Roca Galeri’nin 8’incisi Hindistan’da Açıldı

Roca Grup, mimarlık, iç mekan tasarımı, inovasyon ve sürdürülebilirliği buluşturan; disiplinler arası etkileşimi teşvik eden kültürel buluşma noktaları Roca Galeri ağını büyütmeye devam ediyor. Grup; Barselona, Madrid, Lizbon, Londra, Şanghay, Pekin ve São Paulo’da yer alan tasarım odaklı merkezlerden oluşan uluslararası Roca Galerileri arasına son olarak Hindistan’ı da ekledi. Hindistan’daki ilk temsil noktası olan Roca Delhi Galeri, mimarlık, tasarım ve inovasyon için yeni bir buluşma alanı olarak konumlanıyor. Galeri, Roca Grup’un en dinamik ve stratejik küresel pazarlarından biri olan Hindistan’a yönelik uzun vadeli vizyonunun önemli bir göstergesi niteliği taşıyor.

“Kaleydoskop” kavramından ilham alan tasarım yaklaşımı

Hindistan’da perakende mağaza tasarımı konusunda uzmanlaşmış Ultraconfidential tasarım stüdyosu tarafından tasarlanan Roca Delhi Galeri, insan odaklı tasarım anlayışı, kapsayıcı deneyim kurgusu ve yenilikçi yaklaşımıyla öne çıkıyor. Roca Delhi Galeri, çeşitlilik, dönüşüm ve çoklu bakış açılarını simgeleyen “kaleydoskop” kavramından ilham alıyor. Bu yaklaşım, mekanın genel kurgusunu belirlerken sade çizgiler, yalın yüzeyler ve dengeli aydınlatma ile sakin bir mimari dil oluşturuyor. Özel tasarım akrilik çubuk elemanlar, harekete ve ışığa tepki veren kromatik filtreler olarak mekana ritim ve akışkanlık kazandırırken, Hindistanlı zanaatkarlar tarafından üretilen el yapımı karolar dokunsal ve yerel bir katman ekleyerek küresel tasarım kültürü ile bölgesel zanaat gelenekleri arasındaki bağı güçlendiriyor.

Yapının bir diğer katı ise ana galeriyi tamamlayan ve kendine özgü bir atmosfere sahip olan Roca Grup’un bir diğer markası LAUFEN Delhi alanına ayrıldı. Daha koyu ve içe dönük bir renk paletiyle kurgulanan bu bölüm, LAUFEN’in premium koleksiyonlarının heykelsi niteliklerini ve tasarımdaki inceliğini güçlü bir biçimde öne çıkarıyor. Ortaya çıkan bütüncül deneyim, her iki markanın ayrı kimliklerini net bir şekilde yansıtırken, tasarım mükemmeliyetine yönelik ortak yaklaşımlarını da pekiştirerek uyumlu ve dengeli bir mekansal anlatı sunuyor.

İki markayı buluşturan mimari deneyim

Roca Grup’un 2006 yılında Parryware ile kurduğu ortak girişimle başlayan Hindistan’daki varlığı, 2011 yılında şirketin tamamının devralınmasıyla daha da güçlendi. Bugün Roca Grup, ileri teknolojiye sahip üretim tesisi ve ülke geneline yayılan güçlü dağıtım ağıyla Hindistan banyo sektöründe lider konumda yer alıyor. Chennai’de bulunan genel merkezinden faaliyetlerini yürüten Grup, sürdürülebilirlik, teknoloji ve tasarıma yönelik istikrarlı yatırımlarını sürdürürken, küresel uzmanlığını Hindistan’daki yaşam alışkanlıklarına dair derin yerel bilgisiyle birleştiriyor.

“Bu proje, grup adına önemli bir adım”

Roca Grup Hindistan Genel Müdürü Nirmal Kumar, Delhi Galeri hakkında şunları söylüyor: “Roca Delhi Galeri, Hindistan’ın küresel stratejimizdeki güçlü konumunu pekiştiren önemli bir adım. Bu proje, müşterilerimize yüksek standartlarda banyo çözümleri sunma hedefimizin somut bir göstergesi. Roca ve LAUFEN markalarını aynı mekanda bir araya getiren galeri, Hindistan pazarına duyduğumuz güveni ve tasarım ile inovasyona katkı sağlama vizyonumuzu ortaya koyuyor.”

Ürün sergilemenin ötesinde, düşünsel paylaşım ve kültürel etkileşim için bir platform olarak kurgulanan Roca Delhi Galeri; mimarlık ve tasarımın çağdaş toplumdaki dönüşen rolünü ele alan sergilere, söyleşilere ve profesyonel buluşmalara ev sahipliği yapacak. Dünya genelinde sekizinci Roca Galeri ve Hindistan’daki ilk galeri olma özelliğini taşıyan Delhi projesi, Avrupa, Asya ve Amerika’daki Roca Galerileri küresel ağını daha da güçlendirirken; sürdürülebilirlik, tasarım kültürü ve geleceğe odaklı inovasyon ekseninde uluslararası etkileşime katkı sunmayı amaçlıyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“High Potential” Yeni Bölümleriyle Ocak Ayı Boyunca Her Salı 21.30’da FX Ekranlarında İzleyicilerle Buluşmaya Devam Ediyor!

High Potential, yüksek IQ’ya sahip üç çocuklu bekâr bir anne olan Morgan’ın, temizlikçi olarak çalıştığı polis departmanında çözülemeyen bir suçun çözülmesine yardımcı olmasını konu alıyor. Morgan’ın üstün zekası sayesinde işleri düzene koyma becerisi keşfedilince, deneyimli dedektif Karadec ile birlikte çalışması için danışman olarak görevlendirilir ve birlikte sıra dışı bir ekip oluştururlar.

High Potential, yeni bölümleriyle Ocak ayı boyunca her Salı saat 21.30’da FX ekranlarında devam ediyor.

Dramadan korkuya, animasyondan bilim kurgu ve fantastiğe, polisiyeden aksiyondan ve komediye kadar birçok farklı kategoride yapıma ev sahipliği yapan FX; renkli ve çeşitli bir dünyanın kapılarını aralıyor. FX kanalı; D-Smart, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izlenebiliyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Gülşah Ecir Tarlacı, CEO Vekili ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak atandı.

Türkiye’nin ilk ve öncü paketli ekmek markası UNO’da Gülşah Ecir Tarlacı CEO Vekili ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak atandı. Yeni görevinde Tarlacı; şirketin kurumsal yönetim, insan kaynakları, uyum ve mevzuat süreçleri, etik, iç denetim ve hukuk alanlarının stratejik yönetiminden sorumlu olacak.

Gülşah Tarlacı Kimdir

Gülşah Tarlacı, kariyerine hukuk alanında başladı; şirketler hukuku, birleşme ve devralmalar, rekabet hukuku, sözleşmeler, iş hukuku, fikri mülkiyet, uyum yönetimi ile iç kontrol sistemleri alanlarında uzmanlaştı. Kariyeri boyunca farklı sektörlerde önemli sorumluluklar üstlendi.

UNO bünyesine katılmasının ardından şirketin hukuk, uyum ve iç denetim süreçlerini uzun yıllar boyunca yönetti; Hukuk Müdürü, Marka Vekili ve Hukuk Direktörü gibi artan sorumluluk seviyelerine sahip görevlerde bulundu. Hukuk Direktörü olarak görev yaptığı dönemde; UNO’nun kurumsal yönetim ve etik altyapısını oluşturdu, iç denetim ve iç kontrol standartlarını tanımladı ve geliştirdi, insan kaynakları dönüşümüne liderlik etti, şirket genelinde uyum standartlarını belirledi ve organizasyonun kritik yapı taşlarını başarıyla yönetti ve bu katkılarının ardından CEO Vekili ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak atandı. Tarlacı ayrıca UNO bünyesinde Uyum, Etik, İç Denetim ve Kişisel Verilerin Korunması (KVKK) Komiteleri Başkanlığı görevlerini yürütüyor. Halihazırda kurumsal yönetişim, risk yönetimi ve mevzuata uyum alanlarının güçlendirilmesinde aktif rol alıyor.

Mevcut görevinde Tarlacı; UNO’nun kurumsal yönetim yaklaşımını daha da güçlendirmeyi, etik, uyum ve iç denetim standartlarını ileri taşımayı, organizasyonel verimliliği ve sürdürülebilir büyümeyi artırmayı hedefliyor.

Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi’nde tamamlayan Gülşah Tarlacı, aynı zamanda Bahçeşehir Üniversitesi’nde Özel Hukuk alanında yüksek lisans yaptı. Tarlacı, profesyonel düzeyde İngilizce biliyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Dr. Eroğlu “Bitkiler sadece birer flora değil, medeniyetin kendisidir”

Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi tarafından düzenlenen “Canlı Bilimi Perspektifinde Kültür, Tarih ve Gastronomi” söyleşileri kapsamında “Anadolu Bitkilerinin Kültürel Süreklilik ve Kültürel Etkileşimdeki Rolleri” başlıklı söyleşi gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. A. Esra Eren Eroğlu’nun üstlendiği etkinliğe Etnografya Müzesi Müdürü Doç. Dr. Dilek Maktal Canko’nun yanı sıra öğrenciler ve sanatseverler katıldı.  Söyleşide Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Volkan Eroğlu konuşmacı olarak yer aldı. Dr. Eroğlu, Anadolu coğrafyasındaki bitkilerin medeniyetler arası yolculuğunu ve geçirdiği kültürel süreçleri dinleyicilere aktardı.

Bitkilerin, kültürel aktarımda üstlendiği rolün keşfedilmeyi bekleyen bir alan olduğunu vurgulayan Dr. Volkan Eroğlu, “Anadolu’nun ruhunu kavramak, ancak doğayı, yani yeşili ve toprağı doğru okumaktan geçer. Bitkilerin kültürümüzdeki yeri, hâlâ keşfedilmeyi bekleyen bakir bir alan gibi önümüzde duruyor. Düşünün ki bu coğrafyada medeniyetler değişse de mutfaktan şifaya kadar kurdukları etkileşim hep aynı bitkiler üzerinden ilerledi. Tarihin sıfır noktasına, ‘Bereketli Hilal’e baktığımızda buğdayın, arpanın ve çavdarın anavatanında olduğumuzu görüyoruz. Göbeklitepe’deki o tahıl öğütme taşları bize yerleşik hayatın kapısını bitkilerin açtığını fısıldıyor. Ekmeğin ilk kez mayalandığı, Hititlerin söğüt ağacından bulduğu şifanın bugün modern tıpta aspirine dönüştüğü bu topraklarda, bitkiler sadece birer flora değil, medeniyetin ta kendisidir” dedi.

“Doğanın belleğinden medeniyetin köklerine”

Dr. Volkan Eroğlu “Bu köklü miras sadece tarlada veya eczada değil; sanatta, ticarette ve inançta da karşımıza çıkıyor. Halılarımızdaki o bitki motifleri öylesine yapılmış süslemeler değil; bereketin, yaşamın ve korumanın görsel bir dilidir. Side sikkelerinden Rüstem Paşa çinilerine kadar izini sürdüğümüz ‘nar’ formu, Sivas Gökmedrese’nin taşlarında donmuş bir hafıza kartı gibidir. Ticarette bile bitkilerin imzası var; keçiboynuzu çekirdeğinin o şaşmaz sabit ağırlığı, İpek Yolu’nda elmasa ve altına ‘karat’ adını vermedi mi? Hititlerden beri yaktığımız ardıç ve defne tütsüleri, bir arınma ritüeli olarak binlerce yıldır sürüyor. Öyle ki, 6 Şubat depremlerinden sonra Hatay’daki anma törenlerinde hâlâ bu kokuların yükselmesi, acılarımız değişse de Anadolu’nun kültürel sürekliliğinin ve doğaya sığınışımızın en somut kanıtıdır” diye konuştu.

Etkinliğin sonunda katılımcıların sorularını yanıtlandı. Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi Müdürü Doç. Dr. Dilek Maktal Canko, Dr. Volkan Eroğlu’na “Teşekkür Belgesi” takdim etti.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çerkes Kültürünün Hafızası Kartepe’de Yaşatılıyor

Kartepe Belediyesi, kültürel mirası koruma ve gelecek kuşaklara aktarma hedefi doğrultusunda önemli bir projeyi daha hayata geçirdi. Çerkes kültürünün tarihsel hafızasını, sürgünle başlayan yolculuğunu ve günlük yaşamını yansıtan Özel Çerkes Müzesi ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.

Kartepe’nin İkinci Müzesi

Derbent Mahallesi’nde bulunan Osmanlı Günlük Yaşam Müzesi’nin ardından, Kartepe’nin ikinci müzesi, Çerkes Müzesi Uzuntarla Mahallesi’nde ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.

Bir Hafıza Merkezi

Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman, yaptığı konuşmada Çerkes Müzesi’nin yalnızca bir sergi alanı olmadığını, aynı zamanda tarihsel bir hafıza merkezi niteliği taşıdığını ifade etti.

Başkan Kocaman “Büyük Bir Acı ve Mücadeleyle Başlayan Yolculuk”

Çerkes kültürünün tarihsel sürecine değinen Başkan Kocaman, “Çerkes kültüründeki büyük acıyı, sürgünü ve gelenekleri yaşatan zorlu yolculuğu herkes bilir. Karadeniz’in hırçın sularından bugüne uzanan bu özel hikâye, büyük bir yaşam mücadelesini içinde barındırıyor” dedi.

Sürgünden Günümüze Taşınan Eşsiz Eserler

Çerkes Müzesi’nde, sürgün döneminden günümüze kadar uzanan süreçte Çerkeslerin kültürel değerlerini ve günlük yaşamlarını yansıtan birçok özel ve nadide eser yer alıyor. Müzenin içeriğine ilişkin değerlendirmede bulunan Başkan Kocaman, ziyaretçilerin hayatın içinden pek çok özgün eseri burada görebileceğini belirtti.

Başkan Kocaman’dan Davet

Başkan Kocaman, müzenin ziyaretçilerini ağırlamaya başladığını belirterek “Bu özel hikâyeyi yerinde görmek, Çerkes kültürünü ve yaşanmışlıklarını daha yakından tanımak isteyen herkesi, Kartepe Belediyesi Özel Çerkes Müzemize bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Büyükşehir’den 2025 yılında hayvancılığa 503 bin 625 kg yem desteği

Antalya Büyükşehir Belediyesi, yerelden kalkınma vizyonu ile 2025 yılında hayvancılığa büyük destek sağladı. Kırsal hayvancılığı yerinde destekleyen Büyükşehir, 500 tonu aşan yem ve hibe destekleriyle üreticilerin yüzünü güldürdü. Veterinerlik hizmeti sayesinde de hayvan üreticilerine önemli bir destek sağlandı.

Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı, tarım ve hayvancılığa yönelik proje ve desteklerini aralıksız sürdürüyor. Antalya’nın yayla ve kırsal bölgelerinde yapılan hayvancılığı sürdürmek ve geliştirmek amacıyla yem desteğinde bulunan Büyükşehir Belediyesi, üreticinin yanında oluyor. Artan yem maliyetleri nedeniyle hayvancılığı bırakma noktasına gelen üreticiler, Büyükşehir’in sağladığı destekler ve hibeler ile üretimlerini sürdürüyor. Girdi maliyetlerini azaltan destekler ile gençler de üretime teşvik ediliyor.

503 BİN 603 KG YEM DESTEĞİ

2025 yılında toplamda 500 tonu aşan hayvancılara yönelik yem destekleri yüz güldürdü.  Yem desteği 97.850 kg saman balyası, 36.525 kg yonca, 7.650 kg arpa, 337.300 kg (6.746 çuval) %15 hibe destekli süt yemi ve afet bölgelerine 486 çuval süt yemi desteği şeklinde gerçekleşti.

12 MİLYON TL’LİK KATKI SAĞLANDI

Büyükşehir Belediyesi kırsal bölgelerde hayvancılıkla uğraşan üreticilere sunduğu ücretsiz veterinerlik hizmetleriyle de üreticinin yanında olmaya devam ediyor. Hayvan üreticilerinin yıllık giderleri arasında yer alan veteriner hekim hizmetleri, hayvan sağlığı kontrolleri, paraziter ilaçlama, büyükbaş hayvan tırnak bakım ve kesim destek ve hibeleri artarak devam ediyor. Son beş yılda toplam 24 bin 572 hayvanın sağlık kontrolü, 156 Bin 26 hayvanın paraziter ilaçlaması ve 6 Bin 108 büyükbaş hayvanın tırnak bakımları profesyonel ekipler tarafından yerinde ücretsiz yapıldı. Sadece tırnak bakımını yaparak Büyükşehir hayvan üreticilerini yaklaşık 12 milyon TL’lik bir maliyet yükünden kurtardı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ünal Ersözlü’den Tek Şiirlik Bir Evren

Şair Ünal Ersözlü’nün Yakın Yayınları etiketiyle yayımlanan yeni kitabı “Böğürtlen Öpücüğü”, birbirine bağlı 78 bölümden oluşan ve 184 sayfalık tek bir şiir olarak kurgulanan yapısıyla, modern epik şiirin izini süren bütünlüklü bir anlatı kuruyor. Aşk, zaman, bellek ve anlam arayışını zengin bir imge dünyası içinde buluşturan eser, çağdaş Türk şiirinde dikkat çeken özgün bir okuma deneyimi sunuyor. 

“Okyanusların Not Defterinden” (1990) ile başlayan şiir yolculuğu boyunca çok sayıda kitaba imza atan, bugün çağdaş Türk şiirinin izlenimci-lirik hattının önemli temsilcileri arasında yer alan şair Ünal Ersözlü’nün yeni şiir kitabı “Böğürtlen Öpücüğü”, Yakın Yayınları etiketiyle yayımlandı. Birbirine bağlı 78 bölümden oluşan ve 184 sayfalık tek bir şiir olarak kurgulanan “Böğürtlen Öpücüğü”, bütünlüklü yapısıyla çağdaş Türk şiirinde dikkat çeken bir çalışma olarak öne çıkıyor.

Modern epik şiirin izinde

Modern epik şiirin izini süren kitap, destansı bir anlatı kurarken zengin bir imge dünyasıyla ilerliyor. Şiirin ön planında içerikli bir aşk söylemi belirginleşirken; arka planda insana, hayata ve anlam arayışına dair daha geniş bir sorgulama alanı açılıyor. Metin, bireysel deneyimle ortak bir hakikat arayışını aynı düzlemde buluşturuyor.

Tek şiir, süreklilik taşıyan bir evren

Tek şiir formu içinde gelişen bu bütünlüklü anlatı, okuru parçalı bir okuma yerine süreklilik taşıyan bir şiir evrenine davet ediyor. Aşk, zaman, bellek ve insanlık hâlleri şiir boyunca lirik olduğu kadar düşünsel bir derinlikle iç içe geçiyor.

Şiir ve gazetecilikten beslenen bir üretim hattı

1980’li yılların sonlarından bu yana şiir, deneme ve düşünce alanında üretimlerini sürdüren Ünal Ersözlü, bugüne kadar şiir kitaplarıyla Akademi Şiir Başarı Ödülü, Behçet Aysan Şiir Ödülü ve Yunus Nadi Şiir Ödülü’nün de aralarında bulunduğu birçok ödüle layık görüldü. Bugüne kadar yayımlanan şiir kitaplarıyla çağdaş Türk şiirinde kendine özgü bir dil kuran şair, uzun yıllar gazetecilik yaptı; yazılı basın ve televizyonlarda farklı görevler üstlendi. Şiir çalışmalarının yanı sıra kültür, düşünce ve iletişim alanlarında üretimlerini sürdürüyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Netflix, 15 Ocak’ta Yayınlanacak Ayrılık Da Sevdaya Dahil İçin Fragmanı Paylaştı

Netflix, başrollerini İbrahim ÇelikkolEmine Meyrem ve Yasemin Kay Allen’ın paylaştığı yeni dizisi Ayrılık da Sevdaya Dahil’in fragmanını diziden yeni görsellerle paylaştı. Bambaşka dünyalara ait iki insanın hayatları beklenmedik bir şekilde kesişince ortaya çıkan kaosu ve bu kaosta filizlenen ilişkiler yumağını ele alan Ayrılık da Sevdaya Dahil, 15 Ocak’ta Netflix’te izleyici ile buluşacak.  

Yavuz Turgul’un yaratıcısı olduğu Ayrılık da Sevdaya Dahil’in yapımcılığını Erol Avcı / TMC Film üstleniyor, yönetmen koltuğunu ise Selim Demirdelen ve Kurtcebe Turgul paylaşıyor. Senaryosunu Kurtcebe Turgul ve Nilgün Öneş’in birlikte kaleme aldığı dizinin başrollerinde yer alan İbrahim ÇelikkolEmine MeyremYasemin Kay Allen’a, pek çok usta ve yetenekli oyuncu eşlik ediyor. 

Aşkla hüznün, kahkahayla entrikanın buluştuğu Ayrılık da Sevdaya Dahil15 Ocak‘ta yalnızca Netflix’te izleyiciyle buluşacak.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

OAİB’nin 2025 yılı ihracatı 31,4 milyar dolar

Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri’nin (OAİB) ihracatı, 2025 yılında geçen yıla göre %15,4 artarak 31,4 milyar dolara yükseldi. Bünyesindeki 5’i sektörel, 3’ü bölgesel 8 ihracatçı birliğinde yaklaşık 45 bin üyesi bulunan OAİB, %13,2’lik payıyla Türkiye’nin toplam ihracatında üçüncü sırada yer aldı. İhracatçı firmaların sektör ve yatırım çeşitliliğine sahip sanayi yapısının 2025 sonuçlarına da yansıdığını belirten OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz, “OAİB ihracat performansı sınırlı sayıda sektöre değil, geniş bir sanayi tabanına dayanıyor. Birliklerimizin verileri, bölgemizin çok katmanlı bir üretim ve ihracat yapısına sahip olduğunu açık biçimde gösteriyor” dedi. 

“OAİB’deki 8 İhracatçı Birliğinden 5’i, sektörlerinde Türkiye’nin tek İhracatçı Birliği” 

OAİB Genel Sekreterliği’ne bağlı, Türkiye genelinde tek ihracatçı birliği olan sektörlerden savunma ve havacılık sanayinde toplam ihracat %48,8 artışla 10 milyar dolar olurken, iklimlendirme sanayiinin ihracatı %3,5 artışla 7,4 milyar dolar, çimento, cam, seramik ve toprak ürünlerinin ihracatı %4,4 artışla 4,7 milyar dolara, süs bitkileri ve mamulleri ihracatı ise %13,7 artışla 160 milyon dolara yükseldi. 

OAİB çatısı altındaki ihracatçı sektörlerin bilgi, teknoloji ve tasarım odağıyla büyüdüğüne dikkat çeken OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz şu ifadeleri kullandı:

Genel Sekreterliğimize bağlı bulunan Makine İhracatçıları Birliği, Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği, Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçı Birliği, Süs Bitkileri İhracatçıları Birliği ve İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği stratejik sektörlerdeki tek ihracatçı birlikleri olarak sadece Orta Anadolu’nun değil, tüm Türkiye’nin ihracatçı birliği görevlerini yürütüyor. Bu sektörlerin tek çatıdan koordinasyonunu sağlayan OAİB, aynı zamanda hububat, mobilya ve demir gibi yüksek üretim gücüne sahip sektörlerde iştigal eden, güçlü birlikleri de bünyesinde barındırıyor. Bu yapı, ihracatımızın bilgiye dayalı üretim, teknolojik yetkinlik ve tasarım kabiliyeti üzerinden güçlenmesini mümkün kılıyor. Finansman ve maliyet baskılarının arttığı, uluslararası alanda fiyat rekabetinin zorlaştığı dönemlerde katma değeri artırarak rekabet edebilme gücümüz, ihracatımızın sürdürülebilirliğini destekleyen temel unsurlardan biri. İhracatçıların değişen küresel koşullara uyum kapasitelerini artırabilmeleri, yüksek katma değerli ihracatı kalıcı hale getirecek çalışmalara kesintisiz devam etmeleri de en büyük hedefimiz… OAİB olarak, ihracat ekosistemini daha da güçlendirmeye, ihracatçıların küresel pazarlardaki konumunu geliştirecek koordinasyon çalışmalarını sürdürmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”

Pazar çeşitliliği açısından başarılı bir dönem geçirdiklerini ve %4,5 artan Türkiye ihracatının üzerinde bir büyümeyle yılı kapattıklarını belirten OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz şunları söyledi:

“OAİB ihracatının 2,8 milyar dolara ulaştığı ABD’nin mevcut pazarlarımız arasında ilk sırada yer almaya devam etmesi, ihracatçılarımızın bu pazardaki kalıcılığını net bir şekilde ortaya koydu. Birleşik Krallık’a ihracatımızın %108,6 artışla 2 milyar doları geçtiği bu dönemde, Almanya’ya da 2 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirildi. Bölgemizin küresel ticaretteki ağırlığını teyit eden önemli bir gösterge niteliği taşıyan bu verilerde, 17,5 milyar dolarlık hacmi ile Türkiye’nin toplam ihracatında 4. sırada bulunan Ankara’nın rolü büyük.  Gelişmiş ülkelerdeki ticari payımızın artışından ve başta Ankara olmak üzere, yurt geneline yaygın üye firma ağımızın bizi 31,4 milyar dolar seviyesine taşımış olmasından memnunuz” dedi.

OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz, 2025 yılı boyunca yürüttükleri çalışmalarla ihracatçıların uluslararası görünürlüğünü artırmaya odaklandıklarını belirterek, “Avrupa Birliği başta olmak üzere Uzak Doğu, ABD ve Türki Cumhuriyetlerini kapsayan geniş bir coğrafyada fuarlar, ticaret heyetleri, UR-GE projeleri ve tanıtım organizasyonlarıyla firmalarımızı uluslararası pazarlarla buluşturduk. Sürdürülebilirlik ve Yeşil Mutabakat başlıklarını çalışmalarımızın merkezine alırken, OAİB olarak bu alanda şube kuran ilk Genel Sekreterlik olduk. Yeni yılla birlikte başlayan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması sürecine ihracatçılarımızı hazırlamayı öncelikli görüyoruz. Önümüzdeki dönemde mevcut pazarlardaki konumumuzu güçlendirirken yeni pazarlara açılmayı, yeni fuar ve heyet çalışmalarıyla ihracatçılarımızın işini kolaylaştırmayı hedefliyoruz” dedi.

Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayii ihracatı 10 milyar dolar 

Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayiinde teknoloji ve mühendislik kabiliyetinin ihracata doğrudan yansıdığını vurgulayan Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği Başkanı Dr. Mehmet Demiroğlu, ihracat verilerindeki yükselişe dikkat çekerek şunları söyledi:

“Savunma ve havacılık sanayimiz, Türkiye genelinde 10 milyar dolarlık ihracat seviyesine ulaşarak tarihi rekora imza attı. 2025 sonunda geçen yıla göre %50’ye yakın artış anlamına gelen bu başarı, ülkemizin savunma ve havacılık sanayiinde yalnızca üretim kapasitesini değil, ileri teknolojiye dayalı sistem geliştirme, küresel pazarlarda güvenilir tedarikçi olma ve stratejik iş birlikleri kurma yetkinliğini de güçlü biçimde ortaya koyuyor. IDEF 2025’te dünya vitrinine taşıdığımız yüksek mühendislik kabiliyeti ve yenilikçi çözümler, Türkiye’nin bu alandaki dönüşümünün somut bir göstergesi oldu. Bugün gelinen nokta, Türk savunma ve havacılık sanayiinin ihracatta istikrarlı, teknoloji temelli ve küresel ölçekte iddialı bir konuma ulaştığını açık biçimde gösteriyor.”

Türkiye’de yüksek ve orta-yüksek teknolojili ihracatın payı %43,5

Türkiye’de 2025 yılında yüksek teknolojili ürün ihracatının %12,7,  orta-yüksek teknolojili ürün ihracatının ise %10,6 oranında arttığına, 112 milyar dolara ulaşan tutar ve %43,5 pay ile bu grupların genel ihracatı önemli ölçüde yukarı taşıdığına dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi:

Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin en büyük 5 ticaret ortağından biri konumuna yükselmesinde, katma değerli ürün ihracatının arkasında yer alan müşterek Ar-Ge ve teknoloji ekosisteminin belirleyici bir rolü bulunuyor. Hava ve kara araçları, makine, elektrik-elektronik, savunma sistemleri ve yazılım gibi teknoloji yoğun sektörler; ortak mühendislik birikimi, üretim kabiliyeti ve teknolojik dönüşüm zemini üzerinde yükselerek küresel pazarlarda rekabet gücümüzü artırıyor. Güçlü sanayi altyapımız sektörler arası bilgi transferini, teknoloji sınıflarının yukarı taşınmasını ve tüm ihracat kompozisyonunun dönüşümünü mümkün kılıyor. Başta Ankara, Eskişehir, Çorum ve Konya olmak üzere Orta Anadolu’da yoğunlaşan üretim altyapısı da bu ekosistemin önemli bir parçası olarak, Türkiye’nin sanayiinin bütüncül biçimde ileriye taşınmasına önemli katkı sağlıyor. OAİB çatısı altındaki sektörel ve bölgesel birliklerimizin bu çok katmanlı yapıda; ihtisas alanlarındaki bilgi üretimi, stratejik yönlendirmeleri ve paylaştıkları tecrübeyle ihracat ekosisteminin geneline değer kattıklarına inanıyorum.”

Türkiye’nin iklimlendirme sanayii ihracatı 7,4 milyar dolar 

İklimlendirme sektöründe rekabetin giderek daha fazla teknoloji ve enerji verimliliği ekseninde şekillendiğine dikkat çeken İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Şanal, küresel rekabet koşullarına rağmen sektörün yönünü koruduğunu ifade ederek şunları söyledi:

İklimlendirme sanayiinin Türkiye geneli ihracatı geçen yıla göre %3,5 artışla 7,4 milyar dolara ulaştı. Yine Avrupa bölgesi en büyük pazarımız konumunda. 2025 yılı, özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarında enerji verimliliği yüksek ve yenilenebilir enerjiyle uyumlu HVAC-R çözümlerine yönelik talebin belirgin biçimde arttığı bir dönem oldu. Küresel hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar ve lojistik maliyetlerindeki artış rekabeti zorlaştırsa da teknoloji odaklı ürünlerimiz bu süreçte sektörün ihracat performansını dengeleyen temel unsur haline geldi. Önümüzdeki dönemde dijital tanıtım faaliyetlerini güçlendirmeyi, küresel fuarlarda görünürlüğümüzü artırmayı, güçlü olduğumuz pazarlarda yerimizi sağlamlaştırırken yeni pazarlara firmalarımızı taşımayı, sektörümüzün ihracat kapasitesini ve sürdürülebilir büyüme potansiyelini daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.”

Türkiye’nin çimento, cam, seramik ihracatı 4,7 milyar dolar

OAİB Koordinatör Başkanlığı’nın yanı sıra Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanlığı görevini de yürüten Erdem Çenesiz, sektörde 2025 yılı ihracat performansının istikrarlı bir seyir izlediğini belirterek şunları ifade etti: 

Çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri sektörünün ihracatı 2025 yılı sonunda %4,5 artışla 4,7 milyar dolara ulaştı.   Sektörlerimiz %80 den fazla yerli Katma Değer oranı ile ihracat yapıyor ve sanayi sektörleri arasında rekortmen konumda. Sektörlerimizin yaptığı 4,7 milyar dolarlık ihracat, 3,75 milyar dolarlık net döviz kazancı anlamına geliyor.  Bizim kazandırdığımız net döviz miktarı bizden çok daha yüksek tutarda ihracat yapan sektörlerden  daha fazla. Yerli kaynaklarla üretim yapan sektörlerimizin bu özel durumunu her fırsatta hatırlatmak istiyoruz. Önümüzdeki dönemde teknoloji yatırımları, dijitalleşme ve enerji verimliliğine yönelik adımların sektörlerimizde yeni bir dönüşüm sürecini beraberinde getirmesini bekliyoruz. Bu dönüşümün, ihracatçılarımızın küresel rekabet gücünü daha da ileri taşıyacağına inanıyoruz.

Türkiye’nin süs bitkileri ihracatı 160 milyon dolar

Süs bitkileri sektöründe pazar çeşitliliği ve ihracat artışının belirleyici hale geldiğini vurgulayan Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Yılmaz, sektörün uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirdiğini ifade ederek şunları söyledi:

2025 yılında Türkiye genelinde süs bitkileri sektörü ihracatı %15’e yakın artışla 160 milyon dolara ulaşarak tarihi bir başarıya imza attı. Bugün ihracatımız 75’in üzerinde ülkeye yayılmış durumda; özellikle Hollanda, Azerbaycan ve Almanya gibi stratejik pazarlarda kaydedilen artışlar sektörümüzün rekabet gücünü net biçimde ortaya koyuyor. Pazar çeşitliliğini artırma hedefiyle yürüttüğümüz UR-GE projesi kapsamında Katar, Dubai, Portekiz ve İspanya’yı hedef pazarlar olarak belirledik. 2026 yılı için ihracatta en az %12 oranında yeni bir artış öngörüyoruz; bu ivmeyi sürdürülebilir büyümeye dönüştürmeyi sektörümüz adına temel öncelik olarak görüyoruz.”

OAİB’nin demir ve demir dışı metal ihracatı 2,5 milyar dolar

Türkiye genelinde geçtiğimiz yıla göre %4 oranında artarak 29 milyar dolar değerine ulaşan metal sektörü ihracatında, küresel rekabetin ve talep dalgalanmalarının belirleyici hale geldiğini ifade eden Ankara Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı R. Kaan Maşlak, pazar çeşitliliği ve etkinliğin bu dönemde daha da önem kazandığını vurguladı;

Orta Anadolu’dan demir ve demir dışı metal ihracatının 2,5 milyar dolara ulaştığı 2025 yılı, küresel metal sektöründe üretim kapasitesinin arttığı, talep yapılarının hızlı değiştiği ve rekabet baskısının yoğunlaştığı bir dönem oldu. Bu ortamda hem mevcut pazarlardaki etkinliğimizi güçlendirmeye hem de yeni ülkelere açılarak pazar çeşitliliğimizi artırmaya odaklanıyoruz. Avrupa’da artan çelik ve metal tüketimi, Afrika’daki altyapı yatırımları ve Asya’nın üretim merkezi konumu, farklı ürün gruplarımızın çeşitli coğrafyalarda rekabet avantajı yakalamasını mümkün kılıyor. İhracatçılarımızın ileri üretim teknolojileri, kalite standartları ve teknik bilgi birikimi, ülkemizin küresel pazarlarda rekabet avantajını koruyabilmesinde kritik rol oynuyor. Geniş bir coğrafyaya yayılan sektörel ticaret heyetleri ve fuar organizasyonlarımız sayesinde, firmalarımızı hedef pazarlarda daha görünür kılmaya devam edeceğiz.

OAİB’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı 1,4 milyar dolar

Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatın bu yıl miktar ve değer dengesi üzerinden şekillendiğine dikkat çeken Orta Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Nihat Uysallı, pazar stratejilerinde veri ve tüketici odaklı çizginin öne çıktığını ifade ederek şunları söyledi:

Çikolata ve kakaolu ürünlerden ayçiçek yağına, bisküvi ve gofretten şekerleme çeşitlerine, makarna ve buğday ununa uzanan geniş bir ürün yelpazesine sahip sektörümüzün 2025 yılı Türkiye geneli toplam ihracatı %4 artarken Orta Anadolu bölgesinin ihracatı ise %6,5 artışla 1,4 milyar dolar olarak kaydedildi.  Pazar stratejilerinde yalnızca hacim ve rakamlar değil; hedef ülkelerin kültürel yapıları, tüketim alışkanlıkları ve lojistik koşulları da belirleyicidir. Dünya genelinde hızlanan şehirleşme ile artan kaliteli gıda talebi ve çeşitlilik beklentisi üretime yön vermeye devam etti. Ürün formülasyonundan ambalaj tasarımına, raf ömrü beklentilerinden gramaj seçeneklerine kadar her aşamada yerel talep ve standartlara uyum sağlayan çözümler geliştirmeye, ‘Türk malı’ algısını güven ve lezzetle birlikte anılan bir noktaya taşımaya devam edeceğiz.

OAİB’nin mobilya, kâğıt ve orman ürünleri ihracatı 1 milyar dolar

Mobilya sektörünün küresel koşullara rağmen ihracatta dayanıklılığını koruduğunu belirten Orta Anadolu Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı A. Tahsin Ata, tasarım ve teknoloji odaklı üretimin bu tabloda belirleyici olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

Sektörümüzün %1,2’lik artışla sınırlı da olsa bir önceki yılın üstünde seviyelerde tamamladığı 2025 yılında, Orta Anadolu bölgesinde 1 milyar dolar değerinde mobilya, kâğıt ve orman ürünü ihracatına ulaştık. Gümrük tarifelerinin ve maliyet baskılarının siparişleri zorladığı bir ortamda, orta ve üst segmentte tasarım odaklı ürünlere yönelmemiz bu dengeyi sağlamamızda etkili oldu. Ahşap, ofis, otel ve mutfak mobilyaları başta olmak üzere modüler, fonksiyonel ve lüks segmente yönelik ürünler ihracatımızda öne çıktı. Türk mobilya sektörünü farklılaştıran en önemli unsurlardan biri, kalite odaklı ve esnek üretim kabiliyetiyle birlikte endüstriyel tasarım, ergonomi ve dijital üretim teknolojilerini hızla devreye alabilmesi. Tasarım ve markalaşmaya yapılan yatırımlarla, sadece satış hacmini değil, kârlılığı ve yeni pazarlarda kalıcılığı da güçlendirmeye devam edeceğiz.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kocaeli, 2025’te sanat ve kültürün merkezi oldu

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 2025’te resimden minyatüre, kitap fuarından konser ve sergilere kadar birbirinden önemli kültür-sanat etkinliklerini vatandaşlarla buluşturdu. Konservatuvar bünyesinde verilen sanat eğitimi ise bu yıl da geleceğin sanatçılarını yetiştirmeye devam etti.

HEDEFİNİ 2025’TE TAÇLANDIRDI

Sanayi kenti kimliğine gerçekleştirdiği çalışmalarla kültür-sanat ifadesini eklemeyi başaran Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bu kapsamdaki hedefini 2025 yılında taçlandırdı. Gerçekleştirilen etkinlik ve hizmetlerle kent, sanat ve kültürün merkezi haline geldi. Resimden minyatüre, kitap fuarından konser ve sergilere kadar birçok kültür sanat aktivitesine imza atan Büyükşehir aynı zamanda bu alandaki çalışmalarıyla ülkenin gözlerinin Kocaeli’ne çevrilmesini sağladı.

YILIN İLK AYINDA GÜNSELİ KATO AĞIRLANDI

2025 yılındaki çalışmalar Kültür Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kültür Sanat ve Konservatuvar Şube Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildi. Etkinlikler Ocak ayı itibariyle başladı. Büyükşehir Belediyesi yılın ilk kültür sanat etkinliğinde Türkiye’nin yetiştirdiği bir büyük ustayı Kocaelili sanatseverlerle buluşturmanın mutluluğunu yaşadı. Türkiye’nin seramik, resim ve özellikle minyatür sanatının önde gelen isimlerinden Günseli Kato Seka Sanat İhtisas Merkezi’nin konuğu oldu. “Körfez’in Geleneksel Sanatlar Serüveni” adlı sergisine katılan sanatçı, sanat merkezine olan hayranlığını “Böyle bir mekân İstanbul’da dahi yok. Marmara Bölgesi’nin göz bebeği olan bir mekândasınız. Sanata güç veren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyorum” ifadeleriyle dile getirmişti.

SANATIN BULUŞMA ADRESİ; SEKA SANAT İHTİSAS MERKEZİ

Kentin kültür sanat buluşmalarının adresi haline gelen Seka Sanat İhtisas Merkezi yıl içinde birbirinden önemli atölyelere ev sahipliği yaparak, özellikle gençlere güzel ve geleneksel sanatlar alanında teorik ve pratik eğitimler sundu. Söz konusu eğitimler tüm yıl boyunca aralıksız devam etti. Hat, Tezhip, Ebru, Minyatür, Resim, Çocuk Resim, Çini ve Katı’ gibi sanat branşlarında atölyeler düzenlenerek teorik ve pratik eğitimler verildi.

AÇILIŞINDAN BU YANA 100 BİNİ AŞKIN ZİYARETÇİ

Seka Sanat İhtisas Merkezi açılışından bu yana (2024–2025) 22 sergi ile 73.150 ziyaretçiye ulaştı. 2025’te 13 sergi ile 31.793 ziyaretçiyi sanatla buluşturdu. Bu merkezde 35 sergi,70 atölye,14 söyleşi gerçekleştirildi. 100 bini aşkın ziyaretçi ile üretim, öğrenme ve buluşma aynı mekânda birleşti.

KOCAELİ 30. DOĞU MERİDYENİ SERGİSİ

Merkezdeki önemli sergilerden biri de, Kocaeli’nin yer aldığı 30° Doğu Meridyeni’nden ilham alınarak oluşturulan “Bir Zaman Fraktalı” sanat koleksiyonu oldu. Prof. Dr. Uğur Batı küratörlüğünde ve ressam Akın Ekici’nin sanat yönetiminde hazırlanan sergide Kocaeli’nin ikonik mimari unsurları, doğası ve tarihi, fraktal geometri ve zaman döngüsü metaforlarıyla yeniden yorumlandı. Kocaelililer sergide; yağlıboya, batik, seramik, kûfi hat, ma’kıli hat, ipek baskı ve serigrafi gibi farklı tekniklerle hazırlanmış 60’ı aşkın eseri bir arada görme şansı buldu.

ÖNEMLİ GÜN VE AYLAR UNUTULMADI

Kültür sanat etkinlikleri içinde önemli gün ve aylar unutulmadı. Yılın başlarında Ramazan ayının müjdecisi olan üç aylar nedeniyle Gebze ve İzmit’te iki ayrı program gerçekleştirildi. Büyükşehir,  Berat Kandili ve Miraç Gecesi için özel bir programlar düzenledi.

ÖĞRETMELERİMİZE UNUTULMAZ 24 KASIM HEDİYESİ

24 Kasım Öğretmenler Günü de yine önemli gün ve haftalar kapsamında etkinlik takviminin başında yer aldı. Büyükşehir, bu önemli gün kapsamında Gebze ve İzmit’te iki ayrı konser düzenlendi. Gebzeli öğretmenler, Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’nde türkülerle günlerini kutlarken,  Kocaeli Kongre Merkezi de Tuğçe Kandemir konserine ev sahipliği yaptı. Öğretmenler her iki konserde de halaylar çekerek, türküler söyleyerek unutulmaz bir 24 Kasım akşamı yaşadı.

KOROLAR MÜSİKİSEVERLE BULUŞTU

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yeni yılın ilk ayında sevilen korolarını vatandaşlarla buluşturdu. Kadınlar, Nev Eda ve Türk Sanat Müziği Koroları verdikleri birbirinden güzel konserlerle Türk sanat müziğinin en güzel ve en seçkin eserlerini musiki severler için seslendirdi. Konserleri beğeni ile izleyen vatandaşlar zaman zaman yerlerinden kalkarak eserlere oyunlarıyla eşlik etti. Yılı şarkılarla karşılayan korolar, yine şarkılarla 2025’i uğurladı. Büyükşehir Belediyesi Musiki Derneği, Nev Eda ve Türk Sanat Müziği Korosu, yeni yılı 2026’yı Türk Sanat Müziğinin en nadide şarkılarıyla karşıladı. Oda Orkestrası ve koro konserleri dâhil olmak üzere 2025 yılında toplam 24 konser gerçekleştirildi.

2025 RAMAZAN DOPDOLU GEÇTİ

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi,1 Mart Pazar günü başlayan mübarek Ramazan ayı içinde “Kocaeli Dini Yayınlar Fuarı” düzenledi. Milli İrade Meydanı’nda gerçekleştirilen fuar kapsamında söyleşiler, çocuk etkinlikleri ve dinletiler gerçekleştirildi. Ramazan ayı içinde perşembe ve cuma günleri ise söyleşilere ayrıldı. Perşembe günleri Nur Haktan moderatörlüğündeki söyleşilere; Halil Necipoğlu, Hatice Kübra Tongar ve Nurullah Genç Kocaelilerle buluştu. Cuma günleri ise Ahmet Yenilmez, Cem Özkök ve Ayçin Kantoğlu Milli İrade Meydanı’na konuk oldu. Ayrıca “Amir Ateş Besteleri ve Ramazan” dinletisi kulakların pasını sildi. SDKM’deki dinletiye büyük bestekâr Amir Ateş katılarak kendi eserlerini dinleyiciler için seslendirdi.

ODA ORKESTRASI 2025’TE BAŞARISIYLA GÖZ DOLDURDU

Kentin marka değeri haline gelen Oda Orkestrası 2025 yılında başarısı ile göz doldurdu. Sevilen orkestranın ünü bu yıl il sınırlarını aştı. Engin Şen yönetimindeki orkestra konser vermek üzere Sakarya Üniversitesi tarafından davet edildi. Klasik Batı ve Türk Sanat Müziği eserlerini senfonik ortamda seslendiren Oda Orkestrası, muhteşem performansıyla Sakarya’yı kendisine hayran bıraktı. Orkestra bu yıl içinde ayrıca “23 Nisan,” “10 Kasım Anma Konseri” ve “En Baba Şarkılar” konserlerini düzenledi.

23 NİSAN COŞKUSU TÜM KENTİ SARDI

Milli İrade Meydanı’ndaki 23 Nisan şenliklerinde Oda Orkestrası çocuklardan oluştu. Orkestra böylece yerini geleceğin sanatçılarına bırakacağını gösterdi. Büyük Önder Mustafa Kemal’in ölüm yıldönümü olan 10 Kasım’da unutulmaz bir konser verildi. Atatürk’ün sevdiği şarkılar senfonik ortamda seslendirildi. Ayrıca 5 gün süren 23 Nisan Festivali kapsamında konserler ve çocuk gösterilerinden oluşan 36 gösteri gerçekleştirildi.32 farklı atölyede 30 bin 500 çocuk yeteneklerini keşfetti. Ormanya’da 56 bin, Gebze’de 20 bin 250 ziyaretçi ile bayram tüm ilçelere yayıldı. Oğuzhan Koç konseri ve Kocaelispor’un Süper Lig coşkusuyla Milli İrade Meydanı 23 Nisan coşkusuyla tarihi bir kalabalığa tanıklık etti.

KONSERVATUVAR KALİTELİ EĞİTİMİNİ SÜRDÜRDÜ

Kocaeli Büyükşehir Belediye Konservatuvarı 2024-2025 eğitim öğretim dönemini Haziran ayında tamamladı.  Yeteneğin disiplinli çalışma ile buluşturulduğu Büyükşehir Belediye Konservatuvarı’nda bu yıl 7 sanat bölümünde ve 29 branşta eğitim verildi.  Eğitim yapılanmasını her yıl güncelleyen konservatuvar bünyesine “Trompet”, “Karadeniz Kemençe”, “Bas Gitar” ve “Halk Dansları” branşları dâhil edilerek branş sayısı 29’dan 33’e yükseltildi.

YENİ YETENEKLER AİLEYE KATILDI

Eylül ayında her yıl olduğu gibi Konservatuvarın yetenek sınavları gerçekleştirildi. Bu yılki yetenek sınavlarında 385 kişi başarılı olarak konservatuvar öğrencisi olmaya hak kazandı.

MİLLİ İRADE MEYDANI’NDA TARİHİ ANLAR

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü programı bu yıl 9. kez düzenlendi.  Etkinlik Milli İrade Meydanı tarihi anlara sahne oldu. Kocaeli halkı, demokrasiye ve bağımsızlığa olan bağlılığını bir kez daha gösterdi. Kalpler aynı inançla çarptı, dillerde aynı dua vardı.

MEYDANDA ZAFER COŞKUSU

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 103. yıldönümünü İzmit Milli İrade Meydanı’nda gerçekleştirilen Fettah Can konseri ile kutladı. On binlerce Kocaelilinin katıldığı ve coşkunun bir an olsun eksilmediği konserde Kocaeli tek yürek oldu, büyük zaferi birlikte kutladı.

KOCAELİ’NİN YAZARLARI FUARI AÇILDI

Büyükşehir Belediyesi, 15. Kocaeli Kitap Fuarı’nın öncesinde önemli bir kültür hizmetini hayata geçirdi. Bu kapsamda Kocaelili okurları yerel yazarlarla buluşturmak amacıyla “Kocaeli’nin Yazarları Fuarı’nın” açılışı gerçekleştirildi.  YEDEP projesi kapsamında Halk Kürsüsü Derneği işbirliğiyle düzenlenen Kocaeli’nin Yazarları Fuarı’na Kocaeli’nde yaşayan onlarca yazar katılarak, okurlarıyla buluşma fırsatı yakaladı.

MİLLİ İRADE’DE AÇIK HAVADA SİNEMA KEYFİ

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yaz aylarında Türk sinemasının unutulmaz filmlerini vatandaşlarla buluşturdu. “Açık Havada Sinema Keyfi” adlı etkinlik Milli İrade Meydanı’nda gerçekleştirildi. Özellikle Yeşilçam’ın en güzel ve gönüllere yer etmiş filmleri yaz günlerine neşe kattı. Bunun yanı sıra yerel sanatçılar da Milli İrade Meydanı’nda verdikleri konserlerle vatandaşlarla buluştu.

SEKA SANAT İHTİSAS MERKEZİ’NDE CUMHURİYET SEVGİSİ

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kentin kültür ve sanat yaşamına yön veren merkezlerinden biri olan SEKA Sanat İhtisas Merkezi, Cumhuriyet’in 102. yılı onuruna özel atölye etkinlikleri düzenledi. Atölyelerde, ay yıldızlı Türk Bayrağı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk temaları işlendi. Katılımcılar, Cumhuriyet coşkusunu sanatla birleştirdi.

KOCAELİ KİTAP FUARI 15. KEZ KAPILARINI AÇTI

Kentin belki de en önemli ve en beklenen kültür etkinliği olan Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı 15. kez kapılarını açtı. Fuarın bu yılki onur konuğu ise Prof. Dr. Kemal Sayar oldu. Türkiye’nin etkinlik ve katılımcı sayısı bakımından en büyük kitap fuarı olan, uluslararası organizasyon bu yıl da birbirinden önemli kalemleri okurlarıyla buluşturdu. Bu çerçevede Ahmet Ümit’ten Okan Bayülgen’e, Muhyiddin Şekur’den SoYoung Park’a kadar Türk ve Dünya edebiyatının önde gelen kalemlerini ağırlayan fuar, 7’den 70’e herkesi 9 gün boyunca kâğıdın büyülü dünyası ile bir araya getirdi. 

YENİ REKOR; 1 MİLYON 48 BİN 426 KİŞİ

Bu yıl “Anadolu Mayası” temasıyla 4 -12 Ekim tarihlerinde Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen uluslararası fuarı 1 milyon 48 bin 426 kişi ziyaret etti. Bu yeni rekorla Türkiye’nin en büyük kitap fuarı olma özelliği sürdürülmüş oldu.

515 YAYINEVİ, 11 ÖZEL OTURUM, 1.050 SÖYLEŞİ VE PANEL

Fuara bu yıl; 515 yayınevi ve STK katıldı. 11 özel oturum, 1.050 söyleşi, panel ve imza etkinliği, 9 bin Kitap okuma rekoru,  5 farklı açık hava sinema etkinliği, 4 yeni Büyükşehir yayını lansmanı kitap fuarına daha da anlam kattı.

FUARA ÖZEL YAYINLAR

Bu yıl fuara özel olarak hazırlanan “Yakut Steplerinden Adriyatik’e Türkçenin Anlamı”, “Akçakoca’nın İzinde”, “Rüzgârla Konuşan Çocuk” ve “Şehrengiz” adlı yayınlarla da bu kültürel anlayış pekiştirildi. Bu yayınlar Kocaeli Büyükşehir Belediyesi stantlarında ücretsiz olarak dağıtıldı.

SADECE BU KENTTE AĞAÇLAR KİTAP AÇAR

“Ağaçlar Kitap Açtı” etkinliği ise her kitap fuar öncesinde bu yıl da kentin 3 farklı noktasında gerçekleştirildi. İzmit’teki “Ağaçlar Kitap Açtı” etkinliği de yine renkli görüntülere sahne oldu. Cumhuriyet Bulvarı’ndaki tarihi çınarlara asılan 5 bin kitap, vatandaşlar tarafından dakikalar içinde toplandı. Yüzlerce vatandaş, öğrenciler ve çocuklar ağaçlardan kitapları toplamanın heyecanını yaşadı. 5 bin kitap, sadece beş dakika içinde tükendi. Aynı etkinlik Gebze Kent Meydanı’nda da gerçekleştirildi. Çamlık Parkı’ndaki ağaçlara asılan 1000 kitap, vatandaşlar tarafından kısa sürede toplandı. Etkinliğe katılan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın çocuklara kitap hediye etti ve vatandaşları 15. Uluslararası Kitap Fuarı’na davet etti.

SPOR TARİHİ SEMPOZYUMU

Bu yıl kent tarihi açısından önemli bir akademik çalışma kültür etkinliği olarak kayıtlara geçti. Kentin spor tarihi Kasım ayı içinde ve akademik platformda değerlendirildi. Bu kapsamda “Uluslararası Kocaeli Spor Tarihi Sempozyumu VII” başlığıyla düzenlenen sempozyum, Kocaeli Kongre Merkezi’nde panel ve oturumlarla el alındı. Bisiklet sporundan dağcılık sporuna kadar Kocaeli’nin spor tarihi alanındaki uzman isimlerinin görüşleri ile bu sempozyumda masaya yatırıldı. Sempozyum kapsamında 69 akademik bildiri, 18 oturum gerçekleştirildi.  “Kocaeli’den Dünyaya Şampiyon Sporcular” özel oturumunu ise Eray Şamdan, Tuba Yakan, Merve Uslu ve Ahmet Taşçı gibi ülkemize gurur yaşatan sporcular katıldı.

BÜYÜK BULUŞMALARIN ADRESİ KKM OLDU

Kocaeli Kongre Merkezi yıl boyunca 1.328.321 ziyaretçiyi ağırladı. Büyük buluşmaların adresi yıl boyunca hem bir “akademik kürsü” hem bir “sanat galerisi” hem de kentin “yönetim merkezi” olarak işlev gören çok amaçlı bir merkeze dönüştü. Ulusal çapta ses getiren tiyatro oyunları, dev konserler ve prestijli sempozyumların ana mekânı oldu.  Yıl boyunca bilgi üretimini, sektör buluşmalarını ve akademik paylaşımı odağına alan toplam 17 büyük organizasyon gerçekleştirildi. “Uluslararası Kocaeli Spor Tarihi Sempozyumu”, “Kocaeli Kitap Fuarı”, “Kocaeli 2053 Kent Vizyonu”, “Kartepe Çalıştayı” ve “Çocuk Şurası” gibi birbirinden kapsamlı etkinlik ve fuarlar Kongre Merkezi’nin ev sahipliğinde düzenlendi.

GEBZE OSMAN HAMDİ BEY’E 115 BİN ZİYARETÇİ

Büyükşehir Belediyesi’nin kültür etkinliklerine ise Gebze bölgesinde Gebze Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi ev sahipliği yaptı. İlçenin kültür merkezi 2025 yılında 115 bin 150 ziyaretçi ağırladı. Merkezde 203 etkinlik, 81 tiyatro oyunu,14 konser ve 6 film gösterimi gerçekleştirildi.

YILI YİNE ÖNEMLİ ETKİNLİKLERLE UĞURLADIK

Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılını ise yine birbirinden önemli etkinlikle uğurladı. Kocaeli Büyükşehir Musiki Derneği ve Türk Sanat Müziği Korosu verdiği konserlerle yeni yılı şarkılarla karşıladı. Ayrıca Aralık ayına denk gelen ve Ramazan ayının müjdecisi olan üç aylar için de anlamlı bir etkinlik düzenlendi. “Üç Ayların Bereketine Yolculuk” adlı etkinliğe şair Dursun Ali Erzincanlı, sanatçı Mustafa Cihat, hafız Cihan Kodal, İlahiyatçı Osman Egin ve sanatçı Harun Beyaz katıldı.

ŞEB-İ ARUS PROGRAMI DÜZENLENDİ

2025 yılının bitmesine sayılı günler kala Hz. Mevlana’nın vuslatının 752. yıldönümü kapsamında İzmit ve Gebze’de iki ayrı program düzenlendi. Mim Kemal Öke’nin postnişinliğini yaptığı Yad-ı Mevlana programı 23 Aralık Salı akşamı SDKM’de gerçekleştirildi. Ardından 26 Aralık Cuma akşamı ise Gebze Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’nde Şeb-i Arus Aşk Meydanı programı düzenlendi. Buradaki program Hafız Nurullah Çelebi’nin okuduğu Kuran tilaveti ile başladı. Feyzullah Çelebi birbirinden güzel ilahileri seslendirirken, Esrarı- İlahi Semazen Topluluğu da sema gösteri ile ilahi aşkın güzelliğini gözler önüne serdi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı