hakkında; 

Iğdır’da dünyaya gelen yazar, ilk ve ortaokulu Iğdır’da, liseyi İstanbul’da okudu. 2006 yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Tarih Öğretmenliği Bölümünden mezun olduktan sonra aynı üniversitenin Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Yakınçağ Bilim Dalı’nda eğitimini devam ettirdi. 2008 yılının sonunda Osmanlı Arşivi’nde personel olarak çalışmaya başladı. Bunun yanında Marmara Üniversitesinde 2009 yılında yüksek lisans tezini ve 2013 yılında doktora tezini tamamladı. 2015 yılında Iğdır Üniversitesine öğretim üyesi olarak geçtikten sonra burada 2017 yılında doçent, 2022 yılında profesör oldu. Osmanlı Devleti’nin modernleşme dönemindeki taşra idaresi üzerine muhtelif kitap ve makaleleri bulunan yazar, evli ve iki çocuk babasıdır.

KÜNYE

Yayınevi: VBKY

Kitabın adı: Belediye Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Yerel Yönetimler

Yazar: Mehmet Güneş

Kategori: Tarih

Kitap Editörü: Yüksel Çelik

Proje Editörü: Ömer Uzunağaç

Son Okuma: Ali Kılıç

Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan

Kapak Resmi: Abdullah Said Çetin

Sayfa Sayısı: 516 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

EİB’nin Çin Hedefi 1 Milyar Dolar İhracat

Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), Çin’e ihracatını son üç yılda 300 milyon dolardan 516 milyon dolara çıkararak Türkiye’nin Çin’e gerçekleştirdiği her 100 dolarlık ihracatın yaklaşık 21 dolarını tek başına gerçekleştirmiş oldu.

Çin’e ihracatını orta vadede 1 milyar dolara ulaştırmayı hedefleyen EİB, bu hedef doğrultusunda Türk ihracatçılarının Çin pazarındaki etkinliğini artırmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. 

EİB, 25-29 Haziran 2026 tarihleri arasında Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin başkenti Urumçi’de düzenlenecek olan China-Eurasia Expo 2026 (Çin Avrasya Expo 2026) için milli katılım organizasyonu gerçekleştirecek.

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Türkiye’nin Çin’e ihracatı yaklaşık 3,3 milyar dolar seviyesinde bulunurken, Çin’den yapılan ithalat 50 milyar dolara yaklaşıyor. Bu durum iki ülke arasındaki dış ticarette yaklaşık 46,3 milyar dolarlık bir açık ortaya çıkarıyor. Biz “Çin ithalat için ne kadar yakınsa, ihracat için de o kadar yakın bir ülkedir” anlayışıyla hareket ederek Türk ürünlerinin Çin pazarındaki payını artırmayı hedefliyoruz. 2026 yılı, Türkiye ile Çin arasında diplomatik ilişkilerin tesis edilmesinin 55. yılı olması açısından da ayrı bir önem taşıyor. Bu çerçevede Birliğimizin Çin’e yönelik faaliyetleri son yıllarda önemli ölçüde artış gösterdi. Milli katılım organizasyonlarının yanı sıra, iki ülke arasında düzenli olarak ticaret heyetleri ve iş birliği programları gerçekleştiriyoruz.” dedi. 

Türk ihraç ürünlerinin Çin’in batısına açılan kapısı konumundaki Urumçi üzerinden Çin pazarına girişinin güçlendirilmesi amaçlandığına değinen Başkan Öztürk sözlerine şöyle devam etti: 

“EİB, 2025 yılında Çin’de üç ayrı fuarda milli katılım organizasyonu düzenlerken, 2026 yılında da Xiamen Stone Fair için milli katılım organizasyonu gerçekleştirdi. Urumçi’de düzenlenecek China-Eurasia Expo’nun ardından Kasım ayında China International Import Expo kapsamında Şanghay’da geniş katılımlı bir milli katılım organizasyonu daha hayata geçirilecek. Urumçi’de gerçekleştirilecek organizasyonda, Mehmet Türkel Gıda Sanayi ve Tic. Ltd. Şti., Balizza Giyim ve Karafırın firmalarının yanı sıra, tüm tekstil ihracatçı birliklerinin ortak katılımıyla Tekstil Birliğimiz tarafından organize edilen Turkish Textile standı ve Ege İhracatçı Birlikleri gıda sektörlerinin ortak katılımıyla oluşturulan EİB Tarım standı da yer alacak.”

Muhammet Öztürk, “Çin’in batıya açılan kapısı ve Orta Asya ile Avrasya coğrafyasına erişimde stratejik bir merkez olarak öne çıkan Urumçi’de düzenlenecek milli katılım organizasyonumuzun, Türk ürünlerinin Çin pazarındaki görünürlüğünü artırmasının yanı sıra sürdürülebilir, uzun vadeli ve karşılıklı güvene dayalı ticari iş birliklerinin geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. İki ülke arasındaki ticaret hacmi bugün yaklaşık 50 milyar ABD dolarına ulaşmış durumda. Türkiye, Çin’e yalnızca hammadde ve maden ürünleri değil; makine, otomotiv yan sanayi, tekstil ve diğer katma değerli ürünleri de ihraç ederken, Çin’den ileri teknoloji ürünleri ve endüstriyel ekipmanlar ithal ediyor. Bu yapı, Türkiye ve Çin ekonomilerinin birbirini tamamlayıcı özellik taşıdığını ortaya koyarken, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi için önemli fırsatlar sunduğunu gösteriyor.” dedi. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Gemlik Belediyesi Kültür Turları Kurtul Mahallesi ile Devam Etti

Gemlik Belediyesi tarafından düzenlenen kültür turları kapsamında bu hafta Kurtul Mahallesi sakinleri, Bursa’nın tarihi ve manevi mekânlarını ziyaret etmek üzere uğurlandı. Program kapsamında vatandaşlar, kentin köklü geçmişine ışık tutan önemli noktaları yakından görme fırsatı buldu.

Gezi boyunca Kurtullu kadınlar, Bursa Ulu Camii, Yeşil Camii, Yeşil Türbe, Emir Sultan Camii, Osman Gazi Türbesi, Orhan Gazi Türbesi, Üftade Camii ve Türbesi, Tophane ve Muradiye Külliyesi gibi Bursa’nın önemli tarihî ve manevi merkezlerini ziyaret ederek kadim şehrin kültürel mirasını yerinde tanıdı.

Konuya ilişkin açıklamada bulunan Şükrü Deviren, “Bu tür organizasyonlarla hem sosyal dayanışmayı güçlendiriyor hem de geçmişimizle olan bağlarımızı kuvvetlendiriyoruz. Gemlik’in çeşitli mahallelerinden hemşehrilerimizi tarihimizle, kültürümüzle ve ortak değerlerimizle buluşturmaya devam edeceğiz. ” ifadelerini kullandı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Veteriner Hekim Cankat Özel Uyardı: Ertelenen Kontroller Hayat Kaybına Yol Açabiliyor

Türkiye’de pandemi yalnızca insanların yaşam alışkanlıklarını değiştirmedi; evcil dostlarımızın hayatında da önemli bir dönüm noktası oldu. Veteriner Hekim Cankat Özel’e göre pandemi sonrası dönemde hayvan sahiplenme oranları rekor seviyelere ulaşırken, patili dostlara bakış açısı da köklü şekilde değişti.

Bugün kedi ve köpekler artık yalnızca evcil hayvan olarak değil, ailenin ayrılmaz bir bireyi olarak görülüyor. Bu değişim beraberinde daha bilinçli bakım anlayışını da getirdi.

Veteriner Hekim Cankat Özel, özellikle 2020-2022 yılları arasında koruyucu veteriner hekimliğe olan ilginin ciddi şekilde arttığını belirterek şunları söylüyor:

“Pandemi döneminde insanlar evcil dostlarıyla daha fazla vakit geçirdi. Bu süreçte aşılar, parazit uygulamaları, düzenli kan tahlilleri, check-up programları, ağız ve diş sağlığı uygulamaları konusunda farkındalık yükseldi. Premium mamalara ve destek ürünlerine olan ilgi arttı. Evcil dostlarımızın fiziksel sağlığı kadar psikolojik sağlıkları da daha fazla önemsenmeye başlandı.”

Ayrılık Anksiyetesi ve Davranış Problemleri Arttı

Pandemi sürecinde sürekli insanlarla vakit geçiren birçok kedi ve köpek, normal hayata dönüşle birlikte yeni bir sorunla karşı karşıya kaldı: Ayrılık anksiyetesi.

Veteriner Hekim Cankat Özel’e göre son yıllarda davranış problemleriyle ilgili başvuruların artmasının en önemli nedenlerinden biri de bu süreç oldu.

“Pandemi döneminde sahipleriyle günün büyük bölümünü geçiren hayvanlar, hayatın normale dönmesiyle yalnız kalmaya başladı. Bunun sonucunda kaygı bozuklukları, yıkıcı davranışlar ve çeşitli psikolojik problemler daha sık görülür hale geldi.”

Veteriner Hekimlikte Yeni Dönem: İleri Teknoloji Daha Fazla Kullanılıyor

Hayvan sahiplerinin bilinçlenmesiyle birlikte veteriner hekimlikte ileri görüntüleme yöntemlerine olan ilgi de önemli ölçüde yükseldi.

MR, bilgisayarlı tomografi, endoskopi ve ekokardiyografi gibi ileri tanı yöntemlerinin artık çok daha fazla kabul gördüğünü belirten Cankat Özel, bunun yeni nesil veteriner hekimlerin eğitim anlayışıyla da yakından ilişkili olduğunu ifade ediyor.

“Bizler artık daha fazla araştırıyor, kendimizi daha fazla geliştiriyor ve ileri görüntüleme yöntemlerini daha etkin kullanıyoruz. Bu sayede birçok hastalığa daha erken tanı koyabiliyor ve daha başarılı sonuçlar elde edebiliyoruz.”

Son İki Yılın En Büyük Sorunu: Ekonomik Zorluklar

Pandemi sonrası yaşanan olumlu gelişmelerin yanında son yıllarda dikkat çeken önemli bir sorun da bulunuyor.

Veteriner Hekim Cankat Özel’e göre ekonomik koşullar, evcil dostların sağlık süreçlerini doğrudan etkilemeye başladı.

“İnsanlar dostlarından vazgeçmiyor ancak harcamalarını daha seçici yapıyor. Acil durumlar için bütçe oluşturulabiliyor fakat rutin kontroller, yıllık kan taramaları, diş sağlığı uygulamaları, iç-dış parazit korumaları ve aşılar çoğu zaman erteleniyor.”

Bu durumun ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirdiğini belirten Özel, özellikle internet üzerinden satılan ve güvenilirliği şüpheli ürünlerin kullanımının da arttığını vurguluyor.

“Bilinçsiz ürün kullanımları nedeniyle zehirlenmeler, pankreatit vakaları, yabancı cisim yutmalarına bağlı komplikasyonlar ve böbrek yetmezlikleriyle daha sık karşılaşıyoruz. En üzücü taraf ise birçok hastanın kliniğe çok geç getirilmesi. Oysa erken müdahale ile kurtarılabilecek vakalar ne yazık ki bazen yaşam kaybıyla sonuçlanabiliyor.”

Evcil Dostlarımızın da Bir ‘Aile Hekimi’ Olmalı

Veteriner Hekim Cankat Özel’e göre hayvan sağlığında en kritik konu, hastalık ortaya çıktıktan sonra çözüm aramak değil, sağlıklı dönemde düzenli takip sisteminin kurulması.

“Nasıl ki insanlar için aile hekimliği sistemi büyük önem taşıyorsa, evcil dostlarımız için de onları yakından tanıyan bir veteriner hekimin olması son derece değerlidir. Düzenli takip edilen bir hastanın sağlık geçmişi bilinir, riskleri önceden öngörülür ve gerektiğinde doğru uzmanlara zamanında yönlendirilmesi sağlanır.”

İyi Veteriner Hekim Sadece Hastalığı Değil, Hastasını Tanır

Veteriner hekimliğin yalnızca teşhis ve tedaviden ibaret olmadığını vurgulayan Cankat Özel, hasta-hekim ilişkisinin önemine dikkat çekiyor.

“İyi bir veteriner hekim her şeyi bildiğini iddia eden kişi değildir. Gerektiğinde danışan, araştıran ve hastası için en doğru çözümü arayan kişidir. Uzun yıllardır takip ettiği bir dostunun davranışındaki küçük bir değişiklikten bile sağlık durumunun iyiye mi yoksa kötüye mi gittiğini anlayabilir. Çünkü bazı hastalıklar cihazlardan önce tecrübeli gözlerle fark edilir.”

“48 Saat Beklemeyin”

İlk kez evcil hayvan sahiplenenlere de önemli uyarılarda bulunan Veteriner Hekim Cankat Özel, bazı belirtilerin asla göz ardı edilmemesi gerektiğini söylüyor.

“48 saati aşan dışkılayamama, uzun süren iştahsızlık ve özellikle 24 saati aşan idrar yapamama durumlarında zaman kaybetmeden veteriner hekime başvurulmalıdır. Ayrıca aşılar, parazit uygulamaları ve genel sağlık kontrolleri için mutlaka düzenli bir veteriner hekim takibi oluşturulmalıdır.”

Cankat Özel’e göre patili dostlarımız için en doğru yaklaşım, sorun ortaya çıktığında kapıyı çalmak değil; güvenilir bir veteriner hekimle uzun yıllara dayanan bir sağlık ortaklığı kurmak.

Çünkü bazen bir hayatı kurtaran şey tedavi değil, zamanında yapılan bir kontroldür.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı